Kastamonu Ağlı

Kastamonu Ağlı

Ağlı, Kastamonu arası uzaklık: 47 km. Ağlı, Seydiler arası uzaklık: 18 km. Ağlı, Şenpazar arası uzaklık: 46 km. Ağlı, Ankara arası uzaklık: 300 km.

TARİHİ

Ağlı ve çevresinde tarihi süreçte, Bizanslılar, Danişmendler, Çobanlar ve Candaroğulları egemenlik kurmuştur. Yörenin tarihi geçmişiyle ilgili bir rivayet var. Şöyle ki “1853-1856 yıllarında yapılan Kırım Savaşı sırasında, Osmanlı ordusunun yanında, Mısır-Şam-Arabistan-Fas ve Tunus’tan, başlarında komutanlarıyla birlikte askeri birlikler katılmıştır.

Savaş sonrasında bu Fas ve Tunus’tan gelen askerler bu bölgeye yerleştirilirler. Muhtemelen, ilçede günümüzde Tunus Tepesinde türbesi bulunan Mehmet Tunusi Efendi de bunlardan biri olabileceği düşünülmektedir.

İlçe ilk olarak Kale yakınlarında eski Pazar denen bir yerde kurulmuştur. Günümüzdeki yerine 1905 yılında yerleşmiştir. Burada 1918 yılında Belediye teşkilatı kurulur ve 1990 yılında ilçe olur.

Kastamonu Ağlı

GENEL

İlçe Seydiler ve Cide arasında kurulmuştur. İlçenin büyük kısmı ormanlarla kaplı olup, yerleşim dar bir vadide gerçekleşmiştir. Deniz seviyesinden yükseklik 1100 metredir. Gerek Ağıl ve gerekse köylerin bulunduğu yerlerin oldukça fazla engebeli olması nedeniyle tam bir şehirleşme yani planlı yapılaşma söz konusu değildir.

Yani modern yapılar oldukça azdır. Yörede Karadeniz iklimi hüküm sürer, buna bağlı olarak yazlar ılık ve yağmurlu, kışlar sert ve kar yağışlı geçer. Kış mevsimi oldukça uzun geçer. İlkbahar mevsimi yaşanmaz. Sonbahar ise yine soğuk geçer. Bitki örtüsü ormanlardan oluşur.

Kastamonu Ağlı Sinan Kayık Kızak Yarışları

AĞLI SİNAN KAYIK-KIZAK YARIŞLARI

Ağlı ilçesinde 500 yıldır süren bir gelenek bulunmaktadır. Yarışlar “Sinan Mahallesi”nde yapıldığı için Sinan Kayık yarışları deniliyor. Kayık ismi verilen atalardan kalma kızakların her birinin ayrı hikayesi olduğu söyleniyor. Bu yarışlar, tek kişilik kızak yarışlarıdır. Yarışların yapıldığı pistler özel hazırlanır.

İki ayak genişliğindeki beton pistte bulunan karlar, ezilir, daha sonra sulandırılır ve buz zemin oluşturulur. Kızak üstünde sırt üstü yatarak başlanan yarışlar sırasında, yarışmacılar 80 km hıza kadar ulaşırlar. Yarışı kazanmanın tek şartı, olabildiğince uzak noktaya ulaşmaktır.

Çünkü, pistin yarısından itibaren eğim yukarı doğru olur. Pistin inişi 155 metre ve çıkışı 165 metredir. Karşıda en çok gidebilen kızak şampiyon oluyor.

Evet yarışlar yeterli kar olduğunda genellikle Şubat ayının ilk 15 günü içinde yapılmaktadır.

Kastamonu Ağlı Kültür ve Yaz Şenlikleri

AĞLI KÜLTÜR VE YAZ ŞENLİKLERİ

Her yıl Temmuz ayında, geleneksel olarak düzenlenen şenliklerin bir diğer ismi “Kale Şenlikleri, Panayır, Türk-Tunus Dostluk Günleri” dir. Şenlik programında: Mehteran ekibi, Sepetçioğlu ekibi, Kale ağası seçimi, Paraşüt yarışmaları, kütük kesme, yoğurt yeme, çuval ve halat çekme yarışmaları yapılır. Şenliklere Tunus Büyükelçiliği yetkilileri ve Tunus’dan gelen bir kısım misafir de katılır.

