Kanada, Ottowa

6.582 kişi okudu!

ottova.harika bir fotoğraf.kanal boyu.1

Şehrin nüfusu: 1.055.000 dir. Kanada’nın dördüncü büyük şehridir. Federal yapının: başkentliğini yapar. Aynı zamanda: G-8 ülkelerinin oluşturduğu birlikteliğin de başkentliğini yapar. Şehirde: yaşam kalitesi, son derece yüksektir.

Ottowa harika bir şehirdir. Her zaman klasik başkent denir, ancak Ottowa’da bir başkent havası almak pek mümkün olmaz. Yemyeşil bir kent. Evet deniz yok ama denizi aramazsınız. Göl ve nehirler var, kanal var. Manzaranın güzelliğini anlamanız için görmeniz gerek. Başkent değil ama tam bir tatil beldesi havası alınıyor. Sizi şehir rahatlatıyor ve gülümsetiyor. Ayrıca gezilecek bir çok yer var.

Şehrin, temel gelir kaynaklarından biri de turizm dir. Bu nedenle: turizm açısından: renkli anıtları, birinci sınıf müzeleri, seyir zevki veren su yolları ve zarif parklarıyla ünlüdür. Tüm yıl boyunca: turistik aktiviteler düzenlenir. Turistler: gerek yaz ve gerekse kış mevsimlerinde, bu şehirde yapacak bir şeyler bulurlar. Yazın: açık havada, müzik festivalleri düzenlenir. Kışın ise, yine açık havada, büyük eğlenceler yapılır. Özellikle: kışın, dünyanın en büyük buz pateni pisti buradaki kanalda oluşur ve Kuzey Amerikanın en büyük kış festivali düzenlenir. Bu büyük buz pateni pisti üzerinde: Kanada hükümet üyeleri ve bürokratlar: kışın işlerine giderken, donan Ridean kanalı üzerinde, paten ve kayak kullanırlar.

Ottowa şehri denilince, öne çıkan diğer hususlar ise şunlardır: Bu şehrin bizim yani Türkler açısında önemi: Kanada Parlementosunda kabul edilen “Ermeni Soykırımı” yasa tasarısı ve “Kara Mayınlarının imha edilmesi” hakkındaki uluslar arası sözleşme.

1 Mart 1999 tarihinde yürürlüğe giren anti-personel mayınların kullanılması, stoklanması, üretilmesi ve transferinin yasaklanması ve imhasına dair sözleşme: Ottowa Antlaşması adı altında, 131 ülke tarafından onaylanmış ve 146 ülke tarafından imzalanmıştır. Türkiye’nin de imzaladığı bu sözleşmeye: ABD ve Irak taraf değildir. Pentagon “kara mayını kullanma hakkını elinde bulundurmakta” olduğunu açıklamıştır.

ottova.hokey.1

Son olarak: Ottowa şehrinin, diğer Kanada şehirleri gibi: bir buz hokeyi şehri olduğunu ve Üniversitelerdeki eğitimin: gerek kalite ve gerekse ekonomik anlamda; Amerikan ve İngiliz üniversitelerinden daha önde olduğunu söylemek istiyorum.

ULAŞIM

Toronto’dan Ottowa’ya giderken yoğun trafiğe yakalanırsanız, biraz uzun bir sürede gidersiniz. Ancak normal şartlarda 6 saatlik bir otobüs ya da 2 saatlik bir tren yolculuğu ile bunu yapabilirsiniz. Sadece tren maliyetleri düşünülenin aksine çok pahalıdır ve büyük olasılıkla otobüs tercih etmelisiniz. Yolculuk uzun sürse de buna değer, çünkü Ottowa mutlaka görülmesi gereken bir şehirdir.

 

NE YENİR: Ottowa’da: en lezzetli yiyecek bir pastadır. Bu lezzetli pastanın adı: Beaver Tail.

ottova.genel.2

KENT İÇİ ULAŞIMI:

Merkezi hükümet binalarına ulaşımı engellemek üzere: caddelerin çoğu tek yönlü olarak düzenlenmiştir. Bu karmaşık sistem içinde: nehirler kıvrıla kıvrıla ilerler, kanallar tam bir karmaşa yaratır. Sonuçta: kent merkezine ulaşmak, sinir bozucu bir hale geliyor.

Ayrıca: caddelerin numaralandırılmasında herhangi bir düzen yok. Bu yüzden: adres ararken ve gezerken dikkatli olmak gerek, kaybolabilirsiniz.

ottova.genel.1

PARLEMENTO BÖLGESİ:

PARLEMENTO BİNALARI:

1916 yılında, büyük yangından sonra, restore edilmiş. Neo-Gotik tarzda, etkileyici bir yapıdır. Parliament Hill (Parlemento Tepesi) olarak bilinen bir kayanın üzerine kurulmuşlar ve Ottowa ırmağına hakim konumdadırlar.

PEACE TOWER:

Dört tarafında saatler var. 53 adet çanı ve 98 metre yüksekliğindeki kulesi, hemen göre çarpıyor. I. Dünya Savaşı anısına yapılmış, merkez blokun önünde inşa edilmiştir. Kulede: bir gözlem terası var. Hemen saatlerin altında ve kentin bütün güzelliklerini gözler önüne seriyor. Asansörle: buraya çıkın.

Buradaki geziniz: Senato ve Avam Kamarasından başlıyor.

PARLEMENTO KÜTÜPHANESİ:

Merkez blokun kuzeyinde: cam kaplamalı bir yapı. 1916 yılındaki yangından, mucize eseri kurtulmuş. Muazzam Gotik kubbenin hemen altında, Kraliçe Victoria’nın mermer bir heykeli var. Tanrıçaları andıran bu heykelin çevresinde: Kanada’nın eski başbakanlarının heykelleri sıralanıyor.

ottova.meclis tepesinde muhafız değişimi.1

Parlemento Tepesi: sık sık: Valinin Muhafız Alayındaki; 125 askerle yapılan, muhafız değişiminin tantanası ile yankılanıyor. Bunu görmek isterseniz: saat: 09.45 de orada bulunmanız gerek. Parlemento binalarında: yaz akşamlarında, ses ve ışık gösterileri yapılıyor. Bu gösteride: İngilizce ve Fransızca  dönüşümlü olarak, Kanada tarihi, 30 dakika süre ile anlatılıyor.

ottova.saunders.1

SPARK STREET MALL:

Şehrin ilk asfalt caddesidir. Kentin, hatta ülkenin trafiğe kapalı ilk yaya bölgesidir. Burayı: sokak müzisyenleri ve palyaçolar şenlendirir. Alışveriş mekanının çevresi: lüks ofis binalarıyla çevrilidir.

BANK OF CANADA:

Kent St. ve Bank St. arasındadır. 12 katlı ve aynalı yapı, Arthur Erickson imzasını  taşıyor. Muhteşem zarif bir yapı. Binanın bakır iskeletinin yüzeyindeki yeşil bakır bölüm: Parlemento binalarının bakır çatılarına, bir saygı duruşudur.

İçeride: bir müze var.

CONFEDERATİON SQUARE:

Trafikteki izdiham nedeniyle: halk arasında, kargaşa meydanı diye biliniyor. Üç taraflı bir meydan. Burada: I. Dünya Savaşına katılan, 22 asker ile bir at’ın çektiği top; heykelinden oluşan “National War Mermorial” a dikkat edin.Çok ilginçtir ki: bu anıt: İngiltere kralı VI. George tarafından, I.Dünya Savaşı başlamadan, yalnızca üç ay önce, buraya gönderilmiş. Yine: meydanda, bir sanat merkezi var.

NATİONAL ARTS CENTRE: 1969 yılında inşa edilmiş. Meydanda bulunuyor. Başkentin: bale, opera ve tiyatrosunu bünyesinde barındırıyor. Ancak: Rideau Kanalına nazır, yazlık bira bahçesi; çok rağbet görüyor.

Meydanın: kuzey tarafında, bir otel var.

