İsviçre Genel

İsviçre Genel

Farklı bir ülkeye gitmeden önce, tarihi ve doğal güzellikleri araştırılır. Ancak, İsviçre’ye gitmeden önce, bence, sizler, çikolata çeşitlerini araştırmalısınız.

Gerçekten, bu ülkede, çikolata bir sanat, bir kültür.

Ülke, kendi tanıtım rehberlerinde “doğal kaynakların eksikliğini, saatçilik ve diğer el sanatlarının gelişimiyle kapatmıştır” şeklinde güzel bir yazı var.

Bu yazı, ülkenin tanıtımı açısından, kısa bir özet.

İsviçre

Bağımsız bir cumhuriyet olarak yönetiliyor. Başkenti: Bern. Bunun dışında, ülkenin önde gelen şehirleri: Zürih, Basel, Cenevre ve Lozan. Ülkenin en büyük kenti ise: Zürih. Burası, aynı zamanda uluslar arası bankacılık sektörünün merkezidir. Ülkenin en önemli havaalanları: Zürih ve Cenevre şehirlerinde bulunmaktadır.

İsviçre Genel

Ülkenin doğal yapısı değerlendirildiğinde: kuzeybatıda Jura dağları, güney ve doğuda ise Alplerin bulunduğu görülüyor. Alpler ve Jura dağları arasında ise, geniş  yaylalar var. Ayrıca: ülkede, çok sayıda büyük göl bulunuyor. Göllerin en büyüğü, bir kısmı Fransa sınırlarında bulunan “Cenevre” gölüdür.

İsviçre: bankacılık ve finans sektöründe, dünyanın önde gelen ülkelerinden birisidir. Ayrıca, yıllardır, siyasi ve askeri tarafsızlık geleneğini sürdürmektedir. Bunun sonucunda ise, birçok uluslar arası örgüt, bu ülkede yerleşmiştir.

İsviçre Genel

Ekonomik yönden değerlendirildiğinde: ülkede refah seviyesinin gayet yüksek olduğu söylenebilir. Ülke: peyniri, sütü ve çikolatası ile tanınmıştır. En güzel peynir: güneybatıda, Gruyeres bölgesinde üretilir. Bunun dışında: saat sektörü, el yapımı saatler, bu ülkenin dünya üzerinde tanınmasına neden olmuştur. Bir de, tabii ordu çakısı tabir edilen ve bünyesinde birçok değişik obje barındıran çakılar var.

İsviçre Genel

ÜLKENİN İSMİ

Almanca: die Schweiz, Fransızca: Suisse, İtalyanca: Svizzera, Romanşca: Svizra. Ülkenin resmi adı: Latince olan “Confoederatio Helvetica” dır. Yani: Helvetler Konfederasyonu anlamına gelmektedir.

İsviçre Genel

YÖNETİM BİÇİMİ

Ülke, 1848 yılından bu yana, konfederasyon olarak yönetiliyor. Günümüzde, ülke 26 kantondan oluşan, federal bir devlet statüsündedir. Kantonlar, iç işlerinde serbest ama Federal Parlamento’da birleşiktirler.

Her kantonun, ayrı bir Parlamentosu ve Kanton hükümeti vardır. Federal hükümet ise, 7 bakandan oluşmaktadır. Bu 7 bakan, Federal Parlamentodaki milletvekillerinden seçilir.

Yerel ve ulusal düzeyde yeni yasalar oluşturmak, yasaları değiştirmek istenildiğinde: çoğunluğun inisiyatifine veya referanduma başvuruluyor. Buna dayanarak, ülkede, karar verme mekanizması yavaş işlemektedir.

İsviçre Genel

EKONOMİ

Ülke; kişi başı gayri safi yurtiçi hasıla bakımından: büyük Avrupa ekonomilerinin çoğunun önünde gelmektedir.

Ancak: Avrupa’nın en refah ülkesi olan İsviçre, 1990’lı yılların başında, ağır bir büyüye dönemine girmiştir ve ekonomik verileri gerilemiştir.

Avrupa Birliğine üye olmak, İsviçre hükümetinin uzun dönemli planları arasında yer alsa  da, halk buna karşı çıkmaktadır. 2001 yılında yapılan referandum da, bu durum ortaya çıkmıştır.

Avrupa Birliğine üye olmasa da, serbest dolaşım antlaşmasını imzalamışlardır.

Ama özellikle, 2010 yılı başlarında, İsviçre ülkesinin,  tarihi süreç içinde, ekonomisinin en büyük desteğini sağlayan bankacılık sektöründe büyük sıkıntılar yaşanmıştır.

Şöyle ki: bilgisayar hackerları, İsviçre ülkesindeki bankalarda, gizli hesabı bulunan, 1500 Alman vatandaşının bilgilerini çalmış ve bu bilgileri satmak üzere, Alman Maliye Bakanlığı ile anlaşma teklif etmişlerdir.

Alman Maliye Bakanlığı, kendi ülke vatandaşlarının gizli hesaplarına ulaşmak açısından, buna olumlu bakmaktadır ve sonucu kesin bilmiyorum ama büyük olasılıkla kabul edileceğini duydum. Tabii bunları niye anlatıyorum?

Konumuz İsviçre ve bu ülkenin en büyük ekonomik girdisi ve getirisi, ülkede bulunan yüzlerce bankada bulunan, dünyanın çeşitli ülkelerindeki insanların “gizli banka hesapları” ve “paraları”.

Yani: bu hesapların hackerlar tarafından ele geçirilmesi, bundan böyle, bu tür insanların, bu tür paralarını bu ülkedeki bankalarda barındırmaları yönünden, olumsuz gelişmeler olacağı, yani açıkçası paraların bu bankalardan çekileceği kesin. Bunun sonucunda, İsviçre ekonomisi elbette, çok olumsuz yönde etkilenecektir.

Bu arada, İsviçre denilince bir şey daha akla geliyor. Ülkede, Avrupa’nın ve dünyanın en büyük, 2 ilaç şirketi bulunuyor. Bunlar; Basel

HAVA ALANLARI

Ülkenin, 3 büyük, uluslar arası havaalanı bulunuyor. Bunlar: Zürih şehrinde Kloten, Cenevre şehrinde Cointrin ve Basel şehrinde Mulhouse havaalanlarıdır. Bern ve Lugano havaalanları, daha küçüktür. Ama, buradan da, ülkeler arası uçuşlar yapılıyor.

Ulusal havayolu şirketi “Swiss”: bu havaalanları arasında, çok sayıda sefer düzenlemektedir. Uçuşlarla uyumlu, tren seferleri de bulabilirsiniz.

Zürih-Kloten Havaalanı: Havaalanından, Zürih şehir merkezine: saatte 4-5 kez tren gidiyor. Yoğun dönemlerde ise, her 10 dakikada bir tren var. Yolculuk, yaklaşık 10 dakika sürüyor.

Cenevre-Cointrin Havaalanı: Havaalanından, şehir merkezinde bulunan Gare Cornavin Tren İstasyonuna, saatte 6 sefer yapılıyor. Lozan şehrine ise, saatte 4-5 tren seferi planlanmış.

Basel-Mulhouse Havaalanı: Havaalanından şehir merkezine, yoğun sezonlarda, saatte 3-4 kez, tren seferi  düzenleniyor. Ayrıca, otobüs seferleri de var.

İsviçre Genel ülkeye ulaşım

ÜLKEYE ULAŞIM

Türkiye’den İsviçre’ye ulaşım: İstanbul ve İzmir şehirleri üzerinden, doğrudan uçuşlarla sağlanıyor. Cenevre şehrine, İstanbul’dan direkt uçuş var.

İstanbul-Cenevre arası havayolu uçuş süresi, yaklaşık 2 saat.

İsviçre Genel Para

PARA

İsviçre ülkesinde “İsviçre Frangı” kullanılıyor. F, Fr veya FS olarak kısaltılıyor.

1 Frank= 100 senttir. Sent kısaltmaları olarak: Rp, ct.

Bozuk paralar: 5, 10, 20, 50 ct ve 1,2,5 FS.

Banknotlar: 10, 20, 50, 100, 200 ve 1000 FS.

Kredi kartları: özellikle uzak bölgelerde ve köylerdeki küçük işyerlerinde, kredi kartlarını sevmiyorlar. Ama, büyük mağazaların çoğunda kredi kartları geçerlidir.

Diğer para birimleri açısından değerlendirmek gerekirse: 1 İsviçre frangı = 8,34 TL. yine 1 İsviçre frangı= 0.95 Amerikan doları, 1 İsviçre frangı= 0.75 euro.

