
Luksor
Nil Nehrinin doğu kıyısında ve Kahire’ye, yaklaşık 800 km. uzaklıkta. Gelen turist kafilelerinin uçaklarının bir kısmı; önce Luksor bölgesindeki havaalanına iniyor. Ama ne havaalanı? Sizi şaşırtacak. Tek katlı, prefabrik bir bina. Ancak çok uzun kalmadığınızdan fazla bir sorun yok. Havaalanı, Nil’den biraz uzakta olduğu için: Nil hayat, geri kalanlar çöl olgusunu hemen göreceksiniz. Ama: Mısır’da kültür gezisi yapmak istiyorsanız, tadına doyabileceğiniz şehir Luksor’dur.
GENEL
Ülkenin güneyinde yer alan Yukarı Mısır toprakları; nehrin akış yönüne göre (Aşağı Mısır olarak bilinen) Kahire ve Nil Deltasının üstünde bulunuyor. İmparatorluğun nüfusu ve etkisinin en yüksek düzeylerde bulunduğu yıllarda: Yukarı Mısır, İmparatorluğun merkeziymiş. Eski kentlerden kalanlar: dünya üzerindeki en nefes kesici arkeolojik kalıntıları, koleksiyonları oluşturuyor. Antik şehrin üzerinde: günümüzde, yaklaşık 200 bin nüfuslu yeni bir şehir kurulu. Bu nedenle: dünyanın en büyük açık müzesi olarak adlandırılıyor. Bu yüzden de, her yıl binlerce turist tarafından ziyaret ediliyor.
TARİHİ GEÇMİŞ
Luksor: Yukarı Mısır’ın başkenti. Mısır bilimi açısından, önemli bir yer. Arapça adı: El-Uksur.
Yani: “Tanrıların Sarayı” anlamına geliyor. Bu da, antik Mısır için, buranın önemini kanıtlıyor. Burası: eski Yunanlılar tarafından: Teb olarak isimlendirilmiş. Başkent olmasının yanında, ayrıca: yüzyıllar boyunca dini bir merkez olarak bulunmuş. Antik dönemde: buraya “Waset” ismi de verilmiş.
Yeni İmparatorluk döneminde:
(MÖ.1540-1100) zirveye ulaşmış. Ancak: Romalılar gelmeden önce, gerilemeye başlamış.
MÖ.7’nci yüzyılda: Asurluların istilasıyla başlayan bu gerileme, 300 yıl sonra, Ptolemaiosların İskenderiye’yi başkent yapmalarına kadar devam etmiş. Zamanla, çöl kumu da ilerlemiş ve terk edilen kentin üzerini örtmüş.
Araplar: eski kalıntıların üzerine, başka bir kent inşa etmişler.
GÜNÜMÜZDE LUKSOR
Luksor: günümüzde modern bir kent. Nil üzerinde, gemi yolculuklarının başlangıç noktası. Nil turunuza, büyük ihtimalle Luksor’dan başlayabilirsiniz. Tur gemileri, yolcularını ya Asuan’dan alıp Luksor’a ya da Luksor’dan alıp Assuan’a götürüyorlar. Ayrıca: Hurghada’ya yapılan turlar da, önce Luksor’a uçakla ulaşıp, oradan bir tur yaptıktan sonra Hurghada’ya otobüsle gidiliyor. (4-5 saatlik yol)
Sizi Nil’de gezdiren tekneler:
Aslında birer otel. Odaları gayet güzel ve konforlu. İlk görüşünüzde, Nil, size akmıyor gibi gelebilir. Eğer yönünüzü bulamayacak olursanız, unutmayın gezi tekneleri, Nil’in doğu kıyısına yanaşıyorlar. Yanaştıkları bölge, aslında ana turist mekanı olduğu için, güzel bir cadde (kuriş) ve çevresinde de bol bol lüks oteller, lokantalar ve eğlence yerleri var. Sokaklarda, zamanınız olursa bol bol yürüyün, güzel yerler göreceksiniz.
Luksor’un belli başlı tarihi anıtları, geçen yüzyıl içinde kumdan arındırılmış. Tapınaklar ve daha da önemlisi büyük Mısır firavunlarının mezar kalıntıları, batı yakasında, verimli nehir ovasının arkasındaki vadide saklı kalmış.
At Arabaları-Faytonlar;
Bugün Luksor şehrinde ve hatta Mısır ülkesinin birçok şehrinde gezmenin en güzel ve otantik şekli at arabalarıdır. “Kaleche” denilen bu at arabaları ile, çok uygun fiyatlarla (örneğin: Luksor şehrinde 1 saatlik bir at arabası turu 3 veya en fazla 4 dolardır.) Tabii Mısırlı sürücü esnasında sizi kendi tanıdığı yerlere de siz ne kadar itiraz etseniz de, anlamıyor görünür ve götürür. (Papirüs satış yerleri, baharat satış yerleri gibi) Alışveriş yapmazsanız da, pirim alamadığı için surat asar, hatta inerken anlaştığınız parayı verirsiniz, at için de sizden ilave bahşiş ister. Bu anlattıklarıma inanamıyorsunuz, yaşayınca göreceksiniz. Gerçek bu.