CHATEAU LAURİER OTELİ: Demiryolu otelidir. Kanada Pasifik tarafından inşa edilmiştir. Rönesans kalesi tarzındaki yapı, 1912 yılında bitirilmiştir.

ottova.harika bir fotoğraf.kanal boyu.2

RİDEAU KANALI:

Ottowalılar; Ottowa ırmağından, Ontario Gölüne kadar, 200 km. boyunca akan kanalın: kışın “dünyanın en uzun kayak pisti” olduğunu söylerler. Burada 20 km lik kanal üzerinde paten yapılıyor. Yaz aylarında ise, kanalda: tekne turları ve kano gezintileri düzenlenir. Ayrıca: bisiklet kiralayarak, kanal boyunca gezinebilirsiniz. Sakın bu deneyimi yaşamadan dönmeyin. Paten bilmiyorsanız naylon poşetler de bence işinizi görür.

otova.rideau kanalı.1

DOWNTOWN RİDEAU: Şehrin, alışveriş, sanat ve tiyatro bölgesidir. Alışveriş yapanların favorisi olan 180 mağaza ve 300 den fazla ev parekendecisi, cadde boyunca yerleşmiştir. Ayrıca, burada sanat mahkemesi var. Ottowa Sanat Galerisi ve Ottowa Küçük Tiyatrosu ile Ulusal Sanat Merkezi buradadır.

Rideau Kanalının, öteki yanında: Parlemento semtinin yakınında: bir market var.

ottova.şehir.genel.1

BYWARD MARKET:

Bu market: Sussex Drive’ın bir blok doğusunda ve Rideau Street’in  kuzeyindedir. Burası: 1846 yılından bu yana: kent merkezinin en sevilen buluşma mekanıdır. İlk yıllarında: çevredeki çiftlikler için, burada bir takas dairesi işlevi görüyormuş. Tezgahlardan yalnızca bir tanesi: 1846 yılından kalma, çünkü Pazar yeri restore edilmiş ama yinede 19. yüzyılın atmosferi büyük ölçüde korunuyor. Burada: güzel bir kahvaltı yapabilirsiniz. Çünkü: zengin sebze ve meyve tezgahları var. Ayırca: bitki ve çiçek satılıyor. 100 civarında satıcı var.

Üstelik: her gün açıktır (Pazar günleri dahil). Bu da muhteşem bir özellik, çünkü, bu şehirde, memurlar akşam evlerine gidince, her yer kapanır. Günümüzde: burada: 80 restoran ve kafe, gelişen bir gece hayatı var.

ottova.bank street.1

BANKA STREET PROMENADE:

Burada: 500 dükkan, barlar, restoranlar ve gece kulüpleri ve özel mağazalar var. Alışveriş için bu caddenin geniş kaldırımlarında:  modayı kapsayan, elektronik ve ev dekorasyonu ve çok daha fazlasını bulabilirsiniz. Aynı şekilde: kahvaltı ve akşam yemekleri için: Ortadoğu mutfağı, pizza, kahve dükkanları ve daha fazlasını bulabilirsiniz.

ottova.glebe.1

GLEBE:

Banka Street’in biraz güneyindedir. Yerel restoranlar ve alışveriş mağazaları var.Burada: alışveriş için, moda mağazaları ve butikler var. Ayrıca: İtalyan, Hint ve Meksika restoranları bulunuyor. Kışın, buradan, Kanal Skateway’a kolayca ulaşılır.

ottova.chinetown.1

CHİNATOWN:

Şehirde: Somerset West’dedir. Asya mutfağından lezzetler sunan restoranlar vardır. Alışveriş için odak noktasıdır. Dükkanlardan alışveriş yapabilir ve Uzakdoğu ürünleri ve gıdalarını keşfedebilirsiniz.

ottova.downtown rideau.1

SUSSEX DRİVE:

Cadde: Ottowa ırmağı boyunca, şehirde: büyükelçilik ve bakanların evlerinin bulunduğu, kentin en şık mahallesine doğru uzanır. Cadde üzerinde: büyük geçit törenleri yapılır. Ayrıca: şık butikler, restoranlar ve sanat galerileri var.

NOTRE-DAME BASİLİCA:

Burası bir kilise. Neo-Gotik tarzda bir yapıdır. Katedralin sivri uçlu kulesi: 1858 yılında yapılmıştır. Katedralin tamamı ise: 1890 yılında bitirilmiştir. Quebecli heykeltıraşlar: Louis Philippe Hebert, Philippe Parizeau ve Flavien Rochon tarafından: kilisenin: vaiz kürsüsü, koro bölmesi, orgun bulunduğu balkon ve rölyefler yapılmıştır.

NEPEAN POİNT PARK:

St.Patrick Street’den buraya saparak gelebilirsiniz. Burada bir heykel var. Quebec’in kurucusu: Samuel Champlain heykeli. Yanında: bir Huron yerlisi keşif eri bulunuyor. Heykel: Ottowa nehri boyunca, batıya bakıyor.

24.SUSSEX DRİVE:

Bu gri taş bina, yeşilliklerin arkasına saklanmıştır. Kanada Başbakanının konutudur.

RİDEAU HALL:

Yolun hemen aşağısındadır. Genel Valinin oturduğu, kraliyet resmi konutudur. Resmi durumlar dışında; çimenlerle kaplı geniş bahçelerde dolaşabilirsiniz. Aksi halde, zaten İngiliz üniformalı askerler izin vermiyorlar. Burada: Valinin kızağını ve kayak pistini de görebilirsiniz.

ROCKELİFFE PARK:

Cadde, daha sonra, mükemmel bahçelerin ve güzel malikhanelerin bulunduğu bu park çevresinde dolaşıyor. Parktaki araba yolunu takip ederseniz: Gözlem Yerine ulaşırsınız. Buradan: Ottawa ırmağının harika manzarasını ve Gatineau Nehrinin ağzını görebilirsiniz.

ottova.yüksek mahkeme.1

MÜZELER:

ottova.ulusal sanat merkezi.1

NATİONAL GALLERY OF CANADA:

Sussex Drive’da, Notre-Dame Basilica’nın hemen karşısındadır. Güzel bir mekan, buraya yarım gününüzü ayırmanız gerekir. Burada: Kanada sanatçılarının en seçme yapıtlarının yanı sıra, ülkenin en iyi klasik ve modern Avrupa sanatı koleksiyonları var.

Bina: cam ve çelik konstrüksiyon. Büyük salonun ve diğer galerilerin doğal gün ışığı ile aydınlatılmasını sağlıyor.

Galeride çeşitli koleksiyonlar var.

Avrupa Koleksiyonu: 14. ve 18. yüzyıl arasıdaki dönemin en önemli yapıtları arasında: Simone Martini’den “İskenderiyeli Azize Katerina”, Cranach’dan “Venüs”, Hans Buldung Grien’den “Havva, Yılan ve Ölüm”, Hans Memling’den “Bakire, İsa ve Aziz Antonius”, Bronzino’dan “Bir adamın portresi”, Annibale Carracci’den “Aziz Francesconun görüsü”, Rubens’ten “İsanın mezara konması”, Rembrant’tan “Ester Asheverusla konuşmaya hazırlanıyor” yer alıyor. 19. yüzyıl koleksiyonu: Turner, Constable, Pissarro, Monet, Degas ve Cezanne’nin çalışmalarını içeriyor.

Çağdaş Sanat Koleksiyonu:Amerikalı sanatçıların eserlerinden oluşan koleksiyonlarda: Jackson Pollock, Barnett Newman, Kenneth Noland’ın çalışmaları ön plandadır. Bu koleksiyonlardaki, Kanadalı sanatçıların en önemlileri: Guido Molinari, Yves Gaucher ve Michael Snow’dur.

Kanada Koleksiyonu: Bu koleksiyonda: ilk yerleşimlerdeki, gündelik hayatı ve manzaraları resmeden: 19. yüzyıl klasiklerinin yanı sıra: Tom Thomson ve Yediler Gurubunun en iyi çalışmaları var.

VİCTORİA MEMORİAL BUİLDİNG:

Metcalfe ve McLeod Caddelerindedir. 1841 yılında: jeolojik araştırmalarda gün ışığına çıkarılmış hazineler burada sergileniyor.

NATİONAL MUSEUM OF NATURAL SCİENCES: Binanın doğu kanadındadır. Buradaki en ilginç bölüm: Alberta’da yapılan kazılarda, ortaya çıkarılan: 75 milyon yıllık hayvanlara ayrılmış olan “Dinasaur Court” dur. Evet: burada, Kanada’nın zengin doğal yaşamını gözlemleyebilirsiniz.

NATİONAL MUSEUM OF SCİENCE AND TECHNOLOGY:

Laurent Boulevard’dadır. Bilimi: oyun ve eylence ile ele alan bir müzedir. Kanada’nın bu en büyük müzesinde: gökyüzüne bakabileceğiniz kocaman bir teleskop var. Müzede: ayrıca, antika arabalara ve en önemlisi, büyük buhar çağından kalma eski trenlerin büyük motorlarına da yer verilmiş.