Yani: 100 Euro bozdurduğunuzda (ülkede belli-başlı yerlerde, rahatlıkla Euro geçmektedir)= 133 İsviçre frangı alırsınız.

 

HARİTALAR

Çeşitli yol ve şehir haritaları: gazete büfeleri, kitapevleri ve kırtasiyelerden satın alabilirsiniz. Bunların yanında: Turizm büroları, banka şubeleri ve araba kiralama acentalarında da, harita bulunuyor.

İsviçre Genel İklim

İKLİM

Ülkenin büyük bölümünde, karasal iklim görülüyor. Buralarda: kışlar soğuk ve karlı, yazlar sıcak geçiyor. Yazın, bazen fırtına görülüyor. İlkbaharda ise, hava genellikle serin ve değişken, sonbaharda ise, ılık ve sakindir.

Sıcaklık, bazen birkaç saat içinde ve yüksekliğe bağlı olarak hızla değişmektedir. Örneğin: kuzey bölgelerinde, bardaktan boşanırcasına yağmur yağarken, Ticino ve Engadin bölgelerinde ise, hava pırıl pırıl görülebiliyor.

Yani: Ticino dışındaki bölgelerde, kışlar soğuk geçiyor. Batıdan doğuya doğru ilerlendiğinde, kar yağışları artıyor. Dağlık bölgelerde, buzul iklimi görülürken, en güneydeki Ticino bölgesinde, yukarıda da söz ettiğim gibi, Akdeniz iklimi hakimdir.

GİYSİ

Ülkede, hava koşulları, sık ve aniden değişir. Bu durumu göz önüne alarak, her koşula hazır olarak gitmenizi yani yanınıza uygun kıyafetler almanızı öneririm.

Yaz aylarında bu ülkeye giderseniz, yanınızda: ceket ve kazak gibi kalın giysiler ve ilaveten yağmurluk ve şemsiye almanız şart. Kış aylarında gidecekseniz: mutlaka bir palto almalısınız. Özellikle, dağ bölgelerine kış aylarında gidecekseniz, kalın giysiler yanında, su geçirmez kar botları bulundurmalısınız.

DİL

Ülkede, Almanca, Fransızca, İtalyanca ve Romanş dili olmak üzere, dört dil konuşuluyor. Ülke nüfusunun üçte ikisi tarafından, özellikle ülkenin kuzey ve orta bölgelerinde, İsviçre Almancası konuşuluyor.

Fransızca ise, ülkenin daha çok batısında konuşuluyor. Ama, ülkede, hemen hemen herkes tarafından anlaşılıyor. İtalyanca ise, yalnızca, güneydeki Ticino kantonunda konuşuluyor. Bunları, rakamlarla ifade etmek gerekirse: % 70 Almanca, % 19 Fransızca, % 9 İtalyanca konuşmaktadır.

Evet, şaşırdınız elbette. Bu kadar farklı dillerin bir arada konuşulmasına. Ama, tek bir gerçek var ki, İsviçreliler, dil öğrenme konusunda son derece yetenekliler. Her kes, genellikle iki ve hatta üç dil konuşabiliyor.

Çoğu, size yardımcı olabilecek ölçüde, İngilizce biliyorlar. Bu da işin güzel yönü. Özellikle, okullarında eğitim görürken, kendi dillerinin yanında, ülkede konuşulan bir başka dili de öğrenmeleri zorunlu, yani, her İsviçre ülkesi vatandaşı, en az iki dil biliyor.

Ülkenin federal meclisinde, dört dilden simültane tercüme yapılıyor.

DİN

Ülkede, yaşayan insanların yarısı Katolik ve diğer yarısı ise Protestan’dır. Ama, ülke çapında, resmi bir din bulunmamaktadır. Bunların dışında: % 4 civarında Müslüman ve % 2 civarında Ortodoks bulunuyor.

İsviçre Genel Toplu Ulaşım

TOPLU ULAŞIM

TREN

Ülkede, İsviçre Federal Demiryolları (CFF, SBB, FFS) yanında, daha küçük özel demiryolu şirketleri var. Bunların hepsi de: hızlı, temiz ve konforlu servis sunuyorlar. Ancak, kar yağışı olduğunda, bazen tarifelerde, gecikmeler yaşanıyor. Yoksa, bunun dışında, yani özel durumlar dışında, muhteşem dakikler.

Büyük şehirler arasında, her saat başı trenler çalışıyor. Kalkış ve varış saatleri, her istasyonda asılıdır. Listede yer alan aktarmalar, güncel ve dakiktir. Tren biletlerini: gişeler, otomatik bilet makinaları ya da kondoktörden satın alabiliyorsunuz.

Sonuç olarak: demiryolu ulaşımı, bu ülkede muhteşem. Öyle ki, bir yere gitmek istediğinizde, trenden indiğinizde ihtiyacınız olan toplu ulaşım aracının biletini bile, tren biletiyle birlikte satın alabiliyorsunuz. Trenler ise, sarsıntısız, rahat ve tren içinde yapmak istediğiniz her şeyi bulabileceğiniz şekilde olanaklar sağlanmıştır.

ŞEHİRLERARASI OTOBÜS

Trenlerin gidemediği her yere, sarı renkli, otobüsler gidiyor. Bu otobüsler, dağ yollarını geçerek, en ücra köylere kadar gidiyorlar. Şoförler, her türlü hava şartlarında ve her türlü yol koşullarında yolculuk yapabilecek şekilde eğitimliler.

ŞEHİR İÇİ OTOBÜS VE TRAMVAY

Ülkede, şehir içi, toplu ulaşım sistemi çok gelişmiştir. Biletler: duraklardaki makineler ve otobüs şoförlerinden satın alınabilmektedir. Biletinizi yolculuk boyunca saklamanızı öneriyorum, çünkü sık sık kontrol yapılıyor. Merkezi otobüs durakları ve gazete bürolarından 10’luk bilet veya 24 saat geçerli paso satın alabilirsiniz.

TAKSİ

Ülkede, yoldan taksi çevirebilirsiniz. Fakat, yağışlı günlerde taksi duraklarına gitmeniz veya telefonla  taksi çağırtmanızı öneririm. Taksi ücretleri, genellikle yüksek. Taksimetre sistemi uygulanıyor. Taksimetler, genellikle 10 Euro ile açılıyor. İlave bagaj için, ilave ücret istiyorlar. Bahşiş, genellikle ücrete tabidir.

İsviçre Genel İnsanlar

İNSANLAR

İsviçre, nüfus yoğunluğu açısından, km. kareye 180 kişi düşen, küçük bir ülkedir. Halk: birçok farklı din ve ırk insanlardan oluşmaktadır.

Ülkede yaşayan yabancılar değerlendirildiğinde: bunlar, ülke genel nüfusunun% 22’sini oluşturmaktadır. Yani, bu ülkede, sokakta göreceğiniz 5 kişiden, 1 kişisi yabancıdır. Yabancıların oranı, yerlerine göre farklılık gösteriyor. Örneğin: bu oranlar, Cenevre: % 35, Ticino: % 26, Zürih: % 20, Uri: % 8.

Ülkede, yaklaşık 100 bin civarında, Türk yaşamaktadır.

ARABA KİRALAMA

Ülkede, araba kiralamak için, 25 yaşın üstünde olmanız gerekiyor. Ayrıca, en az bir yıllık ehliyetiniz bulunmalı. Araba kiralama yerleri ise, genellikle tren istasyonlarıdır. Kredi kartı kullananlardan, ayrıca depozito alınmıyor.

Araba kullanma konusunda, bu ülkede, muhteşem cezalar var. Aşırı sürat nedeniyle, bu ülkede, bir şahsa, 290.000 İsviçre Frangı (202.000 Euro) para cezası verildiğini duydum. Bu ceza, şehir içinde, 100 km. hızla giden bir araç sürücüsüne kesilmiş.

GENEL TUVALETLER

Ülkede, genel tuvaletler kolaylıkla bulunur ve son derece temizdir. Kadınlar tuvaleti isimleri: mesdames, damen, frauen, signoreldonne. Erkekler tuvaleti isimleri: messieurs, herren, manner, signori, uomini.

EĞLENCE HAYATI

Ülkede, çeşitli müzik ve eğlencelerin sunulduğu gece kulüpleri: yalnızca büyük şehirlerde bulunmaktadır.

Festivaller sırasında ya da pazaryerlerinde: ağır ve kasvetli bir müzik sesi duyabilirsiniz. Bu ses: büyük boyutlu ve üflemeli bir çalgı olan Alp borusunun sesidir.

Bu müzik aletine: Almanca konuşulan bölgelerdeki restoranlarda, festivallerde ve kutlamalarda söylenen, Alman halk türkülerinde sıklıkla rastlanmaktadır.