LUKSOR MÜZESİ
1975 yılında açılmıştır.
İki katlıdır.
Sergilenen eserler arasında: Tutankhamun’un mezarından çıkarılan mezar eşyaları ve 1989 yılında Luksor Tapınağındaki Luksor heykel deposunda gömülü bulunan 26 Yeni Krallık heykelinden oluşan bir koleksiyon var.
İki firavunun (Ahmose ve Ramses) kraliyet mumyaları da müzenin küçük bir ziyaretçi merkezini de içeren yeni uzantısının bir parçası olarak Mart 2004 te Luksor Müzesinde sergilenmeye başlamış.
MUMYALAMA MÜZESİ
Burası: Nil nehrinin aynı yakasında ve Kurniş üzerindedir. Mumyalama sürecinin her aşaması, güzel bir şekilde sergileniyor. Ayrıca: burada turistler, mumyalama işleminin incelik ve sırlarına şahit olma imkanı buluyorlar.

EL SOUK ÇARŞISI:
Luksor çarşısı, Mısır da günlük yaşamı, tarihi ve kültürü yansıtan canlı bir Pazar yeridir. Ünlü Luksor Tapınağının hemen arkasında yer alan bu çarşı, sadece alışveriş yapmaktan çok daha fazlasıdır. Mısır geleneklerinin zengin bir deneyimidir. Baharat kokularının tadını çıkarabilir, fener ışıklarını seyredebilir ve pazarlık yapabilirsiniz.

Çarşı dolambaçlı yollardan ayrıldıktan uzun süre sonra bile aklınızda kalacak bir deneyim sunar.
Sergilenen birçok ürün var. Baharatlar, eşarplar, deri ürünler ve çok daha fazlasını bulup satın alabilirsiniz. Yerli halk buraya yiyecek için gelir bu yüzden meyve, sebze ve et satan tezgahlar da görülebilir.
Pazarlık etmeyi unutmayın.
NE YENİR
Koşari
19’ncu yüzyıl ortalarında ortaya çıkan bir Mısır yemeğidir. İtalyan, Hint ve Orta Doğu mutfak öğelerini birleştirir.
Erişte, pirinç, kızarmış soğan, domates sosu ve siyah mercimekten yapılır. Mısır ın ulusal yemeğidir. Üzerine sarımsak sirkesi eklenir ve nohut ve çıtır kızarmış soğanla süslenir.

Falafel:
Mısır kökenli bir yemek türüdür. Derin yağda kızartılmış top veya köfte şeklinde bir hamur işidir.
Pide, somun, laffa veya taboon gibi bir pide ekmeği içinde servis edilir.
Falafel topları, salata, turşu ve acı sosla süslenebilir.
Mısır ve Arap yarımadasında bakla ile yapılırken, Levant ta genellikle nohut veya bazen ikisinin karışını ile yapılır.
GEZİLECEK YERLER

LUKSOR AMON TAPINAĞI
Önce: Bilet gişesi var.
2025 yılı giriş ücretleri: kişi başı 12 Dolar.
Yalnız dikkat etmeniz gereken husus: biletleri kiosk makinasından almanız gerekiyor, yani peşin para ile bilet almak yasak. Yani kredi kartı kullanmanız isteniyor. Eğer kiosk yani bilet makinası çalışmaz ise gişeye gidin, burada peşin para ile bilet satmak isterlerse , yanınızda peşin para olmadığını ısrarla belirtin ve kredi kartı ile bilet satın almak istediğinizi söyleyin.

