Afrika, Seyşeller, Gezilecek yerler, Diğer adalar

3.268 kişi okudu!

Evet, Seyşellerde genel bölümde belirttiğim gibi yüzlerce ada var ve bunların bir kısmında yerleşim ve konaklama imkanları bulunuyor. Ben sizlere görebildiğim adalar hakkında bilgi vermeye çalıştım. Önceki adalar yoğun ve kalabalık, özellikleri bol olmasına rağmen, Seyşellerde önemli olan ama özellikleri yoğun olmayan adalar da bulunmaktadır. Bu bir kısım ada hakkındaki bilgileri aşağıda bulabilirsiniz.

     

BİRD İSLAND ADASI:
Bird adaları, Denis adasına yakındır ve takımadalar içinde en kuzeydeki granit adadır. 170 dönümlük bir alanı kaplamaktadır. 1.6 km uzunluğunda ve 600 metre genişliğindedir. Burada kuzey kenarda okyanus tabanı 2000 metreye kadar iner. Mahe adasındaki havaalanı iç hatlar terminalinden buraya ulaşmak için 30-35 dakikalık bir uçuş yapmak gereklidir.

Ekim ve Şubat ayları arasındaki dönemde, kumlu plajlara yumurtalarını bırakmak için kaplumbağalar buraya gelirler. Seyşellerin en kuzeyindeki ada olması nedeniyle özellikle göçmen kuşları burayı tercih ederler. Mayıs-Ekim ayları arasındaki üreme döneminde ise, burada 1.500.000 kuş barındığı söyleniyor. Bunlar Alaska ve Sibirya’dan gelen göçmen sumru kuşlarıdır. Adada doğa koruma alanında: fırkateyn kuşlar, kırmızı kuyruklu tropic kuşlar ve dünyanın en büyük kuş kolonilerinde 19 tanesinin üreme alanı bulunmaktadır. Doğa severler, burada her yerde kertenkele yanı sıra çiçeklerin birkaç endemik türünü bulabilirler. Özellikle gardenya, bois ağaç kavunu, bu adaya özgüdür.

Praslin adası üzerinde çoğu otel: Aride adasındaki bu bölgeye günlük geziler düzenlerler, ancak ada genellikle kaba sörf için Mayıs-Eylül ayları arasında kapalıdır.
Kuş gözlemcileri ve fotoğrafçılar, açık görüş platformundaki kuş yuvalarını izlemekten büyük keyf alırlar.
Bird Island, lüks bungalovlar bulunan, sahilden uzak bir yürüyüş yolu mevcut bir tatil beldesidir.
Adadaki ayrıca dev kara kaplumbağaları bulunur. Bunların ağırlıkları bazen 200 kg ya kadar ulaşır. Hatta 300 kg olan ve 200 yılı aşkın yaşa sahip olanları görülmüştür. Bu kaplumbağanın ismi “esmeralda” dır ve Guinnes Rekorlar Kitabına ismi yazılmıştır. (Dünyanın en ağır kaplumbağası)
Burada konaklamak isteyenler için tek bir tesis bulunuyor. Adanın ortasındaki bu tesiste bir salon, bar, retoran, resepsiyon ve 24 basit oda bulunuyor.

           

