Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı

sualtı.1
Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı

Nil vadisindeki sıcak ve etkileyici arkeolojik sit alanlarından ve Kahire’nin gürültülü sokaklarından sonra, Kızıldeniz kıyıları tam bir ferahlık duygusu veriyor.

Denizden: tatlı rüzgarlar esiyor. Oteller: kumsallarda rahat bir tatil olanağı sunuyor. Ayrıca: güzel restoranlar var. Kıyı bölgesi: 1990’lara kadar gelişmemiş, ama günümüzde binalar, bütün sahili kaplamış.

hurgada.1
Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı Hurgada

HURGADA

En büyük yerleşim yeridir. Hiçbir tarihi yapısı yok ve yalnızca oteller, yüzlerce oteller, tatil köyleri ve lüks caddeleri, dükkanları, barları ve diskoları var. Deniz, güneş ve kum üçlüsünü doya doya yaşayabileceğiniz bir yer.

Ancak: Sarm El Sheikh gibi yoğun ve kalabalık değil. Daha çok sessiz ve sakin bir tatil için tercih edebilirsiniz. Genellikle dalış merkezlerinin çokluğu ile ünlenmiş olan bu adada, tüple dalışlarınızda size eşlek edecek binlerce balıkla birlikte keyifli dakikalar yaşayacaksınız.

Kıyıdan uzak, küçük adalar: sualtı sporları için mükemmel imkanlar sunuyor. Buraya ilk olarak: SCUBA topluluğu üyeleri gelmiş, ama özellikle 1990’larda, havaalanının da açılmasıyla, her çeşit Avrupalı turist gelmeye başlamış.

Hurgada’nın özel bir çekiciliği yok, ama harika oteller burayı cazip kılıyor.
Çok ilginç bir ayrıntı daha var. Eğer piramitler ve kutsal tapınakları gezmeye de niyetli iseniz, Sharm El Sheikh yerine, Hurgada’yı tercih etmelisiniz. Çünkü: Sharm El Sheik, Sina yarımadasında.

dahab.1
Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı Dabah

DAHAB

Kızıldeniz kıyısında, küçük bir kasabadır. Bodrum Gümüşlük ya da Side’nin yıllar önceki hali gibi, son derece keyifli ve ucuz bir yer. Balık ucuz ve sualtı muhteşem. Buraya daha çok gençler geliyor.

Scuba dalgıçlar, otelin önünden suya giriyorlar ve yalnızca 30-40 metre ileride, muhteşem mercan kayalıkları var. Scuba dalış: bir çok yere göre, çok daha ucuz. Plaj yolunda yürüyüş yapabilirsiniz. Al-Capone Cafe-Restoranda, deniz kenarında bir şeyler yiyebilirsiniz, öneririm. Burada: ayrınca otantik birçok hediyelik eşya satan dükkanlar çok meşhur. Alışveriş yapabilirsiniz.

Şnolkerle dalabilirsiniz ve belgesellerde bile görmediğiniz harika balıklar görebilirsiniz.

kanal.1
Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı Süveyş Kanalı

SÜVEYŞ KANALI

Kızıldeniz sahillerinin kuzey burnunda: Afrika kıtasının Sina Yarımadası ile kesiştiği yerde: modern teknolojinin en büyük başarılarından biri olan Süveyş Kanalı bulunuyor. İnsan eliyle inşa edilmiş olan bu kanal, Akdeniz’i Kızıldeniz’e ve Hint Okyanusuna bağlıyor.

Kanal: 1869 yılında açılmış. Günümüzde: turistlerin büyük çoğunluğu uçakla yolculuk yapmayı tercih ediyorlar. Ama: Süveyş Kanalı, hala, yük gemileri için büyük önem taşımakta. Dev bir tankerin, kanaldan geçişini izlemek, güzel bir görüntü oluşturuyor. Kanalın arkasında durursanız: suyu göremezsiniz. Sanki: gemi kumun üzerinde gidiyor-yüzüyor gibi hissedersiniz.

sina.1
Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı Sina Yarımadası

SİNA YARIMADASI

Mısır’ın en doğusunda bulunan bu bölgenin nüfusu dağınıktır. Sina: 1950-1960 yılları arasında, Mısır ile İsrail arasında anlaşmazlık nedeniyle, birkaç yıl İsrail işgalinde kaldıktan sonra, 1979 yılında, tekrar Mısır’a terk edilmiş.