Tapınağı yeri:
Nil nehri kıyısında, Mumyalama Müzesinin yanındadır.
Karnak Tapınağına 3 km uzaklıktadır, iki tapınak arasındaki yol, otobüsle gidiliyor.

Tapınak kime adanmıştır.
Teb şehrindeki ana tanrı, güneş tanrısı Ra ile kaynaştırılarak, Amon-Ra olarak tapılan Amon’dur.
Tapınak: Amon-Ra, eşi Mut ve oğulları Ay Tanrısı Khonsu’dan oluşan Teb üçlüsüne adanmıştır.
Amon-Ra: karakteristik bağlığı ile, üzerinde iki uzun sorguç ve bir disk olan tacını takar şekilde gösterilir.
Tapınağı yaptıran:
Tapınağın büyük bölümü, Kral III Amenhotep tarafından, MÖ 1350 yılında yaptırılmıştır.
IV Amenhotep, bazı eklemeler yaptırmış, ancak sonradan kendi dini reformları nedeniyle, izleri kısmen silinmiştir.
II Ramses (MÖ 1279-1213) Tapınağın en büyük katkılarından birini yapmış olup, özellikle girişteki devasa heykelleri ve dikilitaşları eklemiştir.
Tutankhamun, Horemheb ve Büyük İskender tarafından da eklemeler yapılmıştır.
Mimari özellikleri:
Luksor Tapınağı, Karnak Tapınağından daha küçüktür.
Güneybatı Mısır’daki Gebel el-Silsila bölgesinden getirilen Nubian kumtaşından inşa edilmiştir.
İki ana kısım halinde, inşa edilmiştir.
Güneşin doğuşu ve batışına göre uzanan Mısır tapınaklarının tersine, kuzey-güney yönünde Nil nehrine doğru uzanır.
Bölümleri;
1-Giriş platformu. (Devasa Pylon)
2-Açık hava avluları.
3-Kolonadli hipostil holler,
4-Ufak kült odalarıyla çevrili, bir kutsal oda.
Tapınak Safahatı:
Romalılar: MS 3’ncü yüzyıl sonlarında, Luksor Tapınağının çevresine, bir kale inşa ettiler.
Firavun III Amenhotep’in Hipostil Salonunun ötesindeki ilk oda, yeni yapılan Roma tapınağının kutsal mekanı haline geldi.
Orijinal duvar kabartmaları, alçıyla kaplandı ve İmparator Diocletianus’un (MS 284-305) ve üç yardımcısını tasvir eden, Greko Romen sanat tarzıyla boyandı.
Evet, bu üzeri alçıyla kapatılan kabartmaların temizlenmesi, restorasyonu devam etmektedir. Tapınak uzun zaman, modern zaman evlerinin altında kalmıştır.
Üzerine bir de cami yapılmıştır.
Kazılar:
Orta Çağ’dan itibaren, Luksor şehrindeki Müslüman nüfus Luksor Tapınağının çevresine yerleşmiş ve bu da yüzyıllarca moloz birikmesine yol açmıştır.
Zamanla çağların biriken çöpleri, modern köyün Arap yarısının çekirdeğini oluşturan avluları ve sütunla yapıları içeren tapınağın, dörtte üçünü gömdü.
Luksor Tapınağı: 1884 yılından sonra Mısır bilimci Prof. Gaston Maspero tarafından kazılmaya başlanmış ve kazılar 1960 yılına kadar aralıklı olarak sürdürülmüştür.
Masperi, evlerin kapladığı arazi parçaları için tazminat müzakeresi yapmak üzere Mısır Bayındırlık Bakanlığından fon aldı.

