Konya Emirgazi

Konya Emirgazi

Hitit, Roma, tam bir tarihi hazinesi bölge, tarih sevenler buraya mutlaka giden, adım adım gezin, bir zamanlar burada bulunan Hitit kutsal alanından ele geçen sunak taşları, halen İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergileniyor.

ULAŞIM

Emirgazi, Konya arası uzaklık: 140 km. Emirgazi, Karapınar arası uzaklık: 38 km. Emirgazi, Ereğli arası uzaklık: 60 km.

TARİHİ

Bölgede Eski Kışla (Dikilitaş) ve Arısama (Belkaya) yörelerinde yapılan kazılarda eski çivi yazılı tabletler ele geçirilmiş olup bunlar Hitit döneminden kalmadır. Söylenenlere göre: Hititlerden kalma Eski Kışla üzerinde bulunan kale ve yeraltı şehrinde Romalılar ve Bizanslılar yaşamıştır.  Bu yerleşim merkezlerindeki ve Bağlıca köyündeki halk, 500 yıl kadar önce bir kısmı Arısama dağındaki kaleye, bir kısmı da günümüzdeki Emirgazi’nin kurulu olduğu yere yerleşmiştir. İlçe ismini 2 km güneydoğuda bulunan Emrullah Gazi türbesinden almıştır. Osmanlı Salnamelerinde Emirgazi ismi geçmez. Köy durumundaki yerleşim yeri, 1990 yılında ilçe olmuştur.

Konya Emirgazi

GENEL

İlçe Orta Anadolu bölgesinde, Ereğli ovası kenarında, Karacadağ volkanik dağ kütlesinin kuzeyindedir. İlçenin topraklarının büyük kısmı ovalık ve bozkır görünümündedir. İlçenin güneyinde Karacadağ yöresinde ormanlık alanlar vardır.

Ortalama rakımı 1085 metredir. İlçede geçim kaynağının büyük bölümü tarıma dayalıdır. 1980-1990 yılları arasında da nakliyecilik faaliyeti yoğun olarak yapılmıştır. Türkiye’de deprem riskinin en az olduğu bir bölgededir. İlçede karasal iklim hakimdir ve buna bağlı olarak yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer.

HALICILIK

Yörede halıcılık yaygındır. Atkısından çözgüsüne, her şeyi ile yünden dokunan halıcılık oldukça gelişmiştir. El dokuması halı ve kilimler meşhurdur. Kullanılan ipler kök boya ile boyanmaktadır.

EMİRGAZİ SUNAKLARI-STELLERİ

Emirgazi ilçesini tanımak için özellikle Hititleri ve bölgede bulunan Hitit yazıtlarını yani stelleri, Hitit sunaklarını bilmek gerekir. Çünkü, günümüzden binlerce yıl öncesi bölgenin durumunu bu sunaklar anlatmaktadır.

Emirgazi Stelleri olarak adlandırılan Hitit Stellerinin üzerindeki yazıtların çözümünde dikkati çeken husus: kullanılan yazı türünün Hitit öncesi dönemde Anadolu’da hüküm sürmüş olan Luvi alfabesine büyük benzerlik göstermesidir.

Konya Emirgazi Hitit Sunakları

Hitit Sunakları

Emirgazi bölgesinde beş sunak bulunmuştur. 1904 ile 1906 yılları arasında bu sunaklar, ikincil adreslerinden yani bulundukları yerden alarak kendi bildiklere yere taşıyan kişilerden alınmıştır.

Bunlar silindirik formdadır. 4 tanesi Luvi hiyeroglifleriyle yazılmıştır. Beşinci sunak ise, ikincil kullanım yerinde ağır hasar görmüştür, dikdörtgen prizması şeklindedir, üzerinde yine öncekilerle aynı yani benzer nitelikli bir yazı bulunmaktadır.

Bir diğer altıncı parça ise, 1953 yılında yine bölgede ikamet eden bir kişiden alınmış olup, bazalt bu parça dikdörtgen bir kaide veya sunağın bir köşesine aittir, iki yüzeyde de yazılıdır.

Sunakları adayan kişi: metinlerde adı geçen Kral IV Tudhaliya’dır ve MÖ 13’ncü yüzyılın ikinci yarısına tarihlenir. Bu parça halen Konya Arkeoloji Müzesindedir.