Sina Yarımadası: güneyindeki Kızıldeniz’in içlerine doğru burnu sivrilen, coğrafi olarak vahşi ve geniş bir alandır. Kuzeyi: çöl, güneyi ise: gök mavisi denizle tezat oluşturan, granit tepeler ile kaplıdır. Dağ sırası: antik sismik hareketler sonucu oluşmuş ve rüzgarın gücü ile işlenerek, tuhaf biçimlere bürünmüştür. Burada: çok az şey yaşıyormuş. Sağda-solda, birkaç akasya, çevreyi gözleyen çöl tilkisi ve vahşi deve sürüleriyle çölü geçen göçebe kabileleri olan Bedevilerin bölgesidir.

Antik Mısırlılar: Sina’yı firuze kaynağı olarak değerlendirmişler. Ama buranın asıl ürünü: Musa’nın Tanrı’dan, dünyanın büyük dinlerine temel oluşturan, “On Emri” aldığı söylenen “Cebel Musa”dan geliyor.

Sina

Sualtı dalgıçlığının gelişmesine kadar, modern dünyanın zararlarından uzak kalmış. Dünyanın her yerinden gelen oksijen tüplü dalgıçlar, bölgenin temiz kıyı sularındaki mercan kayalıklarının, balıkların ve denizaltı kaynaklarının büyüleyici zenginliğini keşfettiler. 1950-1960 lı yıllarda, Sina’nın güney burnundaki “Şarmüş-Şeyh” dalgıçlar için, cennet haline gelir.

O tarihten bu yana, kasabanın deniz kıyısı: oteller, restoranlar, barlar ve alışveriş mağazaları ile dolmuş. 5 km. daha kuzeyde kalan “Nama Koyu” nun harika kumsalı, modern otelleri ve turistik altyapısı dikkate değer. Sezonda, buraya gelmeyi planlarsanız, mutlaka önceden otellerde yer ayırtmalısınız.

1980’lerde, Mısır Hükümeti, bu hızlı gelişme sonucunda: denizi ve sualtı yaşamını korumak amacıyla “Ras Muhammed Ulusal Parkı” nı kurmuş.

rasmuhammed.2
Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı Ras Muhammed Ulusal Parkı

RAS MUHAMMED ULUSAL PARKI

Burası: dünyanın en önde gelen dalış merkezlerinden biridir. Sina yarımadasının en güney noktasında. Yarımadanın uç kısmı, aynı zamanda kuzeydeki tüm akıntıların kesiştiği bir nokta.

Bu durum, birçok besin maddesinin, dolayısıyla birçok balığın buraya gelme nedeni. Bundan dolayı, buradaki zengin bio çeşitlilik, Ras Muhammed Muhammed’in dünyanın en iyi dalış noktası olmasını sağlamış.

Ras Muhammed’de dalış yapmak için, ayrıca bir ücret alınıyor ve bu, deniz parkının korunması için harcanıyormuş.

1983 yılında, koruma altına alınan ve 11 bin km. karelik büyük bir alanı kaplayan bu deniz parkının yalnızca yüzde 6 lık bir kısmında dalış yapılmasına izin veriliyor. Dalıcılar için en popüler olan yerle ise köpekbalığı ve yolanda resifleri. Yan yana olan bu resifleri, aynı dalışta görmek mümkün.

Ancak, burada tek günlük bir dalış yeterli değil. İki gün dalış daha renkli olur. Mercan resifleri, özellikle deniz yelpazeleri (bir tür mercan) ve kırmızı renkli yumuşak mercanlar, yaklaşık 800 metrelik bir duvar boyunca uzanıyor.

Ayrıca, dalgıçların girebileceği küçük mağaralar da var. Burada, sürü oluşturan büyük balıkları görmek de mümkün.

