Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

Haziran 3rd, 2010 tarihinde yayınlandı. | 3.154 kez okunmuştur.


 

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

Aizonai, işte tarih, işte mükemmellik, işte hazine, mutlaka ama mutlaka gidin, görün.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

ULAŞIM:

İl merkezine, 54 km. uzaklıktadır. Uşak-İzmir karayolunun üzerindedir.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

TARİHİ:

Yazar Heredot tarafından: dünyanın en eski kavmi olarak nitelendirilen Frigler: bu yörede rastlanan ilk topluluktur. Büyük Frigya ve Küçük Frigya olarak ikiye ayrılarak yönetilen devletin içinde: Aizanoi, Küçük Frigya bölgesinin önemli şehirleri arasında bulunur.

Friglerden sonra ise, bölgeye: sırası ile: Kimmer, Lidya, Pers, İskender imparatorluğu, Bergama Krallığı ve MÖ.133 yılında Roma imparatorluğu hakim olur. Şehir, Roma döneminde, piskoposluk merkezi olarak önemini korur.

1078 yılında, Anadolu Selçuklu Devletini kuran Kutalmışoğlu Süleyman Şah, aynı tarihte Kütahya’yı feteder. Bölge: Germiyan Beyliği kuruluncaya kadar, Türklerle Bizanslılar arasında, sürekli el değiştirmiştir. 1097 haçlı seferleri sırasında, bölge Haçlılar tarafından işgal edilir. 1176 yılında ise, II.Kılıçaslan’ın Miryekefalon Savaşında, Bizans ordusunu yenmesinin ardından, 1177 ve 1182 yıllarında, Kütahya ve Eskişehir yöreleri, kati olarak Türkleşmiştir.

Osmanoğullarının Batı Anadolu’ya yerleşmesi sırasında, Çavdar Tatarlarının Aizanoi bölgesine yerleşerek, üs olarak kullanmışlardır. İlçenin Çavdarhisar adını, bu boydan aldığı bilinmektedir.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

GENEL:

İlçenin yüksekliği: 1004 metredir. Arazi genellikle ovalık ve bazı kesimlerde de, ormanlıktır. İklim bakımından: Ege ve İç Anadolu karasal iklim özellikleri hakimdir.

İlçe merkezinde 4 mahalle ve merkeze bağlı 22 köy ve bir belde bulunmaktadır.

Tahmini olarak, ilçeye: bir yıl içinde, 10 bin civarında yerli-yabancı turist gelmektedir. İlçede, turistlerin konaklayabilecekleri otel, motel, pansiyon gibi tesisler olmadığı için, turizm hareketi, günü birlik yaşanmaktadır. Ancak, ilçeye, halen 3 yıldızlı bir otel yapımı sürmektedir. Otel faaliyete geçtikten sonra, ilçeye gelen turist sayısında artış olacağı kesindir.

Halkın büyük kısmı: tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

KONAKLAMA:

İlçede, TÜRSAB tarafından bir otel yaptırılmaktadır. Çavdarhisar Aizanoi oteli. Otelin: 35 oda, 94 yatak kapasitesi bulunmakta olup, 108 kişilik kapalı restoranı, 210 kişilik toplantı salonu bulunmaktadır.

 

GEZİLECEK YERLER:

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

AİZANOİ ANTİK KENTİ

Kütahya’ya, 57 km. uzaklıktadır. Kütahya anayolundan yaklaşık 50 km. gittikten sonra, Çavdarhisar ilçesine gidip, oradan Emet yönüne döndüğünüz zaman varılıyor.

Kralların şehrine yakışan bu mimarinin bulunduğu alanda: her ne kadar çevre dikenli tellerle kapatılarak korunmaya alınmışsa da, bazen istenmeyen görüntülerle karşılaşacak ve şaşıracaksınız. Şöyleki: bir yandan burası turizme açılmaya çalışılıyor, ama bir yandan da: maalesef, koyun sürüleri, antik kalıntılar arasında, dolaşmaya ve çevreyi kirletmeye devam ediyorlar. Bu görüntüler hoş değil, ilgililerin bunu engellemesini umuyorum.

