genel.1

Ukrayna, Odesa

Share on FacebookTweet about this on TwitterEmail this to someonePrint this page

Ukrayna ülkesinin: tatil, deniz ve eğlence merkezi, bir anlamda ülkemizdeki “Bodrum” ile bir düşünülebilir. Yaz aylarında Ukraynanın birçok yerinden, tatil için buraya geliyorlar. Dünyanın en güzel kızlarının bulunduğu ve ayrıca ucuz bu şehri gezmek, kesinlikle hoşunuza gidecek ve güzel anılarla buradan ayrılacaksınız. Ancak, bu dünyanın en güzel bayanlarının olduğu şehirde: maalesef özellikle vizenin kalkması sonucu oluşan Türk erkekleri akını: Ukraynalıların Türklere karşı, aşırı antipati beslemelerine neden olmuştur. Öte yandan, siz de göreceksiniz, Türk erkekleri burada, sanki bir kerhane şehirde gezer gibi geziyorlar. Elbette, yapılanların ve yaşananların sonucunda bu şehirde Türk erkeklerine karşı antipati yaratılmıştır. Yani, Türk erkeklerini sevmiyorlar, Türk erkeklerinin yanına yaklaşan gurup halindeki hatunlar: genellikle bar ve diskolarda para yemek amacı güdüyorlar ve 2-3 saatlik muhabbet veya birlikte aynı masada oturmanın sonucunda, hesabı ödedip çekip gidiyorlar. Yani: eğer Odesa şehrine seks turizmi için gidecekseniz, öncelikle bir parçada olsa Rusça bilmenizde yarar var, ayrıca hatunlara kadınlık duygularını anımsatacak şekilde duygusal olarak yaklaşmak ta şarttır.

Evet, bu girişten sonra gelelim şehir hakkında daha ayrıntılı bilgiler vermeye:

Şehir Ukrayna ülkesinin güneybatısında, Ukrayna ülkesinin  dördüncü büyük şehri, Karade. yüzyıldan kalma niz kıyısındaki en büyük limanlardan birisidir. Odesa körfezi, 31 km. boyunca uzanır. Şehir: limanı gören bir teras benzeri tepe üzerinde kurulmuştur. Ülkenin, Avrupa’ya ve ticarete açılan kapısıdır. Mimari ve tarihi güzellikleri göz kamaştırır.

Nüfus yoğunluğu bakımından, Kiev ve Kharkiv şehirlerinden sonra gelir. Şehirde, özellikle: petrokimya, kimya, ilaç, gıda ve hafif sanayi yaygındır. Bunların yanında, yüksek öğrenim de revaçtadır ve 20 üniversite bulunmaktadır. Yani, şehir aynı zamanda üniversite ve sağlık şehridir.

Şehir: Kiev şehrine, 443 km. uzaklıktadır. Şehrin turistik özellikleri yanında: tedaviye yönelik ( özellikle Göz hastalıkları ve Doku Terapi Enstitüsü) özellikleri de yoğun olarak tercih edilmektedir. Yani, şehir tarih ve eğlencenin bir arada bulunduğu, aynı zamanda bunu çok da ucuza yaşayabileceğiniz bir yer olarak önem kazanmasına rağmen, bir üniversite ve sağlık şehridir. Ama, şehrin günümüzde öne çıkan başlıca özellikleri, eğlence dolu plajları ve bakir koyları ile hareketlenen yaz turizmi canlılığıdır.

TARİHİ:

Şehir, aslında ilk olarak 1200’lü yıllarda, Kırım Hanı Hacı Giray’ın kurduğu küçük bir Tatar köyüdür ve “Hacbey” olarak adlandırılır. 1529 yılına kadar Osmanlı kontrolünde kalan bölge: 1792 yılındaki Rus-Osmanlı savaşında, Osmanlıların yenilmesi nedeniyle, Rusların eline geçmiş ve aynı yıl, Rus İmparatoriçesi II. Katerina’nın emriyle, burada 1794 yılında“Odesa” isimli şehir kurulmuştur. 1819-1858 yılları arasında ise Odesa’nın çok uluslu bir nüfusun yaşadığı serbest bir liman olduğu görülür. Ancak asıl önemlisi, şehrin Rus devriminde oynadığı roldür. 1905 yılında Potemkin Zırhlısı’nın mürettebatının isyanı ile devrimin merkezi olmuştur. Tabii Sovyet döneminde ülkenin en önemli ticaret kapısı ve Sovyet deniz gücünün konuşlandığı yer haline gelmiştir. Odessa limanı, 1 Ocak 2000 tarihinde tekrar serbest limana dönüştürülmüştür. Odessa şehrinin tarihinde en büyük özelliklerden birisi bizi de ilgilendirmektedir ki: Osmanlı bayrağı çeken Yavuz ve Midilli savaş gemileri, I. Dünya Savaşı öncesinde bu şehri bombalamış ve Osmanlı İmparatorluğunun savaşa girmesine neden olmuştur.

ULAŞIM:
Odesa Uluslar arası havaalanı: şehir merkezinin güneybatısındadır. Havaalanı son derece basit ve küçüktür. Gayet basit Duty-Free mağazasında nakit alışveriş yapılmakta ve kredi kartı geçmemektedir.
İstanbul’dan uçağa bindiğinizde, yaklaşık 1 saat 15 dakikalık bir yolculuktan sonra buraya ulaşırsınız ki, son zamanlarda havayolları şirketlerinin yaptıkları promosyon uçuşları, özellikle Türklerin burayı yoğun ziyaretine neden olmuştur. Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım ise tam bir problemdir. Taksiler, bu ulaşım için 200-250 grivna istemektedirler. Ancak: 1.5 grivna ödeyerek, otobüsle, 45 dakikalık bir yolculuk ardından şehir merkezine ulaşabilirsiniz.
Kiev-Odesa arasında, trenle yolculuk yapmak isterseniz, 8 saatlik bir yolculuk gerekiyor. Bu tren yolculuğu için, bir kompartman kiralamanız önerilir, çünkü ücreti fazla değildir, çok keyifli bir tren yolculuğu yapabilirsiniz.

