Mısır Karnak

karnak.tapınak.4
Mısır Karnak

Luksor’da , Korniş üzerinde kuzeye doğru yürüyorsunuz ve Karnak Bölgesine geliyorsunuz. Burada: Şanil Karnak kapısından girdiğinizde: içeride birçok tapınak ve kutsal göl göreceksiniz.

KARNAK TAPINAĞI

Luksor merkezinden, 2 km. uzaklıkta. No Amon veya Antik Mısır’a Amon Kenti olarak bilinen Teb’in kuzeyinde bulunuyor. Mısır’da Gize piramitlerinden sonra, en çok turist çeken bölgedir.

Burası: eski krallık döneminde gelişmeye başlar. MÖ.2134 yılında, 11’nci sülale döneminde, ulusal mabet haline gelir. Tapınak yapıları: takip eden yüzyıllar içinde, her firavunun kendi tapınağını ve anıtlarını ilave etmeleri sonucu; daha da büyür. Her firavun, kendinden bir şeyler katmak istemiş ve böylece, Karnak’ın yapımı 2000 yıldan fazla sürmüştür.

Burada yapılan kazı çalışmalarında: Roma dönemine ait 17.000 obje ortaya çıkarılmış. Bunların arasında:8000 adak taşı, 450 heykelve 10’a yakın sfens bulunmuştur. Karnak: MS.4’ncü yüzyıl civarında, Mısırlılar’ın yeni tanrılara inanmaya başlamaları üzerine, terk edilir.

karnak.tapınak.2
Mısır Karnak

Tapınak yapıları, toplamda 3 km. karelik bir alana yayılmış. Bu boyutu ile, dünyanın en büyük kutsal alanlarındandır.

karnak.tapınak giriş yolu.1
Mısır Karnak

Tapınağa giriş:

İki yanında koç başlı sfenkslerin bulunduğu caddeden girilir. Yerdeki taş bloklara baktığınızda, bir zamanlar, buranın liman olduğunu göreceksiniz. Yani: bir zamanlar, Nil Nehrinin kıyısı burada imiş.

Kısa sfenksli yoldan geçerek, tapınağın girişine geliyorsunuz.

Muazzam bir anıtsal pilon (giriş) var. Üzerinde yazıt ve desen bulunmayan: 113 metre genişliğinde ve 15 metre kalınlığındaki büyük birinci girişten sonra, yüksek duvar ve sütunlarla çevrilmiş, sağlı-sollu koç başlıklı sfenkslerin sıralandığı, büyük salona giriliyor. Bu sfenkslerin koç başlı olması ilginç. Tıpkı tapınağın girişindekiler gibi. Yani onlar büyük olasılıkla, koç başlı tanrı Khnum’u temsil ediyorlar.

Ayrıca: burada göreceğiniz sütunların başları da, ilginçtir.

Daha önce, bölgede gördüğünüz sütun başları: standart olarak papirüs demeti ya da lotus çiçeği şeklindeydi. Oysa buradakiler, artık farklılaşmış ve daha çok bir ağaç tipi verilmiş, diğer tapınaklardaki gibi standart değil, neredeyse her biri farklı yapılarda oluşturulmuşlar ve bir bütünlük sağlamıyorlar.

Sol yanda: II. Seti Tapınağı, Amon, Mut ve Khons tanrıları için yapılmış: üç küçük şapel ve sağda: üç yanı Osiris sütunları ile çevrili avlusu bulunan, III. Ramses Tapınağı var.

Ortada: 25’nci hanedanın, Habeş kökenli firavunlarından Tharka’ya ait köşkün, 21 metre yüksekliğindeki papirüs başlıklı, 10 sütundan birisi ile, Amon Baş rahiplerinden, 21’nci hanedan firavunu Smendes’e ait büyük bir heykel var.

karnak.tapınak.1
Mısır Karnak

Avluya bitişik olan ve 18’nci hanedan firavunlarından Horemhab’ın inşa ettirdiği, ikinci giriş duvarından geçilerek, büyük Hipostil hole girilir.

