Brezilya Salvador

Brezilya Salvador

Bu tarihi ve eski şehir: güzel plajları, canlı kültürü ve dünyanın en büyük karnaval kutlamaları ile tanınmaktadır. Dolayısı ile “Brezilya’nın mutluluk başkenti” olarak anılmaktadır. Şehrin isminin kelime anlamı “kurtarıcı” demektir.

Amerika’nın en eski şehirlerinden birisi, Brezilya’nın en büyük üçüncü (Sao Paulo ve Rio de Janeiro şehirlerinin ardından) şehridir ve Brezilya ülkesinin kuzeydoğu bölgesindeki “Bahia” devletinin başkentidir.

Şehir eskiden şeker ve köle ticaretinin önemli bir merkezidir. Günümüzde de sömürge mimarisinin çarpıcı kiliseleri ve plazaları ile dikkati çeker.

All Saints körfezi kıyısındaki şehir: güneşlenme, yüzme ve sörf için ideal harika plajlar sunmaktadır.

Şehrin en çekici tarafı yıllık karnaval kutlamalarıdır. Bu abartılı olay dünyanın en büyük eğlence festivali olarak kabul edilir, müzik, dans, geçit törenleri, kostümler ve sokak partileri içerir.

Son bir not: süper model “Adriana Lima” bu şehirlidir.

Brezilya Salvador

ŞEHRİN KISA TARİHÇESİ

1500-1501 yılları arasında, Portekiz filosu ilk olarak buraya yani Bahia kıyılarına gelmiştir. Ancak kıyıları keşfetmek için buraya gelen ilk Avrupalının 1531 yılında “Martim Alfonso de Sousa” olduğu bilinmektedir.

1549 yılında ise, yine Portekizli işgalciler, buraya gelerek ilk yerleşimi kurmuşlardır. Yaklaşık 10 bin kişilik Portekiz gurubu: “Tome de Souza” denilen yerde karaya indiler.

İlk yerleşim: All Saints koyuna bakan yüksek bir kayalık üzerine yapılmıştır ve bölge gerek limanı ve gerekse şeker sanayi ve köle ticareti nedeniyle hızla büyüyüp gelişmiştir.

Şehir, Afrikalı kölelerin en yoğun yaşadığı şehirlerden birisi olmuştur. Köleler şehrin hızla büyüyüp zenginleşmesini sağlamışlardır. 1650 yılına kadar, burası güney yarımkürenin en büyük metropolü olmuştur.

1551 yılında ise, buraya Katolik piskopos Julius III, Portekiz Lizbon şehrinden gelmiş ve burası Brezilya ülkesinde bir Katolik merkez haline dönüşmüştür. Takip eden süreçte, şehir “alt” ve “üst” şehir olmak üzere ikiye ayrılarak büyümüştür.

Alt şehirde: liman ve Pazar bulunurken üst şehir genellikle yerleşim yerlerine ayrılmıştır. Her iki bölüm arasındaki bağlantı için 19. yüzyılda feniküler ve asansör yapılmıştır.

1624 yılında Hollandalılar Portekiz hakimiyeti altındaki şehri kuşatır. Hollandalılara karşı: Portekizliler Brezilyalılarla birlikte karşı koyarlar ve şehri savunurlar. Takip eden süreçte, şehir 1760 yılına kadar Brezilya’nın başkenti olur. Ardından ise şehir, sanayileşme yanında bir ulusal kültür ve turizm merkezi olur.

Brezilya Salvador

ULAŞIM

Şehrin “Peputado Luis Eduardo Magalhaes” uluslar arası havaalanı: şehir merkezine 28 km uzaklıktadır. Şehir: Recife şehrine 850 km uzaklıktadır ve karayolu ile 13-14 saat sürer. Brasilia şehri 1540 km uzaklıktadır ve 24 saat karayolu yolculuğu gerekir. Şehir ile Rio de Janeiro şehri arasındaki uzaklık 1620 km dir ve karayolu ile 30 saat yolculuk gerektirir.

 

NÜFUS

Şehirde 3.5 milyon civarında nüfus bulunmaktadır. Nüfusun büyük kısmı: kısmen Siyah Afrikalıların soyundan gelmektedir.

 

İKLİM

Şehir özellikle tropikal yağmur ormanları nedeniyle yıl boyunca sabit olan sıcaklıklara sahiptir. Yani hava genellikle sıcak ve nemlidir. En kurak dönem Eylül ayıdır. En yağışlı dönem ise Nisan-Haziran ayları arasındadır.

 

NE YENİR

Yerel lezzetler: Abara, fasulye ve baharatlar ile doldurulmuş bir pişmiş muz yaprağı vardır. Yerel mutfakta: deniz ürünleri ve bol baharat tercih edilir. Deniz ürünlerinden: balık ve karides başta gelir. Özellikle palmiye ağacından çıkarılan bir tür yağ: sömürge döneminden bu yana birçok yemekte yoğun olarak kullanılmaktadır.

Hindistancevizi suyu da, birçok yemek türü ve özellikle deniz ürünlerinde kullanılır. Şeker kamışı posası: tatlıların hazırlanmasında kullanılır. Buraya yolunuz düşer ve yerel lezzetleri tatmak isterseniz, özellikle “moqueca” yani bir tür balık ve karidesten yapılan güveci denemeniz önerilir.

 

NE SATIN ALINIR

Alışveriş merkezleri

1.Iguatemi
2.Salvador AVM
3.Barra AVM
4.Paralela AVM

 

TURİZM

Şehir, Brezilya ülkesinde kıyı şeridi en uzun (80 km) şehirlerden birisidir. Atlantik Okyanusu boyunca büyük oteller sıralanmıştır. Plajlar: yelken, yüzme ve dalış için çok uygundur. Ayrıca güçlü dalgalara açık koylarda sörf yapılabilir.

Salvador şehrinde kıyı boyunca yaklaşık 35 kilometrelik bölümde, Barra’dan başlayıp Flamenko’da biten plajlar bulunmaktadır.

 

PLAJLAR

Salvador şehri plajlarla çevrilidir.

Brezilya Salvador Porto da Barra Plajı

 

Porto da Barra Plajı

İnsanların çoğu Salvador şehrinde “Pordo da Barra” plajını en popüler yer olarak kabul ederler. Plaj: dünyanın en büyük koylarından birinin girişindedir.

Bu plaj: Bahia bölgesinde ilk Avrupa yerleşimi olan “Vila Velha” bölgesindedir. 1549 yılında Brezilya’nın ilk genel valisi ve Salvador kurucusu Tome de Souza: 1.000 kişilik yanındakilerle birlikte buraya geldi ve buradaki halkı sürgüne zorladı.

Burası çeşitli yayın organları tarafından dünyanın en iyi 3. plajı seçilmiştir.
Deniz: yüzmek için sakin, net ve mükemmeldir.

Plajın güney ucunda, şehrin kuruluş yeri anısına Portekizli heykeltıraş Joao Fragosa tarafından yapılan, mavi ve beyaz çini duvarlı bir heykel yani “Malta haçı” vardır.

Plaj: spor turnuvaları ve canlı gösterilere ev sahipliği yapmaktadır. Ünlü müzisyenlerin buluşma noktasıdır. Şarkılara ilham kaynağı olmuştur. Ayrıca küçük balıkçı tekneleri bölgeye ayrı bir hava vermektedir. Geleneksel balık pazarını da görebilirsiniz.

Ama hafta sonları ve özellikle Pazar günleri çok kalabalık olur. Sandalet, güneş gözlüğü ve benzeri öğelerinize iyi sahip olmanız önerilir, yoksa çalınır. Hatta genellikle bunları çalanlar, masum görünüştü çocuklardır.

Brezilya Salvador Farol da Barra

 

Farol da Barra

Farol, bir işaret anlamına gelir. Burada “deniz feneri” bulunduğundan isim türemiştir. Deniz feneri plajın sonundadır. Deniz fenerinin resmi adı “Forte de Santo Antonio da Barra” dır.
Şehrin “Barra de Bay” mahallesi girişindedir ve eski bir Portekiz kalesinin içindedir.

Güney Amerika’nın en eski deniz feneri olarak bilinir ve 1639 yılında inşa edilmiş, 1839 yılında yenilenmiştir. Kulenin yüksekliği 22 metredir. Fenerin bulunduğu yerden muhteşem bir okyanus ve günbatımı manzarası izlenebilir. Fenerin altında küçük bir müze bulunmaktadır.

 

MAB-Museu Nautico-Farol da Barra-Forte de Santo Antonio

Burası devletin en eski müzesidir.
Burada Brezilya’nın ilk başkentine ait nesneler sergilenmektedir. Ayrıca: haritalar, grafikler, sömürge günlerinde mal ve köle taşıma, batık Avrupa gemisinden kurtarılan malzemeler sergilenmektedir.

Plaj: özellikle çocukların oynaması için güvenilirdir ve sığdır ve ilaveten korumalı havuzlar bulunur. Plajın ucu ise sörfçüler bölgesidir.

CAPOEİRA

CAPOEİRA

Bu yöreye özgü bir tür danstır. Hatta: dans ve dövüş sanatı olarak da bilinir. Dövüş teknikleri, dans figürleriyle birleştirilir. Köken olarak: Afro-Brezilya belirtiliyor, yani Portekizliler tarafından bölgeye getirilen Afrikalı kölelere dayandırılıyor.

Bu gösteride 2 rakip, birbirlerine dokunmadan akrobatik hareketlerle bu savaş dansını gerçekleştirirler. Bir oyuncu rakibini dengesiz bırakırsa başarılı olmuş sayılır.

20.yüzyılın ilk yarısında, şehirde: Salvador doğumlu ustalar tarafından Capoeire okulları açılmıştır. 1892 yılında bu okullar bir ara yasaklanmış ve ardından 1938 yılında yeniden açılmıştır.

 

KARNAVAL

Dünya üzerindeki en büyük partinin burada yapıldığı, bizzat “Guinnes Rekorlar Kitabı” tarafından tescil edilmiştir.

Bir hafta süren ve şehrin cadde ve sokaklarında 25 km boyunca uzanan bu eğlence etkinliklerine, yaklaşık 4 milyon kişinin katıldığı söyleniyor. Partinin organizasyonu ise, 100 bin kişi yürütülmektedir. Evet sokaklar karnaval sırasında insanlarla doludur.

Çünkü karnavalın bir parçası olmak inanılmaz heyecan yaratır. Kamyonlar üstüne müzik enstrümanları yerleştirilir. Bu kamyonun arkasındaki dans kitlelerine katılabilirsiniz.

 

Rei Momo

Karnaval Kralına: şehrin anahtarı teslim edilir ve parti resmen başlar.
Campo Grande mahallesinde sokaklara: Camarotes tribünleri yerleştirilir. İsteyenler kalabalık tarafından çiğnenmekten korkanlar, partiyi buradan izlerler.
Bu sırada: yüksek volümlü ses sistemleri yerleştirilerek, şehrin en sevilen sanatçıları ve dansçıları partiyi hareketlendirirler.
Karnaval sırasında genel olarak: Samba-Reggae müzikleri çalınır.

 

Lavagem Bonfim do

“Bonfim” kelime anlamı temizlemedir. Bu festival aşağı şehirde başlar ve kiliseye olan 9 km lik bir yürüyüş ama dans edilerek yapılan bir yürüyüş ile devam eder. Bu sırada “blocos” yani “davullar” çalar. Çok eğlenceli bir etkinliktir.

 

Filhos de Gandy

Şehrin en büyük festivallerinden birisidir. Festivale katılanlar beyazlar giyerler ve türban takarlar. Onların liderine “Gandi” denir.

Brezilya Salvador OLODUM

 

OLODUM

Bunlar Salvador şehrinde 1979 yılında kurulmuş bir perküsyon gurubudur. Amaçları: Afro Brezilyalılar arasında kendine güven ve gurur duygusunun teşvik edilmesi, ırkçılığa karşı konulmasıdır.

Çeşitli albümleri bulunan gurup: “Pelourniho” denilen yerde, her Salı gecesi canlı performans sergilemektedirler. Ayrıca yine burada çeşitli hediyelik eşyaların satıldığı dükkanlar bulunuyor, ama bir Salı akşamı burayı ziyaret ederek, dünyaca tanınan gurubun kendine özgü müziklerini canlı olarak izleyebilirsiniz.

Brezilya Salvador

 

GEZİLECEK YERLER

Şehir “Aşağı şehir” ve “Yukarı şehir” olarak iki bölüme ayrılmıştır. Her iki bölüm arasındaki bağlantıyı ise popüler bir turistik yer olan “Elevador Lacerda” denilen asansörle birbirine bağlamaktadır.

Brezilya Salvador Elevador Lacerda

 

Elevador Lacerda

Bir bu tür asansördür ve 1873 yılında açılmıştır. Şehrin en popüler turistik yerlerinden birisidir. Şehrin çarpıcı manzaralarını sunmaktadır. Brezilya’da açılmış ilk asansördür.

İlk dönemlerde şehir merkezi Aşağı şehirde iken, zamanla Yukarı şehirde varoşlar artmış ve bu ikisinin birleştirilmesine gerek duyulmuştur.

Asansör 4 kafes ile 72 metrelik bir uzaklığı birbirine bağlamaktadır. 24 saat faaliyette olan asansör aynı anda 128 kişi taşımaktadır ve yolculuk 21 saniye sürmektedir. Günde yaklaşık 28.000 yolcu taşıdığı söyleniyor.

