Van Çatak

Van Çatak

Van Çatak, Van arası uzaklık: 81 km. Çatak, Bahçesaray arası uzaklık: 62 km. Çatak, Gevaş arası uzaklık: 46 km.

TARİHİ

Yörenin eski ismi “Şatak” ve “Şatakh” olarak kullanılmıştır. Yöre: 10 ve 11’nci yüzyıllar arasında Van merkezli Vaspuragan Krallığı döneminde gelişmiş ve çok sayıda kilise ve kale ile donatılmıştır. 1830’lu yıllarda Osmanlı döneminde burada küçük bir kasaba bulunur. Bu kasaba uzun süre Hakkari Beyliğine bağlı kalmış ve ismi “Şağı Hakkari” olmuştur. 1865 yılında yerleşim yeri “Şitak” adını almış, Cumhuriyetten sonra ise, 1960 yılında “Çatak” adını almıştır. 1915 yılında yörede Rus işgali görülür. İşgal sırasında Ermeni çetecileri, bölgede terör yaratmıştır.

Van Çatak

 

GENEL

Yörenin rakımı ortalama 1512 metredir. Bölgede karasal iklim hakimdir. Buna bağlı olarak gece ile gündüz sıcaklık farkları yüksektir. Kışın çok miktarda kar düşer. Yörede yaşayanların temel ekonomik etkinlikleri hayvancılıktır. Arıcılık ve ceviz üretimi de yaygındır.

KANİSPİ FESTİVALİ

Tam ismi “Kanispi Ceviz, Bal, Alabalık ve Doğa Festivali” dir. Her yıl geleneksel olarak Mayıs ayında yapılır.

Van Çatak

 

ÇATAK BAL

İlçe topraklarında, coğrafi yapı ve bitki çeşitliliğindeki zenginlik sayesinde arıcılık oldukça yoğun yapılmaktadır. Son yıllarda bunun sonucu olarak yörede 20 bin civarında kovan bulunmaktadır. Yıllık bal üretim kapasitesi 320 ton civarındadır.

Van Çatak

 

ÇATAK VE RAFTİNG

Türkiye’nin en uzun ikinci parkuru, Çatak ilçesindeki Çatak çayındadır. Karların erimesi, yağmur yağışlarının bitmesi ve havaların ısınmasıyla, Çatak çayının debisi oldukça fazla yükselir. Parkur, yarım saatte tamamlanıyor. 2018 yılında Türkiye Rafting Şampiyonası burada yapılmıştır.

Van Çatak

 

GEZİLECEK YERLER

 

HİŞET AZİZ ETİENNE KİLİSESİ

İlçe merkezinde, Çayın güneyinde, hapishane yakınlarında mezarlıkla çevrili tepe üstündedir.

Hıristiyan yazıtlarında, kilisenin kuruluşunun 3’ncü yüzyıla kadar gittiği öne sürülür. Ancak mimari üslubuna bakıldığında, muhtemelen 17’nci yüzyılda yapıldığı değerlendirilir.

Kilise, halk arasında “Hişet kilisesi” adıyla tanınır. Düzgün olmayan kaba taşlarla örülmüştür. Yapı, tek nefli ve dikdörtgen planlıdır. İç mekan, ortadan bir kemerle ikiye bölünmüştür. Üstte beşik tonoz bulunur. Kilisede, yazı ve süsleme yoktur.

Van Çatak Köprüsü

 

ÇATAK KÖPRÜSÜ

İlçenin ortasından geçen Sortikin çayı üzerinde kuruludur, ilçenin girişindedir.

Kitabe bulunmaktadır ancak kitabede yazılanlar (Ermenice) çözülememiştir. Bu yüzden hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Burada bulunan ve çözülemeyen kitabelerin, yapımla ilgili olabileceği gibi köprüyü yapan ustaya da ait olabileceği tahmin edilmektedir. Köprü, mimari özellikleri değerlendirildiğinde, muhtemelen Osmanlı döneminde 17 veya 18’nci yüzyıl yapısıdır.

