Wat Traımınt (Altın Buda Tapınağı)
Bu tapınağa geldiğinizde, kapıda, birçok satıcı sizi karşılayacak. Bunlar, özellikle; ayaküstü, ipek işlemeli tablo haline getirilebilecek şekilde satan satıcılar, bunlar siz otobüsten indiğinizde veya tapınağa girerken, tanesi 500 bahttan size sunacaklar, sakın almayın, çünkü çıkışta, on tanesini 500 bahta alma şansınız olucak. Ayrıca, girişte mutlaka resminizi çekiyorlar, çıkışta resminizin bulunduğu bir tabak veya rozeti almanız için, önünüze getirecekler.
Tapınağa girdiğinizde, karşınıza, muhteşem, som altından yapılmış, 5.5 ton ağırlığında ve 3 metre yüksekliğinde buda heykeli çıkıyor. Yine, tapınağa girerken ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz ve başlıyorsunuz bu muhteşem buda heykelini incelemeye. Bu arada, tapınak duvarlarında, bu heykelin, ilk bulunuş hali resmini görüyorsunuz ve perişan durumdaki heykelin nasıl bu altın buda heykeline benzediğini düşünürken, olayın hikayesini duyduğunuzda, konu anlaşılıyor.
Şöyleki, savaş zamanında Tayland’lılar, bu heykelin, düşmanlar tarafından çalınmasını önlemek için, heykeli kille-çamurla sıvamışlar. Altın özelliği göz önünden kaybolan buda heykeli, çirkin bir heykel haline gelmiş. O kadar çirkin olmuş ki, kimsenin ilgisini çekmemiş ve bulunduğu yerde yüzyıllarca kalmış ve unutulmuş. Zamanla, heykel tesadüfen bulunmuş, üzerindeki kil tabakası tesadüfen tespit edilmiş ve daha sonra temizlenmiş, yıllarca aranan efsane altın buda heykeli bulunmuş ve halen bulunduğu tapınağa getirilmiş.
Tapınağın bahçesi çok canlı, fal bakılan cam kutucuklar var, küçük bir metal para atıyorsunuz, ışıklar yanıyor ve falınıza ait bir yazılı kağıt çıkıyor, deneyin, ilginizi çekebilir. Ayrıca, bahçede küçük buda heykelleri var. Yine bahçede bulunan ince, zar gibi altın, minik pulları, bu buda heykellerinin üzerine yapıştırıyorsunuz, adetmiş. Ayrıca, lotus çiçekleri var, lotus çiçeği budizm de kutsal çiçek. Lotus denince Tayland kültüründe, bilinmesi gerekenler hakkında kısa bilgi vericem, belki ilginizi çekebilir.
Lotus, en güçlü sembolik ifadesini, sergilediği arılıkta bulur. Çamurlu sulak alanlarda yetişen nadir lotus, buna rağmen yapraklarında suyu tutmayarak, bütün dış etkilerden korunur ve sürekli olarak, kendini temiz tutarak arınır.
Tarih boyunca: bereket, doğum, cinsellik, saf tutku ve yeniden doğuşun simgesi olarak görülmüştür. En eski budist sutralardan birinde, lotus yapraklarının üstündeki çiğ damlacıkları ve lotus tohumlarının, arzu ile kirlenmemiş hayatı ifade ettiği belirtilmiştir. Lotus tohumunun içindeki besleyici özsuyu, insanların budist doğasına benzetilebilir. Küçük lotus çanağı ve tohumları, insanın iç dünyası gibi, geniş ve sınırsız kabul edilmiştir. Tohumları taşıyan çanak, insan ruhuna açılan kapı gibi kabul edilir.
Evet, işte lotus çiçeğinin budizm felsefesindeki yeri bu, bu doğrultuda tapınak bahçesinde Tayland’lılar, lotus çiçekleri bulunduruyorlar.
Bu tapınağın hemen altında, minik ve güzel, uygun fiyatlı alışveriş dükkanları var, mutlaka uğrayın ve ihtiaçlarınız doğrultusunda alışveriş yapın, hediyelik eşyalar bulabiliyorsunuz.



