Fas Otel

Fas Otel

Fas Otel: Fas’ta, her tür otel bulmak mümkün. Çok muhteşem ve zengin otellerde var. Ben; kaldığım sürede, dört yıldızlı otellerde kaldım. Bu nedenle, buralardaki yaşamı anlatabilirim. Evet, dört yıldızlı oteller pek makbul değil idi, demek ki üç yıldızlı oteli kesinlikle düşünmemek gerek.

4 yıldızlı bir otel

Dört yıldızlı otel: yerlerde halı/kilim benzeri herhangi bir şey yok. Klimanın arızalı olması mümkün. Arızalı klima ve soğuk bir gecede, yedek battaniye bulunmaması, sabaha kadar üşümenize neden olabilir. Bu durumu, resepsiyona anlatmak istediğinizde ise, yine karşınıza İngilizcenin yeterli olmaması, resepsiyon görevlisinin sadece Fransızca biliyor olmasının yarattığı sorun, yani anlaşamama ortaya çıkıyor ve siz sabaha kadar, sıkıntınıza çare üretemiyorsunuz.

Yine de; dört yıldızlı otellerde, bunun dışında yaşanabilecek, asansörün katta kalması gibi sorunlar yanında, çok büyük sıkıntılar yaşamadan günlerin geçirilmesi mümkün.

Fas otel leri: Resepsiyonlar iyi, görevliler nispeten ciddi, ama dedim ya, dil sorunu yüzünden anlaşmakta bazen zorlanmamak mümkün değil. Otel resepsiyonundan mutlaka otelin adres kartvizitini alın.

Şehir haritası bulmanız mümkün değil, keşke olsa. Ayrıca; paranızı bozdurma işini de, otel resepsiyonundan yaptırabilirsiniz. Belge veriyorlar, bu incelik güzel. Otellerin kahvaltı olayını, yemek bölümünde anlattım, pek yeterli gelmedi bana. Sonuçta, kahvaltı diyorsunuz ama, oda kahvaltı üzerine anlaşıldığında, biz turistlerin kahvaltıda, öğle yemeğini de aradan çıkaracak şekilde, bol ve çeşitli kahvaltı arzusu bir gerçek. Bunu kim inkar edebilir.

Otellerde yaşanan sıkıntılar

Son otelde ise, yine dört yıldızlı, gecenin belli bir saatinde, tepenizdeki odadan gelen muhteşem gürültüler ile uyanabilirsiniz. Resepsiyona telefon edip, durumu izah etmeye çalıştığınızda, anlayıp duruma müdahale etseler bile, bu gürültüyü yapanların otel personeli olduğunu öğrendiğinizde, muhteşem bir sinir bozukluğu yaşamamanız elde değil. Ayrıca; bu otellerde, sabah erken kalkıp bir yere gitmeniz gerektiğinde, kahvaltı edebilmeniz için, önemli olan, onlara daha önce haber vermeniz değil, onların zahmet edip, sabah kahvaltıyı erken hazırlamaları gerekliliğini hissetmeleri, aksi halde, aç kalmanız mümkün.

Otellerde hizmet standardı

Dolayısı ile; Fas otellerinde belli bir hizmet standardı var elbette. Ama, bu standart, bizlerin gerek ülkemizdeki otellerde ve gerekse yurtdışındaki diğer otellerde yaşadığımız kalite standartlarına pek uygun değil.

Ben; otellerde ve özellikle yataklarda yaşanabilecek hijyen sıkıntısına karşın, yanımda yatak takımı (yastık kılıfı, çarşaf gibi) götürmeyi bile düşünen ve uygulayan biri olarak, otellerde karşılaştığım nispeten temiz yatak takımlarını görünce şaşırdım, yani yanınızda yatak takımı götürmenize gerek olmadığını düşünüyorum.

Her turistik yerde olduğu gibi, burada da önemli olan, otelin merkeze yakın olması. Merkezi ve turistik yerlere, yürüyüş mesafesindeki otellerde kalmak, tam bir ayrıcalık. Sağlanan hijyenin yeterli olması ve görevli personelin bilinçli olması, bir otelde bulunması gereken ve yetecek başlıca özellikler. Fas’taki otellerde; hijyen nispeten yeterli, ama personelin görev bilinci ve eğitiminin yeterli olduğu konusunda kuşkuluyum.

Üşümek denince, Fas’ta asla tüten bir baca göremezsiniz.

