Ürdün Petra

Ürdün Petra

 

Petra kelimesi: Yunancada “taş” veya “kaya” anlamına gelir. 6 Aralık 1985 tarihinde, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek, koruma altına alınmıştır.

7 Temmuz 2007 tarihinde ise, “Dünyanın 7 Harikasından biri” olarak seçilmiştir.

Özellikle “İndiana Johannes” film serilerinin burada çekilmiş olması, insanların, burayı tanımasında büyük katkı sağlamıştır.

Evet: 14’ncü yüzyılda terk edildikten sonra, 400 yıl boyunca toprak altında kalan ve bulunan bu kayıp şehir: egzotik ortamını hala sürdürmeye devam etmektedir.

Ürdün Petra

ÜRDÜN ULAŞIM

İstanbul-Ürdün/Amman kenti havaalanı arasındaki uçuş uzaklığı: yaklaşık 2 saat 10 dakika kadar sürmektedir. Amman şehrinde: “Kraliyet Alia Havaalanına” inilmektedir.

YERİ

Ürdün’deki (Jordan) Lut gölünün, 50 km. güneyinde, günümüzdeki “Umman” topraklarının, güneybatısındadır. Yani: Lut gölü ile Akabe körfezi arasında kalmaktadır. Ürdün şehrinin, 262 km. güneyindedir. Amman’ın ise, 133 km. kuzeyindedir.

ULAŞIM

Petra şehrine ulaşım için: öncelikle uçakla “Amman” şehrine inmeniz ve daha sonra: karayolu ile: Maan şehrine ulaşmanız ve oradan Petra şehrine geçmeniz gerekir.

Amman şehrinden, Petra şehrine ulaşmak için: çöl karayolunu tercih ederseniz 5 saatlik bir araba yolculuğu, diğer yolu tercih ederseniz 3 saatlik bir araba yolculuğu yapmanız gerekir.

Kahverengi tabelalar, turistler için yolu belirlemektedir. Taksi ile gitmek isterseniz: Amman şehrinden bir taksi kiralayabilirsiniz. Ücret yaklaşık 50 Ürdün Dinarı olacaktır. Ancak, sürücü ile daha uygun bir fiyata anlaşabilirsiniz.

Ürdün Petra

PETRA GİRİŞİ

Buraya giriş için tek bir yer vardır. Bu giriş yeri: genişliği yalnızca birkaç metreye kadar ulaşan: “siq” yani “yarık” denilen yerden girilir. Burası: kayaların içinde, karanlık ve dolambaçlı bir çatlaktır.

Bu geçidin tam olarak uzunluğu: 1 km. civarındadır ve renkli kumtaşı kayalıkların içinde, kıvrılarak geçen dar bir geçittir.

Hatta: bu geçidin kayalık duvarları üzerine, çok sayıda, küçük Nabatean mezarı yapılmıştır. Ayrıca: şehre ilk içme suyunu taşıyan kil borulardan oluşan kanallar da, buradan geçmektedir.

PETRA GENEL

Çölün bu gizemli yerinde, 1000 civarında anıt bulunmaktadır. Bir zamanlar: burada: çeşmeler, bahçeler ve sürekli su kaynakları bulunuyormuş. Siteyi gezmek için: 3 veya 4 günlük bir zaman ayırmanız gerekir.

Özellikle: buranın genellikle ve hep kalabalık olduğunu kabullenin, yani burada dünyanın dört bir yanından insanlar ve hatta yoğun kalabalıklar görmeniz kesindir.

Ürdün Petra

Antik şehri gezmek için: en iyi zaman: sabah erken veya öğleden sonra geç saatlerdir. Özellikle, girişteki “siq” bölümünü, yürüyerek geçmenizi öneririm. 1 km. uzunluğundaki bu bölüm mutlaka yürünmelidir.

Şehir içinde ise: at arabası veya eşek veya at kiralayabilirsiniz. Ancak, bu at arabaları derme-çatma yapılmış ve genellikle, fazla yolcu alınıyor, yani 4 kişilik yere, 6-7 kişi biniyor ve yolculuk ızdırap haline geliyor.

Özellikle, tırmanış için eşek tercih edilmektedir. Çünkü, bazı yerler oldukça dik tırmanma gerektirebilir.

