Yeni Asur döneminde 3 büyük başkentin yanında eyaletlerde de kentler vardı. Bu eyalet merkezlerinin en önemlilerinden biri de, günümüzde Suriye sınırları içinde bulunan Til Barsip’de (günümüzdeki ismi Tell Ahmar) idi.
Önceleri, Aramiler’in Bit-Adini Devletine başkentlik yapan Til Bar-sip, Fırat nehrinin doğu kıyısı üzerinde ve Kargamış’ın 20 km kadar güneydoğusundadır.
Assur ile Suriye arasındaki Guzana, Harran ve Hadatu gibi kentleri dolaşarak gelen önemli bir yolun stratejik konumlu bir noktasında kurulmuştur.
9 yüzyılın ortalarında, II Şulmanu-aşerid tarafından Assur eyalet merkezi durumuna sokulan kent, bu tarihten sonra, fatihinin adına göre Kar-Şulmann-ayerid olarak adlandırılmıştır.
Güneyden Fırat, kuzeyden ise 2 km uzunluğunda surlarla çevrili olan Til Barsip’in planı: kabaca yarım daire biçimindedir. Taş temel üzerine kerpiç duvar yöntemiyle yükseltilmiş olan surların kalınlığı 11.5 metreyi bulur. 8.5 metrelik aralıklarla payanda görevi yapan çıkıntılara sahip olan bu sur üzerinde, 3 ana geçit bulunmaktadır. Bunlardan sadece kuzeydoğudaki günümüzde görülebilmektedir. İki kuleli olan bu kapı geçidinde nöbetçi odaları ile geçidin iki yanında, yükseklikleri 2.5 metreyi bulan taştan koruyucu aslan kabartmalarına yer verilmiştir. Bunların üzerine, ad ve unvanları sonradan kazılarak silinmiş olmakla birlikte, eyalet valisi Şamşi-ilu’nun yazıtları kazılıdır.
Saray:
Til Barsip Sarayı kentin güneyinde bir tepe üzerindedir. Aslında 9 yüzyılda III Şulmanu-aşerid tarafından kurulmuş olmalıdır. Ancak sarayın esas kullanımı 8 yüzyılın ortalarına, Assur’un en bunalımlı günlerinin yaşandığı bir döneme denk gelir. Til Barsip Sarayı yoğun bir biçimde IV Şulmanu-aşerid, III Aşur-dan ve V Aşşur-nimari çağlarında kullanılmıştır. Bu sarayda oturan kişi ise, güçsüz Assur kralları döneminde turtanu olarak İmparatorluğun gerçek yöneticisi durumuna giren Şamşi-ilu’dur.
Mimarisi daha sonraki dönemlerde tadilatlarla değiştirilmiş ve en eski bölümü kuzeydoğuda olan sarayın günümüze kalabilmiş bölümü 130 x 70 m boyutlarında ve dikdörtgen planlıdır. Ana yapıya kuzey duvarının kuzeybatı ucundaki iki büyük kule ile korunan bir geçitle girilebilmektedir. Tüm kompleks, her biri tabanı taştan levhalarla döşeli bir avluya sahip üç birimden oluşur. Batıdaki avlu saray hizmetine yönelik odalarla kuşatılmıştır. Bu geniş avlunun düzenlenişi Kalhu ekal maşarti’sindeki avluları hatırlatır.
Öndeki avludan girilen ve dış avlu olarak nitelendirilen ikinci avlu kabul salonuna girişi sağlar. Orta ya da iç avlu durumundaki üçüncü avlu ise ana kabul dairesi ile iki büyük özel daireyi birbirine bağlar. Anlaşılacağı gibi, bir eyalet sarayı olmakla birlikte Til Barsip’te üç avlulu bir saray sistemi bulunmaktadır.
Ana kabul salonunda: taht, kuzey kısa duvarına açılmış bir niş içine yerleştirilmiş, iki basamaklı taştan altlık üzerinde durmaktadır. Bunun önünde ise odanın tabanında, hareketli mangallarla ilgili olarak, taştan ve yivli bir ray düzeni yer alır. 4.5 m kalınlığındaki taş temelsiz duvarları freskolarla süslü olan bu salondan, gerisindeki geçit holü yardımıyla iç avluya ulaşılır. Mavi, kırmızı ve siyah renklerle yapılmış olan frestolar tabandan 0.50 m yükseklikteki bitümlü bir süpürgelikten sonra başlatılmıştır. 1.50 m yükseklikteki ana sahneler ise göz düzeyine gelecek biçimde yerleştirilmiştir. En üstte geometrik, bitkisel ve koruyucu hayvan motifleriyle doldurulmuş, 2.30 m yüksekliğindeki frizler uzanır. Böylelikle duvarların 4.50 m karelik bir bölümü boyanmıştır.
Evet, bu şehrin kalıntıları tümüyle kazılmıştır. Sitadelden başka bir ekal maşarti’in varlığına işaret eden hiçbir iz bulunamamıştır. Aşağı kent konusunda hemen hemen hiç bir şey bilinmiyor.
