Kıbrıs, Lefke
- Perşembe, Haziran 4, 2009, 1:09
- 750 okunmuştur.
- Henüz Yorum Yok



LEFKE:
Lefkoşa’nın 74 km. uzağında. Adanın kuzeybatısında. Burası da: turunçgilleriyle ünlü bir belde. Buraya: Güzelyurt üzerinden gitmek mümkün.


SOLİ:
Burası: Kuzey Kıbrıs’ta,ziyaret edilebilecek antik çağ şehirlerinden biri. Verimli topraklar üzerinde bulunan Soli; bölgede bulunan bakır yatakları ve limanı ile, adada önemli bir konuma sahip. Bugün; koruma altına alınıp, ziyaretçilere açılan bu yerleşim yeri; tarihin, korunması gereken miraslarından biri.
Soli’nin orijini:MÖ.700 yıllarına kadar dayanıyor. Asurluların haraç aldıkları kentlerin isimleri bulunan bir listede; burası da yazılı. Bu listede; kentin ismi: “Si-il-lu” olarak geçiyor. MÖ.498 yılında; adada bulunan diğer krallıklarla birlikte; Soli de; Kıbrıs’ın hakimi olan Perslere karşı ayaklanır, ancak yenilirler. Bundan sonra: şehrin daha iyi kontrolünün sağlanması için: Pers taraftarı kral Doxandros of Marion; şehrin yanına: “Vouni Sarayı” nı yaptırır.
Soli; en parlak yıllarını; Roma döneminde yaşar. 4’ncü yüzyıla gelindiğinde; liman, gemilerin giremeyeceği kadar dolar ve bunun üzerine bakır madenleri kapatılır. 7’nci yüzyıldaki arap akınları: kentin sonunu hazırlar.
Araştırmalarda; Soli şehrinde:tiyatronun sırtını verdiği tepedeki akropolis de; kral sarayı bulunmuştur. Kazılarda, ayrıca: Helenistik döneme ait; altın ve gümüş takılar, MÖ.1’nci yüzyılda yapılmış mermer bir Afrodit heykeli ( halen güney Kıbrıs’ta müzede sergileniyor) ve MÖ.2’nci yüzyıla ait, Amazonlar ile savaşı gösteren bir kabartma ele geçmiştir.
Günümüzde: Viyana Tarih Müzesinde bulunan ve Fugger Lahti olarak bilinen lahitin de; Soli akrepolisi’nden çıktığı ileri sürülmektedir. Kazılarda; Helenistik döneme ait; agora’ya açılan bir cadde ve agora’daki mermer, anıtsal çeşmenin kalıntıları ortaya çıkarılmış. Tatlı su kaynağı, verimli topraklar ve korunaklı bir liman. Ayrıca: bakır yatakları ve bakırı işleyebilecek çok sayıda odunun bulunması, bölge için büyük avantaj.
SOLİ BAZİLİKASI:
4’ncü yüzyılın, ikinci yarısında yapıldığı sanılıyor. Kıbrıs’ta inşa edilen ilk kiliselerden biri. Kendine özgü yanları var. 200 metre uzunluğundaki bazilika; üç kapılı bir giriş ve giriş mekanı ile başlıyor. Bunu; dört tarafı sütunlarla çevrili ve çeşmesi olan bir avlu izliyor. Bundan sonra gelen, yine üç kapılı bir giriş ve narteksten sonra; asıl kiliseye giriliyor. Kilisenin içinde: iki sıra halinde dizilmiş, onikişer taştan yontulmuş, dev sütunlar var. Bugün; bu sütunların altlıkları görülüyor. Nefin sonunda; üçlü bir apsis var. Ortadakindeki sıralar: piskopos ve rahiplere ayrılmış. Kilisenin döşemesi tamamen mozaik kaplı imiş. Bu mozaiklerin bir kısmı, günümüze dek ulaşmış. Kuzey Kıbrıs’ın en iyi korunmuş: mozaik ve mermer zemine sahip. Başlangıçta; tümü, geometrik desenli olan mozaiklere zamanla hayvan figürleri de eklenmiş. Hayvan figürleri arasında; çevresi bir bitki örtüsü ve dört küçük yunus ile çevrili, kaz’a benzeyen kuğu figürü dikkati çekiyor. Apsisin önündeki mozaikte; Yunanca:” Ey İsa, bu mozaiği sana adayanları koru” yazısı okunmakta. Hıristiyanlık geleneğinde, Soli, Saint Mark’ın Saint Auxibius tarafından vaftiz edildiği yer olarak kabul ediliyor. Buna göre: 1’nci yüzyılda Soli’ye sığınan Hıristiyan bir Romalı olan Auxibius; sonradan Soli kilisesinin ilk piskoposu olmuş.
