Portekiz, Lizbon, Fatima

7.944 kişi okudu!

Burası: Katolik Hıristiyanlar için dünya üzerinde, halihazırda en kutsal yerlerden birisi olarak kabul edilmektedir. Bir anlamda, mimari olarak “Vatikan” ı andırmaktadır.

Bu kutsal yer: Lizbon şehrine 123 km. ve Porto şehrine ise 187 km. uzaklıktadır. Ancak: Fatima bölgesi, birçok köy ve yerleşim yerini kapsamaktadır. Burada ikamet edenler “Leiria” bölgesinde yaşamaktadırlar.

Fatima İsmi:
Dünyanın en ünlü Hıristiyan yörelerinden birinin ismi: neden popüler bir Müslüman ismidir. Özellikle: Peygamberimizin kızının isminin de Fatima olması dikkat çekmektedir. Evet: söylenenlere göre: tarihi geçmişte, burada yaşayan “Fatima” isimli bir Müslüman kız: 10 km. kuzeydoğuda bulunan bir Hıristiyan şövalyesine aşık olur ve bu yüzden, yöreye “Fatima” ismi verilmiştir.

Evet, yörenin ismi konusundaki bu rivayetin ardından: yörenin, bu derece kutsal kabul edilmesiyle ilgili, yine anlatılan hikayelere yani söylentilere gelelim.

  

Söylentilere göre:
10 yaşındaki Lucia Santos ve kuzenleri, 7 yaşındaki Jacinta ve 9 yaşındaki Francisco Marto: ilk olarak 13 Mayıs 1917 tarihinde, “Cova da Irina” denilen bölgede, koyunlarını otlatırken, yağmur başlar ve çocuklar bir meşe ağacının altına sığınırlar. Bu sırada sığındıkları meşe ağacına yıldırım düşer ve meşe ağacının üstünde, elinde tespih bulunan, beyazlar giymiş bir bayan hayaleti görürler. Hayalete “Fatima Our Lady” ismi verilir.

Sonradan: Meryem’e ait olduğu düşünülen bu hayalet: çocuklara “korkmamalarını” söyler ve ardından “buraya bir kilise yaptırmalarını” tekrarlar. Bunun üzerine: çocuklar gördüklerini ve kendilerine söylenenleri, yaşadıkları “Alijustrel köyünde” köydeki din adamlarına anlatırlar. Lucia: hayaleti “güneşin yakıcı ışıkları ile delinmiş bir kristal camdan daha net ve daha güçlü ışıkları olan, güneşten daha parlak” olarak tarif etmiştir.

Din adamları önce çocuklara inanmaz ve defalarca çocukları sorgularlar. Hatta: 1917 yılında yaşanan bu olay, Portekiz’de ülke çapında, birçok tartışmaların çıkmasına neden olur. Ancak: çobanlık yapan, herhangi bir eğitim almamış ve küçük yaştaki 3 çocuğun: bu derece bir hayal kurmaları, hayal görmelerinin mümkün olmayacağı düşünülmüş olsa gerek, anlattıklarının doğru olduğuna kanaat getirilmiştir.

Takip eden süreçte: Meryem hayaleti: çocukların karşısına yine çıkar. 1917 yılında: Mayıs-Ekim ayları arasındaki dönemde, her ayın 13’ncü günü (13 Mayıs, 13 Haziran, 13 Temmuz, 13 Eylül, 13 Ekim) yine aynı yerde, hayalet çocukların karşısına çıkarak, onlara çeşitli kehanetlerde bulunur. (13 Ağustos, hayaletin görünme günü olarak kabul görmez ve o gün kutlanmaz, çünkü o gün çocukların kaçırıldığına inanılır)

13 Haziran 1917 tarihindeki ikinci görünmesinde: çocuklara iki ölüm kehanetinde bulunur. Lucia: “Melek’e hitaben: kısa sürede onları cennete alıp almayacağını sorduğunda, Melek: evet, ben yakında Jacinta ve Francisco’yu cennete alacağım” şeklinde cevap verir. Takip eden süreçte: Francisco Marto ve Jacinta: 1919 yılındaki İspanyol girip salgınında ölürler. 13 Mayıs 1989 tarihinde ise, Papa John Paul II tarafından aziz ilan edilirler. Hatta: Jacinta’nın aziz ilan edilen en genç şehit olduğu söylenir.

