Kocaeli Derince: İstanbul’dan dönerken, uğradım, kısa bir süre kaldım. Uğramadan önce, araştırdım, burada nereler gezilir, nereler görülür diye, maalesef, Derince’de gerek özel sektör ve gerekse kamu sektörü sanırım buranın hani tarih yok tamam da, turistik yönlerinin reklamını yapacak en ufak bir gayret göstermemişler.
Yani; Derince denilince, ben burada yalnızca, Harikalar Sahili denen yeri gördüm.
Kocaeli Derince
ULAŞIM
İzmit il merkezine 8 km. uzaklıktadır. Derince-İstanbul arası uzaklık: 90 km. dir.
Kocaeli Derince
TARİHİ
Derince’nin tarihi geçmişi çok eskilere gitmiyor. Şöyle ki, 1890 yılında, bölgede liman kurulması için, İzmit körfezinde derin bir yer aranır. Yetkililer, en derin yer olarak, bugünkü limanın bulunduğu yeri tespit ederler. Buranın derinliğinden dolayı “Derince Limanı” ismi verilir. Yani: Derince ismini, limandan almaktadır.
1904 yılında, Almanlar tarafından yapılan liman, faaliyete geçer ve liman inşaatında çalışmak üzere, bölgeye gelenler, kendilerine bölgede ev yaparlar. Bunun yanında: Balkanlar, Kafkaslar ve Kırım’dan da göçler gelir ve bölgenin nüfusu hızla yükselir.
1936 yılına gelindiğinde ise, Atatürk: Romanya’dan göç ederek ülkeye gelen vatandaşlarımıza, Derince’de arazi verir.
Böylece: Derince, 1952 yılında muhtarlık olur. 1999 yılında ise, ilçe statüsüne kavuşmuştur.
Kocaeli Derince
GENEL
Burada büyük bir liman var. Derince Limanında: bölgenin yoğun navlun hizmeti yürütülüyor. Ayrıca: Ro-Ro seferleri yürütülüyor.
Çok yakında bulunan İzmit il merkezinde yer bulamayan büyük sanayi kuruluşları ve iş merkezleri, burada konuşlanmış durumda.
Derince, birçok sanayi kuruluşuna ev sahipliği yapıyor. Bunlardan bazıları: Derince Limanı, Petrol Ofisi, Shell, Türk kablo, Koruma Tarım, Tavas Yem. Ayrıca: İzmit merkeze çok yakın olması nedeniyle: bazı kamu kurum ve kuruluşları da burada konuşlanmıştır.
Bunlar: Kocaeli Emniyet Müdürlüğü, Kocaeli Hastanesi, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Asker Hastanesi, Toprak Mahsulleri Ofisi. Ülkemize giren yabancı menşeli araçların, hepsine yakın bölümü, bu limandan ülkemize giriyor.
Zaten, limanın hemen karşısında da, Gölcük Donanma Komutanlığı var. İlerilere doğru bakarsanız, karşıda savaş gemileri görebilirsiniz.
ÇENE SUYU
Çene suyu: 1860’lı yıllarda, lezzetiyle, tüm ülkede öne çıkmış, şifalı bir sudur. Çene suyu, Derince’nin tanınmasında büyük etken olmuştur.
1863 yılında, Sultan Abdülaziz tarafından, İzmit’te yaptırılan “Saat kulesi” yanındaki taç kapı üzerinde, Çene suyunun lezzetinden söz edilen, bir kaside bulunuyor.
GEZİLECEK YERLER
BUZ PATENİ TESİSLERİ
Derince’de, olimpik donanımlara sahip, buz pateni tesisleri var. Ülkemizde gerçekleştirilen, ulusal ve uluslar arası düzeydeki buz pateni yarışmaları, burada yapılıyor.
Kocaeli Derince Harikalar Sahili
HARİKALAR SAHİLİ
Derince sahilindedir. Buraya: karadan ve denizden ulaşmak mümkündür. Şehir içinden minübüsler ile ve düzenli vapur seferleri ile ulaşılabilir. Güzel bir park. 2006 yılında, en iyi proje ödülüne layık görülmüştür.