Brezilya Salvador AŞAĞI ŞEHİR-CİDADE BAİXA

 

AŞAĞI ŞEHİR-CİDADE BAİXA

18.yüzyıla kadar tek bir caddeden oluşan bu bölüm, takip eden süreçte daha fazla alana genişletilmiştir. Günümüzde ticaret, iş ve esnaf ağırlıklı bir merkezdir.

Asansörden çıkarken, sola giden yolda “Igreja Conceicao da Praia” kilisesi vardır ve yol plajlara gider. Evet bu yol üzerinde birçok eski bina olmasına rağmen, birçoğu kötü durumdadır ve bazıları restore edilmiştir.

Muhteşem festivallerin başlangıç yeri burasıdır. Bunlar arasında en güzeli “Lavagem Bonfim do” festivalidir. Ancak günümüzde gece oldukça kalabalık olmasına rağmen, bu bölge gün boyunca tehlikelidir. Yanınızda mutlaka birkaç kişi veya turla burayı gezmeniz önerilir.

 

All Saints Bay

Körfez, alt şehrin 85 metre aşağısındadır.
Bu körfez Amerigo Vespucci’nin 1 Kasım 1501 tarihinde buraya gelmiş ve bu tarih “All Saints” günü kutlamaları için seçilmiştir.

Büyük ve güzel koy: Atlantik okyanusunun sakin ve berrak suları, geniş mangrov, tuzlu bataklıklar ve mercan resifleriyle doludur.

Burada “Castro Alves” isimli ünlü şairin heykelini de görebilirsiniz. Kendisi 24 yaşında ölmüş, toplumun sefaleti hakkında yazdığı şiirlerle tanınmaktadır.

 

Senhora da Conceiçao da Praia

Bu kilise: Elevador Lacerda’nın güneybatısındadır. Portekiz’den getirilen mermerlerle 1739-1765 yılları arasında inşa edilmiştir. Cephesinde çapraz kuleleri ve iç eğimli köşeleri, barok mimarisi özelliklerini yansıtmaktadır.

Tavan boyamaları 1773 yılında Jose Joaquim da Rocha tarafından yapılmıştır. Ziyaret edenlerin burayı mutlaka görmeleri önerilir.

Brezilya Salvador Igreja Conceicao da Praia
Brezilya Salvador Igreja Conceicao da Praia

 

Igreja Conceicao da Praia

Largo da Conceiçao da Praia adresindedir.
1739 yılı yapımıdır. Yapı Portekizden getirilen taşlar ve balina yağı kullanılarak yapılmıştır. Rokoko ve neoklasik tarzların harmanlanmasıdır.

İçinde özellikle tavan boyamalarını mutlaka görmenizi öneririm. Bu tavan resimleri 1772 yılında Bahia Resim Okulu kurucusu Jose Jaaquim da Rocha tarafından yapılmıştır.
Bonfim temizliği festivali buradan başlamaktadır.

Brezilya Salvador Mercado Modelo

 

Mercado Modelo

Elevador Lacerda karşısında, Praça Visconde de Cairu denilen yerde bulunan burası bölgenin cazibe merkezidir ve yolcu gemilerinin durduğu limandaki bir Pazar yeridir. Bu Pazar yeri ilk olarak 1860 yılında Cayru meydanında kurulmuştur ve gemiler mallarını boşaltmak için buradaki gümrük binasının bulunduğu yere demirlemişlerdir.

Buranın bodrum katında, yeni gelenler köleler zincirlenmiş olarak satılmıştır. Ancak 1986 yılında kundaklama sonucu kısmen tahrip edilmiştir. 1969 ve 1984 yıllarında ise iki büyük yangın geçirmiştir.

Günümüzde gümrük binası denilen bu 2 katlı binada: 263 dükkan bulunmaktadır ve “Modeli Pazar” olarak isimlendirilen bu Pazar, ülkenin en büyük el sanatları alışveriş merkezidir. Evet, burası özellikle el sanatları ve hediyelik eşya satın almak isteyenler tarafından yoğun olarak tercih edilmektedir.

Burada ayrıca: biber, puro ve çeşitli gıda maddeleri de satılmaktadır. Pazarlık yapmanız önerilir. Yapının üst katında, tipik Bahia yemekleri sunulan restoranlar ve muhteşem deniz manzarası bulunmaktadır. Bu restoranlarda: karides çorbası tatmanızı öneririm.

Ayrıca: yukarıda giriş kısmında sözünü ettiğim “capoeira” yani yerel dövüş sanatı gösterileri burada düzenlenmektedir. Son bir not: mekan özellikle yazın çok sıcaktır ve sürekli olarak dilenci doludur.

Brezilya Salvador Forte Sao Paulo Marcelo
Brezilya Salvador Forte Sao Paulo Marcelo

 

Forte Sao Paulo Marcelo

Ziyarete kapalıdır.
Bu heybetli kale yapısı 1623 yılında askeri mimar Francisco Frias tarafından yapılmaya başlanmıştır. 1924-1625 yılları arasında şehri işgal eden Hollandalılar tarafından tamamlanmıştır. Limanı kapatan geniş bir platform üstündedir. Kıyıdan yaklaşık 300 metre uzakta bir resif üzerindedir.

 

Museu Costa Pinto

Burada 18. ve 19. yüzyılda özel mülkiyetin elindeki bir takım öğeler, sanat eserleri ve objeler sergilenmektedir. Özellikle: altın takı, resim ve porselenlere ait geniş bir koleksiyon sergilenmektedir. Ama buranın en özel koleksiyonu, Bahia kadınları tarafından giyilen dekoratif bir tür broş olan “balangandas” koleksiyonudur. Ayrıca çeşitli dönemlere ait mobilyalar görülüyor.

 

Campo Grande

Burası şehrin en işlek kavşaklarından birisidir ve Kasım 1822 Piraja savaşında Portekizliler yenilerek 2 Temmuz 1823 tarihinde Brezilya güçlerinin şehre girmesinin anısına burada bir anıt bulunmaktadır. Şehrin havaalanı ismi de “Campo Grande” dir.

Brezilya Salvador MAM-Solar do Un Hao-Museum de Arte Moderna

MAM-Solar do Un Hao-Museum de Arte Moderna

Contorno Av. Bölgesindedir. Santos körfezi kıyısında en güzel mimari topluluklardan birisidir.
Buranın yolları ıssızdır ve gasp için idealdir, bu yüzden buraya gitmek isteyenler taksi kullanmalıdırlar.

Müzenin bulunduğu yer: 18. yüzyıla kadar şeker gönderileri için bir aktarma noktası olarak hizmet görmüştür ve bir efsaneye göre: burada öldürülen kölelerin hayaletleri dolaşmaktadır. Müzenin bulunduğu bina: 17. yüzyılda inşa edilmiştir ve Peter do Unhao isimli yargıç için malikane olarak yapılmıştır.

Yapan ise İtalyan kökenli Brezilyalı modernist mimar Lina Bardi’dir. Eski şapel bireysel gösterilere ev sahipliği yapar. Orijinal beyaz ve mavi Portekiz fayansları ile döşeli yapı ise kalıcı bir modernist/çağdaş koleksiyona ev sahipliği yapmaktadır.

Evet, bu müzede Brezilyalı modernist ressamların eserleri bulunmaktadır. Bunlar: resim, çizimler, baskılar, serigrafi, heykeller, duvar halıları ve diğer nesnelerdir. Eserleri sergilenen sanatçılar ise: Amaral, Djanira, Portinari, Ianelli, Rubem Valentim, Carybe, Sante Ccaldaferri.
Geçici sergilerde, Brezilya’nın her yerinden çağdaş sanatçıların eserleri sergilenir.

“Parque das Esculturas” isimli heykel bahçesi ise, körfez manzarası ve gün batımı manzarası ile ilgi çekiyor. Burada Caribe ve Mario Cravo gibi sanatçıların heykelleri görülür.
Müzede: cumartesi akşamları caz konserleri düzenleniyor. İskeledeki restoran popülerdir.

Brezilya Salvador Nosso Senhor Bonfim Kilisesi

 

Nosso Senhor Bonfim Kilisesi

Cidade Baixa denilen aşağı şehirde, Montserrat isimli bir tepecik üzerindedir. Praça Senhor Bonfim adresindedir.

Kilisenin kuruluş öyküsü: Portekizli donanma kaptanı Theodozio Rodrigues de Faria denizde çok şiddetli bir fırtınaya yakalanır ve kurtulur. Kendisi Brezilya’ya çok düşkündür ve azizin resmini getireceğine söz verir ve ardından Bonfim Sanctuary Bazilikasını yaptırır. 19. yüzyıl ortalarında, İsa’nın çarmıhta bulunan bir görüntüsünün kopyası kiliseye yerleştirilir. Kilisenin 18. yüzyılda inşa edildiği düşünülüyor.

Burası zamanla Katoliklerin en önemli dini merkezlerinden biri olmuştur. Brezilya’da çok ünlü ve popülerdir.

Ardından burası kutsal haç yeri olmuş ve özellikle mucizelerle umut arayanlar tarafından yoğun ziyaret edilen bir yer haline gelmiştir. Nefin sağındaki oda: minnettar sayısız cüzdan boyutunda fotoğraflarla kaplıdır. Ayrıca: ziyaretçiler el bileğine takılı olan veya kapıda bulunan iplerden alarak, buraya dilekte bulunarak bağlarlar. Bu rokoko tarzı yapının iç dekorasyonu neoklasiktir.

1949 yılında: Katolik Fransisken Irma Dulca Pontes: burada bir tavuk bahçesi kurmuş ve fakirlere yardım etmeye başlamıştır. Ayrıca insanlara tıbbi tedavi ve eğitim imkanları da yaratınca, kendisi “Nobel Barış Ödülü”ne aday gösterilmiş, öte yandan Katolik kilisesi azizlik için de aday olmuştur.

Brezilya Salvador YUKARI ŞEHİR-CİDADE ALTA

 

YUKARI ŞEHİR-CİDADE ALTA

Burası yerli halk tarafından “PELO” olarak bilinir. Bir kayalık üzerine yerleşmiştir.
Burada çok renkli ve tarihsel bir merkez olan “Pelourinho” vardır. Şehrin en iyi otelleri, dükkanları ve restoranları bu bölümde bulunmaktadır.

Akşamları burada müzik ve canlı etkinlikler düzenlenmektedir. Salvador şehri: buradaki Katolik evlerin ve mekanların çokluğu nedeniyle “Kara Roma” olarak da isimlendirilmektedir. O kadar çok kilise vardır ki, her gün ayrı bir kiliseye gidilebilir.

Şehrin “Tarihi Merkezi” buradadır ve UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Brezilya Salvador Palacio Rio de janeiro Branco-Rıo Branco Sarayı

 

Palacio Rio de janeiro Branco-Rıo Branco Sarayı

Pelourinho-Tome de Sousa-Belediye meydanındadır.
Salvador şehrinin merkezinin batı tarafına hakim ve körfeze bakan güzel bina, 1549 yılında çamur ve kil ile inşa edilmiş ve valilik sarayı olarak kullanılmıştır.

Brezilya’nın en eski sarayıdır. Napolyon’dan kaçan Portekiz kralı D. Petro II ve ailesi, Rio de Janeiro şehrine gitmeden önce 1808 yılında bir süre burada kalmışlardır.

Ülkenin ilk genel valisi Tome de Souza burada yaşamıştır. Ancak yangın ve bomba hasarı sonucu, binanın eski ihtişamı kalmamıştır ve 20. yüzyılın başında yeniden inşa edilmiştir. Yani 1912 yılında eski Cumhuriyet döneminde burası bombalanarak imha edilmiştir.

Çünkü: Cumhuriyetin ilanından sonra yeni ve kapsamlı reform isteyenler, Bahia bölgesinde iç siyasi anlaşmazlıklara neden olmuşlardır. 1937 yılında ise Bahia Cumhuriyetindeki popüler ayaklanmalara karışmış ve Portekizli ünlü simaları ağırlamıştır.

Ayrıca 1980’lerin başlarında yenileme çalışmaları yapılmıştır. Özellikle; Fransa’dan gelen demir ve kristal bir merdiven aracılığı ile erişilen; 19. ve 20. yüzyıl freskleri bulunan rokoko tarzı “Aynalar Salonu” ilgi çekmektedir.

Brezilya Salvador Carmelite Kilisesi

 

Carmelite Kilisesi

Bunlar iki Carmelite kilisesi olarak bilinirler. Kökeni hakkında pek sağlıklı bilgi bulunmamaktadır.

Carmelite kardeşlik öyküsü: 12.yüzyılda haçlılardan itibaren başlar ve kuruluş yeri olarak kuzey Filistin çölleri belirtilmektedir. Avrupa’nın birçok büyük şehri ve Amerika’da buna bağlı toplumlar bulunmaktadır.

Diğer tarikatların aksine, bunların kurucusu yoktur. 1214 yılında Kudüs patriği Albert bu tarikat mensuplarına yakın bir yerde her gün birlikte ekmek ve şarap ile kutlama yapmalarını ve haftalık toplantılar düzenlemelerini teşvik etti.

Bu kural, Carmeliteler için bugün de takip edilen bir yaşam formülüdür. Kudüs elden çıkınca, bunlar bir süre sonra Batı’ya göç etmeye başlamışlar ve Sicilya, İtalya, İspanya, Fransa ve İngiltere’ye yerleşmişlerdir.

Kilise: Pelourinho bölümünün kuzeyindedir ve 1788 yılında yapılmıştır, ancak daha sonra yanmış ve 1850 yılında yeniden yapılmıştır. Burada 18. yüzyıldan kalma, köle olarak bilinen Francisco Manuel das Chagas tarafından yapılan Chains Mesih heykeli önem kazanmaktadır.