Konya Emirgazi Hitit Sunakları

Bu sunaklarda:

Sunaklar üzerindeki metinlerde:  

Karacadağ’dan “Balta dağı” olarak bahsedilir. Sarpa (Arısama-Kel dağ-Kötü dağ) dağından: “Kutsal dağ” olarak bahsedilir. Zaten tarihi kaynaklarda da Sarpa dağı, önemli bir dini merkez olarak belirtilir. Sarpa dağında: koruyucu tanrı Ala’nın kültü yani tapınma yeri vardır. Bu tapınağa sunulacak kurbanların sunumu için Emirgazi Stelleri yapılmıştır. Uda şehri (Emirgazi yakınlarında kurulmuş antik bir şehirdir): koruyucu tanrı Ala’ya sunu yapmakla görevlidir.

GEZİLECEK YERLER

Konya Emirgazi Emrullah Gazi Türbesi

EMRULLAH GAZİ TÜRBESİ

İlçeye ismini veren Emrullah Gazi’nin türbesi 2 km güneydoğudadır.

 

KÖTÜ DAĞ (ARISAMA DAĞI)

İlçe merkezinin 3 km kuzeydoğusundadır. Tam bir dağ denemez, daha çok bir tepe kadar büyüklükte küçük bir dağ denilebilir. Buraya “Sarpa dağı” ismi de verilmektedir. Hitit metinlerinde geçen Sarpa dağı, Arısama dağıdır.

Dağ halk arasında “Kötü dağ” olarak tanınıyor. (Halk arasında bu dağa neden kötü dağ denildiğini, niye böyle bir isim verildiğini öğrenemedim.)

Dağ: Arısama ismini, dağın doğusunda bulunan eski bir Roma şehri olan “Aristama” şehrinin isminden (günümüzde burada Belkaya kasabası bulunmaktadır) almıştır.

Hititler: Sarpa dağını dini hayatlarında tanrının kendisi gibi görmüşlerdir. Ayrıca, yine dini metinlerde: Sarpa dağına, düzenli bir şekilde sunu yapılacağından bahsedilmektedir. Yine, aşağıda söz edeceğim: “Emirgazi sunak ve stellerinde yazılan metinlerde: Sarpa dağına stel dikildiğinden ve bu stele kimsenin zarar vermemesi gerektiği” yazılıdır.

Belkaya (Aristama)

Aristama kelimesine, ilk kez, Tarihçi Batlamyus’un hazırladığı haritalarda rastlanılır. 1900’lü yıllarda bölgede araştırma yapan Ramsay: Arisama şehrini, Konya bölgesinde antik dönemdeki adını koruyan tek yerleşim yeri olarak nitelendirir.

Buranın bazı kaynaklarda Hitit yerleşkesi ve bazı kaynaklarda ise Roma yerleşkesi olduğu iddia edilmektedir.

Aristama şehri, Roma döneminde de “Hyde” (günümüzdeki Gölören) antik şehrine bağlıdır. Hyde ve Aristama şehirleri arasındaki mesafe 10 km civarındadır. Bu durumda: Arista şehri, Hyde şehrinin aşağısındaki ovalara hakim olmak için bir karakol olarak kullanıldığı anlaşılır.

Evet gelelim şehrin kökenine: “Aristama” kelimesinin kökeni “Hititcedir” ve buna istinaden şehrin Hitit şehri olduğu anlaşılır. (Hitit sözlüğünde “Ardistama” kelimesi “sunu/sunak” anlamına gelmektedir.)

Belkaya şehri, Hitit döneminde kurulmuş olsa da, daha sonra Roma döneminde de bir yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Hatta: bölgede bulunan Roma dönemine ait olan bazı tabletler de dini içeriklidir ve Aristama dağının Roma döneminde de kutsallığını koruduğu anlaşılır.

Belkaya köyü ile ilgili kayıtlara devam edelim. 1097 yılında bölgede yapılan Haçlı Savaşının ardından, Türkler buralara yerleşmeye başlarlar.

Osmanlı döneminde, Arisama’da 2 camiden söz edilir. Bunlar: Arisama köyü camisi ve Ahmet Efendi Camisidir. Bu camiler günümüzde yoktur. Günümüzde burada görülen cami 1910 yılında yapılmıştır.