Proje yapımı heykeltıraş Ragıp Çiçen’e ait “Alora Art” firması tarafından yapılmıştır. İller Bankasından alınan 2.5 trilyon liralık para ile yapılmıştır. Her yaştan insana hitap eden, bir eğlenme ve dinlenme amaçlı tesistir.
Bölgede: gerçek boyuttaki masal kahramanları, büyük havuzlar, çarpışan botlar, mini marina ve şelaleler var. Ayrıca: yel değirmeni, Nuh’un gemisi, mantar ve korsan gemisi şeklinde restoranlar ve mantar evler ve büfeler bulunuyor. Muhteşem bir ilgi var, buralardan geçerseniz veya zamanınız varsa, bu güzel parka, mutlaka uğrayın.
Gölcük’e, depremden 3-4 yıllık bir süre sonra gittim. Depremin birçok etkisi giderilmişti. Ancak, yine de, deniz kıyısında dolaştığımda, denizin dibine sürüklenen yapılar, sokak lambası direkleri dikkatimi çekmişti.
Bazı yerlerde bahçe duvarlarındaki kırıklar, caddelerde asfalt üzerindeki kırıklar. Sonraki dönemlerde tekrar gitmedim, ama sanırım depremin fiziki etkileri tamamen giderilmiştir.
Özellikle: Donanma Komutanlığındaki yıkıntılar ve de özellikle, kocaman bir Orduevi binasının, tamamen yerle-bir olması, inanılır gibi değildi. Kötü görüntüler, umarım böyle kötü olaylar bir daha başa gelmez.
Bunun dışında: Gölcük ilçesine geldiğinizde, çarşı girişinde bir pervane göreceksiniz (Yavuz zırhlısının pervanesi) ve üstünde “Donanma Kenti Gölcük” yazısı var.
Kocaeli Gölcük
ULAŞIM
İzmit il merkezine, 22 km. uzaklıktadır. Gölcük-İstanbul arası uzaklık: 128 km. Gölcük-Bursa arası uzaklık: 120 km. Gölcük-Yalova arası uzaklık: 45 km. dir. Bölgedeki kara yolu: Türkiye’nin en yoğun trafiğinin bulunduğu yerdir.
TARİHİ
1925 yılında, hasar görmüş olan Yavuz zırhlısının onarımı gerektiğinde, burada, bir askeri tersanenin kurulmasına karar verilmiştir. Aynı yıl, Almanlar bölgede bir havuz inşa ederler, barakalar yaparlar ve Yavuz gemisinin tamiri yapılır. Daha sonra, Almanların kurmuş olduğu bu tesisler, bugünkü tersanenin çekirdeğini oluşturmuştur.
1927 yılında Tersanenin temeli atılmıştır. 1950 yılından itibaren, tersane iyice gelişmiştir. İlçe ise, esas anlamda, Cumhuriyetten sonra kurulmuştur. Tersanede çalışmak üzere, İstanbul’dan buraya gelen işçiler ve aileleri, İlçenin nüfusunun hızla artmasına sebep olmuşlardır. Gölcük: 1999 yılındaki depremde, büyük hasar almış bir yöremiz.
Kocaeli Gölcük
GENEL
Gölcük denilince: akla hemen burada kurulu “Donanma Komutanlığı” ve Türkiye’nin en büyük tersanesi olan “Gölcük Tersanesi” akla geliyor. İlçe: İzmit körfezinin güney kıyılarında, genişliği 2 km. olan bir boğum üzerinde kurulmuştur.
Donanma Komutanlığı ve tersanenin burada kurulmasının en büyük nedeni: körfezin güvenlik açısından uygun şartlar taşımasıdır. Tersane yanında, Ford Otosan, Gölcüğe bağlı İhsaniye beldesinde araç üretimi gerçekleştirmektedir. Tüm bunların sonucunda, bölgede işsizlik oranı çok düşüktür.