 

Galeria Fundaçao Pierre Verger

Rua da Misericordia-Misericordia kilisesi önündedir.
1996 yılında ölen fotoğrafçı ve etnolog Fransız Pierre Verger bu evde yaşamıştır. Buradaki sergilenen fotoğraflar, her 6 ayda bir yenilenir. Özellikle: 1950-1970’li yıllar arasında hem günlük hem de dini ritüelleri detaylandıran fotoğraflar çekmiştir.

Brezilya Salvador TARİHİ MERKEZ
Brezilya Salvador TARİHİ MERKEZ

 

TARİHİ MERKEZ

Şehrin tarihi merkezi: 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Burası: 16. yüzyılın ortalarından itibaren Portekiz şehircilik geleneklerine göre kurulan ve günümüze kadar bu güzelliklerin korunduğu bir yerdir. Şehrin büyük kısmında sokaklarda renkli evler eski özelliklerini korumaktadırlar.

1990’lı yılların başından itibaren, buradaki binaların cephelerinde büyük bir yenileme ve restorasyon faaliyetleri yürütülmüştür. Bu yenileme çalışmalarında, mahallede yaşayanlar (Afroların torunları) buradan ayrılmak zorunda kalmışlardır.

Brezilya Salvador Pelourinho
Brezilya Salvador Pelourinho

 

Pelourinho

“Pelourinho” boyunduruk anlamına gelir. Yani: köle cezalandırılan ahşap direğin adıdır.
Yukarı şehirdeki bu bölüm, şehrin en önemli turistik merkezlerinden birisidir. Latin Amerika’da sömürge mimarisinin en büyük koleksiyonu bulunan bu mekan UNESCO tarafından dünya kültür merkezi olarak seçilmiştir.

Özellikle kölelerin şehirdeki yaşamında büyük önemi vardır. Afrikalı köleler, şeker tarlalarında çalıştırılmak üzere, burada satılmışlardır yani burası yenidünyanın ilk köle pazarıdır. Ayrıca burası vatandaşların cezalandırılması için de kullanılmıştır.

Sonuç olarak, burası Portekiz sömürge dönemi mimarisinin en önemli bölümlerinden birisidir. Her ne kadar otorite ve adaletin sembolü olarak bilinse de aslında adaletsizliklerle ünlenmiştir.

Zamanla: burası hızla gecekondularla dolmuştur. Ancak 1990’lı yılların başında büyük bir restorasyon çalışması yapılmış ve burada oturanlar bölge dışına taşınmışlardır.

Günümüzde, buradaki oteller ve konaklarda: ressamlar, müzisyenler, yazarlar gibi üst düzey kişiler yaşamaktadırlar. Bölgenin sokakları: özellikle hediyelik eşya dükkanları, restoranlar ve diğer çok sayıda dükkan bulundurmasıyla tanınır. Ayrıca: barlar ve gece hayatının yoğun yaşandığı kulüpler de görülür.

Burada güzel bir akşam yemeği yemek isterseniz “Restaurante Escolar” güzel bir seçim olacaktır. Bu mekanda her akşam tipik bölge yemekleri servis edilmektedir.

Brezilya Salvador Salvador Katedrali-Catedral Bazilika de Salvador

Salvador Katedrali-Catedral Bazilika de Salvador

Terreiro de Jesus adresindedir.
Terreiro de Jusus meydanı: Pelourinhos bölgesinin ama meydanı ve merkezidir. Burada çok sayıda kilise bulunmaktadır ve bazen sokaklarda Capoeira ve Samba gösterileri düzenlenmektedir.

Ama bu meydanın en önemli yapısı: Salvador Katedralidir.

Şehrin en eski Cizvit kilisesidir ve ilk olarak 1512 yılında yapılmıştır.
Günümüzde görülen yapı ise 1670 yılından kalmadır ve Brezilya’nın en eski katedralidir. Kilisenin cephesi 17. yüzyılda Cizvitler tarafından inşa edilmiştir.

Cizvit mimarisinin en görkemli örneğidir. Yapının içi tamamen mermer duvarlarla kaplıdır. Yapının içinde dikdörtgen bir koridor ve her biri kendine ait özellikler taşıyan 16. yüzyıldan kalma dini sanat eserleri ile günümüze gelen yanal şapeller dizisi bulunur.

Mimari ve dekorasyonu “Mannerist” özellikler için en iyi örnektir. Cephe Portekiz’den getirilen “Lioz” taştan yapılmıştır. İki çan kulesi bulunur. Kilisenin zengin barok mobilyaları 17. yüzyıldan kalmadır ve tavan ve ahşap paneller Portekiz çinileriyle süslüdür.

 

Fundaçao-Casa Jorge Amado

Mavi renkli bu bina: Largo de Pelourinho meydanındadır. Bina yerel edebiyat kurulu kurucusu yazar Jorge Amado hakkında nesnelerin sergilendiği bir yerdir ve onun sergileri halka açıktır yani ücretsizdir.

 

Igreja Da Ordem Terceira Carmo-Carmo Kilisesi

Largo Carmo adresindedir.
Bugünkü yapısı yangın tarafından tahrip edildikten sonra 19. yüzyılda yapılmıştır. Ama burada 1636 yılından itibaren dini bir yapı olduğu biliniyor. Yapı tipik barok özellikleri ve zarif mimarisiyle dikkat çekiyor. Kilise ikiz çan kuleleriyle çevrilidir. Küçük bir müzede bulunan ve 2000’den fazla tane yakut tarafından tasvir edilen “kan” objesini mutlaka görmelisiniz. Ayrıca burada İsa’nın muhteşem ve son derece değerli heykelleri bulunuyor.

Brezilya Salvador Igreja Senhora Do Rosario Dos Pretos-Siyah Halk Kilisesi

Igreja Senhora Do Rosario Dos Pretos-Siyah Halk Kilisesi

Largo Pelourinho adresindedir.
Largo üzerinde duran ve Pelourinho’nun en önemli merkezlerinden biri olan kilise: Rosario dos Pretos zamanında inşa edilmiştir. İnşaatta: birçok serbest köleler, inşaatçılar ve sanatlarlar çalışmıştır. Ancak, kilise neredeyse bir yüzyıl sonra tamamlanmıştır. Zirveler rokoko mimari boyalı gökyüzü mavi yapılmış, 18. yüzyıl heykelleriyle süslenmiştir. Ayrıca yine burada bir köle mezarlığı bulunur.

Brezilya Salvador Sao Francisco Manastır ve St Francis Kilisesi-Igreja E Convento Sao Paulo Francisco

Sao Francisco Manastır ve St Francis Kilisesi-Igreja E Convento Sao Paulo Francisco

Cruzeiro de Sao Paulo Francisco adresindedir.
Şehrin en çarpıcı dini yerlerinden birisidir.
Burada ilk dini yapı 1587 yılında kurulmuş ve Hollanda istilası sırasında tahrip edilmiştir. Günümüzde görülen barok manastır ve kilisenin inşaatına ise 1686 yılında başlanmıştır ve özellikle iç dekorasyonu önem kazanmaktadır. Binanın inşaatında Afrikalı köle kuvveti kullanılmıştır.

İç dekorasyonda neredeyse her şey altın kaplıdır ve burada yaklaşık 1 ton civarında altın kullanıldığı söylenmektedir.

Kilise dışındaki bazı duvarların alt kısımları, Lizbon şehrinde yapılan beyaz çini yani “azulejo” ile kaplıdır. Tavandaki detaylara dikkat etmelisiniz. Süslü oymalar ve güzel boyanmış ahşap paneller de dikkat çeker.

Evet, bu dini yapı, şehirde Portekiz sömürge mimarisinin en iyi örneklerinden birisidir.

Brezilya Salvador Monte Serrat Fort ve Beach

Monte Serrat Fort ve Beach

Burası günümüzde “Ponta Humaita” olarak bilinmektedir. Bu bölgede: deniz feneri, kilise dağı Cerra ve 17. yüzyılda sömürge döneminde kayda değer bir koleksiyon barındıran “Our Lady of Manastırı” nın bulunduğu küçük bir dini kompleksten oluşmaktadır.

Kale ilk olarak 1538-1587 yılları arasında Portekizliler tarafından inşa edilmiş, ancak 1624-1638 yılları arasında Doğu Hindistan şirketi askerlerinin saldırısına uğramış ve ardından tekrar inşa edilmiştir.

Evet günümüzde burası şehrin popüler tarihi ve turistik noktalarından birisidir. Ama özellikle akşam üstü burayı ziyaret etmeniz önerilir çünkü aşırı sıcaktır. Buradan tüm körfezin muhteşem manzarasını görebilirsiniz.

Yapıda bir de “Silah Müzesi” bulunuyor.

Evet buranın plaj bölümüne gelince: All Saints Bay körfezi önündeki 36 adanın manzarasını izleyerek denize girmek mümkündür.

Brezilya Salvador Costa Azul Park

 

Costa Azul Park

Park aynı adı taşıyan semtte bulunmaktadır.

Jardim dos Namorados yakınlarındaki bu park alanı 14 hektar büyüklüğündedir. Park 1950’li yıllarda açılmıştır. Park alanında: futbol sahası, egzersiz ekipmanları, bisikler yolları, 600 kişilik amfi tiyatro, çeşitli gıda yerleri, park yeri, Camurujipe nehri üzerinde bir köprü gibi tesisler bulunur.

Park alanı özellikle hafta sonlarında spor ve eğlence etkinlikleri için kullanılır ve şehirdeki birçok aile tarafından yoğun olarak tercih edilir.

Brezilya Salvador City Park

 

City Park

Burası “Atlantik Ormanı” koruma alanı olarak açılmıştır. Park alanı 2002 yılında tamamen yenilenmiştir.
Park alanında: 5000’den fazla fidan ve 46 yatak kapasiteli “Çiçek Hall” bulunmaktadır.
Ayrıca çocuklar için oyun alanları vardır. Sporseverler için parkın kenarında koşu parkuru ayrılmıştır.

Brezilya Salvador Pituaçu Park

 

Pituaçu Park

Burası 1973 yılında devlet tarafından düzenlenmiştir. 450 hektarlık bir alanı kapsamaktadır.
Burası “Atlantik Ormanı” bitkileri ve hayvanlarının görülebileceği bir yerdir.
Ayrıca burada bulunan “Pituaçu” barajı: şehrin su ihtiyacını karşılamaktadır.
Ayrıca park alanında 1907 yılında yapılmış suni bir gölet bulunmaktadır. Gölette iskeleden tekne kiralamak mümkündür.

Arjantin Patagonya

Arjantin Patagonya

Patagonya’nın Arjantin bölümünü gezmek için en kolay yol: Buenos Aires şehrinden uçakla buraya “Trelew” şehrine uçmaktır. Buenos Aires şehrindeki iç hatlar uçuşlarının yapıldığı “Aeroparque Jorge Newbery” havaalanını kullanmanız gerekir ve burası şehir merkezine 15 dakika uzaklıktadır.

Buradan uçağa bindiğinizde Patagonya’nın Arjantin bölümündeki “Trelew” şehrine yaklaşık 3.5 saatlik uçuş sonrası ulaşabilirsiniz.

Patagonya’da Arjantin bölgesi 3 alandan oluşmaktadır.

Bunlar: Göller Bölgesi, Atlantik Patagonyası ve Güney Patagonya bölgeleridir.

Muhtemelen sadece bir veya iki alanı ziyaret etmek için yeterli zamanınız olacaktır ve buna göre gezinizi planlamanızı öneririm. Göller Bölgesinde: karlı dağlar, şirin kasabalar vardır. Atlantik Patagonyası bölümü daha kentseldir ve geleneksel çay saati hayatın bir parçası olarak devam etmektedir. Güney Patagonya ise: turistler ve yerliler, akuamarin göller ve yükselen dağlar ihtiva etmektedir.

Patagonya’da yaban hayatı koruma altındadır ve ziyaretçilerin de yaban hayatına karşı saygılı olmaları gerekir. Ancak, yoğun turistik sezondan kaçınmak için burayı “Eylül-Şubat” ayları arasındaki dönemde ziyaret etmeniz önerilir.

Burada resmi dil “İspanyolca” olmasına rağmen, popüler şehirlerde İngilizce yaygın olarak kullanılır. Özellikle otel personelleri ve rehberler İngilizce bilirler. Bölgede resmi para birimi “Arjantin Pezosu” yani “ARS” dir. Bunun dönüşümü ise, 1 ARS= 0.25 Amerikan dolarıdır.

Eğer burada bir şeyler yemek isterseniz, başlıca alternatif balık olacaktır. Ayrıca nefis şaraplar da bulunur. Yöre mutfağı Avrupa damak tadından etkilenmiştir. Çay evleri, çikolatacılar ve pastaneler bunların başındadır. Patagonya’da geç saatlerde yemek yenir ve akşam yemeği genellikle saat 20.00 gibi başlar.

Arjantin Patagonya Göller Bölgesi
Arjantin Patagonya Göller Bölgesi

 

GÖLLER BÖLGESİ

Arjantin Patagonya’sının kuzeybatı ucunda göller bölgesi bulunur. Buranın doğusunda Şili Patagonya’sı ve batısında Atlantik Patagonya’sı bulunur. Bölge nefis kesici manzaralar içermektedir. Buraya: uçak, otobüs ya da araba ile ulaşmak mümkündür. Buenos Aires şehri ile Bariloche arasında doğrudan uçuşlar bulunmaktadır.