Özellikle: Al-Deira yolu, yaklaşık 800 adımdır ve muhtemelen 1 saatlik bir yürüyüş yapmanız gerekir. Kurban yeri ise: yine 1000 adım civarında ve yaklaşık 40-45 dakikalık bir yürüyüş yapmanızı gerektirir. Siteye girmek için motorlu araçlara izin verilmiyor.

Ziyaret zamanı

Buranın kışın ziyaret edilmesi önerilmez. Çünkü: kışlar soğuk, yağmurlu ve rüzgarlıdır. Yaz aylarında da, özellikle akşamları serindir ve buna göre tedbir almanız uygundur.

Ayrıca: bulunduğunuz yerin bir İslam ülkesi olduğunu unutmamak ve buna göre giyinmekte yarar var. Yani: bayanların kolsuz giysiler, gerek erkek ve gerekse bayanların şort giymeleri önerilmez.

İkamet: Petra şehrini ziyaret etmek istediğinizde: şehrin yakınlarındaki: Wadi Mosa kasabasında bulunan otellerde kalabilirsiniz. Bu kasabada: ayrıca, yerel restoranlar ve Pizza-Hut gibi, dünya markası fast-food zinciri mağazaların şubeleri de bulunmaktadır. Oteller derseniz: her zevke ve bütçeye uygun, lüks oteller bulunmaktadır.

Petra antik şehri

Her gün: saat: 06.00-18.00 arasında ziyaret edilmektedir. Giriş ücretlidir. Ücretler: yetişkinler 16 dolar, öğrenci ve 12 yaş altı çocuklar:; 8.5 dolardır.

Giriş için: 3 günlük daha uygun fiyatlı bilet almanız da mümkündür. Örneğin: yetişkinler için, 1 günlük giriş 16 dolar iken, 3 günlük giriş ücreti: 23 dolardır.

Ürdün Petra
Ürdün Petra

 

Bölgeden hediyelik eşya satın almak isterseniz: seramik, gümüş ve boncuk işi gibi el sanatı, yerel ürünlerden satın alabilirsiniz. Bunların satıldığı dükkanlar bulunuyor.

Musa Vadisinde, bir vakıf tarafından işletilen gümüş atölyesi bulunuyor. Burada: yerel Bedeviler tarafından yapılan gümüş takılar bulup satın alabilirsiniz.

Ancak, alışveriş için yanınızda mutlaka nakit bulundurmalısınız. Yani, kredi kartı kabul etmiyorlar, bilginiz olsun.

Son olarak, bu bölgede: diğer bir elişi ürünü: sedef kakma kutular var. Bunlar da bir hayli ilginçtir.

Alışveriş yaparken, mutlaka pazarlık yapın. Bu konuda bilgisi olanlar hatırlayabilirler, özellikle İslam dünyasında pazarlık normal kabul edilir. Siz de, buradan alışveriş yaparken, size teklif edilen fiyatın, en az üçte birlik bölümünü düşürmelisiniz.

Petra konusunda

Turistler için yapılan bir etkinlikten de söz etmek istiyorum. Bunun adı: “Petra by night”. Bu ekstra tur için bilet aldığınızda: gurup, saat: 20.00 civarında, Petra şehrinin giriş kapısında toplanıyor ve saat: 22 civarında kapılar açılıyor ve toplananlar: mum ışığı eşliğinde, yaklaşık 1 km. lik yolu yürüyerek geçiyorlar ve hazine denilen yapının önünde bu hızlı yürüyüş tamamlanıyor.

Bu hazine denilen yapının önünde: yerlere serili kilimler üzerinde bir süre kekik çayı ikramı eşliğinde dinleniliyor ve ortamın gizemli havası yaşandıktan sonra, geri dönülüyor ve tur bitiyor. Bu tur, yaklaşık 30 dakika gidiş ve 30 dakika dönüş olmak üzere, muhtemelen 1 saat civarında sürüyor.

Denemenizi önerinim ama biraz yorulmayı göze almanız gerekiyor. Yani, şart değil, Petra şehrini gündüz görmeniz de yeterli gelecektir. Tercih sizin.

Ürdün Petra Tarihi

PETRA TARİHİ

Petra şehrinde yaşadığı bilinen ilk yerleşimciler: Edomitler’dir. Bunlar: Sami dilini konuşurlar ve İncil’de bunlar hakkında “Esau” nun torunları diye söz edilir.