İkinci girişin önünde:

II. Ramses’in heykelleri var. Buranın yapımını, III. Amenhotep başlatmış ve I. Seti devam ettirmiş ve II. Ramses tamamlattırmış. 6 dönümlük alana yayılmış, 15 ve 23 metre yükseklikte, 134 sütunun oluşturduğu büyük Hipostil; holden yukarı baktığınızda, sütunları birbirinin üzerine eğilip sallanarak, gökyüzüne ulaşmaya çalışan ağaçlara benzetirsiniz. Dünyanın en büyük hipostil yapısı olarak kayıtlara geçmiş. Bütün yaşamın üzerinde yeşerdiğine inanılan kutsal adanın: papirüs ormanını temsil ediyor.

Bunlar: son derece güzel süslenmiş ve parlak renklerle resmedilmiş. Bulunulan koridorun üstü, eskiden kapalı imiş. Koridorun sağında ve solunda, farklı yüksekliklerde tasarlanan sütunlar, bu bölümün kapalı olduğu dönemlerde, aralarda kalan boşluklardan, günün her saatinde içeriye gün ışığının girmesi sağlanıyormuş. Mısırlı mimarların dahiliği.

Üçüncü giriş: tapınağın en eski bölümü. III. Amenhotep tarafından yaptırılmış.

karnak.tapınak.6
Mısır Karnak Dördüncü Giriş

Dördüncü giriş:

I. Tutmosis tarafından yaptırılmış. Dördüncü giriş önünde: I. Ve III. Tutmosis’e ait dikili taşlardan bir tanesi ayakta ( yüksekliği: 28 metre, ağırlığı: 143 ton) ve diğerinin parçaları ise, avluda yerde duruyor.

Buradan itibaren

Tanrı Amon’a ait, kutsal dar ve küçük mekanlar, girişteki ana aks’ın devamında, peşi sıra dizili. Sağ tarafta: güney yönündeki aksta: III. Tutmosis ve Hatcepsut’un yaptırdığı girişler ve anıtsal heykeller, kutsal göl ve Nilometre var. Hatcepsut’un gözde tanrısı: Amon’dur. Kendisini, onun sevgili kızı gibi hissetmiş. Amon’un dünyadaki evi olan Karnak’daki kraliyet tapınağını genişletir ve Sed şenliklerinde, 30 metre yüksekliğinde, iki dikilitaş ile süsler.

karnak.tapınak.en büyük resim.
Mısır Karnak Dördüncü Giriş

Dördüncü girişin arkasından, III. Tutmosis’in yaptırdığı, 14 sütunlu, küçük hipostil hol ve Kraliçe Hatcepsut’a ait, iki dikili taştan, birisi ayakta duruyor. Bunun yüksekliği: 30 metre, ağırlığı ise: 200 ton. Pembe renkli granit dikilitaş, Mısır’dakilerin en uzunu özelliğini taşıyor. Orijinal halinde, tepesi som altınla kaplanmış ve güneşi yansıtıyormuş. Yakınında: kısa hakimiyeti boyunca, Teb’in gücüne güç katan, çocuk kral Tutankhamon’un basit heykeli bulunuyor.

Beşinci giriş:

I. Tutmosis ve altıncı giriş: II. Tutmosis tarafından yaptırılmıştır.

Tapınağın sonunda bulunan en ilginç bölüm: III. Tutmosis’in yaptırdığı büyük festival tapınağıdır. Botanik ve hayvanat bahçesi olarak bilinen bu bölümde: firavunun Suriye ve Lübnan seferinden dönerken getirdiği hayvan ve bitkilere ait, çok güzel yarım kabartmalar ile işlenmiş.

Tamamı kesme taştan inşa edilen Amon kompleksinde: 2000 yıl boyunca, çeşitli firavunlar tarafından eklemeler yapılmıştır. Beraberinde pek çok yazıt ve tasvirlerin işlenmesi, bu kompleksi aynı zamanda dünyanın en büyük ve en eski arşivlerinden biri haline getirmiştir.

