Tokat

12.900 kişi okudu!

Bir kez gittim, kısa süre bulundum, güzel ve şirin bir şehir. Ama özellikle, bu şehrin dışında iken, tanıdığım, tanıştığım Tokatlı dostlarımın, yüreği, muhteşem. Hepsine selamlarımız iletiyorum.

ULAŞIM:

Tokat-Amasya arası uzaklık: 114 km. Tokat-Samsun arası uzaklık: 231 km. Tokat-Sivas arası uzaklık: 108 km. Tokat-Yozgat arası uzaklık: 207 km. Tokat-Ankara arası uzaklık: 399 km. Tokat-İstanbul arası uzaklık: 785 km. Tokat-İzmir arası uzaklık: 978 km.

Havaalanı: il merkezine, 17 km. uzaklıkta, Tokat-Turhal karayolu üzerindedir.

xxxxxxxxx

TARİHİ:

Kentin ismi, tarihi süreç içinde: “Dokat, Kah-cun, Sobaru, Togat, Tokiye, Dokiye, Turiye” olarak da kullanılmıştır.

Bizans döneminde: şehrin ismi “Dokeia” olarak geçmektedir.

Tarihi süreçte: yöredeki topraklarda, 5000 yıllık bir geçmiş ve bu geçmiş boyunca, 14 devlet veya beyliğin egemenliği görülmüştür.

Pers yönetimi sırasında, bölgede başlıca yerleşme: dinsel ve ticari açıdan büyük önem taşıyan “Komana” kentidir. Günümüzdeki Tokat il yakınlarındaki “Gömelek Kalesi”nin bulunduğu yerde kurulan, bu antik kent: Kapadokya bölgesindeki “Komana” kenti ile karıştırılmaması için “Komana Pantika” ismini alır.

Bölge: takip eden süreçte, Makedonyalıların egemenliğine girer. Büyük İskender’in ölümünden sonra ise: yeni kurulan Pontus krallığının egemenliğine girer.

MÖ.1.yüzyıl civarında, bu kez, yörede Romalılar egemenliği ele geçirirler. Ancak, bölgenin Romalılar tarafından ele geçirilmesi, büyük mücadeleler sonucu oluşur. Hatta: MÖ.47 yılında, Roma İmparatoru Sezar: Zile ilçesinin bulunduğu yere gelir, Pontus kralı II.Pharnake’nin ordularını, Altıağaç mevkiinde büyük bir yenilgiye uğratarak, bölgeyi tamamen ele geçirir. Burada, tarih sahnesine düşen bir not vermek istiyorum. Sezar: Altıağaç bölgesindeki bu zaferden sonra “Veni, Vidi, Vici” yani “Geldim, Gördüm, Yendim” şeklindeki mesajını, Roma’ya gönderir.

Tokat isminin kaynağı: buraya yerleşin “Togayıt Türkler”inden geldiği, surlu kent anlamına gelen “Toh-kat” sözcüğünden türediği veya besili at yada atların toplandığı yer anlamına gelen “Tok-at” kelimesinden türediği düşünülmektedir.

GENEL:

Şehir: Orta Karadeniz bölgesindedir. Topraklarının büyük kısmı: ormanlıktır. Tarıma ayrılan topraklar da, belli bir büyüklüktedir. Tarım alanlarının büyüklüğü olarak, ülkemizde, 6.sıradaki il’dir. Ormanlık alanlar ise: Almus, Reşadiye ve Niksar ilçelerinde yoğunlaşmaktadır.

Ovalar, il genelinin, % 16’lık bölümünü kapsar. Başlıca ovaları: Erbaa-Niksar ve Artova. Dağlık bölümler düşünüldüğünde ise: bölgedeki dağların, Karadeniz’e paralel uzandıkları görülür. Doğuya gittikçe, dağlar birbirlerine daha çok yaklaşırlar.

Kent merkezinin, rakımı: 623 metredir. Genel yükselti düşünüldüğünde ise: rakımın 188-2200 metre arasında değiştiği görülür.

TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ:

Üniversite: 1992 yılında kurulmuştur.  Üniversite bünyesindeki: Fakülteler: Eğitim, Fen-Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler, Tıp, Ziraat. Enstitüler: Fen Bilimleri, Sağlık Bilimleri, Sosyal Bilimler. Yüksek okullar: Beden Eğitimi ve Spor, Sağlık, Yabancı Diller. Bunun  dışında: İlçe topraklarında da, yüksekokullar bulunmaktadır.

Üniversite kampüsü: Taşlıçiftlik yerleşkesi: Amasya yolu üzerinde, İl merkezine 9 km. uzaklıktadır. Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi, şehirde, hizmet vermektedir.

NE YENİR. NE İÇİLİR:

Tokat yöresinde: yemek kültürü bayağı zengin olmasına rağmen, özellikle: Tokat Kebabı yemelisiniz. Bunun dışında ise: bakla dolması, keşkek, gendüme  çorbası, bacaklı çorba, cevizli çörek düşünebilirsiniz.

Tokat Kebabı: taze kuzu eti, kuyruk yağı, patlıcan, yeşil biber, domates, sarımsak, soğan ve özel pişirilmiş kebap pidesi kullanılarak, özel kebap ocaklarında yapılıyor.

Bunların yanında: Tokat Şarabı da ilginizi çekerse, içebilirsiniz. Özellikle: Tokat yöresinde üretilen “Mahlep Şarabı” apayrı bir lezzet. Hatta, bundan yakınlarınız için, hediyelik olarak da satın alabilirsiniz. Mahlep: Tokat yöresinde, bolca yetişen, vişneyi andıran bir yabani meyve türü. Bu meyvenin tozu: tatlıcılıkta bolca kullanılıyor. Özellikle: pastanelerde, paskalya çöreklerinde. İşte, yörede bolca yetişen bu mahlep: şarap üretiminde kullanılıyor. Bu aromatize şarap: hem hoş kokulu ve hem de az tatlı olmasıyla, dengeli bir içim yaratıyor. Tadı: olgun yabani vişneyi ve kirazı anımsatıyor. Özellikle: kahve ile denemelisiniz.

NE SATIN ALINIR:

Şehirde: dövme tekniğiyle yapılmakta olan, çeşitli hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Bunların başlıca örnekleri: leğen, ibrik, kazan, tava, tas, sini. Bunlar hoşunuza gitmez ise: yine, bu yöreye has “yazma” satın alabilirsiniz. Özellikle: tahta baskı yazmalar. Yazma, günümüzde: elbise, etek, bluz, fular, sabahlık, gecelik, tayyör gibi, bayanlar tarafından kullanılıyor.

Yukarıda belirttiğim gibi, gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için “Mahlep Şarabı” satın alabilirsiniz. Hediyelik karton kutular içinde, güzel görüntü sunuyor.

GEZİLECEK YERLER:

GÖK MEDRESE:

Anadolu Selçukluları döneminde yapılmış olup, kitabesi olmadığından kim tarafından ve kim zamanında yapıldığı belli değildir. Ancak: 13.yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor. Kullanım amacı ise: şifahane. Evet, burası şifahane olarak, 18.yüzyıla kadar kullanılmıştır. Halk arasında: Pervane Medresesi, Kırkkızlar Medresesi, Darüşşifa, Bimarhane gibi adlarla bilinmektedir.

Pervane denilince, bundan biraz söz etmekte yarar var. 1243 yılında, Kösedağ Savaşı yıllarlında, Selçuklu ordusu yenilince, Moğollar, Muiniddin Süleyman Pervane isimli şahısla, diplomatik ilişki kurarlar ve çok beğendikleri bu zat dışında, herhangi bir kimse ile muhatap olmazlar. Selçuklu Sultanları ile Moğollar arasındaki irtibat, Vezir Pervane tarafından yürütülür. Pervane: dönemin bilginlerini ve şeyhlerini korur ve hatta “Mevlana” ile büyük bir dostluk kurar.

TOKAT MÜZESİ:

Anadolu Selçuklu döneminde: medrese olarak kullanılan ve yukarıda hakkında bilgi verdiğim: “Gök Medrese” binası: 1982 yılında yapılan çevre düzenlemesi ve restorasyon sonucu: Müze olarak hizmete açılmıştır. 2 katlı binada, arkeolojik ve etnoğrafik eserler ayrı ayrı sergileniyor.

