Nevşehir-Aksaray kara yolu üzerindedir. Acıgöl, Nevşehir arası uzaklık 20 km. dir. Acıgöl, Aksaray arası uzaklık: 52 km. Acıgöl, Ürgüp arası uzaklık: 43 km.
TARİHİ
İlçenin ilk ismi “Topada” dır. Sonrada “Dobada” olmuştur. 1515 yılında bu topraklar, Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır. Acıgöl, 1952 yılında Belediyelik, 1987 yılında ise Nevşehir iline bağlı bir ilçe olmuştur.
Nevşehir Acıgöl
GENEL
İlçe merkezi Acıöz çayı etrafında kurulmuştur. İlçenin çevresinde: volkanik sönmüş yanardağlar bulunur. Bu dağlar: bir zamanlar lav ve tüf püskürtmüş ve bunlar kalın tabakalar halinde tortulaşmıştır. Bu tortulara “Maar” denir. Deniz seviyesinden yükseklik 1233 metredir. Günümüzde içinde su bulunmayan “Acıgöl” çukurluğu da aslında bir yanardağ ağzıdır. Yani bir tür volkanik göldür. İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Özellikle patates üretimi yaygındır.
Nevşehir Acıgöl Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu
ACIGÖL TEKNİK BİLİMLER MESLEK YÜKSEKOKULU
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesine bağlıdır. 2018 yılında kurulmuştur. İlk olarak Kimya ve Kimyasal İşleme Teknolojileri bölümü açılmıştır.
Nevşehir Acıgöl
GEZİLECEK YERLER
Nevşehir Acıgöl
ACIGÖL
İlçe merkezinin 3 km doğusunda, Nevşehir-Aksaray kara yolu üzerindedir.
Dünyanın en büyük krater gölüdür. Göl tabanının denizden yüksekliği 1272 metredir. Tortularla birlikte büyüklüğü 4.5 kilometre karedir. Ancak sivrisinek ürediği gerekçesiyle 1972 yılında, bir kanal açılarak gölün suyu boşaltılmıştır.
Gölün boşaltılmasının bir diğer gerekçesi de: gölü besleyen kaynak, Acıgöl ilçesinin içme suyunun karşılanması için alınmıştır ve böylece göl kurumuştur.
Günümüzde: ilkbaharda eriyen kar ve yağan yağmur sularıyla, göl kısa bir süre yükselmekte ve bir süre sonra tekrar kurumaktadır. Ayrıca, gölün kuzeydoğu yamaçlarında, kum alınması nedeniyle tahribatlar olmuştur.
Boşaltılmadan önce
Gölün derinliği 1 ile 4 metre arasındaydı. Gölde dışarıdan su girişi ve dışarıya su akışı yoktur. Yani kapalı bir havzadır. Gölün suları acı ve tuzludur. 1993 yılında tescillenerek koruma altına alınmıştır.
ACIGÖL YERALTI ŞEHRİ
İlçe merkezinde Cumhuriyet Mahallesindedir.
Yeraltı şehrinin Belediye tarafından ışıklandırılması ve bakımı yapılmıştır. Özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ziyaret edilir.
TATLARIN KASABASI
İlçe merkezine 10 km uzaklıktadır. Kasaba 2017 tarihinde doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmıştır.
Nevşehir Acıgöl Tatların Kasabası Tatların Göleti
Tatların Göleti
Burada bulunan Tatların Baraj göleti kıyısında: piknik ve mesire alanı bulunmaktadır.
Nevşehir Acıgöl Tatların Kasabası Kale
Kale
Kasabanın güneydoğusundadır. Bu alan, 1961 yılına kadar yerleşim yeri olarak kullanılmakta iken, yine aynı yıl afet alanı ilan edilmiş ve yerleşim yeri, batı taraftaki düzlük alana taşınmıştır. Bölgede: bir yeraltı şehri ve birçok kilise bulunmaktadır.
Yeraltı şehri ziyaretçileri için: Bakanlık tarafından yürüme yolları ve tuvaletler yapılmıştır. Ayrıca iki kilise restore edilmiş, yeraltı şehri temizlenerek ziyarete açılmıştır. Vadinin yamaçlarında, 18’nci yüzyıl yapısı bir cami de restore edilmiştir.
Burada: granit kayaya oyularak yapılmış bir yapı bulunur ve bu yapı halk tarafından “kale” diye isimlendirilir. Üzerinde bir sarnıç bulunur ve buraya taş merdivenlerle inilir. Dört katlı yapının batı tarafında ise bir amfi tiyatro kalıntısı vardır.
Kilise
Kale olarak adlandırılan tepenin yamacındadır.
Kilise: iki nefli, iki apsisli, beşik tonozludur. Narteksi yıkılmıştır. Freskleri oldukça iyi korunmuştur. Apsiste: Meryem ve Çocuk İsa, Michael ve Gabriel, Konstantin ve Helena, İsa’nın cehenneme inişi, Kudüs’e giriş, İsa’nın çarmıha gerilmesi sahneleri bulunur. Ayrıca 9 aziz ve kiliseyi yaptıran kişinin portresi görülür. Zeminde koyu gri tasvirler bulunur. Bu tasvirlerde, mor, hardal ve kırmızı renkler kullanılmıştır.Nevşehir Acıgöl Tatların Kasabası Tatların Yeraltı Şehri
Tatların Yeraltı Şehri
Kale olarak bilinen tepede bulunmaktadır.
Yeraltı şehri 1975 yılında keşfedilmiş, 1991 yılında ziyarete açılmıştır. Halen 2 katı temizlenerek ziyarete açılmıştır. Orijinal girişi yıkılmıştır. Yaklaşık 15 metre uzunluğundaki bir geçit yani giriş bölümünden sonra geniş bir salona ulaşılır.
Giriş kısmı: diğer yeraltı şehirlerinde olduğu gibi, ortası delikli dev sürgü taşlarıyla kapatılmaktadır. İçeride sağ tarafta, nişin içinden aşağıya doğru oyulan ve halk tarafından “Zindan” olarak isimlendirilen bölümde, üç adet iskelet bulunmuştur.