Özellikle, akıntının fazla olduğu yerlerde, büyük sürüler oluşturan ve dalıcılardan kaçmayan: barrakudalar ve yarasa balıkları, bunların yanında Napolyon balıkları, dev mürenler de göze çarpanlar.

rasmuhammed.1
Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı Ras Muhammed Ulusal Parkı

Evet, Ulusal park, birkaç farklı sualtı ekosistemine sahiptir. 1000 den fazla balık ve deniz ürünü barınıyor. Sualtını tam takım dalma aygıtlarının yanı sıra, şnolkerle de keşfetmek mümkün. Islanmaktan hoşlanmayanlar, sualtı dünyasını, dibi cam teknelerle veya denizaltıyla yapılan turlara katılarak izliyorlar.

Burası: ayrıca: ender rastlanan Mangrov ormanı ve kuş türleri açısından zengin olan Sina kıyı şeridini de koruma altına almış olması nedeniyle önem taşıyor. Yer yer ekili olan tropikal Mangrov ağaçları, deniz kıyısında yetişiyor.

Tuzlu suyu bir bakıma damıtarak kullanılabilir su haline getirmesiyle tanınıyor. Dünyanın çok az sayıda bölgesinde yetişiyorlar. Kuşkusuz, bu ağaçlardan elde edilen su oldukça yetersiz. Mısır, dünyada mangrovların yetiştiği en kuzey nokta.

Turizmin gelişimi, özellikle, Sina’nın Akabe Körfeziyle sularının kesiştiği yerde, doğu sahilinde yoğunlaşmış. Bu nedenle: tatil yerleri, birbirinden kilometrelerce uzak olmuş. Dahab ve Nuveyba da gelişen tatil merkezlerinden. Her ikisi de, dalmak ve rüzgar sörfü yapmak için gerekli olanaklara sahipler.

Kıyılardaki bedevi çadırları, sizi tarihin başka bir dönemine taşıyor.

Çadırlar, deniz sonrası bir bardak taze çay içmek, bir şeyler atıştırmak isteyenlere hizmet veriyor. Milli parkta, bu çadırlar dışında, tek bir yapıya rastlamanız mümkün değil.

Tek bir mercan parçasını, tek bir deniz yıldızını, tek bir taşı dışarı çıkarmanız ve hatta yerinden oynatmanız kesinlikle yasak.

Bu doğa harikasının günümüze ulaşmasının ve giderek zenginleşmesinin tek sırrı bu olsa gerek. Evet, söylediğim gibi, buradaki mercanlara ve balıklara dokunmak yasak, cezası yüksek, yasak olmasına rağmen, bir parça ekmek atınca, yüzlerce renk balık çevrenize toplanıyor.

Milli parkın içinde yer alan Magic Lake, aslında bir lagün. Lagündeki fosfor oranının çok yüksek olması, suyun uydu fotoğraflarında görünmesini engelliyor.

Magic, yani “sihirli” ismi de sanırım bu özellikten kaynaklanıyor. Bölgede, bu suya giren kişilerin dileklerinin kabul olacağına dair inanç çok yaygın.

Sina’nın en kuzey ucunda, Mısır’ın İsrail sınırında bulunan “Taba” da birkaç büyük otel bulunuyor.

dalgıç.1
Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı Şarm El Şeyh

ŞARM EL ŞEYH

Burada: Kahire üzeri aktarmalı uçuş ile gelirseniz, Kahire’de bir hayli uzun süre beklemeniz gerekiyor ve bu da yolculuğun tam bir sıkıntıya dönüşmesine ve yorgunluğa sebep oluyor. Dikkat. Evet: adı: Şeyhin sakalı anlamına geliyor.

Sina yarımadasının güney ucunda. Fransız kaptan Jacpues-Yves Cousteau’nun belgeselleriyle tanınmaya başlayan ve 1990’lı yıllarla birlikte, dalış turizminin merkezi haline gelen bölge, Kızıldeniz’in hemen kenarında ve çöl dağlarıyla çevrili olan ve bundan on yıl önce küçük bir balıkçı kasabası görünümünde idi.

Özellikle, son zamanlarda, turizm yatırımlarıyla, Bodrum ve Marmaris gibi turizm merkezi olma yolunda ilerliyor.