 

PARA BİRİMİ:
Ukrayna da: grivna denilen para birimi kullanılıyor.
1 TL = 5 grivnadır.
1 Dolar = 8 grivnadır.
1 Euro = 10 grivnadır.

 

DİL:
Şehir insanının büyük yoğunluğu İngilizce bilmiyor, bu yüzden, bu şehri ziyaret edeceklere önerim, gitmeden yanınıza bir Türkçe-Rusça sözlük almalarıdır. Şehirde, Rusça konuşuluyor. Ama Ukraynaca da resmi dil olarak kabul ediliyor ve pek çok tabela Ukraynacadır.

 

POLİSLER:
Şehirdeki polisler o kadar ilginç ki: daha ülkeye girişte, kenara çekip rüşvet istemekten kesinlikle sıkılmıyorlar. Özellikle, pasaport kontrolünde sona kalırsanız, kesin rüşvet vermeniz gerekir. Evet, başka bölümlerde, Odessalıların en büyük keyiflerinin açık alanlarda yani park alanlarında içki içmek olduğunu söylemiştim. Ancak: siz yani turistler, bir park alanında elinizde bira ile otururken, yanınıza bir polis gelip, park alanında bira içmenin yasak olduğunu söyleyebiliyor. Ardından: sizi peşine takıp, şehir merkezinde yüzlerce metre yürütüyor ve bir karakolun kapısına götürüyor. Karakol içinde olanlar ise, saatlerce bekletilmektir.
Yanınızda pasaportunuzun fotokopisi değil, kesinlikle aslını bulundurun, çünkü polisler pasaport aslını isteme bahanesiyle güzel bir akşamınızı rezil edebiliyorlar.
Son bir not: şehirde polisle ilgili sorun yaşarsanız, mutlaka Türk konsolosluğunu aramalısınız ki, önceden bence Türk konsolosluğunun telefonunu, kendi telefonunuza işleyin.

ALIŞVERİŞ:
Alışveriş meraklıları şehirde yerel bir pazarı gezmek isterseniz “Privoz” pazarını ziyaret etmenizi öneririm. Çünkü: tren garının yakınlarındaki bu sabit pazarda: sebze-meyveden, kurutulmuş balığa, çiçekten, kıyafetlere, şehrin yerlileri ve köylüleri tarafından satılan birçok şeyi bulup satın alabilirsiniz. 1827 yılında kurulan Pazar, o zamanlar köylülerin ve çiftçilerin kendi ürünlerini sattıkları bir yer olarak biliniyormuş. Ancak, günümüzde bayağı büyük bir alana yayılmıştır. Pazarın içinde fırınlarda var bunlardan ekmek alıp, kendinize iyi bir ziyafet çekebilirsiniz.
Bunun dışında: aşağıda anlatacağım gibi, Deribasovskaya caddesi de, alışveriş meraklılarının mutlaka ziyaret etmeleri gereken bir yer olarak önem kazanmaktadır. Ancak: ben bu şehri ziyaret ettiğinizde “illa” şunu alın, bunu alın diye bir şey söyleyemiyorum, yani şehirde mutlaka alınabilecek özel bir obje bulunmuyor. Tercih sizin

 

KONAKLAMA:
Şehirde, özellikle hafta sonlarında yakın çevreden yoğun ilgi olması nedeniyle otel fiyatlarının yükseldiği bir gerçektir. Ayrıca: otellerin birçoğunda, banyo ve tuvalet ortak olarak kullanılıyor. Odanın içinde banyo-tuvalet isterseniz, bu kez, otel fiyatı aşırı yükseliyor. Bu yüzden, bu şehirde birkaç günden fazla kalacakların ev tutmalarını öneririm. Örneğin: Deribasovkkaya caddesi üzerinde, iki oda bir salon ve mutfağı, jakuzisi bulunan bir apart daireyi, iki kişi, günlük 60 dolar civarında tutabilirsiniz.
Evet: bu şehri ziyaret edenler için, kesinlikle otel değil, ev veya apart kiralamanızı öneririm.

 

ÜNİVERSİTELER:
Odesa şehrinde birçok yüksek öğrenim kurumu bulunmaktadır. Şehrin en gözde üniversitesi “Odesa Mechinikov Ulusal Üniversitesi” dir. Bu üniversite, 1865 yılında, Çar Alexander II tarafından verilen emirle kurulmuştur. O dönemden bu yana faaliyetini sürdüren üniversite: Ukraynanın önde gelen araştırma ve öğretim üniversitelerinin başında gelmektedir. Bu ulusal üniversite dışında, şehirdeki başlıca üniversiteler: Odesa Ulusal Ekonomi Üniversitesi, Odesa Ulusal Tıp Üniversitesi ve Odesa Ulusal Politeknik Üniversitesi ve Odesa Ulusal Denizcilik Üniversitesidir. Bu üniversitelerde, birçok Türk öğrenci eğitim görüyor.