AĞLI PANAYIRI

Yörenin geleneksel ve en eski ve en meşhur kültürel faaliyetidir. İlçe halkı bu panayırda eğlencenin yanı sıra kışlık alış verişini yapar. Yetiştirdiği küçük ve büyük baş hayvanları pazarlar. Panayır 3 gün sürer ve çeşitli eğlenceler ve yarışlar düzenlenerek tamamlanır.

NE YENİR

İlçede bulunan et lokantaları, bölgede oldukça büyük üne sahiptir, bence yolunuz düşerse bu et lokantalarına uğramayı ihmal etmeyin.

Kastamonu Ağlı

GEZİLECEK YERLER

Kastamonu Ağlı Kalesi

AĞLI KALESİ

Kale, ilçenin batısında bulunan bir dağ üzerinde kuruludur. Çevresinde: kaya sıraları bulunmaktadır ve etekleri ormanlarla kaplıdır.

Bizans döneminde kalenin ismi “Şabbat kalesi” dir. Kale komutanı olan Şabbat, kaleyi kuşatan Selçuklu askerleri ölsünler diye dereye zehir döktürür ve bu yüzden kalenin ismi Türkler arasında “Ağulu” yani “Zehirli” olur. Kale, Selçuklu Türkleri tarafından uzun uğraşlar sonucu ele geçirilir.

Kastamonu Ağlı Kalesi

Gelelim günümüze

Kaleye çıkmak için: kalenin kuzeyinde, kepez denen bir kaya parçası ile aralarındaki boyun noktasından yol vardır. Kalenin zayıf noktası burası olduğundan, buraya sur duvarları yapılmıştır. Bu sur duvarlarının kalınlıkları 1 metredir. Günümüzdeki yükseklikleri 3 metredir. Kalenin tepesinde bir düzlük bulunur.

Kastamonu Ağlı Kalesi

Burada 3 tane su sarnıcı vardır. Bunlardan 2 tanesi günümüze sağlam olarak ulaşmış, 1 tanesi yıkılmıştır. Kalenin ilçeye bakan kısmında ise mağaralar vardır. Bu mağaralardan en büyük olanı, güney bölümündedir ve kaleden 10 metre aşağıdadır. Bu mağaranın içinde çeşitli yollar ve mezar odaları bulunur. Kalenin batı bölümünde de bir mağara bulunur. Bu mağaranın ortasında iki tane su mahzeni vardır.

Kastamonu Ağlı Tos Türbe Tepesi-Fas Tarlası

TOS TÜRBE TEPESİ-FAS TARLASI

İlçe merkezine bağlı Tunuslar köyünde bulunan Toslu Tepe (Tunus Tepesi) çevreye hakim konumdadır ve 1325 metre yüksekliktedir. İlçe merkezine 9 km uzaklıktadır.

Önce biraz tarihi geçmişe gidelim: Rivayetlere göre, bir zamanlar bu bölge düşman istilasında iken Kırım Savaşından dönen Tunus ve Faslı askerler, komutanları Muhammed Tunusi ile birlikte, düşmanı yenerler ve buraya yerleşirler.

Ancak bu çatışmalarda Muhammed Tunusi de şehit olur ve köy üzerindeki tepeye gömülür. Yine bu çatışmalarda şehit olan askerler de Tunus tepesinin güneydoğu yamacına yani şu anki ismiyle Fas Tarlası diye bilinen yere gömülürler.

(Günümüzde bu yüzden Fas Tarlasında ekin ekilmez, tarım yapılmaz.) Tepenin çevresi daha önce taş duvarlarla çevrili olmasına rağmen, günümüzde bu duvarların büyük kısmı yıkılmıştır. Tepenin etekleri ağaçlık, üstü ise düzlük alandır.

Kastamonu Ağlı Tos Türbe Tepesi-Fas Tarlası

Bu düzlük alanda: bir türbe vardır. Türbenin uzunluğu 5 metre, genişliği 3 metredir. Türbe yeri kalın ağaçlarla çantı sistemine göre, 1.20 metre yükseklikte çevrelenmiştir. Mezar yerinin hemen yanında, büyük anıtsal nitelikte bir ağaç bulunmaktadır.