Bölgede, tarımsal değerler öne çıktığında: Değirmendere beldesinde: fındık, İhsaniye beldesinde: elma, Halıdere beldesinde: fasulye öne çıkmaktadır.
Dünyanın en kaliteli “kayın ağaçları” burada bulunmaktadır.
NE YENİR. NE İÇİLİR
Gölcük bölgesinde ne yiyebilirsiniz? Kara lahana yemeği, mısır ekmeği, ev baklavası olabilir.
GEZİLECEK YERLER
GÖLCÜK DENİZ MÜZESİ
1976 tarihinde kurulmuştur. Deniz Şehitleri anıtı yanındadır. 12 galeri halinde düzenlenen Müzede: deniz tarihimizin şehitlerine geniş şekilde yer vermiştir.
Ayrıca: 17’nci yüzyılda kullanılmış, ağızdan dolma kaval topları, çakmaklı kapsüllü ve tek fişek hazneli tüfekler ve denizci giysileri sergileniyor. Atatürk için ayrılan galeride ise: Bandırma yolcu gemisiyle Samsun’a seyahati ve Cumhuriyetin ilanından sonraki yıllarda, savaş gemilerimizin yaptığı geziler, haritalar üzerinde gösteriliyor.
Müzenin bahçesinde, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında, 20 Temmuz 1974 tarihinde ele geçirilen Rum hücumbotu ilginizi çekebilir.
Kocaeli Gölcük Kadırga Yaylası
KADIRGA YAYLASI
Yazlık beldesindedir. Her yıl Temmuz ayı içinde, burada 3 gün süreli “Kadırga Yayla Şenlikleri” düzenleniyor. Şenliklere: yurt içi ve yurt dışından çeşitli ekipler katılıyor. Karadeniz yöresine ait el sanatları sergileniyor ve çeşitli kültür etkinlikleri düzenleniyor.
GÖZLEMENTEPE MESİRE ALANI
Gözlementepe, mavi ve yeşilin birleştiği bir yer. Burada: muhteşem güzel ve körfez manzaralı konutlar, villalar var. Gölcük’ün, Çamlıca’sı gibi bir yer.
Yani: ilçe yerleşiminden yüksek, yeşillikler arasında bir yer. Burada: Gölcük Belediyesinin tesisleri de var. Bu tesislerde: her türlü ihtiyacınızı temin edebilirsiniz.
ŞEHİTLER MEZARLIĞI
Dumlupınar mahallesindedir. 1 Mart 1958 tarihinde, Üsküdar Vapuru faciasında ölenlerin anısına yapılmıştır. 1 Mart 1958 tarihinde, İzmit iskelesinden kalkıp, Gölcük Değirmendere, Yarımca ve Karamürsel’e gitmek üzere hareket eden “Üsküdar” vapuru, aniden patlayan bir fırtına sonucu, Seka açıklarında batar ve yaklaşık 400 kişi ölür.
Bu ölenlerin çoğunluğu, okullarından evlerine gitmekte olan Gölcüklü öğrencilerdir. Evet: 1999 depremi dışında, Gölcük ilçesinin tarihçesinde, yaşanan en büyük felakettir. Üsküdar vapuru kazasından sonra, İstanbul Şehir Hatları işletmeciliği, vapurlarına, “Üsküdar” ismini vermemektedir.
Kocaeli Gölcük Yarhisar Gemi Müzesi
YARHİSAR GEMİ MÜZESİ
İlçe merkezinde, Kavaklı parkındadır.
Türk Donanmasında, 40 yıl hizmet eden gemi, hizmet dışına ayrıldıktan sonra, Donanma Komutanlığı tarafından, Gölcük’e hediye edilmiştir. Gemi 3 parça halinde, bu platform üzerinde kaynak makinaları yardımıyla birleştirilmiş.
55 metre uzunluğundadır. Hatta, geminin yerleştirileceği kaide: deprem kuşaklı beton zemin olarak yapıldı. Böylece: Türkiye’nin ilk ve tek, karaya yerleştirilmiş, su üstü savaş gemisi müzesi oldu.