NATİONAL AVİATİON MUSEUM:

Rockcliffe havaalanındadır. İlk uçan makinelerden başlayarak, iki ve üç motorlu uçaklarla ve dünya savaşlarında kullanılan büyük savaş uçaklarıyla, havacılık  tarihinin izleri sergileniyor. Ayrıca: Britanya İmparatorluğunun, 1909 yılında havalanan ilk uçağı “Silver Dart” da burada bulunuyor. II. Dünya Savaşından kalma, 3 hangarda: yaklaşık 100 tane uçak sergileniyor. Savaş uçaklarının bir çoğu: her yıl, Haziran ayının ikinci Pazar günü kutlanan “Havacılık günün”de: yeniden göklerde süzülüyor.

ottova.canada savaş müzesi.1

CANADİAN WAR MUSEUM:

330.Sussex Drive’dadır. Buradaki sergilemeler : ganimet olarak toplanan kafatasları ve yüzülmüş kafaderilerinin de sergilendiği: kızıldereli savaşlarıyla başlıyor. II. Dünya Savaşındaki “Normandiya Çıkartması” ile sone eriyor. Meraşal Göring’in: zırhlı Mersedes Benz aracı, modern bir savaş ganimeti olarak sergileniyor. Silahlar: kızılderelilerin savaş baltalarından, günümüzdeki uzun menzilli güdümlü füzelere kadar, çeşitlilik gösteriyor.

CURRENCY MUSEUM:

Kent ve Lyon Caddeleri arasındaki, 245 Spart Street’te bulunuyor. Burada: Pasifikteki Caroline Adalarından gelme, 3 tonluk, bir taş “sikke” bulunuyor. Müze: yerlilerin boncuktan ve denizkabuklarından yaptıkları paralar, kunduz postları ve battaniyelerin yanı sıra, koloni devrinde ve modern zamanlarda kullanılan, madeni ve kağıt paralarla dolu.

ottova.vistas.park

GATİNEAU PARK:

Ulusal başkentten yapılan kısa yolculukların en çok rağbet göreni: Ottowa nehrinden, Quebec’e doğru, araba ile, yalnızca 20 dakikadır. Yani: şehrin kuzeyindedir. Bu park: 36.000 hektar büyüklüğündedir. Ottowa vadisinin dik yamaçları boyunca: çok güzel manzaralar görmek mümkün. Zengin ağaç çeşitleri barındıran ormanlarıyla, bereketli bir doğal yaşama ev sahipliği yapar.

Park ismini: vadiyi keşfe çıkan ilk kişi olan, Fransız avcı Nicolas Gatineau’dan almıştır.

Bu parkta neler yapılabilir? İyi planlanmış doğal patikalarda, yürüyüş yapabilir ve bisiklete binebilirsiniz. Ayrıca: 5 tane halk plajı var. Buralarda yüzebilir, kano ve sandal kiralayabilirsiniz. Philippe ve La Peche göllerinde: balık tutmaya gidebilirsiniz. Güzel bir malikhane var “Kinsmere”, orayı gezebilirsiniz. Bu malikhanede: Kanada’da en uzun süre başbakanlık yapmış olan Willian Lyon Mackenzie King: ikamet etmiş. Bu şahıs: medyumlukla ilgileniyormuş. Bir kristal küre aracılığı ile ölmüş annesi ile konuşuyormuş. Gittiği ülkelerde: ıvır zıvır toplamayı seviyormuş. Malikhanenin bahçesindeki yıkıntılar arasında, II. Dünya Savaşındaki saldırıdan sonra, Kanada’ya getirilmiş Londra Avam Kamarası parçalarını görebilirsiniz.

Kışın: burada, yaklaşık 200 km. civarında kayak yolu bulunmaktadır ve kayak yollarının bu uzunluğu ile, Kuzey Amerikanın en büyüğüdür.

Kanada, Toronto

15.686 kişi okudu!

Şehir çok güvenli bir şehir olduğu için hangi saat olursa olsun korkmadan her sokakta yürüyebilir ve kaybolabilirsiniz.

Şehirde yollar Ontario gölüne dik ya da paralel ve hepsi birbirlerini dik kesiyor. Bu sayede nereye gittiğinizi çok kolay anlayabiliyor ve şehrin tadını korkmadan çıkarıyorsunuz.

İnsanlar yardımlaşmayı çok seviyor, bir sorunuz olduğunda çekinmeden sorup cevap alabilirsiniz.

 

ULAŞIM SİSTEMİ

Ulaşım sistemini anlamak oldukça kolay, metro ağı çok geniş ve kullanışlı tasarlanmıştır. Duraklar arası hep 4-5 dakika yürüyüş mesafesinde olduğundan metro yerine otobüs kullanmayı da seçebilirsiniz. Otobüsler ve tramvaylar metro istasyonları arasında gidip geldiğinden, yanlış bir otobüse bindiğinizde zamanınız varsa hiç sorun yaşamıyorsunuz.

Şehir içinde tramvaylar var. Otobüsler de sıklıkla görülüyor ve çok düzenli işliyorlar. Ancak metro her yerde. İnsanlar işlerinden çıkıyorlar ve binaların altındaki metro istasyonundan, hiç dışarı çıkmadan evlerine ulaşabiliyorlar. Tabii her binanın altında yok, ama çok yaygın. Metrolar yeni değil, ama eğer NY ile kıyaslarsanız çok yeni ve temiz. Ayrıca binaların altında niçin metro istasyonu olduğundan da bahsetmek istiyorum. Malum kışın Toronto’da hava oldukça soğuk. Böyle soğuk günlerde insanlar çok fazla dışarıya çıkmak zorunda kalmasınlar diye, resmen yer altı şehirleri kurulmuş. Mesela bulunduğunuz otelin altındaki geçitte bir yer altı alışveriş merkezi, devamında bir otopark, bir metro istasyonuna ve en sonunda da hiç yeryüzüne çıkmadan, şehir merkezindeki meşhur Eaton Center’a ulaşmanız mümkün olabilir.

 

YEMEK

Kanada tüm dünya mutfakları açısından inanılmaz zengin ve Türkiye’deki yabancı mutfaklara kıyasla çok daha uygun fiyatlı bir ülke. Yani Kanada’nın yemek kültürü bir harika. Her kültürün,  her ülkenin mutfağını görmek mümkün. Orneğin mutlaka Japon restoranına gitmelisiniz. “Tepenyaki” yani Japon ocakbaşı gibi bir şey, Türk ağız tadına ne kadar yakın ve ne kadar harika olduğunu göreceksiniz. Sadece Japon değil, Hint ve diğer Asya mutfakları, hatta özlerseniz Türk yemeklerinin bile tadına bakabilirsiniz. Ya da bize yakın olan doğu mutfağının. Yani seçenekler sınırsız, sadece deneyin.

 

GENEL

Toronto şehri, New York’a benzeyen bir şehir. Sadece NY’dan daha sakin, daha az insanın olduğu, daha nefes alınabilir ve çok daha güvenilir. Kanada suç oranının en düşük olduğu ülkelerden biri olduğu için Toronto gibi büyük bir metropolde bile gönül rahatlığı ile dolaşabilirsiniz.

Dev alışveriş merkezlerinin, plazaların girişinde bile güvenlik görevlisi, X-Ray cihazları yok.

 

TORONTO GEZİLECEK YERLER

1-Yonge Street üzerinde, güneye doğru, Harbourfront’a kadar yürüyün. Bu yol üzerinde şehrin en canlı ve önemli bölgelerini göreceksiniz ve genel bir şehir turunu yürüyerek tamamlamış olacaksınız. Bu yol üzerinde alışveriş için Dundas meydanında bir durup, ardından şehrin gökdelenlerle dolu finansal bölgesindeki hareketliliği görebilirsiniz. Resimlerde çok ihtişamlı görülen binalar arasında öylece geçip gidebilmek ilginç bir duygudur. Yonge Street’in sonunda Harbourfront yönünü gösteren okları izleyerek Ontario Gölü’nün kıyısına ulaşıp, Harbourfrant Centre’daki sanatsal aktivitelere katılabilir, ya da sadece gölü izleyebilirsiniz.