GİRİŞ
Pilon (Pylon) Kapı-Anıtsal giriş kapısı:
Büyük Sütunlu yapının önündeki peristil avlu ve girişinde iki kule bulunan devasa bir pilon kapı: Ramses II tarafından inşa ettirilmiştir.
Yüksekliği yaklaşık 24 metredir.
İki büyük kule ve ortadaki giriş açıklığından oluşur.
Ön cephesi: doğrudan geniş bir tören alanına açılır.
Pilonun ortasında, geniş, yüksek bir kapı bulunur.
Buradan içeri girildiğinde, ilk olarak Ramses II avlusu görülür.
Pilon yüzeyi/cephesi-dış yüzü:
Boydan boya: II Ramses’in zaferlerine ait tasvir ve yazılarla süslenmiştir.
Burada özellikle, II Ramses’in Hititlere karşı yaptığı Kadeş savaşına ait sahneler var.
Tanrılara sunulan adaklar betimlenmiş.
Dikilitaşlar:
Pilonun önünde: 25 m yüksekliğinde bir çift granit dikilitaş bulunuyor.
Bunlar da Ramses II tarafından diktirilmiştir.
Bu iki dikilitaştan bir tanesi, günümüzde Paris Place de Concorde de bulunmaktadır.
Yani günümüzde bir tane dikilitaş var ve Pilonun önünde duruyor.
Dış duvarlar-Ön yüz:
Firavun Seti I’in: oğlu/halefi II Ramses ile birlikte, Libya, Suriye ve Levant’tan gelen düşmanlarını vurduğu sahneler yer almaktadır.
Heykeller:
Ön cephede:
II Ramses’in: 2 tanesi ayakta duran, 4 tanesi oturan toplam 6 heykeli insan biçimli heykeli var.
Oturan heykellerden 2 heykel: tahta oturur şekilde, girişin sağında ve solunda duruyor.
BİRİNCİ BÜYÜK AVLU-RAMSES II AVLUSU
Tapınağın girişindeki pilonun, hemen arkasındadır.
Tapınağın dış dünyasından, iç kutsal alanlara geçişi sağlayan, ilk büyük açık alandır.
Bu nedenle, hem törenlerin başlangıç yeri, hem de ziyaretçilerin tapınak içini ilk gördüğü mekandır.
Burası tapınağın en etkileyici ve en iyi korunmuş alanlarından biridir.
Pilon kapısından girildiğinde, doğrudan bu geniş avluya çıkılır, girişte Ramses in dev heykelleri ziyaretçiyi karşılar.
Açık Hava Avlusu:
Avlu tamamen açık havadır, geniş dikdörtgen bir plana sahiptir.
Çevresini, birbiriyle ritmik bir şekilde dizilmiş sütun sıraları çevreler.

Sütunlar:
Avlunun etrafında, çift sıra sütun düzeni bulunur.
Sütunlar: açık papirüs başlıklıdır. Yani papirüs bitkisinin açmış halini temsil eder.

Bu sütunlar gerçek boyutlarından çok, daha büyük ve anıtsaldır.
Sütunların arasında Osiris heykelleri vardır.
Heykeller:
Avluda hem oturur hem de ayakta pozisyonda olmak üzere birçok Ramses II heykeli vardır.
Bu heykeller, firavunun tanrı gibi idealize eder.
Omuzları geniş, beden oranları abartılı, genelde nemes başlığı ve yılan sembolü ile tasvir edilir.
Bazı heykellerin bacak kısmında Nefertari gibi Ramses’in aile üyelerinin daha küçük boyutlu betimleri yer alır.
Bu, firavunun tanrısal gücünü vurgulamak için kullandığı, hiyerarşik ölçülendirmedir.