Ülkedeki en ünlü müzik festivali: Ağustos ayında “Luzern” şehrinde düzenlenmektedir.

Tiyatro: ülke çapında büyük ilgi görür. Yerel topluluklar, son derece başarılıdır.

İsviçre Cenevre

İsviçre Cenevre

 

İsviçre ülkesinde, Zürih şehrinden sonra en kalabalık 2’nci şehirdir. Fransızca konuşulan İsviçre bölgesi olan “Suisse Romande” bölgesinin en büyük şehridir. Şehirlilerin büyük çoğunluğu Fransızca konuşur, tüm bilgiler ve işaretler Fransızcadır.

Şehir: yakınlarındaki Alpin tepeleriyle Jura’nın engebeli arazisi arasında gömülü Rhone’un Cenevre gölünden ayrıldığı koyda, Cenevre gölünün kıyısındadır.

Virgül şeklinde, Avrupa’nın bu en büyük gölünün kıyısında, Cenevre ile birlikte Evian ve Thonon şehirleri de vardır.

Şehrin rakımı 375 metredir. İsviçre’nin önemli bir koridoru olan Alpler ve Jura dağları ve İtalya’ya giden Alp geçer yolların ve Saone-Rhone ekseni boyunca Akdeniz’e giden yolların odak noktasıdır.

Şehrin bir yarısı İsviçre ve diğer yarısı Fransa’dadır ve Fransa kısmı, İsviçre kısmına göre yarı yarıya daha ucuzdur. İsviçre kısmı, dünya üzerinde en pahalı şehirler sıralamasında ilk 10 şehir arasına girer.

Şehir 1920 yılında Amerikan Başkanı Wilson tarafından, Birleşmiş Milletler Cemiyetinin merkezi seçilmiştir. Günümüzde: Birleşmiş Milletler Örgütünün Avrupa kolu ve Kızıl Haç merkezi olması nedeniyle buraya “Barışın Merkezi” denir.

Nestle çikolataları ilk olarak burada üretilmiştir. Francois Cailer tarafından kurulan fabrika, Cenevre şehrindedir.

TARİHİ

Şehrin ilk kurulduğu yer: gölün çıkışına hakim olan ve kolayca savunulan bir tepeydi. Buradaki yerleşimin: Paleolitik dönemde başladığı ve Neolitik çağda geliştiği bilinmektedir. Şehrin orijinal adı: Celtic öncesi Ligurya halklarına dayanır. MÖ 500 yıllarında, şehir, Allobrog Keltlerinin güçlenmiş bir yerleşimiydi.

Ardından MÖ 58 yılında, Roma imparatoru Julius Caesar ve ordusu, Galya bölgesine doğru ilerlerken, burada Rhone nehri üzerindeki bir köprü yıkılmış ve böylece ilerleyiş engellenmiştir. Yani, şehir çok stratejik bir bölgededir.

MS 379 yılında Cenevre Roma imparatorluğu içinde ve bir piskoposun oturduğu yer olarak biliniyor. Ardından, Alman istilaları ve sonrasında MS 443-534 yılları arasında Burgonya krallığının başkentidir.

888-1032 yılları arasında bir süre Lorraine ve daha sonra yine Burgonya egemenliği görülür. Erken feodal dönemde, şehir Cenevizlilere ait toprakların merkezini oluşturuyordu.

15’nci yüzyılda Savoy hanedanı, devlet başkanlığı statüsüne yükseldi ve piskoposların pahasına, Cenevre’de egemenliği savunmak için büyük çaba harcadı. Çünkü Savoy dükleri: hırslı ve başarılı hükümdarlardı. 1449-1522 yılları arasında, Savoy dükünün aile üyeleri, Cenevre şehrinin piskoposu olarak atandı.

1533 yılında piskopos, şehirden kaçtı ve Cenevreliler, kendilerini bir devlet olarak ilan ettiler. 1536 yılında Cenevreliler, Bern şehri birliklerine ihtiyaç duydukları için, Protestan Bern ile din meselesinde yakınlaşmayı kabul ettiler.

Çünkü: Fransızca konuşan Roma Katolikleri, kendilerini: Almanca konuşan Bernlilere daha yakın hissettiler. Ancak birçoğu: Martin Luther ve Huldrych Zwignli’nin teorilerine yabancıydılar. Bu durum: 1536 yılında şehre gelen John Calvin tarafından çözüldü, halkı Reform edilmiş dinle barıştırdı.

Geleneksel kurumları, yeni amaçlar doğrultusunda uyarlayarak Cenevre’nin özerk bir devlet olmasını sağladı. Başarısını, kısmen Protestan Bern birliklerinin varlığına borçluydu. Böylece: şehri, Katolik Savoyards’ın müdahalesi olmadan yeniden organize edebildi.

Calvin

Fransa’da yapılan zulümden kaçan Protestanların şehre gelmesini sağladı ve bu göçmenler şehre: yeni esnaf, endüstri ve servet getirdi. Cenevre: endüstriyel, finansal ve ticari bir metropol oldu. Calvin Akademileri ve seminerler, Avrupa’nın dört bir yanından gelen akademisyenleri cezbetti. Cenevre büyüdükçe ve zenginleştikçe: dini fanatizm öldü.

11-12 Aralık 1602 gecesi, Katolik Savoy Dükü: sürpriz bir saldırıyla Cenevre şehrini yeniden ele geçirmeye çalıştılar, kısa bir çatışma oldu ve şehir halkının müthiş savunması nedeniyle girişim başarısız kaldı.

Escalade yani sur kuşatması olarak bilinen bu olay, her yıl Cenevre’de günümüzde de törenlerle anılmaktadır. Bu törenlerde şehir halkı ellerinde meşalelerle yürüyüş yapar ve maskeli balolar düzenlerler.

18’nci yüzyılda şehir refahın zirvesindeydi. Maddi zenginlikler bir sürü kültür ve sanatsal yaratıcılık yarattı. Rousseau’nun doğuş yeri ve Voltaire’nin kutsal alanı olan Cenevre, Avrupa’nın aydınlanma dönemi seçkinlerini buraya çekti ve siyaset biliminin gelişmesine katkı sağladı. 1813 yılında Cenevre, İsviçre Konfederasyonunun bir kantonu oldu.

1861 yılında modern Cenevre’nin kurucusu olan Kanton demiryolları hatları açıldı, Cenevre bankası kuruldu ve her şeyden önce kentin dış surları yıkılarak yaygın kentsel genişleme imkanı sağlandı.

1864 yılında savaş esirlerinin korunması için Kızıl Haç kuruldu ve Cenevre sözleşmesi imzalandı.

1919 yılında ise Milletler Cemiyeti, şehirde kuruldu.

2’nci Dünya Savaşı sonrası dönemde: Cenevre, uluslar arası örgütler ve şirketler şehrin merkezinde kurulunca sürekli ekonomik büyüme yaşandı.

Ancak 1980 ve 90’ların başlarında, bazı uluslar arası örgütlerin gerilemesiyle birlikte, şehir durgunlaşmaya başladı ve 1990’ların büyük bölümünde, şehir ekonomisi İsviçre’nin geri kalan bölgelerinin gerisinde kaldı ve bugün de, işsizlik oranı, ülke içinde en yüksek olan yerdir. 1990’ların sonlarında ekonomi düzelmeye başladı.

İKLİM

Cenevre iklimi ılımandır. Kışlar serindir ve gece don görülür. Yazlarında ise hoş bir sıcaklık vardır. Yağış yeterlidir ve nispeten yıl boyuna yayılmaktadır. Sonbahar nemli geçer. Yaz aylarında birçok kişi, Leman gölünde yüzmenin keyfini yaşar.

Ben burada bulunduğum Şubat ayında, hava pek fazla soğuk değildi ve yağış yoktu, ama Şubat ayında gölde yüzen kişileri gördüğümde şaşırdım.

PARA

Cenevre şehrinde, İsviçre’nin diğer şehirlerinde olduğu gibi İsviçre Frangı kullanılıyor. Ancak Euro da kabul ediyorlar. Fakat: Euro gerçekte franktan % 10 kadar daha az değerde olmasına rağmen, çoğu yerde frank ve Euro’yu bire bir kabul ediyorlar. Euro verirseniz, para üstünü frank olarak veriyorlar. Yani: burada alışveriş yaparsanız, bence kredi kartı kullanın.

CENEVRE FESTİVALİ-FETES DE GENEVE

Şehirdeki festival, 1 Ağustos günü olan “Ulusal Bayram” ve 8 Ağustos günü olan “Konfederasyona katılım günü” etkinlikleri birleştirilerek kutlanıyor. Özellikle 7 Ağustos gecesi yapılan havai fişek gösterilerinin, gerçekten muhteşem olduğu söyleniyor.