Faslı; üşümez, mevsimine uygun giyinir. Yoksa; ülkede, hiçbir doğal enerji kaynağı olmadan, ısınmak için ayırabilecekleri kaynak yok. Klimada yeterli gelmez. Klima dışında; kömür, doğal gaz vb. gibi enerji bulmak mümkün değil.

Daha öncede belirttiğim gibi; bu tür oteller yanında, Fas’ta zengin turist beklentisinin sonucu, muhteşem lüks otellerde bulmak mümkündür.

Fas Otelleri arasında, Merrakech şehrinde, sur içindeki otel, dünyanın en iyi beşinci otelidir.

Casablanca şehrindeki, “Hyat” oteli ise, gecelemenin 400 Euro civarındaki fiyatı ile, yanına bile yaklaşılmaz olarak düşünülen bir otel, ancak, duyduğuma göre, bu otelde, bu fiyata rağmen, kalabilmek için, önceden sıraya girmek gerekiyormuş. Yine de; Faslı hakkında hani diyorlar ya, zengin turist, para harcamayı bilen turist istiyor diye. Ben, şuna inanıyorum ki, zengin ve para harcamasını bilen turist isteği, büyük olasılıkla, yönetim kadrolarının beklentisi. Sokaktaki Faslının böyle bir isteğinin olduğunu pek sanmıyorum, çünkü, yaptıkları ve yapacakları küçücük bir hareket, bir faaliyet ve turizme yönelik, turiste yönelik bir durum için, minicik bir dirheme bile razılar, yeter ki turist versin. Bu mu, zengin turist beklentisi? Sokaklarda, caddelerde, şehirlerde o kadar yoğun dilenci var ki, o kadar çok sayıda çocuk kağıt mendil satmaya çalışıyor ki, nerde kaldı, zengin turist beklentisi.

Zengin turiste, muhteşem lüks otellerde çok iyi olanaklar yaratılabilir, peki, bu turist, otel dışına çıkınca ne olacak, ne görecek, ne yaşayacak?

Düşünebiliyormusunuz, Avrupa sosyetesinden, çok zengin bir iş adamı, Medina sokaklarında geziyor, bir kolundan bir satıcı tutup çekiştiriyor, diğer kolundan ise, bir dilenci tutmuş, dirhem istiyor. Hoş, bir kısım zenginin bu tür bir yaşam tarzını, bir idol olarak yaşamayı istediği de düşünülebilir, günlük hayat tarzında, bu tür bir yaşamın özlemi olabilir, bilmiyorum, zengin bir insanın, felaket meydanında, oturup demir bir sehpa üzerinde, salyangoz yediğini, yiyeceğini düşünemiyorum.

Fas Baharatları

Fas Baharatları

Evet, Fas denince akla, Fas baharatları geliyor.

Baharat dükkanlarının değişik ve güzel görünümü ilgi çekici. Ayrıca; çevreye yayılan kokularda cabası tabii.

Değişik tür baharatları görmeyi umuyorsunuz, ama pek yok. Deniyor ki, buradaki baharatlar, Türkiye’dekinden farklı. Bence, bu bir pazarlama taktiği. Bizim ülkemizde de, gayet güzel ve kaliteli baharatlar bulmak mümkün. Burada, özellikle, Fas’ı tanıdıkça sizin de hemfikir olacağınız bir husus var.

Faslı, daha öncede dediğim gibi, turizmde üçüncü boyutu aşmış. Yani; ben, şahsen bir baharatçıya gittiğimde, onun sattığı baharatın saf ve gerçek olduğundan kuşku duymadan edemedim. Yani; çok iyi ve kaliteli diyerek aldığınız veya alacağınız bir çörek otunun içinden, katkı maddesi olarak, kesinlikle ne olduğu belirsiz nesneler çıkabilecektir.

Hoş, belki de çıkmayabilir, ama kesinlikle olayın bu boyutunun gerçekçiliği konusunda iddialıyım. Çünkü; Fas’ta; para boyutu çok üst düzeyde gelişmiş, para kazanma hırsı aşırı.

Baharatlar

Bu baharatlar güzel, hoş görünüyor, hoş kokuyor. Ama dediğim gibi, içine katılan nesneler konusunda tereddüt olmaması mümkün değil. Dolayısı ile, baharat alırken, buna dikkat etmenizi öneriyorum veya dikkatten öte, bunu göze almanızı öneriyorum demek sanırım daha doğru olacak.