13 Temmuz 1917 tarihindeki üçüncü görünmesinde ise: Melek: gelecek hakkında kehanetlerde bulunur ve bunları çocuklara söyler. Bu kehanetler “üç sırlar” olarak tanımlanır. (Bu sırlar hakkında ayrıntılı bilgiyi aşağıda vereceğim)

Evet: her üç görünmede de: Melek hayaleti: çocuklara “günahlardan kurtulmak için çeşitli vaazlar verir” Bu vaazlarında, özellikle: kişisel ve dünya barışı için önemli şeyler söyler.

Olayın duyulması üzerine: 13 Ekim 1917 tarihinde, çocuklara hayaletin görüldüğü iddia edilen yerde: yaklaşık 70 bin kişi ve çeşitli gazeteciler toplanırlar.

Milagre do Sol-Güneş Mucizesi:
Evet: bu olayları duyan ve tartışmalara katılan Hıristiyanlar, olay yerini görmek ve belki de hayaletin görünme olayına tanıklık etmek için: 13 Ekim 1917 günü, Fatima bölgesinde toplanırlar. Toplanan kalabalık 70 bin kişiye ulaşır.
Derken, öğlen saatlerinde birdenbire yağmur başlar ve alanda bulunan insanlar sırılsıklam ıslanırlar, yerler çamur ve su dolar. Gökyüzünü kara bulutlar kaplar ve ardından, karanlık bulutlar kırılır ve güneş, gökyüzünde, bir opak, döner bir disk gibi ortaya çıkarak titremeye başlar. Bu manzara: aynı zamanda, gökyüzünde çok renkli ışıklar ve görüntüler ortaya çıkarır. Çevredeki bulutlar üzerinde gölgeler oluşur. Güneş, daha sonra zikzaklar çizerek, toprağa doğru ilerler.

Tüm bu olanlar: o anda, alanda toplanan ve olanlara tanıklık edenler tarafından: “dünyanın sonu geldi” düşüncesinin oluşmasına neden olur. Yağmur yağdığı hakkındaki gerçek: olaya şahit olanların giysilerinin ıslak olmasıyla izah edilmiştir. Ancak, bu seyircilerin giysileri ıslak olmasına rağmen, toplandıkları alanın zemini, aniden ve tamamen kurumuştur.

Bu görüntünün: yaklaşık 40 kilometrelik bir alanda izlendiği söylenmektedir ve yalnızca 10 dakika sürmüştür. Olay: Roma Katolik kilisesi tarafından da bir mucize olarak kabul edilmiştir. Hatta: alanda bulunan topluluğun içindeki üç çoban çocuk tarafından: Fatima Our Lady’nin hayaletini gördükleri söylenir.

Ancak: olayla ilgili eleştiriler de yapılır. Örneğin: güneşe uzun süre bakan topluluktaki insanların, optik etkileri, güneşin mucizesi gibi değerlendirdikleri söylenmektedir. Hatta: insanların gözlerindeki retina etkisinin de: oluştuğuna inanılan görüntülerle bağlantı kurulmaktadır. O yüzden fazla ayrıntıya girmiyorum, inanan-inanmayan var.

Üç sırlar:
Evet, üç sırlardan söz etmek gerekirse: Melek tarafından, çocuklara söylenen üç sır’dan ilk iki tanesi çocuklar tarafından: din adamlarına açıklanır ve din adamları: bu iki sırrı halka açıklarlar. Halbuki: halka açıklanan iki sır ve açıklanmayan üçüncü sır: yazılı değildir. 1941 yılında, Papa: Lucia’ya, kendisini azize ilan edebilmesi için, sırları yazılı hale getirmesini ister. Bunun üzerine, Lucia, aynı tarihte, her sırrı ayrı zarflar içine yazarak, Papa’ya teslim eder. Ancak: üçüncü sır yazılmamıştır. Leiria piskoposu: üçüncü sırrı öğrenmek istediğini söylediğinde, Lucia, bu üçüncü sırrı gizlice bir kağıda yazar ve 1960 yılına kadar açılmamasını istediği bu zarfı mühürleyerek kendisine teslim eder.

