Aşık Veysel

Aşık Veysel

Ozan Aşık Veysel’in doğduğu ve bugün müze olarak kullanılan evinin bulunduğu Sivrialan köyü: Sivas il merkezine 118 km. ve Şarkışla ilçe merkezine ise 34 km. uzaklıktadır. Olur a, bir gün buralara veya yakınlara yolunuz düşerse, bu büyük ozan adına oluşturulmuş müzeyi görmek, ilginizi çekebilir. Köyün yolu asfalt.

AŞIK VEYSEL MÜZESİ

Aşık Veysel Müzesi
Aşık Veysel Heykeli

Müze: Şarkışla ilçesi Sivrialan köyündedir. Büyük Ozan Aşık Veysel’in evi: 1979 yılında kamulaştırılmış, onarımı yapılmış ve 1982 yılında müze olarak hizmete sunulmuştur. Müzede: Aşık Veysel’in: kişisel eşyaları, fotoğrafları ve şiirleri sergilenmektedir.

Aşık Veysel’in ölüm yıl dönümü olan: 9-11 Temmuz tarihlerinde, Sivas’ta ve Şarkışla İlçesi Sivrialan Köyünde, anma törenlerinin yanı sıra, Aşık Veysel Aşıklar Bayramı adı altında festivaller düzenlenmektedir.

Bu arada: Şarkışla ilçesinin hemen girişinde: Kayseri-Sivas kara yolunun Şarkışla İlçe girişinde bulunan Aşık Veysel Parkına; yakın zaman önce, yeni bir “Aşık Veysel Heykeli” dikilmiş.

Sivas Şarkışla hakkındaki gezi yazım için  Şarkışla

Tokat Pazar

Tokat Pazar

Tokat il merkezinin hemen yanında. Burada, Mahperihatun kervansarayında ve Ballıca mağarasında mutlaka bir süre mola vermelisiniz.

 

ULAŞIM

İlçe merkezi, Tokat-Turhal kara yolundan 5 km. içeridedir.

Pazar ilçesinin, il merkezi olan Tokat’a uzaklığı ise: sadece 25 km. dir.

TARİHİ

İlçe, Selçuklular  döneminde, Sultan Gıyasettin Keyhüsrev tarafından; muhtemelen 951 yıllarında kurulmuştur. Ancak: yörede, daha önceki dönemlerde de yerleşim bulunduğu kesindir. Şöyle ki: Pazar yöresinde uzun süre Romalılar ve ardından Bizanslılar egemen olmuşlardır. Daha sonra ise, bölgede: Danişmentli Melik Ahmet Gazi görülür. Takip eden tarihi süreçte: 1256 yılında İlhanlılar, 1335 yılında Eretnaoğulları, 1381 yılında Kadı Burhanettin ve 1392 yılında ise, Osmanlılar görülür.

İlçenin isminin kaynağı: İlçe önceleri “Kazaabat” sonra “Kazova” ve takip eden dönemde: “Ayan Pazarı” ve “Aynalı Pazar” ve Cumhuriyet  döneminde ise “Pazar” olarak isimlendirilir. 1987 yılında İlçe merkezi olmuştur.

 

GENEL

İlçe merkezinin denizden yüksekliği: 623 metredir. Güney sınırı dağlık, kuzey sınırı ise: Yeşilırmak ile çevrilidir.

Yörede mevcut ormanlık alanlar, bir hayli fazladır. Sulama ise, Yeşilırmak tarafından sağlanmaktadır.

İklim: yörede, Karadeniz ve Orta Anadolu’nun karasal iklimi egemendir. Buna göre: kışlar ılık ve yağışlı, yazlar ise sıcaktır.

İlçe ekonomisi: tarıma dayanır. Çünkü, halkın büyük bölümü, tarım ile uğraşır.

GEZİLECEK YERLER

Tokat Pazar Mahperi Hatun Kervansarayı

MAHPERİ HATUN KERVANSARAY

Pazar ilçe merkezindedir. Anadolu Selçuklu eserlerinin en güzellerindendir. Hem açık, hem de kapalı kısımları olan, medrese tarzında inşa edilen bir kervansaraydır.

Anadolu Selçukluları döneminde, Sivas-Tokat-Amasya-Samsun-Sinop kervan yolu üzerinde kurulmuştur. Taç kapısı: Anadolu Selçuklu dönemi klasik özelliklerini taşımaktadır. Kapı üzerinde, kitabesi bulunmaktadır.

Bu kitabeye göre: Kervansaray yapısı: Sultan I. Alaaddin Keykubat eşi Mahperi Hatun tarafından; 1239 yılında yaptırılmıştır. Belki merak edenler olabilir. Mahperi Hatun kimdir? Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat: stratejik öneme sahip Alaiye kalesine saldırdığında, burayı koruyan Kyr Vard isimli komutan: direnmeden kaleyi teslim eder.

