Manisa, Selendi

6.421 kişi okudu!

Selendi: Ankara-İzmir karayoluna 16 km. uzaklıktadır. Selendi-Simav arası uzaklık: 56 km. Selendi-Demirci arası uzaklık: 60 km. Selendi-Uşak arası uzaklık: 77 km. Selendi-Salihli arası uzaklık: 86 km. Selendi-Kula arası uzaklık: 38 km. dir. Selendi ilçesinin il merkezi olan Manisa’ya uzaklığı ise: 158 km.dir.

GENEL:

Selendi, Gediz ırmağına dökülen Selendi çayı kenarında kurulmuştur. İlçenin adı: Karaselendi köyü yakınlarındaki kalıntıların antik dönemdeki ismi olan “Slendos” dan esinlenerek, Selendi olarak geçmektedir. Zaten: 1282 yılına kadar, buranın ismi, “Slondos” olarak bilinmektedir.

Selendi bitki örtüsü bakımından, büyük zenginlikleri olan bir yöredir. Ancak, eski dönemlerde burada rastlanan sık ormanlık alanlar, zamanla hayvancılık ve tarla açma bahanesiyle, yok edilmiştir. Özellikle, yörede keçi üretiminin yaygın olması mevcut bitki örtüsünün ve ormanların yok olmasında çok etkilidir. Ancak, bazı köylerde, ormanı yok edici olarak bilinen keçi üretimi yasaklanmıştır. Bunun sonucunda, kırsal kesimde, kümes ve besi hayvancılığı yapılmasına başlanmıştır. Ayrıca, İlçede üretilen, Amerikan tipi küçük yapraklı tütünler çok değerlidir. İlçe merkezindeki pazarda, bolca tütün satılır. Kiloyla, gramla tütün satın alabilirsiniz. Hatta, satıcılardan biri, hemen tütün sarıp size uzatır ve beğenip beğenmediğinizi sorar.

İlçe merkezi: 400 metre yüksekliktedir. Ancak, bu merkezi çukurluğun hemen çevresinde, azami yüksekliği 1500 metrelere varan sıra dağlar bulunmaktadır. İlçe sınırları içinde doğan ve ilerleyen Selendi çayı, Gediz nehrine en çok su taşıyan akarsu durumundadır. Özellikle, kış aylarında Selendi çayı taşarak, çevresindeki konutlara zarar vermektedir.

Bölgenin iklimine gelince, burada ılıman Akdeniz iklimi hakimdir. Uzun süreli soğuk hava etkili olmaz. İlçe merkezine, yılda yanlızca bir-iki kez kar düşer. Yazları ise, sıcak ve kurak bir iklim hakim olur. En sıcak aylar: Temmuz ve Ağustos.

Selendi’nin tüm özelliklerinden söz etmek gerektiğinde, unutulmaması gereken bir şey daha var. İlk Türk butik şarabı burada üretiliyor. Bu üretilen şarabın en büyük özelliği: kükürtdioksit oranının en düşük seviyede olması. Bu özelliği, içildiğinde ertesi günü başağrısı yaratmamaması. Önce bir hobi olarak düşünülen, ancak daha sonra harika şaraplar üretilen bir ortam var. O kadar özenle çalışıyorlarmış ki, üzümleri daha taze iken sıkabilmek için, Türkiye’de pek yaygın olmayan şato tipi ekim yapmışlar. Yani, ev, bağın kenarında değil, tam ortasında. Az üzüm, yüksek kalite yakalamaya çalışıyorlarmış. Değişik ve güzel bir tat. Meraklısının ilgisini çekiyor. Tekel bayilerinde bulunmayan bu şarap, bazen büyük marketlerde satışa sunuluyormuş. İçecek denilence, Kula Maden Suları da, Selendi ilçesi sınırları içinde üretiliyormuş. Ayrıca: dr’s Selendi adında, içimi çok hoş bir maden suyu daha var.

EL SANATLARI VE DOKUMACILIK:

Yörede, el sanatları ve dokumacılığın tarihi önemi vardır. Bölgede: 450-500 yıllık dokuma eserlerin muhafaza edildiği ve korunduğu görülmektedir. Bölgede, fabrika kurulmadığı için: günümüzde, az da olsa el dokumaları, hali, kilim, çul, torba, kuşak, heybe dokumacılığı sürdürülmektedir. İlçede halk genellikle: Kızılkeçili, Karakeçili, Gacar aşiretlerinin bulunduğu Yörük geleneklerinin yaşatıldığı yerlerde, halı ve kilim dokumacılığı sürdürülmektedir. Yörükler, kendi yaşantılarını ve geleneklerini, halı ve kilim desenleri üzerine yansıtırlar.

 

TARİHİ:

Bölgede, bilinen ilk yerleşimin, MÖ.7.yüzyılda, Lidyalılar tarafından yürütüldüğü bilinmektedir. Slendos olarak isimlendirilen Lidya şehri, Lidya devletinin başkenti Sard şehrine bağlıydı. Ancak, Lidya Devletinin, MÖ.7.yüzyıl sonlarında, Persler tarafından istilaya uğramasından, bu şehirde etkilenir ve Sart şehri gibi, Slendos şehri de, talan edilir. Bu tarihten sonra, bölgede ve Slendos şehrinde, Pers egemenliği görülür.