Bariloche ve diğer göl şehirleri arasındaki ulaşım için ise otobüs seferleri vardır. Atlantik Patagonya’sının “Puerto Madryn” şehri yaklaşık otobüsle 14 saat uzaklıktadır. Güney Patagonya’nın Trelew şehri ise 21 saat uzaklıktadır.

Arjantin Patagonya San Carlos de Bariloche
Arjantin Patagonya San Carlos de Bariloche

 

San Carlos de Bariloche

Burası görkemli dağlar ve ormanlar ile Nahuel Huapi gölü kıyısında “Bariloche” lakabıyla bilinen “San Carlos de Bariloche” bölgenin en önemli merkezidir ve 1902 yılında kurulmuştur. Buranın ismi, insanlar bu bölgeye gelmeden önce “Andes Mountain Range” doğu bölgelerinde yaşayan yerlilerden gelmektedir.

“Nahuel Huapi Gölü” ve çevresindeki milli park üzerinde yükselen “Bariloche” açık havada: açık havanın tadını çıkarmanız ve yerel yemekleri tatmanız için huzurlu bir ortam sağlar. Ama “Bariloche” daha çok doğal güzelliğe sahiptir.

Kasaba: Buenos Aires şehrine 1640 km uzaklıktadır. Herhangi bir mevsimde, insanlar buraya dinlenmek için gelirler ve burada gerekli tüm hizmet ve olanaklar ziyaretçilere sunulmaktadır.
“Bustillo” daha çok yerel kentsel ortamı ile önem kazanır ve burada Avrupa mimarisi hissedilir. Temmuz-Ağustos aylarında burada pastoral kayak koşulları bulmak mümkündür. Ocak ayında ise yürüyüş ve rafting yapılabilir. Ancak burası en iyi Kasım-Mart ayları arasındaki dönemde ziyaret edilmelidir.

Bariloche’den: Cerro Catedral denen lüks kayak bölgesine gidilir. Burası: Arjantin ülkesinin en ünlü, popüler ve muhteşem kayak merkezidir. Ayrıca yine Bariloche’nin 50 km kuzeyinde “Villa La Angostura” ve 112 km kuzeyinde: 7 göller olarak da bilinen “De Los Andes San Martin” kasabaları bulunmaktadır. Buralar gerek yerel zanaat pazarları ve gerekse panoramik manzaraları ile öne çıkarlar.

Arjantin Patagonya San Martin de los Andes

San Martin de Los Andes

Burası Arjantin Patagonya’sında en göz kamaştırıcı şehirlerden birisidir. Şehir: Lacar gölü kıyısında, Lanin Milli Parkı ile çevrilidir.

Şehrin taş ve ahşaptan oluşan kendine özgü mimarisi, zengin kültürü onun bölgenin popüler yerlerinden biri olmasını sağlamıştır. Burada ziyaretçiler: dağ bisikleti, kano, binicilik, yürüyüş, tırmanma ve alabalık-somon balık tutma etkinliklerine ve sayısız eğlencelere katılırlar.

Kışın ise, şehir kayak ve snowboard gibi kış sporları için uygun ortamlar sunar. Çünkü “Chapelco dağı” şehrin birkaç kilometre uzağındadır. Ziyaretçiler burada ailecek Sibirya huskies köpekleri tarafından çekilen kızaklar üzerinde, ormanda gezinti yapabilirler.

Bu şehir, ayrıca el yapımı çikolata yapımı ile ünlüdür. Yıllardır Patagonya’nın en önemli çikolata üreticileri burada yerleşmişler ve burada yapılan çikolatalar gelenekselleşmiştir.

Arjantin Patagonya Catedral Dağı

Catedral Dağı

Dağın zirvesi gotik tarzlı ortaçağ tapınağı kulesini andırmaktadır. Burası “San Carlos de Bariloche” şehrine 19 km uzaklıktadır ve kış sporları yapmak isteyen, dünyanın birçok yerinden gelen ziyaretçiler tarafından tercih edilmektedir.

Dağ deniz seviyesinden 1030 metre yüksekliktedir. Güney Amerika kıtasında en güzel kayak yapılabilecek yer olarak önem kazanır. Burada 600 hektarlık alanda iyi işaretlenmiş 53 pist bulunmaktadır.

Tüm kayak disiplinleri için pist mevcuttur. Freestyl ve snowboard uğraşanlar için, özel yeteneklerini gösterebilecekleri yerler bulunmaktadır.

Arjantin Patagonya Güney Patagonya Bölgesi

 

GÜNEY PATAGONYA BÖLGESİ

Bu bölgede özellikle öne çıkanlar: Perito Moreno Buzulu, Fitz Roy dağı ve Cueva de las Manos’tur.
Güney Patagonya: hem kültür gezisi ve hem de doğal güzellikleri arayanları çekmektedir. Patagonya’nın en güney ucunda, Şili sınırının doğusundadır. Bölgenin ziyaretçilerinin en çoğu: “El Chalten” ya da “El Calafate” denilen şehirlere inerler.

 

EL CALAFATE KASABASI

Santa Cruz platosunda bulunan ve 7 Aralık 1927 tarihinde kurulan “Calafate” yani bu kasabanın ismi sarıçiçekleri olan bir tür bitkidir. Calafateliler şöyle demektedirler ki, ülkemizde de bu sözü birkaç yerde duymuştum “Her kim Calafate yerse, daha fazlasını yemek için mutlaka buraya dönecektir” Kasaba Fitz Roy dağı eteklerinde kurulmuştur.

Kasabadan itibaren yükselen buz alanları ve yemyeşil ormanlar ilgi çeker. Cesur yürüyüşçüler: bölgenin bu muazzam alanları arasındaki sivri tepelerde yürüyüş yaparlar.

Evet: 7000 nüfuslu (yani bir anlamda ıssız kasabadır da denilebilir) bu kasaba Patagonya bölgesine yolu düşen gezginler için bir başlangıç noktasıdır. Özellikle: Los Glaciares milli parkı içinde bulunan “Perito Moreno” buzulu görülüyor ve sonra bölgeye dağılınıyor. Park alanı buraya 80 km uzaklıktadır.

Çevredeki doğal güzellikleri görmek ister ve kamp ve yürüyüş yapmak isterseniz: burayı ziyaret etmeniz önerilir. Hatta: bir kısım ziyaretçinin burada günler, haftalarca kaldığı söyleniyor.

Evet: buranın geçmişi çok eskiye gitmiyor. Kasaba 1985 yılında kurulmuştur. Ama: Şili ülkesinin burada hak iddia etmesi üzerine, uluslar arası hakem kurulunun oluşturduğu mahkemeye gidilmiş ve mahkeme buranın Arjantin’e verilmesi lehine oy kullanmış ve böylece El Calafate, Arjantin sınırları içinde kalmıştır.

Ancak: tam bir turizm merkezi haline getirilen kasaba, Patagonya bölgesindeki diğer kasabalara nazaran daha pahalıdır.

El Calafate yakınlarındaki “El Chalten” isimli küçük bir komşu kasaba vardır. İki kasaba arasındaki uzaklık, 1.5-2 saat kadar çekmektedir.

Arjantin Patagonya La Estela

 

La Estela

Burası: Viedma gölü kıyısında ve La Leona nehri ağzında, Estancia bölgesinin en güzel yerlerinden birisidir. Burada turizme yönelik çeşitli aktiviteler yürütülmektedir. Çünkü burası Patagonya’nın en muhteşem manzaralarına tanıklık yapmaktadır.

Perito Moreno buzulu, buraya 170 km uzaklıktadır. El Calafate uluslar arası havaalanı 90 km uzaklıktadır.

 

Parque Nacional Los Glaciares-Los Glaciares Milli Parkı

1927 yılında kurulan Milli park 1940 yılına kadar büyümüş ve El Calafate kasabasından yaklaşık 2 saat sürüyor. Burası 1981 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi”ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Park alanına geldiğinizde: rehberler ziyaretçileri bir tekneye bindiriyorlar ve Güney Amerika’nın en büyük üçüncü gölü olan “Lago Argentino” da ilerlenerek Aregentino gölüne doğru uzanmış ve hareket eden “Perito Moreno” buzulu çevresinde geziliyor.

Ancak, milli park alanında, 600.000 hektarlık toplam alanda: “356” tane buzul bulunduğu söyleniyor. Ancak bunlardan 14 tanesi dev buzuldur.

Arjantin Patagonya Perito Modeno Buzulu

 

Perito Modeno Buzulu

Bu buzulu ziyaret etmek isteyenler yakınlardaki “El Calafate” isimli kasabadan düzenlenen turlara katılmalıdırlar. Özellikle Hielo&Aventura isimli tura katılmanızı öneririm. Her gün saat 08.00’de hareket eden bu mini yürüyüş turu, kişi başı 460 ARS yani 105 Amerikan Dolarıdır.
“Glacier National Park”ın güney ucunda ve Güney Patagonya bölgesinin en görkemli buzullarından birisidir.

Dünya buzullarının % 95’lik bölümü küresel ısınma nedeniyle yavaş yavaş yok olurken, Perito Moreno buzulu büyümeye devam etmesiyle ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce ziyaretçi, Perito Moreno buzulunun yükselen kristal kütlesini hayretle izlemek için buraya akın ederler.

Evet biraz önce sözünü ettiğim gibi park alanında 14 tane dev buzul var. Ama bu dev buzulların en muhteşemi, Lago Argentina gölünde yüzen ve 250 kilometre kare büyüklüğünde olan bu buzuldur.

Buzulun uzunluğu 30 kilometre, genişliği 5 kilometredir ve yüksekliği, su seviyesinden 60 metredir. Ancak, bunu olağanüstü kılan, sürekli hareket etmesidir. Buzulun günde 2 metre kadar ileri hareket ettiği ölçülmüştür.

Dünyanın en çok ziyaret edilen bu buzulu, dünya üzerindeki en büyük üçüncü tatlı su rezervidir. Aynı zamanda dünyanın en dinamik ve erişilebilir buzuludur. Güneşli bir havada burayı ziyaret ederseniz, buzulun muhteşem açık mavi rengi mutlaka ilginizi çekecektir.

Park alanına geldiğinizde: rehberler tarafından bir tekneye bindiriliyorsunuz ve Güney Amerika’nın en büyük üçüncü gölü olan “Lago Argentino” da yaklaşık 1 saatlik tekne turu yapılıyor. Bu turda, özellikle Argentino gölüne doğru uzanmış ve hareket eden “Perito Moreno” buzulu çevresi geziliyor.

Turun ardından: geri dönülerek milli parkın kara bölümüne çıkılıyor. Patikalardan iniliyor ve muhteşem manzara eşliğinde, hava güzel ise “Perito Moreno” buzulunu uzaktan da seyretme şansına sahip olabiliyorsunuz.

Bu seyir esnasında: birkaç dakikalık fasılalarla, metrelerce büyüklükteki buz duvarlarından kopan küçük buzul parçalarının top sesi kadar güçlü bir ses çıkararak koptuğunu ve göl yüzeyine düştüğünü görebilirsiniz. Parçalanıp suya düşen buzul parçalarının çıkardığı ses gerçekten muhteşemdir.

Buzuldan düşen parçalar, hemen ardından yüzen buz dağlarına dönüşüyorlar.
Burayı ziyaret edeceklere, buzulun güney sınırında mini bir yürüyüş yapmalarını öneririm. Bu mini trekking yani buzul turu, inanılmaz bir deneyim ve heyecan olacaktır.

Argentino gölü çevresinde “Uppsala” ve “Spegazzini” buzullarını da görebilirsiniz.

Arjantin Patagonya Fitz Roy Dağı

 

Fitz Roy Dağı

Parque Nacional Los Glaciares parkındaki dağ alanında en yüksek tepe 3375 metre yükseklikle, Fitz Roy dağının granit zirveleridir. El Chalten şehrinden itibaren yürüyerek Fitz Roy dağına ulaşılabilir.

Kaptan Robert Fitzroy; içinde Charles Darwin ve arkadaşlarının bulunduğu, HMS Beagle gemisiyle bölgede keşiflerde bulunmuştur.

Evet, bu pürüzlü ve granit duvar gibi yükselen dağ: Güney Patagonya’nın ayaklı kulesi gibidir. Zirveler, genellikle bulutların arasındaki pus tabakasında gizlenmiş olarak dururlar.
Gezginler: “Fitz Roy Expendiciones” denilen yerde, deneyimli dağ rehberleri eşliğinde, tamamen uygun donatıldıktan sonra, güvenilir bir yürüyüş hizmeti alınabilmektedir. Ancak rezervasyon gerekir.

2 Şubat 1952 tarihinde, Fransız dağcı gurubu, dağın Güneydoğu Ridge bölümüne tırmanmışlardır. Zirveye tırmanış için, günümüzde 15 ana hat bulunmaktadır.

 

Laguna Terro Gölü

Fitz Roy nehrinin kıyısından ilerlediğinizde, 3600 metre yükseklikteki Cerro Torre dağı istikametinde yürüyerek ulaşılır. Sonuçta: karla kaplı dağlar ve buzullarla iç içe olan Torre Gölüne ulaşmak mümkündür.

Arjantin Patagonya Eller Mağarası

Cueva de las Manos-Eller Mağarası

Eller Mağarası: “Francisco P.Moreno” milli parkı içindedir. Mağaranın içine ulaşmak için Perito Moreno buzulundan yaklaşık 13 millik bir yolculuk yapmak gerekir ki, buraya gezi düzenleyen tur firmaları, bu yolu 4×4 çeker jeeplerle düzenliyorlar.