Alan üzerinde ve çevresinde herhangi bir yazılı kitabe veya yazılı taş yoktur. Köyde yaşayanlar tarafından türbenin Mehmet (Muhammed) Tunusi Efendi’ye ait olduğu öne sürülmektedir. (Bu arada önemli bir husus, mezar yeri maalesef define avcıları tarafından deşilmiştir.)

Kastamonu Ağlı Tos Türbe Tepesi-Fas Tarlası

Günümüzde, mezarın yakınlarında anıtsal bir mezar yapılmıştır. Törenler burada düzenlenmektedir.

Kastamonu Ağlı

KAÇAK KAZI VE ELE GEÇENLER

Yörenin tarihi geçmişinin zenginliğine bir örnek olması açısından yapılan bir kaçak kazıdan söz etmek istiyorum.

Selmanlı Mahallesi yakınlarında yapılan bir kaçak kazıda; Roma dönemine ait muhtemelen MS 2 ile 3’ncü yüzyıllar arasına tarihlenen bir tümülüste mezar odasına girilmiştir. Mezar odası bulunan mezar kubbeli şekilde yapılmış olup kapak kısmının ayakucu tarafındaki duvarın üzerinde taş oyulmuş, kabartma ve renkli bir resim yapılmıştır.

Rölyefe göre: ölenin bir asker olduğu anlaşılmaktadır. Ölen erkeğin kucağında miğfer, kılıç ve sağ elinde de yerde “meduza” (yılan saçlı kız) resmi olan bir kalkan tuttuğu görülmektedir. Ölen askerin, altın taçtan dolayı bir komutan olduğu tahmin ediliyor.

Askerin karşısında eşi bir koltukta oturmakta ve ikisi arasında bir erkek ve bir kız çocuğu oynuyorlar. Eşinin arkasında ise bir başka kadın ayakta duruyor.

Bu resmin değerinin oldukça fazla olduğu düşünülüyor. Çünkü yapıldığı andan itibaren günümüze kadar korunarak orijinal haliyle gelmiştir. Mezar odasında ilaveten maddi değeri oldukça yüksek çeşitli takılar ele geçirilmiştir. Ancak özellikle fresk oldukça önemlidir çünkü korunmuşluğu bakımından şu ana kadar bulunan en güzel fresktir.

Kastamonu Ağlı

Fresk, kabartma şeklinde yapılmış ve sonra boyanmış ve günümüze kadar aynı özelliğini koruyarak gelmiştir.

Sonuç: burada kaçak bir kazı sonucunda bu kadar değerli eserler ele geçiriliyorsa resmi arkeolojik kazı çalışmaları yapılsa demek ki daha muhteşem eserler bulunabilecektir.

Evet, kaçak kazı sonucu ele geçirilen eserler yakalandıktan sonra Kastamonu Müzesine sevk edilmiş, umarım en kısa zamanda sergilenmeye başlar, bu yöreye yolum düştüğünde mutlaka Kastamonu Müzesine uğrayıp bu freski görmek istiyorum.

Bu arada, ülkemizde maalesef bu kaçak kazılar sonucu birçok tarihi eser çalınıyor, talan ediliyor, ama genellikle bunları çalanların kendi aralarında anlaşamamaları veya yakın çevresinin kıskanması sonucu yapılan ihbarlar da olmasa birçok tarihi kalıntımız ortadan kaybolacak.

Kastamonu Şenpazar hakkındaki gezi yazım için  Şenpazar

Erzurum Tortum

Erzurum Tortum

Tortum, Erzurum arası uzaklık: 57 km. Tortum, Narman arası uzaklık: 43 km. Tortum, Uzundere arası uzaklık: 45 km. Tortum, Artvin arası uzaklık: 120 km.