Yaklaşık 1 saat süren bu gösterilerin Avustralya Sydney şehrindeki yılbaşı kutlamaları kadar gösterişli olduğu ve müzik eşliğinde havai fişeklerin tam bir görsellik yarattığı belirtiliyor. Bu gösterileri izlemek için, bu tarihte, şehre akın akın turist geliyor.

CENEVRE ÜNİVERSİTESİ

1559 yılında John Calvin tarafından kurulmuştur. Günümüzde 13 bin öğrencisi vardır. Dünyanın en iyi üniversitelerinden birisi olarak kabul edilmektedir.

TURİZM

Dünyanın en küçük metropolü olan şehrin sembolü Jet d’eau dur ve Cenevre gölündeki bu fıskiye 140 metre yüksekliğe su püskürtmektedir. Gölün sağ kıyısında büyük oteller ve birçok restoran bulunur. Şehrin kalbi alışveriş ve ticaret bölgesi olan eski şehir, sol sahil şeridindedir. St Peter katedrali bulunduğu tepeden şehre hakimdir, ancak şehrin eski merkezi olan Place du Bourg de Four, şehrin en eski meydanıdır.

Göl kıyısında gezinti yerleri, sayısız park, eski şehirdeki canlı yan sokaklar ve şık mağazalar görülür. En iyi korunan sokaklardan birisi, Jean-Jacques Rousseau’nun doğduğu Grand-Rue’dir. Gölün her iki kıyısı arasındaki yolculuk: “mouettes” denen bir tür su taksileriyle yapılır.

Kültürel açıdan bakıldığında, İsviçre’nin en batısındaki bu şehirde, çok şey vardır. Uluslar arası sanatçılar, Grand Theatre ve Cenevre Opera Evi’nde ve “Musee İnternational de horlogerie” de mücevher değerindeki saatlerin koleksiyonunu görmek mümkündür.

İsviçre Cenevre Camdan trenle yolculuk

CAMDAN TRENLE YOLCULUK

Özel bir demiryolu şirketi tarafından işletilen “Panoramik Ekspres Tren” yolculuğu: şehre yaklaşık 1 saat uzaklıktaki “Montreaux” şehrinden başlıyor ve 2 saat sürüyor. Yani: bu yolculuğa çıkmadan önce, Montreaux şehrini gezme fırsatınız da oluyor. Belki şansınız olursa, buradaki gezinizde, muhteşem bir “caz konseri” de izleyebilirsiniz.

NE YENİR

Şehirde yöresel lezzetleri tatmak isterseniz: çikolata ve raclette peyniri denenmelidir. En iyi pizza “Luigia” da yenir. En meşhur çikolata dükkanı: Rue de Rive sokağındaki “Auer Chocolatier” dir. Buradan kendinizi tadımlık 100 gram çikolata alın, ama daha fazla almak istiyorsanız, mutlaka marketleri tercih etmelisiniz.

Cenevre şehrinde en ünlü yöresel lezzet nedir derseniz, size “fondü” önerilir. Eritilmiş peynir ve bir yığın ekmekle yapılan fondü: birçok yerde vardır ama en iyileri Les Armures denen restoranda yapılır. Le Gruyerien restoran da, iyi bir fondü yemek için idealdir.

Relais de I’Entrecote

Burası şehirde dünyaca ünlü bir restorandır. Rue du Rhone bölgesindeki bu restoranda, çeşit yok, menü tek ve sabittir. Menüde sadece: cevizli salata, özel soslu et ve ev yapımı tadında patates kızartması vardır. Ancak: buraya girebilmek gerçekten sıkıntılı, kapıda uzunca bir kuyruk var ve bir süre beklemek gerekiyor. Salata ile başlayan yemekte, küçük tabak içinde harika patates kızartması ve eşliğinde et yemeği yani antrikot geliyor.

Eti özel kılan: tarifi gizli tutulan, tereyağı ve hardallı sostur. Porsiyon küçük görünse de aynısından bir tane daha gelir. Yanında menüdeki bir kırmızı şarap alabilirsiniz.

Ardından içi dondurmalı profiterol yemelisiniz. Tüm bunlar muhtemelen size 55-65 frank arasında bir fiyata gelir, şarap almazsanız 40-45 frank olur.

İsviçre Cenevre Alışveriş

ALIŞVERİŞ

Akşam saat 21.00’den sonra açık yer bulamazsınız, her yer kapalıdır. Özellikle: Pazar günleri bu şehirde bulunursanız, su dahi alacak açık yer bulmak mümkün değildir. Pazar günleri şehirde sadece: restoranlar ve bir kısım kafe açıktır.

Ancak, özellikle belirtmek isterim ki: Sturbucks ve Mc Donalt yorgunluk çıkarmak ve bir şeyler içip atıştırmak isteyenler için tek çare yerleridir. Ama fiyatlara dikkat, Sturbucks kafede, 1 elmanın fiyatı 2.5 Euro.

Peki şehirde ne satın alınabilir? Malum burası çikolata, çakı ve saat ülkesinin büyük bir şehridir ve birçok internet sitesi bunları satın alabilirsiniz demektedir. Bence hayır, bu şehirde bunları satın almak için yüklüce ödeme yapmanız gerekir.

Belki “Swatch” saat satın alabilirsiniz, ama unutmayın, ülkemizde de var ve inanın aynı fiyat ve belki de daha ucuz, burada sadece farklı modeller görebilirsiniz, yoksa fiyatları ucuz değil.

Birkaç alışveriş mekanı:

Plain Palasi

Burada hafta sonlarında bitpazarı kuruluyor. Pazarda: küpeler, boncuklu çantalar, plaklar, değerli kitaplar ve saatler bulmak mümkündür.

Rue de Rhone

Şehrin alışveriş yönünden en hareketli ve popüler caddesidir.

General Guisan

Gölün paralelinde kalan bu şık alışveriş caddesinde birçok markanın satıldığı mağazalar bulunur. Bu caddeyi dik kesen Place du Port sokağı da aynı şekilde bolca mağaza bulunan yerdir. Özellikle “Roleks” ürünleri satılan binanın burada bulunması, buraya anlam kazandırıyor.

Sürekli olarak Cenevre’nin pahalı bir şehir olduğundan söz ettim. Doğrudur, siz de bu şehri ziyaret ederseniz, ürün fiyatlarının çok yüksek olduğunu göreceksiniz. Ancak, Cumartesi sabahları, İsviçre’nin en büyük ve en iyi bitpazarı, Plaine de Plainpalais denen yerde kuruluyor.

Burada: yüzlerce tezgahta: klasik kıyafetler, ikinci el oyuncaklar, takılar, büyük mobilyalar bulup satın almak mümkündür. Burayı gezerken yorgunluk atmak isterseniz, 1930’ların ortamı canlandırılan Remor kafesine giderek dondurma yemenizi öneririm.

Son bir not: eğer Pazar günü şehirde iseniz, her yer kapalı olduğu için tek alternatif: metro merkez istasyonunun bulunduğu yeri deneyin, orada birçok mağaza ve dükkan, yemek yeri açıktır ve ihtiyaçlarınızı temin edebilirsiniz.

 

ÇİKOLATA

Cenevre, dünyanın en iyi çikolatalarını bulup satın alabileceğiniz bir yer olarak önem kazanıyor. Şehir merkezinde: Rohr, Factiories veya Stetler denilen yerlerde, kahverengi altın yaratılıyor. Ayrıca: birçok kişi tarafından bilinen ve tanınan Nestle çikolataları fabrikası, Francois Cailler tarafından bu şehirde kurulmuştur.

Ayrıca, Cenevre şehrine has: Suchard, Tobler ve Lint markalı çikolatalar, dünyanın en tanınmış tatlı isimleri arasında anılmaktadır. Jean Tobler tarafından üretilen “Toblerone”: 1867 yılından bu yana üretimi sürdürmektedir. Ülkedeki ilk çikolata fabrikası ise, biraz önce de söylediğim gibi 1819 yılında Cailler tarafından Vevey (günümüzdeki adıyla Nestle) tarafından kurulmuştur. 2004 yılında ülkede 149 bin ton çikolata üretilmiş ve bunun % 55’lik bölümü ülke dışına satılmıştır.

GECE HAYATI

Cenevre şehrinde Paris, Londra, Amsterdam şehirlerinde olduğu gibi hareketli ve eğlenceli bir gece hayatı beklemeyin. Çünkü burası çılgınlıklardan uzak, düzenli yaşamaktan hoşlanan, gürültü yerine kaliteyi ve lüksü tercih eden insanların şehridir. Gece kulüpleri her ne kadar az olsa da özellikle Le Baroque ve Club B düşünülebilir, bunlar son derece kaliteli, güzel ama pahalı mekanlardır.