2-Şehrin her yerinde karşınıza çıkabilecek Tim Hortons dükkanlarından pek çok Torontolunun yaptığı gibi sabah kahvenizi alabilirsiniz. Kanada’nın milli kahvecisine dönüşen Tim Hortons dükkanlarında kahvaltılık ya da atıştırmalık pek çok gıda da var. “Mapple Dip donutları” nı ve akçaağaç şuruplu ekmekten yapılan sandviçleri mutlaka deneyin. Unutmadan, Kanada İngilizcesi sözcüklerine dahi giren “Double Double” sözü, iki krema ve iki şeker anlamına gelir.

3-Toronto, dünyadaki küreselleşmenin bir sonucu olarak pek çok farklı milletten insanın bulunduğu tam bir kozmopolit şehir. Çin, Kore, İtalya, Portekiz, Polonya ve Yunan mahalleleri kopuk tarzları ile Kanada’da her kültürün karıştığını kanıtlıyor.

4-Poutine. Kanada’nın Fransızca konuşulan Quebec Eyaletinden tüm ülkeye yapılan Poutine, üzerine peynir eritilmiş ve gravy sosu dökülmüş patates kızartmasından başka bir şey değil, ancak tahmin ettiğinizden çok daha farklı bir lezzet. Bunu fast food restoranları yerine temiz görünen bir sokak satısından almanızı öneririm.

5-Hediyelik eşya mağazaları genelde zincir ve oldukça pahalı ama size Toronto’yu hatırlatacak, sevdiklerinizin içini ısıtacak küçük şeyler almadan da dönmek olmaz. Bu yüzden alışverişinizi Union Station’dan sizi CN Tower, Rogers Centre ve Ripley’s Aquarium gibi önemli mekanlara götürecek olan Skywalk tünelinde ilerlerken solunuzda kalan Goddar’s Souvenir Express hediyelik eşya dükkanından uygun fiyatlarla yapabileceğinizi vurgulamak isterim. Bu dükkan genç bir bayan tarafından işletiliyor.

6-Niagara Şelaleleri, Toronto şehrine 2 saat uzaklıktadır. Niagara şelalelerinin bulunduğu kasaba çok keyifli ve zaman harcanarak gezilmesi gereken bir yer.

 

 

 

Kanada, Genel

9.909 kişi okudu!

Kanada; kent yaşamı ve vahşi kırların, en çarpıcı birlikteliklerini barındıran, uçsuz bucaksız bir ülkedir. Dünya içilebilir temiz su kaynaklarının % 10’nu bulunduran bu ülke, dünya nüfusunun ise, yalnızca % yarımını barındırıyor. Bu nedenle; sürekli bir göçmen hareketi söz konusu. Bu ülkede: gerçek Kanada vatandaşı bulmak çok güç, çünkü ülkede yaşayanların büyük çoğunluğunu: ülke dışından göçerek buraya yerleşmiş ve bu yerleşenlerin çocukları, torunları oluşturuyor. Ama: tüm bu kültür mozaiğini o kadar iyi kaynaştırmışlar ki, ortaya güzel bir toplum yapısı çıkmış. Göçmen olarak bu ülkeye giden insanlar; önceleri, yönetimin kendilerine dayattığı kurallarla yaşamaya pek alışamıyorlar, ama belli bir zaman geçtikten sonra, bu kurallı yaşama ayak uyduruyorlar ve mutlu olduklarını söylüyorlar. Sonuçta: Kanada, zengin bir ülke, petrol gelirleri açısından çok zenginler. Doğal kaynaklar muhteşem. Özellikle: küresel ısınma olayından en az etkilenecek bir ülke olduğu ortaya çıkmış. Ayrıca: Kuzey Buz denizinde, buzullar altındaki doğal kaynakların, küresel ısınma sonucunda ortaya çıkacak olması ve Kanada’nın bunlara sahip olması da, geleceğe dönük olarak, Kanada’nın, Kanada’lıların büyük avantajı.

Tüm bunlara rağmen: Amerikalıların alaycı tutumlarından, konuşmalarından ve yaklaşımlarından kurtulamamışlar. Ama, bir yandan da, kendilerini Amerika’dan, Amerikalılardan ayırma şansları yok. Zaten istemiyorlar galba. Çünkü: Kanadalıların % 80’i, Amerikan sınırına, yüz millik bir alan içinde yaşıyorlar. Yani: aslına bakarsanız Amerika ve Amerikalılar ile bütünleşmişler. Dünyanın korumasız en uzun sınırı: Kanada-Amerika sınırı, yani hiçbir koruma önlemi yok. Düşünün: Amerika-Meksika sınırında olanları. Ama, işte sonuçta, ekonomik olarak güçlü olmanın getirisi.

Amerika ve Kanada öylesine bütünleşmiş ki, Amerikalılar, NBA Basketbol Şampiyonlarının, sanki dünya şampiyonu olduğu havasını yaratmak için, NBA Ligine, Kanada takımı almışlar.

Evet, Kanada, hakkında, Kanada’nın coğrafyası, iklimi vs. tüm özellikleri hakkında, yazıyı okuyanları bıktırmadan, kısa bilgiler vermek istiyorum.

Amerika sınırı boyunca uzanan, bu endüstri toplumunun ardında: bitmez tükenmez yağmur ormanları, güçlü bir nehir-göl ağı ve tundraların içlerine dek uzanan sıradağlar var.

Buraya gelmek isteyenler için: Kanada: bütün yıl süren kar yağışı, kutup ayıları ve Eskimolar ile uzaklarda uluyan bir kutup kurdunun sesi eşliğinde; kamp ateşinin başında oturan oduncular  diyarıdır.

Temmuz ayına doğru, belki, buraya hala, otomobillerinin üzerindeki kayaklarla, önlerindeki uzun yolu, kara yakalanmadan gidebilmeyi uman, Amerikalı turistler gelir. Oysa, kara ulaşmak için fazla yol gitmeye gerek yok.

Pek çok Kanadalı için: kuzey, en kalabalık nüfuslu: Qubec ve Ontario eyaletlerindeki orman hattının ötesinde başlar. Hudson körfezinin oluşturduğu geniş kavis boyunca, Kuzey Manitoba ve Saskatchewan’dan kuzeybatı topraklarına kadar uzanan bölge: “Kanada Kalkanı” diye bilinen, büyük buz platosudur. Yer yer bataklıklar ve tundralarla kaplı arazi: engebeli ve kayalıktır. Daha ötede ise: kuzey kutbuna özgü, yıl boyunca buzu çözülmeyen, sert ve çok geniş bölge uzanıyor. Fakat: buzun altında: altın, gümüş, kurşun, tungsten, uranyum, petrol ve doğalgaz var. Bu zenginliklerin korunması için: yerli halklar ve Eskimolar, Federal Hükümet ile rekabet halindeler.

Evet, buradaki kentler, açık hava etkinlikleriyle uğraşmak isteyenler için: iyi fırsatlar sunarlar. Bazen, banliyödeki arabaların yanlarında: kano göreceksiniz.

Montreal: muazzam gökdelenleri, zarif, kırmızı tuğladan yapılmış malikhaneleriyle, güzel bir şehir. Yeni dünyanın modernizmi ile, eski dünyanın çekiciliğini birleştirmiş. Ticareti ve nüfusu hızla artan: Toronto’nun canlılığı, Avrupalılara, Amerikanın Kanada versiyonunu sunar. Toronto halkı: buranın daha temiz ve hoş olduğunu söylerler. Federal Başkent Ottowa: müzeleri ve devlet bürokrasisiyle tanınır. Pasifik Okyanusu ile dağların arasında ışıldayan Vancouver; dinlendirici bir zerafet sunuyor.

Kanada toprakları: Amerika, Fransa, Belçika ve Hollanda’nın toplamı kadar. Yalnızca ormanları bile, Fransa’nın, altı katı büyüklüğünde. Ancak: nüfusu çok az. Amerikanın nüfusunun, yalnızca  dokuzda biri kadar. Ve bu nüfusun çoğunluğu: ülkenin geri kalanı hakkında, çok az şey bilir. Çünkü: her yer birbirinden çok uzak.

19. yüzyılda: kıtayı boydan boya geçen “Kanada Pasifik Demiryolu” ve Atlantik’ten Pasifik Okyanusuna kadar, hiçbir trafik ışığında durmadan gidilebilen, daha yakın tarihli “Trans-Kanada Otoyolu” var. Bu yollar: ülkeyi, boydan boya geçmeyi sağlıyor ki, bunlar aynı zamanda, Kanada da, ulusal birliğin de temel sembolleri olarak kabul ediliyor.