Bu mekanda tuvalet bulunmakta olup, diğer yeraltı şehirlerinde tuvalet yoktur. Tuvalete yukarıdaki katta olduğu gibi “L” biçiminde bir koridordan gidilir. Muhtemelen kokuyu önlemek için böyle bir koridor yapılmıştır.
Nevşehir Acıgöl Tatların Kasabası Tatların Yeraltı Şehri
Mekanın sağ tarafında ise kiler ve mutfak bulunur. Bu bölüm: Roma döneminde mezarlık ve sonrasında Bizans döneminde ise kiler olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. Çünkü bu odada bulunan nişler, Roma dönemi kaya mezarlarında ölülerin yatırıldığı nişlere benzer. Ancak daha sonraki dönemde, bu nişlerin tabanları oyulmuş ve içlerine erzak konulmuştur.
Yeraltı şehrinin ikinci girişinde: ahır bulunur. Bu geniş mekan sütunlarla desteklenmiştir. Tabanında beş adet ambar bulunur. Tavan kısmında yeraltı havalandırma bacası bulunur.
Birinci büyük mekan ile ikinci büyük mekan, dar bir koridorla birbirine bağlanır. Zikzak biçimli bu koridorda tuzak ve bağlantıyı kesen sürgü taşı bulunur.
Evet, buranın özellikleri: mekanların oldukça büyük olması, erzak depolarının sayıca fazla olması ve kiliseler de yoğun bulunmasıdır. Bunlar değerlendirildiğinde, buranın bir askeri garnizon veya manastır kompleksi olduğu düşünülür. Buradaki yeraltı şehrinin en büyük özelliği, diğer yeraltı şehirlerinde görülmeyen “tuvalet” bulunmasıdır.
Nevşehir Acıgöl Hasan Dede Türbesi
HASAN DEDE TÜRBESİ
İlçe merkezine bağlı İnallı Yuva köyünde mezarlık içerisindedir.
Kozluca köyü ile Yuva köyü arasındaki türbede “Hasan Dede” isimli bir kişinin yattığı sanılmaktadır. Yapı: cami, mutfak ve türbeden oluşur. Bölgede Türk İslam tarihini yansıtan türbe yapısının 800-900 yıllık olduğu tahmin edilmektedir.
Yani, MS 1200 yıllarına tarihlenmektedir. Özellikle taş işçiliği dikkat çeker. Mimari tarzı da oldukça güzeldir. Türbe giriş kapısı tavanına yapılmış mermer çarkıfelek görülmeye değerdir.
Ayrıca yine Türbede Türk üçgenleri ve sandukayı çevreleyen çivit mavisi boyalı taşlar oldukça güzeldir. Türbe günümüzde oldukça harap durumdadır, sanırım bir süre sonra tamamen yok olur.
KURUGÖL KASABASI YERALTI ŞEHRİ
Kurugöl köyünde Tepeören Mevkiindedir. Yani kasaba merkezine 3 km uzaklıktadır.
Yeraltı bir tepenin yamacında oyulmuştur. Tepenin toprak yapısı, sıkışmış volkan püskürüğüdür. Kaç kat olduğu bilinmemektedir. Çünkü temizlenmeyen galeriler vardır. Işıklandırması da yoktur. Yeraltı şehrinin orijinal girişi kaybolmuştur.
Günümüzde batı yamacında bulunan göçüklerden içeri girilebiliyor. Yeraltı şehrinde: oturma mekanları, erzak depoları, mezarlık, mutfak ve benzeri yerler ve bunları birbirine bağlayan galeriler mevcuttur. Evet, burası turizme yönelik herhangi bir hamle yapılmayan bir yer olarak beklemektedir.
Nevşehir Acıgöl Topada Yazılı Kaya Anıtı
TOPADA YAZILI KAYA ANITI
MÖ 8’nci yüzyılda: Kapadokya bölgesinde, Kayseri-Niğde ve Nevşehir yöresinde “Tabai Krallığı” vardı. Bu döneme ait bölgenin çeşitli yerlerinde, Hitit hiyeroglif yazılı kaya anıtları vardır. Yazıtın yazıldığı yıllarda Tabal ülkesi çeşitli küçük şehir krallıkları tarafından yönetiliyordu.
Tabal krallığı, MÖ 7’nci yüzyılda İskit ve Kimmerlerin Anadolu’yu istila ederek Frigleri yok etmeleri sonucu, İskit ve Kimmerlere karışarak tarih sahnesinde yok olmuşlardır. Ardından hiyeroglif yazı da unutulmuş ve daha sonra kullanılmamıştır.
Ancak Hitit hiyeroglifleriyle yazılmış bu kaya anıtlarının en önemlisi: ilçe merkezine bağlı Ağıllı köyündedir. MÖ 738-730 yılları arasında yazıldığı düşünülmektedir.
Ana kayanın güneye ve batıya bakan yüzleri düzeltilmiştir.
Yazıtın bulunduğu kaya: 4 metre genişliktedir.
Kaya üzerine oyulmuş resimli yazı (hiyeroglif yazısı) vardır. Kitabenin büyük bölümü, kayanın güneye bakan yüzeyindedir. Bir bölümü de batı yüzündedir.
Nevşehir Acıgöl Topada Yazılı Kaya Anıtı
Metin oldukça uzundur. 8 satır ve 400 kelimeden oluşur. Yazıtın bazı bölümleri tahrip olmuştur.
Yazıtta: Kapadokya bölgesinin siyasi durumu anlatılmaktadır. Ayrıca: 3 yıl süren bir savaş anlatılmıştır. Tobal Kralı Wasusarma, kendisine düşmanca davranan sekiz krala karşı yaptığı mücadeleyi anlatmaktadır.” Yazıtın son bölümünde: nasihat, beddua ve yazıtı kayaya kazıyan kişinin adı yer almaktadır.
Şehir gezinizde: Ümit Burnuna yolculuk yapmak isterseniz: False körfezi kıyısından ilerlediğinizde, mükemmel plajlar, balıkçı limanları, dağların ve okyanusun muhteşem manzarası ile dolu bir yolculuk yapabilirsiniz.