Yine Osmanlı döneminde Arisama’da camilerden başka bir de köy odası varlığı kayıtlıdır. Arisama köy odası, Belkaya camisini yapan Niğde Fertekli Nafi Usta tarafından yapılmıştır. Arisama yani Belkaya’da günümüzde bulunan caminin de aynı dönemde yapıldığı tahmin ediliyor.

Köy odası, taş duvarlı toprak damlı bir yapıdır. Pencereleri dikdörtgen, kapısı ise oval kemerlidir. Yapıda, bir aralık ve bir oda bulunur. Oda içindeki ahşap dolaplar üzerinde bitki bezemeler süsleme olarak kullanılmıştır. Oda üzerindeki kitabede yapım tarihi olarak 1923 tarihi yazılıdır. Bu köy odası, 1992 yılında koruma kurulu tarafından koruma altına alınmıştır.

Belkaya Camisi

Belkaya köyünde bugün kullanılan iki camiden birisi olan Belkaya camisi: 1914-1926 yılları arasında yapılmıştır. Cami inşaatını Niğde Fertekli Nafi Usta yapmıştır. Cami beş bölümlü son cemaat yeri ve tek kubbeyle örtülü harimden meydana gelir. Caminin minaresi, 1987 yılında yapılmıştır.

Eskikışla-Kıçıkışla

Arisama dağının batı yamacındadır.

Emirgazi’nin kuzeyinde Kıçıkışla veya Eskikışla adı altında bulunan mahallenin önemi: 20’nci yüzyıl başlarında beş Hitit sunağının bulunduğu yer olmasından kaynaklanmaktadır.

Kral IV Tuthaliya’ya ait olan bu eserlerin Kıçıkışla mevkiinde bir çeşmenin yanında bulunduğunu Kıçıkışla’da oturan bir çiftçi anlatmıştır. Çiftçi: sunakların Arısama Dağı’nın tepesinden getirildiğini, çocukken duymuş. Sunakların üzerindeki kitabeler Sarpa Dağından bahsetmektedir. Sarpa dağı, büyük olasılıkla Arısama dağıdır.

Eskikışla’nın 1 km doğusunda Dikilitaş mevkii vardır.

Dikilitaş Mevkii

Dikilitaş mevkii, Arısama dağının 1.92 km batısında, 1075 metre rakımdadır. Düz bir yerleşim alanıdır. Burası muhtemelen İmparator IV Tuthalija döneminde bir sunak alanı olarak kullanılmıştır ve burada 4 adet sunak bulunmuştur. (Sunaklar günümüzde İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergileniyor.)

Dağın batı yamacında “Dikilitaş” mevkii denen yerde: bulunan steller yani yazıtlar ve sunakların üzerindeki açıklamalara göre: Arısama dağı: gerek Hititler ve gerekse onların öncesinde Luwiler tarafından “Kutsal Dağ” ve bir dini merkez olarak kabul edilmiştir.

Hatta: bu dağda, koruyucu tanrı Ala’nın bir tapınma merkezi bulunuyordu. Bu yüzden: dağa adak sunakları ve steller yapılmıştır. Bu yüzden: bu dağın arkeolojik açıdan ayrıntılı incelenmesi sonucu, sanırım günümüzden binlerce yıl öncesine ait kalıntılar ve kültürel izler bulunabilecektir.

Günümüzde: bu dağda: tarihi önemde bir kale, kaya oyması, kilise ve büyük bir yeraltı şehri bulunmaktadır. Her ne kadar bu kalıntılardan söz edilse de, bence en önemli ve görünür kalıntı kaledir.

Roma-Bizans Kalesi

Dağın tepesinde Bizans kalesi bulunuyor. Kale, Arsima dağının en yüksek tepesindedir. Yapının surları oldukça geniştir, kulelerle tahkim edilmiştir.

Kale: kuzey güney yönünde 120 metre, doğu-batı yönünde ise 90 metredir. Sur ve kulelerin farklı evrelerde yapıldığı göze çarpar. Günümüzde 10 metreyi bulan sağlam surlar görülebiliyor. Ayrıca kalenin kuzeyinde 30 metre uzunluğunda ve 2 metre genişliğinde bir sur parçası bulunuyor.

İlk yapılış dönemi, harçsız hafif işlenmiş taşlardan ve horasan harcı ile yapılmıştır. Kalenin güneş giriş kapısında, hac desenli bir blok kireçtaşı bulunuyor. Yamaçlar: kaleden düşen taşlarla kaplıdır, çıkış zordur ve tehlikelidir. Kalede su ihtiyacının karşılanması için kullanılan sarnıçlar, bugün de görülebilmektedir.