DENIS İSLAND ADASI:
Denis mercan adası, Seyşellerin en kuzeydoğu bölümündedir ve muhteşem bir lagün ve masmavi denizi bulunmaktadır. Mahe adasından yaklaşık 45 km uzaklıktadır. Bird adasına 95 km dir.
1.31 km karelik bu mercan ada 1773 yılında Fransız kaşif Denis de Trobriand tarafından keşfedilmiştir. Diğer birçok Seyşeller adasında olduğu gibi buradada hindistancevizi sanayi bulunur ve ada nüfusu 70-100 kişi arasındadır. İnsanlar balıkçılık ve guanosu (çürümüş kuş pisliği toplama) ve hindistancevizi üretimiyle meşgul olurlar. 1975 yılında, ada: Fransız kağıt patronu Pierre Burkhardt tarafından satın alınmıştır.
Deniz gezginleri, yürüyüşçüler, tüplü dalış ve şnorkelle yüzme ve balık avı meraklıları için uygundur. Balıkçılar Seyşel adalarının bu derin bölgesinde balıkçılık seferlerine katılırlar ve barakuda, wahoo, kılıçbalığı ve orkinos tutma zevkine sahip olurlar.
Temmuz ve Aralık aylarında, adayı ziyaret edenler, onun kıyı şeridi boyunca yuvalanmış kaplumbağaları görmek mümkün olmaktadır.
Karada, orman ve habitat bölgelerinde yerli geniş yapraklı ağaçlar, kemirgen hayvanlar bulunur. Endemik kuş türleri, dünyada tehdit altındaki kuş türleri listesindedir ve bunlar burayı üreme alanı olarak kullanmaktadırlar. Dünyanın başka hiçbir yerinde bir sabah yürüyüşünde: Seyşeller fody, saksağan, cennet sinekkapan ve Seyşeller ötleğen kuşu göremezsiniz. 350 dönümlük çeşitli bitki örtüsü topluluğunda bunların dışında güvercinler, kardinaller gibi deniz ve kara kuşları yoğun olarak bulunur. Ö
Adada konaklama imkanları bulunmaktadır.
Adada gezilecek yerler olarak şunlar bulunur: 1910 yılında inşa edilmiş bir deniz feneri ve St Denis adına yapılmış bir şapel bulunur.

     

SİLHOUETTE ISLAND-ADASI:
Ada Mahe adasının batı sahilinden yalnızca 20 km uzaklıkta, kuzeybatıdadır. 1771 yılında Fransız gezgin L’Heure du Berger Anse La Passe tarafından keşfedilmiştir. Ardından ada ismini: 1759 yılındaki Fransız Ekonomi Bakanı Etienne de Silhouette’den almıştır. Söylenenlere göre bakan öyle mali politikalar uygulamış ki, adada yaşayanları adı gibi bir silüete çevirmiştir. 1801 yılında tanınmış korsan Hodoul buraya gelmiştir.

19.yüzyıldan itibaren adaya 1960 yılına kadar Fransız asıllı “Dauban” ailesi yerleşmiştir. Dauban ailesinin girişimleri sonucunda tarım ve ormancılık alanları gelişmiş ve adanın nüfusu artmıştır. Öncelikle, adada erişilmesi zor yerler başta olmak üzere, pek çok yere hindistancevizi ağacı ekilmiştir. Çünkü arazinin hindistancevizi ağaçlarıyla kaplı olması durumunda değerli olacağı düşünülüyordu. Dauban ailesi, her evin beslenme kaynağı olarak bir ağaç ekmesi konusunda ısrarcı olunca, evlerin bahçelerine de ağaçlar dikilmiştir. Ancak Henry Dauban, adayı 1960 yılında bir Fransız oteller zincirine satmıştır. 1983 yılında ise hükümet adaya el koymuştur ve küçük bir otel yaptırmış, daha sonra bu otel Hilton Labriz Resort oteli yapılarak yenilenmiştir.

Oldukça küçük ada, 5 km uzunluğundadır. Ancak granit adaların üçüncü büyük granit adasıdır. 20 km karelik alana sahiptir. Doğal güzelliğini korumaya yardımcı olan engebeli bir arazi yapısına sahiptir. Görünüşe göre granit adalara benzemesine rağmen, ada, kuzeydeki diğer adalardan daha gençtir ve büyük oranda siyenit denilen 63 milyon yıllık volkanik kayadan oluşur.

Çapı ise 3 km. dir. Aslında adada 100 civarında insan yaşamaktadır. Ziyaretçiler ve yerliler için yalnızca bir dükkan bulunur. Granit ada gurubunun üçüncü büyük adası olmasına rağmen, Seyşellerin beşinci büyük adasıdır ve nüfusu fazla değildir.