Şehir merkezinden yola çıkarken: Beach Road üzerinden güneye doğru ilerlediğinizde: Güney Afrika’daki en eski deniz feneri olan “Mouille Point Lighthouse” u görebilirsiniz.
Beach Road üzerinden ilerlediğinizde: ülkedeki en pahalı evlerin bulunduğu ve “Milyonerler Sırası” olarak isimlendirilen bölgeden geçersiniz. Bantry körfezindeki dinlenme tesislerini geçtikten sonra: yol, Twelve Apostles dağı etekleri boyunca ilerler.
Bu bölgenin güneyindeki kıyı şeridi, özellikle dalgıçlar tarafından tercih edilmektedir ve yol kenarında sıkça gemi enkazları görülmektedir. Ayrıca: yine yol kenarında el işi ve antika pazarı, mükemmel plajlar ve “Liandudno” isimli bir ilginç köy görülmektedir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Liandodno Beach
Liandodno Beach
Victoria Road yolu üzerinde bulunan popüler bir plajdır. 200 metre uzunluğunda sahil şeridi “Mavi Bayrak”lıdır. Yaz aylarında deniz genellikle güçlü akıntılar ve rüzgarlar ile sörfçülerin ilgisini çeker ama soğuktur.
Bu yüzden plaj genellikle güneşlenmek ve sundowners için kullanılır. Plajın sol bölümünde bulunan kayalık “Sunset Rocks” olarak bilinir. Plajın sağ bölümündeki “Logies Bay” burnu granit kayalarında çok sayıda mağara vardır.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Hout Bye Balıkçı Kasabası
Yola devam ettiğinizde “Hout bye” balıkçı kasabasına ulaşacaksınız.
Popüler bir turizm yeridir. Şehir merkezine 30 dakika uzaklıktaki burada yani körfezde: mükemmel bir yüzme plajı ve dünyanın en iyi balık ve cips servisi yapılan pitoresk limanı ile canlı bir sahil kasabası bulabilirsiniz.
Burası aynı zamanda, Cape Town kerevit endüstrisinin merkezi konumundadır. Kasabanın denizi soğuktur. Ancak yaz günlerinde nispeten pek fazla soğuk olmaz, çocuklar için idealdir.
Burada: balık pazarı ve deniz ürünlerinin sunulduğu harika restoranlar bulunmaktadır.
Ayrıca: hediyelik eşyaların satıldığı “Mariners Wharf”da ilginizi çekecektir. En taze deniz ürünlerini burada bulabilirsiniz. Burası, aynı zamanda Güney Afrika’nın ilk denizcilik limanı marketidir. 25 yıllık geçmişi olan bu mekanda 350 kişilik restoran ve bir deniz antika dükkanı bulunur. Özellikle sushi bar ve deniz ürünleri tatmanızı öneririm. Ve de mutlaka karides ve kalamar denemelisiniz.
“Duiker İsland” denilen adadaki foklar ve deniz kuşlarını görmek isterseniz: kısa bir tekne turu yapabilirsiniz.
Ayrıca: “Hout Bay Museum” ziyaret edilebilir. Müzede, Avrupalılar bölgeye geldiklerinde burada yaşayan avcı toplayıcı kavim “Strandlopers” ler hakkında bilgi almak mümkündür.
“Bay Harbour Market” lezzetli yiyeceklerden yerel ürünlere kadar birçok şeyin satıldığı bir yerdir.
“World of Birds Wildlife Sanctuary” (kuşların dünyası) denilen yerde ise, binlerce kuş dünyası ve yaban hayatı sakinlerini görebilirsiniz. Burada: geniş kuşhanelerde 3000’den fazla kuş bulunmaktadır.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları
Batı Cape’in manzaralı yollarından “Chapmans Peak Drive” istikametinde ilerlediğinizde: “Kommetjie” isimli küçük bir köye ulaşırsınız. Burası: özellikle su sporları ile tanınır ve sörf yarışmalarının birçoğu: buradaki “Long Beach” denilen yerde yapılır.
Buranın plajı her yaştan ve yetenekli sörfçüler için ideal koşullar sağlar, yani Cape yarımadasının en güzel sörf merkezidir. Tüm yıl boyunca her şekil ve büyüklükte dalgaları burada görmek mümkündür. Özellikle “Long Beach” Atlantik kıyısındaki en iyi sörf noktasıdır. Hafta sonları burası özellikle çok kalabalık olur.
Kıyıda: 1900’lü yıllarda, fırtınalı bir havada batan vapur enkazı bulunur. Kommetjie köyünden sonra: sarp kayalık tepeler boyunca ilerleyen yolda “Habeş Maymunları” dikkat çekecektir. Yol: “Simon Kasabası”na doğru gider. Bu kavşak noktasında: taş heykeller ve tahta oymalar satan tezgahlar göreceksiniz.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları STELLENBOSCH VE WİNELANDS
STELLENBOSCH VE WİNELANDS
Cape Town şehir merkezine yarım saatlik uzaklıkta bulunan bu bölge: üzüm bağları ve şarap tadım merkezleriyle ünlüdür.
Bu bölgeye yapılan turlara katılırsanız: hem lezzet ve hem de görsel olarak büyük keyif alabilirsiniz. Bölgede: çok sayıda restoran ve antika dükkanı, müzeler ve yapraklarını açmış asmaların parlak yeşil renklerini ve Koloni dönemi Felemenk tipi çiftlik evlerini görebilirsiniz.
Evet: Güney Afrika: dünya üzerinde Avrupalı olmayan en eski şarap üreticisi ülkedir ve burada üretilen şaraplar, tüm dünyada ilgi görür. Çünkü, buradaki yüzlerce üzüm bağında yaklaşık 4000 farklı çeşit şarap üretilir.
Stellenbosch ve çevresi: şarap endüstrisinin merkezidir. Riebeck: bu ülkede ilk asmaları diken dişi olarak bilinir ama 17. yüzyılda Fransa’dan buraya göçen Huguenot mültecileri, birliklerinde şarap yapımı kültürünü ve uzmanlıklarını da ülkeye getirmişlerdir.