Bu tuhaf mağara gizemini günümüze kadar korumuştur. Onun duvarlarındaki el izlerinin, MÖ.10.000 yıllarına kadar geriye gittiği düşünülmektedir. Burada: Patagonya’daki avcı-toplayıcı toplumun mağara sanatına dair üç farklı stil görülmektedir.

Arkeologlar: mağara duvarlarına kazınmış küçük parmak izlerinin “Teheulche” kabilesine ait olduğunu düşünmektedirler. Detaylı resimler ise: yerli guanacos av sahnelerini anımsatmaktadır.
“Eller Mağarası” UNESCO tarafından Güney Amerika’daki en önemli kültür sitelerinden birisi olarak seçilmiştir.

 

Estancia Cristina

Güney Patagonya bölgesinde, Glacier National Park yanındaki burası: 1900’lerin başında İngiliz öncü ve sığır yetiştiricisi Joseph Percival Masters tarafından kurulmuştur. Etkileyici manzarası ilgi çekmektedir.

Göl kıyısındaki bu tarihi ev: 35 mil uzunluğundaki “Upsala Glacier” gölü kıyısında, Güney Amerika’nın tüm büyük buzullarını keşfetmek için ideal bir platformdur. Buraya yolunuz düşer ve zamanınız varsa “Anita Caterina Nehri”nde bir balıkçılık turana da katılmanızı öneririm.

Arjantin Patagonya Atlantik Patagonya Bölgesi

 

ATLANTİK PATAGONYASI BÖLGESİ

Burası: Atlantik okyanusu kıyılarında ve Patagonya bölgesinin doğusundadır. Burada: yaban hayatı ve antik Gall köyü bulunmaktadır. Bölgenin en önemli şehirleri: Trelew ve Puerto Madryn şehirleridir. Bunlar arasında tren yolu hattı bulunmaktadır ama yaban hayatını izlemek için bu şehirlerden planlı turlara katılmak mümkündür. Puerto Madryn şehrinden, Peninsula Valdes yarımadasına yapılacak bir otobüs yolculuğu yaklaşık 3.85 dolardır.

Arjantin Patagonya Trelew Şehri

 

TRELEW ŞEHRİ

Yukarıda sözünü ettiğim gibi, uçakla buraya geldiğinizde karşınıza çıkacak ilk şehir burasıdır. Şehir 100.000 nüfusludur. Buenos Aires şehri ile uçak bağlantıları şehrin “Almirante Zar” uluslar arası havaalanı ile yapılmaktadır. Havaalanı şehir merkezine 10 dakika uzaklıktadır.

Şehir: Chubut nehri ağzından 25 km uzaklıkta, Buenos Aires şehrinden 1436 km güneydedir. Şehir güney bölgesinde kıyı, dağlar ve alt yapısı ile kuzeyde birbirine bağlanan yollar nedeniyle stratejik konumdadır.

İlk olarak 28 Temmuz1865 tarihinde, Golfo Nuevo (günümüzdeki Puerto Madryn) denilen yere, içinde 153 Galli göçmen olan “Mimoza” gemisi gelir ve onlar Chubut nehrinin sol yakasında Rawson yerleşim yerini kurarlar. Galce kolonizasyonun öncüsü “Lewis Jones” tur ve onun onuruna şehre “Lewis” in şehri anlamına gelen “Trelew” ismi verilmiştir.

O günden bu yana Chubut nehrinin alt vadisi çeşitli bitkilerin üretimi için tarıma ayrılmıştır. Günümüzde, Trelew şehrinde: Lodwig Williams, Peter Jones ve Jasiah Williams’a ait Galce Koloninin 3 çiftliği bulunmaktadır. 1867 yılında çiftlikler arasında sulama kanalları yapılmış ve ardından burada özellikle buğday olmak üzere kalitesi mükemmel ürünler üretilmiştir.

Ardından bu ürünlerin ihracı için burayı Bahia Nueva (günümüzdeki Puerto Madryn) bölgesine bağlayacak demiryolu inşa edilmesi fikri doğdu. Bu Galce girişimi hükümet tarafından uygun bulundu ve 20 Ekim 1884 tarihinde demiryolu yapımına başlandı. 25 Mayıs 1889 tarihinde tren yolu hizmete açıldı.

Merkez tren istasyonu çevresinde bir banka, postane, otel ve ilk ticaret yerleri açılarak burada yeni bir yer doğmuştur. Bu yeni yer: vadide geliştirilen tarımsal faaliyetler için bir hizmet alanı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Bu yeni yerleşim yerindeki belediye: 1903 yılında imzalanan bir kararname ile oluşturulmuştur. 1904 yılında ilk belediye meclisi bir araya gelmiş ve belediye başkanı seçilmiştir.

Evet günümüzde, günlük havayolu bağlantısı olduğundan: konferanslar ve toplantılar şehirde yoğun olarak yapılmaktadır.
Şehirde iki yılda bir “Uluslar arası Koro Festivali” Eylül ayında düzenlenir ve uluslararasında kültürel değişimi ifade etmesi açısından popülerdir. Her yıl Ekim ayında ise “Chubut Eisteddfod” müzik festivali düzenlenir.

Her yıl 28 Temmuz tarihinde: Gwyl Glaniad tarafından bölgeye Galce gelişi kutlanmaktadır. Aralık ayında ise “Hayvancılık Fuarı” etkinliği düzenlenmektedir. Arjantin’de yün üreticilerin % 80 lik bölümü bu fuara katılmaktadırlar.

 

Luis Pueblo Müzesi

Bu bölgesel müze, şehrin kurucusu “Lewis Jones” adına kurulmuştur. Burada: doğa bilimi ve Aborjin ve Galler kültürü izlerini görebilirsiniz. Ayrıca: bölgenin 19. ve 20. yüzyıllardaki günlük yaşamı ve iletişim nesneleri görülebilir.

Arjantin Patagonya Görsel Sanatlar Müzesi

Görsel Sanatlar Müzesi

Yerel ve il düzeyinde plastik sanat eserlerinden oluşan kültürel mirasın kalıcı bir bölümünü içerir.

Evet, şehir yakınlarında: balinalar, yunuslar ve penguenlerden oluşan doğa manzaralarını izlemek mümkündür.

Arjantin Patagonya Valdes Yarımadası

Valdes Yarımadası-Peninsula Valdes

Atlantik Patagonyasının doğu sahil şeridinde bulunan “Peninsula Valdes” bölümü: Macellan penguenleri, Dukes filleri, denizaslanları ve Guanaco gibi nesli tehlike altında olan türlerin yani deniz yaban hayatının sığınağıdır.

Plajlar ve kayalıklarla kaplı bölge, doğal rezerv alanı olarak yaban hayatı gözlemciliği için idealdir ve 1999 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi”ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.
Yarımadada, yanınızda sertifikalı bir doğa bilimci rehber olmadığı takdirde, gezi bölgesi belirli alanlarla sınırlandırılmıştır.

Arjantin Patagonya Southern
Arjantin Patagonya Southern

 

Southern Right Whale

Haziran-Aralık ayları arasındaki dönemde, burada balinalar izlenebilmektedir. Çünkü: onlar çiftleşmek ve yavrularını doğurmak için güvenli ve sakin sular olan buraya gelirler. Yani, buranın en popüler yanı: dik kuyrukları ile su yüzeyi üzerine atlayan balinalardır.

Tüm dünyadan binlerce turist, bu dev deniz memelileri tarafından sunulan harika bir gösteriye tanık olmak için buraya gelirler. Bir büyük balina, görkemli ve şık bir şekilde hemen yakınlarınızda atladığında, muhteşem bir heyecan duyacaksınız. Balinalar sizi 5 metreye kadar yükselen kuyrukları ile selamlayacaklardır.

Balinaların kavisli vücudu ve sırt yüzgeci vardır. Yetişkin bir dişi balina 13-16 metre arasındadır. Erkek balinalar 12 metre uzunluğa ulaşırlar. Yetişkin balinalar 30-40 ton arasında ağırlıktadırlar. Onların dişleri yoktur ve genellikle planktonları yiyerek beslenirler.

Başının üstünde iki spiracles bölümü vardır ve buradan hava soluyarak nefes alırlar. Karınlarında siyah beden üzerinde beyaz lekeler vardır. Yeni doğduklarında 5.5 metre boyundadırlar. Gebelik ve emzirme dönemleri ayrı ayrı 12 ay sürer.

 

Puerto Piramides

Puerto Piramides: Peninsula Valdes yarımadasındaki tek yerleşim yeridir ve Trelew şehrine 170 km uzaklıktadır. Yerleşim yerinin Golfo Nuevo kıyısındaki dik yamaçlar dikkat çeker. Southern Right bölgesindeki balina izleme turlarına buradan çıkılır.

 

Dorodillo

Burası “Koruma Alanı” dır. Puerto Madryn şehrinden yalnızca 15 km uzaklıktadır. Burada: eğlence, dinlenme ve kıyıdan gözetleme yapmak mümkündür. Buradan: Peninsula Valdes yarımadasında yaşayan deniz filleri ve denizaslanları izlenebilir.

Arjantin Patagonya Deniz Filleri

 

Deniz Filleri (Elephant Seals)

Ağustos-Kasım ayları arasındaki dönemde: buraya yani “El Arenal Plajı”na yaklaşık 20 bin deniz filinin çiftleşmek için buraya geldiği söyleniyor. Erkek deniz filleri: Ağustos ayı başlarında buraya gelirler ve çok eşli bir harem oluştururlar. Erkekler kolayca tespit edilir. Sürü veya 160 dişiden oluşan harem lideri “Alfa” olarak adlandırılır. Erkeklerin bir alt rütbeli olanlarına ise “Betha” ve “Gamma” isimleri verilir.

Genellikle büyük genç erkekler arasında çalmak veya komşu dişilerle çiftleşmek gibi çatışmalar görülür. Erkek 3.5 ton ağırlığa erişir ve büyük bir gövde ve benzeri burun yapısı ile karakterize edilmektedir.

Erkekler: Ağustos ayında “Punta Delgada Punta Notre Valdes” yarımadasına ulaşırlar ve kıyı boyunca yerleşirler ve kendi topraklarını işaret ederler. Bunu kabul etmeyenler arasında, kanlı kavgalar ve acımasız çatışmalar olur.

Dişiler ise bir ay sonra yani Eylül ayında sahile ulaşırlar. Onlar zaten bir önceki yıldan hamile bulunmaktadırlar. Onlar erkek tarafından işgal edilmiş kıyıya çıkarlar. Her dişi yılda bir yavru doğurmaktadır. Doğumdan sonra dişi, erkek tarafından yeniden döllenir ve 30 gün boyunca dişi kendi yavrusunu emzirir. Böylece dişilerin tüm hayatı, hamilelikle geçer.

Yavrular doğduklarında 45 kg ağırlıktadır ve yaklaşık 3 hafta boyunca dişiler tarafından emzirilirler. Yetişkin erkek ve dişi genç hayvanlar, bir süre sonra deri değiştirirler.
Deniz filleri: Kasım ayı sonuna kadar Valdes yarımadasında görülebilirler. Daha sonra, onlar yılın geri kalanını geçirmek üzere Fakland adaları, Georgias, Orcadas ve Güney Sandwich adalarına geri dönerler.

Arjantin Patagonya Deniz Aslanları
Arjantin Patagonya Deniz Aslanları

 

Deniz Aslanları-Sea Lion

Yine aynı bölgede “Punta Loma” bölgesinde görülen denizaslanları ise, ön ve arka kanatlarını kullanarak hareket ederler. Bunlar: çakıl bir yoldan ilerlenerek güneyde “Le Folies” denilen bir gemi batığının bulunduğu “Parana Plajı” bölgesindedirler. Burası aynı zamanda aktiviteler ve denizaltı avcılık hayranları için popüler bir yerdir. 12 km lik bir yolculuğun ardından gelir.

Kayıtlara göre “Punto Loma” 1967 yılında kurulmuştur. Chubut eyaletinin ilk doğal rezerv alanıdır. Amacı: Güney Amerika deniz aslanlarının kalıcı kolonilerini korumaktır.

Deniz aslanlarının erkekleri koyu kahverengi-grimsi bir renge sahiptir ve yelesi vardır. Uzunlukları 2.5 metreye ulaşır ve ağırlıkları ise 350 kg kadardır. Ancak dişiler farklıdır. Dişiler 1.8 metre uzunluğa ulaşır, ağırlıkları ise en fazla 100 kg olur. Dişiler Kasım ayında doğururlar. Doğumlar bazen Aralık ayı ve Ocak ayına kadar sürer.

Bölgede nadir de olsa şişe burunlu yunuslar da görülebilir. Bunlar 1.5 metre uzunluğunda, siyah ve beyaz olarak ikili ve onlu guruplar halinde dolaşırlar, hızlı yüzücülerdir.

Arjantin Patagonya El Doridollo Plajı

 

El Doridollo Plajı

2001 yılında Sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan bu bölge, 30 kilometreyi kapsayan kara ve deniz manzarası sunmaktadır. Burası balinaların sığ kıyılarda izlenebildiği birkaç yerden birisidir. Dişi balinalar tarafından, buranın sıcak ve sakin suları, Kasım ayında balinalar yavrularını doğurmak ve beslemek için seçilir.

Yavrular doğduktan sonra, 40 gün süresince yağ tabakalarını geliştirmek için, anneleri onları deniz dibindeki çakıl tabanda dinlenmeye alırlar ve onları kendi yüzgeçleri ile taşırlar. Burada balinaları izlemek için en iyi zaman gel-git zamanıdır. Uçurumun kuzey ucundaki kulübe: her yıl Golfo Nuevo bölgesine gelen balinaların nüfusunu saymak için biyologlar tarafından kullanılıyormuş.