Ancak, daha sonra, Sultan’ın adil ve dürüst davranışlarına hayran olur ve Müslümanlığı kabul eder. Kızı Huand’ı da, Sultan ile evlendirir. Huand: takip eden dönemde “Mahperi Hatun” adını alır. Alaaddin Keykubat’ın ölümünden sonra, Selçuklu tahtına geçen Gıyaseddin Keyhusrev, Mahperi Hatun’un oğludur.

Bunlar: Kayseri ve Konya yörelerinde yerleşik iken, burada bu kervansarayın yapılmasının ve bu isimle anılmasının sanırım tek nedeni: bir şekilde, bu yöreden geçmeleri ve yöredeki ihtiyacı hissederek, böyle bir kervansaray yaptırmalarıdır.

Evet, yapının dış duvarlarına payandalar konularak: kale görünümü verilmiştir.

Günümüzde: üst örtüsü tamamen ortadan kalkmıştır. Halen, burada, özel bir şirket tarafından işletilen bir restoran bulunuyor. Burada: 700 yıl öncesinde yapılan yapıda, her türlü eğlence aktiviteleri düzenlenebiliyor, sizler de, zamanınız olursa, bir yemek molası verip, Tokat kebabı tadabilirsiniz.

Tokat Pazar Ballıca Mağarası

BALLICA MAĞARASI

Ballıca mağarası, ilçe merkezine 8 km. uzaklıktadır. Tokat-Ballıca Mağarası hakkında, ayrıntılı yazımı, yine bu sitede, Ballıca Mağarası başlığı altında bulabilirsiniz.

Ballıca mağarası hakkındaki yazım için Tokat Pazar Ballıca Mağarası

Tokat Sulusaray

Tokat Sulusaray

Roma döneminde büyük bir şehir merkezinin kalıntılarının üzerine kurulmuş bir İlçemiz. Yani: yurdumuzun benzeri birçok yerinde olduğu gibi, tam bir tarih katliamı ile karşılaşmak isterseniz, tarihi yerleri gezmeyi sevenler için, buraya  mutlaka uğramalarını ve Tokat Müze Müdürlüğünün üstün gayretleriyle oluşturulan açık hava müzesini ziyaret etmelerini öneririm. Başkaca ne var derseniz, yok.

ULAŞIM

Sulusaray, Tokat il merkezine: 69 km. uzaklıktadır. Sulusaray-Artova arasındaki uzaklık: 30 km. Sulusaray-Yeşilyurt arasındaki uzaklık: 11 km.

TARİHİ

Sulusaray bölgesinin tarihi incelenirken: burada, daha önceki yerleşim olan “Sebastopolis” hakkında, tarihi sürecin incelenmesi gerekir.

Sebastopolis kentinin kuruluş tarihi ve kuranı, kesin olarak bilinmemektedir. Bazı kaynaklara göre ise: MÖ.1.yüzyılda kurulduğu yazılıdır. Roma imparatoru Trajan zamanında, şehrin, Capadokya eyaletine dahil edildiği, yazılı kaynaklarda görülmektedir. Bu konudaki kitabe: Capadokya valisi Arian adına, şehrin ileri gelenleri ve halkı tarafından dikilmiştir. Şehrin isminin kelime anlamı: büyük ve azametli şehir anlamındadır.

Sulusaray ilçesi: Mart 1921 tarihinde, Tokat şehrine bağlıdır. 1923 depreminden sonra ise, İlçe merkezinin hasar görmesi üzerine, ilçe merkezi Sulusaray’dan alınarak, Çamlıbel bucağına nakledilir. Bir süre sonra ise, 1 944 yılında, Artova’ya nakil yapılır. 1987 yılında ise, bu kez Yeşilyurt kasabasına bağlanır. 1991 yılında ise, yeniden ilçe olarak fiilen ve resmen faaliyete başlanılır.

GENEL

İlçe merkezi: dağlarla çevrili bir ova üzerinde, Çekerek ırmağının kıyısında kurulmuştur.

Ülkemizin benzer birçok yerinde olduğu gibi: günümüzde 4000 nüfuslu olan Sulusaray kasabası, antik kentin üzerinde kuruludur. Kasabalıların yaşadıkları evlerin köşelerinde ve diğer yerlerinde, antik kalıntılar, yapı malzemesi olarak kullanılmaktadır.

GEZİLECEK YERLER

Tokat Sulusaray Sebastapolis Antik Şehri

SEBASTAPOLİS ANTİK KENTİ

Günümüzdeki ilçe yerleşimi, bu antik kentin üzerine kurulmuştur. Buradaki antik kent ise, ilk Tunç çağından günümüze uzanmaktadır. Ancak, yine de kentin kuruluş tarihi, kesin olarak bilinmiyor. Bazı kaynaklara göre: MÖ.1.yüzyıldan söz ediliyor. Kentin ismi olan “Sebastapolis”: Latincedir ve büyük, ulu, azametli şehir anlamına gelmektedir.