TARİHİ

Bölge 1458 yılında Akkoyunlular ve 1467 yılında ise Osmanlı egemenliğine girer. Bölge Gürcüler ve Osmanlılar arasında sık sık el değiştirir. 1549 yılında ise kesin Osmanlı egemenliğine girer. 19’ncu yüzyılda İspir kazasına bağlı bir mahiyedir. Osmanlı kaynaklarında yörenin ismi “Sengistan” yani “dağlık, taşlık yer” demektir. Yerleşim merkezi önceleri Tortumkale mahallesi olarak tanınır. Daha sonra Nihah mahallesi olur. Tortum ismini, aynı isimle anılan çaydan alır.

Erzurum Tortum

GENEL

İlçe Erzurum ilinin kuzeyinde, Karadeniz bölgesindedir. Dar ve uzun bir vadide kurulmuştur. Arazi yapısı oldukça dağlıktır. Rakımı ortalama 1450 metredir. Yörede Karadeniz iklimi hakimdir. Yüksek kesimlerde ise karasal iklim hakimdir. Tortum çayı özellikle rafting organizasyonları için yoğun tercih edilmektedir. Bölgede yaşayanların geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır.

NE YENİR

Yörede “Çağ Kebabı” denen (eski ismi Bico) ve keçi ile koyun etinden yapılan bir tür et yemeği oldukça meşhurdur. Bu yemek türü Kafkas kültürüne has bir lezzettir.

GEZİLECEK YERLER

HINÇER KALESİ

İlçe merkezine bağlı 1.5 km uzaklıktaki Bahçeli Mahallesindedir.

Kale yüksek bir kayalık alan üzerinde inşa edildiği için patika bir yoldan geçilerek ulaşılır. Kalenin bulunduğu alan tamamen ormanlıktır. Kalenin giriş kapısının bulunduğu alandaki duvarlar yıkılmıştır. Sur duvarlarında yer yer pencere açıklıkları bulunur. Kale ulaşılması güç bir kayalık arazi üzerinde kurulduğundan dolayı, kalenin beden duvarlarının büyük bir kısmı sağlam olarak günümüze ulaşmıştır. Kalenin yıkık olan duvarları ise iklim şartlarından dolayı tahrip olmuştur. Kalede malzeme olarak moloz taş kullanılmıştır.

Erzurum Tortum Zökün Gölü

ZÖKÜN GÖLÜ

İlçe merkezine 2 km uzaklıktaki Söğütlü Mahallesindedir. Burada yüzen adalar var.

 

NİHAH KALESİ

İlçe merkezine 5 km uzaklıktaki Kalealtı mahallesindedir.

Küçük çaplı bir Ortaçağ dönemi kalesidir. Kale yapımında düzgün kesme taş ve kireçli harç kullanılmıştır. Günümüzde, sadece iç kale bölümü ayaktadır.

Erzurum Tortum Kireçli Köprü

KİREÇLİ KÖPRÜ

İlçe merkezine bağlı 18 km uzaklıktaki Pehlivanlı Beldesi Derekapı Mahallesi Güvütkapı mevkiindedir.

Dumlu çayı üzerindedir. Kitabesi yoktur. Bu yüzden ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmez. Burada hassas bir durum var. Köprünün yakınında herhangi bir yerleşim yeri mevcut değildir. Ancak kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda Dumlu çayını aşan bu köprünün güney tarafında, prehistorik yerleşim izleri tespit edilmiştir. Yani, bu köprünün prehistorik yerleşim yerine geçişi sağlayan ve temelleri oldukça eski dönemlere uzanan bir kalıntı olduğu anlaşılmaktadır. Köprünün Bizans devrinden kalmış olabileceği ifade edilir. Prehistorik yerleşim yerinde Urartulara, Romalılara, Bizanslılara ait olabileceği tahmin edilen mağara yerleşimi, kayaya oyulmuş 3-4 metre derinlikte bir kuyu, tapınma nişi, burasının eskiden beri kullanıldığını gösteren önemli kalıntılardır.

Bu prehistorik yerleşimden başka yakınında herhangi bir yerleşim merkezi olmaması, köprünün tarihinin çok eskilere kadar inebileceğini gösterir. Ancak bugün görülen kalıntılar, köprünün Bizans dönemine tarihlenmesine sebep olmaktadır. Bizans döneminde, beyaz harçlı dolgu malzemesi kullanılmasından dolayı, köprüye Kireçli köprü ismi verilmiştir.