Dağlık ada zengin biyolojik çeşitlilik ile ünlüdür. Mont Dauban arasında 731 metrelik zirvede bir sis ormanı bulunur.
Adadaki park alanında: kuşlar, kertenkeleler, bukelamunlar, kaplumbağalar başta olmak üzere yaklaşık 2000 den fazla hayvan bulunduğu söyleniyor. Öte yandan, burada: keşfetmek için mağaralar ve etobur ibrik bitkileri, coco de mer, kırkayak ve salyangoz gibi bitki ve hayvan çeşitleri bulmak mümkündür.
Burada Anse Lascar, Anse Mondon ve Grande Barbe gibi plajlar özellikle ilgi çekmektedir ve bunlar el değmemiş gibidir.
Evet günümüzde bu adadan söz edilince ilk akla gelenler: 125 yaşındaki dev kaplumbağalar, tütsü ağaçları, mercan resifleri ve Hilton Seychelles Labriz Hotel’dir.
Hilton oteli adına gelen konuklar: Seyşeller uluslar arası havaalanından 15 dakikalık yolculuk için helikopterle alınmaktadırlar. Ayrıca konuklar özel bir tekne transferi de isteyebilirler.

Son bir not: söylenenlere göre efsanevi korsan Jean-François Hodoul, Silhouette adasına bir hazine gömmüştür.

Snunggling La Passe Village:
Burası Dauban ailesi tarafından 19.yüzyılın ilk yarısında kurulmuştur. Hatta söylenenlere göre efsanevi bir keman satılarak yapılmıştır. Günümüzde orijinal Dauban evi görkemli Creole mimarisiyle dikkati çekmektedir. Dauban evi: Paris’te La Madaleine tarzında inşa edilmiştir. Ev, son zamanlarda restore edilmiştir.

Dauban Mezarı:
Burası, hindistancevizi ağaçları arasında Silhouette’nin sakin ve tenha bir yerine yapılmıştır. Ancak görkemli mimarisi ile adanın özel bir dönüm noktasında yükseklerde yer alıyor. Onun en belirgin özelliği: cephede ve yan taraflarda hizalanmış altı büyük sütun kümesidir. Onun çekici yapısı yanında, türbe Dauban ailesinin durumunu ve bu süre sonunda adanın ekonomik refah düzeyini de yansıtması açısından önemlidir.
Evet biraz uyumsuz olan bu yapı, Dauban ailesinin tuhaflıklarına adanmış bir anıttır. Anıtın sol köşesinden yukarıya doğru kolay bir yürüyüş yolu uzanır.

Plantasyon House:
Adada La Passe denilen eski plantasyon evi: uzun ve geniş bir veranda ile birlikte Creole mimari tarzının en güzel örneklerinden birisidir. Ev muhtemelen 1861 yılında Henri Dauban zamanında yapılmıştır. Onun 2000 dönümlük arazisi üzerinde, yaklaşık 250 işçi barınıyordu. O zamanlarda burada hindistancevizi, tarçın yağı, vanilya ve hawksbill kaplumbağa kabuğu üretimi yapılıyordu.

 

Silhouette Marine Parc:
740 metre yükseklikte duran, Silhouette adası ormansızlaştırma uygulamalarından kurtulmayı başaramadı. Ada üzerinde, Ekim 1987 tarihinde bu bölüm “kağıt parkı” olarak tayin edildi.

Silhouette Natıonal Park:
Bu park Cumhurbaşkanı tarafından 7 Ağustos 2010 tarihinde açıldı. Adanın hükümet tarafından belirlenen % 93 lük bölümü koruma alanıdır. Bu dağlık alanda, Mont Dauban 740 metre, Mont Port a Eua 621 metre ve Gratte Fesse 515 metre yüksekliktedir.
Buralar Batı Hint Okyanusunda zengin biyolojik çeşitlilik sunarlar.

Anse La Passe:
Bu uzun ve dar plaj, Hilton Labriz otele komşudur. Deniz burada güneşlenmek ve yüzmek için mükemmeldir ve plaj: otele yakın gölgelikler sunan ağaçlarla çevrilidir.

Anse Lascars:
Adanın doğu tarafındadır. Bu plaj arkasında 30 Arap denizcinin antik mezarları bulunmaktadır. Söylenenlere göre, yıllar önce bir Arap yelkenlisi buraya gelmiş ve burada bir kısmı ölmüş ve gömülmüşlerdir. Kumlu plaj yüzmek için elverişlidir.

