Samsun, Çarşamba

13.297 kişi okudu!

Karadeniz sahil otoyolu üzerinde bulunan bu şirin ilçemiz, hernekadar deniz kıyısında olmasa da, Karadeniz’in her türlü özelliklerini taşıyor.

genel.2

ULAŞIM:

Karadeniz Sahil Yolu: ilçeden geçmektedir. Çarşamba-Samsun arası uzaklık; 36 km. dir. Çarşamba-Ordu arası uzaklık: 112 km. Çarşamba’nın hemen yanıbaşındaki Terme ile arasındaki uzaklık ise: 21 km.

Karadeniz bölgesinin en önemli havaalanlarından biri olan: Çarşamba Havaalanı, burada bulunuyor. Daha doğrusu ilçenin yakınlarında. İlçeye 17 km. Samsun’a ise 19 km. uzaklıkta. Bu havaalanından, hergün düzenli uçak seferleri yapılmaktadır.

genel.4

TARİHİ:

Çarşamba ve yakın çevresinde: MÖ.4000 yılından günümüze uzanan bir yerleşimin varlığından söz edilmektedir. Bu tarihi süreçte: bölgede, Hitit ve Frigya egemenlikleri görülür. Ayrıca: Çarşamba ovasında, MÖ.8.yüzyılda, kadın savaşçılar (Amazonlar)ın varlığı hakkında çeşitli görüşler bulunmaktadır.

MÖ.6.yüzyılda; bölgede Persler görülür. Daha sonra:MÖ.63 yılında, Roma imparatorluğu, bölgedeki hakimiyeti ele geçirir. Takip eden dönemde; yöredeki egemenlik, Bizanslılar tarafından sürdürülür.

1071 Malazgirt Savaşından sonra, Anadolu’ya göç eden Porsukoğulları, Çarşamba’ya gelip yerleşirler ve daha sonra, bulundukları yere :Porsuk köyü adını verirler. 1370 yılında; halen bugün ilçenin bulunduğu yerde; büyük bir panayır kurulurmuş. Bu panayır: Çarşamba günleri kurulduğundan “Çarşamba Pazarı” olarak anılır. Çarşamba ilçesinin ismi de, buradan gelmektedir.

Anadolu Selçuklu Devletinin dağılmasından sonra: Çarşamba yöresinde, Taceddinoğulları Beyliği hüküm sürmeye başlar.

1428 yılında, Osmanlı imparatorluğu, bölgeyi ele geçirir.

Birinci Dünya Savaşından sonra; 1920 yılında, Ankara hükümeti tarafından görevlendirilen Osman Ağa: Rumlar ve Ermeniler tarafından oluşturulan ve dağlarda yerleşik çeteleri imha eder. Bölgede asayiş ve emniyet sağlanınca, Çarşamba’ya yerleşim için göçler başlar.

genel.5

GENEL:

hasan uğurlu barajı.

İlçe; Yeşilırmak’ın Çarşamba ovasına çıktığı yer yakınında, ırmağın iki yakasında kurulmuştur. Daha önceki sel olaylarına önlem olarak: Yeşilırmak üzerine, Çarşamba’ya varmadan hemen önce iki baraj yapılmış. (Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu Barajları. Hasan Uğurlu. Suat ve Hasan Uğurlu çifti, bu barajın projesi aşamasında çalışan mühendis bir çift. Bir çalışma sonrası, kendi evlerine dönerken, trafik kazası geçirip vefat ediyorlar. Aynı yerde, 2 farklı baraj çalışması tamamlandıktan sonra, barajlara, bu çiftin isimleri veriliyor. )

Yeşilırmak’ın denize yakın kısımlarında: delta gölleri oluşmuştur. Sahilde bulunan bu göller: Dumanlı gölü, Akarcık gölü, Akmaz gölü, Kocagöl’dür. Göllerin çevresi, sazlık ve bataklıklarla çevrilidir.

İlçede, tipik Orta Karadeniz iklimi hüküm sürer. Yazları serin, kışlar ılık ve yağışlıdır. Deniz etkisiyle, yaz ve kış ayları arasında, çok büyük sıcaklık farkları görülmez. Az kar yağar.

Türkiye mısır üretiminin büyük kısmı: Çarşamba’dan sağlanmaktadır. Ayrıca, ilçede büyük miktarda tütün yetiştirilmektedir. Şeker Fabrikasının açılmasıyla, şeker pancarı üretimi de artmıştır. 3 fındık kırma fabrikası bulunuyor. Bunlarda işlenen fındıklar: Almanya, Amerika, Suudi Arabistan, Hollanda, Belçika, İsviçre gibi ülkelere ihraç ediliyor.

Rusya’dan gelen botaş’a ait Mavi Akım doğalgaz hattı: ülkemizde, Çarşamba’nın Demirliköy Durusu mevkiinde, denizden karaya çıkmaktadır.

