Safranbolu

TARİHİ.
İlçe, tarihi geçmişinde, en üstün ekonomik ve kültürel düzeye, Osmanlı döneminde ulaşır. Çünkü; 17 nci yüzyılda, İstanbul-Sinop kervan yolu üzerinde, önemli bir konaklama merkezi idi. Bunun sonucunda, ticaret gelişmiş ve bölge zenginleşmiş. Günümüzde ise, turizm, Safranbolu’nun en önemli ekonomik getirisi durumuna gelmiş. Özellikle: Ankara’ya yakın olması ve hafta sonları ile tatil günlerinde, değişik bir yer görmek isteyen Ankara’lıların tercih ettikleri bir bölge haline gelmiş. Evleri ve lokomu ile öne çıkıyor. Bartın yol güzergahında bulunması da, büyük avantaj.

GENEL.
Yaklaşık 3000 yıllık tarihi geçmişinde, pek çok uygarlığın yaşadığı ilçede, önemli kültürel zenginlikler vardır. Özellikle, Osmanlı döneminden kalma: han, hamam, cami, çeşme, köprü ve konaklar, ziyaretçilerin ilgisini çeker.
1990 lı yılların başından bu yana, küçük ve orta ölçekli turistik tesislerin oluşumu ile, turizm, ilçe ekonomisinde yerini hissettirmeye başlamıştır. Terk edilen konaklar; otel ve lokatna gibi işlevlerle yeniden açılmış, anıtsal eserler restore edilmiş, kaybolan el sanatları, turistik amaçla yeniden canlılık kazanmaya başlamıştır.
Kente adını, safran bitkisi verir. Bu ilgi çekici bitkinin, dünyada üretildiği ender yerlerden biri Safranbolu’dur. Bitki, kendi ağırlığının 100 bin katı kadar sıvıyı, sarıya boyayabilme özelliğine sahiptir. Gıda, ilaç ve kozmetik sanayiinde kullanılır.

ULAŞIM.
Ankara-İstanbul karayolunun, Gerede kesiminden ayrılarak, 82 km. sonra Karabük’e ve 8 km. sonra ise Safranbolu’ya ulaşılır. İlçenin kuzey yönünde bulunan Bartın’a uzaklık ise, 74 km. ve doğuda bulunan Kastamonu’ya uzaklık ise, 105 km.dir.

GEZİLECEK YERLER.
MÜZE ( KAYMAKAMLAR EVİ)
Safranbolu çarşısı içinde, hıdırlık yokuşu sokağı üzerindedir. Safranbolu’da kale olarak bilinir. 1904 yılında, Kastamonu Valisi Enis Paşa tarafından yaptırılmıştır. İki katlı ve tamamen kesme taştan yapılmış bir yapıdır. Özgün bir Türk evi niteliğindedir. 800 metre kare kapalı alanı ve bir mahzeni vardır. 1976 tarihinde çıkan bir yangın sonucu bina yanmıştır.
Kültür Bakanlığınca, 1979 yılında kamulaştırılmış ve restorasyonu yapılarak, Safranbolu Kaymakamlığına tahsis edilmiştir. Bina, Müze olarak dekore edilmiş, kullanıldığı dönemlerdeki çeşitli giysi eşyaları ve diğer günlük aksesuarlar görülebilir. Ayrıca, Safranbolu ile ilgili her türlü bilgi, belge, eşya, görsel malzeme, ses ve video kayıtlarını görmek mümkündür.

SAAT KULESİ.
Kale üzerindedir. Padişah 3.Selim’in Safranbolulu Sadrazamı İzmet Mehmet Paşa tarafından, 1797 yılında yaptırılmıştır. Kare planlıdır, saat zembereksizdir. Yapı, sonraki yıllarda restore edilmiştir.

HIDIRLIK TEPESİ.
Türklerin Safranboluya geldiklerinde, ilk konakladıkları yerdir. Günümüzde; yağmur duası ve hıdırellez şenlikleri burada yapılır. Günümüzde tepe üzerinde; Köstendil Kaymakamı Hasan Paşanın türbesi (1845), iki namazgah, Hızır Paşanın mezarı ve Kurtuluş Savaşı kahramanlarından Dr.Ali Ataman’ın (1955) anıt mezarları vardır. Bu tepeden, Safranbolu’ yu seyretmek mümkün.

CİNSİ HANI VE HAMAMI.
Her iki görkemli yapı, Padişan I.İbrahim zamanında, Kazasker olan Safranbolu’lu Cinci Hoca tarafından, 1645 yılında yaptırılmıştır. Cinci hanı, 2 katlı ve 63 odalı olup; otel, restoran, cafe ve bar olarak hizmete açıktır. Cinci hamamı ise, kadın ve erkeklere ayrılmış iki bölümlü ve halen faaldir.

YEMENİCİLER ARASTASI.
Köprülü Mehmet Paşa camiinin bitişiğinde, 48 ahşap dükkandan oluşan ve yemeni denilen ayakkabının yapıldığı eski lonca çarşısıdır. Restore edilen çarşı, turistik amaçlı olarak kullanılmaktadır. Çarşıda, aynı zamanda, Ahmet Demirezen Yemenicilik Müzesi’ de ziyarete açıktır.