Genel olarak bugün görülen kale yapısı Bizans’tır ama tüm duvarların altındaki temeller farklı daha erken bir döneme aittir. Demir çağı veya Hitit olması muhtemeldir. Kalede yaşayan Romalılar ve yerli halk: Arap akınlarının başlaması sonucu güvenlik tehlikesi nedeniyle buradan ayrılarak Karacadağ bölgesine yerleşmiş ve orada yaşamaya başlamışlardır.

Evet bu kaleyi günümüzde gezmek isterseniz, dağın yakınına kadar araçla ve oradan 1 saatlik bir tırmanış yapmanız gerekiyor.

Uda-Uru şehri

Hitit arşivi dışındaki arşivlere göz atıldığında, Uragit’te bulunmuş bir yazıtta “Uda” şehri ismi geçmektedir. Ancak çivi yazılı metin, şehrin yeri hakkında ipucu sağlamaz. Eski Asur metinlerinde geçen Udum şehri, Hitit kayıtlarında geçen Uda ile aynı olabilir diye düşünülür.

II Mursili dönemine tarihlenen, babası I. Suppiluliuma’nın icraatlarının anlatıldığı çivi yazılı metinde, Uda şehrinin yeri hakkında ipucu sunulmaktadır. Buna göre Uda şehri, kralın beşkent Hattuşa’dan çıkarak kült gezileri düzenleyebileceği bir uzaklıktadır.

Koruyucu tanrı için gerçekleştirilen bir ritüeli anlatan çivi yazılı metinden anlaşıldığı kadarıyla Uda şehri bir Hitit Kralı (IV Tuthamia) tarafından Sarpa dağına kurbanlar sunmakla görevlendirilmiştir. Hitit Kralının Uda şehri halkını Sarpa dağına sunu yapmakla görevlendirmesi, Uda şehrinin Sarpa dağına yakın ve günlük yürüme mesafesinde olduğunu belgeler.

Yani: Uda şehrini, Emirgazi Altarlarına yaklaşık 500 metre mesafedeki Maltepe Höyük ile lokalize etmek mümkündür.

MALTEPE HÖYÜK

İlçenin yaklaşık 2 km kuzeyindedir.

Emirgazi’nin Kale mahallesinde cumanin 1.27 km kuzeyinde, 1108 metre rakımdadır. Höyüğün ölçüleri yaklaşık 210 x 170 metredir. Yüksekliği 4 metredir. Maltepe Höyüğü yakınlarında Arısama dağı vardır.

Bu dağın batısında Eskikışla mevkii ismi verilmiş ve Emirgazi sunakları da bu bölgede bulunmuştur. Maltepe Höyük ile Arısama dağı arasında yaklaşık 1-1.5 km lik bir mesafe vardır. Bu mesafe, yerleşim yeri ile onun kutsal dağı arasındaki birkaç saatlik mesafe olduğunu ifade eder. 

Ancak burada herhangi bir resmi arkeolojik araştırma yapılmadığından bazı varsayımları kanıtlamak mümkün değildir. Umarım en kısa zamanda resmi arkeolojik kazılar yapılır da bir kazanların bu en ünlü Roma kenti ortaya çıkarılır.

 Konya Beyşehir hakkındaki gezi yazım için  Beyşehir

Konya Güneysınır

Konya Güneysınır

Turizme oldukça önem veren bir ilçe, her ne kadar turistik yeri çok olsa da turizme önem vermeyen birçok yörenin yanında, Güneysınır Belediyesi gerçekten turizme, tarihi ve turistik yerlerinin tanıtımına önem veriyor, bence buralara yolunuz düşerse mutlaka yolunuzu Güneysınır ilçesine uzatın, buraları yaylaları gezin, görün, kuru üzüm alın, pekmez alın.

ULAŞIM

Güneysınır, Konya arası uzaklık: 75 km. Güneysınır, Bozkır arası uzaklık: 55 km. Güneysınır, Kazımkarabekir arası uzaklık: 22 km. Güneysınır, Karaman arası uzaklık: 45 km.

TARİHİ

İlçe merkezini oluşturan iki yerleşim yeri, Osmanlı döneminde Karasınır ve Elmasun köyleridir. Her iki köyle ilgili kayıtlar, 1584 yılı tahrir defterinde görülür. Her iki köy, Cumhuriyet döneminde önce Bozkır ilçesine, sonda 1955 yılında Çumra ilçesine bağlanmıştır.