Evet: doğuda: sert ve metanetli Newfoundland, Atlantik’ten esen rüzgarları alır. Buranın çekiciliği: engebeli kıyı boyunca, birbirine sokulmuş balıkçı köylerinden geliyor. Bu eyalet: yılın yarısından fazlasını; kar altında geçiren “Labrador” bölgesini de içine alır.

Deniz kıyısında bulunan eyaletler şunlardır ; Nova Scotia, Prince Edward İsland ve New Brunswick. Bunlar: iç kısımlardaki sakin çiftlikleri, meyve bahçeleri ve çam ormanlarıyla, daha gölgeli, kuytu ve zarif yerlerdir. Bu eyaletlerin “morinası” dünya pazarına sunulan başlıca balıktır. Ancak: Nova Scotia’nın yengeci, çok daha lezzetli bir deniz ürünüdür.

Qubec: : hem Kanada’nın ve hem de Amerika’nın hidroelektrik enerji ihtiyacını karşılayan, bir çok nehir var. Laurentide Kayalıklarını kaplayan ormanlar: kağıt hamuru, kağıt ve inşaat kerestesi sağlıyor.

Ontario: Kanada’nın merkezidir. Beş tane gölden oluşan “Büyük Göller”in: dört tanesini, Amerika ile paylaşır. Fakat: Niagara şelalesine en iyi ulaşım buradan sağlanır. Bunun yanında: Kanada endüstrisine ve ticaretine egemen durumdadır. Bölgede: sığırların otlayacağı bereketli çayırlar ve zengin maden (nikel, uranyum, demir, bakır, altın ve gümüş) yatakları var. Ayrıca: burada, ulusal başkent Ottawa’da var.

Manitoba ve Saskatchewan: Buralar çayırlık eyaletlerdir. Kanada için olduğu kadar, dünyanın geri kalan kısmı için de, tahıl ambarı işlevi görürler. Boylu boyunca uzayan buğday tarlaları; devasa tahıl silolarıyla kesintiye uğruyor. Tarlalar: Alberta içine kadar devam ediyor. Ancak buradaki “Kayalık Dağlar”: eteklerinde sığır çiftlikleri ve petrol sanayisini barındırarak öne çıkıyor.

Kayalık Dağlar: İngiliz Kolombiyası ile Kanada’nın geri kalan bölümü arasında bir engel durumunda. Ancak: eyaletin güney bölümü: Pasifik Okyanusuna karşı ülkenin en ılıman havasına sahip. Pasifik: “som balığı” açısından

zengin bir okyanustur. İç bölgelerin verimli vadilerinde: üzüm bağları ve meyve bahçeleri sıralanır. Ancak: İngiliz Kolombiyası’nın can damarı: kerestedir. Burada: ülkenin üçte ikisini kapsayan ve sürekli yeşil kalan ağaçların en muhteşemi olan “duglas göknarı” bulunmaktadır.

Evet, Kanada denilince, ülkemizde çoğu insanımız oraya eğitim için gidiyorlar. Çünkü: gerçekten eğitim Kanada’da; benzerleri olan Amerika ve İngiltereye nazaran: hem daha kaliteli ve hem daha ucuz. Yani: avantajları çok, elbette dezavantajları da var. Örneğin: havanın soğuk olması, iklimin olumsuzluğu. Dezavantajlar arasında, bir de, şu durum var.

Bu ülkenin eğitim grevleri ünlüdür. Öğretmenler greve gider ve okullar aylarca kapalı kalır. Oraya okumaya giden öğrenciler için, hem zaman kaybı, hem de maddi kayıt büyüktür. Ama grev yapan hiç kimse bu durumu önemsemez.

2006 yılında çıkan bir yasaya göre, yüksek lisans yapan yabancı öğrenciye çalışma izni veren ülke. Bunun dışında: Amerika’ya göre: buradan daha kolay oturum izni alınması ve yüksek lisans programlarında ders yükünün daha az olması, genellikle araştırma ağırlıklı programlar olması avanatj. Biraz önce söz ettiğim gibi, elbette dezavantajlarda var. Bunların başında da: iklim (vancouver şehri dışındaki bölgeler çok soğuktur), araba sigortalarının astronomik olması, iş imkanı ve maaşların daha düşük olması.

ULAŞIM

Uçakta hostesler “declaration card” isimli gümrük bildirim formu dağıtıyorlar. Bu kartta bulunan soruları cevaplandırmanız gerekiyor ve gümrükte değil, ama gümrükten sonraki çıkışta güvenlik görevlileri bu formu istiyorlar.

 

CEP TELEFONLARI

Eğer telefonunuzu yurt dışı görüşmelere açtırdıysanız, havaalanında iner inmez hat açılmadı diye paniklemeyin. Çünkü hattınız yaklaşık 20 dakika sonra kullanılmaya başlanıyor, yani aktif oluyor.

 

kanada.genel.4

COĞRAFYA:

Kanada’nın yüzölçümü: 10 milyon km. kareye yakındır. Kanada ve Amerika; Ontario, Erie, Huron ve Superior göllerini paylaşırlar. Kayalık Dağlar ve Kıyı Dağlarının biçimlendirdiği: Batı Cordillerası: Yukon’da bulunan Mount Logan (5951 m) ülkenin en yüksek tepesidir.

 

NÜFUS:

Kanada’nın nüfusu: 31 milyon civarındadır. Nüfusun, % 60’ının ana  dili İngilizcedir. Nüfusun: % 25’i ise: Fransızca, İtalyanca, Almanca ve Asya dillerini konuşur.

 

BAŞKENT:

Başkent: Ottowa’dır. Nüfusu: 1 milyonun üzerindedir.

 

BAŞLICA KENTLER:

Kanada’nın başlıca kentleri ve nüfusları şöyledir: Toronto (4.751.000), Montreal (3.480.000), Vancovur (2.048.000), Edmonton (944.000), Calgary (953.000), Winnipeg (681.000), Quebeck (689.0000)

 

PARA BİRİMİ:

1 kanada  doları= 100 sent. Yani: 1 amerikan doları, 10 kanada doları ediyor. 10 kanada doları; bizim 1.5 TL. ediyor.

 

YÖNETİM BİÇİMİ:

Kanada: İngiliz Uluslar Topluluğunun anayasal monarşi  düzenine dahildir. Kraliçenin atadığı, tamamen göstermelik bir genel vali bulunur. Başbakan ve kabinesi: en fazla 5 yıllığına seçilen ve 282 üyesi bulunan Avam Kamarasına hesap verirler.

104 üyeli Senato: Başbakanın önerisi üzerine atanır. Yukon; kuzeybatı toprakları ve Nunavut: doğrudan Ottowa’ya bağlı iken, 7 eyalet: eğitim, iskan ve doğal kaynaklar konularında, dikkate değer bir özerkliğe sahiptirler.

 

DİN:

Kanada’nın dinsel yapısı: Hıristiyan olmayan dinlerin oranının, son 20 yılda, 2-3 misli artmasıyla çeşitlenmiştir. Katolik: % 46, Protestan: % 36, Rum-Ortodoks: % 1.4, Yahudu: % 1.2, Budizm: % 0.6, Hinduzm: % 0.6, İslam: % 0.9 dur.

 

DİL:

Fransızca ve İngilizce : resmi dillerdir. Kanada İngilizcesi, büyük ölçüde Amerikan İngilizcesine benzer. Ancak Kanada Fransızcası: Fransız Fransızcasından farklıdır. Fransız kökenli eyalet olan Quebec eyaletinde, halk, basit bir Bonjour ya da Merci de olsa Fransızca konuşma çabanızı takdir eder. Birkaç Fransızca kelime kullanmak onların çok hoşuna gidiyor.

 

İKLİM VE GİYİM:

Kanada’da: yaz mevsimi, ülkenin pek çok yerinde sıcak, fakat kısadır. Pasifik kıyılarında, hava yaz boyunca yumuşak ve yağmurlu geçiyor. İngiliz Kolumbiyasını ziyaret etmeyi planlıyorsanız, yanınıza yünlü giysilerinizi ve yağmurluk almanız şart.

Hemen her yerde, kış sert geçiyor. Ağır bir paltonun yanı sıra, kar botları, şapka, atkı ve eldivenlere ihtiyacınız olacağı kesin. Kanadalılar, akşamları da günlük giysilerini giyerler. Bu ülkeye gittiğinizde, mutlaka dikkatinizi çekecektir: kar yağdığında, herkez, kanun gereği, kendi evinin önünü temizlemek zorundadır.