Evet, gelelim antik kentin bulunmasına. Antik kentteki kazılarda: burada, MÖ.3000 yıllarına kadar uzanan döneme ait yerleşim tabakaları ortaya çıkarılmış. Yani: Roma döneminde bugünkü halini alan kent; aslında çok daha uzun yıllar öncesi dönemlerde, eski uygarlıklar tarafından, yerleşim yeri olarak kullanılmış. Pausanias isimli bir yazar: Penkalas nehrinin kıyısındaki bir mağarada: “Ana Tanrıça”ya tapınıldığını anlatır.

Ama: en önemli ve çağdaş görünümünü: Roma döneminde yaşıyor. Özellikle: Efes kenti ile aynı dönemde; burası, ikinci bir Efes şehri olarak nitelendirilmiş. Kent ismini: Zeus’un kızı Su perisi “Erato” ile Efsanevi kral “Arkas”ın birleşmesinden ortaya çıkmış: “Azan” isimli mitolojik kahramandan almış: Aizanoi. Azan isimli bu mitolojik kahraman: aynı zamanda, Frigyalıların mitolojik kahramanı olan: Azan’dır.

Şehrin kuruluşundan sonra kullanılan bir diğer ismi ise: Aezani.

Kent: Penkalas (günümüzdeki ismi Kocaçay) ırmağının iki yakasında kurulmuş. İlk yerleşimcileri: Frigyaya bağlı olarak yaşayan “Aizanistler” dir. Bunu takip eden dönemlerde ise: Bergama krallığı ve MÖ.133 yılında ise, Roma egemenliği görülmektedir. MÖ.1.yüzyılın son çeyreğinde ve erken Augustus dönemlerinde (MÖ.27-MS.14) yıllarına ait sikkelerde: kentin adı “Ezeaniton” olarak geçer.

Daha sonra, takip eden tarihi süreçte: yani Roma egemenliği dönemlerinde: tahıl ekimi, şarap ve yün üretimiyle zenginleşen şehrin ünü, sınırları aşmıştır. En parlak ve ihtişamlı günler ise: MS.117-138 yılları arasında görülür. O dönemde, antik kentte: 120 bin kişinin yaşadığı tahmin ediliyor. Kuruluş aşamasında: kentin ilk görkemli yapısı olarak: Zeus Tapınağı kurulmuştur. Bu dönemde: şehir, Yunan şehirler birliğine alınır. İmar faaliyetleri artar.

MS.2.yüzyıl ortalarında ise, küçük Zeus Tapınağı çevresinde, galerilerle çevrilmiş olan “Agora” inşa edilmiştir. Tiyatro, Stadium, hamam ve spor yeri yeniden onarılır.

Takip eden dönemde, Roma imparatorluk toprakları ikiye ayrılınca, bölgede Bizans egemenliği başlar. Bizans döneminde: Hıristiyanlığın yoğunlaşması ile, burası da, bir piskoposluk merkezi haline gelir.

Kent: 7.yüzyılda önemini kaybeder. 13.yüzyılda ise, bölgeye Çavdar Tatarları yerleştirilir ve bu nedenle, bölge “Çavdarhisar” adını alır.

Derken, 1824 yılında, Avrupalı gezginler tarafından; Aizanoi antik kenti bulunur. Antik kent: 1830-1840 yılları arasında incelenir ve 1926 yılından itibaren ise, bölgede, Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından kazı çalışmalarına başlanır. Bu çalışmalar, günümüzde de devam etmektedir.

Antik kentte, günümüzde görebileceğiniz başlıca eserler; şehrin Roma hükümranlık dönemlerinden kalmadır. Görebileceğiniz antik eserler: Zeus Tapınağı, Antik Borsa, Stadyum ve Anfi Tiyatro ile Mozaikli Hamam, Antik köprüler ve Sütunlu yol.

Bunlardan kısaca söz etmek istiyorum. Ancak, buradaki  köyün evlerinin çoğunun duvarlarının düzgün kesme taşlardan yapılmış olduğunu göreceksiniz. Evet, malzeme bol, garip karşılamamak gerek. Ancak, bu evlerin bir kısmı: 1969 Gediz depreminden sonra terk edilmiş. Yani, terk edilen bu evler ve antik kent kalıntıları, çok ilginç manzara oluşturuyor. Bu arada: antik kentten çıkarılan eserlerin, bir kısmı, halen “Kütahya Müzesi”nde sergileniyor.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai   Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

ZEUS TAPINAĞI:

Bu tapınağı izlerken: dünyada benzerinin bulunmadığını düşünün. Gerek plan olarak benzeri yok ve gerekse dünya üzerinde, günümüze en sağlam kalarak gelebilmiş “Zeus Tapınağı” özelliğini taşıyor.

