Konya Seydişehir

Konya Seydişehir: Ankara-Manavgat yolu üzerinde, Antalya yolundan daha kısa olması nedeniyle, birçok yolcunun kullandığı yol üzerinde, gelişmiş ve büyük bir ilçedir. İlçe sınırlarından çıkınca, dağlara tırmanmaya başlarsınız ve bittiğinde ise, karşınızda  tüm güzelliğiyle Akdeniz. Ben, bu yolu, Mayıs 2018 tarihinde kullandım ve özellikle, Ankara-Antalya arasında yolculuk yapacaklar için uygun olduğunu söyleyebilirim.

Yalnız, Antalya şehir merkezine gidecekler için uygun değil. Sadece, Alanya-Manavgat bölgelerine yolculuk yapacaklar için bu yol uygun ve daha kısa. Ama, elbette yolculuk konforu da önemli derseniz: yolculuk pek sıkıntılı değil, sadece, Seydişehir sonrasındaki bölüm yani dağların tırmanıldığı bölüm, sık virajlı ve bazen virajlar gerçekten çok keskin, yani dikkatli araç kullanmanız şart, sonuçta: yolculuk aşırı konforlu olmasa da, pek te sıkıntılı denilemez.

Yani Ankara-Manavgat/Alanya gibi bölgelere yolculuk yapacaksanız, bu yolu kullanmanızı öneririm. Bu arada minik bir ayrıntı, Konya şehir merkezinde, Seydişehir yolunu bulmanız biraz zor olabilir, Seydişehir tabelalarını dikkatli takip etmeniz gerekiyor ve bu arada, bu yol üzerinde Konya şehrinin en güzel mahallelerini, villalarını görmek mümkün.

Bu arada, yolculuk yanında, Seydişehir, turistik özellikleriyle öne çıkan bir yer değil. Yani, burada tarihi kalıntı ( olduğu söylense de, çoğu dağınık ve temel seviyesinde olup, herhangi bir resmi arkeolojik çalışma yapılmamıştır ve gidilip görülecek özellikler taşımamaktadır) yok.

Seydişehir, Alüminyum Tesisleriyle öne çıkan bir yer. Kocaman bir dağ düşünün, aynen bir duvar gibi ilçe yerleşiminin kıyısında yükseliyor ve bu dağın hemen yamacında, Seydişehir kurulmuş. Buradan geçerken, dikkati çeken tek özellik, biraz önce söylediğim gibi Alüminyum Tesisleridir. Bunun dışında, bahçeli evler, sakin ve sessiz bir yer ve hemen yanında, bir duvar gibi yükselen Küpe dağı.

Konya Seydişehir

ULAŞIM

Seydişehir, bağlı bulunduğu il merkezi olan Konya’ya 85 km. uzaklıktadır. Seydişehir-Ankara arasındaki uzaklık: 414 km. Seydişehir-Antalya arasındaki uzaklık: 208 km. Seydişehir-Manavgat arasındaki uzaklık: 135 km. Seydişehir-Beyşehir arasındaki uzaklık: 36 km.

Son olarak: Ankara-Konya hızlı tren projesi tamamlandıktan sonra, yapımı düşünülen Konya-Antalya hızlı tren projesinin buradan geçeceği söyleniyor. Ankara-Eskişehir hızlı trenini sıkça kullanan ben; inanın bu habere çok sevindim, umarım Ankara-Antalya hızlı tren projesi yakın zamanda gerçekleşir. Bu haberi bir yerlerden duydum, ama son günlerde, pek konuşulan bir haber değil, yine  de bir gün olmasını dilediğim bir proje.

TARİH

Günümüzdeki ilçe yerleşiminin, ilk kez 1310 yıllarında, Horasanlı Seyit Harun Veli tarafından kurulduğu bilinmektedir. Ancak: yörede yapılan çeşitli araştırmalarda, özellikle Bostandere kasabası yakınlarında bulunan Roma kalıntıları, yöredeki yerleşimlerin daha eskilere kadar  da gittiğini kanıtlamaktadır.