Tek gözlü ve yolu eğimlidir. Köprünün uzunluğu 18.30 metre, genişliği 3,50 metredir. Nehir seviyesinden yüksekliği ise, 6.70 metredir. Tamamı düzgün kesme taştan yapılmıştır. Menba yönünde, iki yan duvara açılmış sivri kemerli nişlerle hareketlilik sağlanmıştır. Mansab yönünde ise, mermerden enine dikdörtgen levhalar halinde Ermenice kitabeler bulunmaktadır. Bu kitabeleri çevreleyen, geometrik örgülü şerit, köprüdeki tek süsleyici unsurdur. Sağ taraftaki kitabenin yazıları, sonradan kazınarak yok edilmiştir. Diğeri ise kısmen tahrip edilmiştir.

Köprüyü oluşturan yuvarlak kemerli açıklık: 10 metre genişliğinde ve 5.40 metre boyundadır. Köprü, içteki daha geniş, dıştaki dar kademeli iki kemerle belirlenmiştir. Köprünün yoluna: kuzey tarafından merdivenle çıkılır. Merdivenle genişçe bir sahanlığa çıkılır, buradan üç basamak köprünün yoluna ulaşılır. Eğimli olan köprünün yolu taş döşelidir. İki yandan üst kısımları yuvarlaklaştırılmış, korkuluklarla sınırlandırılmıştır. Köprü günümüzde sağlamdır, kullanılmaya devam edilmektedir.

Van Çatak Zeril Köprüsü

 

ZERİL KÖPRÜSÜ

İlçe merkezi yakınlarında, 10 km uzaklıktaki Zeril suyu üzerinde kuruludur. Ana yolun 200 metre güneyinde derin bir vadide kuruludur. Vadideki patika yolları birbirine bağlamaktadır.

Köprü üzerinde kitabesi yoktur. Ancak, mimari özellikleri değerlendirildiğinde 17-18’nci yüzyıllarda yapıldığı tahmin edilmektedir. Kervanların kullandığı bir köprü olarak önem kazanmaktadır. Narlı-Konalga güzergahında, dereyi takip edip Cizre’ye gidiyorlardı.

Köprü tek gözlüdür. Sivri kemerlidir. Köprünün tamamı kesme taştan yapılmıştır. Yolu eğimlidir. Oldukça dik tutulmuş yolu, düzgün sal taşlarıyla kaplanmıştır. Batı tarafındaki yol, güneye doğru dönüktür. Köprünün yolu 35 metre uzunluğunda ve 2.30 metre genişliğindedir. Sivri kemerli gözün yüksekliği 8 metre, genişliği ise 13 metredir. Köprü 1998 yılında onarım görmüştür, günümüzde kullanılmaktadır.

Son bir not: Zeril köprüsünün 300 metre ilerisinde, Urartular döneminde yapılmış tarihi İpekyolu Köprüsü bulunmaktadır. Halen bu köprünün ayakları üzerinde, bir asma köprü bulunmaktadır. Bu asma köprü 1960-1990 yılları arasında köylüler tarafından yaylalara gitmek için kullanılmıştır. Daha sonra terör gerekçesiyle köprü kapatılmıştır.

 

HURKAN KÖPRÜSÜ

Hurkan suyu üzerine kurulu köprü, ilçe merkezine 10 km uzaklıkta, Çatak-Pervari yolu üzerindedir. Köprü, tarihte Musul’a kadar giden, bir kervan yolu üstündedir.