Felaket Meydanı

Baharatları; mahalli yemekleri tadarken zaten hissedeceksiniz. Felaket Meydanında, mutlaka mahalli yemeklerden tadın diye size telkinde bulunanlar, ertesi günü, Felaket Meydanında asla bir şey yenmez diye yorum yaparsa, sakın şaşırmayın.

Yine de, Fas’a gelip te, yerel yemeklerden tatmak için, en uygun yer, Merrakech şehrinde, felaket meydanı.

Baharatların genel özellikleri

Yemek öncesinde; domates ve çeşitli baharatlar ile yapıldığı düşünülen soslar, küçük tabaklar ile sunuluyor. Tadına bakıyorsunuz, bazıları zehir gibi tuzlu, bazıları ise, şekerli, tatlı. Değişik lezzetler. Unutmadan, Fas tam bir ekmek ülkesi. Ekmeğin her türünü, yani her tür undan yapılmış ekmeği bulmanız mümkün.

Özellikle; Medina’larda dolaşırken, eğer bir ekmek kokusu hissederseniz, bilin ki, yakınlarınızda bir ekmek fırını var ve mutlaka gidin, o fırını bulun ve fırından yeni çıkarılmış, sıcacık ve muhteşem lezzeti olan ekmeği tadın. Faslı için, yemeklerde ekmek vazgeçilmez.

Kokular

Evet, Baharatçı dükkanlarında, sizleri bekleyen diğer bir husus: güzel kokulu esanslar içeren ve sabuna benzer, sitiklerin bulunması. Amber, yasemin, lavanta gibi kokular veren, bu sabun benzeri stikler; daha önce de söylediğim gibi, giysi dolaplarında ve koltuk altı sitiği yani kokusu olarak, sürülerek kullanılıyorlar. Güzel kokular var. Bunları tartarak gram ile satıyorlar. Gramı, 1 dirhem (bazı yerlerde, gramı için 10 dirhem istenildiğini de görürseniz şaşırmayın) . 50 gramlık bir yasemin kokusunu; 50 dirheme satın alabilirsiniz. Mutlaka alın, ama fiyatını dengeli bulunca alın, gerçekten muhteşem kokular.

Tunus Nabul

Tunus Nabul

Bon yarımadasındadır.

Hammamed şehrine, 10 km. uzaklıktadır yani yaklaşık 15-20 dakika uzaklıktadır. Tunus şehrine ise: 67 km. uzaklıktadır. Şehrin nüfusu, 60.000 kişidir. Şehrin, yöresel ismi: Neapolis. Bu isim: İtalya-Napoli şehrinin kök adıdır.

Tunus Nabul

Bu şehrin en büyük özelliği

Seramik ve çini ürünlerinin, muhteşem güzel olması ile öne çıkmaktadır. Zaten şehre girerken heykeller görülüyor ve kavşaklarda da, çömlek satan yerler var.

Tunus Nabul

Şehirdeki birçok üretim yerinde: seramik ve çini olarak, geniş bir ürün yelpazesi sunuluyor. Özellikle: buraya yolu düşenlerin, mutlaka ve mutlaka “Çini vazo” satın almalarını öneririm. Aslında, taşıma büyük olasılıkla problem olabilir ama, gerçekten Nabul yöresinin çini vazoları muhteşem. Bu vazolarda kullanılan desenler: dinsel motifler yanı sıra, canlı renklerle işlenmiş çiçek ve ağaç figürleri olarak öne çıkıyor.

Tunus Nabul

Nabul şehri sokaklarında, bunların dışında: altın ve gümüş işlemeciliği, taş oymacılığı ve parfüm üretimi  de yaygındır. Ancak, elbette turistik bir yöre olan Nabul’da alışveriş yapmak için, belli ve ucuz bir yer, önermek isterim. Şehirde: Habib Temur Bulvarı üzerindeki, Artısanat denen yerde, yerel el sanatları, hem  daha çeşitli ve hem da daha uygun fiyatlarla satılıyor.

Nabul şehrinde

Nabul şehrinde,

Tüm bunların yanında: Bölgesel bir Müze de bulunuyor. Bu  müzede: Bon yarımadası çevresindeki kazılarda elde edilen, Kartaca heykelcikleri ve güzel mozaikler sergileniyor. Şehir merkezinden, yaklaşık 20 dakika yürürseniz, plaj kesimine inebilirsiniz. Yürümek istemezseniz, taksi en iyi alternatiftir ve seçin derim.

Tunus Nabul