GEZİLECEK YERLER:

İsviçre Cenevre
İsviçre Cenevre
İsviçre Cenevre

LE MANS GÖLÜ-LEMAN GÖLÜ

Yazılı kaynaklara göre, gölün ilk ismi, Roma döneminde: Lacus Lemannus’dur. Antik Yunan dönemindeki ismi “Limenos Limme” dir ve “Limanın gölü” anlamına gelir. Günümüzde ise: Fransızca “le lac Leman” veya “Leman” olarak isimlendirilir. Bazen de “Le lac de Geneve” diye isimlendirilir. İngilizce de göl daha çok “Cenevre gölü” olarak bilinir.

Bir tip buzul gölüdür. Batı Avrupa’daki en büyük göllerden bir tanesidir. Toplam alanı: 7.975 kilometre karedir. Maksimum uzunluk: 73 km ve maksimum genişlik: 14 km. dir. Ortalama derinlik: 154 metredir. Maksimum derinlik: 310 metredir.

Göl: İsviçre ve Fransa arasında paylaşılmış olup, gölün çevresindeki yerleşim yerleri: İsviçre (Cenevre, Lozan, Montreux, Vevey) ve Fransa (Evian, Thonon) Yani: gölün % 40 kadarı İsviçre’ye ve % 60 kadarı Fransa’ya aittir. Gölün en büyük özelliklerinden bir tanesi de, burayı tercih eden sanatçılardır. Audrey Hepburn, Charlie Chaplin ve Sophia Loren gibi unutulmaz isimler, yıllardır popüler bir tatil yeri olarak burayı tercih etmişlerdir. Hepburn ve Chaplin, buranın kalıcı sakinleri arasına katılmışlardır.

Leman gölünün en keyifli yanı: göldeki kuyular, bir anlamda eğitilmiş bu kuğular, insanlara çekinmeden yaklaşıyorlar ve gerek kuğular ve gerekse martılar insanlar tarafından beslenmeye çok alışmışlar, martılar onlara atacağınız ekmek parçalarını havada yakalıyorlar, tam bir İstanbul vapurlarındaki görüntü, gerçekten güzel, Leman gölü kıyısında gezinti düşündüğünüzde yanınıza mutlaka birkaç parça ekmek almayı unutmayın, gerçekten güzel görüntüler ortaya çıkıyor, çevreniz kuğular ve martılarla doluyor.

Son bir not: gölün çevresindeki yürüyüş yollarında, portatif tuvaletler bulunuyor, ücret ödemeden kullanılan bu tuvaletleri kullandığınızda, nasıl temiz olduklarını göreceksiniz.

İsviçre Cenevre Bains des Paquis

Bains des Paquis

Şehirde, Rive Drote bölgesinin Paquis Nations semtindedir. Buradaki plaj, ilk önce 1872 yılında inşa edilmiş ve 1890 yılında halkın hizmetine açılmıştır. Günümüzde burada: güneşlenmek için bir bölüm, iki hamam, iki sauna ve bir restoran, su sporları merkezi vardır. Fiyatlar nispeten makuldür. Göl kıyısında, kumluk küçük bir alan var, hemen arkada ise soyunma kabinleri bulunuyor.

Burada, tüm yıl boyunca: sauna, masaj ve ucuz öğle yemeği gibi etkinlikler vardır. Otel bünyesinde, La Buvette des Bains denen restoranda sunulan uygun fiyatlı ancak lezzetli yemekler (özellikle peynir fondü ve salataları) gayet güzeldir. Tesis, restoranlar hariç: 11 Mayıs-16 Eylül tarihleri arasında açıktır.

İsviçre Cenevre Jet d’Eau-Su fiskiyesi
İsviçre Cenevre Jet d’Eau-Su fiskiyesi
İsviçre Cenevre Jet d’Eau-Su fiskiyesi

Jet d’Eau-Su fiskiyesi

Şehrin en ünlü yerlerinden biridir. Cenevre şehrinin simgesidir.

Cenevre gölünün: Rhone’ye boşaldığı yerdedir. Şehir genelinde ve havadan, Cenevre’ye 10 km yükseklikte uçarken bile görülür.

1886 yılı başlarında bir Cenevre şirketi, zamanın zanaatkarlarının makinaları için, su pompaladı ve bu su basınç altında dağıtılıyordu. Akşam, talebin düşmesi nedeniyle, boru içindeki basıncı düşürmek için La Coulouvreniere’deki pompa evinin sonunda bir delik yapıldı ve su, bu delikten birkaç metre yüksekliğe kadar yükselerek dışarı akmaya ve basınç dengelenmeye başladı.

Yani: bir emniyet valfı olarak kullanılıyordu. 1891 yılında, elektrikli aydınlatma yapılınca; Federal Jimnastik Şenlikleri ve İsviçre Konfederasyonunun kuruluşunun 600 yıl dönümü kutlamaları için: limana su jeti yani fıskiyesi yapılmasına karar verildi.

Böylece fıskiye, günümüzdeki yerine taşındı ve bu tarihte yüksekliği 90 metreydi. Ancak, 1930 yılına kadar düzenli aydınlatma yapılamadı. 1951 yılında, şehir suyu değil göl suyunu pompalaması için, kısmen batık bir pompa istasyonu kuruldu.

Günümüzde:

Yuvarlak bir kartere emilen su, saniyede 500 litre su, iki pompa ile 140 metrelik yani 40 katlı bir bina yüksekliğine kadar püskürtülür. Saatte 200 km hızla yükselir. Suyu bu yüksekliğe atmak için 16 ton ağırlığındaki iki güçlü motorlu pompa kullanılıyor.

Herhangi bir anda, havada 7000 litre su vardır. 2003 yılından bu yana: don olayı veya özellikle kuvvetli rüzgar olmadığında, tüm gün boyu çalıştırılıyor.

Yalnız, burada yine bir not belirtmek istiyorum, Şubat 2018 tarihinde şehirdeydim, fıskiye sabah saatlerinde açıktı ve hava güneşli yani pek soğuk olmamasına rağmen, saat 14.00 gibi fıskiye kapatıldı ve sonra bir daha açılmadı. Sebebini bilmiyorum.

Ayrıca: bahar dönemlerinde, akşamları 21 ışıklı bir aydınlatma da yapılıyor.

Gölün sol kanadında bir taş iskele yolu ile fıskiyenin bulunduğu yere ulaşılıyor, ancak rüzgar hafif bir yön değiştirdiğinde, burayı ziyaret edenler ıslanıyorlar. Hatta: bazen rüzgar, su damlalarını, diğer tarafta, en iyi bakış açısı olarak kabul edilen Paquis banyolarına kadar ulaştırıyor.

Mont Blanck Köprüsü

Şehrin iki yakasını, bu etkileyici köprü birbirine bağlıyor. Köprüden, gölün daralarak güçlü bir nehre dönüştüğü yer olarak görülüyor. Köprünün altına izlerseniz, suyun korkunç hızla aktığını görebiliyorsunuz. Sağ kıyıda: Fransa Alplerinin en yüksek noktası olan Mont Blanck tepesi görülebiliyor. (Tabii sis olmaması şartıyla) Köprünün sonunda mağazalar, oteller ve restoranlar bulunuyor.

Burası Old Town yani eski şehrin başlangıcıdır. Köprüden geçerek diğer yakaya yani “Cite” bölgesine ulaşılır. Burada: geniş bulvarlar, büyük oteller, şık mağazalar ve lüks alışveriş merkezleri vardır. Cite bölgesinin en gözde yapısı “Musee D’Arth” dır.

Köprünün batısında Rousseau adası vardır. Bu adaya geçmek için, bir diğer köprü olan Bergues köprüsü yürüyerek geçilebilir.

İlle Rousseau Adası

Burada: ünlü filozof Jean-Jacques Rousseau’nun (1834 yılında Pradier tarafından yapılmıştır) göle bakan bir heykeli bulunuyor. Adaya, şehir yerlileri “İle” adını vermişlerdir. Ada: nehri ikiye ayırır. 1219 yılında, adada bir şato inşa edilmiştir, ancak günümüze bu yapının sadece gözetleme kulesi kalmıştır.

Ada’da uyuşturucu satıcıları olduğu söyleniyor, bunları görünce şaşırmayın. Çünkü bağlantı köprülerinden polis geldiğini görünce, tedbir alıyorlar, dolayısıyla bu ada onlar için gayet müsaittir, yani gitmenizi pek önermiyorum.