Burada biraz önce söylediğim gibi binlerce şarap çeşidi olmasına rağmen, en revaçta olanı “beyaz” şaraptır. Ayrıca: rengi neredeyse mor olan “Pinotage” cinsi şarap ta tercih edilir. Buradan uygun fiyatla kaliteli şarap alabilir ve yıllarca beklettikten sonra lezzetinden bir şey kaybetmediğini görebilirsiniz.
“Stellenbosch Wine Route” (Şarap Yolu): Wineland civarında kurulan ve her biri farklı büyüklükteki üzüm bağlarını barındıran bölgelerin en eski ve en ünlüsüdür. Burada bulunan birçok üretim yeri: sattıkları şarapların tadımını sunmaktadırlar. Bu yol, yaklaşık 30 araziyi içermektedir. Bunlar arasında benim ilgimi çekenler “Murgenehof” denilen ve Merlet ve Cabernet Sauvignon gibi olağanüstü şarapların üretildiği yerdir.
Stellenbosch şarap çiftlikleri: Cape Town şehir merkezine 45 dakika uzaklıktadır. Bu en tanınmış şarap bölgesi ve ülkenin en beğenilen şarapları yapılan mahzenlere ev sahipliği yapmaktadır.
Şarap tadımı, mahzeni turları ve şarap çiftikleri doğal güzelliklerin görülmesi turu, bir gün veya daha fazla sürebilir. Bu nedenle yola çıkmadan önce nereye gitmek istediğinize karar vermeniz gerekir. Şarap mülklerinin çoğu, günümüzde: turistik odaklı hizmetler sunan, hediyelik eşya dükkanları ve restoranları haline gelmiştir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Franschhoek şarap rotası
Franschhoek şarap rotası
Bu vadideki ilk restoran: Fransız Hugenotsları zamanından kalmadır. Yani, burada göreceğiniz sokak kafeleri günümüzden 300 yıl önce yapılmıştır. Görkemli Franschhoek ve Drakenstein dağları fonda güzel bir görüntü yaratır. Ana caddede: antik mağaza, pastaneler, çikolatacı ve sanat galerileri yan yanadır.
Franschhoek, ayrıca yıl boyunca çeşitli zamanlarda: peynir, şarap ve zeytin festivallerine ev sahipliği yapar. Burada ana caddede dolaşarak şarap sitelerini ziyaret edebilir ve restoranların birinde yemek yiyebilirsiniz. Görülmeye değer şarap malikhaneleri şunlardır: La Motte, Boschendal, Chamonix, Cabriere.
Paarl&Wellington şarap rotası
Bölgedeki diğer mükemmel şarap çiftliklerinden bir dizi; Paarl ve Wellington alanlarından biraz daha uzakta bulunmaktadır.
Bu bölgede bulunan yollardan birkaç tanesini tercih ederek: kasabaları ve güzellikleri keşfedebilirsiniz. Özellikle: burayı ziyaret etmek isteyenlerin, asmaların yeni yaprak açtığı ve çok sayıda hasat etkinliğinin bulunduğu yaz aylarında veya sonbahar aylarında ziyaret etmelerini öneririm. Bölgede konaklama imkanları da bulunmaktadır.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Stelellenbosch Kasabası
Stelellenbosch Kasabası
Stellenbosch kasabasına ilk olarak 1679 yılında yerleşilmiştir ve Güney Afrika’nın en eski ikinci yerleşim yeridir. Ancak, kasaba günümüzde kalabalık bir üniversite kasabası olarak bilinir. Caddelerindeki “meşe” ağaçları nedeniyle, “meşe kasabası” anlamına gelen “Eikestad” ismiyle anılır.
Kasabanın “Dorp Street” caddesi üzerinde eski binalar görülür. Bunlardan özellikle ilgi çeken “Oom Samie de Winkel” (Sammy Amca’nın Dükkanı) dır. Burada; şaraplar, el işleri, sepet işleri, antikalar, danteller, kurutulmuş meyveler ve tarım aletleri doludur. Ülkenin en iyi restoranlarından bazıları buradadır. Bunlar arasında: Rust en Vrede, Ürdün ve Terroir dikkat çeker.
Kasabada: Rynevelt Street üzerinde “The Village Museum” denilen bir müze bulunur. Bu müze, kasaba sakinlerinin 300 yıllık yaşamlarından kesitler sunar.
Yine kasabada bulunan “Sasol Art Museum” ise: Stellenbosch Üniversitesinin sanat koleksiyonunu sergilemektedir. Ayrıca: yine aynı müzede tarih öncesinden kalma çeşitli nesneler sergilenmektedir. Bundan başka: kasabada badanalı Anglikan kilisesi ve zümrüt yeşili “Cape Hollandalı Çiftlik” ve 19.yüzyıl üniversite binaları görülür.
Stellenbosch her zaman kalabalıktır, çünkü dünyaca ünlü “Stellenbosch Üniversitesi” buradadır ve öğrenciler buraya hareket katarlar.
Kasabada: Strand Street üzerinde “Stellenryck Wine Museum”; şarap yapım tarihine adanmıştır.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları
BREEDE RİVER VALLEY VE LİTTLE KAROO
Breede nehri vadisi: Cape Town şehrinin batı bölümünün meyve ve şarap üretilen en büyük bölgesidir. Günümüzde, bölgede ağırlıklı olarak devekuşu görülür. Onun eti, yumurtası ve tüyleri için çiftlikler vardır. Bu yarı-kurak iklim mikro kilima etkisi yaratır: Karo şarap üreticilerinin işine gelir ve genellikle bereketli nehir kıyısında yetişen kaliteli üzümler ile muhteşem şaraplar yaparlar.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Ceres
Ceres
Bölgenin başlıca kasabası burasıdır. Adını: Roma verimlilik tanrıçasından almıştır. Ceres: Wineland merkezinden sadece 150 km uzaktadır ve buraya 90 dakikada ulaşılır. Vadi: Güney Afrika’da en iyi yaprak döken meyve üretim merkezidir. Ayrıca: taze ve kurutulmuş meyve, meyve suları ve doğal kaynak suyu bulunmaktadır. Özellikle: şeftali, nektarin, elma, kayısı, armut ve kiraz yetiştirilir ve Aralık-Nisan ayları arasında yol boyunca meyve bahçeleri ve meyve paketleme yerleri görülür.