Arjantin Patagonya Punta Tombo

 

Punta Tombo

Trelew şehrinin 110 km güneyindedir. Puerto Madryn denilen yerden ise yaklaşık 107 km güneydedir ve bu aradaki uzaklık araba ile 2 saatlik çakıllı yolda yolculuk gerektirir. Sürücülerin çok dikkatli olduğu gözlemlenir. Yani yol uzun ve yorucudur. Buraya Trelew ve Peurto Madryn şehirlerinden organize turlar düzenlenmektedir.

Bu bölge ilk bakışta boş görülebilir yani bir anlamda Patagonya’nın bozkırıdır. Ancak burada yün üretimi yapılmaktadır. Yıllar önce konaklamak için buraya yerleşen öncü aileler kırsal hayatı geliştirmişlerdir. Buraya yolunuz düşerse, zengin Patagonya kuzu mangalı tatmayı unutmayın.

Burada: 3 kilometre uzunluğunda ve 600 metre genişliğinde dar kayalık şerit korunan alandır ve kum, kil ve çakıllar kaplıdır.

Hafifçe eğimli bu araziye erişmek ve yaban hayatı ama özellikle penguenleri gözlemlemek için biraz güçlü olmak gerekir.

Penguenlerin yuvaları çoğu zaman soğuk olan geniş plajlarda çalıların altındadır. Ama inanın penguenlerin yaşam alanlarını ve etkileşimlerini gözlemlemek muhteşem bir güzelliktir. Bölgede, penguenler dışında karabatak ve diğer yerli tür kuşlar da bulunmaktadır.
Penguenleri özellikle sabah ve akşam saatlerinde, burada en yoğun olarak bulundukları zamanlarda gözlemlemelisiniz.

Yüksek sezonda, burada yaklaşık 1 milyon civarında penguenin çiftleşmek için toplandığı söylenmektedir. Böylece kıtanın en büyük penguen kolonisi burada toplanmaktadır. Bunlara “Macellan pengueni” ismi veriliyor.

Arjantin Patagonya Macellan Penguenleri

 

Macellan Penguenleri

Macellan penguenleri: deniz kuşu olarak bilinir. Mükemmel yüzücüdürler ve karada uçma yetenekleri yoktur. Bunların ortalama boyları 50 cm. dir. Erkek penguenler dişilere göre biraz daha büyüktür ve onların gagası uzun ve geniştir. Bunlar yaklaşık 4 veya 5 kg ağırlığındadır ve 5 yaşına geldiklerinde cinsel olgunluğa erişirler.

Macellan penguenleri: her yıl Eylül-Mart ayları arasındaki dönemde buraya göç ediyorlar.
Eylül ayında: erkek penguenler, bir önceki yıl yumurta bırakılan yuvaları bulurlar ve yaklaşık 40 günlük bir beraberlik yani flört dönemi sonucunda erkek ve dişi penguenler çiftleşirler. Dişi yuvaya genelde dikkatle iki yumurta bırakır. Martılar ve diğer yırtıcılardan korumak için, 40 günlük süreçte her iki ebeveyn tarafından bu yumurtalar korunur. (bu durum yani hem dişi hem de erkek kuşun korumacılık içgüdüsü diğer kuş türlerinde görülmemektedir)

Bu süreç sonunda doğan yavrular ilk anda 80 gr ağırlıkta ve grimsi renktedirler. Bunlar: kalamar, küçük balıklar ve diğer gıdalarla beslenirler. 2.5 aylık olana kadar, yani Aralık ayı sonuna kadar ebeveynlerine bağımlıdırlar. Daha sonra Şubat ayı başında, yeni doğmuş penguenler artık genç penguen durumuna gelirler ve ilk tüylerini değiştirirler.

Mart ayında ise, tamamen kendi besinlerini denizden karşılar hale gelirler ve üreme döngüsü tamamlanır. Göç yolları ile Brezilya’nın kuzey bölgelerine giderler.

Arjantin Patagonya Paleontoloji Müzesi

 

Paleontoloji Müzesi-Trelew Egido Feruglio Paleontoloji Müzesi-MEF

Burası Patagonya’nın Arjantin bölgesinde dinozorların şaşırtıcı varlığını vurgulayarak insan ırkının doğumundan 65 milyon yıl önce ilk mikroorganizmaların varlığını kanıtlamaktadır.
Müze turu yaklaşık 1 saat sürer. Bu turda, müzede bulunan 4 galeride sergilenen 1700 fosil ile Patagonya’nın tarih öncesi dönemlerine doğru bir yolculuk yapabilirsiniz. Burada 150 milyon yıllık dinozor iskeleti ve 60 milyon yıllık kaplumbağa fosili ilgi çekmektedir, çünkü bunlar çok nadirdir.

 

Doğal Paleoreservas

Burası şehir merkezine 23 km uzaklıktadır ve “Bryn Gwyn Jeopark” olarak bilinmektedir. Burada 40 milyon yıllık bir eskiye yolculuk yapılabilir. Campo Las Bardas dağlık arazisindeki parkurda açık ve derin dağ geçitlerinde ve aşınmış yamaçlarda 35 mil uzunluğunda bir doğa rezervi bulunmaktadır. Burada yaklaşık 35 milyon yıl öncesinden günümüze kalan deniz fosilleri ve mineraller görülür.

 

Taşlaşmış Orman

Trelew şehrinden itibaren “Ameghino” bölgesine doğru yürüdüğünüzde taşlaşmış ormana ulaşılır. Carlos Ameghino Florentino ve çeşitli doğa bilimcileri burada fosiller aradılar. Bu araştırmalar sonucunda buranın günümüzden 500 milyon yıl öncesinden kaldığı tespit edildi. Şehir merkezinden 100 km uzaklıktaki bu alanda şimdi soyu tükenmiş ve milyonlarca yıl öncesinden kalan fosil kalıntıları ve dev ağaç kalıntıları görülebiliyor.

 

Welsh Kültürü

Şehirde Gal izleri ve onların simgelerini belirleyen kültürlerin izleri bulunmaktadır.

Arjantin Patagonya Wels Chapels

Welsh Chapels

Celtic kökenli Gallerliler Patagonya’da ilk kalıcı yerleşimi burada kurdular. Bu yerleşim yerinde: ilk kurulan yerlerden biri olan bu yapıda: toplantı odası, mahkeme ve okul yanında, tüm Protestanların ibadet ettiği şapel bulunuyordu.

Ardından bölgede 34 şapel kurulduğu anlaşılmıştır. Bu yapılar onlar için: gerçek birer sosyal merkez olarak hizmet vermiştir. Dini işlevler yanında, şarkı, müzik ve edebiyat mekanları olarak görev yapmışlardır. Aynı zamanda siyasi ve iş toplantıları da buralarda düzenlenmiştir.

Şehir banliyölerinde, bu şapellerden 4 tanesi görülebilmektedir.
Şehirdeki kurucu Galilerle ait kültürel etkinlikler şunlardır:

Chubut Eisteddfod: Bu etkinlik her yıl Ekim ayında düzenlenmektedir.
Welsh Çay: Bu mistik gelenek yılın her günü yapılmaktadır. Onların çay evleri her gün saat 14.00-20.00 arasında bu hizmeti sunmaktadır.

Tipik Siyah Welsh Kek: Tipik Galce kara kek fabrikası, ilk olarak bu şehirde kurulmuştur. Bu kek türü 1865 yılında vadiye gelen ilk yerleşimciler tarafından oluşturulmuş ve daha sonra bunlar fabrikalarda üretilmeye başlanmıştır.

Günümüzde bu fabrikalardan iki tanesi gezilebilmektedir. Bu gezinizin ardından, tipik siyah Galce pastasından almayı unutmamanız önerilir.

Arjantin Patagonya Güneş ve Plajlar

Güneş ve Plajlar

Patagonya denilince elbette ilk akla gelen buzullar ve soğuk havadır. Ancak: Trelew şehrinde vadide konumu nedeniyle ılıman ve kuru bir hava hakimdir. Kış aylarında sıcaklık 0-15 derece arasında, yaz aylarında ise 38 dereceye kadar yükselmektedir. Bu yüzden, şehir yakınlarında güneşli plajlar bulunur.

Şehir merkezine 20 km uzaklıktaki “Union Beach” Atlantik Okyanusu üzerinde küçük çakıllı plajları ve doğal çevrenin zenginliğiyle tercih edilmektedir. Burada özellikle: su sporları aktiviteleri popülerdir ve sörf ile rüzgar sörfü başta gelir. “Playa” ve “Shire” gibi plajlar: açık denizdedir.

Buralarda gel-git ve onların morfolojik özellikleri farklıdır. Genellikle dalgaların boyu 1.5 metreyi aşmaktadır. Gel-git olayları ise 3-4 saatlik süreçlerde görülür.

Evet, şehir plajlarında iklim aşırı soğuk değildir ve rüzgar yoktur. Patagonya’da denize girmek için en ideal yer buralardır.

Arjantin Patagonya Puerto Madryn şehri

 

PUERTO MADRYN ŞEHRİ

Trelew şehrine 67 km uzaklıkta olan, havaalanı bulunmayan, Trelew şehrindeki havaalanı kullanılarak ulaşılabilen bu şehir; Patagonya’nın en canlı yerlerinden olan bu şehir: Atlantik Okyanusuna bakan küçük bir platoda kayalıklar üzerinde bulunmaktadır.

Chubut eyaletinin doğu kıyısında, Nuevo körfezinin büyük bir doğal amfitiyatrosudur. Şehir günümüzde 80.000 nüfus barındırmaktadır. Valdes yarımadasına 50 km yakınlıktadır. Bu nedenle: doğal deniz yaban hayatını ve balinaları izlemek için bölgeye gelenler, burada konaklamakta veya turlara buradan katılmaktadırlar.

Burada: derin bir su limanı bulunur. Ama aynı zamanda alüminyum üretimi, balıkçılık ve turizm odaklı bir sanayi şehridir.

Şehir: 28 Nisan 1865 günü, buradaki doğal limana “Mimoza” gemisiyle gelen 150 Galli göçmen tarafından kurulmuştur. Ardından: İtalyan ve İspanyol göçmenler de bölgeye gelmişler ve Trelew şehri ile Madryn şehirleri arasındaki demiryolu inşasında çalışmışlardır. 1889 yılında şehirde inşa edilmiş tren istasyonu, yeni otobüs terminali için orijinal yapısı korunarak restore edilmiştir.

Bu bölgede, ilk yerleşimciler “Punta Cuevas” denilen yere yerleşmişlerdir ve kalıntılar hala görülmektedir. Şehir özel coğrafi konumu nedeniyle, yıl boyunca düşük yağış alır. Ortalama sıcaklıklar kışın 5 derece ve yaz döneminde 35 dereceye kadar çıkar. Maksimim sıcaklık 14 derecedir.

Evet, balina izlemek için buraya gelen ziyaretçiler: Haziran-Aralık ayları arasındaki dönemde, Puerto Piramides denilen yere gelen balinaları izleyebilirler. Southern Right Whale denilen yerdeki balinalar: gerek Trelew şehri ve gerekse bu şehirden hareket eden turlarla izlenebilmektedir.

 

Su Altı Dalışı

İlave olarak, yani Trelew şehrinden farklı olarak, burada su altı dalışları da yapılabilmektedir. Geleneksel dalışlar için son yıllarda burada çok sayıda resif tasarlanmıştır. Yani burası bir anlamda Arjantin ülkesinin dalış başkenti olarak bilinir. Özellikle denizaslanları ile yapılan dalış çok popülerdir.

Arjantin Patagonya Doğa Bilimleri Müzesi

 

Doğa Bilimleri Müzesi

Burası deniz ekosisteminin zenginliğini korumak ve yaymak amacıyla kurulmuştur. Özellikle müzenin “Galce Salonu” tüm yerli halklar ve sömürgeciler tarafından yapılan el sanatlarının entegrasyonu ve geliştirme sürecini sergilemektedir.

Ayrıca “Botanik” ve “Jeoloji” özelliklerine adanmış bir oda da bulunmaktadır. Burada Patagonya kıyı şeridi ve bozkır bölümünün tam bir açıklaması sunulmaktadır. Bunların yanında, ziyaretçiler: deniz sahil bölgesinin özellikleri, balıklar, omurgasızlar, kuşlar, deniz memelilerine ait bilgiler alabilmektedirler.

 

Pujol Sarayı

Burası 1917 yılında, öncülerden Agustin Pujol ve Anita Howel tarafından “Madryn kalesi” olarak inşa edilmiştir. 1883 yılında Agustin Pujol; Chubut kıyısında karaya çıkmış ve bir tüccar ve yerel tedarikçi olarak buraya yerleşmiştir. Ardından “Telsen” ve “Madryn” olarak bilinen ve gelişmekte olan mezraları bağlayacak yollar inşa ettirerek önemli toplumsal çalışmalara önderlik etmiştir.
Yapı: güçlü bir neoklasik tarzda inşa edilmiştir. Oyma taş ve duvarlar ile merdiven ilgi çeker. Kulesinden körfeze giren gemiler görülebilir. Pujol evi: 1971 yılında hükümet tarafından kamulaştırılmıştır ve müze haline dönüştürülmüştür. Daha sonra ise kültürel miras ilan edilerek koruma altına alınmıştır.

