Fransa Lille

Fransa Lille

Fransa’nın Belçika sınırındaki, dördüncü büyük şehridir.

Şehrin ismi “Deüle” nehrindeki bir adadan gelir.

Tarih boyunca Romalıların egemenlik bölgesi olan şehrin ismi, eski Fransızcada “L”isle” olarak kullanılmış ve bu isim, günümüze “Lille” olarak gelmiştir.

Yaklaşık 220.000 nüfus bulunur.

Belçika sınırındaki 700.000 kişilik nüfus yoğunluğu ile şehrin metropolü, 1.9 milyon kişiyi bulur. Ulaşım da, TGV (yüksek hızlı tren) istasyonu, büyük kolaylık sağlar.

Lille şehri ile Brüksel arasındaki yolculuk, 38 dakika sürer. Paris, 1 saat 26 dakika uzaklıktadır. Lyon 3 saat 50 dakika, Marsilya 4 saat 30 dakika, Bordo 5 saat, Montpellier 5 saat sürer.

Günümüzde, hızlı tren hattı, burada kesişmektedir. Şehir: bir zamanlar “Deule Nehri” üzerinde küçük bir ada iken, özellikle 19’ncu yüzyılda, belli başlı sanayi merkezlerinden biri haline gelmiştir.

21’nci yüzyılda ise, dinamik bir kültür merkezi olunca, şehir iyice önem kazanmıştır. Dolayısı ile: şehir, mimarisiyle, sanat koleksiyonlarıyla, mutfağı ve kültürüyle hızla yükselmiştir.

Şehirdeki gezinize: Eski Lille merkezinden başlayınız. Burada: özenle korunmuş dar sokaklarda, çoğu son dönemde restore edilmiş ve günümüzde kaliteli mağazalara, yerel lezzetlerin sunulduğu restoranlara ve şehrin geçmişini anımsatan barlara dönüştürülmüş, tuğla ve taştan yapılmış Flaman evlerini görebilirsiniz.

Fransa Lille

Şehri, tur otobüsü ile gezmek isterseniz, bu da mümkün. Ses ve görüntü sistemleri bulunan tur otobüsü, Lille şehrinin en ünlü bölgelerinden geçerek, şehirde keşif yapmak isteyenlere hizmet vermektedir. Bu otobüsler, Lille Tourist Office, Palais Rihour bölgesinden hareket etmekte olup, 50 dakikalık gezi süresi için, 11 Euro ödemeniz gerekir.

Ayrıca: şehir, 2004 yılında “Avrupa Kültür Başkenti” olarak seçilmiş ve “Sanat ve Tarih Şehri” unvanını elde etmiştir. Bu nedenle: kültür ve turizm için, mükemmel bir hedef olarak statüsünü korumuştur.

Fransa Lille

Toplu Taşıma

Şehirde, kapsamlı bir toplu taşıma sistemi bulunmaktadır. 1983 yılında yapılan metro hattı, 45 km. dir ve 60 istasyonu bulunmaktadır. 2 hatlıdır.

Tramvay ise, 2 hatlıdır ve 35 durağı bulunmaktadır.

Otobüs ise, 60 güzergahta faaliyet sürdürmektedir. Otobüs, tramvay ve metro, her gün: 05.30-24.00 arasında çalışır. Tüm ağ için standart yolculuk ücreti, 1.50 Euro’dur. 10 biletlik toplu alımlarda, kart: 12.50 Euro’dur.

Fransa Lille

Şehir içi ulaşımda, şehirde birkaç gün kalacaksanız, toplu ulaşım araçlarından yararlanmak için “Lille’s City Pass” isimli, indirimli toplu taşım kartı kullanabilirsiniz. 24 biletlik kart 25 Euro ve 48 biletlik kart 35 Euro’dur. Bu kart ile: 27’den fazla müze, turistik mekan ve Lille toplu taşıma ağı (metro, otobüs, tramvay) için ücretsiz kullanım hakkı kazanırsınız.

Fransa Lille

GEZİLECEK YERLER

Fransa Lille Lille Cathedral-Notre Dame de la Treille

Lille Cathedral-Notre Dame de la Treille

Şehirde, ulusal anıt ilan edilerek koruma altına alınmış bir katedral yapısıdır. 1854 yılında başlanan inşaat, 1913 yılında tamamlanmıştır. İlk projede: 132 metre uzunluğunda, 115 metre yüksekliğindeki kuleler düşünülürken, savaşlar ve mali zorluklar nedeniyle, bu planlar uygulanamamıştır.

Ana cephe: ancak, 1999 yılında tamamlanabilmiştir. Merkezi bölüm: 28 mm. Kalınlığında beyaz 110 adet mermer levha ile kaplanmış ve 30 metre yüksekliğinde sivri tepeli kemerleri olan, metal bir yapı olarak oluşturulmuştur.

Üst kısımdaki camda “kıyamet” temasını anlatan, gül pencere, ressam Ladislas Kijno tarafından yapılmıştır. Demir kapı ise Yahudi heykeltıraş Georges Jeanclos tarafından yapılmıştır.

Kilisede, 12’nci yüzyıldan kalma bir “Meryem” heykeli ilgi çeker.