    

FREGATE ADASI:
Buraya ulaşmak için, Mahe adasından helikopter ile 15 dakikalık bir uçuş yapmak gereklidir veya tekne ile 1.5 saatlik yolculuk yapmak gerekiyor. Burası ile ilgili bir yasal mevzuat bulunuyor. Seyşellerde yasalara göre herkes herhangi bir zamanda herhangi bir kumsala ayak basabilirler. Ancak suların yükselme sınırı üzerinde kalan araziler şahsa aittir. Bunlardan en büyüğü olan “Fregate” adası, 219 hektarlık bir alana sahiptir.

Adanın ilk sakinleri, 17.yüzyılda İngiltere’nin Doğu Hindistan Şirketi gemilerine saldıran korsanlar olmuştur, korsanlar burayı üs olarak kullanmışlardır. 18.yüzyılda bir Fransız kolonisi adayı ele geçirmiş, ancak 1976 yılındaki bağımsızlığa kadar ada İngiliz ve Fransızlar arasında sürekli el değiştirmiştir. Robert Louis Stevenson tarafından yazılan “Treasure Island” isimli roman, burayı ölümsüzleştirmiş ve aynı zamanda kumların altında gömülü hazine sandıkları efsanesini oluşturmuştur.

Fregate adası, sık sık Holywood ünlüleri için bir kaçış ve tatil yeridir. Lüks içinde dinlenmek için buraya gelirler. Okyanus ve kıyı şeridi manzarasına sahip villalar, özel yüzme havuzlu ve egzotik bitki örtüsü ile çevrilidir. Adanın çevresinde, yelken ve yürüyüşler yapabilirsiniz. Anse Mequereau Beach, yüzmek için idealdir.

Evet bu adayı ziyaret ederseniz, yürüyüş parkurlarında 10 km boyunca yürüyüş yaparak adayı keşfedebilirsiniz.

  

Anse Victorin Beach:
Burası Times dergisi tarafından “Dünyanın en iyi plajı” seçilmiştir. Plaj iyi beyaz kum ve granit kayalar ve hindistancevizi ağaçları ile sınırlandırılmıştır. (Buranın müdavimleri arasında Brad Pitt ve Pierce Brosnan bulunduğu söyleniyor)
Burada: Fregate Island Private villaları bulunmaktadır. Bunlardan 152 adımlık merdivenle sahile inilir ve plaj genellikle ıssızdır.
Plajda: yüzmek ve şnorkelle yüzmek mümkündür. Ayrıca: cennet sinekkapan kuşları görülür. Ayrıca, gün batımında muhteşem bir akşam yemeği yemek mümkündür. Tüplü dalış da yapılabilir.

NORT ISLAND ADASI:
Burada kayalık bir tepe hakimdir. Ziyaretçiler: dört plaj ve etkileyici yerli bitki ve kuş popülasyonunun tadını çıkarırlar. Nort Island adası, mükemmel ekolojik bilgiler içerir.
Adanın kuzeyinde, yaklaşık 6 km uzaklıkta, North Island özel lüks villaları bulunur ve Cambridge Dük ve Düşes (Prens William ve Kate Middleton) ünlü 2011 yılı kraliyet düğünü sonrasında balaylarını burada geçirmişlerdir.

Afrika, Seyşeller, Gezilecek Yerler, Curieuse

1.931 kişi okudu!


Praslin adasının kuzeybatısında, yalnızca 1.5 km uzaklıktadır ve zirveye hakim yerde, 100 yıllık bir süreçte yani 1870 yılında burada cüzamlı hastalar kalmıştır. 1968 yılında kurulan ada: Seyşellerde tam bir doğa rezervidir. Buranın beyaz kumlu plajları, ağaçlarla kaplıdır ve “Deniz Teknolojisi Seyşeller Merkezi” (Deniz Parkları Kurumu) tarafından yönetilen bir rezervdir. Adanın büyüklüğü 2.86 km. karedir.