Bölgede: Beylikler döneminde kurulan “Eşrefoğulları Beyliği”, 1327 yılındaki Moğol istilasında yıkılana kadar varlığını sürdürmüştür.

14’ncü yüzyıla gelindiğinde ise, bu kez “Karamanoğlu Beyliği” görülür. Aynı dönemde, Osmanlılar: 80.000 altın ödeyerek: Akşehir, Beyşehir ve Seydişehir bölgelerini satın alırlar.

Seydişehir: 1871 yılında Belediyelik ve 1915 yılında ise ilçe statüsü kazanır. Alüminyum Fabrikasının kurulması ile ilçe merkezi hızla kalkınır ve nüfusu artar.

Konya Seydişehir

GENEL

İlçe merkezi: Küpe dağının eteğinde kurulmuş olup, denizden yüksekliği: 1123 metredir. İlçe merkezini, batı ve güneydoğudan çevreleyen Küpe dağının yüksekliği ise,  zirvede: 2550 metreye kadar ulaşır.

Güneyde ise Toros dağları bulunmaktadır. Bu yüksek dağlar, ilçe merkezinde, estetik bir görüntü oluşturuyor. Özellikle, güneş Torosların ardından batarken, çok güzel görüntüler oluşturuyor.

Yörenin iklimi: karasal iklim olup, buna bağlı olarak, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçer. Ama bir yandan  da Akdeniz ve Karasal iklim arasında bir geçiş iklimi söz konusudur. Yani, bir yandan kar yağarken, uzaklardan gök gürültüsü sesleri ve şimşek çakmalarını görebiliyorsunuz.

Ekonomik etkinlikler düşünüldüğünde ise, ilçe merkezinde Alüminyum fabrikasının etkin olduğu ve bunun dışında, hububat ve nohut üretimine dayalı tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü görülmektedir.

Yörede: her yıl 5 Ağustos tarihinde, Seyit Harun Veli Anma ve Kalkınma Bayramı törenleri-şenlikleri düzenleniyor.

Burada sizlere son bir not aktarmak istiyorum. Söylenenlere göre: Ruslar, Seydişehir ilçesinde, 1960’lı yıllarda Alüminyum fabrikasını yaparken ve sonraki yıllarda çalıştırılması sırasında: Moskova yakınlarında, aynı Seydişehir özelliklerini taşıyan bir yer inşa etmişler ve buraya: Türkiye’den kaçanları yerleştirmişler.

Amaç: Türkiye üzerine çalışmalar yapacak kendi istihbarat elemanlarının yetiştirilmesi. Moskova’ya 15 km. yakınlıkta bulunduğu söylenen Odintsovo adındaki kent: sözünü ettiğim gibi, aynı Seydişehir mimari ve coğrafi özelliklerine göre sıfırdan inşa edilmiş.

ETİ ALÜMİNYUM A.Ş.

Başta Eti Alüminyum Tesisleri ve diğer endüstriyel işletmeler: Seydişehir yöresindeki yaşamın sosyalliğini üst düzeyde etkilemiştir. 1969 yılında faaliyete geçen fabrika: özellikle nüfusun artmasında büyük etken olmuştur. Alüminyum fabrikasının burada kurulmasının en büyük nedeni: bölgede bulunan zengin boksit cevherinin işlenmesidir.

Fabrika: dünya çapında 3’ncü ve ülkemiz içinde ise 1’nci büyüklüktedir. Tesisler: boksit işletmesi dahil, 6 üretim ve 14 yardımcı işletme bölümlerinden oluşmaktadır. Ayrıca: buranın sosyal tesisleri, lojmanları muhteşem güzel. Aradan yıllar geçmesine rağmen, bahçelerinin güzellikleri ve yeşilliklerinden bir şey kaybetmemiştir.

Ruslar tarafından yapılan bu lojman bloklarının içinde: yüzme havuzları, tenis kortları, mini golf sahaları, bisiklet yolları ve basketbol sahaları var.

Fabrika: 2005 yılında özelleştirilmiştir. Tabii, bu özelleştirme sonucunda: pek çok alanın tahrip edildiği, birçok kişinin işten çıkarıldığı söyleniyor.