GECE HAYATI:
Şehirde, geceleri faaliyete geçen birçok bar bulunuyor. Odesalılar ve özellikle üniversite öğrencileri:hafta içi veya hafta sonu dinlemeden bu eğlence mekanlarına akın ediyorlar ve sabaha kadar eğlenip, oradan işlerine veya okullarına gidebiliyorlar. Şehrin birçok yerinde kumarhaneler de bulunuyor. Şehrin yan sokaklarında küçük mekanlarında bulunan kumarhaneler yanında, şehir merkezinde büyük kumarhaneler de bulunuyor. Şehirliler, bu mekanlarda kumar oynamaya çok meraklılar. Özellikle “Nevada” denilen kumarhaneler zincirini birçok yerde görebilirsiniz. Şehrin merkezinde, elinizde bira içerek gezebilirsiniz. Zaten, şehrin birçok yerinde parklar bulunması nedeniyle, insanlar barlarda veya diskolarda değil, yazın açık havada, parklarda eğlenmeyi seviyorlar. Hemen hemen her parkta: tiyatro, su gösterisi ve müzik etkinliklerinin düzenlendiği yerler bulunuyor. İnsanlar, diskolara dans etmek için gidiyorlar ve maksimim 2-3 saat kalıp dışarı çıkıp, parklara gidiyorlar.
Siz: eğer diskoya gitmeyi düşünüyorsanız: şehir merkezinin 12-13 km. dışındaki “Arcadia” bölgesine gitmenizi öneririm. Bu bölgede: İtaka ve İbiza isimli iki disko var ki, bunlar yörenin en meşhur diskolarıdır. Özellikle, yazın bu bölgedeki diskolar rağbet görüyor. Şehir merkezinde diskoya gitmek isterseniz, bu kez: Captain Morgan ve Palladium önerilir. Capta Morgan: bambaşka bir alemdir. Gündüz kafe gibi işletilen bu mekan, gece en çılgın partilere şahitlik edebileceğiniz bir yerdir ve hatta: barın üzerine çıkan striptizci kızları seyredebilirsiniz.
Bunlar dışında, elbette ücra yerlerde, girişin gayet ucuz olduğu diskolarda var, ama bence o mekanlara gitmeyi düşünürseniz, yanınızda mutlaka Ukraynalı birisi veya birilerinin olması şarttır. Yoksa, güvenlik problemi yaşayabilirsiniz.
“Yo” isimli kulüpte cazibe merkezidir. Burada, çeşitli partiler düzenleniyor.
Tüm bunların yanında: şehirde bir de Türkler tarafından işletilen eğlence mekanı var. Turquoise isimli bu mekan, gündüz kebapçı, gece ise disko olarak işletiliyor ve hatta bazı zamanlarda striptiz kulübü olarak da faaliyet veriyor. Ancak, burası şehrin üçüncü sınıf mekanlarından birisi olarak değerlendiriliyor ve müşterileri, genellikle düşük seviyeli Türkler, Araplar ve Odesalı bayanlardır. Burada, içki diğer mekanlara göre daha ucuzdur. Eğer: seks turizmi konusunda beklentileriniz varsa, burası, bu beklentilerinize rahatlıkla cevap verecek bayanlarla doludur.
Evet gece hayatının oldukça renkli olduğu bu şehirde: içki de bayağı ucuzdur. 1 bira: 2 grivna ve 1 şişe votka 12 grivna civarındadır.

 

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM VE TAKSİLER:
Şehirde: metro bulunmuyor ve ulaşım: troleybüs, tramvay, otobüsler ve minübüslerle sağlanıyor. Trafik düzgün ve insanlar, trafik kurallarına nispeten riayet ediyorlar. Arabaların kalitesi ise, kullananların ekonomik seviyesini anlatıyor. Bol miktarda Audi bulunurken, aynı oranda Sovyet dönemi dökük araçlar da kullanılıyor. Şehirde metro bulunmama sebebi ise: söylenenlere göre şehrin altındaki tüneller sistemiymiş.
Bu şehirde, insanların birçoğu yardımsever iken, maalesef taksi şöförleri tam bir soyguncudur. Lüks bir taksiyi, yoldan çevirip veya kenarda bekleyen bir taksiye asla binmeyin, özellikle yabancı olduğunuzu anlarlar sa, 10 grivnilik bir yolculuk size 150 grivniye patlayabilir. Bunu önlemek için, yoldan geçen ortalama sınıf bir taksiyi çevirmektir. Bu ortalama sınıf taksiler, bu işi ek gelir sağlamak için yapan, şehir insanıdır, yani bir anlamda, korsan taksi denilebilir. Ya da, bir yerde mahsur kaldı yani kayıp oldu iseniz, bir dükkana girin ve gitmek istediğiniz yeri dükkan sahibine bildirin, o sizi bir taksi bularak gitmek istediğiniz yere gönderecektir.

 

NÜFUS:
Günümüzde, şehirde az da olsa Türkler yaşamaktadırlar. Özellikle: şehrin banliyölerinden olan “Tahirova” bölgesinde, yoğun Türk nüfusu bulunmaktadır. Günümüz itibarıyla, şehir nüfusunun dağılımı şöyledir: % 61 Ukraynalılar, % 29 Ruslar, % 1.32 Bulgarlar, % 1.23 Yahudilerdir. Yani, bir zamanlar şehirde egemen olan Tatarlar, Stalin’in politikaları yüzünden artık yoklar veya çok az sayıda kalmışlardır.
Şehirdeki iş gücünün bir çoğunda kadınlar çalışmaktadırlar. Çünkü: erkeklerin büyük yoğunluğu denizci olarak çalışıyorlar ve bunlar 6 ay deniz, 6 ay şehir yaşantısı yaşıyorlar. Kadınlar, belediye otobüsleri kullanımı, çöplerin toplanması gibi neredeyse birçok işte çalışıyorlar. Hatta: döviz büroları, oto yıkama hizmetleri bile kadınlar tarafından yürütülüyor.
Bir de tabii dil sorunu var, büyük yoğunluk İngilizce bilmiyor, öte yandan ülkede kullanılan dil, normal Latin alfabesi değil, kril alfabesi kullanıyor ve bunu anlamamız iyice zordur. İnsanlar İngilizce bilse bile, Türk olduğunuzu hissedince bilmediğini söylüyor ve karşılarında kıvranmanızı izliyorlar. Yani, sizi anlamak için hiçbir çaba sarf etmiyorlar.

 

GÜVENLİK:
Şehir merkezinde, özellikle akşam saatlerinde kesinlikle uzak durmanız gereken mahallerin başında “Moldovanka” denilen bir yer vardır.