Birinci sır: cehennemin korkunç vizyonundan söz edilmektedir.

İkinci sır: I. Dünya savaşının bitiminin ardından, II. Dünya savaşının çıkacak olmasıdır. Bu kehanetinde, Meryem, Rusya’yı uyarmaktadır. Rusya’da: Çarlık Rusya’sının yıkılacağını, çünkü: bu dönemde, Rusya’da dine karşı saygının azaldığını, kiliselerin yıkılıp tahrip edildiğini ve bu yüzden Çarlık Rusya’sının yıkılacağını söyler. Yalnız: burada bir çelişki söz konusudur. Çünkü: Çarlık Rusya’sının yıkılmasının ardından kurulan komünist SSCB yönetimi: dine karşıdır ve bu dönemde, kiliseler kapatılmıştır. Yani:Meryem hayaletinin bu isteği konusunda bazı karışıklıklar bulunmaktadır.

Gelelim üçüncü sırra: Vatikan; 2000 yılı Paskalya dönemine kadar, bu üçüncü sırrı gizli tutmuştur. Çünkü: Lucia: söylenenlere göre, üçüncü sırrın, ancak: 1960 yılı sonrasında halka açıklanmasına izin vermiştir. Üçüncü sır: dediğim gibi, 2000 yılında halka açıklanmış, ancak beraberinde çeşitli çelişkili yorumlar da getirmiştir. Vatikan tarafından açıklanan bu üçüncü sır “ bir dağın tepesinde, bir haç dibinde, papanın gizli birçok piskopos ve rahiple birlikte, askerler tarafından öldürüleceği” dir. Tabii böyle bir durum gerçekleşmemiş, ancak Vatikan bu üçüncü sırra: 13 Mayıs 1981 tarihinde, Vatikan Aziz Petrus Meydanında, Mehmet Ali Ağca tarafından, Papa John Paul II’ye yapılan suikast girişimiyle” izah etmiştir. Hatta: daha da ileri gidilerek, Papa: Ağca’nın kendisine uzanan ve tabanca bulunan kolunun “Fatima Our Lady” yani “Fatima bölgesinde görülen Meryem hayaleti” tarafından saptırıldığını söylemiştir.

Bölgenin Hac Merkezi olması:
Bu en son güneş mucizesinin ardından, Portekiz hükümetinin karşı çıkmasına rağmen, Fatima köyü, Hıristiyanlar tarafından kutsal haç yeri olarak ziyaret edilmeye başlanır. Katolikler; yıl boyunca burayı ziyaret ederler. Ancak: 13 Mayıs ve 13 Ekim arasında buraya gelenler mucizeleri beklerler. Bazilikanın önündeki meydan 1 milyon kişiyi barındıracak büyüklüktedir. Vatikan şehrindeki Aziz Peter Meydanının, iki katı büyüklüktedir.

Lucia: rahibe olur. Lucia bir süre İspanya’da Dorothean manastırında rahibe olarak bulunur ve 1925 yılında, burada, yine Fatima Our Lady’nin hayaletini gördüğünü ve kendisine mesaj ilettiğini söyler. 1929 yılında ise, tekrar Fatima bölgesine geri döner. 1947 yılında ise, burada bir manastır yaptırır. Ömrünün geri kalan kısmını bu manastırda geçirirken, 97 yaşında, 13 Şubat 2005 tarihinde ölür ve ölümünden sonra Papa tarafından azizlik mertebesine yerleştirilir.

Yılın: Mayıs-Ekim ayları arasındaki bölümünde, her ayın 13’ncü günü: Fatima kasabası, binlerce hacı adayı tarafından ziyaret edilmektedir. Hatta bir inanışa göre: buraya hacca gelen hasta insanların iyileşerek geri döndükleri söylenir.

Öte yandan: Fatima Our Lady’sinin söylediği “bir şeyler elde etmek için acı çek” sözü üzerine, hacı olmak üzere buraya gelen insanlar, eski ve yeni kilise arasındaki 1-2 km. lik yolu, dizleri üzerinde, acı çekerek ilerlemektedirler.