Öte yandan: burada macera yaşayabilirsiniz. Çünkü: burada yüzlerce yıl önce “San” ve “Khoi” kabileleri yaşamıştır. Kış aylarında, buradaki dağlar genellikle karla kaplıdır ve burası küçük bir İsviçre olarak anılır. Kayak ve kar aktiviteleri yapılır.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları
Worcester denilen yerden gelen yol, Ceres kasabasından geçer ve Little Karo denilen yere ulaşır. Yol boyunca; buranın ilk yerlilerinden olan “San” kültürüne ait kaya resimleri ve devekuşu çiftlikleri görülür. Ayrıca, yine yol üzerinde: buğday tarlaları, üzüm bağları, meyve bahçeleri ve görkemli dağlar görülür.
Worcester üzüm bağları: Güney Afrika şaraplarının yaklaşık dörtte birini üretmektedir. Burada: bir müze bulunmaktadır. Worcester kasabası: Overhex ve langeberg dağlarının eteklerinde kurulmuştur. Burası 90.000 kişilik nüfusu ile Breede River vadisinin en büyük şehridir ve 1820 yılında kurulmuştur. Kasaba, biraz önce de söz ettiğim gibi, ülkenin en büyük şarap üretim alanıdır. Kasaba şaraplık ve sofralık üzüm çiftlikleriyle çevrilidir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Kleinplasie Open Air Museum
Kleinplasie Open Air Museum
Worcester, Breede River Valley bölgesindedir.
Cape Town çiftliklerindeki gündelik hayat: o dönemin kostümlerini giymiş çalışanların yaptıkları günlük faaliyetleri (üzüm çiğnemek, açık havadaki fırında ekmek pişirmek, mum yapmak, at nallamak gibi) burada yaşayan müzede ziyaretçilere sergilenilmektedir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Kleinplasie Reptile World-Sürüngen Dünyası
Kleinplasie Reptile World-Sürüngen Dünyası
R60-Robertson Road.Worcester başlangıcı, Kleinplasie adresindedir.
Müzenin hemen yanında bulunan bu mekanda: bir çok timsah türü, yılan ve kaplumbağa bulunmaktadır. Burada: yılan gösterileri sunuluyor. Ama, bu gösterilere katılan yılanlar, Afrika’nın en korkulan yılanlarıdır.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Karo National Botanical Garden-Ulusal Botanik Bahçesi
Karo National Botanical Garden-Ulusal Botanik Bahçesi
Bahçe, Capa Town şehir merkezine 120 km uzaklıktadır.
Roux Street üzerindedir ve burada: Little Karo’nun yarı çöl ikliminde yetişen bitkiler boy göstermektedir. Bahçede 400 civarında kaktüs türü kendi kendine yetişmiştir. Bunlardan 300 tür: nadir bulunur, nesli tükenmektedir ve koruma altındadırlar. Evet bu çöl bahçesi 11 hektardır.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Oudtshoorn
Oudtshoorn
Cape Town şehir merkezine 351 km uzaklıktadır.
Burası devekuşu yetiştiriciliğinin merkezidir. Karao bölgesinin havası ve iklimi: bu büyük ve uçamayan kuşları yetiştirmek için çok uygundur ve onların en sevdikleri yiyecekler burada yetişmektedir.
Bunlar: düşük kolestrollü etleri için yetiştirilirler. İlaveten: derisinden giysi ve ayakkabı yapılır. Yumurtaları da çok lezzetlidir ve boyanıp hatıra eşya olarak da satılmaktadır. Bölgedeki birçok devekuşu çiftliği halka açıktır.
Bu çiftlikleri ziyaret edebilir: kuşları yumurtadan çıkarken görebilir, civcivleri sevebilir ve yetişkinleri tüyleri yolunurken izleyebilirsiniz. Hatta: devekuşu eti yiyebilir, devekuşu derisinden yapılmış ürünler satın alabilirsiniz.
Bölgedeki devekuşu endüstrisi: 1880’li yıllarda başlamış ve I. Dünya Savaşının sonuna kadar altın çağını yaşamıştır.
19.yüzyılın sonlarında: modaya düşkün kadınlar: boyun kürkleri ve şapkaları için devekuşu tüyü kullanmaya başlayınca: devekuşu tüyleri çok değerli hale gelmiş ve fiyatları hızla yükselmiştir. Sonuçta ise: Outdshorn civarındaki devekuşu çiftliklerinin sahipleri kısa sürede zengin olmuşlardır. Bu tüy milyonerleri: kazandıkları servetin hırsıyla savurgan bir hayat tarzına kapılmışlar ve hatta: Johannesburg şehrindeki altın ve elmas madencileriyle yarışır hale gelmişlerdir.
O dönemde, kendileri için: bugünde bölgede görülebilen muhteşem saray konutları yaptırmışlardır. High Street üzerinde bulunan “Le Roux Konağı” bunların en güzel örneğidir. Ancak: I. Dünya savaşı sırasında, devekuşu tüyleri modasce geçince: piyasa olağanüstü bir şekilde darmadağın olmuş ve tüy milyonerlerinin çoğu yoksulluğa sürüklenmiştir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları CP.Nel Museum
CP.Nel Museum
Baron Van Rhode Street üzerinde bulunan bu müzede: devekuşu endüstrisinin gelişimi anlatılmaktadır. Müzenin bulunduğu kumtaşı bina 1907 yılında Erkek Lisesi olarak açılmıştır. Victoria sömürge mimari tarzını yansıtmaktadır.
30 metre yüksekliğindeki kule ila taçlandırılmış ve korint süsler ile dekore edilmiştir. Merkezi saat kulesi, her iki tarafından cephesi simetrik olarak tasarlanmıştır. 1972 yılında CP Nel Müzesi resmen eski okul binasında açılmıştır. 1980 yılında bina “Milli Anıt” olarak ilan edilmiş, koruma altına alınmıştır.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Cango Wildlife Ranc
Cango Wildlife Ranc
Outdshoorn’un 3 km kuzeyindeki bu alan: Afrika yaban hayatındaki nadir hayvanların (aslan, jaguar, timsah, yılanlar, kara kaplumbağaları gibi) yetiştirilme alanıdır. Burayı ziyaret ederseniz, dünyanın en büyük kedilerini görebilirsiniz.