İsviçre Cenevre Gölde Tekne gezisi-CGN

Cenevre Gölünde Tekne Gezisi-CGN

Cenevre gölündeki tekne gezilerinin başlangıç iskeleleri: İngiliz bahçesi boyunca uzanan sahildedir. Lüks butiklerle kaplı Rue du Rhöne: kuyumcular, saat yapımcıları, moda tasarımcıları ve alışveriş yapmak için gözde birçok mekanla doludur.

OLD TOWN-ESKİ ŞEHİR

Güzel binalar ve bu eski binalarda bulunan kafe ve restoranlar görülür. Burada: Reform Müzesi ve Belediye Binası bulunur. Ayrıca katedral vardır.

İsviçre Cenevre Büyük Katedral

Büyük Katedral-Cathedrale Saint Pierre

Tarihi şehir bölgesinin en yüksek yerindedir. 2009 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi” ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Burası pagan döneminden bu yana ibadet yeri olarak kullanılmaktadır. Katedralin bulunduğu yerde yapılan arkeolojik araştırmalarda: aynı yerde 8 ile 10’ncu yüzyıllar arasında, iki dini yapı bulunduğu ve 12’nci yüzyılda bu iki dini yapının büyütüldüğü, birinin kamusal ayinler ve diğerinin ise kilise öğretileri için kullanıldığı anlaşılmıştır.

Bu durum: yani katedral öncesinde kilise kalıntıları, 4’ncü yüzyıldan kalma eski binanın altında gizli olduğu görülebilir. Katedralin altındaki zemin, tepenin işgalinin Hıristiyanlık öncesi dönemden çok daha geriye gittiğini kanıtlamaktadır. Burada: kuyular, buğday işleme alanları, kültürel binalar ve Celtic Allobroge kabilesine ait mezarlar tespit edilmiştir.

Katedralin inşasının ilk aşaması,

1160 yılına dayanır ve tamamlanması yaklaşık bir yüz yıl sürer. Birçok kez restore edilmiş ve yeniden inşa edilmiştir. Özellikle, geçirilen yangın sonrasında, günümüzdeki Romanesk, Gotik ve Neoklasik stillerin bir araya getirildiği bina oluşturuldu.

Alman ressam Konrad Witz: 1444 yılında Cenevre katedraline ait “Mucizevi Balık Taslağı” içeren bir sunak parçasının resmini çizdi ve bu resim halen “Musee d’Art-d’Histoire” dedir.

Burası başlangıçta Katolik iken sonradan bir Protestan kilisesi olmuştur. 16’ncı yüzyılın ortalarında, Reformasyon’un ortaya çıkışı sonucu, binanın iç kısmı boşaltıldı. Boyalı süslemeler kayboldu ve sadece vitray pencereler korundu.

İsviçre Cenevre Büyük Katedral Kalvin Sandalyesi

Protestan reformasyon liderlerinden biri olan John Calvin’in kilisesi olarak kabul edilir. Kilisenin içinde: Calvin’in kullandığı ahşap bir sandalye vardır.

18’nci yüzyılın ortalarında ortaçağ cepheye klasik sütunların eklenmesiyle mevcut neoklasik tarzı ortaya çıktı ve yapının inşası tamamlanmıştır.

Sade ve yalın vitray süslemeleri ilgi çeker. İç yapısında, parlak mumu andıran avizeler, birbirinden güzel tarihi şapel kalıntıları görülebilir.

Katedralin kuzey kulesinin 157 basamaklı tepesine çıkıldığında şehrin ve gölün üzerinde uzanan görkemli panorama görülür. Hava güzel olduğunda: Mont Black görülür.

Dokuz çanın en büyüğü, aynı kuleye 1407 yılında yerleştirilmiş olup, buna “Clemenecy” denir ve 6 ton ağırlığındadır.

Günümüzde burada:

Hem Alman ve hem de Fransız Protestan ibadetçiler için iki dilde hizmet verilmektedir. Burayı ziyaret ederseniz, katedralin altındaki arkeolojik alanı da gezmenizi öneririm. Özellikle yapının arka bölümünü görün, çünkü burası büyük sütunları ile pagan dönemi tapınaklarını andırmaktadır.

Musee İnternational De La Reforme-Uluslar arası Reform Müzesi

Katedralle aynı yerdedir. Müzede: el yazmaları, nadir kitaplar, gravürler, resimler, Reformasyon ve Cenevre arasındaki manevi unsurlar ve kültürel bağlar sergileniyor. Ayrıca: sinema ve müzik odası vardır. Burada çocuklar için gösteriler düzenleniyor.

Gezide: katedralin arkeolojik sit alanı olan alt bölümü de görülebiliyor ki, burayı mutlaka görmenizi öneririm. Gerek ilginçliği ve gerekse müzecilik-sergileme anlamında muhteşem güzel bir yer.

İsviçre Cenevre Maison Tavel

Maison Tavel-Tarihi Cenevre Müzesi

Uluslar arası Reform Müzesinin hemen yanındaki burası: şehirde günümüze ulaşan en eski binadır. 1334 yılında, bina yangında tahrip olsa da daha sonra aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir.

Yapı: bodrumdan çatı katına kadar, şehir tarihi ve Cenevre ev hayatına ayrılmıştır. 14 ve 19’ncu yüzyıllar arasındaki eserlerden oluşan, kalıcı sergileri ziyaret etmek mümkündür. Bu sergilerde: çeşitli nesneler, çizimler, gravürler, fotoğraflar, paralar, mobilyalar ve gümüş koleksiyonları bulunuyor.

Les Armules

Tarihi Cenevre Müzesinin karşısındadır. Burası “Cephanelik” olarak bilinir. Kemerlerin altında 17 ve 18’nci yüzyıldan kalma toplar görülür. 1949 yılında yapılan üç duvar mozaiğinde, Cenevre tarihinin önemli olayları betimlenmiştir.

Hotel De Ville-Belediye Binası

Les Armules’in hemen karşısındadır.

Burası: kanton yönetiminin merkezidir. Yani, şehrin politik kalbidir. Burada: ahşap ve muhteşem freskler ve konseyin toplandığı salon muhteşemdir. Bu salonda: birçok anlaşmanın imzalanmış olması, ayrı bir önem taşıyor. Özellikle 1872 yılında Amerika ve İngiltere arasındaki çatışmalarda, burada, hakemlik yapılmıştır.

1864 yılındaki “Cenevre Sözleşmesi” yine burada imzalanmıştır. Bu sözleşme ile: savaş esirlerinin statüsü ve hakları belirlenmiştir. 15 Kasım 1920 tarihinde ise, Birleşmiş Milletler kuruluş anlaşması, burada imzalanmıştır. Buranın Rönesans dönemi avlusunda yaz aylarında konserler düzenleniyor.

ŞEHRİN ULUSLAR ARASI BÖLGESİ

Burada: Ariana Park merkezinde, bir zamanlar Milletler Cemiyeti merkezi olan “Palais Des Nations” bulunuyor.

İsviçre Cenevre Milletler Sarayı
İsviçre Cenevre Milletler Sarayı

Milletler Sarayı-Palais Des Nations

Parc de I’Ariana’nın merkezindedir.

1929-1936 yılları arasında inşa edilmiş ve Milletler Cemiyetinin genel merkezi olarak kullanılmıştır. 1973 yılında yapılan eklentiler sonucu, günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur.

2’nci Dünya Savaşından sonra topluluk dağılınca, bina yeni kurulan Birleşmiş Milletlerin Avrupa koltuğu için kullanılmaya başlandı. Yani, Birleşmiş Milletlerin büyük merkezi New York şehrinde ve ikinci büyük merkezi burasıdır ve Paris şehrindeki Versailles Sarayı kadar büyüktür. Yapıda: 34 konferans salonu ve 2800 ofis vardır.

Burası her yıl 25 bin diplomatı ağırlamaktadır. Burayı ziyaret ederseniz, büyük toplantıların yapıldığı “Assambly Hall” görebilirsiniz. Sarayın duvarlarında sanat eserleri bulunuyor.

Özellikle: İnsan Hakları ve Uygarlıklar İttifakı Salonunun kubbesi yani tavanı görülmelidir.  Buradaki resim ünlü İspanyol ressam Miquel Barcelo tarafından yapılmıştır. Ancak giriş ücretlidir ve giriş için pasaport gereklidir.

Burada bir müze vardır.

Musee International De La Croix-Rouge Et Du Croissant-Rouge

Burada: 1863 yılında Henry Dunant tarafından, Cenevre şehrinde kurulan Kızılhaç’ın tarihine ait sergi görülüyor. Bu sergide: Kızılhaç’ın ne denli önemli işlere el attığının reklamı yapılıyor.

Günümüze kadar olan Kızılhaç etkinlikleri: 1863 dramatik hikaye, belgeler, fotoğraflar, filmler, çoklu slayt gösterileri ile anlatılıyor.

İsviçre Cenevre Kırık Sandalye-Broken chair sculpture
Kırık Sandalye-Broken Chair Sculpture

BM binasının bulunduğu Nations meydanındadır.

Sadece üçayak üzerinde durun, 21’nci yüzyılın en sembolik eserlerinden biridir. Savaş sırasında bir mayın nedeniyle ayağını kaybeden kişinin durumunu ifade eder. 1997 yılında kara mayını kurbanlarının anısına Daniel Berset tarafından yapılmıştır. Boyu 12 metredir. Ağırlığı 5.5 tondur.

İsviçre Cenevre Yeşil alanlar ve parklar

YEŞİL ALANLAR VE PARKLAR

ENGLİSH GARDEN-İNGİLİZ BAHÇESİ-JARDİN ANGLEİS

Leman gölünün kıyısında, halka açık bir park alanıdır. 1854 yılında yapılmış olup, şehrin en eski parkıdır. Su fıskiyesine, lüks mağazalara ve Eski şehir bölümüne yakın bu bahçe şehrin en işlek parklarından biridir. Güneşli günlerde: koşucular, patenciler ve bisiklete binenlerle doludur.

Birçok aile, ağaçların gölgesinde yürümeye gelirler. Limana, sağa ve su jetine bakan turistler için çok popüler bir yerdir. Yaz aylarında Cenevre Festivali de dahil olmak üzere, her yıl çeşitli etkinlikler burada düzenlenir. Bahçenin kıyısında ise, bazı yerlere çalışan gezi tekneleri vardır, bu teknelerin bazıları gölün Fransa kıyılarına kadar gidebiliyor.

İsviçre Cenevre Çiçek Saati

Çiçek Saati

Jardin Anglais’in köşesinde bulunan bu saat, ilk olarak 1955 yılında 6500 çiçek ve bitki kullanılarak şehrin bahçıvanları tarafından düzenlenmiştir. Çiçek düzenlemeleri mevsimlere göre değişir. Çiçek saati sadece güzel değil aynı zamanda hassastır.

4 metre çapındaki bu saat: uydu verileriyle çalışmaktadır yani gayet hassastır ve bu özelliği ile İsviçre malı saatlerin hassasiyetini kanıtlamaktadır. Saatin zarif tasarımlı ve orijinaline benzer kadranları, Patek Philippe firması tarafından bağışlanmıştır. Saatin bir başka özelliği de: saniye gösteren kadran, dünyanın en uzunudur, uzunluk 2.5 metredir.

12 binden fazla bitkiden oluşan yeni çiçek konsepti: Cenevre şehri Yeşillikler Bölümünden gelen ağaç yetiştirme uzmanları tarafından özenle kurulmuştur. Burada: bitkilerin hayatta kalması ve güneşin tam olarak etkili olması için gerekli olan bir sulama sistemi de kuruludur.

Saatin çiçek dekorasyonu, yılda 5 kere yenilenir. Son bir not: çiçek saatini saldırılardan korumak için bir alarm cihazı vardır ve doğrudan merkeze bağlıdır. Zaten site, bahçecilik açısından yüksek gözetim altındadır.

İsviçre Cenevre Parc Des Bastions

Parc Des Bastions

Place de Neuve’nin yanında bulunan bu park, güzel bir anıttan diğerine yürüyerek gidilebilen, ağaçlarla kaplı keyifli bir yer olarak önem kazanmaktadır.

Eski şehrin altındaki bu yemyeşil alan, şehrin merkezindedir. Parkın çevresinde: dünyaca ünlü Reform duvarı ve Palais Eynard (şehir yönetim merkezi) ve eski bir üniversite binası bulunur. Parkın yan tarafında ise: satranç ve dama oyunları oynanan bölüm bulunuyor.

İsviçre Cenevre Parc des Bastions-Monument de la Reformation

Reform Duvarı-Parc des Bastions-Monument de la Reformation:

Cenevre Üniversitesi bahçesindeki Parcom des Bastions’un merkezinde bulunan duvar: 1909 yılında, Jean Calvin’in 400’ncü yıldönümü ve Cenevre Akademisinin kuruluşunun 350’nci yıldönümünde Cenevre Üniversitesi için yapılmıştır. Anıt 1917 yılında ziyarete açılmıştır.

Anıt için proje yarışması düzenlenmiş ve 71 proje arasından, 4 İsviçreli mimarın bu eseri yarışmayı kazanmıştır. Heykeller: iki Fransız heykeltıraş tarafından yapılmıştır.

Anıt

Önlerinde devlet adamlarının, öncülerin ve reformatörlerin koruyucularının 5 metre yükseklikteki heykelleri olan engebeli ve süstü taş kabartmadan oluşmuştur. 100 metre uzunluğundaki kabartmaların önünde 100 metre uzunlukta hendek anımsatan gölet bulunur.

Merkezi gurupta, dört büyük vaiz temsilcinin görülür. Bunlar: William Farel, John Calvin, Theodore Beza ve John Knox’dur. Hepsi “Cenevre kıyafetinden” giymişler ve ellerinde İncil tutarlar. Bunlar Protestanlığın 450 yıllık tarihinde büyük önem taşıyan kişilerdir.

Anıtın tam karşısındaki yapı, Calvin’in kurduğu Teoloji Akademisinden doğan “Cenevre Üniversitesi” merkez binasıdır. Cenevre Üniversitesi 1559 yılından bu yana eğitim vermektedir.

Parktan ayrılırken: görkemli Place de Neuve’yi ve çeşitli sanat yerlerini görmeyi unutmayın.

JARDİN DES ALPES BAHÇESİ

Bu bahçe: Quai des Mont-Black üzerindedir.

cenevre.burunsviç anıtı.1
İsviçre Cenevre Brunswick Anıtı
Brunswick Anıtı

Seçkin dil bilimci ve müzisyen Brunswick Dükü Charles d’Este-Gulep: 1804 yılında doğmuş ve 1830 yılında ülkeden kovulmuştur. Paris şehrine yerleşmiş ve orada büyük bir servet edinmiştir. 1873 yılında ise Cenevre şehrinde ölmüş, ancak servetini; bu mozolenin yapılması şartıyla Cenevre şehrine bırakmıştır.

Bu servetiyle Büyük Tiyatro yapılmıştır.

Mozole yani anıt: Jardin Des Alpes bahçesindedir. Bahçenin girişinin iki tarafında, iki taş aslan bekçi olarak durmaktadır. Anıtın bulunduğu eğimli zemin kat, süslüdür. Arkasında, ağaçlar dikilmiş yeşil bir alan, dikdörtgen bir havuz ve küçük bir köşk uzanır

İsviçre Cenevre Müzeler

MÜZELER

Musee D’Hıstoire Naturalle-Doğa Tarihi Müzesi

Burası muhteşem büyük bir yerdir, galerilerinin uzunluğunun 2 kilometre olduğu söyleniyor. Bu galerilerde gezerek, yaklaşık 3000 tür canlı görülebilir. Özellikle: kuş sesleri mükemmeldir. Yılda yaklaşık 200 civarında ziyaretçi tarafından geziliyor.

Zemin katta: bölgesel yaban hayatı, 1’nci katta: memeliler ve kuş dünyası, 2’nci katta: kurbağalar, sürüngenler, böcekler ve diğerleri, 3’ncü katta: insanlık tarihinin jeolojisi ve 4’ncü katta ise İsviçre jeolojisi sergileniyor.

İsviçre Cenevre Musees D’Art Et D(Histoire
İsviçre Cenevre Musees D’Art Et D(Histoire

Musees D’Art Et D’Histoire-Sanat ve Tarih Müzesi

İsviçre ülkesinin en büyük üç müzesinden birisidir. 1903-1910 yılları arasında yapılmış ve 1910 yılında ziyarete açılmıştır.

Müzede, yaklaşık 6500 nesne: uygulandığı sanatlara, güzel sanatlara ve arkeolojiye ayrılmış koleksiyonlar olarak sergilenmektedir. Müzede: Flemenk, Flaman, Fransız ve İsviçreli sanatçıların eserleri bulunuyor.

En  değerli eser: 1444 yılında Konrad Witz tarafından yapılan “Altar Panosu” dur. İsa’yı Cenevre Limanında su üstünde yürürken betimleyen, La Peche Miraculeuse (Balıkların Mucizesi) tablosu da ilgi çeker.

Ayrıca: İsviçreli sanatçı Jean-Etienne Liotard’ın geniş koleksiyonu görülebilir. Müzede her yıl: Picasso’dan Akhenaton’tan Roger Pfund’a kadar bir dizi geçici sergiler açılıyor.

İsviçre Cenevre Patek Philippe Museum
İsviçre Cenevre Patek Philippe Museum

Patek Phılıppe Museum

Bu müzede 500 yıllık saat yapımı yolculuğuna çıkmak mümkündür. Müze: Plainpalais bölgesinin merkezindedir. 2001 yılında kurulan markanın usta saatçileri burada en prestijli eserlerini sergiliyorlar.

Ziyaretçiler: Cenevre, İsviçre ve Avrupa’da yaratılan 16 ve 19’ncu yüzyıllara ait olağanüstü saat koleksiyonu, müzikli otomobil ve minyatürlere hayran kalıyorlar. Özellikle 16’ncı yüzyıldan kalma saat örnekleri ilgi çekiyor. Müze, tamamen saatçilik konularına ayrılmış bir kütüphaneye de sahiptir.

İsviçre Cenevre

ŞEHİRDE GEZİLECEK DİĞER YERLER

Neuve Meydanı-Place Neuve

Tarihi dokusu öne çıkıyor. Burada: Rath Müzesi, Büyük Tiyatro, Cenevre Müzik Konservatuarı ve Victoria Konser Salonu binaları vardır. Ayrıca: at üzerindeki General Guillaume Henri Dufour heykeli bulunuyor. Kendisi: 1787-1875 yılları arasında yaşamıştır.

Maıson De Rousseau Le Lıtterature-MRL

Rousseau, dünyaca ünlü bir Cenevre vatandaşıdır. 1712 yılında Cenevre şehrinde dünyaya gelen hümanist, filozof, yazar ve müzisyen Jean-Jacques Rousseau: erken yaşlarında burada yaşıyordu. Günümüzde 40 yıllık olan evi: halka açık fikirleri, tartışmalar ve edebi toplantıların mekanı haline gelmiştir.

Grand Theatre, Conservatoire De Musique

Burası şehrin ilk opera binasıdır. Görkemli yapı, resmen 1876 yılında açılmıştır. Ancak 1951 yılında bir yangın sonucu tahrip olmuş ve onarım sonucu 1962 yılında yeniden açılmıştır. Fransızca tiyatro, opera ve dans gösterileri burada düzenleniyor. Aynı zamanda burası bir “Müzik Okulu” dur.

İsviçre Gezi planı

İsviçre Gezi planı

İsviçre’de seyahat etmek çok kolaydır. Çünkü: muhteşem bir otoyol ağı var. Şehirlerarası ulaşım son derece gelişmiştir. Özellikle, bu ulaşım ağının, “dakik” olması, bu ülkede en öne çıkan husus.

Yani, bir ulaşım aracına bindiğinizde, eğer aktarma yapacaksanız, aktarma yapacağınız yerdeki aracı kaçırma olasılığınız hiç yok. Ulaşım ağındaki araçlar, aşırı iklim zorlukları olmaması halinde, gayet dakik ve planlandığı şekilde çalışıyor.

Ülke, çok büyük değil. Bu yüzden, aynı gün içinde birden fazla bölgeyi ve şehri gezebilirsiniz. Bu yüzden, ben size, ülkenin belli başlı şehirleri hakkında, burada kısa bilgiler vereceğim.

Tercihinize, görmek istediklerinize göre, kendinize bir gezi planı yapabilirsiniz. Şehirler ile ilgili, ayrıntılı bilgileri ise, şehirlerin kendi sayfalarında, yine bu sitede bulabilirsiniz.

İsviçre Gezi planı

ZÜRİH

İsviçre ülkesinin en büyük şehridir. Dünyanın en yaşanılabilir şehirlerinden biri seçilmiş olmanın gururunu yaşamaktadır. Ancak, aynı zamanda, dünyanın en pahalı şehirlerinden biridir. Avrupa’nın en ünlü ve iyi üniversitelerinden biri, buradadır.

Şehrin tam merkezinden geçen ve merkezi ikiye bölen nehrin, her iki yakasında gezilecek güzel yerler bulabilirsiniz.

Tren istasyonunun hemen karşısındaki; Bahnof Sokağı, dünyanın en önemli alışveriş merkezlerinin başında gelmektedir. Yani: şehir, kaliteli bir alışveriş merkezi olarak öne çıkıyor.

Aynı zamanda, Zürih gölünün kenarında, gezinebileceğiniz çok güzel yerler ve restoranlar var.

İsviçre Gezi planı

CENEVRE

Cenevre gölü kıyısında kurulmuştur. Zürih şehrinden sonra, ülkenin ikinci büyük şehridir. Dünya üzerinde en pahalı şehirler sıralamasında, ilk 10 şehir arasına girmektedir.

Şehirdeki tüm hayat, göl kıyısında ve gölle ilişkili olarak kurulmuştur. Güzel bir şehir, hoşça zaman geçirebilirsiniz.

İsviçre Gezi planı

BASEL

Ülkenin üçüncü büyük kentidir. Fransa ve Almanya sınırında, Ren nehri kıyısındadır. Ülkenin kültür merkezi olarak öne çıkmaktadır.

Burada: birçok tiyatro, müze, sanat galerisi ve dünyanın en eski koleksiyonlarına sahip müzeler bulabilirsiniz.

İsviçre Gezi planı

BERN

Ülkenin başkentidir. Ortaçağ kalıntıları ağırlıktadır. UNESCO tarafından, Dünya Kültür Listesine dahil edilerek, koruma altına alınmıştır. Dünyanın en güzel yaşanabilir şehirlerinden, ilk on şehir içinde seçilmiştir. Güzel bir yer, burada hoşça zaman geçirebilirsiniz.

Avrupa’nın en çiçekli şehirlerinden biridir. Tarih severler, bu şehirde güzel yerleri keşfedebilirler.

İsviçre Gezi planı

LOZAN

Cenevre gölü kıyısında, Alplerin üstündedir. Kültür ve tarihi yönden, güzel bir geçmişi bulunmaktadır. Kentte, birçok özel okul ve eğitim kurumu bulunuyor.

Bu şehirde: göl üzerinde, mutlaka buharlı gemiyle yolculuk yapmalısınız.

Uluslar arası Olimpiyat Komitesinin genel merkezi buradadır. Şehir: bale gösterileri, klasik ve caz müzik konserleri, opera, tiyatro, sinema ve panayırlarıyla ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Ayrıca, bu yörede, şaraplar çok güzel. Alışveriş mekanları ve birkaç görülebilecek güzel mimari yapılar ve müzeler bulunuyor.

İsviçre Gezi planı

LUZERN

Ülkeyi ziyaret edenler tarafından yoğun olarak tercih edilmektedir. Kendi adını taşıyan gölün kıyısında kurulmuştur. Bu şehirde, özellikle 14.yüzyıldan kalan, eski tahta Chapel köprüsü ilgi çekmektedir.

Yani, muhteşem doğa manzaraları bulunan bir şehir. Güzel ve ilginç, çeşitli dönemlerden günümüze gelen yapılar, anıtlar ve müzeler var, tarih meraklıları, bu şehri mutlaka görmeliler.

İsviçre Gezi planı

LUGANO

Üniversiteler kenti olarak öne çıkmaktadır. Her iki göl ve çevresindeki dağlar, göl kıyısına kadar inen ağaçların oluşturduğu yeşillikler, şehir içindeki tarihi binalar ve müzeler ve eski dönemlerden günümüze kalan, evler, bu şehrin özelliklerini oluşturuyor.

Özellikle: dağlar, spor ve gezi meraklıları için çok uygun. Başta da söylediğim gibi, Lugano Üniversitesi de çok gözde.

İsviçre Gezi planı

NEUCHATEL

Küçük bir yerleşim yeridir. Göl kıyısındadır. Tarihi yerleşim yerleri ön plana çıkıyor. Yine de, ülkede bulunma zamanınıza bağlı olarak, eğer fazla zamanınız varsa, buraya zaman ayırın diyebilirim.

Sessiz, sakin ve eğlencesi, pek fazla özellikleri bulunmayan bir yer.

İsviçre Gezi planı

EKSPERS TREN

İsviçre’ye tatile gittiğinizde, zamanınız varsa, mutlaka “Dünyanın en yavaş ekspres treni” ne binmelisiniz. Bu tren: Alpler’deki Zermatt ve St. Moritz bölgeleri arasında seyahat ediyor ve bu yolculukta: 91 tünel ve 300 civarında köprüden geçiyor.

Muhteşem doğal güzellikleri görmek mümkün.