 

GEZİLECEK YERLER:

       

ANA KİLİSE-OUR LADY OF BASİLİCA:
Merkezde bulunmaktadır.
1953 yılında :Neo-barok tarzında inşa edilen bu yanı: dünyanın en önemli Hıristiyan dini turizm merkezlerinden birisidir. Proje: Hollandalı mimar Gerard Van Kriechen tarafından tasarlanır ve mimar Jaoa Antunes tarafından tamamlanır. İnşaat: 13 Mayıs 1928 tarihinde başlar ve ilk temel taşı: Evora Başpiskoposu Manuel de Canceiçao tarafından kutsanarak yerine konulur. Kasım 1954 tarihinde ise, Pius XII tarafından, buraya bazilika payesi verilir.
Bazilikanın boyu 70.5 metre ve genişliği 37 metredir. Yapıda: yerel taş kullanılmış olup, ayrıca çok sayıda mermer de kullanılmıştır.
Çan kulesinin yüksekliği 65 metredir ve üstünde bronz bir taç bulunur. Kulede, 62 adet döküm çan bulunur. En büyük çan ve tokmağının ağırlığı 9 tondur. Kuledeki saat ise, Bento Rodrigues eseridir.

Bazilikanın önünde: pirinçten yapılmış “İsa” anıtı bulunmaktadır. Anıt: 13 Mayıs 1932 tarihinde, burayı ziyaret eden bir hacı tarafından yaptırılmıştır.

 

Bazilikanın içine, ana kapı üzerinde, bazilika girişinde “Our Lady” temsil eden bir mozaik bulunmaktadır. Bu mozaik: Vatikan atölyelerinde yapılmış ve Papa Pius XII’nin buraya gelişinde kutsanmıştır.

13 Mayıs 1958 tarihinde, Sister Lucia’nın tavsiyesi üzerine, bazilikanın cephe nişinde görülen “Meryem” heykeli, oraya yerleştirilmiştir. Heykel: 4.73 metre uzunluğunda ve 14 ton ağırlığındadır. Binanın içi: pembe, gri ve beyaz granit mermerlerle bezenmiştir. İç kısımda: ortada Fatima (buraya ismi verilen, en başta bölgedeki bir Hıristiyan şövalyesine aşık olduğu söylenen Müslüman kız) nın ve çobanlık yapan, Fatima Our Lady’ni gören üç çocuğun mezarları bulunmaktadır. Ancak, mezarlar konusunda da çelişkili bir durum var. İlk ölen iki erkek çocuğun, bölgede tam 6 tane mezarı bulunduğu söyleniyor. Şapelde bulunan mezarların üzerinde: çobanlıkla ilgili betimlemeler bulunuyor.

Her yıl 7 milyon civarında insan tarafından ziyaret edilmektedir. Zaten, bazilikanın önündeki meydan, aynı anda 1 milyon kişinin ibadet edebileceği şekilde düzenlenmiştir.

  

HOLY TRİNİTİ BAZİLİKASI:

Fatima bölgesindeki bu büyük ibadethane: yeni kilise olarak da tanınmakta olup 19 Haziran 2012 tarihinde açılmıştır. Ana kilisenin karşısında, 1-2 kilometre uzaklıktadır. Hacılar, aradaki bu uzaklığı, dizlerinin üzerinde ilerleyerek geçerler. Çünkü; Fatima Our Lady’nin hayaleti: çoban çocuklara verdiği vaazda “bir şey elde etmek istiyorsanız, acı çekmelisiniz” demiştir. Hacı olmak isteyenlerde, dizlerinin üzerinde ilerleyerek sözüm ona acı çekiyorlar.

Kiliseden içeriye girdiğiniz anda, karşınıza, duvarda altın sarısı rengin hakim olduğu ve havarilerin yer aldığı çok büyük bir mozaik çıkıyor. Hemen önünde ise, İsa’nın çarmıha gerilmiş biçimde bir heykeli görülüyor. Fatima bölgesine yolunuz düşerse, buraya mutlaka gitmelisiniz

PAUL VI PASTORAL MERKEZİ:
13 Mayıs 1967 tarihinde, hacı olmak üzere buraya gelen, Papa onuruna, bu merkez açılmıştır.
Bu merkezde: toplantı, konferans, konser ve diğer etkinlikler için hizmet etmek üzere yerler bulunmaktadır. Yani, bir anlamda: dini, kültürel ve bilimsel bir merkezdir. Kiliseden öte, bir devasa konferans salonunu anımsatmaktadır. Tertemiz ve çok sadedir.
Yapının temel taşı: 13 Mayıs 1979 tarihinde: Kardinal Franjo Seper tarafından kutsanmış ve mimar Carlos Loureiro Porto tarafından tasarlanmıştır. Merkez içindeki bölümlerde, birçok dini temalı heykeller bulunmaktadır.