NE YENİR

Seydişehir yöresinde: yağ balığı, ıspanaklı ve peynirli börek deneyebilirsiniz. Torosların eteklerinde ise, soğuk pınarlardan buz gibi su içerken, alabalık yemelisiniz. İlçe merkezinde, yöreye özgü: etli pide yemeniz de mümkün. Etli pide (kıymalı veya kuşbaşılı ince ve uzun pide) zaten bu yörenin en meşhur yöresel lezzetidir.

Konya Seydişehir

GEZİLECEK YERLER

Konya Seydişehir

TINAZTEPE MAĞARASI

İlçe merkezine 35 km. uzaklıkta, Keçili köyünde, Seydişehir-Manavgat kara yolunun hemen yakınındadır. Ana yoldan, yaklaşık 500 metre içeridedir.

Mağara: 3 seviyeden oluşuyor. En üstteki seviye, yaklaşık 100 metre ve tamamen fosilleşmiştir. Ortadaki bölüm: 1000 metre civarında ve özellikle yağışlı dönemlerde, içinden akan bol sular ile belirginleşmektedir.

Alttaki seviye ise, düden mağara özelliği gösteriyor. Yağışlı dönemlerde burada yüzey suları yoğunlaşıyor ve burada küçük göller oluşuyor. Mağara içinde ise, yarasalar var. Yola yakın olması nedeniyle ulaşımı kolay, kısa bir mola vererek gezebilirsiniz.

ILICA KAPLICALARI

İlçe merkezinde: Ilıca tepesindedir. Kaplıca sularının iyi geldiği düşünülen rahatsızlıklar şunlardır: deri, kemik hastalıkları, açık yaralar, kadın hastalıkları. Kaplıca bölgesinde: 1 açık ve 3 kapalı havuz var.

Manavgat tanıtımı.

Beyşehir tanıtımı.

 

Çorum Sungurlu

Çorum Sungurlu

Çorum ilinin, en büyük ve en gelişmiş ilçesidir. Sungurlu’yu değerlendirirken: Alacahöyük ve Hattuşaş bölgelerine geçiş noktasında, mutlaka uğranılması ve mola verilmesi gereken bir yer olarak düşünebilirsiniz.

ULAŞIM

Sungurlu: Ankara-Samsun kara yolu üzerinde bulunmaktadır. Sungurlu-Çorum arası uzaklık: 72 km. Sungurlu-Ankara arası uzaklık: 172 km.

TARİH

MÖ.1800-1200 yılları arasındaki tarihi süreçte: Hititler, bu bölgeyi önemli bir yerleşim merkezi haline getirmişlerdir. Hattuşaş (Boğazköy) ‘ı başkentleri yaparlar. Bölgenin bu derece önem kazanmasının en büyük nedeni: tarihte Kral Yolu olarak da bilinen, ünlü ticaret yolunun buradan geçmesidir. Asurlu tüccarlar; burada “Karum” denilen iş merkezleri kurmuşlardır.

Cumhuriyet döneminde: Sungurlu, bugünkü Sungurlu’nun batısındadır. Şimdiki: Kuzuluk denilen yerde kurulmuştur. Eski Sungurlu: “ Küçük Kıyamet” denilen depremle yıkılmıştır. Daha sonra ise, şehir bugünkü yerine inşa edilmiştir. Eski Sungurlu’da, muhtemelen 80.000 nüfus yaşadığı tahmin edilmektedir. Şehir deprem sonucu yıkıldıktan sonra: yeni şehir, biraz daha doğuya, Sarıtepe eteklerinde yeniden kurulmuştur.

1515 yılında: Yavuz Sultan Selim, doğu seferine giderken: şimdiki bağların içinden geçen göç yolundan Sungurlu’ya gelmiş ve Manastır Tepesinin ön tarafındaki boşlukta konaklamıştır. Bu bölgenin ismi: Kalınsaz.

Sungurlu: Osmanlı imparatorluğu döneminde; 1866 yılında, İlçe olmuştur. İlk Belediye Başkanı ise: Gregoryan Efendi.