Kocaeli Gölcük Yarhisar Gemi Müzesi
Daha sonra: denizciliği sevdirmek, gemiciliği öğretmek için, müze olarak kullanılmaya başlanmıştır. Türkiye’nin üçüncü müze gemisidir.
2006 yılından bu yana, ziyarete açıktır. Bir rehber eşliğinde, onar kişilik guruplar halinde, gemi müze ziyaret ediliyor ve ziyaret, ortalama 20 dakika sürüyor.
Karamürsel, pehlivanlar kenti olarak biliniyor. Şöyle ki: Gazanfer Bilge, Aydın Demir ve Ahmet Taşçı isimli ünlü güreşçiler, buradan yetişmişlerdir. Bir de deyim var “Ufacık tefecik gördün de, Karamürsel sepetimi sandın?”
Karamürsel denilince, çok daha fazla eskilere de gitmek mümkün. Burayı, yaşamımda ilk kez, 1973 yılında gördüm. Karamürsel-Hereke denilen bir bölgesinde: bir kampta bir süre kalmıştım.
İzmit körfezinin kıyısındaki bu kampta, denize girmek büyük bir keyifti. Ancak: bir tanker geçtiğinde, denizin tamamen “mazot” olduğunu hatırlıyorum.
Kocaeli Karamürsel
ULAŞIM
İzmit-Yalova kıyı kara yolu üzerindedir. İzmit il merkezine 34 km. uzaklıktadır. Karamürsel-Yalova arası uzaklık: 32 km. Yani: aslında Yalova il merkezine yakın olmasına rağmen, Kocaeli ilinin bir ilçesidir.
Kocaeli Karamürsel
TARİHİ
İlçe adını: “Kaptan-ı Derya Karamürsel” den almaktadır. Bu şahıs: Osmanlının ilk kaptan-ı deryasıdır. Orhan Gazi tarafından, gözü pekliği nedeniyle “kara” lakabı verilen, “Mürsel Paşa”. Zamanında, burada yapılan küçük ve hızlı gemilere de, Karamürsel ismi verilmiştir.
Daha öncelere gitmek gerekirse, Karamürsel bölgesinin, birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığı görülür. MÖ. 1200 yıllarında, burada Hititler görülür.
Daha sonra, bunları takiben: Frigler, Lidyalılar ve Persler görülür. Daha sonraki dönemde, Makedonyalıların egemenliği dönemlerinde, burada “Pronectus” isimli bir şehrin kurulduğu biliniyor.
Yöre: MÖ.4.yüzyılda, Bithynia krallığının, MÖ.1.yüzyılda ise, Romalıların egemenliği altına girer. Bizans döneminde ise, yörenin ismi “Helenapolis” olarak biliniyor.
Şehir, o dönemde, önemli bir ticaret merkezi olarak öne çıkıyor. Bölge: 1327 yılında, Osmanlılar tarafından fethedilmiştir. Yörenin ismi, bu dönemde, yukarıda sözünü ettiğim gibi “Karamürsel” olarak değiştirilmiştir.
Yöre: 1920 yıllarında, İngiliz ve Yunanlılar tarafından işgal edilir. Kurtuluş Savaşından sonra ise, işgal sonlandırılır ve Cumhuriyetin ilanından sonra, 1924 yılında, yöre, Kocaeli’ne bağlı bir ilçe konumuna gelir.
Kocaeli Karamürsel
GENEL
Karamürsel: sahilinin güzelliğiyle tanınır ve öne çıkar.
İzmit körfezinin güney kıyısındadır. Balık lokantaları ve balıkçılarıyla meşhurdur. Bölgenin toprakları verimlidir. Bu topraklarda: kiraz, şeftali ve kestane yetişmektedir.
Tüm bunların yanında, bölgede hiçbir sanayi tesisi bulunmamaktadır. Tüm bunların yanında: İstanbul’a yönelik olarak, burada, tarla ve sera çiçekçiliği de yapılmaktadır.
