UNESCO, Dünya Kültür Mirası Listesi

Mart 4th, 2012 tarihinde yayınlandı. | 269 kez okunmuştur.


UNESCO, Dünya Kültür Mirası Listesi

Okurlarım genellikle hatırlayabilirler, ben şahsen, UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesine” dahil edilerek koruma altına alınmış, tarihi ve kültürel varlıkları, yazılarımda özellikle belirtirim. Çünkü: UNESCO denilen örgüt, bu konuda çok hassas davranmakta ve koruma altına alınan tüm varlıklar, gezginler için önem kazanmaktadırlar.

UNESCO isimli örgütün bu kısaltılmış isminin açık anlamı: Birleşmiş Milletler Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütüdür.

Örgütün amacı: Dünyadaki kültürel ve doğal mirasın korunmasını sağlamaktır. Bu konudaki
ilkeler: 1972 yılında imzalanan “Dünya Mirası Sözleşmesi” ile belirlenmiştir. Bu sözleşme gereğince: Dünya Mirası Komitesi, yılda bir kez toplanmaktadır. Bu toplantıda: uluslar arası öneme sahip doğal ve kültürel varlıklara, uygun şartları taşımaları durumunda “Dünya Mirası” statüsü verilmekte ve bu varlıklar, tüm insanlığın mirası olarak kabul edilerek koruma altına alınmaktadırlar.

Listeye dahil edilerek koruma altına alınan eserlerin korunması için, üye 175 ülkenin katılımı ile oluşturulan, Dünya Miras Fonu kullanılır ve gerekli şartları yerine getirmesine rağmen sonradan bu şartları kaybeden eserler, Listeden çıkarılırlar.

Dünya Kültür Mirası Listesine alınmak için gereken şartlar (bunlardan en az 1 tanesinin olması gerekir):

Kültürel Miraslar için:
1. Kültürel bir gelenek veya yaşayan ya da kayıp bir uygarlığın tek veya en azından istisnai tanıklığını yapmak.
2. Yaratıcı insan dehasının ürünü olmalı,
3. Belli bir zaman ölçüsünde veya kültürel mekanda: teknolojisinin veya mimarisinin, anıtsal sanatların gelişimine, şehirlerin planlanmasına ve peyzajların yaratılmasına olumlu etkilerinin olması, insani değerler arasında önemli etkileşim göstermesi.
4. Evrensel anlamlar taşıyan: gelenekler, inançlar, fikirler veya sanatsal ve edebi eserlerle doğrudan veya dolaylı olarak bağlantılı olması.
5. Bir veya daha fazla kültürü temsil eden örnekler sunması, geleneksel insan yerleşimine veya toprağın kullanımına ait önemli örnekler sunması ve özellikle bu örneklerin, geri dönüşü olmayan değişimlerin etkisinde kalarak dayanıklılığını yitirecek olabilmesi.
6. İnsanlık tarihinin, bir veya daha fazla dönemini temsil eden, yapı tipi ve mimari ve teknolojik özellikleri barındırması.

Doğal Miraslar için:
1. Doğanın bir harikası veya eşsiz bir güzellik ve estetik öneme sahip olması.
2. Ekolojik ve biyolojik anlamda, henüz bozulmamış bir ekosistem ve hayvan ile bitki topluluklarına ev sahipliği yapması.
3. Bilim açısından önemli ve tehlike altındaki, doğal habitatlara ev sahipliği yapması.
4. Yaşamış canlıların kalıntıları açısından, dünyanın doğal tarihine ilişkin, eşsiz derecede önemli bilgilere sahip olması.

2012 yılı itibarı ile, bu listede bulunanlar ise, kültürel, doğal ve karma varlıklar olmak üzere, 936 adettir. Bunların: 725 tanesi kültürel, 183 tanesi doğal ve 28 tanesi karma eserdir.

Bu eserlerin en fazlasını gören de, bir Türk’tür ki, 600 eser, Atilla Ege Edremitli isimli bir Türk tarafından görülmüştür.

Listede en çok mirası bulunan ülke: İspanya’dır. İspanyanın, listede 43 eseri bulunmaktadır. Bunu 40 eser ile İtalya izlemektedir.