Kesme taştan ve tek gözlü bir köprüdür. 7-8 metre açıklığa sahiptir. Göz oldukça geniş ve sivri kemerlidir. Köprünün yaklaşık 1600 metre uzağına başka bir köprü inşa edilmiş olup, mevcut köprü araç trafiğine kapatılmıştır.

Erzurum Tortum Kalesi

TORTUM KALESİ

İlçenin 20 km batısında Tortumkale Köyündedir.  

Kale köyün doğusunda bulunan kayalıklar üzerinde kurulmuştur. Kalenin kapıları yıkıldığından kitabeleri yoktur. Evliye Çelebi, bu kalenin Mameroz isminde Gürcü Padişah tarafından yapıldığını yazmıştır. Ayrıca kaleyi şöyle anlatmıştır.” Bir yüksek pusta üzerinde, dört köşe bir binadır. Bir demir kapısı vardır. Kale içinde 18 kadar ev ile Süleyman Han’ın bir küçük camii ve ambarı vardır. Şirin binalardır ki adetleri 700’e varır. Yedi mahallesi ve yedi mescidi, iki hamamı, iki hanı ve on sibyan mektebi, yetmiş kadar da her esnaftan dükkanı vardır. Destan, imaret ve medrese gibi şeyler yoktur. Her evinde bağ ve bahçesi çoktur. Şehir, Erzurum’a iki konak olduğundan tüccar meyvelerini sandıklarla Erzurum’a taşırlar. “

Erzurum Tortum Kalesi

Bölge İbn-i Bibi’ye Konya Selçuklularından Alaeddin Keykubat zamanında 1282 yılında Gürcistan tarafından fethedilen ve civardaki Hah ve Nihah(Tortum) kaleleri Türklerin hakimiyeti altına girmiştir.

Kale İranlılar tarafından büyük bir ilave yapılarak genişletilmiştir. İç ve dış kale, Kuzey tarafından halen sağlamlığını korumaktadır.

Kalenin kuzey eteğinde bahçelerin içinde bir de hamam vardır. Soğukluğu, külhanı ve bir soyunma yeri ile iki halveti bulunan hamamın kubbesi yer yer çökmüştür.

Kalenin doğudan görünüşü “Ehrami” şeklindedir. Kale içinde: bey ve dizdar daireleri, savunma burçları, silah ve erzak ambarları günümüzde kısmen ayaktadır. Burada bir de tuğladan yapılmış sarnıç harabesi vardır. Dış kaleden, çaya gizli bir yol vardır ancak buraya ihtiyaç su deposu halinde kışın yağmurlardan dolan bir de sarnıç yapılmıştır. Kalenin burçlarından ve diğer tesislerin damlalarından akan yağmur suları, önce en yüksekteki sarnıcı, ondan sonra daha aşağıdaki sarnıçları doldurur. Her sarnıçtan diğerine dolunca, kendi kendine akacak gizli su yolları vardır.

Erzurum Tortum Kalesi

Günümüzde: iç ve dış kalenin duvarlarının burçları hala sağlamdır. Fakat kalenin diğer yerleri, bütün kaleler gibi, halkın taş ocağı haline gelmiştir. Halk taşlarını, ardıç ağaçlarını ve su künklerini çıkarmak için kaleyi oldukça fazla tahrip etmiştir. İç ve dış kalelerin kapılarının taşları da söküldüğü için hiçbir yerinde kitabe yoktur.

Erzurum Tortum Haho Hanuli (Meryem Ana) Kilisesi-Taç camii

HAHO HANULİ (MERYEM ANA) KİLİSESİ-TAŞ CAMİ

İlçe merkezine bağlı 34 km uzaklıktaki Bağbaşı (köyün eski adı Haho) köyündedir.

Manastır, günümüzde Haho çayının solunda, tarıma elverişli düzlükte, 300 metre kuzeydoğusundaki kalesiyle korunaklı bir yerde kurulmuştur. Meryem Ana kilisesi olarak da bilinir. Eser Bagratlı Kralı 3’ncü David tarafından 976-1001 yılları arasında yaptırılmıştır. Manastırı oluşturan yapılar, bu kilisenin çevresinde yer almıştır.