Karamürsel: sahildeki çay bahçeleri, parkları ve restoranlarıyla, güzel bir yer. Özellikle: deniz ürünlerinin gayet güzel ve lezzetle sunulduğu restoranları öne çıkıyor. 1999 depremi öncesine kadar, Türkiye’nin en çok çay bahçesinin burada bulunduğu söyleniyor.
İklim değerlendirildiğinde: bölgede, Akdeniz ve Karadeniz iklimi görülmektedir. Yazları sıcak ve az yağışlı, kışları yağışlı ve serindir.
Son olarak: Karamürsel ilçesinde, Osmanlı döneminde kurulan, ülkemizin ilk kumaş fabrikasının, her ne kadar tesisleri yok olsa da, bacası kalmış ve günümüze kadar ulaşmıştır.
Evet, yalnızca bir baca. Bu kumaş fabrikasının kurucularının takip eden nesilleri: daha sonra kurdukları ve günümüzde de varlığını sürdüren “Yeni Karamürsel” mağazalarını devam ettirmektedirler.
KARAMÜRSEL SEPETİ
Karamürsel sepetinin diğer sepetlerden farkı: sapı olmamasıdır. Ancak, geçirilmiş bir ipi vardır ve bele bağlanır. Ayrıca, küçük görünmesine rağmen, içine çok şey alması ile bilinir.
Bu nedenle, yazının başında söylediğim gibi “Ufacık-tefecik gördün de, Karamürsel sepeti mi sandın?” deyimi günümüze kadar ulaşmıştır. Sepetin yapılışı hakkında, kısacık bilgi vermek istiyorum.
Sepet: kestane ağacı köklerinden çıkan dal ve filizlerden yapılır. Elde örülür. Yaş meyve ve sebzenin toplanmasında ve taşınmasında kullanılır. Görünüş olarak oval biçimde yapıldığından, ufak görünüşüne rağmen, iç hacmi geniştir.
Normal bir Karamürsel Sepeti: 6-8 kg. arasında meyve ve sebze depolama ve taşıma kapasitesine sahiptir.
NE YENİR. NE İÇİLİR
Ben Karamürsel’de bulunduğum kısa sürede, bir gece, bir balık restoranında bulundum. Sizlere de, özellikle önereceğim gibi, buraya yolunuz düşerse, mutlaka ve mutlaka “Tuzda balık” yemelisiniz.
Bu muhteşem lezzeti, inanıyorum ki, asla unutmayacaksınız, çünkü gerçekten muhteşem. Bunun dışında, Karamürsel’de bulunduğunuzda, yine buraya has, özel bir lezzet var: “simit dolması”. Bu yemek, özellikle, ramazan ayında yapılıyor.
NE SATIN ALINIR
Karamürsel sepeti, mutlaka duymuşsunuzdur. Merkezde, Karamürsel sepeti satılan birkaç yer var. Buralara girdiğinizde, o kadar güzel ve çeşitli objeler var ki, şaşırmamak elde değil.
Bu arada, ben 2003 yılında, buradan bir çamaşır sepeti almıştım. Aradan geçen yıllara rağmen, hala sağlam ve kullanıyorum.
Öneririm. Yalnız, Karamürsel sepetinin küçüğü makbuldür, hatırlatırım. İlçe merkezinde, sepet satılan, iki-üç yer var. Buralara girdiğinizde, hoş biraz kafanız karışacaktır. Çünkü, çok çeşit var.
GEZİLECEK YERLER
Kocaeli Karamürsel Bey Mezarı
KARAMÜRSEL BEY MEZARI
Karamürsel bey, ilk Osmanlı Kaptan-ı Deryasıdır. Doğum yeri ve tarihi belli değildir. Osmanlı devletinin donanmasının gelişmesi için büyük gayretleri olmuştur. Orhan Gazinin, Bizans imparatoru Andronikos ile yaptığı “Pelekanon” savaşının kazanılmasında önemli rol oynamıştır.