Evet, gelelim tapınak hakkında bilgilere. Şehrin ana kutsal alanı olan Zeus Tapınağının yapılabilmesi için, Anadolu’nun erken evrelerine ait tabakalar ortadan kaldırılmıştır. Çünkü, tapınak avlusu seviyesinin hemen altında Erken Bronz Çağı II’ye tarihlenen, keramik parçaları bulunmuş. Yani: bu bölgede, çok eski dönemlerde yerleşim bulunduğu kanıtları var.

Evet bu tapınak çok önemli. Çünkü: Dünyadaki en sağlam kalan “Zeus Tapınağı”dır. Eski bir tapınağı alıp, Roma modeline benzetmişler, dolayısı ile diğer Roma tapınaklarından farklı mimariye sahip.

Tapınak: daha önce burada kurulu bulunan eski bir tapınak alanında: MS.2.yüzyılda, Roma imparatoru Hadrian zamanında yapılmıştır. Ortadan kaldırılan tabakaların molozları: yeni tapınak alanının dolgusu sırasında kullanılmış. Tapınağın yapımı için gerekli harcamalar: geniş tapınak arazilerinin kiraya verilmesiyle sağlanmıştır. Tapınak toprağını kiralayanlar: uzun yılar, para ödememekte direnmişler. Ancak, İmparator Hadrianus’un kararıyla paralar ödenince, yeni tapınağın inşaatına başlanabilmiştir.

İmparator ile kent arasında, bu konuyla ilgili yazışmalar o kadar önemliydi ki, tapınağın ön galerisinin kuzey tarafında, özel olarak hazırlanmış bölüme: bu yazıt konulmuş ve bugün de durmaktadır. Aynı duvarın dış tarafındaki yazıtta ise, M.Apulerius Eurykles’ten söz ediliyor. Yazıt: Eurykles’in erdemlerinden ve kent için yaptığı ilerden övgü ile söz etmektedir. Tapınağın yazıtlarının ve kesme taşlarının üzerinde, savaş sahneleri, atlıları ve atları gösteren çizimler var. Bu çizimler: 13.yy.da, tapınağın çevresindeki surlarda, korunak arayan Çavdarlıların yaşamlarından da sahneleri göstermektedir.

Kısa yanların her birinde 8 ve uzun yanların her birinde 15 ion sütunu bulunmaktadır. Sütunlarla iç mekanlar arasındaki uzaklık, sütunların kendi aralarındaki uzaklıklardan: iki defa daha geniştir. Sütunların birbirine bağlantı yerlerindeki kurşun krişleri göreceksiniz, hatta bu krişlerden bazılarının parçalandıklarını da görecek ve şaşıracaksınız. Yapının oturduğu podyum ölçüleri ise: 53×35 metredir. Tapınağın altında: tonozlarla örtülü bir yer var. Yapı, bu planı ile: Anadolu’da, pek alışılmamış bir plan özelliği gösteriyor. Roma mimari sanatında, pek görülmeyen bir yapı biçimi. Çünkü: benzeri yok. Büyük olasılıkla, burası: muhtemelen kehanet yeri veya tapınağa ait bir depo olarak kullanılmış olmalı.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

Tapınağın kuzeybatı alınlığında: bir kadın büstü var. Bunun bulunması: bu tapınağın yanlızca tanrıların babası Zeus’a değil, aynı zamanda Aizonai’de Meter Steunene adıyla tapınılan Anadolu’nun Kybele tanrıçasına da adanmış olduğunu gösteriyor. Ancak, son araştırmalar, tapınağın çift tanrıya (hem Zeus, hem de Kybele) adanmış olamayacağını ortaya koymuştur. Kadın büstü biçimli Akroter: tapınağın önünde, buluntu yerine yakın bir yere konulmuştur. Medusa görünümündeki, bir zemin üzerinde bulunan saçlı heykel. Akroter denilen bu devasa heykel, zamanında meydana gelen depremler sonucu, Zeus Tapınağının üzerinden düşmüş olmalı.