Çarşamba: deniz kıyısında olan bir yerleşim yeri değil. Ama elbette Karadeniz kıyısına çok yakın olması nedeniyle, denize girmek isterseniz, Civa burnu istikametinde, ilçe merkezine 10-12 km. uzaklıktaki, ince kumlu plajlarda denize girmek mümkündür.

 

xxxxxxxxxxxxxx

ÇARŞAMBA VE SELLER:

Kayıtlara geçen ilk sel: 11.06.1930 tarihinde, şiddetli yağışlar sonucu Yeşilırmak taşar ve kasabaya dolan sular, tuz pazarından başlayarak, Demirciler caddesini takip eder ve Kanarya sahasına ilerler. Şiddetle ilerleyen sular, köprüyü yıkar, denize yakın köyler, günlerce su altında kalır.

Takip eden tarihi süreçte: 1931, 1948, 1951 ve son olarak 1999 yılında, seller bölgede yine şiddetle hüküm sürer.

ÇARŞAMBA’YI SEL ALDI TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ:

Ahmet; Abdal deresinin kıyısında yerleşmiş, yoksul köy ailelerinden birinin oğludur. Melek ise: onun kalbine hükmeden, köyün güzel kızı. Ahmet ve Melek: baharla birlikte, yüzük takıp nişanlanırlar. Ancak: yapraklar sararmaya başlayınca, Ahmet askere gider. Melek ise, gözyaşlarıyla baş başa kalır.

Bu arada: köyün ağasının oğlu Mehmet; Melek’e göz koyar. Melek bu yakınlaşmayı kabul etmez, ancak Ağaoğlu Mehmet, adamlarıyla birlikte, Melek’i dağa kaçırır.

Kötü haber, askerdeki Ahmet’e ulaşır. Ahmet: hemen yollara düşer, dağ tepe demeden gece gündüz, Melek’i arar. Bu sırada: yağmur başlar, şimşek şimşek içinden çıkar, gökyüzü çatırdar. Işınlar, Çarşamba ovasını renkten renge sokar. Sanki tufan ikinci kez yaşanıyordu. Yağmur: Yeşilırmak’ı boğar. Çarşamba ovası kaynayarak, akan bir göle dönüşür. Canik dağlarından aşağılara doğru bir çığ gibi önüne kattığı her şeyi sürükler. Evler, insanlar, bebek beşikleri, hayvanlar, kağnılar, ağaçlar. Büyük-küçük kayıklar çaltı burnuna doğru sürüklenir.

Sonunda yağmur duruverir. Yeşil çarşamba üzerine, güneş parlar. Sular, günbegün çekilir. Çekildikçe hayat yeniden kurulmaya başlanır. Yaralar sarılır, evler onarılır, abdal deresinin yeşil ırmaka katılmak üzere döküldüğü yamacın başında: ahali, toplanmaya başlar. Derenin eğimle indiği yamacın dibinde, büyük bir kaya parçası vardır. O kaya’nın üstünde ise, iki kişi vardır. Ahmet ve Melek. Elele tutuşmuşlar, sırtüstü öylece yatmaktadırlar.

Hüzün; yerini gözyaşına bırakır. O büyük kaya parçası; yedi yerinden yarılır. Ve her birinden, bir servi boyu su fışkırmaya başlar. Bu durum, bu hazin aşk’a; doğanın döktüğü gözyaşları olarak düşünülür. Ahali, şaşkınlığının ardından dualar okumaya başlarlar, yıllardır can alan, insanların acısını dile getiren dizeler ağızlarından dökülür. İşte: Çarşambayı sel aldı türküsü, o anda oluşan mırıltılardan doğmuştur.

Yedi yerinden su fışkıran kayanın olduğu yerde, bir su değirmeni kurulur. Ve o yöre, o günden  sonra, değirmenbaşı olarak anılır. Çınar ağaçlarının gölgelediği değirmenin, 7 taşı vardır. Yedi oluğuna su veren set üzerinden, 7 kez yürümek, sağ ve sol omuz üzerinde, yedişer kez su atmak: uğur sayılır. Hıdırellez döneminde, bu adet tekrarlanır.

kaz

NE YENİR:

TİRİT: Kaz eti, pirinç ve yufka ile yapılır. Çarşamba’nın en önemli yemeklerinden biri olarak öne çıkar.

KEŞKEK; Çarşamba’da genellikle düğünlerde yapılan bir yiyecektir. Buğday, tavuk ya da kuzu eti ve tereyağı ile yapılır. Yapımı oldukça zordur. Hazmı çok ağırdır.

KIVRATMA; Fındık ve yufka ile yapılan bir tatlı çeşididir. Bayramlarda yapılır.