Burada turizm temelini oluşturansa, dalış merkezleri. Tüm otellerde, çok sayıdaki dalış merkezlerinin birer temsilcisi bulunuyor.

sualtı.2
Mısır Kızıldeniz kıyıları ve Süveyş Kanalı Şarm El Şeyh

Deniz, kum ve güneş üçgeni bir arada. Kesinlikle dinlenebileceğiniz bir yer. Yemek konusunda pek sıkıntı çekeceğinizi sanmıyorum, çünkü mutfak personelinin çoğunluğu Türk imiş. Çöle gidip develerle gezebilirsiniz. Gece çölde yıldızları, hemen başınızın üstünde hissedeceksiniz.

Dalgıçlar içinde mükemmel bir yer.

Deniz altı sanki akvaryum gibi. Denizin içinde her türlü bitki ve balık görmeniz mümkün. Sharm’da birçok dalış noktası var. Tiran adası yakınlarındaki: Jackson, Gordon ve Ras Bob resifleri. SS Thistlegorm batığı (1941 yılında batan İngiliz gemisi) ve Ras Muhammed Deniz Parkı, en çok dalış yapılanlar. Kızıldeniz’in dip yapısı, genel olarak çok farklılık göstermediğinden, resifler ve bunların üzerinde yaşam da, genel olarak birbirine benziyor.

Ancak, bazı resiflerde besin, akıntı, ışık gibi etkenlerden dolayı, canlılık yoğun olarak görülürken, bazılarında daha az görülüyor.

Tiran adası yakınlarındaki resifler de canlılığın yoğun olarak görüldüğü yerlerden biri.

Bundan dolayı, dalış yapma planınız varsa, bu bölgeye dalmak üzere yapmalısınız. Tiran Adası, Şarm el Şeyh merkezinin kuzeyinde kalıyor. Tekne ile, yaklaşık 1 saatlik yolculukla ulaşılıyor.

Tabii burası yalnız dalgıçlık yapılacak bir yer değil.

Kentin eğlence ve alışveriş merkezi: Naoma Bay. Caddenin her köşesinden oryantal müzik sesleri geliyor.

Dünyanın tüm mutfakları, bu caddede toplanmış gibi, her damak zevkine uygun yiyecekler tatmak mümkün.

Ancak, Mısır’ın genelinde olduğu gibi, burada da pazarlığın son derece belirleyici bir kavram olduğunu hatırlatayım.

Bu tespit, taksilerde dahi geçerli. Çünkü, kentin taksilerinde taksimetre bulunmuyor.

Eğlence konusunda ise, yine otantik seçeneklerden: Hard Rock Cafe’ye uzanan geniş bir yelpaze sizi bekliyor.

Havaalanından Naoma Bay’e uzanan Peace Road üzerinde, küçük bir Las Vegas bulunuyor. Buradaki: kumarhaneler, dünyaca ünlü. Şarm El Şeyh’deki turizm atağı, yabancı kuruluşların, çok sayıda büyük ve modern turizm kompleksi inşa etmesiyle başlamış. The Ritz Carlton, Hilton Waterfalls, Domina Coral Bay bunlardan bazıları.

Güneş-deniz merkezli tatil arzulayanlar, günlerini komplekslerin içinden hiç çıkmadan geçirebilirler. Ancak, şu bir gerçek ki, Şarm El Şeyh’te, kış aylarında bile denize girmeniz mümkün.

Şarm El Şeyh’de

Suyun tadını çıkarmanın bir başka yöntemi ise: glass-boat, yani camdan tekneler. Kentin çeşitli noktalarından hareket eden teknelerle yaptığınız gezilerde, teknenin tam ortasında yer alan cam kesit sayesinde, Kızıldeniz’in renklerini, ıslanmadan da izlemeniz mümkün.

Teknelerden bazıları, yine doğal güzelliklerle bezeli Tiran Adasına da uğruyorlar. Çöldeki, bir başka eğlence ise, her yaşa uygun, üç tekerlekli motosikletler.

Moto-safari ya da cip-safari yapmadan, çölü tam anlamıyla hissetmek güç. Özellikle, gündoğumu ya da günbatımında yapılan safarilerde, size inanılmaz çöl manzaraları eşlik ediyor.

