Dubai Eğlence

Dubai Eğlence

Dubai Eğlence; Dubai’nin canlı bir gece hayatı var. En yoğun geceler: Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleridir. Çünkü: bu geceler, yerel hafta sonuna denk gelir.

Evet, Dubai’de eğlence mekanlarının toplandığı belli bir yer yok. Eğlence mekanları, bütün kente yayılmış ve genellikle en gözdeleri: oteller ya da spor ve dinlenme tesislerinde bulunur.

Kentin en popüler barlarının başında: Irish Village. Burası: konuklarını, halicin Deira yakasında, Dubai Tenis Stadium’da ağırlar. Bar: yeşillikler içinde, geniş ve hoş bir atmosfere sahiptir. Geniş bir terası bulunuyor. Burada: günün ilk saatlerinde içkinizi yudumlayabilir ve ayrıca gecenin ilerleyen saatlerinde ise; yıldızların altında dans edebilirsiniz.

Sheik Zayed Road üzerinde bulunan barlar arasında: Jumeirah Emirates Towers Hotel’in; 51. katında bulunan ve Jumeirah’ın nefis manzarasına sahip: Vu’s Bar.

Medinat Jumeirah’ın kıyısında: birçok seçkin bar sıralanıyor. Bahri Bar, Koubba, BarZar. Bu mekanlar: her gün saat: 12.00 ile 01.00 arasında açık.

Dubai’de, dünyaca ünlü DJ’lerin ağırlandığı, birinci sınıf gece kulüpleri de var.

SİNEMA

Dubai’de alışveriş merkezlerinde, çok sayıda modern sinema salonu göreceksiniz. Bu salonlarda: her türlü film gösteriliyor. Bilmiyorum, sanırım Dubai ziyaretinizde, sinemaya gitmek sizin için pek ilgi çekici olmayacaktır. Bu yüzden: bu konuya fazla girmek istemiyorum.

CANLI MÜZİK

Dubai: birçok ünlü sanatçı ve liste başı gurupların: dünya turnelerinde, sık sık boy gösterdikleri bir yer. Opera yıldızları: Dubai’de sahne alırlar. Caz tutkunları: her yıl, Şubat ayında düzenlenen: Dubai International Jazz Festivalde; dünyanın dört bir yanından gelen, ünlü caz sanatçılarını dinleyebilirler.

Kentteki çoğu barda: canlı müzik yapılır.

GÖSTERİM SANATLARI

Ulusal bayram ve festivallerde: Dubaili sanatçılar tarafından, açık alanlarda, geleneksel danslar sergilenir. Ocak ayında düzenlenen Dubai Shopping Festivalde: birçok uluslar arası, gösteri izleyicilerle buluşur.

Dubai Tarih

Dubai Tarih

Tarihi süreç içindeki en büyük özellik: 1969 yılından sonra petrolden kazanılan gelirin, 21.yüzyılın başında kuruyacak petrol yatakları düşünülerek, geleceğe yönelik olarak yatırımlara dönüştürülmesi hamleleri olmuştur. Bu hamleler: yönetici Maktum Ailesi tarafından gayet olumlu bir şekilde gerçekleştirilmiş.

Öncelikle: serbest bölge stratejisi en iyi şekilde uygulanarak, yabancı yatırımcıların, bölgeye çekilmesi sağlanmış. Günümüzden önce: Dubai: gümrüksüz otomobil satışlarının yapıldığı ve petrol üretiminin etkin olduğu bir ülke konumunda idi. Ayrıca: lüks malların ihraç edildiği, uluslar arası bir liman idi.

Daha önceki  dönemlerden söz etmek gerekirse, şunlar söylenebilir. Bugün, bu bölge, tarih boyunca farklı adlarla bilinmiştir. MÖ.3000 yılda, güney Mezopotamyalı Sümerler: bakır cevheriyle ünlü olması nedeniyle, buraya “Magan” adını verirler.

MÖ.1000 yılda:

Dubai Tarih;

Persler tarafından bölgeye “Maka” ismi verilir. 5.yüzyılda yaşayan Yunanlı tarihçi Heredotos’a göre ise: bölgenin adı: “Mykoi” dir. Yaklaşık, bir yüz yıl sonra: İndus vadisinden dönerken, kıyıyı keşfeden Büyük İskender’in donanmasındaki denizciler, buraya “Ichthyaphagi” (balık yiyenler) adını verirler. Neyse; tüm bu isimler sonuçta, bugündü Dubai’nin geçmişte kalan isimleridir.

MS.4.yüzyıldan 7.yüzyıldaki İslam orduları işgaline kadar süren Sasani döneminde, burada yaşayan halkın çoğunluğu Hıristiyan imiş. Abu Dabi Emirliğine ait Seyr Bani Yas Adasındaki manastır, bu döneme aittir ve koruma altına alınmıştır.