Sungurlu adını ise: “Sunguroğlu Mehmet Bey” den almıştır.

GENEL

İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği: 745 metredir. Karadeniz Bölgesi ile, Orta Anadolu Bölgesi arasında, bir sınır yani bir geçiş kuşağıdır. Bu özellik: yüzey şekilleri, iklim, bitki örtüsü gibi konularda kendini hissettirmektedir. Bitki örtüsünde, yaygın olan: steplerdir. Ancak: yer yer, çam ve meşe ormanları görülmektedir.

Yazları sıcak, kışları soğuk ve yağışlıdır. İlkbahar kısa, sonbahar uzun sürer.

En önemli akarsuyu: Budaközü. Uzunluğu; 65 km. Sungurlu merkezinin içinden geçerek, Kızılırmak’a karışır.

İlçenin ekonomisi: tarım, hayvancılık ve ticarete dayanır. Özellikle: Ankara-Samsun kara yolu üzerinde bulunması ve turizm potansiyeline sahip Boğazkale ilçesiyle olan yol bağlantısı nedeniyle: yol boyunca konaklama, dinlenme tesisleri, ilçe ekonomisini olumlu yönde etkilemektedir.

İlçede: Hitit Üniversitesine bağlı: bir yüksek okul bulunmaktadır.

NE YENİR

Sungurlu bölgesinde: Çorum yöresine has yemeklerden tadabilirsiniz. Bunlar: Keşkek, kuru mantı, sulu mantı, çatal aşı, çorum baklavası.

NE SATIN ALINIR

Bu yöreye has: leblebi satın alabilirsiniz. Biberli, sade gibi değişik türleri var. Kendiniz veya yakınlarınız için, hediyelik leblebi satın alabilirsiniz.

GEZİLECEK YERLER

SAAT KULESİ

Sungurlu’nun sembolüdür. 1887-1891 yılları arasında yapılmıştır. Kaymakam Edip Bey tarafından yaptırılmıştır. Yozgat Saat kulesini yapan: Yozgatlı Şakir Ustanın eseridir. Yapı: kesme taştan yapılmıştır. Gövdesi: kare prizma şeklindedir. İkinci kat dışında, her katta yuvarlak kemerli küçük pencereler bulunmaktadır.

Kulenin: en üstünde, dalgalı saçağı olan, ahşap bir köşk var. Köşkün altında da: dört yönde, yuvarlak kadranlı saatler var. Bu saatlerin mekanizmasını: Çorumlu İbrahim usta yapmıştır. Saat çanı ise: Amasya’da görev yapan bir Alman konsolos tarafından hediye edilmiştir. Saatlerin altında ise, demir parmaklıklı bir balkon bulunuyor.

ULUCAMİ

Belediye binasının yanındadır. 1754 yılında yapılmıştır. Selçuklu Beylerinden, Sungur Bey zamanında yapılmıştır.

ESKİ KARAKOL BİNASI

1891 yılında yapılmıştır. Eski bir Rum kilisesidir. Taş, sütun ve kemerleri ile güzel bir yapı görüntüsü verse de, virane durumu ile, acilen restorasyona ihtiyacı olduğu ortadadır.

İÇMECELER

İlçenin, 5 km. güneyindedir. Şifalı suyu ile ünlüdür. Böbrek taşlarına iyi gelir.

Çorum şehri tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Çorum Osmancık

Çorum Osmancık

Pirincin başkenti, evet, muhteşem lezzetli pirinç burada üretiliyor. Osmancık denilince bir de sivrisinek ve İstanbul yolundaki yolcu otobüslerinin burada verdikleri molalar öne çıkıyor.

Çorum Osmancık

ULAŞIM

Osmancık, bağlı bulunduğu il merkezi olan Çorum’a uzaklığı: 59 km. Osmancık-Amasya arasındaki uzaklık: 111 km. Osmancık-Gümüşhacıköy arasındaki uzaklık: 35 km. Osmancık-Samsun arasındaki uzaklık: 141 km. Osmancık-Ankara arasındaki uzaklık: 385 km. Osmancık-İstanbul arasındaki uzaklık: 567 km.