Saint Maurice’s Kilisesi

1868 yılında, şehrin genişlemesi sonucu yapılmış, Gotik mimari üslubun egemen olduğu bir yapıdır. Onun, beş nefli ve cephede kendisini gösteren kulesi ilgi çekmektedir. Yapının içi kısmı: 17 ve 18’nci yüzyıl, Lille resim sanatçıları tarafından yapılmış resimlerle bezenmiştir. Merkez şapeli “1485” yılında, şehri savunan Lille Topçularına ve askerlerine adanmıştır.

Fransa Lille Lille Citadel

Lille Citadel

Şehrin, beşgen kale duvarlarıdır. 1667-1670 yılları arasında inşa edilmiştir. 2200 metre toplam çevresi ile, bir yıldız şeklinde, şehrin çevresini çevirmiştir.

Kale: nehirlerin kavşağında, bataklık üzerine, şehrin batısında inşa edilmiştir. Bu bataklık ve su-çamur alanı, kalenin kuşatılması sırasında, savunmanın etkisini arttırmak için kullanılmıştır. Kalenin çevresinde, 1700 hektarlık bir alanda, zaman zaman 55 cm. varan su bulunur. Bu sular, 1750 yılında açılan kanallarla bölgeye aktarılmıştır.

Yapı: Dubben Vauban tarafından tasarlanmış en önemli kalelerden birisidir. Kraliyet giriş kapısı: görkemli “Güneş Kral” ı öven bir Latince yazıt bulundurmaktadır.

Onun yapılarının mimari kalitesi, günümüzde dikkati çekmektedir. Yapının büyük bölümü, günümüzde ulusal tarihi anıt olarak ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Burası, halen, Fransız ordusu tarafından işgal edilmiştir ve burayı gezmek, ancak rehberli turlar ile mümkün olmaktadır.

Fransa Lille Citadelle Parkı ve Hayvanat Bahçesi

Citadelle Parkı ve Hayvanat Bahçesi

Lille şehrinin en büyük ve en çok ziyaret edilen parkıdır. 60 hektarlık bir alana yayılmıştır. Park içinde, bir de hayvanat bahçesi bulunmaktadır. Bu bahçede: maymunlar, zebralar, panter ve nadir kuşlar görülür. Burada, 70 farklı türden, toplam 400 hayvan bulunmaktadır. Ayrıca: yine park alanı içinde, ilgi çeken ve nadir bulunan ağaçlar görülür.

Fransa Lille Porte de Paris
Fransa Lille Porte de Paris

Porte de Paris

Burası, şehirdeki anıtsal bir kapıdır. 1667 yılında, 14. Louis tarafından yaptırılmıştır. Yapı üzerinde: güç sembolü olarak “Herkül”, savaş tanrısı “Mars” bulunur. Kemerin üstünde, tüm dünyayı fetheden iki melek “Sun King” betimlemeleri görülür. Surlar: 1858 yılında yıkılınca, bu anıtsal kapı: dairesel bir şekil almıştır.

Fransa Lille Porte de Roubaıx

Porte de Roubaıx

Burası: 1620 yılında, şehrin kuzey tarafındaki duvar-sur üzerine dikilmiş, İspanyol anıtıdır. 1617-1621 yılları arasında yapılmıştır. Anıtın bulunduğu kapının hemen solunda, 1624 yılına tarihlenen “Old Men House” bulunmaktadır.

Fransa Lille Lille Belediye Binası ve Belfry

Lille Belediye Binası ve Belfry

Bu yapı: 1924-1932 yılları arasında, üçgen Flaman evlerinden esinlenerek yapılmıştır. Çan kulesi, 104 metre yüksekliktedir ve “UNESCO” tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesine” dahil edilerek koruma altına alınmıştır. Düşününce şaşırdım, bu yapı, ülkemizdeki “Efes Antik Kenti” ile aynı kategori de düşünülüyor, inanılır gibi değil.

Burayı ziyaret etmek isterseniz: Çarşamba-Pazar günleri arasında, saat: 09.30-14.00 arasında açıktır. Giriş ücretlidir ve yetişkinler için 6 Euro, çocuklar için Euro ödemek gerekir. Ancak, kuleye çıkan asansöre ulaşmak için, öncelikle 100 basamaktan oluşan bir merdiveni çıkmanız gerekiyor.

Fransa Lille Euralille

Euralille

Şehirdeki, Yüksek Hızlı Tren İstasyonu (TGV) “Lille Europe”, 1994 yılında açılmıştır. Burada: hızlı tren istasyonuna ilaveten: Lille Grand Plais (kongre merkezi, sergi salonu, konferans salonu) ve Euralille alışveriş merkezi bulunur. Bu kompleksin oluşturulmasında, birçok mimar, işbirliği yapmıştır.

Fransa Lille Vieille Bourse-Eski Borsa
Fransa Lille Vieille Bourse-Eski Borsa

Vieille Bourse-Eski Borsa

17’nci yüzyıl mimarisi özelliklerini yansıtır. Yapının inşaatı: 1652-1653 yılları arasındaki süreyi kapsamaktadır. Şehrin en güzel yapısı olarak önem kazanır. Yapı: kemerli bir avlu çevresinde, 24 küçük evden oluşmaktadır. Yaz aylarında, burada düzenlenen “tango” gösterileri ilgi çeker.

Fransa Lille Place du Theatre-Ticaret Odası

Place du Theatre-Ticaret Odası

1701 yılında, 16.Louis tarafından kurulan ticaret odasının yapısıdır. Alfred Mongy tarafından yapılan yapı, 1909 yılında açılmıştır ve Opera binasının hemen yanındadır.
Evet, yapının 76 metre yükseklikteki “çan kulesi” şehrin ticari gücünü simgelemektedir.