Avlunun duvar kabartmaları:
Avlunun iç duvarlarında, firavunun tanrılara adak sunma sahneleri var.
Sahnelere eşlik eden hiyeroglifler, firavunun unvanlarını, zaferlerini ve tanrı Amun’a bağlılığını anlatır.
Bazı kabartmalarda Opet Festivali (Nil boyunca yapılan kutsal alay) tasvir edilmiştir.
Avlunun törenlerdeki görevi:
Bu avlu, Luksor Tapınağında düzenlenen en önemli şenlik olan Opet Festivali için başlangıç alanıydı.
Buradan:
Tanrı Amun’un kutsal barkı,
Mut ve Khonsu’nun kutsal sandalları karşılanır ya da uğurlanırdı.
Kutsal Alay Rotası:
Ramses II Avlusu, Karnak’tan başlayıp Luksor’da sonuçlanan alay için ana duraklardan biriydi.
Bu nedenle, avlunun planı geniş tutulmuş ve giriş/çıkış aksları törenlere göre tasarlanmıştı.
2.BÜYÜK AVLU-Amenhotep III Kolonnadı (Sütunlar Geçidi)
İşlevi:
Kolonad, tapınaktaki törenlerde önemli bir ritüel yolu işlevi görürdü.
Opet Festivalinde rahipler kutsal barkları, bu koridordan geçirirdi.
Avludan Amun’un kutsal mekanına doğru yürürlerdi.
Bu geçidin dar, yüksek ve gölgeli yapısı törenin kutsallığını arttırırdı.
Avlunun güneyinde, Amenhotep III Kolonadı (iki sıra halinde dev sütunların bulunduğu geçit) başlar.
Bu, tapınağın daha eski ve daha kutsal iç bölümlerine geçişi sağlar.
Yapının tamamında: renkli kumtaşı blokları kullanılmıştır.
Sütun başlıkları ve kaideleri: son derece iyi işlenmiş kabartmalara sahiptir.
Avlunun zemini: törenlerde rahiplerin ve kralın yürüyüşü için düz ve geniş bırakılmıştır.
Bu sütunlar, Kral III Amenhotep’e aittir.
Sütunların üzerinde: Tel Amarna’daki Aten inancını terk ederek, Teb’e gelen ve Amon inancını kabul eden Tutankhamon tarafından, bu dönüşümü kutlamak için süslemeler yaptırılmıştır.

Dev Sütunlar:
Toplam: 14 dev monolitik sütun vardır.
Sütunlar: 7 şerli iki paralel sıra halinde dizilmiştir.
Yükseklikleri, yaklaşık 16-18 metre arasındadır.
Sütunların gövdesi, silindirik ve düzgün işlenmiştir.

Başlıkları:
Kapalı papirüs tomurcuğu şeklindedir.
Bu stil, büyümekte olan yaşamı, yaratılışı ve kutsal Nil’i temsil eder.
Kapalı başlıklar, genellikle “daha kutsal alanlara geçişi” simgeler.