 

İKLİM:

Odessa, Karadeniz’in kuzeyinde olmasına rağmen, pek çok Akdeniz şehriyle aynı paralelde olması nedeniyle, sıcaklık konusunda üst seviyelerdedir. Yani, şehirde sıcak ve ılıman bir iklim hakimdir. Zaten bu yüzden, şehirde birçok plaj bulunmaktadır. Çarlık döneminde bile, topraklar üzerinde yaşayan hastalıklı kişiler dinlenmek ve tedavi olmak için buraya gönderiliyorlarmış. Denizin ortalama sıcaklığı: 13-14 derece civarındadır. Haziran-Eylül ayları arasındaki yaz döneminde ise, Odesa körfezinde deniz sıcaklığı ortalaması 20 dereceye kadar çıkar. İklim olarak, kışlar kuru ve hafif geçer, ısı nadiren eksi 3 dereceye kadar iner. Kar yağışı nadir ve az görülür. Burayı ziyaret edecek olanların, en son Ağustos sonu ile Eylül başında gitmelerini öneririm, sonrasında soğuklar etkin oluyor. Soğuklar denilince, hani pek soğuk olmuyor desem de, bazen buraların çok soğuk olduğu da söylenmiyor değil. Yani, ısı eksi yirmi derecelere kadar iniyormuş.

TURİZM

Şehrin başlıca turistik güzellikleri: Şevçenko Parkı, Luzanovka Parkı, Ekaterininskaya Meydanı, tarihi kale, Puşkin caddesidir. Bu güzellikleri gezmek için, kesinlikle birkaç gün gerekir.

 

NE YENİR-NE İÇİLİR:
Şehirde balık ürünleri çok ucuzdur. Örneğin: Potemkin merdivelerinin başındaki bir restoranda, kalkan balığını yaklaşık 120 grivna yani 30 TL. civarında yiyebilirsiniz. Ancak, restoranların birçoğunda İngilizce menü bulamayacaksınız. Ama menülerinin bir özelliği: yemeklerde kullandıkları her şeyi, gramajına kadar menü de yazıyorlar. Ayrıca: yemeklerde bol miktarda domuz ürünleri kullanıldığını da bilmenizde yarar var. Öte yandan, şehirde büyük oranda “suşi” merakı da vardır. Somon balığından yapılan suşi yi deneyebilirsiniz. Bunun dışında, yörenin yemek kültürü genellikle bizimkiyle uyumludur. Yani, özel bir yemek kültürü yok. Bunların yöresel yemek kültürü genellikle domuz eti ve ürünleri üzerine yoğunlaşıyor ki, bu da bize uymuyor.
Eğer: konaklamak için ev veya apart daire tercih ettiyseniz, marketlere girip, yiyecek olarak bol bol et satın alabilirsiniz çünkü etin kilosu, 8-9 TL. civarındadır. Et seçiminde, üzerinde “halal” yazan etleri tercih edebilirsiniz ki, inanın burada çok lezzetli et yiyebilirsiniz.
Bu şehirde bira içmek isterseniz: Slavutic denilen markayı ve votka içmek isterseniz: russki standart markalı votkayı tercih etmenizi öneririm. Evet, içki bu şehirde vergisiz olduğu için çok ucuzdur. Ancak: bunun bir kötü sonucu olarak, sabahın erken saatlerinden itibaren içen ve sarhoş olan bıçkınların, tartakladıkları insanları da görmek mümkündür.

GEZİLECEK YERLER:

ARMAND DE RİCHELİEU DUKE-ANITI:
Bu bronz anıt: Odesa şehrinin ilk belediye başkanına aittir. Aynı zamanda, şehrin ilk anıtı olarak da bilinir. Anıt: 22 Nisan 1828 tarihinde açılmıştır. Kaidesi: piramit şeklinde ve yerel kireçtaşından yapılmıştır. Yapan ise: ünlü heykeltıraş Ivan Martos’dur. Anıt, seçkin Rus ustanın son eserlerinden birisidir. Yüksek kabartmalarda ifade edilenler: tarım, ticaret ve adalettir.
Son bir not: Kırım Savaşında İngiliz-Fransız donanmaları tarafından şehir ve liman bombalandığında: anıtın yakınlarında patlayan bir bomba, anıta zarar verir, ancak savaştan sonra anıt yama yapılarak restore edilmiştir.

POTEMKİN (PRİMORSKİ) MERDİVENLERİ:
Şehrin en önemli sembollerindendir. Potemkin Bulvarı üzerinde bulunan merdivenler: II. Dünya savaşı öncesindeki posterlerle şehrin bir simgesi olarak lanse edilmiş ve liman ile deniz istasyonunu yani şehir merkezini birleştirmektedir. Bu dev merdivenler: 1837-1841 yılları arasında: İtalyan mimar Francesco Boffo tarafından dizayn edilmiştir. Yapılışının temelinde ise: Prens Shining Vorontsov’un eşi Elizabeth’e hediye olarak sunmak istemesidir.
Evet, günümüzde 192 basamaktan (ilk yapıldığında 200 basamak olduğu söyleniyor) oluşan merdivenler: 142 metre uzunluğundadır. Ancak, oluşturulan perspektif nedeniyle, yukarıdan bakıldığında merdivenlerin uzunluğu 22 metre görülür. Üst kısım ise, 12.5 metre ile daha geniş görülür. Merdivenlerin bulunduğu yerde bir de feniküler bulunuyor ki, 10 kişilik bu araç, merdivenleri yaklaşık 1 dakika 10 saniyede çıkıyor. Merdivenleri yürüyerek inerseniz: çıkışta malasef iyice yorulacaksınız. Bu durumda: biraz önce sözünü ektiğim feniküleri kullanın, ücreti 1.5 grivnadır. 1925 tarihindeki ünlü Potemkin Zırhlısının bulunduğu ve Sergei Eisenstein tarafından yönetilen film: bu merdivenlerin bulunduğu yerde çekilmiştir. Film “bebek arabası” sahnesiyle hatırlanmaktadır. Bolşevik Devrimini sevdirmek amacıyla çekilmiştir.
Son olarak: erezyon sonucu giderek tahrip olan merdivenler: 1933 yılında pembe ve gri kireçtaşı kullanılarak yeniden düzenlenmiştir. Yılın her mevsimi turistlerin uğrak yeri olan bu merdivenlerde, liman genişletme çalışmalarında 8 basamak iptal edilmiştir ve 192 basamağa inen merdivenlerde, her yıl koşu düzenlenmektedir. Günümüze kadar ki Potemkin Merdivenleri koşu rekoru 22.9 saniyedir.