Ada: 1768 yılında Praslin gurubu adaları araştıran kaşif Marion Dufresne’nin gemilerinden birisi tarafından keşfedilmiştir. Kırmızı renkli topraklar nedeniyle adaya “kızıl ada” ismi verilmiştir. Büyük dev kaplumbağalar, adaya Avrupalılar gelmesiyle nesli tükenmeye başlamış ve 1768 yılında Fransızlar tarafından adanın ismi “La Curieuse” olarak değiştirilmiştir. 1771 yılında, coco de mer fındık hasatını daha kolay yapabilmek için denizciler adayı ateşe verdiler. Bu durum tüm bitkileri öldürdü ve yanık alanların kalıntıları, aradan 240 yıl geçmesine rağmen, bugün hala görülmektedir. 1833 yılında ada bir cüzzamlı koloniye tahsis edilmiş ve bu durum 1965 yılına kadar sürmüştür. 1870’lerden kalma doktor rezidansı, müze ve eğitim merkezi, günümüzde gezilebilmektedir.

Buranın kumlu koylarında dev kaplumbağalar serbestçe dolaşmaktadırlar. Kuş gözlemcileri burada nadir kuş türlerini görebilirler. Özellikle: Seyşeller saksağanı, Seyşeller fırça bülbülü ve kama kuyruklu yelkovan kuşu ilgi çeker.

Curieuse mekanları: deniz parkı, dev kaplumbağalar ve üreme kolonileri ve ilginç bir müze bulunmaktadır. Çünkü: ada heyecan verici bir dev kara kaplumbağası yetiştirme projesine ev sahipliği yapmaktadır. Ada: hawksbill kaplumbağaları için önemli bir yuvalama alanıdır.

Ayrıca: doktorun evi ve korunmuş bir ulusal anıtın kalıntılarını görmek mümkündür.

  

Buranın en büyük özelliği: “coco de mer” palmiyesinin doğal olarak yetiştiği tek yer olmasıdır. Ayrıca endemik bir asma türü ve mangrov’un sekiz farklı türü yalnızca burada barınmaktadır. Bitki 17.6 kg. ağırlığındaki tohumu sahiptir. Ayrıca, bugüne kadar 42 kg lık meyve verdiği görülmüştür, çiçekleri ise herhangi bir palmiye ağacından büyüktür. Bu üç ölçü: dünya rekorudur. Günümüzde: bunun korsan bir türü süs ağacı olarak kullanılmakta ve Çinliler tarafından geleneksel Çin tıbbında kullanılmaktadır. Ayrıca Çin’in Kanton bölgesinde yemeklerde tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır.

         

Praslin adasından bir günlük tur için buraya teknelerle gelebilirsiniz. Adada: Praslin adasından sonra 20 dakikalık bir tekne turundan sonra, burada Baie Laraie denilen yerde karaya çıkılır. Limanda, 1.2 metre uzunluğunda yerel dev kambur kafalı papağanlar bulunur. Ayrıca Park Rangers karargahı çevresinde yüzlerce dev kaplumbağa görülür. Hatta, ziyaretçiler bu dev kaplumbağaları besleyebilirler.
Adada konaklama imkanı bulunmamaktadır, zaten geziler de yerel operatörler tarafından düzenlenmektedir. Ada ziyareti saat: 08.00-17.00 arasında yapılabilmektedir. Özel yat ile burayı ziyaret etmek isteyenler için: parka girmek için ücret ödemeleri ve mercan resiflerini korumak için belirlenen yerlerde demirlemeleri gerektiği kendilerine bildirilecektir. Ancak adada hiçbirşey mevcut değildir, bu yüzden ziyaretçiler yiyecek ve içeceklerini beraberlerinde getirmelidirler. Ada çevresindeki gezinizde: 500 den fazla kaplumbağa ve sekiz farklı tür mangrov ağacı görebilirsiniz.