Erzurum Tortum Haho Hanuli (Meryem Ana) Kilisesi-Taç camii

Manastır kısa sürede seçkin din adamlarının yetiştirildiği ve küçük el sanatları için önemli bir merkez haline gelmiştir. Çok büyük bir sanatsal değer taşıyan ve günümüzde Tiflis Devlet Sanat Müzesinde korunan “Hahuli Triptiği” nin ortasındaki Meryem İkonu da Haho Manastırında yapılmıştır.

Kilise, kapalı Yunan haçı ile bazilika planının birleştirilmesiyle meydana gelmiş kendine özgü bir yapıdır. Manastır, sonradan eklenen batı ve güneyindeki bölümler hariç, yaklaşık 27 x 16 metre boyutlarındadır. Oldukça düzgün, kaliteli kesme taşlarla yapılan kilisenin üst örtüsü kırma çatılıdır. Kilise, halen farklı renklerde karolarla kaplı konik tepeli bir kubbeye sahiptir. Burası Gürcü kiliselerinden farklı kılan yarım kabartmalarıdır. Kilisenin içerisindeki kabartmalarda aslan, boğa, kartal, grifon gibi figürlere geniş ölçüde yer verilmiştir. Dış kısmında: pençeleri arasında tavşan tutan bir taş kartal heykeli bulunur. İç kısımda: bir ejderha yer alır ve Yunus Peygamberi çağrıştıran bir balık bulunur. Alandaki kiliselerde bulunan freskler iyi durumda değildir. İç mekanın duvarları ve özellikle apsis İncil’den alınma sahneleri içeren Hz İsa ve Meryem’i tasvir eden freskolar görülebilir.  

Erzurum Tortum Haho Hanuli (Meryem Ana) Kilisesi-Taç camii

1556 yılında burada üretilen bir el yazmasından manastırın, halen işlevini sürdürdüğü tespit edilmiştir.

Yapının içerisine, uzun kenarların ortasındaki yuvarlak kemerli bir kapıdan giriliyor. Bölgenin Türklerini denetimi altına geçmesinden sonra Haho Manastırı kilisesi camiye çevrilir. Bu zamandan sonra Taş Camii adını almıştır. Ancak, 20’nci yüzyılın başında Rus işgali sırasında yapı kısa süreliğine tekrar “Kilise” yapılmıştır. Rusların çekilmesinden sonra yine cami olmuştur. 1981 yılında tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Manastırdan günümüze 3 metreye ulaşan çevre duvarları içinde bir kilise ile birlikte, iki şapel ve çevre duvarı dışında altı şapel daha ulaşmıştır.

Evet günümüzde burası özellikle Gürcü turistler tarafından yoğun ziyaret edilmektedir. Ancak sonradan camiye çevrilen kilisenin duvarlarında çiçekler açmış, toprak damlı olduğu için dam yeşile bürünmüş görülüyor. Ayrıca kemerli taş duvarların arasında pencere açmak için örülen duvar maalesef görenleri oldukça şaşırtıyor. Düzgün ve kaliteli kesme taşlar sökülerek kendi yapacakları yapılarda kullanılmak üzere götürülmüştür. Öte yandan, definecilerin kilise çevresini delik deşik etmeleri de bu rezilliklerin cabasıdır.

EZİNİZ KALESİ

İlçe merkezine bağlı 60 km uzaklıktaki Uzunkavak köyündedir.

Kale, Uzunkavak köyünün kuzeyinde bulunan Eziniz Mevkiinde, tepenin uç noktasındadır. Kale, doğu-batı istikametinde yerleştirilmiştir. Sur duvarlarının genişliği ve yüksekliği yaklaşık olarak bölümleri büyük taşlarla yapılmış ve iç kısmı moloz taşlardan oluşmuştur. Kalenin kuzeyinde 3 tane burç, batısında ise bir burç bulunur. Kuzeyde bulunan burçlar, kısmen sağlandır. Batı cephesinde bulunan burcun büyük kısmı yıkılmıştır. Yapının güney duvarları düz duvar tekniğiyle yapılmıştır. Günümüzde kısmen yıkılmış olan kalıntılar yaklaşık olarak 2-3 metre yüksekliğindedir. Kaleye giriş batı cephesinde bulunan burcun yanından sağlanmaktadır.