Sütunların üstü:
Sütunların üstünde, dev arşitravlar (kiriş taşları) vardır.
Bu arşitravlar, orijinalde renkliydi ve tanrılara ait yazıtlar içeriyordu.
Üstte yer alan tavan, artık büyük oranda kayıp olsa da, bu bölümün yarı kapalı karanlık bir geçit etkisi yarattığı biliniyor.
Bu iç mekana girişte, dramatik bir mimari atmosfer oluşturuyordu.
Duvarlar:
Kolonadın duvarlarında Opet Festivalini betimleyen ayrıntılı rölyefler var.
Amun, Mut ve Khonsu nun kutsal barkları,
Rahiplerin alayları,
Firavunun tören yürüyüşleri,
Karnak’tan Luksor’a yapılan kutsal geçişler,
Müzisyenler, dansçılar ve rahip gurupları.
Bu sahneler, Mısır daki en kapsamlı tören rölyefleri arasında sayılır.
Amenhotep III tarafından başlanılan yapım, Tutankhamun, Horemheb ve sonraki dönemde Seti I tarafından tamamlanmıştır. Bu yüzden duvarlarda bu kralların isimleri ve sahneleri görülür.
HİPOSTİL HOL-Amenhotep III Büyük Avlusu:
Hipostil ne demektir: Çatısını destekleyen sütun sıraları bulunan yapıdır.
Amenhotep III tarafından yaptırılan bu avlu, Luksor Tapınağının en geniş kutsal iç avlularından birisidir.
Ramses II avlusundan ve Amenhotep III kolonadından içeri geçilince, buraya ulaşılır.
Geniş dikdörtgen planlıdır.
Salonun törensel işlevi nedir
Burası tören merkezlerinden biridir.
Opet Festivali sırasında, kutsal barkların geçici olarak konulduğu noktalardan biridir.
Rahiplerin tören yürüyüşleri bu avluya girip çıkarak ilerlerdi.
Ziyaretçiler için, kutsal alanlara girmeden önce son büyük açık alan niteliğindedir.
Sütunlar:
Etrafını saran toplam 74 sütunluk, dev bir sütun düzeni bulunur.
Bu sütunlar, iki sıra halinde, avlunun dört kenarı boyunca devam eder.
Sütunların başlıkları, kapalı papirüs tomurcuğu şeklindedir.
Avlu tamamen açık havadır. Gökyüzüne açık bir tören alanıdır.
Sütunların yüksekliği yaklaşık 13-14 metredir.
Sütunların üstünde taşıyıcı bir tavan yoktur, bu nedenle hipostil değildir.
Her sütun, son derece iyi işlenmiş, kumtaşından yapılmıştır.
Düzenli ritmik bir mimari bütünlük sunar. (Papirüs ormanı etkisi)
Duvar Kabartmaları:
Avlu duvarlarında, Amenhotep III döneminin tipik kabartmaları var.
Duvarlarda betimlenen sahneler.
Firavun Amenhotep III’ün tanrılara adak sunması.
Amun-Ra, Mut ve Khonsu ile riteül sahneleri.
Bazı tören alayları,
Rahiplerin günlük ritüelleri.
KUTSAL MEKANLAR
Sıralama şu şekildedir
1-Hipostil hol-Sütunlu Salon-Kutsala geçiş alanı.
2-Ön oda-Antik oda-Bark odasının dış bölümü.
3-Doğum odası-The Birth Room.
4-Barque (bark) Tapınağı-Kutsal Bark odası.
5-Kutsallar Kutsalı-En kutsal nokta.
ÖN ODA:
Hipostil salonun hemen ardında.