ZEMİN KAT:

Girişin sağında: İlk Tunç Çağı eserleri, sonraki takip eden odalarda ise: Hitit ve Frig dönemi eserleri, kilise eşyaları sergileniyor. Burada: kubbeyle örtülü ve daha geniş tutulmuş mekanı olan son oda’da : Osmanlı dönemine ait dini eserler ve yazı takımları sergileniyor.

Baş eyvanın kuzeyindeki mekan: medreseyi yaptıran Pervane Muiniddin Süleyman’ın aile fertlerine ait mezarlık var. Burada: 20 sandukalı mezar odası, müze ziyareti sırasında görülebiliyor. Bu mescitten sonra: bölgenin geleneksel erkek giysileri, kadın giysileri, takılar, aydınlatma araçları, hamam eşyaları gibi etnoğrafik eserler sergileniyor.

ÜST KAT:

Buranın bir bölümü: idari hizmetler için tahsis edilmiştir. Güney revaka açılan odalarda ise: sikke ve altın süs eşyaları, Ulutepe kurtarma kazısında bulunan kalıntılar, Roma dönemine ait pişmiş toprak, metal ve cam eserler ve son odada Bizans dönemine ait eserler sergileniyor.

AVLU:

Ön bahçe ve kuzey bitişiğindeki alanda: Anadolu Selçuklu dönemi, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait taş eserler sergileniyor.

Müzede, özellikle görmenizi önereceğim eser: Roma dönemine ait, Bronz Apollon figürü. Müzenin en değerli eseri bu.

TOKAT KALESİ:

Kale yapısının kuruluş tarihi ve kimler tarafından yapıldığı konusunda bilgi yok. Yapım tekniği düşünülerek, MS.5.yada 6.yüzyılda yapıldığı düşünülüyor. Yapıldıktan sonra da, uzun yıllar, Bizanslıların elinde kaldığı biliniyor. Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde de, kale yapısı, savunma amaçlı olarak kullanılmıştır. Bazı dönemlerde ise, isyancılara mekan olmuş, bir dönem ise, cezaevi olarak kullanılmıştır.

Yapı: sarp bir kayalık üzerinde yükselen, doğal bir kaledir. Oldukça güvenli bir noktadadır. Çünkü: kayalık bölge, doğal yıkımlara dayanıklıdır. Sur duvarları: iç ve dış sur duvarları olmak üzere kademeli olarak yapılmıştır. Surlar, beşgen planlı, 18 burç ile güçlendirilmiştir. Batıda bulunan, Ceylan Yolu isimli ve 362 basamaklı sarnıç, kuşatmalar sırasında yapının su ihtiyacını karşılamıştır.

Kaleye giderseniz, neler görebilirsiniz? Kuleler, burçlar, mazgallar ve sur duvarlarının bir bölümünü görebilirsiniz. Tonozlu yapılar günümüzde de görülebilirken, diğer yapıların sadece temelleri görülüyor. Dış kale surları yok, ancak iç kale duvarlarının bir bölümü ayakta.

ALİ PAŞA CAMİSİ:

İl merkezinde, Cumhuriyet meydanındadır. Şehirdeki, en büyük Osmanlı anıt eseridir. Cami yapısı: Sultan II.Selim tarafından, 1572 yılında yaptırılmıştır. Camiyi yapan Ali Paşa’nın eşi ve oğlu Mustafa Bey’in türbeleri: cami avlusundadır.

Yapının: tek kubbesi ve tek minaresi var. Tamamı, kesme taştan yapılmıştır. Osmanlı geleneğine göre: öldürülen devlet adamları tarafından yaptırılan eserler için, kitabe konulmamaktadır. Bu nedenle: cami’de, kitabe bulunmuyor. Sadece: avludaki türbede, Ali Paşa’nın ismi verilmiştir.