 

İNSANLARI:

Burada yaşayan insanların, pek çok ülkede olmadığı şekilde, vatan-millet aşkları var. Ülkelerinin marşlarını ezbere biliyorlar.

Eve girince Amerikalılar ayakkabı çıkarmazlar ama Kanadalılar çıkarıyorlar. Daha geleneksel bir aile yapısına sahipler.

Kanadalılar: hala, Mayıs ayı içinde, Kraliçe Victoria’nın doğum gününü: ulusal bayram olarak kutluyorlar.

İngiliz Kolombiyasında bulunan, Vancouver kenti: doğusundaki Kanada kentlerinden ziyade, komşu bulunduğu Amerikan kentleri olan: Seattle ve  San Francisco kıyılarına benziyor. Yine İngiliz Kolombiyasının başkenti Victoria: pek çok ingilizin tahmin edebileceğinden daha büyük ölçüde İngilizdir. Montrealliler: Paris’te olup bitenleri izlerken, Toronto halkı da; daha çok; New York, Detroit ve Chicago ile ilgilenir.

Ulusal kimlik: bölgesel rekabetlerle daha da zarar görüyor. Batı: refah içinde ve Ontario ve Quebec merkezli, geleneksel otoriteye karşı kendisini ispat etmeye çalışıyor. Atlantik eyaletleri yoksul.

Fransızca konuşan Kanadalılar: çoğunlukla Quebeck’te yoğunlaşıyorlar. Ancak: Ontario ve New Brunswick’te de azınlık durumundalar. Bunlar: ulusal nüfusun, yaklaşık % 25’ni oluşturuyorlar. Farklı  dilleri, onlarda güçlü bir kimlik bilincinin oluşmasına yol açmış. Bu farklılık: çağdaş edebiyatta ve sinemada, özellikle kendini gösteriyor.

Fransızca konuşmayan Kanadalıların hepsine birden: “Anglo” deniyor. Bunların içinde: 2 milyon Alman kökenli Kanadalı, 1 milyon İtalyan, yarım milyon Ukraynalı, 800 bin Çinli ve yüz binlerce: Hintli, Pakistanlı, Portekizli, Polonyalı ve Doğu Avrupa ile Kuzey Afrikalı Yahudi var. Emlak vergisi formları: Toronto’da: 6 farklı dilden yayımlanıyor. Bu guruplar: dinsel ve etnik geleneklerini sürdürüyorlar. Birçok gurubun: kendi gazete, radyo ve televizyon istasyonları var. Vancouver’de Çin Mahallesini: Toronto’da “trattoria”ları ve Montreal’de “Yahudi Şarküterileri”ni görebileceksiniz.

Nüfusun: İngiliz kökenli olduğunu iddia eden: % 41’nin: aslında İngiliz  değil: İskoç, Galli yada İrlandalı olduğu hemen fark ediliyor. Özellikle İskoçyalılar: bankacılık ve demiryolu işletmeciliğinin yanı sıra, kürk ve kereste ticaretinde hakim durumdadırlar.

Evet: sonuçta Kanadalılar: hala büyük ölçüde bakir kalmış olan topraklarında: bölgesel ve etnik rekabetlere rağmen, bölünmemişler ve birleşmiş olarak yaşamlarını sürdürmektedirler.

kanada.genel.3

ALIŞVERİŞ:

Kanada’nın her yerinde, modern alışveriş merkezleri bulunur. Ancak: en muazzamı: West Edmonton Shopping Mall.

Büyük şehirlerde: kadın ve erkek modası: Fransız, İtalyan, Amerikan ve Japon tasarımcıların etkisindedir. Çoğu, kendi butiklerini yada büyük mağazalarda özel tezgahlarını kurmuşlardır. Tasarımcıların giysi fiyatları: Amerikadakilere benzerdir. Ama: Avrupadakilerden, biraz daha yüksek olabilir.

Ülke dışına çıkarılan eşyaların: eyalet vergi iade değerini, mutlaka öğrenin. Elektronik eşya alırken, bunların ülkemizdeki voltaja uyumlu olup olmadığını mutlaka kontrol edin. Hatta: fişleri, üçlü olan elektronik cihazlar için, bir de dönüştürücü almanız şart.

Başlıca büyük mağazalardan: Eatons ve Bay (Hudson’s): büyük bir rekabet içindedir. Ama: kalite olarak birbirine yakındır. Kürk ve deri eşya arıyorsanız: bu konuda Bay’in; yüzlerce yıllık geleneği var. Bir zamanlar, Kızılderelilerin kalbini kazanan bu şirketin battaniyesi, gözde bir hediyelik eşyadır.

Bütün büyük şehirlerin, bir “bit” pazarı var. Bu pazarlar, genellikle, hafta sonlarında, rıhtıma yakın bölgelerde kurulur. Fakat bit pazarlarının en eylencelileri: İngiliz Kolumbiyasının iç kesimlerindedir.

av ceketi.

Özellikle: Quebeck bölgesinde: av ceketleri ve parkaların en iyilerini bulabilirsiniz. Bunlar: kötü hava şartlarıyla mücadele etmeye uygun ve dayanıklıdırlar.

Alberta ve İngiliz Kolumbiyasında ise: kovboy giysileri, el yapımı bot, kemer ve Stetson şapkaları alabilirsiniz.

kızılderili.1

Ülkede: Kızıldereliler: sepetçilik, boncuk işi, gümüş takılar, siyah kil ve tahta oymacılığı uğraşırlar. Montreal’deki Canadian Guild of Crafts: bu çalışmaların en iyi örneklerini bulabileceğiniz yerlerin başında geliyor. Fakat: genellikle kaliteli el sanatlarını bulma şansınızın en yüksek olduğu yerler ise: müze mağazalarıdır. Bunların en tanınmışları: Vancouver şehrindeki Museum of Antropology, Toronto şehrindeki Royal Ontario Museum, Toronto dışındaki Mc Michael Canadian Collection ve Calgary şehrindeki Glenbow’dur.

Yorgan, bez bebek,  kilim, iğne işi ve seramik gibi, Kanada’nın Avrupa kültürüne özgü el sanatlarını: kasabalarda ve Asya’ya özgü olanları ise Vancouver ve Toronto’nun doğu semtlerinde bulabilirsiniz.

Hediyelik eşya koleksiyoncuları: Trans-Kanada Otoyolunun benzin  dolum istasyonlarındaki bayilerde: ahşaptan yapılma, suratsız kızıldereli şefleri ile, barış yapan Kanada Kraliyet Atlı Polisi bebeklerini bulabilirler. Kızıldereli şeflerinden, gülümseyenler daha pahalıdır. Diğer önemli eşyalar: kauçuk baltalar, saça takılan tüyler ve çok rağbet gören, bir hediyelik olan akrilik kunduz kuyruğu şapkalarıdır.

Tüm bunların yanında, birkaç pratik bilgi de vermek istiyorum. Marketlerde ve mağazalarda, poşetler yani bildiğiniz alışveriş torbaları: 5 cent. Amaç: çevre kirliliğini azaltmak imiş.

Özellikle dikkatinizi çekmek istediğim bir husus daha var. Alışverişlerde mutlaka bu yazdıklarımı dikkate alın. Mağazalara girdiğinizde beğendiğiniz bir malın fiyatını görüp alıyorsunuz, ama unutmayın kasaya gittiğinizde o fiyat üzerine vergi bindiriliyor ve malın fiyatı birden yükseliyor. Her eyalette ayrı uygulanan vergileri bilin ve malı satın alırken, daha kasaya gitmeden satış fiyatı üzerine vergiyi ilave edin ki, kasada şok olmayın. Özellikle telefon vergisi çok yüksek, yaklaşık % 40 vergisi var.

müzik.1

EĞLENCE HAYATI:

TİYATRO: Toronto’daki St.Lawrance Center fort he Performing Arts’ta: çağdaş Kanada oyunları, Rolay Alexander Theatre, Theatre in the Dell ve Bayview Playhouse’ta, müzikal komediler sahneleniyor.