Daha dar, daha kapalı bir mekan.
Duvarlarında firavunun tanrılar tarafından kutsanmasını gösteren, sahneler var.
Bark odasına geçişi sağlayan, bir tampon bölgedir.
Rahipler burada ritüellere hazırlanır.
Tanrı Amun’un barkının taşındığı platform burada durdurulur.
Böylece firavun ve rahipler, tanrıya saygı duruşunda bulunur.
DOĞUM ODASI:
Kareye yakın, dikdörtgen bir odadır.
İnce işçilikli sahneler içerir.
Tapınağın teolojik merkezlerinden biridir.
Luksor Tapınağına özgü, çok özel bir mekandır.
Tapınağın diğer bölümlerinden farklı olarak, kraliyet soyunun ilahi kökenini anlatır.
Bu odanın duvarlarında: Amenhotep III’ün tanrı Amun’dan doğduğu anlatılır.
Amun’un kralın annesi Mutemwiya’yi ziyaret etmesi.
İlahi döllenme.
Doğum sahneleri.
Çocuk Amenhotep’in tanrılar tarafından taçlandırılması.
Bu odanın amacı: firavunun tanrısal hakla hükmettiğini kanıtlamaktır.
KUTSAL BARK ODASI:
Burası tapınaktaki en önemli kutsal alanlardan biridir.
Tanrı Amun-Ra’nın kutsal barkı (taşınabilir kutsal teknesi) bu odada muhafaza edilir.
Görevi:
Festival dönemlerinde tapınaklar arası taşınan bark, burada dinlendirilir.
Rahipler, barkı sadece özel ritüellerde dışarı çıkarırdı.
Günlük olarak, tanrıya sunulan tütsü, yağ, yiyecek ve içecekler burada hazırlanırdı.
Yapısı:
Küçük ama yüksek tavanlıdır.
Kaide üzerinde duran kutsal bark nişi bulunur.
Duvarlarında:
Amun’un barkı.
Rahiplerin onu taşıması,
Firavunun tanrıya adak sunması gibi detaylı kabartmalar vardır.
Büyük İskender tarafından yenilenmiş ve kendi tasvirlerini bu mekana
ekletmiştir.
KUTSALLAR KUTSALI-EN GİZLİ ODA
Tapınağın en içteki ve en kutsal mekanıdır.
Amun-Ra’nın fiziksel yeryüzü ikametgahı sayılırdı.
İşlevi:
Tanrının heykeli veya simgesel varlığı burada bulunurdu.
Buraya sadece: Başrahip, firavun özel günlerde girerdi.
Günlük Ritüeller:
Tanrının heykelinin uyanması,
Yıkanması, yağlanması.
Giysilerinin değiştirilmesi.
Tütsü sunulması.
Bu ritüeller, tanrıyı yeryüzünde canlı tutmak için yapılırdı.
Mimari yapı:
Küçük, çok karanlık, penceresiz bir odadır.
Tavanı alçaktır, sadece rahiplerin lamba ışığıyla aydınlatılırdı.
Taştan yapılmış bir sunak-blok bulunurdu. Bu blok Amun’un heykelini taşırdı.
KİLİSELER VE EBU EL HAGGAG CAMİİ
Kiliseler:
Luksor Tapınağı, Roma döneminden sonra Hıristiyanlık dönemine geçişte bir süre kilise kompleksi olarak kullanılmıştır.
Bu nedenle, tapınak yapılarının bazı bölümleri erken dönem kiliselere dönüştürülmüştür.
Hıristiyanlık döneminde, hipostil salonu bir Hırıstiyan kilisesine dönüştürülmüş ve yakınlarda bir Kıpti kilisesinin kalıntıları bulunmuştur.