Köprünün inşa tarihini verecek kitabesi ve herhangi bir belge yoktur. Ancak yöredeki yapılaşmaya bakılarak köprünün, Osmanlı döneminde, muhtemelen 16’ncı yüzyılda yapılmıştır. Köprü: gözü sivri kemerli olarak düzenlenmiştir. İki kademeli sivri kemerden; içteki daha geniş ve tuğladan, dıştaki dar ve taştan yapılmıştır. Kemerin karın kısmı ise, moloz taş örülüdür. Köprünün tempan duvarları, harçla tutturulmuş moloz taşlarla örülmüştür. Yolu taş döşelidir. Korkuluklar Ahlat taşından yapılmıştır. Kuzeydoğu tarafından: doğuya bakan bir oda vardır. Bu odaya girişi sağlayan bir kapı bulunur. Odaya, düz atkı taşlı kapıdan girilir. Odanın üstü beşik tonoz örtülüdür. Bu oda, buradan geçenlerin barınması için yapılmıştır. Köprü. 1998 yılında onarılmıştır. Günümüzde sağlam ve faal durumdadır.

 

ARIHAN MEZARI

İlçe merkezine bağlı Uzuntekne köyünün doğusunda Arıhan Mezrasının 500 metre yakınındadır.

Arıhan mezarı, kayalık bir tepenin kuzey eteğindedir. Rakımı 2350 metredir. Kayalık tepe ve çevresindeki taşlar, andezit taşıdır. Mezar odasının çevresi, dikdörtgen planlı bir taş sırasıyla çevrilmiştir.Mezar odası ise, kabaca işlenmiş olan sal taşlarıyla örülmüştür. Tahrip olmuş olan mezara, kuzey uçtaki kapak taşı kaldırılarak girildiği görülür. Mezar odasının orijinal girişinin burası olduğu düşünülmektedir. Mezar odasını örten büyük ve ağır kapak taşları, kuzey güney doğrultusunda konulmuştur. Andezitten 7 adet büyük ve ağır kapak taşı, üzerindeki pürüzlerin kabaca da olsa düzeltildiği görülmektedir. Dikdörtgen planlı mezar odası, içeriden 6.5 metre uzunluğunda ve tabanda 2.20 metre genişliğindedir. Mezar odasının içindeki dolgu nedeniyle yüksekliği tespit edilememiş, muhtemelen 2 metre yüksekliğinde olduğu sanılmaktadır. Yan duvarları bindirme tekniğiyle yapılmıştır. Mezarın üst kısmı: iri ve kabaca yontulmuş andezit taşındandır.

Van Çatak Tırşın

 

TIRŞIN

Tırşın (kelime anlamı: bol, yeterince yeşillik demektir.) yaylası, Gürpınar ilçesinin 40 km güneyinde, Beşbudak köyünün doğusundadır. Yaylanın batı ve kuzey kısmı Çatak Tırşını, doğu ve güney kısmı Gürpınar Tırşını olarak adlandırılır.

Yayla günümüzde yaylak olarak kullanılmaktadır. Çatak Tırşını denen bölgede: iki ören yeri bulunmaktadır. Tırşın yaylasında geniş bir alana yapılan kaya resimleri, Tırşın tepelerinin, güney-güneydoğu, kuzey ve doğusunda bulunur. Yaylanın kuzeye ve batıya bakan yüksek kısmı Kahnı Melikan (Çatak Tırşını) Mevkii olarak isimlendirilir. Buradaki kaya resimleri tepelik alanın kuzey yamacında, büyük kaya bloklarındadır.

Burada büyük taşlar üzerine yapılmış ağaç resimleri vardır. Ayrıca, bu ağacın dalına ön ayağını uzatmış keçi resmi de bulunur. (Bu keçi resmi, günümüzde Van Müzesinde bulunmaktadır.) Bu keçi resmi gerçekçi bir forma sahiptir. Baş kısmı detaylı verilen figür, duruş pozisyonu itibarıyla de (arka bacaklar, kas sistemine uygun olarak çizilmiştir.) hareketli bir figürdür. Taş üzerine resmedilen keçinin, arkasında kurt resmi vardır.