Ancak, şehirdeki inanılmaz mimari, bunlar değil de, bunların ardılları olan “Nabateanlar” zamanında yapılmıştır. Nebatanlar: göçmen Araplardır. Ancak, MÖ.4’ncü yüzyılda, göçmenliği bırakıp, bölgenin çeşitli kısımlarına yerleşmeye başlamışlardır.

Çünkü: şehir: Araplar-Asurlular-Mısırlılar-Yunanlılar-Romalılar arasında kullanılan bir ticaret yolu üzerindedir. Bu yüzden, şehir, ayrıcalıklı bir konum kazanmış ve gelişmiştir.

Dolayısı ile, ticaret yolunu ele geçiren Nebatanlar: kısa zamanda zengin olurlar ve Petra şehrini hızla geliştirirler. Şehir, dönemin baharat ticaretinin merkezi haline gelir. Bu ticaretten kazanılan gelir: şehirde sürekli yeni yapılar yapılmasına sebep olur.

Özellikle

Şehirleri, sıcaktan kavrulan bir çölün kıyısında olduğu için, su ihtiyacını karşılamak için, son derece gelişmiş barajlar inşa ederler.

Ayrıca: su depolama ve sulama sistemleri geliştirirler. Ancak, Nebatanların bu zenginliği, komşularını rahatsız eder ve MÖ.4’ncü yüzyılın sonlarında, Selefki kralı Antigonus, şehre saldırmaya başlar.

Bu saldırıların ardı arkası kesilmez ve MÖ.64-63 yıllarında, Petra şehri Romalı general Pompey tarafından işgal edilir.

Ancak, bu işgale rağmen, Petra şehri, Roma döneminde de gelişimini sürdürür. Şehre, Roma döneminde, büyük bir tiyatro ve sıra sıra sütunlar dizili büyük bir cadde ve şehrin girişindeki “siq” çatlığı boyunca uzanan bir “Zafer kemeri” yapılır.

Hatta: yine aynı dönemde, şehrin nüfusunun: 20-30 binli rakamlara ulaştığı söylenir.

Şöyle ki: Petra şehrinin zenginliğinin en büyük kaynağı olan ticaret yolu, tarihi süreç içinde, yolunu değiştirince, şehrin önemi gitgide azalmaya başlar.

4’ncü yüzyılda: şehirde, Bizans egemenliği görülür. 363 yılında ise, büyük bir deprem, şehre büyük zarar verir. Yüzyıllardır şehirde yaşayan Nebatanlar, bu deprem üzerine, şehri terk ederler.

Ancak, yine de şehrin tamamen terk edilmesi konusunda, net bilgiler mevcut değildir. Çünkü: şehir, aniden terk edilmemiştir.

Bunun kanıtı: şehirde, herhangi bir değerli objenin bulunmamasına bağlanmaktadır, yani: şehir aniden değil de, planlı olarak terk edilmiştir.

551 yılında, şehirde, yine büyük bir deprem olur ve neredeyse tamamı yıkılır.

7’nci yüzyıla gelindiğinde ve şehir Müslüman Araplar tarafından ele geçirildiğinde, şehirde, neredeyse hiçbir şey bulunmamaktadır.

747 yılında, bir deprem daha olur ve şehrin yapısı tamamen değişir.

Bu deprem sonucu: şehir, 12’nci yüzyıla kadar ıssız kalır.

13’ncü yüzyılda, bölgeye gelen Haçlılar, şehirde küçük bir kale yaparak yerleşirler.

Ancak, onlar da kısa süre sonra şehri terk ederler ve Petra şehri: kum fırtınaları ve sellere teslim olarak, bulunmasına kadar geçen uzun yıllar boyunca toprağın altına gömülür.

PETRANIN BULUNMASI

1812 yılına gelindiğinde: İsviçreli gezgin kaşif Johann Ludwig, Arap yarımadasını tanımak maksadı ile, Müslüman bir tüccar kılığına girip bölgeyi dolaşırken, Petra şehrinin hemen dışındaki, küçük bir yerleşim yeri olan “Elji” ye yolu düşer.

Burada iken, şehirlilerin bazılarından, Musa vadisinin hemen yanındaki kayıp bir şehirden söz edildiğini duyar.

Bunun üzerine: bu kayıp şehirdeki bir ibadethanede kurban kesmek istediğini söyleyerek, kendisine bir rehber aramaya başlar. İki köylü: Petra şehrine girişi sağlayan “siq” geçidine kadar, kendisini götürürler.