Burada: bir Nil timsahı ile dalış yapabilir veya vücudunuza bir python yılanı dolayabilirsiniz. Çünkü: burada sürüngenlere ve hayvanlara ait 47 değişik tür bulunmaktadır. Kaplan yavrularını, çita yavrularını kucaklayabilirsiniz.
GARDEN ROUTE
Garden Route: Masa dağı sayılmaz ise, Batı Cape bölümünün en iyi bilinen, tanınan ve tercih edilen turistik yeridir. Bu yüzden özellikle tatil sezonunda çok kalabalıktır. Burası bir bahçeden öte: daha çok ormanlık alandır.
Garden Route ismi: Hint Okyanusunun kıyı şeridinin arasında uzanan, yokuşlu tepeleri kaplayan gür bitkilerden gelmektedir. Bu kıyı şeridi: Cape Town şehir merkezinin 400 km doğusundaki “Mossel” körfezinden başlayıp 190 km doğudaki “Storm” nehrine kadar uzanmaktadır.
Bölgenin önemi: doğal zenginliklerinden kaynaklanmaktadır. Buradaki kıyı kasabaları, mükemmel göller, lagunlar ve nehirlerden geçen yollar muhteşem ilgi çekmektedir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Mossel Bay
Mossel Bay
Cape Town ve Port Elizabeth arasındaki bu alan: dünyaca ünlü Garden Route bölgesinin bir kıyı köyü ve limanıdır. Bu popüler tatil beldesi: Hint Okyanusunun ferahlatıcı suları ile çevrilidir. Tüm yıl ılıman iklim görülür.
1488 yılında Bartholomew Dias: St Blaize körfezine demir attı. Bu kasaba daha sonra: yün, hardal sarısı ve devekuşu tüyleriyle yoğun bir ihracat limanı olarak gelişmiştir. Şehirde çok güzel tarihi binalar bulunmaktadır.
1601 yılında Hollandalı denizci ve midye toplayıcısı Paulus van Caerden: Mossel Bay kasabasını değiştirmiştir. Günümüzde: Mossel Bay’dan toplanan midye, dünyanın en iyileri arasındadır.
Zengin tarihiyle orantılı olarak şehirde birçok müze vardır.
Denizcilik Müzesinde: bölgenin ilk keşfedildiği gün ve gemiler üzerinde duruluyor. Bartolomeu Diass Caravel: etkileyici yaşamı anlatılıyor. O, 1488 yılında Mossel Bay içine açıldıkları gemi, yol haritaları, gemi modelleri bulunuyor.
Bir başka müze “Granery” Müzesidir. Burada: bölgede bulunan yabani çiçeklerin taze örnekleri, bir ekranda gösteriliyor.
“Shell Museum”: midye kabuklarının çok geniş bir koleksiyonunu barındırmaktadır.
Kültür ve Tarih Müzesi: tarihin çeşitli dönemlerini kapsayan bölgenin tarihsel önemi ve çeşitli aletler sergileniyor.
Bu müzeler dışında, şehirde: Munrohoek evleri ve Shirley binaları da gezilebilir.
En popüler yerlerden biri, 800 yaşında olduğu tahmin edilen ve bir ulusal anıt ilan edilerek koruma altına alınmış olan “Postane” dir. 1500 yılında, Milkwood ağacı altında, geçen gemilerin personeli buraya mektuplarını bırakıyorlarmış. Mektuplar, günümüzde müzede görülebilmektedir.
Mossel Bay: su sporları tutkunları için bir cennettir. Burada: geniş spor tesisleri yanı sıra gol, squash, teniz, bungi, köprü dalış, ısıtmalı kapalı havuz, at sürme gibi etkinlikler de yapılabilir. Ayrıca: köpekbalığı kafesiyle dalış, gemi batıklarına dalış, şnorkel dalışları gibi adrenalin kaynaklı faaliyetler de görülür.
Mosselbay Wilderness National Park
Wilderness köyü: park alanının başlangıcıdır. Park alanı: 2500 hektarlık bir alanı kapsar, kıyı şeridi boyunca 29 km uzanır. Bu alanda: beş nehir, beş göl ve gür ormanla bulunmaktadır. Bu alanda: 250 farklı kuş türü barınır ve bunların 79 tanesi su kuşudur.
Goukamma Nature and Marine Reserv-Goukama Doğa ve Deniz Hayatı Koruma Bölgesi
Sedgefield’den çıktıktan sonra Buffel körfezine doğru yönelirseniz, buraya ulaşırsınız. Burası: muhteşem dokunulmamış bir plaja sahiptir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Goukamma
Goukamma
Burada bir tatlı su gölü vardır ve oltayla balık tutmak isteyenler tarafından yoğun tercih edilir. Bölge yaklaşık 200 kilometre karelik alanı kaplar. Bu büyük alanda: zengin yaban hayatı görülür. (özellikle balık kartalları, Afrika siyah deniz saksağanları, maymunlar, su samurları, firavun fareleri) Denizde de yunuslar ilgi çekmektedir. Üreme mevsiminde ise, güneyden gelen balinaların göçü izlenir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Knysna Garden Route
Knysna Garden Route
Mossel körfezinin 102 km doğusunda ve Cape Town şehir merkezine 5 saatlik uzaklıktadır. Burası da turistler tarafından tercih edilir. Konaklama için uygun yerler bulunur. Ancak, burada plaj yoktur.
Knysna bir Khoi kelimesinin türetilmesiyle bulunmuş olup, “odun yeri” anlamına gelir. 1804 yılında Kral George III’ün gayrimeşru oğlu George Rex, buraya gelerek lagün kıyısında Melkhoutkraal olarak bilinen gayrimenkulü satın almış ve tüm ailesiyle birlikte Knysna yerleşmiştir.