Burada bulunan taşların hikayesi şudur “MÖ 330 yılında Doğu Hun İmparatorluğu: Kuzey Kafkasya’yı ele geçirince, burada yaşayan Alanlılar ve Orta Asya’da dağlık mıntıkadaki “Artuş Şehri” nde yaşayan Türk aşiretleri: bulundukları yerden ayrılırlar. Bunlar: Narlı nahiyesine gelirler. Çünkü: buranın iklim ve doğa şartları Kuzey Kafkasya ve Artuş Şehrine benzemektedir. Bunlar: Narlı mıntıkasına yerleşirler. Yerleştikleri yere “Alanlılar Yaylası” ismi verilir. Bunlar: Tırşin’deki büyük taşlar üzerine ağaç resmi çizenlerdir. Keçi resmi ve arkasındaki kurt resmi ile, atalarını izah etmeye çalışmışlardır.

Van Çatak Kanispi-Beyaz Su Şelalesi

 

KANİSPİ-BEYAZ SU ŞELALESİ

İlçe merkezine 5 km uzaklıkta Van-Çatak kara yolu üzerinde 82’nci kilometrededir.

Burada, su: 100 metre yükseklikteki kayalardan çıkar, aşağı doğru beyaz köpükler oluşturarak iner. Zaten aşağı inerken oluşturduğu bu süt beyazı köpükler nedeniyle Beyaz Su şelalesi ismini almıştır. Kanispi kelimesinin anlamı “Beyaz Şelale” demektir.

Şelalenin çevresinde, mesire yeri vardır. Hemen yanında ise alabalık tesisleri kuruludur. Özellikle yaz aylarında yöre halkı serinlemek için buraya gitmeyi tercih ederler. Ancak şelalenin akmaya başlaması takip edilir. Şelale, her yıl Nisan ayı sonunda akmaya başlar ve saniyede 20 litre civarında kaynaktan su çıkar. Ağustos ayı ortalarında ise, suyu azalır ve özelliği kaybolur. Burayı ziyaret etmek isterseniz, suyun aktığı dönemlerde gitmelisiniz. Gerçekten muhteşem bir görüntü, su sesi ve güzel bir ortamda piknik yapabilirsiniz.

Bahçesaray tanıtımı.

Gevaş tanıtımı.

Van tanıtımı.

 

Van Bahçesaray

Van Bahçesaray

Bahçesaray, Van arası uzaklık: 110 km. Bahçesaray, Pervari arası uzaklık: 89 km. Bahçesaray, Hizan arası uzaklık: 69 km. Bahçesaray, Bitlis arası uzaklık: 136 km. Bahçesaray, Gevaş arasındaki uzaklık: 29 km dir. Bu yol, sürekli çığ düşmesi nedeniyle sık sık kapanmakta olduğundan, yakın zaman önce buraya 9 km uzunluğunda çığ tünelleri yapılmıştır.

TARİHİ

Yerleşimin ilk olarak İskender’in doğu seferi sırasında, MÖ 330 yılında kurulduğu tahmin edilmektedir. 1548 yılında yöre Safevi hakimiyetinde iken, Osmanlı tarafından fetih edilmiştir. Yörenin ismi, 19’ncu yüzyılda Kırım Bahçesaray yöresinden gelen Kırım Tatarı göçmenlerden gelmiştir. Yörenin eski ismi “Müküs” tür. 1964 yılında Bahçesaray olur ve Gevaş ilçesine bağlanır. 1987 yılında ilçe olmuştur.

GENEL

İlçe oldukça yüksek bir yerde konumlanmıştır. Çevresi sarp ve yüksek dağ ve tepelerle çevrilidir. Rakımı ortalama 1670 metredir. Bu dağ ve tepelerin arasında dar bir yerde kuruludur. Yörede yaşayanların başlıca ekonomik etkinliği bal ve ceviz üretimidir.

İlçenin kuzeyinde bulunan Agirov dağı eteklerinden çıkan Müküs çayı, ilçeyi ikiye bölerek uzun ve dar vadiden geçer ve Pervari sınırlarına girer. Yörede sert karasal iklim hakimdir. Kışları soğuk ve kar yağışlıdır.