 

DERİBASOVSKAYA CADDESİ:
Burası: Türk-Rus savaşında, Rus donanması Amirali Jose de Ribas’ın hatırasına yapılmıştır. İstanbul’daki “İstiklal Caddesi” benzeri bir yerdir. Güneşin hafif etkisini kaybetmeye başladığı akşamüstü saatlerinde, şehrin kalbi burasıdır. Burası, her zaman canlı ve yaşam sevinçleri gözlerine yansımış, güler yüzlü Odessalılarla doludur. Zaten, şehrin en ünlü park alanı olan “Garden of Life” da buradadır. Çekici yaya caddesi aynı zamanda şehrin en heybetli binalarının (Yunan meydanı, Opera ve Bale binası, Dük Richelieu anıtı, Liman, Arkeoloji müzesi, Puşkin Anıtı ve Potemkin Merdivenleri gibi) bulunduğu muhteşem mimarisi ile ünlüdür. Yaz aylarında, özellikle buradaki kafe, bar ve restoranlar doludur ve cadde araç trafiğine kapatılır. Arnavut kaldırımlı sokaklar boyunca, ıhlamur ağaçlarının gölgesinde güzel gezintiler yapabilirsiniz.
Evet, şehrin en önemli ticari caddelerinden birisi olan burayı mutlaka ziyaret edin, kentin butikleri ve yüksek uç mağazaları burada bulunuyor. Ayrıca, yine burada büyük ticari alışveriş merkezlerini görebilirsiniz. Bunlar arasında 19. yüzyıl yapımı, Passage şehrin en lüks alışveriş merkezi olarak ilgi çekmektedir. Passage isimli bu kapalı çarşının zemin katında çeşitli giyim eşyaları ve hediyelik objeler satılan dükkanlar bulunuyor. Üçüncü katından itibaren ise, bir otel yerleşmiştir. Yapının üzerindeki heykeller ve işlemeler ise, tam bir sanat eseridir.

 

ODESA LİMANI:
Odesa Sea Port: Odesa körfezinin kuzeybatı kesimi boyunca Karadeniz kıyısında uzanır. Odessa şehrinin atardamarı konumundadır. Limanın toplam kıyı şeridi uzunluğu 7.24 km. dir. Limanda bulunan yolcu terminali, yıllık 4 milyon yolcuya hizmet verebilecek kapasitededir. Bunun dışında 13 milyon tonluk kuru yük, 23 milyon tonluk petrol ürünleri kapasitesiyle burası  devasa bir fabrika gibidir. Zaten Ukrayna’nın diğer şehirleri ve yabancı önemli şehirlere ulaşımın en önemli kavşak noktası bu limandır.

     

MOTHER İN LAW KÖPRÜSÜ:
Limanın hemen üst tarafında, Belvedere’nin yanında bulunan köprü, şehrin en ilginç yerlerinden birisi olarak bilinir ve tanınır. 1969 yılında inşa edilmiştir. Kuvvetli rüzgarda köprünün şiddetli sallandığı söylenmektedir.
Köprünün iki yanında bulunan parmaklıklarda, yüzlerce ve belki de binlerce kilit göreceksiniz. Bazı kilitlerde sevdiğiniz isimleri yazılı ve tarih atılmış, bazı kilitlerde ise boya ile kalp resmi çizilmiştir. İnsanlar: sevdikleri ile olan aşklarının daim olması için buraya kilit asıyorlarmış. Siz de, bir kilit edinip, buraya asabilirsiniz. Söylenenlere göre, buraya asılan kilide yazılan isimdeki sevdiğinizle, bir ömür boyu birlikte olmanız mümkündür. Odesalılar tarafından anlatılana göre ise: bir Slav geleneği olan bu kilitler: evlenmek üzere buraya gelen gelin ve damat parklarda dolaşırken, buraya geldiklerinde: hiç ayrılmayacaklarının garantisi olarak, köprüye kilit takarlar ve anahtarını denize atarlar. Burada o kadar çok kilit var ki: Odesa Belediyesi, köprünün bitimine, çelikten, 3 boyutlu bir kalp yaptırmıştır. Öte yandan: köprüye takılan binlerce kilidin, köprünün mukavemetini olumsuz etkilememesi için, zaman zaman kilitler sökülüyor ve bu çelik kalbe naklediliyormuş. Yani, taktığınız kilidi, bir sonraki gidişinizde, görememe şansınız büyüktür.

TREN GARI:
1944 yılında, II. Dünya Savaşında yıkılan tren garı: 1952 yılında SSCB döneminde, yeniden yapılmış ve günümüze kadar sağlam olarak ayakta kalmıştır. Tren garının hemen girişinde: üç tarih ilgi çekiyor. Bu tarihlerden: 1905: işçilerin ayaklanma, Potempkin zırhısının ve Lenin’in desteğiyle ayaklanmaya devam ettikleri tarihtir. Bu ayaklanmada: Potempkin merdivenlerinde yüzlerce insanın öldürüldüğü söyleniyor. 1917 tarihi: Bolşevik isyanını belirtiyor.
1944 tarihi: Odessa şehri, II. Dünya savaşı döneminde, 1941-1944 yılları arasındaki süreçte, Romanya’nın egemenliğine girmiş ve Transilvanyanın bir parçası olmuştur. Ancak, şehir kızıl ordu tarafından, 10 Nisan 1944 tarihinde yeniden kurtarılmıştır.

ODESSA ARHEOLOHYCHESKYY MUSEUM:
Lanzheronovskaya bölgesindedir. Pazartesi hariç, hergün saat: 10.00-17.00 arasında açıktır.
Müzede: 160 bin civarında obje bulunduğu söyleniyor. Bunlar arasında: Karadeniz kıyılarından toplanan antik dönem kalıntıları, kiliselerden toplanan dini kalıntılar ve eski Yunanistan ve Roma dönemi sikke ve madalyaları bulunmaktadır. Bunların sayısının 50 kadar olduğu belirtiliyor. Ayrıca, taş lahitler de ilgi çekiyor. Müzenin önünde bulunan “Laokoon” heykeli de ilgi çekiyor.