Takip eden süreçte: Makedonya Kralı Büyük İskender, Pers kralı 2.Darius’u yenince, MÖ.332 yılında, Slendos şehri ve çevresi, Büyük İskender’in hakimiyeti altına girer. Daha sonra ise, Bizanslılar bölgede egemen olurlar. MS.1282 yılına kadar, Bizanslıların hükümranlığı devam eder. Aynı yıl, yani 1282 yılında, Germiyan oğlu Ali Şir bey, Selendi ve çevresini Bizanslılardan alır. Yıldırım Beyazıt döneminde ise, bölge, Osmanlıların egemenliğine girer.

1918 yılında, tüm çevrede olduğu gibi, burada da düşman istilası görülür. 4 yıllık mücadele sonucu, 3 Eylül 1922 tarihinde, düşman işgali sona erdirilir. 1954 yılında, İlçe haline getirilir. Manisa ilinin en küçük ilçelerindendir.

Bu arada, güncel bir olaydan söz etmeden de olmaz. 2010 yılı içinde, ilçe merkezinde, romanlar ile yerli halk arasında çatışmalar çıkmış ve bunun üzerine, romanlar ilçe sınırlarını terk etmek zorunda kalmışlardır. Yani: Selendililer, yerleşim yerlerinde, başka milletten insanları linç edebiliyorlar, onları topraklarından sürebiliyorlar. Kendilerine bunun sebebi sorulduğunda ise: “romanların: tefecilik, çetecilik, mafyacılık yaptığını, o yüzden kovduklarını” söylüyorlar.

 

CİRİT:

Bu küçük ilçenin, ilginçtir, cirit takımı var ve bu takım Türkiye Şampiyonu. Özellikle, Erzurum ekibinin en büyük rakibidir. İlçede, 3 Eylül kurtuluş günü şenlikleri bünyesinde “kültür ve cirit festivali” düzenleniyor. Bu festivalde, cirit oyunları da büyük ilgi çekiyor.

 

NE YENİR:

Tarhana, höşmerim, keşkek ve yufkası meşhurdur.

 

GEZİLECEK YERLERİ:

KARASELENDİ KÖYÜ:

İlçe merkezine 4 km. uzaklıktadır. Merkez ilçedeki mahallelere çok yakındır.

Bu köyün yerleşim alanının geçmişi, Bizans dönemine dayanmaktadır. Köy merkezinde ve çevresinde, bol miktarda Bizans ve özellikle Lidya dönemine ait madeni paralar ve şamdanlıklar bulunmuştur.

Bizans döneminden öncede, köy merkezinde yerleşim kalıntıları bulunmuştur. Şöyle ki, burası Lidya döneminden itibaren yerleşim yeri olarak kullanılmıştır. “Selendos” adı ile anılmaktadır. Resmi kazılar yapılmamış olup, kazı yapıldığında, hala, Lidyalılar dönemine ait tarihi kalıntılar ortaya çıkmaktadır. Lidyalılar, MÖ.7.yüzyılda, burada ilk yerleşimi kurmuşlardır. Ancak bu kurulan şehir, yani Slendos şehri: Lidyalıların başkenti “Sard”a bağlı olarak varlığını sürdürmüştür. Tarihi süreç içinde: Lidya devletinin, MÖ.7.yüzyılda, Pers kralı Kross’un baskınına uğraması sonucu, Sart şehriyle birlikte, Slendos şehri de, büyük yıkıma uğramıştır.

Evet, çoğu tarihi bölgemizde olduğu gibi, burası da, define avcıları ve kaçakçılar tarafından talan edilmiştir. Günümüzde: burada geçmiş dönemdeki Bizans uygarlığına ait yanlızca birkaç kalıntı görülmektedir. Bunlar: bir taş anıt, dikili taş ve birkaç mağara.

Bunun dışında, bölgede raslantılar sonucu bulunan eserler: çevre Müzelerine gönderilmiştir.

KINIK KÖYÜ PİKNİK ALANI:

Burası, Selendi ilçesinin güneyinde ve ilçe merkezine 7 km. uzaklıktadır. Kurtuluş savaşında, bu mevkide, şiddetli çatışmalar yapılır. Burası, ilçenin, tek dinlenme ve eğlence alanıdır. Bol ağaçlı, temiz ve sakin bir havası bulunmaktadır.

“Manisa, Selendi” için bir yorum

  1. Selendi – Kınık’ta bir köyevinin aslına uygun şekilde restore edilmesiyle hizmete giren ……… konaklama ve yemek mümkün. Özellikle Selendi halkının evlerinde yaptıkları “Kapama” yapılmaktadır. Kuzunun böbrek yatağından alınan etinin saksı benzeri bir toprak kaba doldurulması, başka bir toprak kaba ters şekilde kapatılması sonrasında odun ateşinde birkaç saat pişirilmesini takiben aynı kaptaki et suyuna bulgur salınmasıyla yapılan “Kapama”yı yiyebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.