Aktroterin bulunduğu yerdeki, o zamanki halini, hayallerinizde canlandırdığınızda, etkilenmemek mümkün değil. Kurulan tapınak, ovaya hakim bir yerde ve ovanın ortasında, özellikle güneşin batışını, tüm güzelliğiyle gören heykelin, heybetine heybet katan bir durum oluşuyor.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

ANTİK KÖPRÜLER:

Antik köprüler: Penkalas denilen (günümüzdeki ismi Kocaçay) ırmak üzerinde bulunuyor. İlkbaharda; bugün dahi kabaran sulardan korunmak için, her iki kıyıda, iri kesme taşlardan yapılmış, koruma duvarları bulunuyormuş. Köprüyü geçmeden önce: ırmak kenarına bakın, köprü başında su kenarında bir mezar taşı göreceksiniz. Ama, bu mezar taşı, bir zamanlar çamaşır yıkamak için kullanılmış. Köprünün diğer başındaki mezar taşı ise, dikilmiş ve arasından bir boru geçirilerek, çeşme yapılmış.

Şehir: bu ırmağın her iki yakasında kurulduğu için: antik dönemde, ırmak üzerinde; yanlızca yaya geçişlerine uygun bir ahşap köprü ve kesme taştan yapılan beş köprü daha bulunuyormuş. Kemerli taş köprülerden, günümüze yanlızca iki tanesi ulaşmış. Ahşap köprü, elbette yok. Ama günümüze ulaşan, kemerli taş köprüler: günümüzde bile, halen geçişe hizmet veriyor.

Bu taş köprülerden birinin korkuluk kaidesi üzerindeki yazıtta: köprünün açılış töreninin MS.157 yılında, Eylül ayında yapılmış. Bu köprüye: 1990 yılında, yeni korkuluklar konulmuş ve yeniden kaplanmış.

Bir diğer köprü üzerindeki yazıtta ise: zamanında Aizonai şehrinin zenginlerinden birinin, Roma’dan dönerken, denizde geçirdiği kaza sonrasında yaptığı adaktan dolayı, bu köprüyü, MS.159 yılında: yaptırdığı anlaşılıyor. Hatta: köprüdeki deniz canlıları ve gemi kabartmaları, bunun şahitleridir. Bunları anlatan sözünü ettiğim yazıt ise: hala orada, köprünün yanında, günümüze kadar ulaşmış, okunabiliyor.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

YUVARLIK YAPI-MACELLUM:

1970 yıllında, Gediz depremi sonucunda, burada bulunan köy camisi yıkılınca: ortaya bir yapı kalıntıları çıkmış. Bunlar: araştırıldığında ise, buranın yuvarlak bir yapı olduğu anlaşılmış ve Macellum ismi ile anılmaya başlanmış. Evet, bu yuvarlak yapı: büyük olasılıkla MS.2.yüzyılda: gıda pazarı, et ve balık pazarı olarak kullanılmış.

Yapının bir duvarında: bir kanun yazılı. Bu kanunda: borsada toplanan malların fiyatları belirlenirken, bütün mamüllerin alabileceği en yüksek fiyat belirtiliyor ve fiyatlar sınırlandırılıyor. Kanunun belirleyicisi: Roma imparatoru Diocletianus. İmparator: 301 yılında: enflasyonla mücadele için, ücret tespitleri yapar. İmparatorluk pazarlarında satılan tüm malların, satış fiyatlarını belirler ve fiyat artışlarını, yani enflasyonu engeller. Örneğin: kuvvetli bir köle, iki eşek fiyatına, yani 30 bin dinara, bir at ise, üç köle fiyatına eşitlenmiştir. Tüm bunlar: Macellum denilen ve dünyanın ilk borsa binası ünvanını alan bu yapının duvarlarında yazılıdır.