        

 

CAPELİNHA DAS APARİÇÖES-APPARİTİONS ŞAPELİ-APPEARANCES CHAPEL:
Burası: Fatima Our Layd ismi verilen hayaletin, üç çocuğa ilk göründüğü yerde kurulan bir şapeldir. Bazilikanın önündeki meydanın köşesinde bulunmaktadır.
Şapelde: birkaç metre yükseklikteki “Our Lady” heykeli bulunuyor.
Burası: Fatima bölgesinde inşa edilen ilk ibadet yeridir. Şapelin yapımına: 15 Haziran 1919 tarihinde başlanmış ve 13 Ekim 1921 tarihinde açılmıştır. İlk yapıldığında, kaya ve kireçtaşından yapılan şapelin boyu 2.8 metre, genişliği 3.3 metre ve yüksekliği 2.85 metredir. A
6 Mart 1922 tarihinde dinamitlenen şapel, aynı yıl yeniden daha büyük boyutlarda yapılmıştır. 1982 yılına gelindiğinde ise, Papa John Paul II’nin ziyareti sırasında, büyük bir sundurma inşa edilmiştir. 1988 yılında, Rusya-Kuzey Sibirya’dan getirilen: dayanıklılığı ve hafifliğiyle önem kazanan bir çam ile, çevre kaplanmıştır.
Burada: 1981 yılındaki suikast girişiminden sonra, Papa John Paul II’nin vicudundan çıkarılan mermi çekirdeği bulunmaktadır.

 

WAX MUSEUM:
Burada; balmumundan yapılmış figürler ile, 28 sahnede, yörenin hikayesi canlandırılıyor.

BERLİN ANITI:
Sanctuary girişinde, güney tarafta bulunan bir anıttır. Anıt “Berlin anıtı” olarak da bilinir. Almanya’dan Portekiz’e göçmen olarak gelen: Bay Virgilio Casimiro Ferriira: Berlin duvarının yıkılışı ve komünizmin çöküşü nedeniyle, Tanrının müdahalesine minnettarlığının ifadesi olarak bu anıtı buraya yerleştirmiştir.
Anıt: 2600 kilo ağırlığında ve 3.60 metre yüksekliktedir. Genişliği ise 1.20 metredir. Anıtın tasarımı mimar J.Carlos Loureiro tarafından hazırlanmış ve 13 Kasım 1994 tarihinde açılmıştır.

RETREAT HOUSE:
Burası da, bölgedeki birkaç şapelden biridir. Burada: yıl boyunca, sayısız faaliyetler düzenlenmektedir. Buranın lobisinde, heykeltıraş Teixer Lopes tarafından yapılan “Our Lady” heykeli ilgi çekmektedir.

VALİNHOS:
Sanctuary bölgesine 3 km. uzaklıktadır ve bir anıt ile işaretlenmiştir. Anıt: 19 Ağustos 1917 tarihinde açılan bir Meryem heykelidir.

FRANCİSCO VE JACİNTA EVİ:
Çoban çocukların yaşadıkları ev: ziyarete açıktır.

    

CASA DE LUSİA:
Çoban çocuklardan Lusia’nın doğup büyüdüğü evdir. Evin hemen arkasında “Shepherd of” denilen yerde, 1916 yılında, hayalet “Barış Meleği” olarak Lusia’ya görünmüştür.

ALJUSTREL MUSEUM:
Burası: Sanctuary’den 2 km uzaklıktadır ve Lucia: burada doğmuştur. Günümüzdeki bu konut: Ağustos 1992 tarihinde ziyarete açılmıştır. Müzede: mutfak eşyaları, iş elbiseleri, mobilyalar ve dönemin araçları sergilenmektedir. Yani, bir anlamda, o dönemin bir aile yaşamı betimlenmektedir.