KLASİK MÜZİK: Kanada’nın uluslar arası isim yapmış iki orkestrası var. Montreal Senfoni, Place des Arts’da, Toronto Senfoni ise: Roy Thomson Hall’de konser veriyor. Vancouver, Winnipeg ve Edmonton orkestralarının da ünü var. Vieux Montreal’deyken: Notre-Dame’daki Mozart yaz konserlerine mutlaka gidin. Kanada’nın, dans dünyasında her zaman önemli bir yeri olmuştur. En önemli  dans toplulukları: Toronto’s National Balet of Canada, Les Grands Ballets Canadies of Montreal’dır. Gösteriler: Toronto, Ottowa ve Montreal’deki: opera gösterileri gibi genellikle kışın yapılıyor, fakat yazın da şehir parklarında, açık hava gösterileri düzenleniyor.

Modern caz ve Amerika’nın güney eyaletlerine özgü caz, büyük şehirlerin gece klüplerinde, Stratford’daki gibi sanat festivallerinde ve Toronto Islands çevresindeki tekne gezilerinde dinleyebilirsiniz. Hafta sonlarında: Mariposa Cruise Line Ltd. canlı caz müziği eşliğinde yemekli tekne gezileri yapıyor.

Bunun dışında elbette, ülkede barlar, publar var. Ama: sigara içenler için kötü haber, bu barlarda ve kapalı tüm mekanlarda sigara içmek yasak. Barların önünde: ısıtıcı cihazların yanında, hoplaya zıplaya ısınmaya çalışarak, sigara içmeye çalışan insanlar, gençler görünce şaşırmayın. Ülkede: 18 yaşın altındakilerin sigara içmesi yasak değil ama bunlara sigara satışı yasak. Zaten: sigara satılan yerlerde bile, açıkta satılan sigara göremessiniz, sigara satın almak istediğinizde, satıcı, kapalı dolapların içinden çıkarıp, size sigara verecektir.

yemek.1

DIŞARIDA YEMEK:

SABAH KAHVALTISI: Kahvaltı için, sabah 7-11 arasındaki herhangi bir saatte bir yere oturabilirsiniz. Garson: elinde bir sürahi kahve ile yanınıza geliyor. Kahve servis etmek “günaydın” anlamına geliyor. Eğer: hemen kahve içmek istemiyorsanız yada çayı tercih ediyorsanız: bunu, derhal ve açık bir şekilde söyleyebilirsiniz.

Otellerdeki kahvaltı: hafiftir. Fakat: fincanınız, defalarca yeniden doldurulur. Espresso ve cappucino bağımlıları: şehirlerdeki büyük otellerin yanı sıra; pek çok güzel İtalyan, Viyana ve Macar kafesinde aradıklarını bulabilirler. Tost, çeşitli hamur işleri, ayçöreği ya da küçük somun ekmeği ile meyve suyu, kahve yada çaydan oluşan; hafif kahvaltıyı ya da bunlara ilaveten mısır gevreği, yumurta, gözleme ile Akçaağaç pekmezi, sosis ya da lezzetli ve yağsız, Kanada domuz pastırmasından oluşan: Amerikan-İngiliz tarzı kahvaltı seçebilirsiniz. Elbette: domuz ürünleri, malüm kültürümüze ters.

Kahvaltının  en iyisi: küçük somun ekmeği üzerine, yumurta konularak yapılan ikramdır. Hollanda sosisi de koyuyorlar, sanırım tercih etmesiniz, ama bunu söyleyin. Kırda ve sahil köylerindeki kahvaltıda: balık ve biftek de sunulabilir.

ÖĞLE YEMEĞİ: Kanadalılar, basit bir sandoviçle öğle yemeğini geçiştirirler. Genellikle: saat: 12.00-14.30 arasında alırlar. Fransız ekmeğiyle yapılan ve içine: köfte, sosis yada domuz eti, peynir, salam, soğan, biber, marul ve domates konan büyük sandoviçler çok seviliyor. Bunları yedikten sonra: tatlıya ihtiyaç kalmıyor. Öğle yemeklerinde: salata ve kuvvet verici çorbalar da yaygın olarak tüketiliyor.

AKŞAM YEMEĞİ: Saat: yaklaşık 22.30’a kadar devam eden akşam yemeği servisi: 18.30 yada 19.00 gibi başlıyor. Avrupa mutfağı: alışkanlıklarını bozarak, salata ana yemekten önce servis ediliyor. Salata sosları, her damak tadının alışkın olmadığı karışımları içeriyor. Basit bir salata yemek istiyorsanız, her zaman için yağ, sirke ve biraz hardal isteyebilir ve kendi sosunuzu ilave edebilirsiniz.

yemek.2

 

NE YENİR:

İNGİLİZ KOLUMBİYASI: Özellikle Vancouver şehrinin gururu: taze Pasifik somonudur. İster ızgarada, ister fırında pişirilsin. Karides, yengeç, siyah morina ve yassı kalkan: Kuzey Amerikanın en iyileri arasındadır. Japonya dışında yapılan en iyi suşi, burada yapılıyor. Çünkü: deniz ürünleri çok taze ve çeşitli. Ayrıca: yine bu şehirde: Çin Lokantalarındaki en iyi yemekler de, deniz ürünleridir.

Buranın en iyi tatlıları: Okanagan Vadisinde üretilen taze şeftali, kayısı ve elmadır.

ATLANTİK EYALETLERİ: Bu eyaletlerde: biraz tereyağı ile buharda yada ızgarada pişmiş olarak servis edilen: Istakoz hemen öne çıkıyor. Prince Edward Island: istiridyelerini: yahni ya da kremalı çorba olarak sunuyor. Ayrıca: patatesli gözlemeleri de öne çıkıyor. Burada: bölgenin en iyi peynirleri de üretiliyor.

Nova Scotia: kızarmış midye, soğanlı, patatesli, sütlü, baharatlı bir çorba olan deniztarağı çorbasını sunuyor. New Brunswick: ızgara edilmiş som balığı ve tirsi balığı sunuyor. Newfoundland: morinanın: yumurtasını, yanaklarını, dilini yani her şeyini kullanarak mucize yemekler yaratıyorlar.

QUEBEC EYALETİ: Burada meşhur: bezelye çorbası ünlü. Ancak: içinde domuz butu var. Tercih sizin. Bu eyaletteki yemeklerin temel öğeleri: domuz eti ve Akçaağaç pekmezi. En yaygın yemeklerde: her türlü domuz ürünü kullanılıyor.

Geyik, keklik ya da tavşan eti ve ince doğranmış patatesle doldurulmuş bir tart olan, büyük tourtiereyi: mutlaka tadın.

Ülkenin en iyi peynirleri: Doğu  kantonlarındaki St-Benoit-du-lac’daki Benedikten keşişleri tarafından yapılan: mavi ermite ile İtalyan tarzı ricotta.

Montreal şehrinde: buraya özgü, tütsülenmiş etli sandviç deneyin. Çavdar ekmeği üzerine, salatalık turşusu ve lahana ile servis yapılıyor. İçinde ise, tuzlu biftek var.

bira.1

NE İÇİLİR:

Kanada’nın milli içeceği: bira. Bira: buz gibi sunulur ve tadı, aroma ve sertlik açısından, daha hafif olan Amerikan birasından öte, Alman yada Belçika birasına daha yakın.

Şarap derseniz: Kanadanın, başlıca iki şarap bölgesi var. Bunlar: Niagara Yarımadası ve Okanagan (İngiliz Kolumbiyası) Vadisindedir. Fransız, İtalyan, Alman ve Amerikan şarapları, büyük kent lokantalarında rahatlıkla bulunuyor, ama fiyatları yüksek. Yani: Kanada’da şarap pek yaygın değil. Daha doğrusu, yaygın olarak üretilmiyor.

Kanada’da mahalli bir içki olarak: çavdar viskisi var. Sek ve buzsuz içiliyor.

Ancak: ülkede yasal olarak içki içme yaşı: bazı eyaletlerde 18 ve bazılarında ise 19  dur. Alkol satışı: bazı yerlerde, belirli gün ve saatlerle sınırlandırılır. Bazı yerlerde ise, tümüyle yasaklanır. Her eyalette: farklı uygulamalar söz konusu. Gideceğiniz eyaletteki uygulamaları mutlaka önceden tahlil etmeniz gerek. Ancak: genel bir uygulama, otomobil içinde alkollu içki şişelerini, açık olarak bulundurmak yasak.

havaalanı.1

HAVAALANLARI:

CALGARY: Havaalanı, şehir merkezine: 18 km. uzaklıktadır. Havaalanı otobüsleri: yolcu servisi ve diğer toplu taşım araçları, başlıca otellerde durarak, şehir ve havaalanı arasında gidip gelirler.