Erzurum tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.

 

Erzurum Tekman

Erzurum Tekman

Tekman, Erzurum arası uzaklık: 152 km. Ancak Tekman-Erzurum arasında bir de kısa dağ (Palandöken dağında) yolu bulunuyor. Ancak bu dağ yolu özellikle Kış aylarında karla kapanıyor. Sürücülerin korkulu rüyası olan Erzurum-Tekman kara yolunda tünel yapılıyor. Tek tüp geçişe sahip olacak tünel yaklaşık 12.5 km uzunluğunda olacakmış. Tünel, Erzurum-Tekman arasındaki yolu 35 km kısaltacakmış, kış aylarında yaklaşık 4-5 ay kapalı kalan yolun açık kalmasını sağlayacakmış. Tekman, Hınıs arası uzaklık: 62 km. Tekman, Köprüköy arası uzaklık: 89 km.

TARİHİ

Tarihi süreçte yörenin ismi “Tatos” olarak bilinmiştir. 1517 yılında Osmanlı hakimiyeti görülür. 1800’lü yıllarda Erzurum Sancağına bağlı kaza statüsünde iken 1946 yılına kadar Hınıs ilçesine bağlı bir köy iken, aynı yıl ilçe olmuştur.

Erzurum Tekman

GENEL

Bağlı bulunduğu il merkezinin güneyindedir. Oldukça dağlık ve engebeli bir alana kurulmuştur. Rakımı ortalama 1800 metre civarındadır. Yayla ve meralar geniş yer kaplar. Orman yok denecek kadar azdır. Aras nehri, ilçe topraklarından geçer. Yörede karasal iklim hakimdir. Yazlar serin, kışlar oldukça soğuk ve uzun geçer. İlçede yaşayanların ekonomik etkinliği hayvancılığa bağlıdır. Çünkü ilçe toprakları tarıma elverişli değildir.

GEZİLECEK YERLER

GÜNDAMI KALE KALINTISI

İlçenin 7 km doğusundaki Gündamı Mahallesinin 2 km doğusundadır. Vadinin kuzey sırtına dayanan kalenin doğusu, batısı ve güneyi uçurumlarla çevrilidir. Kaleye ait sur duvarları tamamen tahrip olmuş sadece temel izleri bulunmaktadır. Girişi kuzey yönden bulunan kale, tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Kuzey tarafı surlarla çevrili olan kalenin mimari ve keramik verileri Orta Çağ’a aittir.

Erzurum Tekman Toptepe Köyü Camii

TOPTEPE KÖYÜ CAMİİ

İlçe merkezine bağlı 38 km uzaklıktaki Toptepe köyündedir.

Cami kare planlı ve tek kubbelidir. Kesme taş malzeme ile beden duvarları inşa edilmiştir. Giriş kapısı üzerinde kitabesi bulunur. Bu kitabeye göre, H.1289 yılına yapılmıştır. Kubbe yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanan sekiz adet sütun üzerine oturmaktadır. Kuzey cephesinde son cemaat yeri, kuzeydoğu cephesinde ise saç minare sonradan camiye eklenmiştir. Sivri kemer içine alınmış taş mihrap bulunur. Minberin köşk kısmı ise orijinaldir.

Erzurum Tekman Çimenözü (Hamzan-Hamzalar) Kaplıcaları

ÇİMENÖZÜ (HAMZAN-HAMZALAR) KAPLICALARI

Tekman ilçesi, termal kaynaklar bakımından büyük bir potansiyele sahiptir. İlçe merkezine bağlı 65 km uzaklıktaki Çimenözü köyündedir.

Buradaki kaplıcanın ismi “Kiğı Hamzan Çermiği” dir. Kaynaklar, eski ismi Kiğı Hamzan ve yeni ismi Çimenözü denen yerleşim biriminin yaklaşık 500 metre kadar kuzeyindedir. Kaynaklar, Perisuyu ırmağının yukarı havza kesiminde, Elmalı çayının bir kolu olan Büyüksu deresinin oluşturduğu boğazdadır.