Zamanla, şehir: Roma İmparatoru Traianus zamanında, Kapadokya Eyaletine dahil edilmiştir. Bu konuda: kitabe var. 1987 yılında, Tokat Müze Müdürlüğü tarafından, burada, kurtarma ve sondaj kazıları yapılmıştır. Bulunan mimari parçalardan: buradaki kentin: Roma ve Bizans dönemlerinde, önemli bir yerleşim yeri olduğu ortaya çıkmıştır.

Burada bulunan kalıntılar ile, antik Tokat şehrinin bulunduğu “Comana Pontica”dakiler, büyük benzerlik göstermektedir. Bunun sonucunda: her iki kentin arasında, yakın ilişkiler bulunduğu ve döneminin çağdaş iki kenti olarak öne çıktığı anlaşılmıştır.

Tokat Sulusaray Sebastapolis Antik Şehri Tapınak

TAPINAK

Kuzey doğuda, sur duvarlarına yakın bir yerde yapılan kazılar sonucunda bir yapı kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Doğu-batı yönünde, yarım daire biçimindeki ve büyük apsisli yapı kalıntısının duvarlarının, taş ve aralarında moloz malzeme ile örüldüğü görülmektedir. Tapınağın tabanı, koyu renkli mermer ile kaplanmıştır. Yapının batı tarafında, yine mermer kaplama tespit edilmiştir.

Tapınak olduğu tahmin edilen yapı kalıntısında, ayrıntılı arkeolojik kazılar yapıldığında, kime adandığı ve ne zaman yapıldığı hakkında kesin bilgilere ulaşılabileceği düşünülmektedir. Çünkü, bu yapı, halen kullanılan bir evin altında kalmış durumdadır.

HAMAM

Antik kentin doğusundadır. Ortaya çıkarılan ön plandaki taş duvarların bir bölümünde, yangın izleri görülüyor. Halen duvarlarında kükürt izleri bulunan hamamın, antik dönemde, günümüzde ilçenin 3 km. güneybatısında faaliyette bulunan kaplıca suyu ile çalıştırıldığı düşünülmektedir.

Tokat Sulusaray Sebastapolis Antik Şehri Surları

ŞEHİR SURLARI

Kendin doğusunda yapılan kazılarda ortaya çıkarılan duvar kalıntısı: 17 metrelik boyu ile önem kazanmaktadır. Bu duvar: kesme taşlarla ve harç kullanılmadan yapılmıştır. Duvarı destekleyen, iki tane, dörtgen payanda görülüyor. Ayrıca, duvar üzerinde, 2 adet mazgal açıklığı bulunuyor.

Tokat Sulusaray Sebastapolis Antik Şehri Açık Hava Müzesi

SEBASTOPOLİS AÇIK HAVA MÜZESİ

1987 yılında, Tokat Müze Müdürlüğü tarafından, yörede bulunan eserlerin sergilenmesi kararlaştırılır ve bir açık hava müzesi oluşturulur. Eserler, burada toplanarak, yerli-yabancı turistlerin ziyaretine sunulur. Halen, burada 60 civarında eser sergileniyor. Bu sergilenen eserlerden öne çıkanlar:

Arslan Heykeli: Taştan yapılmıştır. Açık mat kahverengidir. Başı kırılmış olup, sadece yeleleri görülüyor. Ayak üzerinde çizgilerle, hatlar oluşturulmuş. Sol ön küreği üzerinde: ata binmiş süvari kabartması işlenmiş. Bu aslan heykellerinin muhtemelen 2 tane olduğu ve Sebastopolis Sarayının girişinde bulundukları tahmin edilmektedir.

Friz Parçası: Boğa ve Medusa başı işlenmiştir. Medusa canlı olarak işlenmiş, saçları dağınık olmayıp, aşağı doğru sarkıyor. Muhtemelen, MS.2 ‘nci yüzyılda yapılmıştır.

Burada: bunların dışında, birçok firiz, sütun başlıkları ve mimari parçalar sergileniyor.

Tokat Sulusaray Sulusaray Kaplıcaları

SULUSARAY KAPLICALARI

İlçe merkezine, 3 km. uzaklıkta, Ilıca köyü içindedir. İlçe merkezi ve kaplıca arasındaki ulaşımda, herhangi bir sorun yok.

Burada: antik dönemlerden kalan kalıntılar bulunmaktadır. Ancak, 1962 yılında yapılan modern tesisler ve daha sonraki yıllarda ilave edilenler ile, kaplıca kullanıma açılmıştır. Günümüzde burada: yeterli konaklama tesisi bulunuyor. 2 otel, lokanta, gazino ve motel bulunuyor. Ancak, bu konaklama imkanları yetersiz geliyor ve ziyaretçilerin bir kısmı da, çadırlarda konaklıyor.

Kaplıca suyunun analizlerinde: çıkış sıcaklığının 55 derece olduğu ve özellikle romatizmal hastalıkların tedavisinde yararlı olduğu tespit edilmiştir.