HALİFAX: Havaalanı, şehir merkezinden: 42 km. uzaklıktadır. Metro bölgesindeki otellere yolcu taşıyan, çeşitli kara ulaşım araçları var.

MONTREAL: Şehirde, iki havaalanı var. Şehir merkezinden 55 km. uzaklıktaki Mirabel Havaalanı, esas olarak uluslar arası uçuşlar içindir. Şehir merkezinden 22 km. uzaklıktaki Dorval Havaalanı, hem Kuzey Amerika ve hem de uluslar arası uçuşları düzenler. Havaalanı otobüsleri: her iki havaalanından, şehir merkezindeki büyük otellere ve merkeze yolcu taşıyor. Taksilerin yanı sıra, metro bağlantılı yerel otobüsler bulmak ta mümkün.

EDMONTON: Havaalanı şehir merkezinden: 29 km. uzaklıktadır. Şehirdeki otellerin çoğu: havaalanı, otel ve otel, havaalanı arasında ücretsiz servis sağlıyorlar.

OTTOWA: Havaalanı şehir merkezinden 10 km. uzaklıktadır. Havaalanına gidiş-dönüş; limuzin, taksi, otel yolcu servisi dahil, çeşitli ulaşım seçenekleri var.

TORONTO: Havaalanı, şehir merkezinden 30 km. uzaklıktadır. Havaalanına gidiş-gelişlerde: yakın yada uzak her mesafeden ulaşım sağlanıyor. Kent merkezine gidişlerde: GO Transit otobüsüne ek olarak, Missisauga Transit, Airport Express otobüsleri var. Kent merkezine: limuzin ya da taksi ile de gidilebiliyor.

VANCOUVER: Havaalanı şehir merkezinden 18 km. uzaklıktadır. Havaalanına her çeşit ulaşım olanağı bulunuyor. Toplu taşıma araçları, otobüs, tren, deniz otobüsü ve İngiliz Kolumbiyası feribotları. Ayrıca: limuzin ve çok sayıda taksi bulmak ta mümkün.

kanada.genel.6

KANADA-GEZİ PLANI

Evet: Kanada’da mesafeler çok uzak. Bu yüzden: yalnızca, tek bir hedefe (Toronto, Montreal ya da Vancouver) yönelmiş bir Kanada gezisi bile, insanın gözünü korkutabilir.

Fakat: bir kenti, diğerinden ayıran, uçsuz-bucaksız boşlukların üzerinde gezinirken; yolculuğun kendisi, maceranın en önemli kısmını oluşturacaktır.

Ben size: Amerika sınırından, Kuzey Buz Denizine kadar olan bölgede, her köşe-bucağı tanıtmak yerine, ülkenin ilgi çeken bölümlerini anlatacağım ve siz; bunların içinden kendi tercihlerinize göre, kendinize bir gezi planı yaratabilirsiniz.

kanada.genel.1

GEZİ PLANI:

Kanada’yı tanıtırken, ülkeyi 6 bölgeye ayırdım. Bunlar:

  1. Ontario,
  2. Quebec,
  3. Atlantik (Newfoundland ve Deniz kıyısı eyaletleri)
  4. İngiliz Kolombiyası,
  5. Kayalık ve Çayırlık Eyaletleri (Alberta, Saskatchewan ve Manitoba)
  6. Kuzey (Yukon, Nunavut ve Kuzeybatı Toprakları)

Benim önerebileceğim 2 gezi rotası var.

1.GEZİ ROTASI:

Toronto yada Montreal’den başlar. Atlantik kıyısında, hatta Batı sahilinde yapılacak kısa gezilerle birlikte; Ontario ve Quebeck’i içine alarak sürer.

2. GEZİ ROTASI:

Vancouver ya da Calgary’den başlar. İngiliz Kolumbiyasını gezdikten sonra, ülkeyi Çayırlık boyunca, trenle baştan sona geçebilirsiniz.

Hangi güzergahı seçerseniz seçin: geziniz için asgari 3 hafta ayırmanız (hatta bir ay) şarttır.

Evet, her zaman olduğu gibi, bu gezi rotaları sizler için yalnızca bir öneridir. Sizler: önünüze bir Kanada haritası alıp, inceleyebilir veya sitede her şehir hakkında yazdığım ayrıntılı yazıları inceleyebilir ve kendiniz için, ekonomik durumunuza ve orda kalış zamanınıza uygun en güzel gezi rotasını yaratabilirsiniz.

kar.1

NE ZAMAN GİDİLMELİ-GEZİLMELİ:

Kanada’nın muazzam büyüklüğünün en önemli avantajı: ülkenin hiçbir yerinin çok kalabalık olmamasıdır. Yalnızca: Niagara şelalesi bunun dışında. Yaz aylarında bile, rahatça gezmek mümkün. Ancak: Pasifik kıyısında, Kayalık Dağlarda ya da Büyük Göller çevresindeki otellerde, önceden yer ayırtmanızda yarar var.

Montreal, Toronto ve Çayırlık Eyaletleri çok sıcak olsa da; Temmuz ve Ağustos; Kanada gezisi için en uygun zamanlardır. Yazın: kuzeye gidildikçe, aşırı sivrisinek bolluğu ile karşılaşırsınız.

Quebeck ve Deniz kıyısındaki eyaletlerde: Eylül’den Ekim ortalarına kadar: nefis güz manzaralarının görebilirsiniz. Mayıs ve Haziran aylarında: batı sahillerinde hava yumuşak iken; Orta ve Doğu Kanada’nın Mayıs ayı: kar yağışlıdır. Haziran ayına doğru ise, ayaz görülür. Kış sporlarını sevenler için: Kasım’dan Nisan ayına kadar olan süreç, özellikle uygundur.

Kanada gezisine giderken: hafif yazlık giysileriniz yanında, mutlaka serin akşamlar için, yanınızda kazak bulundurun. Çantanızı, gereksiz bir sürü ıvır zıvırla doldurmak yerine: hafif, fakat birkaç kat giyinerek, kendinizi sıcak tutabilirsiniz.

Eğer: kuzeye gitmeyi düşünüyorsanız: yanınıza, uzun iç çamaşırı almayı sakın ihmal etmeyin. Her durumda ve de özellikle: İngiliz Kolombiyasına giderken: yanınızda mutlaka yağmurluk/şemsiye bulunsun. Yani: Kanada’da her zaman için yağmurla karşılaşmanız mümkün.

gezgin.1

NASIL GEZİLİR:

Kanada’nın eyaletlerinde bulunan: turizm danışma ofisleri: her zaman yardım alabileceğiniz, titiz ve çalışkan bürolardır. Ulusal turizm danışma büroları da; yardımcı olabilir. Ancak: federal hükümete karşı sahip oldukları yetkileri korumak isteyen Kanada eyaletleri: kendi turizm danışma bürolarında: otel, kamp yeri, konaklama ve spor etkinlikleriyle ilgili olarak, ayrıntılı bilgi verme hizmetini sürdürüyorlar.

Kanada için, hava ulaşımı çok önemlidir. En ucuz şekilde yolculuk yapabilmek için, seyahat programınızı ayrıntıları ile planlayın ve biletleri, Kanada’ya varmadan önce alın. Air Canada ve Canadian: indirimli ve çok ucuz bilet satarlar.

Geniş arazileri yakından görmek istiyorsanız, treni tercih edin. VIA Rail Canada: ulusal yolcu  taşımacılığı yapıyor. Konforlu restoran, kulüp ve yataklı vagonları ve seyir koltukları ile; VIA, sizi Montreal’den Vancouver’a, dört günde ulaştırır.

Arasıra yapılan kısa geziler için: otobüs de iyi bir seçenektir. Fakat: otomobil, her zaman için bağımsız hareket edebilmenin en iyi yoludur. Havayolları: her hava limanında, otomobil kiralama işini düzenler. Trans-Kanada Otoyolu: bir kıyıdan diğerine, yaklaşık 8000 km. uzanır. Tali yollar da, yerleşim alanlarından uzaklaşıncaya kadar oldukça iyi durumdadır.

Başlıca kent merkezlerinde: arabanızı park edip, toplu taşıma sisteminden yararlanın. İç bölgeleri, özellikle de milli parkları ve eyalet parklarını gezmenin en iyi yollarından biri, konforlu ve iyi donanımlı bir seyyar ev ya da küçük bir kamp karavanı kiralamaktır.

İyi tatiller.