Takip eden dönemde: tüccarların stok yapmaları ve bazı sorunlar ortaya çıktığından, serbest dalgalanmaya geçilmiştir. Evet, yapının duvarlarındaki yazıtta belirtilen bu kanun: Romalılar tarafından, kapitalizmin ağır kurallarına karşı çıkartılan devletçi kanun olarak tarihe geçer. Antik dönemde, yapının hemen yanındaki, 6-7 metre yüksekliğindeki kuleye çıkılarak: ürünlerin satılabilecekleri fiyatlar bildiriliyormuş.

Yapının bulunduğu cadde kenarındaki sütunların bir kısmı: restorasyon çalışmalarında ayağa kaldırılmış. Dükkan kapıları: bu sütunlu yola açılıyor.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

ANTİK SÜTUNLU CADDE:

Yapımı için tapınak yıkılan ve 6.yüzyıla kadar varlığını koruyan sütunlu cadde, bir deprem sonucu yıkılmıştır. Sütunlu caddenin yapılması için ortadan kaldırılan tapınak ise: daha önceki dönemlerden kalan: Artemis  Tapınağıdır. Antik sütunlu yol: İmparator Claudius döneminde yapılmıştır. (MS.51-54) Zengin süslemeleriyle  dikkati çeken kuzeydoğu galerilerinin görkemli İon başlıkları, biraz önce sözünü ettiğim ve yıkılan tapınağa aittir. Sütunlu caddenin uzunluğunun 450 metre olduğu tahmin ediliyor.

AGORA:

Zeus Tapınağının tam önündeki sütunlu avlu ve içinde bulunan Hereon’dan oluşuyor. Mermer kaplı bir podyum üzerinde bulunan Hereon’un, şehrin ileri gelenlerinden biri için yapılmış, bir anıt mezar olduğu sanılıyor. Agoranın güneyinde, ona yapışık olarak yapılmış “Dor Agorası” var. Çoğu köy evleri ve bahçelerinin altında kalan bu görkemli yapıların az bir kısmı, ayakta kalabilmiş.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

STADİON VE TİYATRO:

Evet, burada göreceğiniz: Stadion-Tiyatro konbinasyonunun: dünya üzerinde başka bir benzeri yok. Yani: tiyatro, o dönemdekilerden farklı olarak, stadyumla bitişik bir halde yapılmış. Aynı alanı beraberce paylaşıyorlar. Tiyatronun 20 bin kişi kapasiteli ve ona bitişik stadyumun ise, 13.500 kişi kapasiteli olduğu sanılıyor. Uzun stadyum hala çok belirgin. Madalya alanların şerefine madalyaları simgeleyen kabartmalar, stadyum girişinde, hala zarar görmemiş bir şekilde duruyor.

Stadion’da yapılan  araştırmalar, buranın, MS.160 yılından sonra yapılmaya başlanıp, aralıklarla MS.3. yüzyıl ortalarına kadar bir yapım sürecinin geçtiği tahmin edilmektedir. Stadion’un oturma sıraları: hafif çokgen biçimli olduğundan, yapı ortada genişlemektedi. Stadion’un tiyatroya bakan cephesi, mermer kaplı bir duvarla sınırlıdır. Bu, aynı zamanda, tiyatro sahnesinin de, arka tarafının kaplamasıdır.

Tiyatronun sahne kısmı: zengin mermer bezemelerle kaplıdır. Bu bezemeler: yüzyıllar boyu, süregelen çeşitli depremler yüzünden, oturma basamaklarının ortasına, yıkıldıkları gibi kalmışlardır. Sahne binasını süsleyen, özenle yapılmış mermer mimarideki bezemeler üzerine yapılan araştırmalar, yapının, önce tek katlı olduğunu ortaya koymuştur. Daha sonra, Stadion genişletilirken, buraya ikinci bir kat eklenmiştir.

Kütahya, Çavdarhisar, Aizonai

HAMAM;

MS.3.yüzyılın ortalarında, şehrin kuzeydoğusunda aslında var olan, büyük kireçtaşı bloklardan oluşan bir bina içine, ikinci büyük bir hamam inşa edilmiştir. Hamam mekanlarından birinde: ortada “Satyr ve Menad” betimli, kaliteli bir mozaik taban vardır. MS.4. veya 5.yüzyıldan sonra, bu hamamın, ana mekanı düzenlenmiş ve Aizonai’nin erken Hıristiyan cemaatinin yöneticiliğine atanan piskoposluk merkezi işlevini görmüştür. Hamamda: merkezi bir ısıtmayla yapılan sistem kalıntıları mevcut. Hamam yapısının önünde, spor çalışmalarının yapıldığı, kare biçimli büyük bir avlu olan Palaestra bulunuyor. Mozaikleri mutlaka görün.