Kral III. Amenofis:

Karnak’daki Mut Tapınağına: aslan başlı tanrıça “Sahmet” in, 600 heykelini koydurur. Bugün, bu heykellerin çoğu, dünyanın dört bir yanındaki müzelerde sergilenmektedir. Hasta kral: hem hastalık ve hem de şifa tanrısı olan tanrıçayı, bu heykellerle sakinleştirmek mi istiyordu? Her ne kadar dünyasal yönü baskın olsa da, onun aydın bir kral olduğu söylenemez. Aksine, saraydaki muhteşem dünyasal görkeme karşın, dinsel konulara büyük ilgi duyduğu görülür. Tanrısal krallara ve özellikle de, I. Amenofis’e, tapınma o dönemde başlar.

Karnak

Ana Tapınak Kompleksinin ötesinde, göz alabildiğine uzanıyor. Ama: kalıntıların çoğunu seçebilmek olanaksız. Sonlara doğru ise: ilgi çekici yapılardan olan: III. Tutmosis’in Yortu Tapınağı bulunuyor. Orta sütunları, kenar sütunlarından daha yüksek. Çünkü: hayali bir çadır örtülüymüş hissi verilmek istenmiş. Taş yapı: firavunun askeri seferlerinde kullandığı çadırına benzetilmiş. Mısır’ın sınırları, Tutmosis hakimiyetinde Suriye’den Sudan’a kadar genişlemişti.

Evet

Amon rahiplerinin “cennetin en büyüğü, dünyanın en eskisi” diyerek, her gün ilahiler okudukları, Tanrı Amon inancının merkezi olan bir yer.

Hıristiyanlığın ilk yayılmaya başladığı dönemlerde, gizlenme ihtiyacında olan Hıristiyanlar, bu tapınağın içinde gizlenmeye başlamışlar. Tapınağın günümüzde üzeri kapalı olan bölümlerinde saklanarak hayatlarını sürdürürken, ne yazık ki içeride ateş yaptıklarından, bu gün tapınağın kapalı kısmının tavanı, isden simsiyah olmuş durumda.

Ayrıca: tek tanrı inanışlarından dolayı, tıpkı bizim insanımızın Kapadokya ve Ihlara vadisindeki duvar resimlerinin yüzlerini kazıdığı gibi, onlarda tepkisel olarak, buradaki binlerce yıllık duvar rölyeflerinin yüzlerini kazıyarak ve darbelerle oldukça büyük zararlar vermişler.

karnak.kutsal göl.1
Mısır Karnak Kutsal Göl

KUTSAL GÖL

Tapınak boyunca ilerlediğinizde, Kutsal Göl ile karşılaşıyorsunuz. Tapınağın güneyindeki “Kutsal Göl”; törenlerde kullanılıyormuş. Rahipler, ayin yapmadan önce, bu kutsal gölde yıkanıyorlarmış. Nil’in suları ile dolu. Tapınaklarda, aynı zamanda, bu tür göl ve Nil’den çekilen sularla oluşturulan göletlerle nehrin yüksekliği de ölçülüyormuş. Peki neden ölçüyorlar nehrin yüksekliğini? Sebebi: vergi sistemiymiş.

Mısır halkı, suların yükseldiği ve bereketli ekim alanlarının suların altında kaldığı dönemlerde, piramitlerin ve benzeri yapıların inşaatlarında çalışıyorlar ve sular çekilip te arazi ekilmeye uygun hale geldiğinde ise ekin alanlarındalarmış. Ancak, bu ekin alanları, Mısırdaki diğer her şeyin olduğu gibi, firavuna yani devlete aitmiş. Dolayısıyla, Mısırlı olmayanlar dışında kalan herkes, bu sistem üzerine bir çalışma hayatı kurmuş. Ya firavun için tapınaklarda ya da yine firavun için tarlalarda çalışıyorlarmış.

Tarlaların mülkiyeti firavuna ait olmakla birlikte, üzerindeki ekinler, tarlayı işleyene aitmiş.

Ancak, bu ekinden devlet de payını alması gerektiğinden, bir vergi sistemi oluşturulmuş ki, bu sistemde vergi kaçırmak hiç mümkün değilmiş. Firavun adına bu işin yönetimini üstlenen rahipler, tarlaların yerlerine ve suların yükselme oranına göre; hangi tarlada, hangi tür ürün alınabileceğini ve hasılatı önceden biliyorlarmış. Dolayısı ile, ölçtükleri Nil sularının yüksekliğine göre, tarla ekicilerinden hangi dönemde, ne kadar ürünü vergi olarak alacakları da, onların uzmanlık alanı imiş. Böylece: kimsenin vergi kaçırmak gibi bir durumu olamıyormuş.