Ludwig: büyük olasılıkla, bu esnada, Harun Peygamberin Tapınağının kalıntıları üzerinde kurban kesmiş ve bu esnada, çevresinde gördüğü bir kısım yerin haritasını çıkarmış ve buranın Petra olduğunu anılarına yazmıştır.

BARAJ VE SULAMA SİSTEMİ

Siq geçidinin girişinin sağ tarafında: bir baraj görülmektedir. Bu baraj: 2000 yıl önce, Nebateanlar tarafından yapılmış bir mühendislik harikasıdır.

Bugün olduğu gibi, binlerce yıldır, yoğun yağışlar olduğunda, Musa vadisinden, Siq geçidinin olduğu yere, sular akmaktadır.

Yağışlar iyice yoğunlaştığında ise, bu akan sular, Petra şehrini sular altında bırakmaktadır. Hatta, en son olarak, 1964 yılında, Petra şehri yine sular altında kalmıştır.

Bunun üzerine, yöre Hükümeti: Petra şehrini sellerden korumak için, bu suların aktığı yere baraj yapmaya karar veri. Bu barajın inşaatı sırasında ise, Nebateanlar’ın, muhtemelen MÖ.2’nci yüzyılda yaptıkları bir baraj kalıntısı ile karşılaşırlar.

Bu eski baraj: sel suyunun yönünü değiştiriyor ve suların, yine insanlar tarafından kullanılmasını sağlayacak: tünellerden geçerek, şehrin kuzeyindeki depolara yönelmesini sağlıyordu.

Ürdün Petra
Ürdün Petra
Ürdün Petra

PETRA ŞEHRİNDEKİ GEZİNTİ

Evet, 1 km. uzunluğundaki, uzun, soğuk ve karanlık ve bir tarafı dimdik yükselen kaya olan, dar siq geçidinden girdikten sonra: “Hazine” denilen yer ile karşılaşıyoruz.

Ürdün Petra  El-Khazneh-Hazine

EL-KHAZNEH-HAZİNE

Burası, şehirdeki Yunan ve Roma kültürünün izlerini taşıyan en önemli yapıdır. Özellikle, ön cephesi, güneş parladığında göz kamaştırmaktadır. Özellikle: sabah güneşinde, yapının ön cephesi: soluk gül rengini alır.

Tam olarak, ne zaman ve ne amaçla yapıldığı bilinmemektedir. Muhtemelen, MÖ.1’nci yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir.

Buraya “Hazine” isminin verilmesinin sebebi: yapının en üst kısmında bir taş vazo bulunmakta olup, bir zamanlar bunun içinde bir firavun hazinesinin saklı bulunduğu efsanesinden kaynaklanmaktadır.

Bu hikayeye inanan Bedeviler: vazoyu vurup düşürerek, içindeki hazineyi ele geçirmek için, belli aralıklarla, vazoya ateş ediyorlarmış.
vazonun üzerinde, bugünde görülebilen birçok küçük delik, bu olayın bir kanıtıdır.

Hazine yapısının ön cephesi: sert kumtaşı kayalar oyulmak suretiyle oluşturulmuş ve günümüze kadar iyi korunmuştur. Bu ön cephede: etkileyici sütunlar, Nabatean tanrıları ile mitolojik karakterleri gösteren heykeller görülüyor.

Yapının yüksekliği: 40 metre ve genişliği: 27 metredir. Tam olarak, neden yapıldığı bilinmemektedir.

Ancak, bir kralın, arka bölümlerde bulunan mezarının anıtı olarak yapıldığı düşünülmektedir.

Bir diğer olasılık ise, buranın bir tapınak olduğudur. Ancak, hangi tanrı yada tanrılara adandığı konusunda bilgi bulunmamaktadır.

QASR AL-BİNT FİRAUN-DUSHARES TAPINAĞI- FİRAVUNUN KIZININ KALESİ

Burası, Petra şehrinde günümüze kadar ayakta kalabilmiş nadir yapılardan birisidir. MÖ.30 ile MS.40 yılları arasında yapıldığı düşünülmektedir. Nebateanlar’ın ana tanrısı “Dhushares” e adanmıştır. Şehirdeki kutsal yerlerin en önemlisidir. Sütunlu caddenin sonundadır.