 

MEVLEVİHANE

Yeşilırmak kenarına serpiştirilmiş şehrin merkezinde yer alan Tokat Mevlevihane’sinin ana binası semahane, derviş hücreleri, şeyh odası ve meydan odası günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Ahşap mimarisiyle “Anadolu’nun en estetik Mevlevihanesi” olarak nitelendirilen yapıdaki daire biçimindeki semahane, iki katlı binanın büyük bölümünü oluşturuyor.

 

GAZİOĞLU HAN

Sulusokak’a çıkarken yol üstünde görülen Gazioğlu Hanı, içinde yazmacılık yapıldığı için yaklaşık 50 yıldır halk arasında “Yazmacılar Hanı” olarak anılıyor. Yazmacılık yapılan Anadolu şehirleri arasında ayrı bir yere sahip olan Tokat’taki bu handa sayısı giderek azalan esnaf, el baskısı geleneksel yazmalar üretmeye devam ediyor.

TAŞHAN:

İl merkezinde, Gazi Osman Paşa caddesi üzerindedir. Osmanlılar döneminde, muhtemelen 17.yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. Yapı: dikdörtgen planlı, açık avlulu, 2 katlıdır. Zemin katta: avlu çevresinde sıralanmış, 43 oda ve tuvalet bölümü var. Güney ve batı yönündeki odaların önüne, revak yapılmıştır. Diğer odalar ise, doğrudan avluya açılmaktadır.

SAAT KULESİ:

İl merkezinde, Behzat mahallesindedir. 1902 yılında: Sultan II.Abdülhamit’in, Padişah oluşunun 25.yılı anısına, halkın yardımlarıyla, Belediye Başkanı Enver Bey tarafından yaptırılmıştır.

Yüksekliği: 33 metredir. Kapısı: güney yönündedir. Kesme taştan yapılmıştır. Saat kısmı: 1917 tarihinde restore edilmiş, dört yöne, büyük kadranlar yerleştirilmiştir. Bunlar: her saat başlarında ve yarım saatlerde, iki dakika süreyle çalarlar ve bu çalma sesi, şehrin birçok bölgesinden rahatlıkla duyulmaktadır.

HIDIRLIK KÖPRÜSÜ:

Önemli bir kavşakta bulunan köprü: 5 gözlüdür. Selçuklu döneminde yapılmıştır. Uzunluğu: 151 metre, genişliği: 7 metredir. Kesme taşlardan yapılmıştır.

Köprü üzerinde bulunan, mermer bir küre üzerindeki kitabede: II.Gıyaseddin Keyhüsrev ve kendisiyle 3 yıl boyunca çatışan 3 oğlu (İzzeddin, Rukneddin, Alaeddin)’nun isimleri birlikte yazılmıştır. Çünkü: aralarındaki çatışmanın bitirilmesi amaçlanmış ve bu da başarılmıştır. Bunun üzerine: üç kardeş, yaklaşık 8 yıl devleti birlikte yönetmişlerdir.

Köprünün hemen yanında, bir de türbe var. Ama bakımsızlıktan bir hayli yıpranmış durumda.

Evet, bu 700 yıllık köprünün hemen yanında, Hıdırlık Çayırı denilen bir yer var. Burası: il’in mesire yeri.

 

SEBASTOPOLİS ANTİK KENTİ:

Şehir merkezinin, 68 km. güneybatısındadır. Kentin ismi: Büyük, azametli şehir anlamına gelmektedir. Bazı kaynaklara göre: şehir, MÖ.1.yüzyılda kurulmuştur. Kent hakkındaki yazılı kaynaklara göre: Roma İmparatoru Traianus tarafından, kent: Kappadokia Eyaletine dahil edilmiştir, ismi ise: Herakleopolis olarak geçmektedir.

Burada: 1987 yılında, Tokat Müze Müdürlüğü tarafından kurtarma kazıları yapılmıştır. Bu kazılarda ortaya çıkarılan mimari parçalar değerlendirildiğinde, burada: Roma ve Bizans dönemlerinde yerleşim olduğu ve hatta önemli bir yerleşim bulunduğu tespit edilmiştir.

 

“Tokat” için bir yorum

  1. merhaba, tokattan mahlepli şarap temin edeceğimiz bir irtibat biliyor musunuz teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.