Baie Laraie denilen yerden başlayan yürüyüş yolu, adanın diğer tarafında Anse St Joseph denilen yere kadar gider. Bu yürüyüş parkurunda; ada ve geçmiş granit kayalıklar üzerinden, en görkemli yerlerden kabul edilen yoğun mangrov ormanlarından yürünür. Bu kayalıklar, yağmur ve rüzgar tarafında temizlenmiş ve kıyı boyunca doğal mavi ve kırmızı çamurla oluşturulmuştur. Antik cüzzamlı koloni kalıntıları orman içinde görülebilir ve neredeyse tamamen bitki örtüsü ile kapanmıştır. Adanın zirvesinde bir kayalık iz de bulunur. Bu kolay bir yürüyüş değildir ve yol boyunca çok gölge değildir ama manzara muhteşemdir.
Evet, Park Rangers denilen bu yürüyüş yolu günde iki kez kullanılabilir ve adanın çevresinde ücretsiz rehberli yürüyüş turları yapılır. Ada genelinde 2 km lik yürüyüş, ziyaretçilere mangrov ormanları, ateşten bozulmuş-yanmış toprakları ve 2004 yılı tsunami, bakış açıları, bataklık ve Seyşellerin en güzel plajlarından bazılarını görmek mümkündür. Baile Laraie yakın mangrov ormanları içinde, mangrov bitkisinin sekiz türünü görebilirsiniz.

 

Doktorun Evi:
Burası Creole sömürge mimarisinin bir örneğidir. Ekoloji ve tarih üzerine bir müze olarak restore edilmiş sömürge dönemi villasıdır. Doktorun evi önünde plaj ve yeşil hawksbill kaplumbağaları yuvalarını görebilirsiniz. Kasım-Aralık ayları arasındaki dönemde, ziyaretçiler bebek deniz kaplumbağalarını görebilirler.

Curieuse Marine Parc:
Kırmızı ve yeşil renkli Curieuse adası, coco-de-mer ağaçlarının, Seyşeller ikonik sembollerinden biri olan biberlerin ve eşsiz yeşil bitki örtüsünün hakim olduğu bir cennet gibi yerdir. Yamaçlardaki çıplak kırmızı toprak çoğu ziyaretçi tarafından vapurdan inilince dikkat çeker. Ayrıca: tembel dev kambur kafa papağan yığınları ve dev kaplumbağalar da adanın ilgi çeken canlılarıdır.
Adanın en nefes kesici sitelerinden birisi “Jose Anse Baie Laraie” mangrov ormanıdır. Buranın yolu üzerinde, cüzzamlı koloni döneminden kalma kalıntılar bulunur. Anse Jose: Creole sömürge mimarisinin bir harikası olan “Doktor evi” ve deniz kaplumbağaları bulunan plaj, büyüleyici küçük bir müze, şnorkelle denizde yolculuk, Coral Garden veya Pointe Rouge bölgesinde tüplü dalış: işte burada yaşayabilecekleriniz bunlardır.

Afrika, Seyşeller, Gezilecek Yerler, Praslin

2.892 kişi okudu!


18.yüzyılda Fransızlar yerleşmeden önce, burası korsanların uğrak yeri olmuştur.Buraya: Fransız egemenlik kayası dikildiğinde: 1768 yılında Duc de Praslin, Fransız Bakanı idi ve onuruna adaya onun ismi verildi.

Praslin bir tropikal cennettir. Seyşellerin ikinci büyük adasıdır. 38 km. karelik bir alana sahiptir. Araba ile adanın çevresindeki yavaş tur yaklaşık 2 saat sürer.
Sadece 7500 kişilik nüfusa sahiptir. Adanın en cazip yeri: Anse Lazio’dur ve Hint Okyanusunda en popüler yerlerden birisidir. Adada birkaç lüks otel ve tatil köyü bulunur.

Made adasından buraya günübirlik tekne turları bulunmaktadır. Mahe adasının 44 km kuzeydoğusundadır.
Bu adanın en büyük özelliği, her ne kadar tam bir cennet olsa da zaman zaman buraya boa köpekbalıklarının gelmesi ve insanlara saldırmasıdır. Bu yüzden, burada denize girmeden önce güvenlikçilerden tehlikeli durum olup olmadığını sormak gerekir .

Ada: iki UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmış siteye sahiptir.

Anse Lazio ve Anse Georgette gibi nefis plajları bulunmaktadır ki bunlar son yıllarda dünyanın en iyi 10 plajı sıralamasına girmektedirler.