Karın yerde kalma süresi çok uzundur. Yaklaşık 8 ay, kar yerde kalır. Yazları sıcak ve kurak geçer. Kar yağışı olan dönemlerde ilçeye ulaşım oldukça zordur ve bu yüzden ilçe uzun bir süre yolların kapanması nedeniyle yalnız kalır.

SATRANÇ

Burayı ziyaret ederseniz, ilginizi çekecek bir görüntü “satranç” dır. Bahçesaray ilçesinde birçok yerde insanlar satranç oynamayı bilirler ve boş zamanlarını satranç oynayarak geçirirler. İlginç ama aynı zamanda güzel bir uğraşı. 1997-1998 yıllarında burada Uluslararası Satranç Festivali düzenlenmiştir.

MÜKÜS BALI

Yörede üretilen bu bal, oldukça meşhurdur.

 

CEVİZ

İlçede çok miktarda ceviz ağacı bulunmaktadır. Ceviz, yörenin en meşhur ürünüdür. Cevizin gerek içinden yani meyvesinden ve gerekse kabuğundan ve hatta ağacından yararlanılmaktadır.

Van Bahçesaray Müküs Çayı

MÜKÜS ÇAYI

Irmak, ilçenin kuzeyinde bulunan Gevaş sınırına yakın bir yerde kaynağını alır. Derin vadilerden akarak, başka kolları da bünyesine katıp Pervari sınırından ilçeyi terk eder. Kaynağını aldığı yerden ilçe sınırının dışına çıktığı yere kadar büyük bir oranda hızlı bir akışa, temiz bir suya sahiptir. Irmakta bol miktarda alabalık bulunmaktadır.   

Van Bahçesaray Müküs Çayı Rafting

RAFTİNG

Müküs çayında rafting yapılabilir. Çünkü çay yatağı rafting için elverişlidir. Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ilçede rafting yapılır. 2019 yılında ilçeye tam teçhizatlı rafting botları tahsis edilmiştir.

KERABET GEÇİDİ YAYLASI

Karabet geçidinin rakımı yaklaşık 3000 metredir. Van-Gevaş üzerinden Bahçesaray ilçesine gelen yol bu geçit üzerinden geçerek ilçeye ulaşır. Geçidin rakımının yüksek olması nedeniyle, yaz aylarında bile burada kar görülebilir. Burada bulunan yaylada kayak yapılabilmektedir. Ancak tesis yoktur.

 

FEKİYE TEYRAN KÜLTÜR VE SANAT FESTİVALİ

Her yıl geleneksel olarak yapılmaktadır. Festival kapsamında satranç turnuvası düzenleniyor. Turnuvada: il ve il dışından gelen lisanslı satranç ustaları yarışmaktadır.

 

SATRANÇ FESTİVALİ

Her yıl geleneksel olarak Kaymakamlık ve Belediye tarafından 30 Ağustos ve 1 Eylül tarihlerinde 2 gün süreli satranç festivali yapılmaktadır.

 

GEZİLECEK YERLER

 

KIRMIZI CAMİ

İlçe merkezinde Kale mahallesindedir. Kitabesi yoktur, bu yüzden ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmez. Cami, değişik dönemlerde genişletilmiştir. Muhtemelen 16’ncı yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Yaptıran ise, Müküs Beylerinden biridir.

Van Bahçesaray Fepue Teyran Türbesi

FEQİYE TEYRAN TÜRBESİ

16’ncı yüzyıl şairlerindendir. 1560 yılında Bahçesaray yöresinde doğar. 1640 yılında Bahçesaray’da vefat eder. Gerçek ismi “Muhammed” dir, bazı kaynaklarda ise “Mir Mihe” olarak geçer.

Söylentilere göre: kendisi kuşların dilini öğrenir. Zümrüt-ü Anka kuşunu aramak için yollara düşer ve bu esnada şiirler yazar. Türbesi, ilçe merkezindedir.