SOLİ TİYATROSU:
Soli’deki Roma Tiyatrosu, bir tepenin, denize bakan yamacında kurulmuş. 2’nci yüzyıl sonu ve 3’ncü yüzyıl başındaki tarihi süreçte yapıldığı tahmin ediliyor. Seyircilere ayrılan yarım daire şeklindeki oturma sıralarının olduğu bölüm: kısmen tepenin kayasına oyulmuş. Burası: ortadaki orkestra (koro yeri) denilen kısımdan; kireç taşı bloklarla yapılmış bir duvarla ayrılıyor. Oturma yerlerinin taşları ve mermerlerinden sağlam kalanlar; 19’ncu yüzyılda Port Sait rıhtımının yapılmasında kullanılmış. Aslında; kapasitesi 4000 kişi olan bu kısım, günümüzde, yarı yüksekliğine kadar restore edilmiş durumda. Sahne binası: 2 katlı ve mermerden kaplanmış ve heykellerle süslü. Günümüzde görülen kısmı:sahne binasının üzerine inşa edildiği platform. Tiyatronun batısındaki bir tepenin üzerinde: İsis ve Afrodit’e adanmış bir tapınağın izlerini görmek mümkün.
Soli Tiyatrosunda; her yıl, Lefke Avrupa Üniversitesi’nin mezuniyet törenleri ve yine her yıl düzenlenen L.A.Ü. Bahar Şenlikleri yapılıyor. Bu şenliklerde, ünlü sanatçıların konserleri izlenmekte.
VOUNİ SARAYI:
Marion kentinin, Pers sempatizanı olan kralı Doxandros of Marion tarafından; civardaki Yunan taraftarları yerleşim birimlerinin kontrolü için; 5’nci yüzyılda yaptırılmıştır. Saray’da; 137 oda var. Bunlar: idari bölümleri, yatak odalarını, erzak depolarını, hamam ve çalışma odalarını kapsıyor. MÖ.449 yılında; bölgedeki Pers egemenliği, yerini Yunan egemenliğine bırakınca; Saray işlevini yitirir. Toplam:70 yıllık bir dönemde ayakta kalmıştır. Daha sonra ise; MÖ.380 yılında; Soli halkı tarafından yıkılır ve bir daha yenilenmez. Sarayın su ihtiyacı için kayalara oyulmuş sarnıçlarda biriken yağmur suları kullanılmış. Erzakların depolandığı bazı odaların içlerine; anforaların oturtulduğu çukurlar göze çarpıyor. Hamamlar; sıcak hamam türünün eski örneklerinden. Yapılan kazılarda: pişmiş topraktan yapılmış ve sarayın ortadan kalktığı yangında siyahlaşmış testi içinde “Vouni Hazinesi” olarak adlandırılan eşyalar bulunmuş. Bunlar arasında: altın ve gümüş bilezikler, işlemeli gümüş kupalar, Marion, Kition, Lapithos ve Paphos kentlerinin damgalarını taşıyan yüzlerce madeni para bulunmuştur. Sarayın güneyinde ise; MÖ.5’nci yüzyılda yapılmış olan bir “Athena Tapınağı” izleri bulunmuş. İki avlusu ve etrafı çevrili kutsal bir alanın bulunduğu tapınakta, içlerine heykellerin oturtulduğu çukurlar da belli. Vouni kalıntılarının bölümleri; giriş, kraliyet odaları, sütunlu avlu, mutfak avlusu, sarnıç, erzak depoları, hamamlar, oturma odaları, işyerleri olarak gezilip görülebiliyor.
Benzer Yazı Başlıkları
Yazar Hakkında
Yorumunuzu Bırakın
Eğer profil resminizin görünmesini istiyorsanız gravatar'a ücretsiz kaydolabilirsiniz.