Günümüzde:

ses ve ışık gösterilerinin ikinci bölümü için, etkileyici bir arka plan oluşturuyor.

bok böceği heykeli.1
Mısır Karnak Bok Böceği

Gölün kuzeybatısındaki büyük granit: Skarebe (bokböceği) heykeli görülmeye değer. Bok böcekleri, eski Mısırdaki en yaygın sembollerden biridir.

Bu sembolün simgelediği anlamlar şöyledir. Ra’nın “khepre” şeklini temsil eden, kozmik evrenin meydana getirilişini simgeler. Bu böceğin üreme biçimi: kendi kendini doğuran, daha doğrusu kendi kendinin nedeni olan yaratıcı güç “Phtha” nın evrendeki kozmik nesneleri şekillendirerek oluşturmasını temsil eder.

Burada, söz konusu olan güç: yoktan var eden değil, var edileni biçimlendiren bir güçtür.

Böcek:

Güneş ile birlikte kullanıldığında, güneş sisteminin kendisine yaşam veren, kendisini yöneten Sirius Sistemi ile ilişkisini simgeler.

Böceğin yumurtalarını koyduğu ve itme gücüyle yuvarladığı küre, kozmozda bir güçle yuvarlanıp giden bir ateş küresi olan ve tohumlarını Sirius’tan alan Güneşi simgeler.
Ölüm ve ölüm ötesi konularıyla ilgili olarak kullanımında ise: reenkarnasyonu (yeniden doğuş) simgelemek üzere kullanılırmış. Bununla birlikte, eski Mısırda aynı zamanda bir muska olarak da kullanıldığı bilinmektedir.

Mısırın bu kutsal böceği,

Günümüz dünyasının bile, en geçerli tılsımlarından biridir. Mısırlılar, onu: yaradılışın, erkekliğin tartışılmaz gücü, üreme, bilgelik, reankarnasyon, ölümsüzlük ve yenilenmeyle özdeştirmişlerdir. Bok böceği tılsımı, hemen hemen 4000 yıllık bir faal yaşam süresi gösteren ve dünyadaki tılsımların içinde, en uzun bir geçmişe sahip olanıdır. Bugün, bokböceği simgeli yüzük, küpe ve broşlar, uğur olarak hala kullanılmaktadır.

Bu heykel, daha önceleri batı yakasındaki III. Amenemhet tapınağının önünde bulunuyormuş. Mısırlılar: üzerine dokunarak dilek dilemeden önce, heykelin çevresinde, saat yönünün tersine, üç kez dönmenin uğur getirdiğine inanıyorlar. Siz de deneyebilirsiniz.

Kutsal gölün hemen yanında, dinlenme amaclı yapılmış küçük bir cafe ve yanında ufak çaplı bir pazar var.

Biraz orada oturup dinlenebilirsiniz ve bir şeyler içebilirsiniz. Ardından fotoğraf çekmek amacıyla tapınağın içinde, bağımsız olarak bir süre daha dolaşabilirsiniz.

Evet, büyüleyici bir güzelliğe sahip olan Karnak Tapınağı, çağdaş Mısır’da belgesel film yapımcılarının, tarihi eser fotoğrafçılarının ve turistlerin dört mevsim hiç eksik olmadığı, en büyük turistik cazibe merkezlerinden biridir. İstanbul Sultanahmet’te bulunan ve gövdesi hiyerogliflerle bezeli olan dikilitaş, Bizanslılar tarafından İstanbul’a Karnak’tan sökülüp getirilmiştir. Karnak’ta, halen bu Dikilitaş’ın yeri boştur ve hemen yakınlarında ise bir ikizi yükselmektedir.

Mısır hakkında genel bilgiler.

Assuan tanıtım ve gezi yazısı.

Abu Simmel tanıtım ve gezi yazısı.

Sakkara tanıtım ve gezi yazısı.

Luksor tanıtım ve gezi yazısı.