Karamürsel Bey’in kurduğu donanma nedeniyle, Marmara denizinde, üstünlük, Bizanslılardan Osmanlılara geçmiştir. 1329 yılında vefat eden bu kahraman Türk komutanının kabri, işte buradadır. Mezarın batı yönünde, taşa oyulmuş bir “kadırga resmi” var. Mezarın üzerinde: dört ayak üzerine oturtulmuş, çadır şeklinde, modern bir üst örtü var.
Kocaeli Karamürsel Başdeğirmen Mesire Alanı
BAŞDEĞİRMEN MESİRE ALANI
Karapınar köyündedir. Yolu asfalttır ve İlçe merkezine 8 km. uzaklıktadır ve Karamürsel Jandarma Komutanlığının karşısındaki yoldan gidilir. 225 yıllık tarihi bir çınar ağacının simgelediği ve vadide bulunan iki su değirmeninden ismini alan alan; İlçenin en tercih edilen piknik ve mesire alanlarının başındadır.
Burada: büyük çınar ağaçları, dereler boyunca devam eden sırtlarda, piknik ve yürüyüş yapabilirsiniz. Bölgede: otopark bulunuyor. Bunun dışında: çocuk oyun alanları, alabalık ve mangal imkanları var. Gayet güzel bir ortam, zamanınız varsa, mutlaka gitmenizi öneririm.
Hatta, buralara gittiğinizde, mutlaka alabalık yemelisiniz. Çünkü: büyük bir alabalık tesisi var. Tesiste, yılda, yaklaşık 24 ton alabalık üretiliyormuş. Bu tesisin, alabalık yiyebileceğiniz büyük bir restoranı da var. Ayrıca, yörede, konaklayabileceğiniz dağ evleri türü yerler de var.
AKPINAR SUYU
Bölge: Orman Bakanlığı Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından, milli park alanı olarak tescil edilmiştir. İlçe merkezine 15 km. uzaklıkta olup, yolu asfalt değildir. Akpınar köyü sınırları içindedir. Bölgede: Akpınar isimli memba suyu bulunmaktadır. Yüksek rakımda olması nedeniyle, havası ve suları mükemmeldir.
OLUKLU TEPESİ
Karamürsel-İznik kara yolu üzerinde olup, İlçe merkezine 7 km. uzaklıktadır. Karamürsel-İznik kara yolu üzerindedir. İzmit körfezi ve Marmara denizinin bir bölümü, buradan muhteşem gözleniyor. Burada piknik yapmak mümkün, güneş ve temiz hava nedeniyle, insanlar burayı yoğun olarak tercih ediyorlar. Aynı zamanda “Aşıklar Tepesi” olarak da biliniyor.
KARAMÜRSEL BEY, DENİZ EĞİTİM MERKEZİ KOMUTANLIĞI
İlçe merkezine 7 km. uzaklıkta, Yalova yolu üzerindedir. Burada: II. Dünya Savaşı öncesinde İngilizler tarafından uçak pisti yapılmıştır. Daha sonra ise, 1955 yılında, burada, Amerikan Hava Kuvvetleri İstihbarat Servisi görev yapmıştır. 1958 yılında ise, ortak savunma tesisleri olarak gündeme gelmiştir.
Bu tesisler, takip eden dönemde, yani 1979 yılında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığına tahsis edilmiştir. Duyduğuma göre: Amerikalılar gittikten sonra, bu hava alanını kullanmak mümkün olmamış. Çünkü: çok önemli bir parçayı, söküp götürdükleri söyleniyor.
Ama: “Elephant Cage” isimli bir hava alanının direkleri, Karamürsel ilçesinin her yerinden görülebiliyor. Ayrıca: buraya, Amerikalılar tarafından yapılan binalar, 1999 depreminden zarar görmemiştir.
Özellikle, kütüphane binasında, en ufak bir hasar bulunmadığı söyleniyor. Türk Deniz Kuvvetleri personelinin eğitimleri, burada yaptırılmaktadır.