Tüm bu sıraladıklarım, Şarm El Şeyh’le ilgili olarak sözcükler yardımıyla anlatabildiklerim. Gerçekten muhteşem bir yer ve gittiğinizde mutlaka keyif alacaksınız. Tercih sizin.

Tüm bunların yanında: çölde safari yapmanız da mümkün. Ayrıca: bedevi çadırlarında çay. Ama, bu çayı içmenizi pek önermiyorum.

Ayrıca: ciplerde sağa sola çarpıp, bir yerlerinizi incitmek istemiyorsanız, bu safarilere katılmayın derim.

Bence, orada, safarilerle, çölde zaman kaybetmeyin, hemen tereddüt etmeden bir şnolker, palet takımı kiralayın (3 veya 4 saatlik kira bedeli: 2-3 dolar) veya satın alın ve denize koşun.

Evet

Burada çok sayıda otel ve tatil köyü bulunduğunu söylemiştim. Ancak: buradaki 4 yıldızlı otel, ülkemizdeki 2 yıldızlı bir otele bile benzemiyor, daha kalitesiz. En kötü yanları da yemekhaneleri, acayip kokuyor, sanırım palmiye yağı kullanıyorlar.

Bu kokuya tahammül etmek biraz zor. Ayrıca: burada bulunduğunuz sürece, sakın çeşmeden akan suyu içmeyin, çeşmelerden akan su, suyun arıtılıp tekrar kullanıma verilen su olması nedeniyle, kötü bir tadı var, hijyen mi? sanmıyorum.

Dostlarınız veya kendiniz için alışveriş yapmak isterseniz, bu da mümkün. Ama, daha önce de söylediğim gibi, pazarlık şart.

Sizlere denilecek ki, satıcının söylediği bedelin, üçte birini verin ve alın. Hayır, yarısını bile teklif ettiğinizde kabul etmiyorlar, zaten Türk olduğunuzu hissedince, pazarlık yaptığımızı bildiklerinden, fiyatları yükselterek söylüyorlar.

Yani, sonuçta yarı fiyatına alabilirseniz, bence sevinin. Burada da, Mısır’ın genelinde olduğu gibi, trafik ve araçlara dikkat. Özellikle ticari araçlar, akşamları far dahi yakmıyorlar, tam bir rezillik.

SİNA DAĞI

Nesiller boyunca bir hac mekanı olan “Sina Dağ” ı: MS.527 yılına kadar, eski bir tarihte, İmparator İustinianos’un, buraya bir Ortodoks manastırı yaptırmasıyla, bir ibadet yeri haline gelmiş.

Etrafı sarp kayalarla çevrili bir düzlüğe inşa edilerek, kilisenin istilalara karşı korunması düşünülmüş.

Kilise

Efsaneye göre: Musa’nın Yanan Çalıyla karşılaştığı yere inşa edilmiş. Hıristiyan cemaati, daha sonra kilisenin çevresini daha yüksek bir duvarla çevirttirmiş.

AZİZE KATHERİNE MANASTIRI

Sina dağında bulunuyor. Rum Ortodoks cemaatine ait. Buranın merkezinde: 552 yılından kalma bir kilise var. Azizenin kalıntıları: 1300 yıl kadar sonra, Azize Katherina Dağı’nın yakınlarında bulunmuş. Zengin hayırseverin manastıra bağışladığı hazineler, kilisede saklanıyormuş.

Azize Katherina: uzun zamandır, Yunanistan’da ve Ortodoks dünyasında, okullar kuran zengin ve etkili bir manastırdır. Çok zengin süslemelere sahip ikonostasiste bulunan ikonlar, 1612 yılında Giritli Yeremya tarafından yapılmış.

Apsisis tavanında bulunan 6’ncı yüzyıl tarihli mozaikler, kilisenin en etkileyici özelliğidir. Azize’nin kafatası, 18’nci yüzyılda oyulmuş mermer mezarında bulunuyormuş.

Mısır ülkesi genel hususlar hakkındaki tanıtım yazısı.

Kahire şehri tanıtım ve gezi yazısı.

İskenderiye şehri tanıtım ve gezi yazısı.