Son bir not: efsanevi “coco-de-mer” bitkisi yani “dünyanın en ağır fındığı” ilkel bir ortamda burada yetişir. Bu bitki mecazi anlamda şekli itibarıyla:” ahşap vajina” olarak bilinmektedir. Öte yandan bunu gördüğünüzde “kadın kalçası”na benzediğini hissedeceksiniz. Evet, ilginç bir bitkidir ve yalnızca burada yetişir.

     

Adada Gezilecek Yerler:

Galerie Passerose:
Baie Sainte Anne adresindedir.
Burası adanın güneydoğu bölümünde Anse Lamour ve Anse Marie Louise ve Petite Anse’ye yakındır. Burada birçok Seyşelli sanatçıya ait aktif ve düzenli sergiler düzenlenmektedir. Tüm parçaların deniz kabukları ve ahşap gibi farklı ortamlar kullanılarak sıra dışı yapılması ilgi çekmektedir.

Black Pearl LTD:
Amitie adresindedir.
Burada: Seyşeller hakkındaki genel bölümünde belirttiğim gibi “siyah inci” ürünler satılıyor. Burada: okyanus çiftliklerinde siyah incinin nasıl üretildiği hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz. Hint okyanusundaki ilk ve tek siyah inci çiftlikleri buradadır. Çiftliğin hemen yanında: yerel olarak yetiştirilen siyah incilerden yapılmış egzotik kreasyonlar arasından seçim yapılabilen, Black Pearl Shop bulunuyor. Buradan: Batı Avustralyalı kuyumcular tarafından hazırlanmış yüzük, küpe, kolye ya da şeritler halinde tasarlanmış inci dizileri seçip satın alabilirsiniz. Sarı veya beyaz 18 ayar altın tasarımlı olanlar da vardır.

Praslin Müzesi:
Praslin adasında Cote d’Or bölgesindedir.
Praslin müzesi Seyşeller kültürünün yanı sıra tıbbi geleneklerini hatırlatır. Ayrıca, burada ekranda bazı ilginç eserleri, eski araçları, seramik ve adaların tarihin ilişkin fotoğrafları görebilirsiniz. Müzenin bahçesinde Seyşellerin endemik ve şifalı bitkileri de yetiştirilmekte ve ziyaretçilere sunulmaktadır.
Ziyaretçiler yakınlardaki meyve yarasa kolonisinin kalkışını ve kafede taze sıkılmış meyve suyu ya da kokulu citronellalı bir bardak çay keyfini sürebilirler.

Anse Boudin:

Bu plaj, sahil yoluna yakındır. Çok yumuşak kumları ve yüzme ile şnorkelle yüzme için uygun sakin denizi ilgi çeker. İnce ve uzun bir plajı vardır. Burada küçük bir dükkan bulunuyor, ihtiyaçlarınızı oradan temin edebilirsiniz.

Anse Georgette:
Yaygın granit kayalarla çevrili burası, ülkenin en çarpıcı plajlarından birisidir. Yumuşak kumlu plaj ve muhteşem güzel bir deniz isterseniz, burayı ziyaret etmelisiniz.

Anse Gouvernment:
Cote d’Or sahil kenarında, bu küçük, beyaz kumlu koy: Cote d’Or Lodge ve La Reserve Otel arasında yer almaktadır. Yüzmek için güvenli ve su sporları için uygundur.

Anse Kerlan-Petıt Anse Kerlan:
Bu iki çarpıcı koy, Lemuria Resort’un parçasıdır. Pitoresk granit kayalarla çevrili kumlu koylar vardır. Yüzme ve özellikle şnorkelle yüzme için mükemmeldir. Burada yılın belli zamanlarında denizde güçlü akıntılar olabiliyor. Bu yüzden denize girmeden önce mutlaka güvenlikçilerden bilgi almak gerekir.

Anse La Farine:
Burada kumlar o kadar ince ve yumuşaktır ki, onlar una benzerler. Bu küçük güzel plaj, maalesef karayolu ile erişebilir değildir ve ancak tekne ile ulaşılmaktadır.

     

Anse Lazio-Chevalier Bay:
Praslin adasının kuzey kıyısında: Cote d’Or bölgesinde bulunan burası dünyanın yüzmek için en uygun ve popüler plajlarından birisidir. Bu mükemmel plaj, sık sık dünyanın en iyi on plajı arasında yer almaktadır.
Güzel granit kayalar tarafından çevrili, bu rüya gibi plaj: yüzme ve şnorkelle yüzme için kesinlikle mükemmeldir. Bon Bon Plume ve Le Chevalier yakınlarındaki restoranlarda öğle yemeği ve ikramlardan yararlanabilirsiniz.
Sığ doğu uç bölümünde mercan resifleri bulunur ve burada da mükemmel yüzme ve dalış olanakları vardır. Plaj: takamaka ağaçlarının rahatlatıcı gölgeleriyle sarılıdır. Plajın iki ucunda restoranlar bulunur.
Plaj: filelerle çevrilidir, çünkü 2012 yılı Ağustos ayında: Güney Afrika üzerinden gelen soğuk akıntı ile, buraya tesadüfen birkaç köpekbalığı gelmiş ve insanlara saldırmışlar ve iki hafta içindeki bu saldırılarda birkaç kişinin öldüğü söyleniyor.

Hatta, günümüzde bile, akşam saat 17.00 den sonra yetkililer denize girilmesini önermiyorlar.

  

Anse Volbert:
Praslin adasının kuzeydoğu kıyısında (ayrıca Cote d’Or olarak da bilinir) adanın en popüler plajlarından birisidir. Göz kamaştırıcı beyaz kumsallı bu plajda denize girmek, yüzmek ve su sporları yapmak mümkündür. Ayrıca, St Pierre adacığı çevresinde şnorkelle yüzme yapılabilir.
Sıcak, sığ ve güneş tarafından ağartılmış kumlar ve mercan resifleri dikkati çeker. Sakin sular, aynı zamanda küçük çocukların yüzmesi için güvenlidir. Anse Volbert ana alanları ve kıyılarında birçok otel ve restoran bulunur.

Grand Anse:
Adanın doğu tarafında, havaalanına yakın uzun bir plajdır. Burada deniz kıyısına bakan birkaç otel bulunur. Grand Anse plajı: denizde yüzmek ve su sporları için mükemmel bir yerdir. Deniz sakin ve berraktır. Güneydoğu rüzgarları sezonunda, bazen kıyıya yosunlar gelmektedir.

                  

Vallee de Mai Ulusal Parkı-UNESCO Dünya Kültür Mirası Alanı:
Praslin adasının merkezinde bulunan burası UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi”ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Milli park: 1930’lara kadar doğal halde, ilkel palmiye ormanı olarak kalmıştır. Bu palmiye ormanı, dünyanın en büyük fındık taşıyıcısı olan “coco de mer” içerir. Ağaç, 19. yüzyılda İngiliz General Gordon Vallee de Mai tarafından bulunmuştur.
Burada Seyşellere özgü dev “Coco de mer” isimli bir tür hurma meyvesi, vanilya orkideleri, palmiste, latanier, yayvan gezgin hurma, Çin fanlar içeren orman bulunmaktadır. Özellikle: orijinal haliyle korunmuş bir doğal hurma ormanı önem kazanmaktadır. Bitkiler aleminin en büyük tohumu olan ünlü “coco de mer” hurma ağacı, burada inanılmaz ölçüde büyümektedir. Burada 6000 tane endemik hurma türü ağacı bulunduğu söyleniyor.
Doğa severler, kuş gözlemcileri ve fotoğrafçılar, ağaçların arasındaki gölgeliklerde, bunları keşfetmek için, büyük tarih öncesi kayaların orman zeminindeki kalıntıları üzerinde gezinirler. Burada bulunan kuş türleri: Seyşeller bülbülü, meyve güvercini, siyah papağan. Özellikle siyah papağan ilgi çekmektedir.
Ziyaretçiler: işaretli doğa yürüyüş yollarını takip ederlerse, yaklaşık 2 saat 45 dakikalık bir tur yapılır.