BÖLGESEL TARİH MÜZESİ:
Havannaya bölgesinde, Odessa caddesi üzerindedir. Müze: 1806 yılında halat fabrikası olarak yapılan binada bulunmaktadır. Müzede, ilk olarak: 1944 yılında “Kahraman Odessa Savunması” sergisi düzenlenmiştir. Yani, burası bir anlamda, Odessa şehrinin yakın tarihine ait kanıtların ve fotoğrafların sergilendiği bir yer olarak dikkat çekiyor.

      

PUŞKİN MÜZESİ:
Şehir merkezinde Pushkinskaya bölgesindedir. Burası: Pushkvnskov sokağında 13 numaralı bir evdir ve edebiyat müzesi olarak dizayn edilmiştir. Ev: 20. yüzyılda şehirde yaşayan ünlü tüccar Charles Sukkar tarafından yaptırılmış ve daha sonra ise: Hotel du Nord yani bir han olarak kullanılmıştır. Ünlü edebiyatçı Puşkin: sürgün yıllarında, 3 Temmuz 1823 yılında, bu hanın içinde, bir ay yaşamıştır. Şairin bir heykeli de, caddede, bina önünde bulunmaktadır.

BATI-DOĞU SANATI MÜZESİ;
Şehrin en önemli müzelerinden birisidir.
Müzede: 16-20. yüzyıllar arasına tarihlenen Avrupa sanatına ait büyük bir koleksiyon bulunmaktadır. Bu koleksiyonda eserleri bulunan bazı sanatçılar olarak, şunlar sayılabilir: Teniers, Del Piombe, Mignard.

LİMAN MÜZESİ:
Lanzheronovskyy bölgesindedir. 10 Nisan 1990 tarihinde açılmıştır. Müzede, limanda bulunan denizcilik ve deniz savaşlarına ait objeler sergilenmektedir.

 

OPERA VE BALE TİYATRO BİNASI:
Hem mimari ve hem de sanatsal açıdan bakıldığında, şehrin en önemli yapılarından biridir. Yapının tarihi yaklaşık 200 yıl geriye gitmektedir. 1810 yılında yapılan ilk bina, 1873 yılında yanmış ve yeni bina 1887 yılında Avusturya Barok’u tarzında inşa edilmiştir. Tiyatronun eşsiz akustiği sayesinde sahnedeki küçük bir fısıltı bile salonun her tarafından duyulmaktadır. Zamanında Çaykovski, Rahmaninof, Isadora Duncan gibi dünyaca ünlü isimlerin yeteneklerini sergiledikleri ve 2007 yılında bakımdan geçirilen bu mekan, günümüzde de önemli gösterilere ev sahipliği yapmaktadır. Dünyanın en güzel opera binalarından birisi olarak kabul edilir ve şehir ziyaretçileri, en çok burayı fotoğraflarlar.

   

SHEVCHENKO PARKI:
Park alanı, ilk olarak 1874 yılında İmparator Alexander II onuruna dizayn edilmiştir. Burada, bir zamanlar: Gogol, Ostrovsky, Dostoyevski, Çehov, Ahmatova gibi sanatçıların bulundukları söylenmektedir. Parkın önceki ismi “Alexander Parkı” dır. Çünkü, biraz önce de söylediğim gibi, İmparatorun şehri ziyareti anısına yapılmıştır. Denize yakın park alanı, 700 bin metre karelik alana yayılmaktadır. Parkın içinde: geniş yaya yolları, doğal güzellikler ve çeşitli kültürel ve eğlence tesisleri bulunmaktadır. Özellikle, park alanı içindeki “Chornomorets Stadyumu” futbol maçları sırasında yoğun kalabalıkları çeker. Park alanı içinde: Ukrayna milli şairi Taras Shevchenko’nun anıtını da görebilirsiniz.

  

HAYVANAT BAHÇESİ:
Novoschepnoy bölgesindedir. Hayvanat bahçesinin bulunduğu park alanı fikri ilk olarak 1889 yılında ortaya atılmıştır. 1914 yılında ise, hayvanat bahçesinin ilk hayvanları gelmiştir. 1922 yılında ise, bugünkü hayvanat bahçesi oluşturulmuştur. 1992 yılına gelindiğinde ise: hayvanat bahçesi 6.5 hektarlık bir alan üzerinde yerleşmiştir. 2012 yılı başı itibarıyla, burada 265 türden 1452 hayvan bulunduğu söyleniyor.

VORONSTOV SARAYI

Potemkin merdivenlerinin mimarı Boffo’nun şehre güzellik katan bir diğer önemli eseri de 19. yüzyıldan kalma Vorontsov Sarayıdır. Dönemin valisi adına yapılan bu saray da ziyaretçileri büyülemektedir. Aynı valinin adını, günümüzde Odessa Körfezinde hala faal olan deniz fenerine de verdiği bilinmektedir.

ARKADİA BEACH:
Burası şehrin yazlık ve ünlü plaj bölgesidir ve gerek şehir sakinleri ve gerekse şehri ziyaret edenler tarafından, dinlenmek ve denize girmek için favori bir yer olarak kabul edilir. Plaj bölgesi: şehrin kuzeyindedir. Kumsal kumludur. Ukrayna’nın, diğer bölgelerindeki taşlı ve çakıllı plajlara nazaran buranın kumlu olması ilgi çekmektedir.
Arcadia bölgesi yalnızca denize girilen bir yer değildir. Burada: gündüzleri beach clubler var, geceleri ise bar, kafeteryalar ve restoranlar hizmete giriyor. Yani: hem gündüz ve hem de gece hoş vakit geçirmek isteyenler, burayı tercih ediyorlar. Sabahın saat 7’sinde bile diskolardan yükselen müzik sesleri duyulmaktadır. Biraz önce de söz ettiğim gibi: burada bulunan “Luzanovka” plajından: insanlar denize girebiliyor ve güneşleniyorlar. Yani bölgenin en ünlü plajı burasıdır. Plaj şemsiyesi ve şezlong kullanılmıyor, kumların üzerine havlusunu seren, yatıp güneşleniyor. Ama, Odessa-Arkadya arasında çok güzel ve temiz koylar da bulunmaktadır.