İlçenin ismi Güneybağ kasabasındaki “Güney” ve Karasınır kasabasındaki “Sınır” kelimelerinden birleştirilerek “Güneysınır” olmuştur. 1990 yılında ise bölgede “Güneysınır” adıyla tek bir belediye kurulmasına kara verilmiştir.

 

GENEL

İlçe Toros dağlarının eteklerinde kurulmuştur. İlçenin yerleşimi: sıradağların bitiş noktası ile ovanın başlangıç noktası arasındaki bölgedir. Bu yüzden, ilçede dağ, orman, ova gibi her türlü doğal yapı bulunur. İlçenin rakımı ortalama 1100 metredir.

Tepelerde ormanlar ve yaylalarda ise geniş ovalar bulunur. İlçe ormanları: ardıç, meşe ve çam ağaçlarıyla kaplıdır. Ovalar ise bereketli tarım arazilerinden oluşur. İlçeye yağışlar kış aylarında kar olarak düşer. İlçenin en önemli gelir kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

NE YENİR

Güneysınır yöresinde Toros dağları yamaçlarındaki verimli bağlarda, yıllardır geleneksel usullerle kuru üzüm üretiliyor. Ekşi kara üzüm natürel kurutulmuş halde çerezlik kuru üzüm olarak değerlendiriliyor. Ürünün bir kısmı da pekmez yapılıyor. Evet buralara yolunuz düşerse, bence mutlaka kuru üzüm ve pekmez satın alın.

Konya Güneysınır Meslek Yüksek Okulu

GÜNEYSINIR MESLEK YÜKSEK OKULU

Konya Selçuk Üniversitesine bağlıdır. 1993-1994 eğitim öğretim döneminde “Harita Kadastro Programı” ile belediye tarafından tahsis edilen eski belediye binasında öğretime başlamıştır. 2002-2003 yılında ise şu anda kullanılan yeni binaya taşınmıştır.

GEZİLECEK YERLER

Konya Güneysınır Güdelesin Höyüğü

GÜDELESİN HÖYÜĞÜ-GAFUR HÜYÜĞÜ

İlçe merkezinin 2 km doğusundadır. Halk arasında Güdelesin diye de bilinir.

Boyutları: 200 x 150 metredir. Yüksekliği 20 metredir. Höyüğün kuzey eteklerinde kalkolitik malzeme, tepe kesiminde ise Helenistik-Roma dönemine tarihlenen çanak-çömlek bulunmuştur. Daha ayrıntılı arkeolojik araştırma yapılmadığından, başkaca bilgi ve belge yoktur.

Konya Güneysınır Aktürbe

 AK TÜRBE

İlçe merkezine bağlı ve 5 km uzaklıktaki Gürağaç Köyünde bulunmaktadır. Selçuklular döneminde inşa edilmiştir.

Peki türbe kime aittir? Söylenenlere göre, türbe: 13’ncü yüzyılda yapılmış bir Selçuklu yapısıdır. Türbede 3 sanduka bulunmaktadır, bunlar: baba, anne ve kız çocuğu mezarlarıdır. Bunlarla ilgili çeşitli rivayetler var.

Bu rivayetlerden bir tanesi: Ak türbede yatan merhum ile Avcıtepe sınırları içerisinde bulunan İllez Dede olarak tanınan merhumun ve Asar dağında yatan merhumun kardeş oldukları ve alim kişi oldukları yönündedir.

Diğer bir rivayet ise: türbede Hz Mevlana’nın yakınlarının ve hatta torunlarının mezarlarının bulunduğudur.

Türbe: altıgen plandadır. Mezar mahzeni ile iki katlıdır. Üstü: içten kubbe, dıştan üç boğumlu bir alem ile sonlanan konik külahla örtülmüştür. Türbenin kapısının üstünde kitabe bulunur. Kitabeye göre: türbe 1789 yılında yaptırılmıştır. Ancak bu yazıya rağmen türbede gerek kullanılan malzeme ve gerekse mimari tipi, türbenin daha önceki tarihlerde yapıldığını düşündürmektedir. Türbenin içinde bulunduğu alandaki mezarlıkta, 15’nci yüzyıla ait mezar taşları dikkat çeker.

Konya Güneysınır Bozkır Alay Sancağı

BOZKIR ALAY SANCAĞI

Konya Mevlana Müzesindedir.

1896 yılına tarihlenen sancak, kırmızı Atlas kumaştan yapılmıştır. Üç kenarı sırma hurçla çevrilidir. Sancağın dört köşesinde: sim sırmalı hilal-yıldız motifi, ortasında Sultan II Abdülhamit’in tuğrası ve Osmanlı devletinin arması bulunur. Sağ tarafında “Konya Vilayeti Bozkır Kasabası Belvirannahiyesindeki Ak Türbe Vakıftır” yazılıdır. Yani, Ak Türbeye, buraya aittir. Öte yandan: Bozkır Alay Sancağı yazılı olduğu için, Bozkır ilçesine de ait olduğu düşünülür.

Konya Güneysınır Avcı tepe camii

AVCITEPE CAMİİ

İlçe merkezine bağlı Avcıtepe Mahallesindedir.

Cami, 1807 yılında yapılmıştır. Bölgedeki en eski camilerden birisidir. Cami yıllar içinde çeşitli tamiratlar görmüş, ancak bu tamiratlarda gerekli özen gösterilmediğinden orijinal halinden uzaklaşmıştır.

Cami: ilk yapıldığında, duvarlarında yığma taş kullanılmış, minaresi ise tamamen ahşaptan yapılmıştır. Ayrıca tavanı da tamamen ahşaptır. Duvarın iç kısımlarında farklı desenlerdeki süslemeler vardır. Süslemelerin birçoğunda kök boya kullanılmıştır. Cami geniş bir alanı kaplamasına rağmen, içinde sütun kullanılmamıştır.

1984 yılında yapılan onarım çalışmalarında, binanın içerisinden çıkan ve tamamen ahşap olan minare yıkılmıştır. Yerine batı kısmında betondan, tek şerefeli yeni bir minare yapılmıştır. Günümüzde caminin tarihi özelliklerinin korunması için Anıtlar Kuruluna bildiri yapılmıştır.

Konya Güneysınır Anıt Ardıç Ağacı

ANIT ARDIÇ AĞACI

Bardas mahallesindedir.

Ardıç ağacı, 1995 yılında Kültür Tabiat Varlıkları koruma kurulu tarafından tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Ağacın gövde çevresi 10.90 metredir. (çevresinde 13 kişi, kollarını açarak dolaşabiliyor.) Taç çevresi 52 metre olan ağacın boyu 13 metredir. Ağacın yaşının 1000 civarında olduğu düşünülüyor. Yakın zaman önce, anıt ağacın çevresinde çevre düzenlemesi yapılmış olup, ziyaretçilerin ulu ağacın gölgesinde dinlenmelerine imkan verilmektedir.

Konya Güneysınır Güvercinlik Mağarası

GÜVERCİNLİK MAĞARASI

Güneybağ Mahallesindedir.

Mağaranın girişi deniz seviyesinden 1090 metre yüksekliktedir. Dikey mağara türüdür ve 130 metre derinliğindedir. 130 metre inildikten sonra: salon kısmına ulaşılır. Salon kısmı 347 metre uzunluktadır. Bu ölçüsü ile, salon kısmı Avrupa ve Türkiye’de dikey mağaralarda bulunan en geniş salon olarak tanınır. Salon kısmının yüksekliği 30 metredir. Oluşum açısından oldukça zengindir. Mağarada: perde oluşumları, bayrak sarkıtlar, duvar sarkıtları, mağara sütleri gibi hemen hemen her cins oluşuma rastlanır. Mağara iniş nedeniyle sadece profesyonel mağaracılar tarafından gezilebilmektedir.

Konya Güneysınır Akkışla Yaylası

AKKIŞLA YAYLASI

İlçe merkezine bağlı Güneybağ Mahallesine 3 km uzaklıktadır.

15 hektar büyüklüğündeki burası piknik ve mesire yeri olarak düzenlenmiştir. Bungalov kiralık evler, çeşmeler, tuvaletler, piknik alanları, spor sahaları vardır. Kamp ta yapılabilmektedir. Oldukça güzel bir yer, mutlaka gitmenizi görmenizi öneririm.

Özellikle boş bulursanız bungalov evlerde kalınız. Evler tamamen doğa ile baş başa kalmak için uygun ortamlar olarak yapılmıştır, içlerinde ocak, soba, fırın ve oturma yerleri bulunmaktadır.