P’tit Quinquin Statue

Bu şehirdeki bir anıttır. Rue Nationele meydanındadır. Alexandre Destousseaux tarafından, 1853 yılında yapılmıştır. Anıt: betimlediği görüntü nedeniyle “ninni” olarak bilinir. Saint-Sauveur bölgesinde yaşayan, dantel yapımcısı, yoksul bir kadının, dokunaklı hikayesini anlatmaktadır.

Fransa Lille Maison Folie de Wazemmes

Maison Folie de Wazemmes

Bu yapı: 2004 yılında, Lille şehrinin “Avrupa Kültür Başkenti” seçilmesi nedeniyle yapılmıştır. Her ilçe merkezinde bulunan bu eski endüstriyel binalar; yeniden tasarlanmıştır ve insanları karşılamak, fikir alışverişinde bulunabilecekleri yerler olarak sanatçılar, dernekler ve şehir sakinleri tarafından kullanılmaktadırlar. Evet, buralarda, sergi alanları, prova odaları, sanatçı konutları, toplantı salonları bulunuyor. Bu yeniden tasarlanan binalar arasında öne çıkanlar: eski bir bira fabrikasının tonozlu tuğla bodrumu bulunmaktadır.

Fransa Lille Place du General de Gaulle
Fransa Lille Place du General de Gaulle

Place du General de Gaulle

Vieux Lille bölgesinin tam ortasındadır.
Fransa tarihinin önemli şahsiyetlerinden De Gaulles: 22 Kası 1890 tarihinde, buradaki dedesinin evinde doğmuştur. Günümüzde “ulusal anıt” ilan edilerek koruma altına alınan ev, kendisinin arkadaşları tarafından, 1967 yılında satın alınmıştır. Günümüzde ise, müze olarak kullanılmaktadır. Müzede: De Gaulle’nin çeşitli kişisel eşyaları (beşik, vaftiz bornozu, kılıç vb. gibi) sergilenmektedir.

Fransa Lille Grand Place-Main Square

Grand Place-Main Square

Bu meydan, Lille şehrindeki favori buluşma yeridir. Meydan: 17’nci yüzyıl mimarisinin görüntüsünü vermektedir. Burada bulunan ve 1952-1953 yılları arasında yapılan borsa binası, en güzel yapıların başında gelmektedir. Meydanda bulunan “Grand Garde” isimli bina, bir zamanlar, nöbetçilerin evi olarak kullanılmakta iken, günümüzde “Theatre du Nord” olarak kullanılmaktadır.

Fransa Lille Place du Theatre-Nouvelle Bourse ve Opera

Place du Theatre-Nouvelle Bourse ve Opera

Burası, 1907 yılında, tiyatroda yangın sonrasında, Lilleli mimar Louis-Marie-Condonnier tarafından tasarlanarak inşa edilmiştir. Takip eden süreçte, yapı: 1914 yılında işgal sırasında Almanlar ve ardından 1923 yılında Fransızlar tarafından yeniden açılmıştır. Yapının girişinde anıtsal bir merdiven bulunur. Bu mermer, alçı, altın ve köpüklü kristallerden oluşan merdiven, 16. Louise stilindedir ve görkemli bir dekor içerir.
İç bölümde, 1126 seyirci kapasiteli bir salon bulunur.

Fransa Lille Tanrıça Heykeli

Tanrıça Heykeli

Grand Place olarak bilinen binanın tepesinde, bir anıt duruyor. Bu anıt: Eylül 1792 tarihinde, Avusturyalıların şehri kuşatması sırasında, şehirlilerin direncinin ifadesi olarak dikilmiştir ve “tanrıça” olarak isimlendirilir. Bronz Tanrıça: sağ elinde, topları yok eden bir asa tutar. Evet, bu anıt: mimar Charles Benvignat tarafından tasarlanmış ve 1845 yılında yapılmıştır.

Fransa Lille Palais des Beaux Arts-Palace de la Republique
Fransa Lille Palais des Beaux Arts-Palace de la Republique

Palais des Beaux Arts-Palace de la Republique

Şehrin “Güzel Sanatlar Sarayı” olarak bilinen, burası, 1900’lü yıllarda yenilenmiştir. Fransa ülkesinde, Paris dışındaki en büyük müzelerden birisidir. 19’ncu yüzyılın başlarında, Jean-Antoine Chaptal tarafından yaptırılmıştır.

Özellikle: 1795 yılındaki Fransız Devrimi sırasında el konulan resimlerin, toparlanması amacı ile yaptırılmıştır. Resimler: 1808-1823 yılları arasında, burada toparlanmış ve müze, 1809 yılında açılmıştır. En son olarak ise, 1997 yılında kapsamlı bir restorasyon yapılmış ve müze yeniden ziyarete açılmıştır.

Evet: Paris-Louvre Müzesinden sonra, Fransa’nın en büyük, ikinci resim-heykel-çizim-seramik ve benzeri eserler koleksiyonu burada bulunmaktadır. Koleksiyon içinde eseri bulunan bazı sanatçılar şunlardır: Rubens, Van Dyck, Goya, Tissot, Rembrant, Raphael, Donatello vs. Sanat severlerin, bu müzeyi mutlaka ziyaret etmelerini öneririm.