          

FORTRESS-KALE:
Şehir merkezinden yaklaşık 20 dakikalık bir otobüs yolculuğu ile ulaşılmaktadır. Belgorod-Dinyester bölgesindeki kale: 13-15. yüzyıllar arasından kalmadır. Ukrayna Devleti tarafından “Ulusal Anıt” statüsüne alınarak koruma altına geçirilmiştir. Günümüzde görülen kale yapısı ise: 1806-1812 yılları arasındaki Türk-Rus savaşı öncesinde yapılmıştır.
Kalenin çevresinde: 12 metre derinliğinde, 14 metre genişliğinde bir hendek bulunmaktadır. Bu hendek, kalenin üç tarafını çevirmektedir. Duvarların toplam uzunluğu 2 km. dir. Kalınlık ise, 5-15 metre arasında değişmektedir. Surların ve kulelerin yüksekliği ise 8 metredir. Kümeler arasında 34 kule bulunmaktadır.

“Ukrayna, Odesa” için 6 yorum

  1. Tarih 20/12/2014 Palladium adlı gece kulubune gittik , bu benim 3. Odessaya gelişim , rusyayla arası bozulan ukraynada ekonomi kötü durumda ,2013 de geldigimde dolar 1 e 8 ken şimdi 1 e 18 palladiumda 2 menü var artik biri biz türklere özel, ukraynalılara mohito 75 gravini bize 350 , 1 duble chivas ukraynalılara 100 bize 350 gravini , aman bize bi hesap kitlediler , 4.600 gravini çok uğraştık ama hesabı en son badigardlar aldi , aman bi sevimliydiler , nasıl datlı datlı ödettiler bize inanamazsiniz , aman dikkat.

  2. kadaşlar Odessa için tatil notları,

    Öncelikle onurair in uçakları buraya geliyor.Uçakta türk ile evli bir odessa lı bayanla sohbet ettim.Havaalanında döviz büfeleri var. Ancak kur düşük.Beni uyardı ve kardeşleri karşılamaya geldiği için, kızlar sayesinde önce taksi vs için 50 usd bozdurdum.Çok para bozdurmayın.Zaten heryerde döviz büfesi var.

    Çıkışta taksiler bana şehrin merkezindeki Deribasovskaya caddesine gitmek için 300 UAH çektiler.Kızlar telefonla havaalanına taksi çağırdı, (taksi şirketleri var telefonla en yakındakini yönlendiriyor. kilometrede 5.5 UAH atması lazım.İndi bindi 20 UAH, Havaalanı merkeze 9 Km eder 70 UAH ) 70 UAH ile şehir merkezine geldim.

    Otele yerleştim.Her tarafta üniversite öğrencisi.Bizim oğlanlardan da çok 🙂 Ne şanslı veletler.. Sokakta bir sürü kız..Ancak kanmayın çoğu ilk görüşmede vermiyor 😀 boşuna ava çıkmayın derim.

    Şöyleki Odnoklassniki diye rusların bu civarların facebook programında gitmeden önce 40 tane arkadaş yaptım.Çoğu ingilizce bilmiyor ve sağolsun google translate…

    Bu arkadaşlardan 4 günlük tatilde 5 tanesi ile görüştüm. Ancak elletiyorlar vermiyorlar arkadaşlar. O yüzden amaç eğlence ise hiç bunlarla zaman kaybetmeyin.Bu iş için internet sitesi var oradan bakıp seçiyorsunuz.Özellikleri vs beğendiğinizi.Arıyorsunuz fotoğraftakinden farklı ama yinede güzel kızlar 800 Uah saatlik. Kesinlikle değer 🙂 Av için hiç boşa zaman harcamayın. Seç beğen çağır.

    Gece klüpleri derseniz ,arkadaşlar yazmış Palladium diye bir yer var.Bildiğin aksaray 😀 girişte 150 UAH para verdim.Yanlız olunca aşağı katta bir yere götürdüler beni. Bomboş:D vodka redbul 200 UAH ye geçirdiler.Baktım karşı masada yine bizden arkadaşlar var 😀 adamlar Jack açtımış, nargileler, meyveler, kızlarada gelen çiçekçi kızdan çiçek dağıttılar. abartısız 8000 UAH harcadılar. Sonra kızlar ukraynalı gençlerle ayrıldılar : D olan bizimkilere oldu. Ben odnoklasikini den kendimi palladium olarak etiketleyince arkadaş listesinden mesajlar yağdı:D yanlızmısın geleyim mi takılım mı? gelen kız sayesinde üst kata çıktımç.Aslında eğlence dansçı kızlar show ordaymış.Aşağıda bizi kazıklamışlar DJ le 😀 Kız sayesinde redbul vodka yı 100 UAH içtim.Tarife farklı Türklere yanlızsanız. Kesinlikle gitmeyin.Yada görmek için gidip keklenmeyin.

    Taksilerle pazarlık edin. şehir içi ortalama ulaşım 50-100 UAH. dolmuşlar 5 UAH..

    Türkçe bilen bir kızla dışarı çıktıkk.Steak houselar fena değil. Ben biftek yedim 190 UAH, hatun 550 UAH ye balık yedi.Oda bize geçirdi anlayacağınız 🙂 hiç güven kalmadı.Yemekten sonra eve gitmesi gerekti..

    Kısaca taksilerle pazarlık edin, Night Clublarda düdüklenmeyin, kızlar gözünüzün içine bakıyor , kendinizi Bratt Pid zannediyorsunuz, ancak hepsi tiyatro.Gezip eğlenmek , yemek içmek hesabı size yıkıp küçük bir öpücükle sıvışmak istiyorlar.Kendinizi kullandırmayın. Eğer eğlence istiyorsanız arayın gelsinler eğlendirip gitsinler.Ama mal gibi aşık olmayın size gösterdiği ilgiye.Oda tiyatro.Onlar için just business ..