 

TARİH

Yörenin tarihi geçmişindeki en öne çıkan husus: özellikle Osmanlı döneminde, Kızılırmak üzerinde önemli bir ulaşım noktası olmasıdır. Bu yol boyu, daha sonraki tarihi süreçte, Avrupa-Asya ulaşımının önemli bir bölümünü oluşturmuştur. Bu nedenle de bölge, uzun yıllar boyunca yerleşim görür.

Roma ve Bizans  döneminde, yörenin ismi: Pimolisene olarak geçer. Bu dönemde de, yol üzerindeki hareketi denetlemek, vergi-gümrük gibi hususları sağlamak için, yöredeki yerleşim yeri, sürekli olarak geliştirilmiş ve korunaklı hale getirilmiştir.

Takip eden dönemde Selçuklular ve daha sonra Osmanlılar yörede hakimiyeti ele geçirirler.

Osmancık isminin kökeni: her ne kadar net kanıtlar olmasa da: Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazinin, o dönemde Sorgun ismi ile anılan bu yörede doğduğu ve daha sonra buraya “Osmancık” ismi verildiği düşünülüyor.

Çorum Osmancık

GENEL

Osmancık ilçesini, Kızılırmak sağ kıyısından, içerilere doğru uzanan kaya kitleleri, kale ve ırmak üzerindeki 15 gözlü köprü simgeleştirir.

İlçe merkezi, deprem kuşağı yani fay hattı üzerindedir. Bu yüzden, özellikle son 50 yıl içinde, yörede 4-5 kez deprem olmuştur. Bu depremler sonucu, özellikle tarihi doku mimari eserleri büyük ölçüde yıpranmış ve hatta bir kısmı yıkılarak yok olmuştur.

Tarih bölümünde sözünü ettiğim gibi: Osmancık bu gün de, İstanbul-Erzurum-İran bağlantılı tarihi “İpek Yolu” üzerindedir. Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerini, İstanbul’a bağlayan D-100 kara yolu buradan geçmektedir.

PİRİNÇ

Osmancık pirinci, ülke çapında ün salmıştır. Çünkü: Osmancık yöresinde, yaklaşık 50 yıldır çeltik ekimi ,yani pirinç üretimi yapılıyor. Yörede, özellikle Osmancık-97 olarak da tescil edilmiş çeltik ekimi yapılıyor. Bu Osmancık-97 çeltiği: Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından, roka ve europa isimli iki İtalyan çeltiğinin melezlenmesiyle elde edilmiştir.

Tanelerin iriliği ise, ekim sıklığına göre belirlenir. Normal bir Osmancık pirincinde, 1000 pirinç  tanesinin ağırlığı: yaklaşık 24-25 gr. gelir. Ancak, bazen bu oran 27 gram da çıkabilir. Yani, tane ağırlığı ve iriliği: tohumlama esnasında dekar başına atılan tohum miktarına bağlı olarak değişir.

Evet, Osmancık pirincinin görünüşü: camsı ve mattır. Pişirme kalitesi de yüksektir. Pirincin bu kadar kaliteli ve lezzetli olmasının en büyük etkenlerinden biri de, şüphesiz Kızılırmak/tır.

Son olarak pirinç içindeki vitamin ve minerallerden söz etmek istiyorum. Potasyum: 115 mg. Fosfor: 115 mg. Kalsiyum: 28 mg. Magnezyum: 25 mg. Sodyum: 5 mg. Demir: 0.8 mg. E. Vitamini: 0.11 mg. B1 vitamini: 0.07 mg. B2 vitamini: 0.049 mg.

 

NE YENİR-NE İÇİLİR

Osmancık yöresine yolunuz  düşerse, buraya has bir lezzet: sırık kebabı var.

 

NE SATIN ALINIR

Osmancık yöresinden satın alabilecekleriniz başında elbette, yöreye özgü pirinç geliyor. Ama, malum burası Çorum ilçesi ve leblebi de bulup satın alabilirsiniz.