Van Bahçesaray Mir Hasan-ı Veli Zaviyesi

MİR HASAN-I VELİ ZAVİYESİ

İlçe merkezinde Kale mahallesinde mezarlık içindedir. İlçede Osmanlı İslam mimarisinin güzel bir örneğidir. Medrese 16’ncı yüzyılda Mir Hasan Veli tarafından yaptırılmıştır. Aslında burası küçük bir külliyedir. Külliye: manevi bir saygınlıkla ziyaret edilir. Medrese: 1737 ve 1858 yıllarında iki büyük onarım geçirmiştir.

Van Bahçesaray Kırmızı Köprü

KIRMIZI KÖPRÜ

Bahçesaray-Hizan kara yolu üzerinde, Müküs çayının üzerindedir. İlçe merkezine 4 km uzaklıktadır. Kitabesi yoktur. Aslında köprüde Ermenice bir kitabe vardır, ancak yazıları okunamayacak şekilde tahrip olmuştur.

Muhtemelen 16 veya 17’nci yüzyılda inşa edilmiştir. Köprü, kemerine işlenen tuğlaların renginden dolayı “Kırmızı köprü” ismini almıştır. Doğu-Batı yönünde uzanan köprü tek gözlüdür. Uzunluğu 24 metre, genişliği ise 4.5 metredir.

Yüksekliği ise, 10.35 metredir. Köprünün her iki girişinde, birer oda vardır. Bu odalar köprüyü savunmak için bekleyen nöbetçiler veya dinlenmesi için yolcular için yapılmıştır. Köprü 2005 yılında restore edilmiştir, halen yaya kullanımına açıktır.

Van Bahçesaray Saintes Femmes Manastırı

SAİNTES FEMMES MANASTIRI (AZİZE KADINLAR MANASTIRI)

İlçe merkezine 8 km uzaklıkta, Elmakaya köyündedir. Manastır. Delan deresinin Müküs çayı ile birleştiği yerde bulunan küçük bir vadidedir. Yöre halkı manastıra “Dira Meleşehi” ismini vermiştir.

Manastır: Bakire Hıripsime öncülüğünde, İmparator Diokletian baskıları karşısında, Roma imparatorluğu topraklarından kaçıp buraya gelmiş olan bir gurup Hirıstiyan kadına ithaf edilmiştir.

Onların seyahatleri, 9’ncu yüzyılda yazılan Hıripsimyants Azizelerinin Hikayesi ile kayıt altına alınmıştır. Kitabesi olmayan kilisenin, Ermeni döneminde, muhtemelen 10’ncu yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.

Manastır yakınlarında bulunan bir su kaynağı kenarındaki taş üzerinde haç işlemelidir. Bu taşın üzerinde bir de dua metni bulunur ve metnin altında 1255 veya 1555 tarihi kazınmıştır.

Van Bahçesaray Beyaz Kilise

BEYAZ KİLİSE-SAİNT SAVUVER MANASTIRI

İlçe merkezinin doğusunda Altındere vadisinde Ünlüce köyü civarındadır. İlçe merkezine 8 km uzaklıktadır. Kilise 2300 metre rakımlı bir yerdedir. Ermeniler tarafından kayanın içi yontularak inşa edilen bu kutsal alanda: Hz Meryem’e adanmış bir kilise, jamatun, Aziz Jean Babtiste Şapali, keşiş hücreleri, çeşme, bir yağhane ve bir değirmen bulunmaktadır.

Bu yapılardan günümüze sadece: kilise, jamatun ve şapel gelmiştir. (Jamatun: kilise ev demektir, kiliselerde cenaze kaldırmak yasak olduğundan, kiliselere bu tür yerler eklenmiş ve cenaze kaldırmakta kullanılmıştır.)

 

DOĞANYAYLA KÖYÜ CAMİİ

İlçe merkezine bağlı 12 km uzaklıktaki Doğanyayla köyündedir. Köyün eski ismi “Arvas” köyüdür. Bir dönem ilim ve kültür  merkezi olan köyden, birçok ilim adamı yetişmiştir.