Yapı: duvarcılık sanatı kullanılarak: sarı kumtaşından yapılmıştır ve yükseltilmiş bir platform üzerinde durmaktadır. Yapının duvarlarının yüksekliği: 23 metredir. Şehirdeki, en geniş ön cepheye sahip yapıdır.

Binanın iç kısmı: 3 odaya ayrılmıştır. Ortadaki oda: ibadethane olarak kullanılır.

Ürdün Petra Kanatlı Aslanlar Tapınağı

KANATLI ASLANLAR TAPINAĞI

Yapı: hemen, Dushares Tapınağının karşısındadır. Tapınak: İslamiyet öncesi, bolluk tanrıçası “Allat” adına adanmıştır. Lut gölü yazıtlarında: tapınak, Petra şehrindeki “Afrodit Tapınağı” olarak geçer.

Tapınak: MS.28 yılında yapılmış ve MS.363 yılındaki depremde yıkılana kadar kullanılmıştır.

Giriş yolunun her iki tarafında: işlenmiş 2 aslan figürü vardır. Tapınak yapısı: şehirdeki en önemli Nebatean yapısıdır ve Amerikalıların 20 yıllık bir arkeolojik araştırmaları ve kazı çalışmaları sonucu ortaya çıkarılmıştır.

Yapı: tek bir binadan oluşmaz. Yapının içinde: oturma salonları, ibadethaneler, atölyeler bulunmaktadır.

Yani, büyük bir ibadet merkezidir. Hatta, bu atölyelerden birinde, yöreyi ziyaret edenler için hediyelik eşyalar yapıldığı bilinmektedir.

Ürdün Petra El Deir Manastırı
Ürdün Petra
Ürdün Petra

 

EL DEİR MANASTIRI

Şehirdeki en büyük ve en dikkati çeken yapılardan birisidir. Yüksek bir dağlık kesimde: kayalara oyularak yapılmıştır. Yani, konumu harikadır.

Yapı: MS.76 ile 106 yılları arasında yapılmış olup, Bizans döneminde, MS.330 ile MS.1453 yılları arasında tapınak olarak kullanılmıştır.

Yapının genişliği: 50 metre ve yüksekliği: 45 metredir. Girişinin yüksekliği: 8 metredir.

Ürdün Petra Kraliyet Mezarları

KRALİYET MEZARLARI

Buraya, tiyatronun bulunduğu yerden bir merdiven ile inilir. Bu mezarlar: şehirde bulunan 500 civarındaki mezarın en etkileyici olanlarıdır. Dolayısı ile, Nabatean krallarına ait oldukları düşünülmektedir.

Ürdün Petra Semaverler Mezarı

SEMAVERLER MEZARI

Burası, muhtemelen MS.70 yıllarında yapılmıştır. Derin bir avlu ve her iki tarafında bulunan revaklardan oluşmaktadır. Mezar soyguncularının ulaşamaması için, cephede, mezarlar yüksek ve küçük mezar odaları şeklinde yapılmıştır.

Ürdün Petra Kurban Yeri

KURBAN YERİ

Tiyatro bölgesindedir. Buraya ulaşmak için, yarım saat süren bir tırmanış yapmanız gerekiyor. Muhteşem dağ manzarası görebileceğiniz tırmanma yolu, düz zirveye kadar uzanıyor. Dağın yüzeyi oyularak yapılmış, 2 adet, 7 metre yüksekliğinde kaya dikilitaş var.

Bunlar arasında: 30 metre var.

Bunlar: Nabateanlar’ın en önemli tanrıları olan “Dushara” ve eşi “Al-Uzza” adına yapılmışlardır.

Özellikle, kurban kesme yerleri, çok iyi korunarak günümüze ulaşmıştır.

Ürdün Petra Harun Mezarı

HARUN MEZARI

Petra şehrini çevreleyen dağların en yüksek ve hakimi: Harun’un dağı (Cebel Harun) olarak bilinir.

Bu dağın yüksekliği: 1350 metredir. Dağın doruğu kutsal olarak bilinir ve kabul edilir.

Çünkü: burada, Musa peygamberin kardeşi Aaron’un gömülü bulunduğuna inanılır.

Bu yüzden, bu zirveye: 14’ncü yüzyılda: bir cami yapılmıştır ve caminin beyaz kubbesi, çevredeki birçok yerden görülür.

Yapı: Memluk sultanı tarafından yaptırılmıştır.