Sasani döneminin sonunda:

Üzerindeki Jumeira bölgesinde, İslam öncesi dönemden kalma bir kervansaray var. Beach Park’ın arkasında bulunan, 8 hektarlık arazide yürütülen kazılarda: bir Sasani yöneticisinin sarayının temelleri, yalı taşından yapılmış kireç sıvalı evler ve bir pazaryeri, ortaya çıkarılmıştır. Bu yerleşim: İslam döneminin başında: Abbasiler tarafından genişletilir. Doğu ve Batı arasındaki ticaretin merkezi konumunda olan: Jumeira kıyıları, önce Sasaniler ve ardından Abbasiler döneminde, bakır cevheri, baharat, tütsü, sandal ve tik ağacı gibi lüks malların, deniz yolu ile, batıya: altın, gümüş ve değerli dokumaların ise doğuya gittiğine tanıklık etmiş.

18.yüzyılın Avrupalı kaşiflerine göre: bölge, günümüzdeki Resü’l Hayme’nin yakınında bulunan ve adı dönemin önemli bir limanından gelen efsanevi Arap denizci Ahmet İbn Macid’in doğduğu: Julfar sahilidir.

19.yüzyılda:

Kuzey emirliklerinden denizcilikle uğraşan Kavasim Kabilesinin, İngiliz gemilerine saldırması, bölgenin Korsan Kıyısı olarak adlandırılmasına sebep olur. 1820 yılında: yerel şeyhler ile ateşkes antlaşmasının imzalanmasının ardından: bölge, Ateşkes Kıyısı adını alır. Yedi Emirlik: BAE’nin 1971 yılında kuruluşundan önce, Ateşkes Umman ismi ile bilinmektedir.

Hindistan Keşmir-Ladakh

Hindistan Keşmir Ladakh

Burası Himalayalar üzerinde, ücra bir köşededir. İndus vadisinin merkezindedir. Önemli ticaret yollarının kavşak noktasında bulunduğu için, stratejik önemi vardır. Ancak, Çinli yetkililer tarafından, 1960 yılından sonra, buranın Tibet ve Orta Asya ile olan sınır bölümleri, geçişlere kapatılmıştır. Hint ordusu, burada büyük bir güç bulundurmaktadır.

Bölgenin en alçak yeri, deniz seviyesinden 3500 metre yüksekliktedir. Yüksek dağlar, muson bulutlarının, Hindistan içlerinden kuzeye ilerlemesine engel olur. Bu yüzden bölge yağışsızdır. Ancak, Kasım ayından, Mayıs ayına kadar olan sürede, burası dış dünyaya tamamen kapalıdır.

Yani, tam anlamıyla bambaşka bir dünyadır. Arazi şekilleri ve kültürü, Müslüman Keşmir’den ziyade, komşu Tibet’e benzerdir. Burada yaşayan insanların tek geçim kaynağı ise: kar sularıyla beslenen tarlalarda ekimi yapılan “arpa” dır.

Bölge halkının çoğu: Budisttir. Zaten şehre yolunuz düşerse, ilk görecekleriniz: parlak renkli dua bayrakları ve yamaçlarda görülen Budacı manastırlardır. Ancak, bu Tibetli Budistler yanında, Şii Müslümanlar da görülmektedir.

Şehir: 1975 yılından sonra ziyarete açılmıştır. Çünkü: Pakistan ve Hindistan arasındaki çatışmalara neden olan Keşmir bölgesi, yakın geçmişe kadar “Yasaklı bölge” idi.

Hindistan Keşmir Ladakh

TANGLANG LA

Burası, ülkenin en yüksek dağ geçitlerinden birisidir ve 5359 metre yüksekliktedir. Dünyanın ise, ikinci büyük geçididir.

Hindistan Keşmir Ladakh

PHYANG MANASTIRI

Şehrin 15 km. uzağında, Budist tapınağıdır.
Tapınak, 1515 yılında kurulmuştur. Manastır kompleksi içinde: birçok kutsal tapınak, kraliyet döneminden kalma freskler, 14’ncü yüzyıldan kalma bronz idoller görülmektedir. Bunlar: Keşmir bölgesinin en ünlü koleksiyonudur. Hatta, burada bir de müze var. Müzede ise, 900 yıllık eserler görülebiliyor. Bunlar arasında: Çin, Tibet ve Moğol kültürlerine ait silahlar sergileniyor.

Hindistan Keşmir Ladakh

THİKSE MANASTIRI

Şehir merkezinin 19 km. uzağında bulunan, Tibetli Budist tarafından yaptırılmış bir manastırdır. Manastır: 3600 metre yükseklikteki, İndus vadisindedir. Burada: 12 katlı kompleks şeklinde manastır yapıları bulunmaktadır. Özellikle: 14’ncü yüzyıldan kalma ve 1970 yılında, Dalay Lama tarafından ziyaret edilen, 2 katlı tapınak önem kazanmaktadır.

Hindistan Keşmir Ladakh

SANCHİ STUPA

Burası, Budistler için bir kutsal yapıdır. Budistler tarafından kullanılan kutsal emanetler var. Kutsal emanetlerin saklandığı sandık, Budistler için büyük önem taşımaktadır.