Cami: eğimli bir arazi üzerinde kuruludur. Ancak kitabesi yoktur. Bazı kaynaklarda: 16’ncı yüzyılda, İrisan (günümüzdeki Hakkari) Beylerinden olan İbrahim Bey tarafından Arvas köyünde, iki katlı bir cami yaptırıldığı kayıtlıdır. Bu cami ile birlikte, bir medrese, bir tekke de yapılmıştır. Cami, 19’ncu yüzyılda yenilenmiştir. Günümüzde ibadete açıktır. Ancak caminin sadece alt katı kullanılmaktadır. Çünkü üst katı, metruktür.

 

ŞEYH ŞEMSETTİN CAMİ

İlçe merkezine bağlı Güneyyamaç köyündedir. İlçe merkezine 15 km uzaklıktadır. Kitabesine göre, 1709 yılında yapılmıştır. Ancak yaptıran belli değildir. Cami, meyilli bir arazi üzerindedir. İki katlıdır. 1915 yılındaki isyan ve işgal yıllarında cami yanmıştır. Daha sonra caminin birinci katı yenilenmiştir. Camide iki kitabe bulunmaktadır.

Van Bahçesaray Saint Georges Manastırı-Kilisesi

SAİNT GEORGES MANASTIR  KİLİSESİ

Bahçeşehir-Gevaş yolu üzerindedir.

Agirof dağının güney yamacında, Ağzı gedik geçidi ucundadır. Manastırın bulunduğu yerin rakımı 2400 metredir. Manastır, bir mağara oyularak yapılmıştır. Manastır: Saint Georges ve Horoz Manastırı olarak tanınır. İngiltere’de Britihs Museum’da bulunan 1317 yılı tarihli bir el yazılı belgeye göre: “Burası, 14’ncü yüzyılda, Vastpurakan Krallığı döneminde önemli bir okul ve kültür merkezidir.

” Jamatun’un batı cephesinde bulunan bir yazıta göre, bina 1601yılında yapılmıştır. 15’nci yüzyılda burada bulunan okul kapanmıştır. Fakat manastır faaliyetine devam etmiştir. Kilisenin güney duvarına eklenen III. Khatchatour Şapeli ise, yapının doğu cephesinde bulunan bir yazıta göre, 16 Haziran 1887 tarihinde tamamlanmıştır.

Manastır bölgesi, 1’nci Dünya Savaşı döneminde terk edilmiştir. 1940’lı yıllarda ise, şapelin üstüne yeni bir kat ilave edilmiştir. Ayrıca yine kilisenin güneyine ilave edilen yeni eklentilerle, yapı han haline getirilmiş ve 1980’li yıllara kadar han olarak kullanılmıştır. Günümüzde yapının sadece çatısı çökmüş, kalan kısımları sağlamdır. Sadece güneybatıya eklenen şapel yıkıktır.

Van hakkındaki gezi yazım için Van

Bitlis Mutki

Bitlis Mutki

Mutki, Bitlis arasındaki uzaklık: 24 km. Mutki, Ahlat arası uzaklık: 88 km. Mutki, Hizan arası uzaklık: 97 km. Mutki, Muş havaalanı arasındaki uzaklık: 105 km.

TARİHİ

Yörede: tarihi süreçte Asurlular, Persler, İskender, Roma ve Bizans hakimiyeti görülür. Hz Ömer zamanında ise, Araplar tarafından ele geçirilmiştir. 1071 yılındaki Malazgirt zaferinden sonra ise, Akkoyunlu gibi Türk beyliklerinin hakimiyeti görülür. 1514 yılındaki Çaldıran zaferinden sonra ise Osmanlı egemenliği olur. Birinci Dünya savaşı sırasında Ruslar ve Ermeniler tarafından işgal edilen bölgede, Ermeniler her türlü vahşeti sergilemiştir. İlçe 6 Nisan 1916 tarihinde kurtarılmıştır. Yöre 1941 yılında Mutki adı ile ilçe olmuştur.