SAFRANBOLU EVLERİ.
Safranbolu evleri, yüzlerce yıllık bir süreçte oluşan Türk kent kültürünün, günümüzde yaşamaya devam eden, en önemli yapı taşlarındandır.
Ülkemizin tümünde bulunan, yaklaşık 50 bin kadar korunması gereken kültür ve tabiat varlığının, 1131 tanesi Safranbolu’ dadır. Bu zenginlik, burayı, bir müze kent haline getirmiş.
Korumacılıktaki başarısı, kente, korumanın başkenti ünvanını kazandırmıştır.
Geleneksel Türk toplum yaşamının tüm özelliklerini yaşatabilmiş ve uzun tarihi geçmişinde yarattığı kültürel mirası, çevresel doku içinde korumayı becermişlerdir.
Kentin ününü oluşturan, Safranbolu evleri, 18 ve 19 ncu yüzyıllarda, Türk hayatının geçmişini, kültürünü, ekonomisini, teknolojisini ve yaşama biçimini yansıtır. Mükemmel mimarlık bilgisi ile yapılmışlardır. İlçede, yaklaşık, 2000 geneneksel Türk evi vardır. 1975 yılında, Anıtlar Yüksek Kurulu, kenti, sit alanı ilan etmiş ve evlerin, 800 kadarı, yasal koruma altına alınmıştır. Daha sonra ise, bu kültür varlığı, yabancıların da ilgisini çekmiş ve 1994 yılında ise, UNESCO tarafından, ” Dünya Kültür Mirası Listesine” alınmışlardır.
Evler, Safranbolu’nun iki ayrı kesiminde toplanır. Birincisi şehir diye bilinen ve kışlık olarak kullanılan kesim, ikincisi ise bağlar olarak bilinen ve yazlık olarak kullanılan kesimdir. Bağlar bölgesi daha yüksek ve hava akımlarına açık ve daha geniş arazi üzerindedir. Hemen hemen herkezin bir yazlık ve birde kışlık evi bulunur. Yöre halkı, kışın şehirde yaşar ve yazın havaların ısınması ile, bağlardaki yazlık evlerine geçerler. Ancak; çarşı üretim ve ticaretin merkezi olarak aynı yerde kalır.
Hangi evden bakılırsa bakılsın, manzara kapanmaz. Evlerin yakın plan cepheleri kör, uzak plan cepheleri ise açık ve birbirini izleyecek konumdadır.

YEMEK KÜLTÜRÜ.
Safranbolu’da, mutlaka kuyu kebabını tadın. Odun ateşinde, özel hazırlanmış kuyularda, kuzuların kancalarla kuyulara sallandırılması ile hazırlanan bu kebabı, beyeneceksiniz. Ayrıca, özellikle hamur işleri yönünden zengin bir kültüre sahip ilçede, ailelerin hafta sonu keyfinin önemli bir parçası olan Safranbolu bükmesini de tadın. Kavrulmuş kıyma, ince doğranmış soğan, ıspanak veya pazı, biraz karabiberden oluşan iç, fırınlarda pide hamuru içine konularak pişirilir. Pişince üzerine tereyağı sürülür. Kiren şerbeti ile birlikte ikram edilir.
Sonuçta tatlı deneyin lütfen. Örneğin, Safranlı zerde. Pirinç su ile yumuşayana kadar haşlanır. İçine, isteğe göre çekirdeksiz üzüm konur. Şeker ve akşamdan ıslatılmış bir tel safran suyu ilave edilerek, muhallebi kıvamında pişirilir ve kaselere konur, soğuduktan sonra servis yapılır.

ALIŞVERİŞ.
Maket olarak üretilen ve satılan Safranbolu evlerini, gerek hediyelik ve gerekse kendiniz için almayı düşünebilirsiniz. Değişik tür ve çeşitleri var. Ayrıca, buraya gelipte Safranbolu lokumu almadan olmaz. Hindistan cevizi kaplı lokum, safranboluya özgü, geleneksel bir tad. Çifte kavrulmuş. fıstıklı, safranlı, güllü, damla sakızlı çeşitleri var.

Evet, Safranbolu bu kadar. Yola devam, iyi yolculuklar.

Yazıyı Paylaş
  • Print
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay

Rastgele yazılar

Yazar Hakkında

Orhan MERAL Sitenizde 563 adet yaziniz bulunuyor.



Yorumunuzu Bırakın

Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.



Copyright 2008-© 2010 Online Gezi Rehberiniz. Bütün Hakları Saklıdır. İletişim ormer5656@hotmail.com
Web Sitesi Korhan Meral Tarafından Hazırlanmıştır. Sitenin tek yazarı Orhan Meral'dir. Sitemizdeki yazıları paylaşırken alıntı şeklinde belirtip linkimizi koyarsanız memnun oluruz.Sitemap
Diğer Web Sitem tarih