Hospice Comtesse Museum

Eski şehrin merkezinde yer alan müze, 1939 yılına kadar ziyarete açık kalmıştır. 1237 yılında, Kontes Jeanne de Flandere tarafından kurulan bir hastanede yer almaktadır. Günümüzde görülen yapılar: 15-17 ve 18’nci yüzyıldan kalmadır. Panelli-beşik tonozlu çatısı olan bu yapılar: iki avlunun ve bir bahçenin çevresinde düzenlenmiş, hastane binaları ve şapel ve hastane koğuşundan oluşmaktadır.

Evet, 1962 yılından bu yana: binalar içinde, 17’nci yüzyıla ait bir atmosfer yaratılarak, tablolar, duvar halıları, ahşap heykeller ve bir porselen koleksiyonu sergilenmektedir.

Fransa Lille Doğa Tarihi Müzesi

Doğa Tarihi Müzesi

Burası, şehrin “Eski Üniversite” semtindedir. Müzede: Etnografik ve endüstriyel koleksiyonlar bulunmaktadır ve ziyaretçilere, zaman içinde heyecan verici bir yolculuk sunmaktadır. Bu tür bir koleksiyon, Fransa’da eşsizdir ve bu koleksiyon içinde 250 bin den fazla obje bulunmaktadır. Müzede, ayrıca geçici sergiler düzenlenmektedir.

Canonniers Museum

Bu müze: Lille şehrinin savunmasında kullanılan askeri malzemelerin sergilendiği bir yerdir. Müzede: 3000 nesne sergileniyor. Bu nesneler: 1777 yılından 1945 yılına kadar toplanan nesnelerdir. Bunlar arasında bulunanlar: toplar, tüfekler, bıçaklardır. Özellikle: Napolyon Bonapart döneminden kalma toplar ilgi çekmektedir.

Fransa Lille Jardin Botanique de la Faculte de Pharmacie

Jardin Botanique de la Faculte de Pharmacie

2 hektarlık alanda kurulu bu botanik bahçesi: şehirde, Eczacılık Fakültesi tarafından işletilmektedir. 1970 yılında kurulmuştur. Günümüzde, bahçede: 1000’den fazla bitki, 20 tür ağaç ve bunların dışında, çalılar, süs bitkileri, tıbbi bitkiler, parfüm bitkileri bulunmaktadır.

Fransa Lille Botanik Bahçesi ve Sera

Botanik Bahçesi ve Sera

Burası, 1596 yılında kurulmuş ve Lille şehri, Fransa’da botanik bahçesine sahip ikinci şehir olmuştur. Bahçe, şehrin güneydoğu bölümünde, eski surların, 11 hektarlık bölümünü işgal etmektedir. Burada: çeşitli şekillerde ve boylarda, büyük bir göledi çevreleyen alanda, binlerce bitki bulunmaktadır ve ağırlık güllerdedir. Ayrıca: tropikal bölgelere ait çeşitli bitkiler, seralarda bulunmaktadır.

Jean-Baptiste Lebas Park

3 hektarlık, bu park alanı, Haziran 2006 yılında açılmıştır. Aynı adı taşıyan bulvarla çevrilidir. Park alanı, büyük bir çiçek ve çim alanını içerir. Burada, özellikle çocuklar için çeşitli oyun alanları bulunmaktadır. Hollandalı peyzajcılar tarafından tasarlanmıştır.

İtalya San Remo

İtalya San Remo

Öncelikle şunu bilmenizi isterim ki, San Remo küçük bir yer, o kadar küçük ki eğer bölgeye tur ile gittiyseniz, genellikle burayı ekstra tur olarak satıyorlar ve bence kesinlikle almayın, çünkü gerçekten buraya 40 Euro civarında para verip te gidilebilecek bir yer değildir.

Sadece uzun yıllardır devam eden bir film festivalinin yapıldığı yer olarak önem kazanan, film festivalinin yapıldığı bir salonun ön kapısını ve sokakta yerlere monte edilen plaketleri görmek için gereksiz, sadece bölgeye giden gezginler, kısa bir zaman ayırıp (örneğin 1 veya en fazla 2 saat) buraya girip gezebilirler.

Evet: San Remo, komşusu Cenova şehrine 147 km uzaklıktadır. Hani yol boyu, çevreyi görerek giderim derseniz yanılırsınız, çünkü yol üzerinde yerleşim yerlerinin bulunduğu bölümlerde, yol kenarlarında trafik gürültüsünü kesmek için yüksek korkuluklar yerleştirilmiş, yani yol boyunca pek bir şey görünmüyor.

Şehir: Kuzey İtalya’nın Ligurya bölgesinde, İmperia iline bağlı, Akdeniz kıyısında bir yerleşim yeridir. Fransa’nın Nice şehrinin doğusundaki “Riviera dei Fiori” olarak bilinen İtalyan Rivyerası’nın en önemli merkezidir.

Şehrin Akdeniz kıyısındaki küçük limanı, 1200 metre uzunluğunda dalga kıran ile korunur. İklim güzeldir, zaten tarih boyunca buranın tercih edilmesinin başlıca sebebi güzel iklimidir. Coğrafi konumu nedeniyle kuzey rüzgarlarından korunmuştur.

Uzun sahil şeridi: tropik bitkilerin yetiştirilmesi ve büyümesine imkan veren sıcaklıklara sahiptir. Buna bağlı olarak, San Remo bir çiçek şehridir ve burada üretilen çiçekler, Avrupa’nın birçok yerine ihraç edilir.