Punta Arenas şehrinden sonra, yarım günlük karayolu yolculuğu sonrasında “Ushuaika” şehrine ulaşılıyor. Karayolu ile Ushuaika şehrine ulaşmak için mutlaka Şili topraklarından geçmek gerekiyor. Önce arabalı vapurla “Tierra del Fuego” adasına ve oradan Şili üzerinden Arjantin’e geçiliyor.

Arjantin ve Şili arasında: 1904 ve 1977 yılları arasında “Beale kanalı”ndaki adaların paylaşımı ve deniz sınırlarının belirlenmesi konularında büyük anlaşmazlıklar ortaya çıkmış ve iki ülke savaşın eşiğine gelmiştir. Ardından “Papa” araya girmiş ve iki ülke arasında anlaşma sağlanmış ve Picton, Lennox ve Nueva adaları Şili ülkesine verilmiştir.

Arjantin Patagonya Ushuaika

Ushuaika

Buranın en büyük özelliği Patagonya’nın diğer şehirlerinde olduğu gibi burada aşırı rüzgarların olmayışıdır. Çünkü şehir kuruluş yapısı itibarıyla rüzgarlara açık değildir yani korunaklıdır.

Şehre gelen gezginler, şehrin özellikle: renkli ahşap evlerini, tepelerini, dağlarında hiç eksilmeyen kar yığınlarını ve buzul manzaralarını görmek isterler.

Gelelim şehrin hikayesine; 1890’lı yılların sonunda altın arayıcısı göçmenler buraya akın ederler. 1902 yılında buraya bir hapishane yaptırılır. Şehre altın aramaya gelen: İspanyol, Hırvat, Litvanyalı ve diğer bir kısım göçmenler; bir süre sonra ülkelerine geri dönmeyip buraya yerleşirler.

1947 yılında hapishane kapanınca, hükümet buraya daha fazla sayıda insan yani yerleşimci çekebilmek için, yatırımlara teşvik verir ve vergi indirimleri sağlar. Arjantin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı buraya bir askeri üs yapar. Günümüzde bu eski ünlü hapishane gezilebilmektedir.

Ardından, 2001 yılında, ülkedeki ekonomik bunalımdan kaçanlar, buradaki hızla gelişen turizm potansiyelini gördüklerinden gelip yerleşirler ve şehir nüfusu hızla artar.

Fin del Mundo-Dünyanın Sonu

Arjantinliler, Ushuaika şehrini “Fin del Mundo” yani “Dünyanı Sonu” diye pazarlamaktadırlar. Ushuaika şehrinin güneyindeki “Navarino” adasının küçük “Puerto Williams” kasabası; Antartika’ya en yakın yerleşim yeri olarak bilinir. Ancak buraya ulaşım: Ushuaika şehrindeki denizcilerin tekneleri ve uçaklarla sağlandığından Puerto Williams yalnızca 3000 nüfuslu küçük bir kasaba olarak kalmıştır.

 

Martial Buzulu

Sudazı Uznuaia şehrine7 kilometre uzaklıktadır. Buraya 15 dakika süren telesiyej ile ulaşılır. Buzulun üzerinde yürümek mümkündür. Buzulun üstünden Beagle kanalının muhteşem manzarasını izlemek mümkündür.

Bu toprakların asıl sahibi olan yerliler, günümüzden 11.000 yıl önce buraya yerleşmişlerdir. Avustralya Aborjinleriyle akrabalıkları olduğu düşünülen “Selknam” ve “Yamana” yerli gurupları dışında, burada “Haushlar” ve kanocu olarak isimlendirilen “Alakaluf” yerlileri de bulunmaktadır. Bunlar: 19. yüzyılın sonlarına doğru “Tierra del Fuego” yani “Ateş Toprakları” nı aralarında paylaşmışlardır.

Arjantin Patagonya Tierre del Fuego

Tierra del Fuego-Ateş Toprakları

Bu bölgeye “Ateş Toprakları” denilmesinin nedeni: Yamana yerlilerinin kulübelerinin önünde sürekli ateş yakmalarına dayanmaktadır. Bu ateşle, yerliler hem ısınır, hem de duman aracılığı ile aralarında haberleşirlermiş. Macellan’da henüz denizdeyken: ilk önce bu ateşlere dikkat etmiş ve bölgeye bu nedenle “Ateş Toprakları” ismini vermiştir.

Selknam yerlileri: denizle ilgili değillermiş. Bu yüzden: en dar yeri4 kilometre olan Macellan boğazını nasıl geçip te Tierra del Fuego’daki “Isla Grande” yani “Büyük Ada” ya nasıl ulaştıkları bilinmemektedir. Bunların büyük olasılıkla kanocu Alakaluf yerlilerinden yardım aldıkları düşünülür. Veya ağaç gövdelerinden yaptıkları sandallarla buraya taşındıkları düşünülmektedir. Selknam yerlilerini, daha sonra Haush yerlileri takip etmiştir.

Beyazlar: uzun yıllar “Tierra del Fuego” bölgesine girmemişlerdir. Çünkü yerliler 19. yüzyılın sonlarına kadar topraklarını başarıyla korumuşlardır. Ancak büyük çiftliklerin kurulmasının ardından, bölgedeki dengeler bozulmuştur. Beyazlar, bölgeye yerleştiklerinde yerlilerin avlanma sahalarını daraltmışlar, Selknam yerlilerinin en  büyük besin kaynaklarından olan “guanakaları” öldürüp köpeklerine yedirmişlerdir.

Selknamlar “guanakaların” sahipleri olmadığını düşündüklerinden beyazların getirdikleri “koyunların” da sahibi olmadığına karar vermişlerdir. Böylece beyazların koyunlarını alıp kendi ailelerini beslemişlerdir. Bunun üzerine çiftlik sahipleri çok sinirlenmişler ve her Selkham kellesine ödül koymuşlardır.

Ardından hain ve vahşi bir katliam başlamış ve beyazlar arasında bir yerli öldürüp kulağını çiftlik sahiplerine götürenler ödüllerini almaya başlamışlardır. Ancak, bazı beyazlar, yerlileri öldürmeyip yalnızca kulaklarını kesiyorlar ve çiftlik sahiplerine götürüyorlarmış ve bu durum öğrenildiğinde, çiftlik sahipleri yerli kellesine ödül vermeye başlamışlar.

Ancak bölgedeki asıl yerli kıyımları; beyazların Avrupa’dan getirdikleri ve yerlilerin bağışıklıkları olmayan “suçiçeği” ve “kızamık” gibi hastalıklar ile olmuştur.

Sonradan bölgeye gelen Hıristiyan misyonerleri, yerlileri bu hastalıklardan kurtarmaya çalışmışlarsa da Selknam yerlilerinin sayıları hızla düşmüş ve 1945 yılında yalnızca 25 kişi kalmıştır.

Hatta en son saf Selknam yerlisi:1974 yılında ölmüştür. Günümüzde ise tahminen 500 kadar melez yerlinin, merkez dışındaki bazı yerleşim yerlerinde yaşadıkları söylenmektedir.

Evet, bu kıyımlara ve yok etmelere rağmen, gerçekte Selknam yerlilerinin kimseye zararlarının olmadığı da söylenmektedir. Çünkü: bunlar at binmeyi ve kano kullanmayı bilmeyen yaya yerliler olarak tanınmaktadırlar.

Tarım nedir bilmezler, yalnızca hayvan olarak köpek beslerlermiş. Bir yerlinin diğer bir yerli üzerinde otorite kurması mümkün olmazmış, yalnızca toplum içinde yaşlıların sözü dinlenirmiş.

Para diye bir şey yokmuş ve sadece hediye ve takas yöntemleri kullanılıyormuş. Miras yolu ile bir aile veya kişinin zenginleşmesi de mümkün değilmiş. Çünkü ölenler, sahip oldukları ile birlikte gömülüyormuş.

Yani: ne köle, ne işçi, ne patron ve zengin var. İnandıkları bir tanrı da yokmuş. Sadece Xon gibi bir şaman benzeri karaktere inanırlarmış. Bu karakter, transa geçerek avın nerede olduğu konusunda onlara yardım edermiş. Ayrıca düşmanlara karşı kara büyü yapmasıyla tanınırmış.

Yamana yerlileri ise: kanolarıyla adalar arasında gezinir ve fok balıklarını avlarlarmış. Kadınlar ise kabuklu deniz hayvanlarını toplarlarmış.

Bunlar sürekli göçebe olarak yaşadıklarından kayalıklarını barınak olarak kullanırlar ve birbirlerine sokularak ısınırlarmış. Ayrıca vücutlarına sürdükleri yağında, bu aşırı soğuk iklimden korunmalarını sağladığı söyleniyor. Ayrıca kanolarının içinde ateş yakarlarmış.

Hatta yine söylenenlere göre Hıristiyan misyonerler buraya geldiklerinde, yerlilere giysi giydirmek isterler ve çıplak yaşamaya alışmış yerliler bunun üzerine hasta olmaya başlarlar. Selknam yerlilerini kırıp geçiren beyaz adam hastalıklarının, Yamana yerlilerinin de sonunu getirdiği bilinmektedir.

Evet: bu bölgede Beagle Kanalında deniz otobüsü ile gezebilirsiniz. Bu gezinizde: denizaslanlarını ve ünlü yazar Jules Verne’in “Dünyanın sonundaki fener” olarak betimlediği deniz fenerini görebilirsiniz.

 

Fernando Cordero Rusque Müzesi

Eğer bu bölgenin ilk sakinleri ya da kaşifleri ve yerleşimcilerinin geçmişi hakkında bir şeyler öğrenmek isterseniz, bu müzeyi ziyaret etmelisiniz. Müzenin koleksiyonunda: yerel faunanın ilginç görüntüleri, arkeolojik ve antropolojik eserler, Şili’nin bu bölgesinde altın madenciliğinin tarihçesi, Selknam yerlilerine ait dünyaca ünlü fotoğraf sergisi bulunmaktadır.

Tiearra del Fuego: aynı zamanda bol balıklar ile ünlüdür ve özellikle alabalık boldur. Rio Grande nehri, kendi kategorisinde dünyanın en iyi nehri kabul edilir. Burada yaklaşık 5 kg lık alabalıklar tutulabilir. Hatta14 kg luk alabalık tutulduğu da görülmüştür.

Özellikle “White Lake” büyük ve ağır alabalık tutulması için idealdir. Daha güneydeki “Desire gölü” de alabalık tutulması için elverişlidir.

Şili Patagonya

 

Brezilya Sao Paulo Genel

Brezilya Sao Paulo Genel

Brezilya’nın 26 eyaletinden birisinin başkenti, en büyük şehridir ama aynı zamanda nüfusa göre dünyanın en büyük şehirlerinden birisidir. Şehrin nüfusu 10.886.518 kişidir. Ama çevresindeki metropollerle birlikte nüfus neredeyse 19.000.000 kişidir. Batı yarımkürede ikinci büyük şehirdir. Küresel ölçekte ise 4. sıradadır. Dünyanın üçüncü büyük metropolüdür.

Güneydoğu Brezilya da bulunan şehir, gökdelenleri, gastronomi ve sağlam kültürü ile tanınır. Brezilya’nın güneydoğusundaki en işlek liman olan “Santos”a 49 km. uzaklıktadır. Santos’a tren ve otoyol hatları ile bağlanmıştır. Kıyıdan uzaklıklara gelince: Costa dos Alcatrazes 186 km, Guaruja 93 km. Ilhabela 204 km. Santos ise 74 km.dir.

Şehir kamu parkları ve Atlantik yağmur ormanları kısımlarının içide çok sayıda ev sahipliği yapmaktadır. Zaten “Serra do Mar” tepeleri üzerine kurulmuştur. Tepelerden doğan “Tiete” ırmağı, şehrin hemen doğusundan geçer. Bölgenin başlıca zenginlik kaynağı: 800 metre yükseklikteki kahve plantasyonlarıdır. Şehrin rakımı 760 metredir.

Şehirde her yıl düzenlenen “Sao Paulo Uluslar arası Sanat Bienali ve film festivalleri” dünya çapında popülerdir ve ayrıca birçok dans, müzik ve tiyatro festivalleri düzenlenmektedir.

Brezilya Sao Paulo Genel

ŞEHRİN TARİHİ GEÇMİŞİ

Sao Paulo şehri: 1553 yılında Portekiz sömürge döneminde Katolik rahipler tarafından kurulmuştur. Cizvit rahipler: yerli Kızılderililerden güvenli bir yer bulmak için 1553 yılında Mar dağlarına kadar yürüdüler ve Piratininga platosuna ulaştıklarında onlar ideal bir yer buldular. İspanya’daki gibi soğuk rüzgarlar ve sağlıklı ve taze topraklar ve iyi sular onların dikkatlerini çekti.

Onlar “Tamanduatei” ve “Anhangabau” nehirlerinin yanında alçak bir tepe üzerine 25 Ocak 1554 tarihinde ilk yerleşim yerini inşa ettiler ve bu tarih, Sao Paulo şehri yıldönümü kutlamaları tarihi olarak belirlendi. O dönemlerde şehir yerli halkları köleleştirme ve değerli metalleri ve taşları bulmak için yapılan seferlerin başlangıç noktası oldu.

1700’lü yıllarda burası küçük bir kasaba iken, topraklarının verimli olması ve özellikle yüksek rakımda kahve üretimine elverişli olması nedeniyle hızla büyümüştür.

1815 yılında şehir Sao Paulo eyaletinin başkenti oldu ve 1826 yılında Largo Sao Francisco Hukuk Fakültesi açıldı.