Knysna: yemyeşil ormanları ve huzurlu lagün kıyısı ile Cape Coast bölgesinin en iyi bilinen tatil yerlerinden birisidir. Denizi halice bağlayan lagün ağzını koruyan iki kumtaşı uçurum ilgi çekmektedir. Lagün kıyısındaki istiridye tesisi, dünyanın sayılı yerlerinden birisidir ve Knysna istiridyeleri dünyanın en lezzetlileridir.
Queen Street Millwood evi müzesi: şehir tarihine ilişkin nesneler barındırır ve George Rex’e ait objeler bulunmaktadır.
Öte yandan: burada Güney Afrika’nın en büyük yerli ormanı bulunur. Orman son derece yoğundur.
Çok eğlenceli orman alanında yürüyebilir, Jubilee Creek denilen 1885 yılında altın bulunan alanda sakin ve güzel bir piknik yapabilir, Buffalo Bay kıyısında yüzebilirsiniz.
Main Street üzerinde “Knysna Museum” bulunmakta olup, müze: Güney Afrika’nın ilk oltayla balık avlama müzesidir.
Kasabada sokak pazarlarında ve Main Street üzerinde sıralanan tezgahlarda satılan el işleri ve ormanın kereste ağaçlarından ustalıkla yapılmış parçalar satın almak mümkündür.
Kynsna rıhtımından çevreye yapılacak geziler çok popülerdir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Tsitsikamma National Park
Tsitsikamma National Park
Tsitsikamma National Park: Garden Route Milli Parkının üst bölümünde yer almaktadır. Burası: doğal Storms River ağzı, sarp kıyı şeridi, antik orman ve günümüzde geliştirilmekte olan kültürel siteleri içerir.
Burada: nesli tükenme tehlikesi altında olan kuş türleri ve antilop gibi hayvanlara ev sahipliği yapmaktadır.
Ayrıca: kereste ormanları, havuzlar, mercan resifleri, kumullar, uzun ve kumlu plajlar, vadiler, şelaleler ve yürüyüş parkurlarıyla doludur. Dünyanın en yüksek burgee-juumping yeri de buradadır. “Bloukrans” köprüsünden atlayacak olanlar yaklaşık 216 metre aşağıya düşmektedirler.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Hermanus
Hermanus
Cape Town şehir merkezinden 1 saat uzaklıktaki (110 km. dir) bu bölge: dünyada karadan balina gözlenen en iyi yer olarak bilinir. Balinalar: gözlem yerlerine yalnızca 30 metre uzaktan geçerler. Burası: balinalar dışında muhteşem manzarası ile de ilgi çeker. Yani, burası balina mevsimi olmadığında da görmeye değerdir.
Hermanus sokaklarında gezinirken: “varek” denilen borunun sesi ile balinaların göründüğü anons edildiğinde şaşırmayın. Whale Crier denilen balina müşaviri: bu işle görevlidir ve balinalar göründüğünde, bu yerel boru sesi ile kasaba halkına ve ziyaretçilere işaret verir.
Başlangıçta bir balıkçılık ve balina avcılığı köyü olan Hermanus: günümüzde popüler bir tatil yeridir.
Balinalar, günümüzde turizm açısından kasabanın gelirine olumlu katkıda bulunmaktadırlar. Kasabada bulunan “Old Harbour Museum” balina avcılığı endüstrisinin tarihi süreç içindeki öyküsünü anlatmaktadır. Burada: denizdeki balinaların gizemli şarkıları: sonarlar ve şamandıralar aracılığı ile müzenin içine iletilmektedir.
BATI KIYISI VE CEDERBERG
Cape Town şehrinin batı kıyısı: Garden Route veya Wineland kadar eğlenceli ve gösterişli değildir. Atlantik okyanusu, bu bölgeye muhteşem güzel bir kıyı şeridi yaratmıştır. Bu kıyı şeridinde ise: göçmen balinalar, harika deniz kuşları ve zengin deniz ürünleri bulunan restoranlar görülmektedir.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları Darling Kasabası
Darling Kasabası
Cape Town şehir merkezine 75 km uzaklıktadır. Burada özellikle “Butten Museum” (Tereyağı Müzesi) ilgi çekmektedir. Ayrıca, yine bu kasabada 1916 yılından bu yana “İlkbahar Çiçek Gösterisi” şenlikleri düzenlenmektedir. Darling: muhteşem kır çiçekleriyle tanınır.
Güney Afrika Cape Town şehir yakınları West Coast National Park-Batı Kıyısı Ulusal Parkı
West Coast National Park-Batı Kıyısı Ulusal Parkı
Burası: milyonlarca su kuşunun barındığı bir yer olarak önem kazanmaktadır. Bunlar arasında: pelikanlar, siyah deniz saksağanları, yağmur kuşları ve filamingolar bulunur. Parkın güney tarafında ise: Potsberg Narue Reserve bulunur ki, burada ilk baharda muhteşem kır çiçekleri açarlar.
Biraz ileride ise: Vasgo da Gama’nın 1497 tarihinde, Baharat Yolunu bulmak için çıktığı yolculukta, burada karaya çıktığı yer olan St.Helena körfezi bulunmaktadır ve olayın anısına buraya basit bir anıt taş dikilmiştir.
Günümüzde yörede bulunan tarihi Aydos kenti ve kalesi, Sultanbeyli çevresinde tarihi süreç boyunca yerleşim bulunduğunu kanıtlamaktadır.
İstanbul-Avrupa arasındaki ana ulaşım yolunun bu bölgeden geçtiği ve bütün askeri ve sivil ulaşımın bu bölgeden yapıldığı bilinmektedir.
Anadolu yönünde savaşa giden Bizans ordusu, bu bölgede toplanıp konaklıyordu. Osmanlı döneminde de bu özellik sürdürüldü.
Bölge, 1328 yılında Orhan Gazi komutanlarından Akça Koca, Konuralp ve Abdurrahman Gazi tarafından fetih edildi.
Aydos kalesi, İzmit (Nikomedia) şehrinden batıya doğru gidildiğinde, aradaki bölge içinde en önemli kaleydi. Kervanların yol güvenliği buradan sağlanıyordu.