Osmanlı tarihinde büyük önemi vardır. I. Dünya savaşının ardından, 1920 yılında imzalanan ve Osmanlı imparatorluğunu bitiren Sevr anlaşması öncesinde, hazırlık çalışmaları burada yapılmıştır.

Ayrıca, Cumhuriyet kurulduktan sonra da, son Osmanlı Padişahı Vahdettin ve ailesi buraya sürgüne gönderilmiş ve Vahdettin, ülke dışında ölen bir Padişah olarak tarihe geçmiştir.

Burası zengin ve ünlü İtalyanların uğrak yeridir. Her ne kadar bazı internet sitelerinde, sokaklarda şık giyimli insanlar ve son model arabalar görülür derse de inanmayın, sakin bir yer, sokaklarda şık giyimli insanlar ve son model arabalar yok. Ancak, pahalı evler ve villalar görebilirsiniz.

İtalya San Remo

TARİHİ

San Remo bölgesi, Roma döneminden itibaren yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. Erken Ortaçağ döneminde şehir genişlemiş ve korsan baskınlara karşı korunmak için kale inşa edilmiştir. 1753 yılında 20 yıllık şiddetli çatışmaların ardından, şehirde Ceneviz hakimiyeti görülür. Aynı  dönemde, sahilde Santa Tecla kalesi yapılır.

Kale 2000 yılına yani yakın geçmişe kadar hapishane olarak kullanılır, günümüzde ise müzedir. Şehir 1814 yılında Sardunya krallığına bağlanır. 18’nci yüzyılın ortalarından itibaren hızla büyüyen şehir, turizmin gelişmesi ve büyük otellerin yapılması ile bütün dünyanın tanıdığı bir yer olur.

Burada tatil yapan ve buraya yerleşen ünlüler arasında bulunanlardan bazıları şunlardır: Avusturya imparatoriçesi Sisi, Rus Çarı II. Nicholas, Rusya imparatoriçesi Maria Alexandrovna, besteci Çaykovski, İsveçli kimyager Alfred Nobel sayılabilir.

Çaykovski 1870 yılında “Eugene Onegin” isimli eserini burada yazmıştır. Rusya imparatoriçesi Alexandrovna’da şehir tarihinde önemli yere sahiptir. 1874 yılı kışını burada geçirmiştir.

“Belle Epoque” olarak isimlendirilen dönemde, şehirde büyük ve zarif konutlar patlaması yaşandı. 1874-1906 yılları arasında, burada 190 villa ve 25 otel inşa edildi. En lüks otellerden bazıları, günümüzde faaliyetlerini değiştirdiler ama çekicilikleri hala bozulmadı.

Örnek: Belediye binası görkemli “Bellevue Hotel” evinde, eski Riviera Palace Hotel ise günümüzde Turist Dairesi’ne ev sahipliği yapıyor.

Alfred Nobel: 1891 yılında burada bir villa satın almış ve 1896 yılında yine burada ölmüştür.

20’nci yüzyılın başında, şehrin popilitesi biter. Avrupa’nın dört bir yanından gelen turistler çekilir. 1905 yılında ise şehirde kumarhanenin açılmasıyla tekrar eski ihtişamlı günlere dönülür. Kumarhane, Monte Carlo ile yarışır. Lüks kalabalıklar yeniden şehre akın etmeye başlarlar.

Osmanlı Padişahı Vahdettin

Cumhuriyet ilan edildiğinde, son Osmanlı Padişahı Vahdettin, İstanbul’dan bir İngiliz gemisine binerek kaçar ve bazı yerleri dolaştıktan sonra kabul edilmez ve sonunda San Remo şehrine gelerek buraya yerleşir. Çünkü; İtalyan kralı veliaht iken İstanbul’a geldiğinde kendisine Şehzade Vahdettin nezaret eder ve aralarında bir dostluk gelişir.

Tam o sırada babasının vefatını öğrenen veliaht prens, ülkesi İtalya’ya döner ve kral olur. Vahdettin’in San Remo şehrine gelmesinde her ne kadar İtalyan kralının etkisi olsa da, İngilizler Padişahın ileride kendilerine sağlayacağı yararları düşünerek yakınlarında bulunmasında yarar gördükleri de kesindir.

Neyse, sözü fazla uzatmadan; Vahdettin: İran Şahı ile sürgünde bulunduğu San Remo şehrinde bir süre “Villa Nobel” (Alfred Nobel’in villası) de kalır, ekonomik olarak yaşanan sıkıntılar ve ardından vefat eder. Esnafa olan borçlar nedeniyle tabut ve cenazesinin rehin alınmasına kadar uzanan rezilliklerin ardından, cenazesi şehirden kaçırılır ve Suriye-Şam’da defin edilir.

Sonuç olarak: son Osmanlı Padişahının, ömrünün son yıllarını, San Remo şehrinde sefalet içinde geçirmiş olması, bizim açımızdan şehir tarihinin ayrı bir sayfasıdır. Şehirde: Vahdettin’in yaşamını sürdürdüğü Villa Nobel ve Villa Manoyla görülebilir.