BÜRYAN; Genellikle,düğünlerde yapılan sulu et yemeği türüdür.

MISIR ÇORBASI: Tane mısırdan yapılan, yoğurtla karıştırılarak tüketilen bir yemektir.

KARMAÇ; Mısır ekmeğinden yapılır.

LEPSİ; Bir tür gürcü yemeğidir. Tavuktan ve cevizden yapılır.

CIZLAMA: Buğday unundan yapılır.

POOT: Mısır unu ve tereyağı ile yapılır.

BALCAN TURŞUSU: Patlıcandan yapılmış, çok güzel bir turşu çeşididir.

fındık

NE SATIN ALINIR:

Mevsiminde gitti iseniz, Çarşamba’dan fındık almayı sakın unutmayın. Taze veya kuru fındık, buradan alınabilecek en güzel hediyeliktir.

genel.5

GEZİLECEK YERLER:

yeni köprü.1

YENİ KÖPRÜ:

Cumhuriyet döneminde: 1931 yılında yapılmıştır. Cumhuriyet tarihinin ilk köprülerinden biridir. Köprünün, betonarme 12 ayağı vardır. Gözlerin arası 7 metre, orta ayakların arası ise 12 metredir. Uzunluğu: 274 metredir. Günümüzde köprü araç trafiğine kapalı, yalnızca yayalar tarafından kullanılıyor.

adapark.1      adapark gezi treni

ADAPARK:

Karadeniz bölgesinin en büyük rekreasyon alanı. Yeşilırmak kıyısında, 300 dönümlük bir arazi üzerinde kurulmuş sosyal bir alan. Burada: yürüyüş yolları, spor tesisleri, tarihi Çarşamba Evi, göl restoran, yarı olimpik kapalı yüzme havuzu ve saunası, kafeteryaları, kır düğün alanları, çocuk oyun olanları bulunmaktadır. Parkın en orijinal etkinliği: gezi treni. 3 vagondan oluşan gezi treni: gidiş-geliş 6 km. lik parkurda, 25-30  dakika süresince dolaşıyor.

göğceli camisi.1

GÖĞCELİ CAMİSİ:

Çay mahallesindedir. Cami: Anadolu ahşap mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Duvarları: balta ile çıkarılmış, kalın ve uzun kalaslardan ibarettir. Çivisiz bir cami.

1206 yılında yapılmıştır. Giriş revakları: 1335 yılında onarılmıştır. Ancak: kim tarafından yaptırıldığı bilinmemektedir.

Evet: cami tek katlı bir yapı. Duvarlarda: tek parça olarak kullanılan kalaslar, yaklaşık 15 cm. kalınlığında, 50 cm. eninde ve yaklaşık 12-20 metre uzunluğundadır. Ahşap yapı: taşınabilir özelliğe sahiptir.

Alttaki derinlik: yapının hava almasını nemi ve çürümeyi önlemek için açılmıştır. Çivi: yalnızca direk başlarının kirişlere bağlantısında kullanılmıştır.

Yapı: dıştan 18 x 22 metre ölçülerindedir. Kapalı alan: 254 metrekaredir. Açık alan ise: 140 metrekaredir. Caminin çevresindeki mezarlık: garipler mezarlığı olarak bilinir. Aynı zamanda: Kökçeli mezarlığı olarak da bilinir.

Yapı; 1986 yılında Sit alanı olarak koruma altına alınmıştır.

rıdvanbey camisi.1

RIDVAN BEY CAMİSİ:

1201 yılında, mescit şeklinde yapılmış. Kurucusu: Erbaalı Rıdvan Bey. Yeşilırmak’ta kaybolan kızının naşı, Çarşamba’da bulununca, bir hatıra olmak üzere, bu mescidi yaptırır. Süleyman Paşa döneminde cami büyütüldü. Cami: 1939-1943 depremlerinden sonra, halk tarafından tamir edilmiş.

 

ANIT ÇINAR AĞACI:

Kirazlıçay mahallesi, Değirmenbaşı caddesindedir. Değirmenbaşındaki meşhur değirmenin, su olukları üzerinde bulunan bu çınar ağacının altında, Arap Dede isimli zat’ın mezarının bulunduğuna inanılmaktadır.

“Samsun, Çarşamba” üzerine 5 yorum

  1. ben Çarşamba’lıyım burası çook güzel ve benim için çook özel bir yer. Ve ben Çarşamba ya hiç gelmemiş olanlara gelmelerini tavsiye ederim… Emin olun geldiğinize hiç pişman olmayacak ve burada çook eğleneceksiniz…Şimdiden iyi eğlenceler … =)))

  2. Babam Çarşamba lı, Annem Samsun’lu, Samsun da büyüdüm, yıllar önce evlenip çıktım en kısa zamanda gideceğim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.