 

KONAKLAMA

Osmancık Öğretmenevi   Güney Mahallesi. Atatürk Caddesi.No.28   Tel: 0364-6114994

 

GEZİLECEK YERLER

Çorum Osmancık Kandiber Kalesi

 

KANDİBER KALESİ

İlçe merkezinde, Kızılırmak nehrinin kıyısındaki bir kayalığın üzerine yapılmıştır. Yapılış tarihi net olarak bilinmiyor ama Hitit dönemine kadar uzandığı tahmin ediliyor.

Mimari şekli düşünüldüğünde, kalenin Selçuklu döneminde yapıldığı düşünülüyor. Yapılış amacı ise: İstanbul-Amasya ticaret yolunun güvenliğinin sağlanmasıdır. Kalenin güney yamacında, Roma dönemine ait kaya mezarları görülüyor.

Çorum Osmancık İmaret Camisi

İMARET CAMİSİ

Cami ilçe merkezindedir. Çorum yönünden ilçeye girerken, hemen sağ bölümde, kalenin eteklerinde, geniş bir bahçe içinde bulunmaktadır.

Caminin: 1432 yılında Koca Mustafa Paşa tarafından yaptırıldığı biliniyor. Zaten, bu yüzden camiye Koca Mustafa Paşa camisi de deniliyor.

Mimari olarak, erken Osmanlı dönemi mimari özelliklerini yansıtması açısından önem kazanmaktadır. Minare özgün değildir, çünkü 1968 yılında yaptırılmıştır. Cami günümüzde de ibadete açıktır.

 

BAŞPINAR KARACA YAYLASI

İlçe merkezine bağlı, Başpınar beldesine 8 km. uzaklıktadır. Çorum-Osmancık kara yoluna ise, 20 km. uzaklıktadır.

Burada, çadırlı konaklama mümkündür. Alt yapıda herhangi bir eksiklik yok. Bölgede: tracking yapılabiliyor.

Çorum Osmancık Koyunbaba Türbesi

KOYUNBABA TÜRBESİ

İlçe merkezinde, yüksekçe bir tepe üzerindedir.

Yapının, 1469 yılında, Sultan II. Beyazıt zamanında yaptırıldığı düşünülmektedir. Burada, öne çıkan güzellik türbenin kapısı. Kapı: çift kanatlı, derin oyma tekniğiyle işlenmiştir. Ahşap kapı: günümüzde Çorum Müzesinde sergileniyor.

Ayrıca: türbenin hemen önünde duran birkaç yüz kiloluk büyük bir taş var. Söylentilere göre: Koyun Baba, bu taşı çok uzaklardan fırlatmış ve düştüğü yere gömülmeyi dilemiştir. O yüzden, bu taş ile türbenin yapıldığı yer arasında bağlantı kuruluyor. Bu arada, Koyun Baba kim derseniz? Koyun Baba: Bektaş-ı Veli’nin halifesi olarak önem kazanmaktadır.

 

BALTACI MEHMET PAŞA ÇEŞMESİ

İlçe merkezindedir.

1705 yılında, Baltacı Mehmet Paşanın sadrazamlığı döneminde yaptırılmıştır.

Çeşmenin batıya bakan ön yüzünde, beyaz mermerden bir kitabesi bulunuyor.

Çorum Osmancık Koyunbaba Köprüsü

KOYUNBABA KÖPRÜSÜ

İlçe merkezinde, Kızılırmak üzerindedir. Kalenin dibi ile karşı mahalleler arasındaki bağlantıyı sağlar. Çünkü, kalenin önemini yitirmesinden sonra, yerleşim, kale eteklerine yayılmış ve bu arada karşı bölümde yeni mahalleler gelişmiştir.

Köprünün, Sultan II. Beyazıt zamanında yaptırıldığı ve 1484 yılında tamamlandığı sanılıyor.

Köprünün uzunluğu: 250 metre, genişliği ise, 7.5 metredir. Sarı kesme taştan yapılmıştır. Sivri kemerli ve 20 gözlüdür. Ancak, günümüzde ırmak birikintileri tarafından dolduğu için, sadece 16 gözü görülmektedir.

Amasya tanıtımı.

Gümüşhacıköy tanıtımı.

Samsun tanıtımı.