İtalya San Remo
İtalya San Remo

San Remo Müzik Festivali

1940’lı yıllarda İtalya’da Mussolininin faşist rejimi yıkılınca, ülke de yeni bir kimlik arayışı başlar. San Remo kumarhanesi patronları, yayın kuruluşu “Rai” ile anlaşarak yıllık bir şarkı festivali düzenlemeye karar verirler. Böylece festival “Festival della Canzone İtaliana” (İtalya Şarkı Festivali) olarak doğar.

Yarışma: 1951-1976 yılları arasında Sen Remo Casinosun’da yapılır. Bu dönemde, şarkının bir versiyonu yerli bir İtalyan sanatçı ve diğer versiyonu ise uluslar arası konuk bir sanatçı tarafından seslendirildi.

Bu dönemde meşhur olan uluslar arası sanatçılar arasında bulunanlar: Luis Amstrong, Stevie Wonder, Jose Feliciano, Paul Anka, Shirley Bassey sayılabilir. Festivale katılan en ünlü şarkı 1958 yılında, muhtemelen dünyanın en ünlü İtalyan şarkısı olan “Volare” dir.

1977 yılında, Casino yenileme çalışmaları sırasında, yarışma “Theatre Ariston” a taşınır. İtalya’nın en başarılı sanatçılarından bazıları, kariyerlerine burada başlarlar. Bu şarkı yarışması, sonrasında Eurovision şarkı yarışmasına da örnek olmuştur.

Son yıllarda, sahil bölgesinde araç girişini önlemek için beton bloklar yerleştirilmiştir. Yani, güvenlik özellikle şarkı yarışması sırasında en üst düzeye getiriliyor.

İtalya San Remo

GEZİLECEK YERLER

İtalya San Remo San Remo Casino

San Remo Casino-Belediye Casinosu

Art Nouve tarzındaki bina: 1905 yılında inşa edilmiştir.

Binanın tasarımı: daha önce diğer kumarhaneleri (Saigon ve Cannes gibi) tasarlayan Parisli mimar Eugene Ferret tarafından hazırlandı.

Yapıldığı tarihten sonra, yüz yıldan fazla süredir, Casino, gerek kumarhane olarak ve gerekse kültürel, sanatsal ve tiyatro merkezi olarak birçok karmaşık şöhretleri (özellikle oyuncuları) ağırlamıştır.

Roof Garden restoran zarif bir yemek yeri olarak bilinir. Oyun odalarında ise çeşitli barlar vardır.

İtalya San Remo Corso Giacomo Matteotti
İtalya San Remo Corso Glacomo Matteotti

Corso Giacomo Matteotti

Şehrin tam merkezindeki bir caddedir. Limanın hemen üstünde, trafiğe kapalı bir caddedir.

Burada: butikler, kafeler, barlar, tarihi binalar, eski tip eczane ve kozmetik parfümeri mağazaları vardır.

Caddenin ismi: 19’ncu yüzyılın ortalarında tasarlanmış olan ve birleşik İtalya’nın ilk kralı olan Vittorio Emanuele II’nin adını taşıyan caddenin ismi, savaştan sonra 1924 yılında öldürülen Sosyalist Partinin Sekreteri Giacomo Matteotti’ye adanmıştır.

Caddenin ucunda, 1857 yılında yapılan Savoy’un Umberto ve Amedeo’sunu hatırlatan saray cephesi üzerinde, bu konuda bir anıt plaket bulunur.

Evet, bu caddenin en ünlü yeri, San Remo Müzik Festivalinin yapıldığı “Ariston Sineması” dır.

Şehrin en önemli ve hareketli caddesidir. Cadde üzerinde, yerlere bakarsanız: Müzik Festivalinde yıllar içinde birinci olan sanatçıların isimleri ve şarkı isimleri: sarı plaketlere yazılarak caddeye takılmış görebilirsiniz.

İtalya San Remo

Caddenin başlangıcında Casino bulunur. Caddenin sonu ise, Cristoforo Colombo meydanına açılıyor. Burası da canlı ve hareketlidir. Bu meydanda da güzel kafeler ve restoranlar vardır. Ama bu meydanda, mutlaka “Gelateria Lollipop” isimli dondurmacıdan mutlaka dondurma yemeyi unutmayın.

İtalya San Remo Theatre Ariston

Ariston Tiyatrosu-Theatre Ariston

Tiyatro, 1951 yılından bu yana, şehirde düzenlenen ve çok popüler olan “Sanremo Müzik Festivali” ne ev sahipliği yapmaktadır. 1953 yılında inşa edilmiştir ve 2000 koltuk kapasitelidir. (Festival, 1976 yılından itibaren burada yapılmaya başlanmıştır, daha önce Casino’da yapılıyordu.)

İtalya San Remo Savoy Hotel

Savoy Hotel

Burası, zarif Art Nouveai çizgileri olan, sarı renkli etkileyici bir yapıdır. Şehrin en büyük otelidir ve buraya ün kazandırmıştır. Tarihi süreçte burada geçen bir olay vardır. Şarkı yarışması jürisi tarafından yarışmaya kabul edilmeyen İtalyan şarkıcı Luigi Tenco, bu otelde intihar etmiştir.

İtalya San Remo Borea d’Olmo-Musee Civico

Borea d’Olmo-Şehir Müzesi-Musee Civico

Şehir merkezinde bulunan görkemli bir binadır. Sarayın cephelerinden biri: ana alışveriş caddesi olan Corso Matteoti’ye ve diğeri ise Via Cavour’a bakar. Sarayın en ilginç yeri: mermer kolonlarla desteklenen çapraz tonozlu ve tavanlı, atrium merdivenidir.