Konya Halkapınar hakkındaki gezi yazım için  Halkapınar

Konya Çeltik

Konya Çeltik

Çeltik, Konya arası uzaklık: 220 km. Çeltik, Yunak arası uzaklık: 30 km. Çeltik, Sivrihisar arası uzaklık: 57 km.

TARİHİ

Yerleşim yeri, ilk olarak, bugünkü yerleşimin yakınlarındaki “İbonun kuyusu” denen yerde kurulmuştur. İsmi Akçaşehir’dir ve 1902 yılında ilçe olmuştur. Akçaşehir, bugünkü Çeltik ilçe merkezinin 5 km kuzeyinde “İbonun Kuyusu” denen yaylalarda bir Bizans şehrinin üzerine kurulmuştur.

Ancak bataklık bir bölgede olması ve sivrisinek yoğunluğu nedeniyle, daha sonra ilçe olmaktan çıkarılmıştır. İlçe statüsü 1912 yılında Hatırlı’ya ve oradan da Cihanbeyli’ye verilmiştir. 1958 yılına kadar köy olarak kalan Çeltik, 1968 yılında kasaba ve 1990 yılında ilçe olur.

Burada bataklıktan söz ettim, gerçekten eskiden burada “pirinç” ekimi yapılırmış ve o yüzden buraya “Çeltik” ismi verilmiştir. Ancak sivrisinek yoğun olması nedeniyle günümüzde pirinç ekimi yapılmamaktadır.

Konya Çeltik

GENEL

İl merkezi Konya’nın kuzey batısındadır. İç Batı Anadolu’da kurulmuştur.  Ortalama rakım 852 metredir. Karasal iklim hakimdir. Buna göre yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlı geçer. İlçe merkezinde genellikle kavak ve söğüt ağaçları bulunur.

İlçe merkezi dışında kalan yerler ise tarım arazisidir. Ormanlık alan yoktur. Çeltik ilçesinin en büyük özelliği nüfusunun bir kısmının (yüzde 5) Avrupa ülkelerinde gurbetçi olarak bulunmalarıdır. Bu gurbetçilerin ilçeye yatırımları oldukça fazladır.

Konya Çeltik

GEZİLECEK YERLER

Konya Çeltik Merkez Camisi-Huriye Hatun Camii

MERKEZ CAMİSİ-HURİYE HATUN CAMİSİ

(Cami ile ilgili tanıtım yazısına başlamadan önce özellikle belirtmek isterim ki, Çeltik yöresinde bulunan cami hakkında, inanın hiçbir kaynak, bilgi ve belge bulamadım, hani tanıtım gibi bir husus var ya, tanıtım yok, bu şekilde gezince de zaten bir şey anlaşılmıyor.)

Cami: 1815 yılında yaptırılmıştır. Ancak banisi bilinmemektedir. Aslında, kapı üstünde kitabe bulunduğu bildiriliyor ama kitabede ne yazılı olduğu belli değil. Aslında kitabesi var deniyor ama kitabede nelerin yazdığı belli değil.

Caminin tasarım ve işçilik bakımından oldukça dikkat çekici olduğu söyleniyor ama hangi bölümlerinin, hangi özelliklerinin dikkat çekici olduğu yazılmamış, gördüğünüzde de bu yüzden bir şey anlamayacaksınız.

Düzgün bir taş işçiliğine sahiptir. Kubbeleri kurşun kaplıdır. Çok kubbeli bir harim yerinden meydana oluşmuştur. Minare: kuzeybatı köşesindedir. Cami, 1484, 1814 ve 1948 yıllarında tamirat geçirmiştir. Halen ibadete açıktır.

Konya Çeltik Beşgöz Mevkii

BEŞGÖZ MEVKİİ

İlçenin Gökpınar kasabasından doğan ve Kaşören, Torunlar köylerinden geçtikten sonra Beşgöz Mevkiine inen ırmak Beşgöz Mevkiinde çoğalarak Sivrihisar yönünde akıyor. Irmağın genişliği 6-8 metreye, derinliği ise yer yer 3-4 metreye ulaşıyor. Beşgöz mevkii doğal kaynak suyunun çıktığı yer, mesire yeri olarak kullanılmaktadır.

 Konya Derbent hakkındaki gezi yazım için  Derbent