Bu listede, Türkiye’den: 10 kültürel ve doğal varlık bulunmaktadır. Bunlar:

Kültürel varlıklar:
1. İstanbul şehrinin tarihi alanları, (1985 yılında, Listeye dahil edilen bu alanlar: Topkapı sarayı, Yıldız sarayı, Süleymaniye camii ve çevresi, Zeyrek camii (Pantocrator kilisesi) ve çevresi kara suları, Bozdoğan kemeri ve Haliç)
2. Troya Arkeolojik Sit alanı (1998 yılında)
3. Divriği Ulu camii ve Darüşşifası, (1985 yılında)
4. Hattuşa-Boğazköy Hitit başkenti, (1986 yılında)
5. Nemrut dağı, (1987 yılında, Listeye dahil edilen Nemrut dağı, dünyanın 8’nci harikası olarak kabul edilmiştir)
6. Xantos-Letoon, (1988 yılında)
7. Selimiye camii-Edirne (2011 yılında)
8. Safranbolu, (1994 yılında)

Karma varlıklar (hem kültürel, hem de doğal miras olarak listeye alınanlar):
9. Pamukkale, Hierapolis-Denizli (1988 yılında)
10. Göreme Milli Parkı ve Kapadokya-Nevşehir (1985 yılında)

Bunların yanında, 2000 yılında onaylanan, Geçici Listede bulunan varlıklarımız ise şunlardır:

1. Bursa ve Cumalıkızık Osmanlı kentsel ve kırsal yerleşimleri: Kültürel varlıktır.
İlk kez: MÖ.200 yılında yerleşim görmüş olan Bursa: Roma ve Bizans dönemlerinin ardından, Osmanlıların ilk başkenti olarak, en görkemli yıllarını yaşamıştır. Osmanlıların, ilk 6 padişahı döneminde, şehirde yapılmış olan: 127 cami, 45 türbe, 34 medrese, 25 han, 37 hamam ve 14 imarethane bulunmaktadır. Bunlar ile, Bursa merkezi ve Osmanlıların Bursa şehrini fethi sırasında, lojistik destek görevi gören gelenekleri, geleneksel mimarisi ve yaşam biçimi ile, Osmanlı köyü olarak yaşayan Cumalıkızık köyü, adaylık listesindedir.
Özellikle. Bursa merkezinin bu listede yer alması, Türk-İslam mimarlığının, dünyaya tanıtımı açısından büyük önem taşımaktadır.

2. Konya (Selçuklu başkenti), Kültürel varlıktır.
12 ve 13’ncü yüzyıllarda, Selçuklu Türklerinin başkenti olan şehir, Selçukluların Asya’dan getirdikleri sanatsal öğelerin ve taş işçiliğinin en güzel ve görkemli eserlerini barındırmaktadır.
Konya kalesi, Alaaddin camii, Sırçalı medresesi ve birçok camii ve mezar yapısı, şehirdeki Selçuklu anıtlarının örneklerindendir. Halen yaşayan bir kent olarak, Selçuklu mimarisi, uygarlığı ve kültürel geleneklerinin tek örneğidir.

3. Alanya kalesi ve tersanesi. Kültürel varlıktır.
Alanya, Helenistik dönemlere tarihlenen kalesi ile, Roma, Bizans ve ardından Selçuklulara ev sahipliği yapmıştır. Kalede bulunan Selçuklu sarnıcı, Bizans kilisesi, Sultan Sarayı ve Selçuklu hamamı kalıntıları, geleneksel kent dokusuyla bütünleşmiştir. Tarihi Alanya Tersanesi ise, Selçuklular tarafından yapılmış ve bugüne dek, korunabilmiş tek tersane olma özelliğini taşımaktadır.

4. Selçuklu Kervansarayları. Denizli-Doğubayazıt güzergahı. Kültürel varlıklardır.
Orta Asya’daki göçebe Türk boylarının, geleneksel yaşam biçiminden esinlenilerek Selçuklu dönemi kültür ve mimarisinde önemli bir yer tutmuş olan kervansaraylar ve hanlar: bu dönemde çeşitlendirilmiş ve Anadolu mimarisini etkilemişlerdir.
Ülkemizin sınırları dışında Asya’ya kadar uzanan bu güzergah üzerinde yer alan kervansaraylar ve hanlar: Denizli-Doğubayazıt kervan yolu örneklenerek, Dünya Miras Listesine “Kültürel Peyzaj” olarak önerilmektedir.

5. İshak Paşa Sarayı-Doğubayazıt. Kültürel varlıktır.
18’nci yüzyılda inşa edilen ve Topkapı Sarayının küçük bir örneği olan bu saray, taş oymacılığı ve bezemeleriyle; hanlar ve kervansaraylar güzergahı üzerinde yer alması nedeniyle, İran’dan Anadolu Selçuklu Devletine, Gürcistan’dan Kafkasya’ya kadar, çok değişik kültürlerin izlerini taşımaktadır.

6. Harran ve Şanlıurfa Yerleşimleri. Kültürel varlıktır.
Peygamberler şehri olarak bilinen Şanlıurfa, Yukarı Mezopotamyanın bereketli topraklarında kurulmuş, tarihi bir yerleşimdir. Yöresel mimari ve geleneksel taş işçiliğinin en güzel örnekleri olan, çok sayıda tarihi, dini, resmi ve sivil mimari eserleri barındırmaktadır.
Şehrin güney bölümünde bulunan Harran ise, tarihi şehir surları, geleneksel konik çatılı evleri ve birçok İslam alimini yetiştiren “Harran İslam Üniversitesi” ile benzersizdir.