19.yüzyıla gelindiğinde ise şehir: ticaret, bankacılık ve sanayi merkezi haline gelmiştir. Ancak: özellikle dış ülkelerden gelen binlerce göçmen nedeniyle şehirde gecekondulaşma artmış ve milyonlarca insan şehrin çevresindeki hiçte elverişli olmayan yerlerde yaşamaya başlamışlar ve çevre kirliliği de üst düzeylere ulaşmıştır.

Bunun yanında 20. yüzyılda yaşanan olağanüstü büyüme sonrasında, eski binalar yerini çağdaş mimari örneği yapılara bırakmıştır. Tarihin merkezin çevresinde 17. yüzyıldan kalan kiliseleri, sonraki süreçte gökdelenlerin gölgesi kapatmıştır.

Brezilya Sao Paulo Genel

 

ULAŞIM

Şehir: Rio de Janeiro şehrine 355 km uzaklıktadır. Şehrin havaalanı “Sao Paulo/Congonhas” (CGH) olarak isimlendirilir. Brezilya ülkesinin iki numaralı havaalanıdır ve şehrin güney merkezindedir ve şehir merkezine 8 km uzaklıktadır. Trafiğin durumuna bağlı olarak bu uzaklık yaklaşık 15 dakika sürmektedir.

Havaalanı son yıllarda yenilenen terminali ile hoş bir ortam sunmaktadır.
Şehrin bir diğer uluslar arası havaalanı Guarulhos Uluslar arası Havaalanıdır. Burası otobüsler ile, Congonhas havaalanına bağlanmaktadır.

Brezilya Sao Paulo Genel

 

ŞEHİR İÇİ ULAŞIMI

Şehir içi trafiği özellikle sabah saat: 08.00-10.00 ve akşam saat 18.00-20.00 arasında tam bir keşmekeşe dönüşmektedir. Zaten haftanın belli günlerinde araçların bir kısmının şehir içi trafiğe çıkmasına izin verilmiyor.

 

Metro

Şehirdeki metro hattı: Amerika ve Avrupa’daki metrolar gibi kapsamlı değildir ama yine de metro sizi istediğiniz birçok yere götürecektir. Metro sistemli ve büyüktür. Metro hatları: Mavi-Yeşil-Kırmızı ve aralarındaki transferi sağlayan Sarı renklerle belirlenmiştir.

Mavi hat: Jabaquara ile Tucuruvi bölgeleri yani kuzey-güney rotasını kapsar.
Yeşil hat: Vila Prudente istasyonu ile Vila Madalena arasındaki bağlantıyı sağlar.
Metro bileti, tek biniş için 3 R dir. Metro ve otobüs entegre biletler ise 5.10 R dir. Tek bilet 3 saat içinde 4 biniş için izin verir.

 

TATİLLER

1 Ocak Yılbaşı
25 Ocak Şehrin yıldönümü
24 Şubat Karnaval
10 Nisan Kutsal Cuma
12 Nisan Paskalya
1 Mayıs İşçi Bayramı
11 Haziran Corpus Chisti
9 Temmuz Anayasa Devrimi
7 Eylül Brezilya Bağımsızlık günü
12 Ekim Aparecida Bayramı
15 Kasım Cumhuriyetin ilanı
20 Kasım Afro Brezilya vicdan günü
25 Aralık Noel

 

İNSANLAR

Bu şehirde yaşayan insanların etnik çeşitliliği hayret uyandırmaktadır. Örneğin: Japonya dışında en çok Japon bu şehirde yaşamaktadır. Bunun dışında: İtalyan, Arap ve Yahudi kültürü de yoğundur. Şehirde nüfus içinde 70’den fazla farklı milletten insan bulunduğu söyleniyor. Özellikle 1 milyon Japon vatandaşı yoğunluk yaratmaktadır.

Brezilya Sao Paulo Genel

GÜVENLİK

Güvenlik Sao Paulo şehrinde ciddi bir konudur. Özellikle geceleri ve hafta sonlarında dikkatli olmanız önerilir. Otobüslerde ve Praça da Se denilen yerde yankesicilere dikkat ediniz. Araba sürüyorsanız: kırmızı ışıkta soyulabilirsiniz. Bu yüzden özellikle gece geç saatlerde kırmızı ışıklarda yavaşlamayınız ve durmadan devam ediniz.

 

PARA

Şehirde (R ) ile ifade edilen dolar kullanılmaktadır.
Hafta sonları hariç, para değişimi kolaydır. Şehrin birçok seyahat acentası ve döviz büroları iyi fiyatla değişim yapmaktadırlar.

 

İKLİM

Burası güney yarımkürede bulunduğu için iklimler tam ters çevrilir. Kış dönemi: Haziran ve Ağustos aylarıdır. Bu aylarda geceleri serin olmasına rağmen, gündüz sıcaklıkları 20 derece civarındadır.
Şehirde “tropikal ılıman” iklim hakimdir. Nem oranı yıllık ortalama % 78 düzeyindedir. Yıllık ortalama sıcaklık ise 19 derecedir. Şehirde yağışlı havalar Ekim-Mart ayları arasındaki dönemde görülür. Ocak ve Şubat aylarında, iyi yağış düşer. Temmuz ve Ağustos ayları ise tamamen kuraktır. Şehirde en son kar yağışı 100 yıl önce görülmüştür.

 

GECE HAYATI-EĞLENCE

Şehirde gece hayatı son derece canlıdır. Ancak: trafik sıkışıklığını unutmamak gerekir, yani gayet renkli ve güzel bir gece eğlencesinden dönerken, trafiğin ortasında sıkışıp kalabilirsiniz.

Brezilya Sao Paulo Genel

NE YENİR-NE İÇİLİR

Şehrin etnik kökeninden söz ederken: özellikle ve yoğun olarak İtalyan, Japon ve Arap etkisinin olduğunu söylemiştim. Buralarda dolaşırken irili ufaklı yüzlerce restoran görmek mümkündür. Şehirde 12.000 restoran bulunduğu söyleniyor.

Şehirde yaşayan Brezilyalı yerliler: “paulistanos” olarak isimlendirilmektedir ve bu insanlar ne için yaşar denildiğinde şu söylenir “çalışmak ve yemek yemek için” Kaju suyu ve bir “esfiha” escarole ve peynir ile doldurulmuş sıcak bir ekmek: mutlaka ilginizi çekecektir.

Feijoada/Feijon

Bu yöresel yemek: domuz eti ve fasulye ile yapılmaktadır ve tüm Brezilya şehirlerinde en geleneksel yemektir ve yalnızca Çarşamba ve cumartesi günleri yapılır.

Churrascaria

Brezilya ülkesini ziyaret ettiğinizde “churrascaria” yemeden ayrılmak olmaz. Bu bir yemek türüdür ve yemek genellikle çeşitli mezelerin masaya gelmesiyle başlar. Bunlar: salata, suşi, sıcak yemek çubuğu ile devam eder. Kısa bir süre sonra “Gaucho” giyimli garsonlar sığır eti bulunan ve barbekülerde pişirilmiş büyük şişlerle gelirler.

Müşteriler garsonlara et isteyip istemediklerini işaret ederler. Bunlar arada dolaşarak isteyenlere bu şişlerin üzerindeki etlerden keserler. Bu şişler üzerinde bulunan etler: tavuk, sosis, ızgara, ızgara balık şeklindedir.
(Rio de janeiro şehrini anlatan yazımda bundan söz etmiştim, hatırlayanlar olacaktır “10 dolara istediğin kadar et ye lokantası”)

Pastel

Bu bir tür en iyi Brezilya aperatifidir. Bu hamur: sığır eti, domates, fesleğen ve peynirle doldurulur ve yağda kızartılarak servis edilir. Sao Paulo şehri sokaklarında, açık hava pazarlarında veya “Pastelerias” denilen pastel satıcılarında bulabilirsiniz, mutlaka deneyin.

Padaria

Padarias veya pastaneler: Brezilya’da günlük kafeler gibidir. Brezilyalılar: hızlı bir kahvaltı ve mükemmel bir kahve veya meyve suyu için sabahları buralara akın ederler. Onlar öğle yemeğinde pizza, taze pao de queijo (sıcak peynirli ekmek) yerler.

Pizza

Sao Paulo şehri sakinleri pizza yemeyi severler. Hatta birçokları evlerine pizza siparişi verirler. Özellikle: güneşte kurutulmuş domates ve kalamata zeytin ile yapılan ve “roka” ismi verilen pizza cinsi yaygındır.

Öte yandan: şehirdeki Pazar yerlerinde kurutulmuş meyve, fındık, Hindistan cevizi suyu, Kuzeydoğu Brezilya “acaraje” ve diğer geleneksel yemekleri, “esfihas” ve “escarole” ve “tofu” ile doldurulmuş kepekli “esfiha” dahil olmak üzere, şehirde birçok geleneksel yemek türü bulunmaktadır.

Sonuçta: Sao Paulo şehri gerçekten yemek ve gıda alanındaki çeşitlilik açısından dünya çapında üne sahiptir. Ancak, birçok yemek türünde et olarak “domuz” kullanıldığından bizler için galiba biraz seçici olmak gerekecektir.

Brezilya Sao Paulo Genel

Gelelim içeceklere: Starbucks, şehirdeki zenginler arasında moda haline gelmesine rağmen, burada özellikle yerliler arasında yine de Brezilyalı kahve tüketilir.

Çünkü Brezilya dünyanın en büyük kahve üreticisidir. Bir kafede ya da “padaria” denilen yerde kısa bir mola verip: “cafezinho” yani “espresso”, cafe com leıte veya kafe pigado içebilirsiniz. Bazı kahve cinslerine sıcak çikolata da ilave ediliyor.

Diğer geleneksel içecek “Hindistan cevizi suyu” dur. Tüm Sao Paulo şehri sokaklarında bunu bulmak mümkündür. Özellikle sıcak bir günde serinlemek için idealdir.

Barlarda ise: diğer meyve suları ile karıştırılarak çeşitleri yapılmaktadır. Bunu içmeyi düşünürseniz, size sorulduğunda şeker isteyip istemediğini belirtmeniz gerekir, çünkü şeker ilavesi olmadığında tadı ekşidir.

Brezilya Sao Paulo Genel
Brezilya Sao Paulo Genel

 

ALIŞVERİŞ-NE SATIN ALINIR

Şehirde 32 alışveriş merkezi bulunduğu söyleniyor. Pek çok dükkan: Cumartesi ve pazartesi günleri arasında, saat 10.00 da açılırlar ve yaklaşık saat 18.00 de kapanırlar. Ancak alışveriş merkezlerinin çoğu saat 12.00 de açılır ve saat 22.00 de kapanır.

Pazar günleri açılmazlar.

Şehirdeki başlıca alışveriş merkezleri: “Higienopolis”, “Ibirapuera” ve “Rua Oscar Freire” dir.
Estado caddesi yakınlarındaki “Mercadao” yani “Büyük Pazar” da iyi bir merkezdir ve buradan meyve-sebze alışverişi yapılır veya bir şeyler yemek mümkündür.

“Guarana” ise şık kumaşlar ve giysiler almak için idealdir.

Pazar günleri “Avenida Paulista” üzerinde bulunan MASP çevresindeki alan: iki büyük Açıkhava pazarına ev sahipliği yapmaktadır. Müzenin altında büyük bir antika pazarı kurulur ve karşısındaki boşluk alanda ise, el sanatları pazarı kurulur. Bu bölümde ayrıca sokak gıda bölümü bulunur.

 

Calixto

Cumartesi günleri, “Benedito” denilen yerde “Calixto” denen Pazar kurulur. Burası bir antika ve el sanatları pazarıdır. Sabah canlı müzik ile başlayan pazarın merkezinde food-court yani yemek yerleri bulunur.

Öğlen burada yemek yiyerek, tüm gününüzü gayet güzel geçirebiliyorsunuz. Zaten Pazar yani alışveriş yanında, birçok insan bu canlı müzik etkinliğine katılmak için buraya gitmektedirler.

Ayrıca: hemen pazarı çevreleyen sokaklarda da ilginç mağazalar ve küçük restoranlar bulmak mümkündür. Özellikle Teodoro Sampaio isimli sokak geleneksel Brezilya enstrümanları satan fantastik dükkanlarla doludur.

Brezilya Sao Paulo Genel

Belediye Çarşısı

Çarşı: vitray pencereli, güzel bir neo-klasik bina içindedir. Burayı ziyaret ederseniz: yanınızda değerli eşya bulundurmamanızı veya sıkı sıkı takip etmeniz önerilir. Çarşının çevresindeki sokaklarda şehrin büyük ve eski binalarını görmek mümkündür.

 

Praça da Republica Pazar

Burası da şehrin en büyük açık hava pazarlarından birisidir. Burada Kuzeydoğu Brezilya’nın taze gıda maddeleri satılır. Atıştırma veya bir içki içip canlı müzik dinlemek isterseniz, yine uygun küçük yerler vardır. Pazarın bulunduğu meydan ise, şehrin en güzel eski binalarının bulunduğu bir yer olarak önem kazanır.

Brezilya Sao Paulo Genel

Ceasa

Ceasa, Brezilyanın en büyük gıda pazarıdır ve hatta 7.5 milyon metre karelik bu Pazar: Latin Amerika’daki en büyük gıda pazarıdır. Burada Brezilya ve ötesinde meyve çeşitlerini görebilirsiniz. Pazar: Çarşamba, Cumartesi ve Pazar günleri açıktır. Şehir merkezinin biraz dışında olduğu için taksi ile gitmenizi öneririm. Salı ve Cuma sabahları, burada çiçek ve bitki pazarı kuruluyor.