GENEL

Yörede coğrafi konum olarak kırsal özellik öne çıkar. Arazi yapısı: dağlıktır, dik vadiler ve tepeler bulunmaktadır. Rakımı ortalama 1500 metredir. İlçe ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Yörede karasal iklim hakimdir. Buna bağlı olarak kışlar yoğun kar yağışlı, yazlar sıcak ve kurak geçer.

ÇÖMLEKÇİLİK

İlçe merkezine bağlı Kavakbaşı beldesindeki köylerde yöresel çanak-çömlek yapımı sağlanmaktadır. Sosyal Destek Programlarından altı ay kurs alan beldenin hanımları, Nevşehir’den gelen usta öğreticilerden ders almışlardır.

Sonra kendi yöntemleriyle çanak çömlek yapmaya başlamışlardır. Sabahın erken saatlerinde, köye yaklaşık 1 km uzaklıkta bulunan alana giden köylüler, buradan toprak alırlar, sarı kum dedikleri özel bir kumla çamuru yoğururlar.

Ardından bir çark üzerinde, büyük bir hızla yapılan çömlekler, iki gün güneşte, iki gün de sıcak tandır içinde bekletilir. Sonra ateşte pişirilir. Öte yandan, beldede bulunanlardan bazı kişiler, çömlekçiliği, yüzyıl önce köylerinde yaşayan bir Ermeniden öğrendiklerini de söylemektedirler. Çömlek haricinde, toprak işi malzemeler de yapılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

 

MUTKİ KİTAP SOKAĞI

İlçe merkezinde Hastane caddesi üzerinde bir sokak var. Daha önce, hiçbir yerde görmediğim bu sokaktan söz etmek istiyorum. Sokak “Kitap Sokağı” dır. İlginç bir yer, kim düşünmüş bilmiyorum ama iyi düşünmüş diyebilirim, çünkü her türlü sorunun çözümü eğitim, yani kitap okumak değil mi?

Evet kitap sokağı bir törenle açılmış, törende gelen vatandaşlara 1 ton hamsi dağıtılmış, şenlik düzenlenmiş.

Bitlis Mutki Beyaz Su Mesire Alanı

BEYAZ SU MESİRE ALANI

İlçe merkezine bağlı 3 km uzaklıktaki Akıncı köyündedir. Mutki-Kavakbaşı kara yolu üzerindedir. Tamamen doğal kar suyundan oluşmaktadır. Bu su kaynağı yazın çok soğuktur. İçmeye elverişlidir. Burada: piknik alanı düzenlenmiştir. Alan düzenlenirken doğal yapının bozulmamasına büyük gayret gösterilmiştir.

GÜMÜŞKANAT ŞELALESİ

İlçe merkezine bağlı 19 km uzaklıktaki Gümüşkanat köyü çıkışındadır.

Şelale, yaklaşık 56 metre yükseklikten akar. Yani, Türkiye’nin en uzun şelalelerinden birisidir. Şelalenin genişliği ise 8 metreyi buluyor.

Bitlis Mutki Gümüşkanat Şelalesi

Şelalenin suyu içilebiliyor. Bence, buralara yolunuz düşerse, mutlaka gidin bu şelaleyi görün. Ancak şelalenin çevresinde herhangi bir yapılaşma, yani tesis varmı, kafeterya, lokanta gibi tesisler var mı bilmiyorum. Umarım burayı ziyaret eden bir okur, bunları yorum olarak buraya yazar, diğer gezginler bundan yararlanırlar.

Bitlis Mutki Beyaz Kilise

BEYAZ KİLİSE

İlçe merkezine bağlı 36 km uzaklıktaki Taşboğaz köyü Yuvalı mezrasındadır. Kilise yapısının bir zamanlar 99 odası bulunduğu söylenmektedir. Günümüzde ise, yıkılmaya yüz tutmuştur.

Bitlis hakkındaki gezi yazım için Bitlis