Termal kaynaklara kara yolu ile ulaşım vardır. Yolun küçük bir kısmı stabilize, kalan kısmı asfalttır. Bu yol özellikle kış döneminde kullanım dışı kalır, yani kaynakların en başlıca sorunu ulaşımdır. Termal kaynaklar, denizden 1940-1950 metre yükseklikte, başlıca dört yerden yüzeye çıkar. Sahadaki kaynak sularının sıcaklığı 44-58 derece arasındadır. Toplam debileri ise, saniyede 15 litredir. Termal sular, yaklaşık 1900 metre derinlikten tamamen doğal yollardan gelmektedir. Yani, sahada yapılacak sondaj çalışması ile daha yüksek sıcaklıkta su elde edilebilir. Kaynak sularının içeriği: kalsiyum, sodyum, klorür, magnezyum ve bikarbonattır.

Kaynaklardan Yararlanma

Kaynaklardan banyo yapmak suretiyle yararlanılır yani içmece yok. Kaynakların çevresinde herhangi bir tesis yoktur. Bazı kaynakların çevresi düzensiz bir şekilde taşlarla örülüdür. Bazı termal kaynak suları, toprak arklar ile havuzlara götürülür. Her türlü hijyenden uzak bu havuzlarda banyo yapılmaktadır.

Erzurum Tekman Çimenözü (Hamzan-Hamzalar) Kaplıcaları

Kadınlar bölümü

En kuzeydeki havuz: kadınlara aittir. Havuzun derinliği yaklaşık 1.5 metredir. Çevresi 1.5 metre yükseklikte taş duvarla örülerek kapatılmıştır. Havuzun boyutları 3 x 3 metredir. Süleyman Burnu sırtı yamacından çıkan kaynak suları, bir ark ile bu havuza taşınır. Kaynaktan 57 derece sıcaklıkta çıkan su, havuzda 44 derecedir. Bu havuzun hemen yanında bulunan ve 58 derece sıcaklıktaki su ise, hiç kullanılmadan doğrudan Büyüksu deresine katılır.

Erkekler bölümü

Havuzun güneyinde çeşitli yerlerden çıkan sular, travertenler içinde oluşmuş gölcüğe boşalır. Bu gölcük, çevresi açık olduğu için erkekler tarafından kullanılır. Bu gölcükteki suyun sıcaklığı 40 derecedir. Çünkü yani soğuk olmasının sebebi kaynak suyuna soğuk yeraltı sularının karışması ve kaynaklar ile gölcük arasındaki uzaklıktır. Gölcükten çıkan su ise, birkaç metre ileride düdene boşalır.

Evet, tüm bunların yanında, daha güneyde Eskiyayla deresi vadisinde de termal su kaynakları vardır. Burada da tesis yoktur. Bu kaynakların çevresi de ilkel bir şekilde, düzensiz taşlarla örülmüş, küçük gölcükler oluşturulmuştur. Dere suyu karıştığı için kaynak suları soğuktur. Termal kaynak suları, herhangi bir teknik analiz olmamasına rağmen, öğrenildiğine göre: romatizma, cilt ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

Erzurum Tekman Çimenözü (Hamzan-Hamzalar) Kaplıcaları

Yukarıda da söz ettiğim gibi, yörede konaklama tesisi yoktur. Yakın çevreden gelen ziyaretçiler burada günübirlik kalır ve dönerler. Termal kaynakların bulunduğu yerde küçük bir bina bulunur. Bu bina kaplıca olarak yapılmasına rağmen atıl kalmıştır. Hatta, binanın birçok yeri tahrip edilmiştir. Evet, yakınlardaki insanlar burayı yoğun kullanıyorlar, ama düzenli bir tesisleşme yok, yani ileride tesisleşme olursa, sanırım Erzurum yöresinin en meşhur kaplıcalarından birisi olmaya adaydır.

Erzurum tanıtımı ve gezilecek yerlerle ilgili yazım için.