7. Diyarbakır kalesi ve surları. Kültürel varlıktır.
Diyarbakır kalesi 5500 metre uzunluğundaki surları ile, dünyada, Çin Seddinden sonraki en uzun ve en iyi korunmuş şehir surları olarak günümüze ulaşmıştır. Surlar, hala yaşattığı ortaçağ havası ile, Dünya Mirası Listesine önerilmektedir.

8. Mardin. Kültürel varlıktır.
Doğal yapısi ile, insan etkileşimi sonucu ortaya çıkan taş mimarisinin benzersiz dini ve geleneksel yapıları barındıran şehir, bir ortaçağ kenti görünümündedir. Bu görünümü ile “Kültürel Peyzaj” alanında, Dünya Miras Listesine alınması önerilmektedir.

9. Ahlat Eski Yerleşimi ve Mezar Taşları. Kültürel varlıktır.
Van gölü kıyısında bulunan ve tarihi Urartulara kadar giden Ahlat yerleşimi: Selçuklu dönemi taş işçiliği, inanışları ve yaşam biçimini en güzel şekilde yansıtan mezar taşları ve anıt eserleriyle, Dünya Miras Listesine adaydır.

10. Sümela Manastırı-Trabzon. Kültürel varlıktır.
Altındere vadisinin dik yamaçlarında, doğal yapı ile bütünleşen manastır kompleksi: tasarım, malzeme, mimarlık ve işçilik açısından eşsiz bir yapı olarak listeye önerilmektedir.

11. Alahan Manastırı-Antalya. Kültürel varlıktır.
MÖ.5’nci yüzyıl başlarında yapıldığı bilinen ve doğal yapı ile bütünleşmiş bu manastır, bir manastır ve ona bağlı kilise ile müştemilat yapılarından oluşmaktadır. Malzame, tasarım ve yapıdaki süslemeler ile, Bizans dönemi dini mimarisinin ender örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

12. St.Nicholas Kilisesi-Kültürel varlıktır.
MÖ.5’nci yüzyıla ait, bir Likya yerleşimi olan “Myra” antik kenti ve kenti bulunan “St.Nicholas kilisesi” kompleksi: farklı dönemlere ait yapıları barındıran Bizans dönemi dini mimarisinin önemli bir örneğidir.

13. St.Paul Kilisesi ve St.Paul Kuyusu ve çevresi. Kültürel varlıktır.
St.Paul’un doğum yeri olarak kabul edilen Tarsus: St Paul kilisesi ve kuyusu ile, ruhani bir merkez olarak mevcut kent dokusu ile bütünleşmiştir.

14. Kekova-Doğal ve kültürel varlıktır.
Akdeniz bölgesindeki Kekova adası: arkeolojik “Üçağız” ve “Kaleköy” yerleşmeleri ve adayı çevreleyen batık kentin yanı sıra, gerek görsel ve gerekse doğal özellikleri bulunmaktadır.

15. Güllük Dağı, Termessos Milli Parkı-Kültürel ve doğal varlıktır.
Denizden yaklaşık 1050 metre yükseklikte, Antalyanın kuzeyindeki dağlar arasında kalan gizli “Termessos” antik kenti, yerleşim biçimi, savunma sistemleri ile doğanın sunduğu imkanları en iyi şekilde kullanan antik dönem kentlerinden birisidir.

Evet, sonuç olarak: ülkemizdeki birçok tarihi kültürel ve doğal varlık, halen yıllar içinde müracaat edilmesine rağmen, Listeye alınmak için bekletilmektedir. Özellikle: mevcut 10 kriterden, 9 tanesinin gerçekleştirildiği “Hasankeyf” bölgesinin, Listede bulunmaması, Listenin hazırlanmasında görevli ülke temsilcilerinin radikal kararlar verip vermedikleri konusunda, büyük tereddütler oluşmasına neden olmaktadır. Hatta: Efes antik bölgesinin bile bu listede olmaması ilginçtir. Ama, aynı zamanda unutulmamalıdır ki, ülkemizde, tarihi kültürel ve doğal varlıklara, gereken önemin verilmediği de bir gerçektir.


Cevap

Sizde yorum yaparak görüşlerinizi belirtebilirsiniz.

Sorularınız veya önerileriniz için iletişim | Google Sitemap

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan .yer sağlayıcı. olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz .uyar ve kaldır. prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, iletişim yolunu kullanarak bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.

| Alexa | XHTML | CSS | Gezi | Gezi | Google

Creative Commons