16’ncı yüzyıl yapısı cephedeki sıva dekorasyonu ve kapılar baroktur. Corso Matteoti’ye bakan kapının üstünde: Michelangelo’nun çırağı Montorsoli tarafından 1550 yılında yapılan “Çocuklu Meryem” heykeli görülmelidir.

Saray 15’nci yüzyıl sonlarında yapılmıştır. Her zaman Savoylar olarak tanınan ama aslen Venedik kökenli bir aile olan Borea ailesine aittir. Saray ismini: Adriyatik denizi boyunca esen meşhur bir rüzgardan alır.

Bu sarayda, Borea ailesi tarafından, birçok ünlü kişi misafir edildi.

Sarayın ana katlarının birçok bölümü ziyarete kapalıdır. Ama en üst katında, günümüzde şehir müzesi vardır.

Müzede 3 farklı alan vardır.

Bunlar: arkeolojik odalar, şair Laurano tabloları ve gravürleri ve bir zamanlar San Remo şehrinde yaşayan ve Guiseppe Garibaldi’nin arkadaşı olan İngiliz soylu Caroline Philipsson’a ait olan Garibaldi kalıntıları (mektupları ve kişisel eşyaları) bölümüdür.

Müze: fresklerle süslüdür. Burada özellikle 17’nci yüzyıl sonlarına tarihlenen Giovanni Battista Merano (1632-1698) tablolarını ve yine bu sanatçı tarafından yapılan kemerli tavanı görmeyi unutmayın. 2’nci katta küçük bir şapel vardır.

Burada: mermer bir sunak ve porselen Meryem Ana heykeli görülmelidir. Mavi renkli ve tonozlu kubbe ile geniş koridor boyunca yürümeye devam ettiğinizde: her iki tarafa bağlı birkaç oda bulunur.

Papa VII Puis: ilk kez Roma’dan Fransa’ya yolculuk yaparken bu odalardan birinde kalmıştır. Odanın tavanı gayet güzel süslenmiştir. En sonda: Borea d’Olmo soylu ailelerinin portre galerisinin bulunduğu büyük oda görülür.

Santa Tecla

San Remo şehri, İtalya’nın en önemli çiçek pazarına sahiptir. Buradan: Avrupa’nın birçok yerine çiçek ihraç edilir.

İtalya San Remo La Pigna Madonna Delle Costa

La Pigna-Madonna Delle Costa

Pigna: MS 1000 yıllarında korsan saldırılarından korunmak için, bir kalenin içinde yerleşim yeri olarak kuruldu ve 16’ncı yüzyıla kadar büyüyerek güçlendi. Günümüzde ise, burada pek bir şey kalmamıştır. Şehrin en küçük alanıdır, kapalı sokaklar, küçük meydanlar ve teraslı evler görülür, burada tam bir sessizlik hakimdir.

Bölge: Piazzo Santo Stefano’dan başlar ve şehirdeki ana dini yapı olan, bir tepede bulunan Madonna della Costa’nın kutsal alanına kadar gider. Kutsal alanın yakınında “Kraliçe Elana Bahçeleri” vardır. Buradaki 1770-1775 yılları arasında yapıldığı söylenen yapı: 17 ve 19’ncü yüzyıl resim ve heykelleriyle süslüdür ve kubbesi, limandan görülebilir.

Sar Siro Meydanı

Tarihi binalarla çevrili meydan, ilginç manzaralarıyla önem kazanıyor. Villa Hurbury Botanik bahçesine gitmek ve birbirinden ilginç çiçekleri görmek için burası kullanılır. Ayrıca burada yer alan Corso Felice Cavalotti Müzesi de gezilebilir.

İtalya San Remo San Siro Katedrali

San Siro Katedrali

Şehrin en kutsal yapısıdır.

12’nci yüzyılda Romaneks-Gotik tarzla, Albenga’daki St Michael Katedrali örnek alınarak yapılmıştır. Daha sonra: 1753 yılında Cenevizliler tarafından sahte Barok tarzı kullanılarak yeniden inşa edilmiştir.

Ancak 19 ve 20’nci yüzyıl arasındaki dönemde yapılan yenileme çalışmalarında, orijinal ilk haline geri dönülmüştür. Ancak bu dönemde, çan kulesi restore edilmemiştir.

Soldaki yan portal: binanın en eski unsuru olan bir kabartma ile süslüdür. Muhtemelen 12’nci yüzyıl yapımı bu kabartmada: iki palmiye arasında bir Paskalya kuzusu tasvir ediliyor.

Katedralin içinde: yüksek sunak üzerinde Anton Maria Maragliano tarafından, 18’nci yüzyılda yapılmış “Çarmıha gerilme” sahnesi vardır. Sağdaki şapelde: Gagini tarafından yapılmış, önemli Rönesans dönemi bir heykel görülür.

Soldaki şapelde: Rosary tarafından yapılan “Meryem Ana” heykeli vardır. Sağ koridor takip edildiğinde koridor boyunca, geçmişte San Remo topluluğunun kötü zamanlarda ahlaki bir desteği olarak işlev gören: bilinmeyen bir sanatçı tarafından yapılan “siyah haç” görülür.

Katedralin yanında: 1688 yılı yapımı, barok döneme kadar uzanan Aziz John Vaftizhanesi vardır. Orazio de Ferrari tarafından yapılan “Magdalene Holy Communion” burada görülebilir.