NEKROPOLLER:

Şehrin ne kadar büyük olduğu, onu çevreleyen nekropollerin büyüklüğünden anlaşılmaktadır. Nekropollerde, çok çeşitli mezar tipleri görülmektedir. Çok sayıda lahitler, Frigya ve Aizanoi bölgesi için, tipik olan kapı biçimli mezar taşları, bunlar arasındadır. Kapı biçimli mezar taşları: mezar mimarisinde, öbür dünyaya geçişi sembolize eder. Çoğu MS.2.yüzyıla ait olan bu taşlar üzerinde bulunan yazıtlarda, kimin mezarı olduğu, ya da kimin vakfettiği yer alır.

Ayrıca mezar sahibini gösteren işaretler var. Kadın mezar taşları üzerinde: yün, yapağı bulunan sepet ve ayna, erkeklerinkinde ise kartal, aslan ve boğa bulunuyor.

1990 ve 1991 yıllarında: Aizanoi’nin, 2 km. güneybatısında, Meter Steunene kutsal alanına giden kutsal yolda: görkemli iki mezar yapısı ortaya çıkarılmış. Haçvari plana sahip, batıdaki mezar yapısı içinde, lahit koymak için yapılmış nişler bulunuyor. Bugün, Kütahya Müzesi’nin ana salonunda sergilenen, Hellenlerle Amazonların savaşını gösteren, üstün kaliteli lahit, işte burada bulunmuş. Doğudaki dört kemerli yapı, Ortaçağda küçük bir Bizans şapeline dönüştürülmüştür. Burada da, Eros betimli mermer lahtin, alt kısmı bulunmuştur. Bu parça da Kütahya Müzesinin bahçesinde sergilenmektedir. Lahitler ve dolayısıyla mezar yapıları: MS.155-165 yıllarına tarihlenmektedir.

METER STEUNENE KUTSAL ALANI:

Şehrin bilinen en eski kutsal alanı Tanrıça Meter Steunene’ye ait kült yeri olan, işlenmiş kayalarla, mağara ve bugün çökmüş durumdaki derin kaya inidir.

Burada: 1928 yılında yapılan kazılarda, ele geçmiş pişmiş toprak kült figürinleri, burayı MÖ.1.yüzyıl ile MS.2.yüzyıl arasına tarihlemektedir. Bu de Meter Steunene kutsal alanının: MÖ.1. yüzyıldan çok önceleri bile kullanıldığını gösteriyor.

Kaya kesintisinin üstünde taşlardan örülmüş yuvarlak iki kurban çukuru da kutsal alanın, daha erken dönemine ait olabilir. Burada, halkın inancına göre, kaya oluşumlarında yaşadığına inanılan, dağların ve  doğanın hakimi: Anadolu’nun ana tanrıçasına adaklarda bulunuyorlardı.

ANTİK BARAJ VE TAŞ OCAKLARI:

Sel felaketinden korunmak için, antik dönemde, Penkalas Nehri (Bedir dere) üzerine inşa edilmiştir. Günümüze, iyi korunarak gelmiş bir baraj duvarı var. Bu yapı: çoğu, oturma basamağı olan, devşirme, mermer parçalarla birbirinden ayrılmaktadır. Baraj duvarının üst kesimlerindeki kayalıklarda, antik dönemde, buranın taş ocağı olarak kullanıldığına işaret eden izler var.


Yorum

  1. fatma feyza açıkyol Aralık 12th, 2011, 18:48

    ben de kütahyalıyım teşekkürler ödevim vardı çok işime yaradı

Cevap

Sizde yorum yaparak görüşlerinizi belirtebilirsiniz.

Sorularınız veya önerileriniz için iletişim | Google Sitemap

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan .yer sağlayıcı. olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz .uyar ve kaldır. prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, iletişim yolunu kullanarak bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.

| Alexa | XHTML | CSS | Gezi | Gezi | Google

Creative Commons