Sultanbeyli arazilerinin büyük kısmı Padişah kız kardeşi Cemile Sultan’a aitti, ancak 1893 yılında bu araziler Osmanlı Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa’ya satılmıştır. Hasan Hüsnü Paşa vefat edince, oğlu Hilmi Bey tarafından araziler, 1911 yılında Belçika uyruklu Frans Flipson’a satılır. Kurtuluş savaşından sonra ise, kendisi ülkemizden ayrılmak için araziyi satışa çıkarır. Ancak arazilerin satış işlemi gerçekleşmez. Ölümünün ardından, varisleri tarafından araziler bugünkü hissedarlarına satılmıştır. 1945 yılında Bulgaristan’dan gelen göçmenler de buradaki arazinin bir kısmı istimlak edilerek yerleştirilmişlerdir.
1957 yılında burada Sultanbeyli köyü kurulur.
Eski İstanbul-Ankara karayolu köyün içinden geçmektedir.
Köyün kurulmasından sonra kalan hissedarlardan bazıları hisselerini satmaya başlarlar. Ancak Orman idaresinin tahdit koyması nedeniyle, bu satışların tapu devri yapılamamıştır. 1985-1987 yılları arasında yapılaşma faaliyetleri hız kazanır, 1987 yılında Belediye teşkilatı kurulur ve 1992 yılında ise ilçe olur.
İstanbul Sultanbeyli
GENEL
Yerleşim, İstanbul’un en yüksek dağı olan Aydos Dağı (rakımı 537 metre) ile Teferrüç Dağı arasındaki alanda kuruludur. TEM Otoyolu, ilçenin tam ortasından geçer. Denizden yükseklik 130 metredir. İlçenin üç tarafı ormanlarla çevrilidir ve bu yüzden havası oldukça temizdir. Anadolu’nun çeşitli köşelerinden gelmiş insanların barındığı bir yerdir.
İstanbulEnsis Çiçeği
İSTANBULENSİS ÇİÇEĞİ
Aydos ormanlarında görülür. 1982 yılında İngiliz Brian Mathew tarafından, dünyaya tanıtılmıştır. İsmini İstanbul şehrinden almıştır. Her yıl Şubat ayı ortalarında çiçek açarak baharı müjdeler. Toprak altında yumrusu bulunur. Bu çiğdem çiçeği, 2009 yılından bu yana “Sultanbeyli Belediyesi” tarafından amblem olarak kullanılmaktadır.
İstanbul Sultanbeyli
GEZİLECEK YERLER
ABDURRAHMAN GAZİ
İstanbul Sultanbeyli Belediyesi
SULTANBEYLİ BELEDİYESİ
Belediye Caddesindedir.
FATİH
İstanbul Sultanbeyli Gölet Parkı
GÖLET PARKI
Ramazanoğlu Sokaktadır.
Gölet parkı yaklaşık 200 dönümlük bir alana kurulmuştur. Anadolu yakasının en büyük rekreasyon alanıdır.
İstanbul Sultanbeyli Gölet Parkı
Park içinde: spor alanları, tenis kortları, yürüyüş alanları ve seyir terasları, çay bahçesi, restoranlar, süs havuzu ve su oyun alanları ile sosyal tesis, tiyatro ve piknik alanları bulunmaktadır. Parkta bulunan gösteri havuzunda lazerli muhteşem görsel gösteriler sunulmaktadır.
MEHMET AKİF
İstanbul Sultanbeyli Aydos Kalesi
AYDOS KALESİ
Kale Bizans döneminde inşa edilmiştir. O dönemdeki ismi “Aetos” yani “Kartal” demektir.
Orhan Gazi, kalenin fetih edilmesi için Abdurrahman Gazi, Akça Koca ve Konur Alp’i görevlendirir.
Semendra (günümüzdeki Samandıra) kalesinin ardından burayı kuşatılır ve ele geçirilir.
Kale ismini üzerinde bulunduğu “Aydos” dağından almıştır. Aydos dağının ismi Yunanca “Aetos” yani “Kartal” demektir.
Kale günümüzde 325 metre yükseklikteki bir tepe üzerinde kuruludur. Bölgeye hakim konumdadır.
İstanbul Sultanbeyli Aydos Kalesi
Kale alanında, resmi arkeolojik kazı çalışmaları tamamlanmıştır.
Kazılar sonucu ortaya çıkan mimari kalıntıların restorasyonu da yapılmıştır. Özellikle bulunan kilise kalıntısı ilgi çekmektedir.
Sur duvarlarının restorasyonu 2010-2014 yılları arasında tamamlanmıştır.
Sur içindeki mimari unsurların restorasyonu ise, 2015-2018 yılları arasında tamamlanmıştır.
İstanbul Sultanbeyli Aydos Kalesi
Kale alanı: arkeopark alanı olarak düzenlendikten sonra, kale ve çevresinde sergi salonu, restoran, seyir terasları, açık hava müzesi gibi etkinlik alanları oluşturulacak ve ziyarete açılacaktır.
NECİP FAZIL
İstanbul Sultanbeyli Aydos Sosyal Tesisleri
AYDOS SOSYAL TESİSLERİ
Necip Fazıl Mahallesindedir. Pazartesi günü hariç, haftanın diğer günlerinde saat 08.30 ile 23.30 arasında hizmete açıktır. Aydos ormanı eteğinde bulunan sosyal tesisler, Sultanbeyli Belediyesi tarafından yapılmıştır. Burada: açık ve kapalı oturma yerleri, mesire alanı, restoran bulunmaktadır. Günlük hizmet kapasitesi 2 bin kişidir.
BATTALGAZİ
İstanbul Sultanbeyli Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi
MUHSİN YAZICIOĞLU KÜLTÜR MERKEZİ
Kubbe caddesindedir. Burada her ay çeşitli kültür etkinlikleri düzenlenmektedir.
BİLİM VE TEKNOLOJİ MERKEZİ (SUBİTEM)
Kubbe caddesindedir. Burada uygulamalı bilim üniteleri bulunmaktadır. Ücretsiz çeşitli etkinlikler düzenlenmekte ve eğitimler verilmektedir. Hafta sonları vatandaşların ziyaretine açık merkez, hafta arasında ise randevu ile okullara hizmet vermektedir.
İstanbul Büyükçekmece hakkındaki gezi yazım için Büyükçekmece