Ebu El Haggag Camii:
Ramses II Avlusunun üzerindedir.
Caminin giriş kodu, antik yapının doldurulmuş toprak seviyesine kadar yüksektir. Yaklaşık 8-9 metre yüksektedir.
Bu yönüyle, dünya üzerinde nadir bulunan bir tapınak-cami iç içe geçmiş örneğidir.
Cami, Sufi Şeyhi Ebu el-Haggag tarafından 12’nci yüzyılda yaptırılmıştır.
Şeyh, Luksor şehrinin manevi koruyucusu olarak kabul edilir.
Caminin yer seçimi, tapınağın o dönemde toprak altında olması nedeniyle, tamamen tesadüfi değildir. Yerleşim halkı, tapınağın varlığını bilmeden üzerine cami yapmıştır.
Günümüzde cami aktif olarak ibadete açıktır.
Özellikle Ebu el-Haggag’ın doğum ve ölüm yıldönümlerinde: büyük bir halk festivali (Moulid) düzenlenir.
Moulid Festivali, Nil üzerinde tekneli kutlamaların yapıldığı, renkli ve geleneksel bir halk şenliğidir.
Festival, tarihsel olarak antik Opet Şenliği izlerini taşır.

SFENKS BULVARI
Sfenksler Bulvarı inşası, Yeni Krallık döneminde başlanmış ve 30.Hanedan Hükümdarı I Nektanebo’nun (MÖ 380-362) saltanatı sırasında Geç Dönemde tamamlanmıştır. Yol daha sonra yüzyıllar boyunca kum tabakaları altında kalmıştır. 1809 tarihli “Description de Egypte” de, Sfenksler Bulvarı, 2000 m uzunluğunda ve 600’den fazla sfenksle çevrili olarak tanımlanmıştır.
Bir zamanlar bulvarı çevreleyen sfenksler, kutsal yolu korumak ve festivaller sırasında tanrı heykellerinin güvenli geçişini sağlamak için tasarlanmıştır. Sfenkslerin hepsi birbirinin aynı değildir. Birçoğu farklı firavun yüz benzerlikleri gibi belirgin özelliklere sahiptir.
Heykeller kum taşından yapılmış olup, bazıları 2 m kadar uzanan çeşitli boyutlardadır. Karmaşık oymalar ve hiyerogliflerle süslenmiştir ve bunların çoğu bugün hala okunabilir durumdadır. Bu da eski Mısır heykeltıraşlarının sanat ve işçiliğine dair bir fikir vermektedir.
Bu yol, Opet Festivali için kullanılıyordu. Bu festival sırasında, Amun, Mut ve Khonsu heykelleri, rahipler, ileri gelenler ve vatandaşlardan oluşan bir geçit töreni eşliğinde Karnak Tapınağından Luksor Tapınağına taşınırdı.
Kumlar altındaki bulvarın ilk izine, 1949 yılında Mısırlı arkeolog Muhammed Zakaria’nın Luksor Tapınağı yakınlarında 8 heykel bulmasıyla rastlanmış, 1958-1961 yılları arasında 17 heykel daha bulunmuş, 1964 yılında ise 55 heykel daha ortaya çıkarılmıştır. Bunların hepsi, 250 metrelik bir alan içinde yer almaktaydı. Bugün orijinal 1057 heykel yol boyunca yer almaktadır. Bunlar 3 şekle ayrılmıştır.
Birinci heykel gurubu: Yeni Krallık Hükümdarı Tutankhamun döneminde Karnak Tapınağı ile Mut bölgesi arasında, yaklaşık 1000 m lik bir alana dikilmiş, aslan gövdesi ve koç başı şeklinde bir yapıdır.
İkinci heykel gurubu: Amenhotep III’ün 18.Hanedanlığı döneminde uzak bir bölgede inşa edilmiş ve daha sonra Karnak Külliyesine taşınmış, tam bir koç heykelidir.
Üçüncü heykel gurubu: Heykellerin en büyük bölümünü oluşturur. Bunlar Sfenks heykelidir. Aslan gövdesi ve insan başlıdır.
Heykeller, Luksor Tapınağına kadar toplam 2.7 km uzunluğundaki bulvar boyunca dizilidir.
Sfenks Bulvarı, Luksor Tapınağı ile Karnak Tapınağı arasındaki bağlantı yoludur ve 25 Kasım 2021 tarihinde halka açılmıştır.
Luksor veya Karnak Tapınağı bileti, bulvara girişinizi sağlar. Ancak tam yürüyüşü tamamlamak için, her iki tapınağın biletini de satın almanız gerekir. Evet Sfenks Bulvarı, antik Mısır firavunları ve rahipleri gibi yürümenizi, yürüyüş yapmanızı sağlar.

Tapınağın geniş pilonunda (girişi): II. Ramses’in büyük heykelleri ve 1831 yılında, Mehmet Ali Paşa tarafından Fransa’ya hediye edilen ve bugün Paris’te “Place de la Concorde”da bulunan granit dikilitaşın; eşi var.

Luksor’daki Tapınakta: akşamları; sürekli olarak ses ve ışık gösterileri yapılıyor. Ayrıca: tapınak bölgesi; gecenin geç saatlerine kadar açık ve projektörlerle aydınlatılıyor.
KURNİŞ BOYUNCA
Kurniş (yani: Şare en-Nil): Luksor Tapınağı ile Nil Nehri arasında: kente doğru uzanan, ağaçlık bir caddenin ismi.
Geniş kaldırım, nehir boyunca devam ediyor. Burası: gölgede dolaşmak isteyenler için harika bir yer. Turist bekleyen “felukka “ (Nil yelkenlisi) kaptanları, belirli yerlerde toplanıyorlar. Biraz daha ileride: tekneler yolcularını indiriyorlar. Yolcular: dolaşıyorlar ve hediyelik eşya alıyorlar. Ayrıca: burada faytonlar var. Bunlara binerek: Kurniş’ten Karnak’a veya otelinize kadar gidebilirsiniz.

Kurniş üzerinde yürüdüğünüzde: güneydeki Luksor Tapınağını göreceksiniz. Tapınağın hemen arkasındaki: İbnül Haccac camisinin arkasındaki; pazar yerine (suk) uğrayın. Çömlek ve kaymaktaşı almadan önce, batı yakasındaki zanaatçıların sattıkları ürünlerle fiyat ve kalite karşılaştırması ve de her zaman olduğu gibi pazarlık yapın.
Daha sonra: kuzeye doğru yürüyorsunuz ve önce Mumyalama Müzesi ve daha sonra Luksor Müzesi var.
Mısır hakkında genel bilgiler yazısı için.
Asuan tanıtım ve gezi yazısı için.
Abu Simmel tanıtım ve gezi yazısı için.
Karnak tanıtım ve gezi yazısı için.
Memphis tanıtım ve gezi yazısı için.
Sakkara tanıtım ve gezi yazısı için.