İtalya San Remo Rus Ortodoks Kilisesi

Rus Ortodoks Kilisesi

Sanremo Tourist Office yakınındaki bu kilise, oldukça eski bir anıttır ve Aziz Catherine’ye adanmıştır.

Rus Çarı Alexander II’nin karısı İmparatoriçe Maria Alexandrova: 1874-1875 yılı kış sezonunu burada geçirdi.

İmparatoriçe: şehre şükran duygularının ifadesi için: günümüzde de görülen palmiye ağaçları hediye etti. Bu palmiye ağaçlarının yerleştirildiği Corso İmperatrice (İmparatoriçenin gezi yolu) Liguria bölgesinin en zarif yerlerindendir.

Ardından Rus aristokrasisi, kış sezonlarını San Remo şehrinde geçirmeye başladı. 1890’larda burada bir Rus kilisesi inşa edilmesine karar verildi.

Tüberkülozdan muzdarip Rusların çoğu, kışı geçirmek için buraya geliyorlardı ve şehirde bir Rus hamamı, bir fırın ve bir eczane kuruldu.

1912 yılında Rusya’dan gelen parayla, Moskova’daki San Basilio kilisesine benzer tarzda, bu kilise yapıldı.

İtalya San Remo Villa Nobel

Villa Nobel

1874 yılında tipik Venedik Rönesans tarzında inşa edilmiş yapı, 1892 yılında restore edilmiştir. İsmini: ünlü İsveçli bilim adamı ve dinamitin mucidi Alfred Nobel’den alır. Kendisi: 1890-1896 yılları arasında burada yaşamıştır.

Yapı: harika bir parkın ortasındadır. Bir zamanlar denize kadar uzanan bu park alanında, çok sayıda nadir ağaç türü bulunur. Yapının içi üç katlıdır. Bodrum kat: Nobel tarafından yapılan ana deneylerin tarihsel ve teknik tasvirlerini anlatan resimler bulunan Laboratuvar bölümüdür.

Zemin kat: Pompeia freskleriyle dekore edilmiş bir konferans salonuna sahiptir. Nobel’in stüdyosu ise birinci kattadır. Yazının başında belirttiğim gibi, Sultan Vahdettin, bir süre burada kalmıştır.

Villa Manolya

Villa Nobel’in karşısındaki bu yapı: Sultan Vahdettin’in burada ağırlanmasıyla önem kazanır. Sultan: ardından içi tamamen değişmiş ve günümüzde lise olarak kullanılan bu binada ölmüştür.

Villa Ormond

Şehrin doğu yamacında Corso Cavalloti’de bulunan yapı: şehrin yeşil akciğerlerinden birisidir. Bir zamanlar tepenin üstündeki bu villadan denize kadar uzanan park, yakınlarda ana yolla ikiye bölünmüştür. Yapı bir zamanlar, İsviçreli bir aileye aitti.

1930’larda, San Remo kasaba idaresi tarafından satın alındı ve günümüzde “Uluslararası İnsan Hakları Enstitüsü” nün bir kolu tarafından kullanılıyor. Villanın çevresindeki park alanı, Japon tarzında düzenlenmiştir.

İtalya da Hizmet Sektöründe Çalışanlar

İtalya da Hizmet Sektöründe Çalışanlar

İtalya da hizmet sektöründe çalışanlar denince: bu durum özellikle otel, restoran, alışveriş merkezleri gibi yerlerde karşınıza çıkan insanlar için genel bir tanım.

İtalya’da işçi sendikaları çok güçlü. Bu nedenle, bir işçiyi işverenin işten atması çok güç. Aksi halde gerek işçi sendikaları ve gerekse insan hakları dernekleri muhteşem kampanyalar yapıyorlar. Ayrıca sivil toplum örgütleri büyük baskı gücü oluşturuyor.

Bu durumu bilen çalışanlar ise, asla tam verimli olarak çalışmıyorlar. Özellikle bir lokantaya gittiğinizde, yeri geliyor uzun süre servis beklemek zorunda kalıyorsunuz, yeri geliyor servisi sanki kafanıza atar gibi yapıyor.

Canım Türkiye’m.

İtalya da hizmet sektöründe çalışanlar: daha önce bir yazımda bahsettiğim gibi, siesta saatlerine yani öğle arası uykularına çok düşkünler. Asla ihmal etmiyorlar. Milyonlarca Euro’luk bir alışveriş yapmak isteseniz dahi, siesta saatlerinden asla taviz vermiyorlar.

Günlük olarak, saat 12.00 ile 16.00 arasında siesta saatleri. Akşam zaten tüm dükkanlar, saat 19.00 veya en geç 19.30 da kapatılıyor. Cumartesi çalışmış olduklarından Pazartesi sabah çalışmıyorlar, siesta ile birleşince, Pazartesi saat 16.00 dan sonra çalışmaya başlıyorlar.

Alışveriş durumlarınızda buna dikkat etmelisiniz.

Bu olayın en çarpıcı açıklaması belki de şu olabilir, alışveriş için bir mağazaya girdiğinizde, malı seçer, alır ve kasaya gider, parasını ödersiniz, belki biraz abartı olabilir, ama böyle bir durum yaşamamanız gerçekten mümkün değil, yaşarsanız şaşmayın.

 

Torino-Turin

San Remo

Siena