    İyi eğlenceler

  3. merhaba ben ukrayna ve rusyaya senede 1 seyahat ederim..odessa eglence için kiev ve harkovdan biraz daha kısıtlı olsada yazın gidilmesi gereken bir yer 🙂 hava alanının çıkışında bekleyen akbaba taksicilere sakın yanaşmayın ve ücreti gravna üzerinden belirleyin burda pazarlık yapmazsanız 3 dolarlık yeri 10 dolara gidersiniz..dolar diyorum çünkü hava alanında kurdan çok fena çakıyolar kesinlikle grv yoksa havaalanında para bozdurmayın ufak dolarla ulaşımı saglayın..evler genellikle eski oluyor ve temizlikle ugraşıyorsunuz bunun yerine otelde kalmak daha saglıklı 1 geceligi 40 kahvaltı dahil çok güzel oteller var..şehir güvenli ama şehir dışı için aynı şeyi düşünemem ayrıca burada trafik akışı bize oranla ters yollarda ezilmemeye ugraşın..kızlar çok güzel ama odessa şehrine tüm dünyadan uçuşlar oldugu için turist moduna girmezsin her tarafta türk ve araplar var..kızlara pek bulaşmayın çünkü hepsi sinyal veriyor kaz gibi yoluyor sonrada numarasını verip kalkıp gidiyor ertesi sabah seni engellenenlere ekliyor..ne brad pıtt ayarında herifler mal gibi kaldı o yüzden tipinize pek güvenmeyin çünkü onlarada talep çok fazla :)) kızların geneli susi istiyor susi 600grv içecek ve tatlı ile sende aynısını yersen 2000 ila 2200 grv hesap ödüyorsun oysa otele kız çagırmak 600grv bence direk çagırmak daha karlı..oteller türkiyedeki gibi sıkıntı yaratmıyor istedigin kadar istedigin kızı getirebiliyorsun çekinmene gerek yok..şehir merkezinde çok güzel balmumu müzesi var..totem merdivenlerinden dogru giderek parka ve asma kilitli köprüyüde gezin derim odessa güzeldir..türk lokantası yanlızca turkuaz var ama yaşlı kadınların kendini akşamları saattıgı mekan olmuş..ben begenmedim..arap restoranı laila tercih edilir..derebovskayada mcdonald çok güzel hatta ukraynadaki ve moskovadakilerden bana daha taze ve hoş yer gibi geldi..

  4. Odessa’yı ilk defa ziyaret ettim. Deribovskiya isimli ana caddesinde Steakhouse isimli bilinen bir restorant var. Sakın oraya gitmeyin, yabancıları ve türkleri yolunacak bir kaz olarak görüyorlar. Yeni tanıştığım bir kız ile oraya gidip yemek söyledik. Kız portakal suy istedi, yok dediler mango suyu getirdiler. Kızla 2 saat kadar oturduktan sonra kız izin isteyip gitti, ben birama devam ettim, hesap geldiğinde tam anlamı ile şoke oldum. Hesap çok yüklüydü, incelediğimde bir mango suyuna 760 grivna (30 usd ) yazdıklarını gördüm. Hesaba ettim onlarca dakika. Menüyü istedim, menüde yok sistemde var dediler, siz insanları böylemi dolandırıyorsunuz dedim. Sonuçta mango suyunda yüzde yirmi indirim yaptığını söylediler, ancak hesap geldiğinde vazgeçip bu hesabı ödeyeceksin dediler. Şehrin en ana caddesinde en işlek yerde bilinen bir restoranın bunu yapması inanılır gibi değil, Türkleri yolunacak kaz gibi görüp ciddi kazık atmaya alışmışlar.

  5. Öncelikle aklınızda soru işaretleri varsa onlardan kurtulmanızı ve Odessa bileti almanızı rica edeceğim. Ben uçak biletimi ukrayna havayollarından aldım. Uçakları küçük ama konforlu. Zaten yolculuk 1 saat 15 dakika sürüyor. Havaalanından konaklama yapacağınız yere transfer olarak taxi dışında pek alternatif yok. Taksiciler inanılmaz yüksek fiyat veriyor. Otele giderken 20 dolar bayıldık daha sonra uber uygulaması ile inanılmaz rahat ve tasarruf ettim. Kesinlikle uber uygulamasını kullanın fiyatları yarı yarıya düşüyor. Wall Street hotelde kaldım konumu ve temizliği mükemmel. Otel Deribasovskaya meydanına yürüme mesafesinde 2-3 dakika. Meydanda Türk Restorantı Ali Baba’da yemek yemenizi öneririm. Meydanda birçok steak house ve restorant mevcut. Borsch çorbaları çok meşhur lakin içinde domuz var derdinizi anlatabilirseniz tavuklada hazırlıyorlar. Şehirde ingilizce bilenlerin oranı %15 civarı. Benim biraz rusçam olduğu için iletişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşamadım. Ülkede asgari ücret 220 dolar civarında ve ekonomileri kötü durumda. Gece clublerinde kızlar gözlerinizin içine bakıyor. Çünkü cebinde parası yok. Yani clubteki kızların derdi içki ısmarlayacak birini bulmak sonrası sizin kabiliyetinize kalmış. Ama dikkat edin clublerle anlaşmalı kızlara denk gelmeyin. Benim odessa bağlantılarım sağlam olduğu için yaşamadan tecrübe edindim. Gece clubü olarak palladium, mynesterium çok iyi daha düşük profilli olarakta jennifer fena değil. Nargile kültürleri mevcut. Qalyan diyorlar ve güzel tütünler kullanıyorlar. Cafeleri çok güzel. гранат adlı kafeyi öneririm. Benim kişisel ricam lütfen kimseye dikkatli ve uzun uzun bakmayın. İnsanların birbiriyle işi yok, kimse kimsenin suratını bakmıyor. Kültürlerinde kaba tabirle öküz öküz bakmak yok. Her kızı yatılacak ve paralı asker olarak görmeyin. Eğer güzel bir kızın arkasından uzun uzun bakan bir erkek varsa gidin ve selamun aleyküm diyin onun cevabı size tanıdık gelicektir :))) sorularınız ve görüşleriniz için bana ulaşabilirsiniz 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir