Amerika, Las Vegas, Grand Canyon

13.722 kişi okudu!

Arizona ve Utah Eyaletleri arasındaki sınırı belirleyen “Grand Canyon”: Dünya üzerinde görülmesi gereken 50 yer listesi içinde, birinci sırayı almıştır. Her yıl, yaklaşık 5 milyon kişi, burayı ziyaret etmektedir. Gerçekten, tam bir doğa harikasıdır ve benzerinin “Mars” gezegeninde bulunduğu söylenmektedir. Ayrıca: yakın zamanda sinemalarda gösterilen “127 Saat” filminde, kayaların arasında sıkışarak büyük sıkıntılar yaşayan dağcının bulunduğu yer, Grand Canyon bölgesidir.

Kanyon: tarihi süreç içinde, ilk olarak 1500’lü yıllarda, bölgeye gelen İspanyollar tarafından görülmüş ve kanyonun ulaştığı derinlik karşısında büyük şaşkınlık yaşamışlardır. Hatta, söylenenlere göre, İspanyollar, susuzluklarını gidermek için, kanyon dibindeki “Colorado nehrine” ulaşmak istemişler, ancak başaramamışlar ve geldikleri yere, yani Meksika’ya geri dönmüşlerdir. Kanyon bölgesi: 1893 yılında, Federal koruma altına alınmıştır. 1919 yılında ise “Milli Park” statüsüne kavuşmuştur. 1979 yılında ise, Park alanı “Dünya Mirası Listesi”ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Evet, bu muhteşem doğa harikası kanyon: son 6 milyar yıldır, Colorado nehri tarafından oyularak oluşturulmuştur. Kanyon içindeki fosiller, kalıntılar ve izler sayesinde, Kuzey Amerika bölgesinin jeolojik tarihinin yaklaşık 2 milyar yıllık bölümü aydınlatılmaktadır.

Gelelim kanyon ile ilgili sayısal bilgilere: 4950 km. karelik bir alanda bulunan kanyonun derinliği 1.6 km. dir. Genişliği ise, 6.4 ile 29 km. arasında değişmektedir. Kanyonun uzunluğu: 349 km. dir ve pek çok kaya türünü barındırmaktadır. Kanyonun duvarlarını oluşturan kayaların yaşlarının: 250 milyon ile 2 milyar yıl arasında olduğu söyleniyor. Günümüzden 250 milyon yıl önce, burası okyanus ile kaplıymış. Bölge o kadar ilginç ki: yukarıda ısı 20 derece iken, kanyonun dibinde, Colorado nehrinin bulunduğu yerdeki ısı, 40 derecenin üzerine çıkıyormuş.

Kanyon bölgesindeki en büyük yükselti, 2400 metre ile “South Rim” zirvesidir.

ULAŞIM:
Buraya ulaşmanın en kolay yolu: Las Vegas şehri üzerindendir. Las Vegas şehrinden buraya ulaşmak için: helikopter, otobüs turları veya kiralık araç tercih edebilirsiniz. Şehir ile kanyon arasındaki uzaklık: 275 mil (440 km.) dir ve buraya yapılan yolculuk, Arizona eyaleti hız sınırlaması nedeniyle, yaklaşık 4 saat sürmektedir. Ancak: bir helikopter kiralayıp, 400-500 dolar vermeyi düşünürseniz, bu yolculuk çok daha farklı olabilir.

Ama, burayı ziyaret edenler genellikle karayolu ile gitmektedirler. Otobüs turlarını tercih ederseniz: 150 dolar civarında ücret ödeyerek, Grand Canyon bölgesine gidebilirsiniz.

Las Vegas şehrinden, otobüs ile sabah saat: 07.00’de yola çıktığınızda, muhtemelen saat: 11.00 gibi kanyon bölgesine varırsınız. Mola ve bilet sırasından sonra, bu inanılmaz doğa harikası bölgede, kısa sürede yüzlerce fotoğraf çekebiliyorsunuz. Tur otobüsleri: “Skywalk” bölgesine giderler, burada giriş ücreti alınır, ancak fotoğraf çekmek yasaktır. Giriş ücreti: özel arabalar için, araba başına 20 dolardır. Bisiklet veya yürüyerek girmek isterseniz, bu kez 10 dolar ödemeniz gerekir. Tur otobüsleri ile gelenler ise, tur bedeli içindeki giriş ücretini ayrıca ödemezler. Kanyon alanını bisiklet ile gezmek isteyenler: ziyaretçi merkezinde, 1 Nisan ile 31 Ekim tarihleri arasında bisiklet kiralayabilirler. Rehberli bisiklet turları, tüm sezon boyunca sunulmaktadır.

Burada oyalanmadan, “South Rim” bölgesine gitmenizi öneririm.

Dönüş ise: akşam saatlerinde, saat: 20.00 civarında, Las Vegas şehrinde bulunacak şekilde planlanıyor. Yani, yaklaşık 11 saatlik bir yolculuk gerekiyor. Ama, ben burayı ziyaret edecekler için, otobüs değil, kendi arabalarını veya kiralık arabayı tercih etmelerini öneririm. Eğer, birkaç kişi iseniz, mutlaka kiralık araba ile gezinizi planlayın, çünkü daha rahat edersiniz.

Bu arada: kanyonu ziyaret etmek isteyenlerin mutlaka, sıkı giysiler bulundurmaları gerekir. Gündüz saatlerinde, yaz aylarında aşırı sıcak sizi bunaltabilir. Bu yüzden: yazlık giysiler, şapka, güneş gözlüğü, spor ayakkabısı ve güneş kremi bulundurmalısınız. Tabii, içme suyu bulundurmayı sakın unutmayın. Bu arada, yanınızda küçük bir el feneri de bulundurmanızı öneririm, çünkü: güneş battıktan sonra, kanyon alanında yapay ışıklandırma olmadığından, her yan zifiri karanlık oluyor. Ayrıca: akşam saatlerinde ise, havanın serin olması nedeniyle, üşüyebiliyorsunuz. Çünkü: şehir ile kanyon bölgesi arasındaki rakım farkı, 2000 metre civarındadır. Las Vegas şehrindeki sıcaklığı burada bulamasınız.

Kanyon alanına geldiğinizde, ilk önce “Ziyaretçi Merkezi” ile karşılaşırsınız. Burada ve “Rim Drive” hattı boyunca bulunan görevliler: ziyaretçilere, kanyon alanında bulunan bitkiler, jeoloji, hayvanlar ve kanyon tepeleri hakkında bilgiler verirler. Biraz önce söylediğim gibi, burada bisiklet kiralamak mümkündür.

Kanyon alanında: ziyaretçilerin konaklayabilmesi için, oteller ve park alanları bulunmaktadır. Kanyon alanındaki oteller: tek bir özel şirket tarafından işletilmektedir ve özellikle yaz döneminde buraya giderseniz, ülkemizden de giden “Work and Trail” programına katılan, üniversite öğrencilerini çalışıyorken bulabilirsiniz. Kış aylarında ise, otellerin büyük kısmı kapalıdır ki, yalnızca bir iki otelin açık bulunduğu söyleniyor. Yani: gerek kış ve gerekse yaz aylarında buraya gidip konaklayacak olanların mutlaka bir şekilde rezervasyon yaptırmaları şarttır.

Evet, Kanyon alanına vardınız. Kanyon alanında: aktivitelerin yoğun bulunduğu iki yer var.

NORTH RİM:
Bu bölgede: kamp olanakları ve oteller var. Burası deniz seviyesinden 2438 metre yüksekliktedir. Yani, South Rim bölgesinden 305 metre daha yüksektedir. Her yıl: Ekim-Mayıs ayları arasında, burada kar bulunur.

 

SOUTH RİM:
Burası, daha hareketlidir. İlk kez kanyona gelenlerin buraya ağırlık vermeleri önerilir. Burası parkın en erişilebilir parçasıdır ve deniz seviyesinden 2134 metre yüksekliktedir.

GÖKYÜZÜNDE DEV BALKON KEYFİ-SKYWALK:
Buraya ulaşım: helikopter veya Hummer jeepler ile sağlanıyor.
Grand Kanyon bölgesinde: burada bulunan cam balkona çıktığınızda, gökyüzünde yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Tabanı camdan yapılan, inşaatı 2 yıl süren “at nalı” şeklindeki bu cam balkon: Colorado nehrinin 1220 metre yükseğinde, ziyaretçilerine Büyük Kanyon’un muhteşem manzarasını sunuyor. Ama, biraz önce de söylediğim gibi, bu manzaradan ziyade, alenen gökyüzünde yürüyor gibi, bir cam blok üzerinde yürüyorsunuz. Mimarlar: tabanı kat kat güçlendirilmiş cam tabakalardan yapılıp, çelik sütunlarla desteklenen 500 ton ağırlığındaki balkonun, aynı anda, birkaç yüz insanı taşıyabilecek kapasitede olduğunu, 8 şiddetinde depreme dayanıklı olduğu ve güçlü rüzgarlardan da etkilenmeyeceğini söylüyorlar. Geniş bir kampus olarak tasarlanan gezinti köprüsü, dünyanın en yüksek binası olan 508 metre yüksekliğindeki Taipei kulesinin iki katından daha fazla yüksekliğe sahiptir.

Burada neler yapılabilir: burada yapılabilecek etkinliklerin başında, kondisyonunuza güvenmiyorsanız, kısa yürüyüşler ve bolca fotoğraf çekmek gelecektir. Ama: kondisyonuna güvenenler için, buradaki yürüyüş alanlarında, uzun ve ilginç yürüyüşler yapılabilir. Bu arada, burada güzel fotoğraf çekmek isteyenlere bir öneri, en iyi fotoğraf çekebileceğiniz saatler: sabah erken ve ikindi zamanlarıdır, çünkü bunun dışında ışık yeterli gelmez.

“Trail” alanlarında yani “Yürüyüş yollarında” yapılacak bu yürüyüşler yani “Hike-down” ile; kanyon alanının birçok bölgesini gezebiliyorsunuz. Hatta: “The River” a yani “Colorado nehri” ne kadar inen yürüyüş yolları bile var. Ancak: bu yürüyüş yollarında gayet dikkatli olmak gerekiyor ki, kanyon alanında yürüyüş yaparken veya başka aktiviteler sırasında, yılda 250 ziyaretçinin öldüğü söyleniyor.

Uzun soluklu yürüyüş yapmak isterseniz: kanyon bölgesindeki sırtlar ve çam ormanları içinden geçen yürüyüş yolları: zaman zaman aniden yükselen dev tümsekler ve dağları izlemekle mümkündür. Ancak, mesafeler kısa da olsa, arazi engebeli olduğundan yürüyüş zordur ve kondisyon gerektirir. Yukarıda sözünü ettiğim gibi, uygun giysilerinizin olması başlıca gerekliliktir.

Kanyon içindeki en uygun yürüyüş yolu “Bright Angel Trail” denen parkurdur. Bu parkur “Bright Angel Lodge” bölgesinden başlar. Gün doğarken yürüyüşe başlarsanız, muhtemelen 3 saat içinde, tepeden aşağıya iner ve 6-7 saat içinde tepeden yukarı çıkabilirsiniz. Parkur, 2.5 km. uzunluğundadır ve zikzaklar çizerek ilerler. İlk dinlenme yerine ulaşmanın ardından, 2.5 km. daha ilerlersiniz ve “İndian Garden” denilen yere ulaşırsınız. Burada, parkur nispeten düzelir ve burada bulunan korucu merkezinde, geceyi geçirebilirsiniz. Ancak, böyle bir düşünceniz varsa, aylar öncesinden rezervasyon yaptırmanız şarttır. Daha zorlu bir yürüyüş parkuru düşünenler ise “Kaibab Trail” denilen parkuru tercih ederler. Bu parkur, diğerine nazaran daha az kalabalık ve yine aynı muhteşem manzaraları sunmaktadır. Ayrıca: Colorado nehri üzerinde, 21 metre su üstünden, dar bir yaya köprüsünden geçilmektedir.

Bu uzun soluklu yürüyüş dışında, kısa geziler yapmak istiyorsanız, bu kez, kanyon alanı içinde “Park mahallinde” bulunan “Rim Drive” otobüslerini tercih etmeniz gerekir. Bu otobüsler veya kiralayacağınız bisiklet ile, kanyon alanı içinde geziler yapabiliyorsunuz. Otobüs ile gezmek isterseniz: ücretsiz otobüsler, 13 km .uzaklıktaki “West Rim” boyunca, yolcularına muhteşem manzaralar izleterek ilerlerler. Aynı zamanda, yol güzergahı üzerinde, yürüyüş yapanları da toplarlar.

Daha büyük heyecan yaşamak isteyenler ise, tecrübeli rehberler eşliğinde, Colorado nehri üzerinde yapılan “rafting” e katılabiliyorlar.

Amerika, Las Vegas

6.185 kişi okudu!

Las Vegas: aslında turistik açıdan incelendiğinde, birçok kültürel aktivitesinin bulunduğu belirtilse ve reklamı yapılsa da, bu şehir, tüm dünya insanlığı tarafından “kumar” yönü ile biliniyor. Yani: bu şehre giden ziyaretçilerin sanırım büyük bölümü, hatta yüzde 99 lık bölümü, casinolarda kumar oynamak veya bu ortamı yaşamak için gidiyorlardır. Bu yüzden: Las Vegas şehri yakınlarındaki gezi yerleriyle ilgilenmedim, buraya gidilince, buradaki casino yaşamı, geceleri neon ışıklarının büyüsü, yeterli ilgiyi çekiyor. Bu yüzden: bu yazımda, sizlere Las Vegas şehrindeki gece hayatı ve yine şehrin en büyük özelliklerinden birisi olan “Eğlence Parkı” ile ilgili görülenleri anlatacağım.

Evet, şehir nüfusu, 800.000 kişidir. Ama, buraya yılda 40 milyon turist gelmektedir. Amerikalılar, buraya genellikle “bekarlığa veda partileri” veya “21.yaş doğum günü” için gidiyorlar. 21 yaş ilginç, çünkü burada 21 yaş altındakilerin pek eğlenme şansı yok.

Şehir: kurak bir bölgede, kuru dağlarla çevrilidir. Ancak, şehir içinde yollarda asla toz göremezsiniz.Çöl bitki örtüsü hakimdir. Yörenin çöl ortasında olmasının bir sonucu da, burada kaldığınız sürede sürekli susamak olacaktır. Nem oranı sıfır olduğundan ne kadar sıcak olursa olsun terlemiyorsunuz ama sürekli su içme ihtiyacı duyacaksınız. Dışarı çıkarken, yanınıza şapka ve su alın. Bu arada, hava ne kadar sıcak olursa olsun, kapalı mekanlara girdiğinizde, muhteşem klimalar, ortamı hareketlendiriyor.

Deniz seviyesinden yükseklik: 620 metredir. Her ne kadar kuraklık olsa da, şehir içinde birçok yeşil alan bulunduğunu göreceksiniz, bunun elbette nedeni, yapılan planlamalardır.

İklim: şehir Mojave Çölünün hemen dibinde olması nedeniyle, subtropikal çöl iklimi hakimdir. Buna bağlı olarak, bol güneşli ve yıl boyunca 300 güneşli gün görülür. Kışlar kısa sürelidir. Buraya gitmek için en uygun aylar: Mart-Nisan-Ekim aylarıdır.

Şehir günümüzde: uluslar arası kongrelere ve önemli spor olaylarına ev sahipliği yapar. Ama, yazının başında da belirttiğim gibi, şehrin tanınmasının en büyük nedeni “kumar” Hatta: bu şehirdeki muhteşem lüks otellerin oda ücretlerinin ne kadar ucuz olduğunu görünce şaşıracaksınız. Ucuz çünkü, oteller kumar kazançlarıyla destekleniyorlar ve oda fiyatları, yiyecek fiyatları ucuz tutuluyor. Kıbrıs aklıma geldi, otellerin önemli müşterilerini otellerinde ücretsiz ağırlamaları gibi.

Yine de, kalacağınız otel önemli, çünkü şehir merkezine uzak bir otelde kalırsanız, şehrin keyifini çıkaramassınız. İyi otellerin ortalama oda fiyatları 200-250 dolar arasındadır. Şehir merkezine uzak, butik otellerin oda fiyatları ise, 40-50 dolar arasındadır. Yalnız dediğim gibi, merkeze uzak olmak sıkıntı yaratabilir. Otel konusunda önerim: Ceasar Palace olacaktır. Burası, bir otelden öte, tam bir kasaba gibi düzenlenmiş yerdir. Burada kalırsanız, gayet güzel zaman geçirebilirsiniz. Hatta: bence kumar oynamayın veya bunun dışındaki zamanınızı, otelleri gezmek için kullanın. Unutmayın ki, otellerin kumarhanelerinde, küçük meblağlar ile kumar oynarken, rahatlıkla alkol alabiliyorsunuz ve zaman gayet güzel geçiyor. Otel konusunda diğer bir önerim “Bally’s” olacaktır. Bu otel, Strip denilen bulvarın tam merkezindedir ve şehrin birçok yerine çok yakındır, bu yüzden tercih edilebilir.

KUMAR:
Bu şehir tam bir kumar merkezidir ki, hatta havaalanında bile küçük slot makineleri görebilirsiniz. Kumara düşkünlüğünüz varsa, bu şehre gitmeyin, çünkü kumar oynamanız için her türlü fırsat yaratılmıştır. Yani, muhteşem kayıplar olabilir. Ancak: kendinizi, kesinlikle günlük 300-500 dolarlık bir limitle sınırlandırmanızı öneririm, yoksa bu şehirden kolay kolay çıkmak mümkün değildir. Loş ışıklar, hoş hatunlar ve zaman mevhumu bittiğinde, kumardan başınızı alamıyorsunuz.
5 veya 10 centlik makinaların başında, saatler geçirebilirsiniz. Hatta, bu saatlerde, garson kızlara bahşiş vererek, kendinize gayet güzel kokteyller ısmarlayabilirsiniz, ancak söylediğim gibi, bahşiş şart.
Evet, sonuçta burada kazanan pek göremessiniz. Yani: kumar oynatan kazanır felsefesi hakimdir. Yapılan bir araştırmaya göre, buraya gelenlerin büyük bölümü (% 85) kumar oynuyor ve ortalama 675 dolar kaybediyormuş.
Son bir not: casinolara girmek için, 21 yaş üstünde olmak şart, aksi halde casinolara sokmuyorlar.

SİN CİTY:
Dünya üzerinde “Sin City” olarak bilinen en popüler şehir, Las Vegas’tır. Peki: Sin City ne demektir? Sin City: hukuki olarak tolore edilmiş kötü alışkanlıklar bulunan şehirdir. Bu kötü alışkanlıklar: fuhuş, striptiz kulüpleri, seks dükkanları, kumar, alkol ve esrar kullanımı, organize suç ve çete faaliyetleridir. Dünya üzerinde, bir diğer Sin City: Hollanda-Amsterdam’dır. Asya kıtasında ise, Tayland-Pattaya.

HAVAALANI:

McCarren International Airport:
Şehrin en büyük havaalanıdır. 1963 yılında hizmete girmiştir. Havaalanında, 2 ana terminal ve 4 bölüm bulunmaktadır.
Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım: Citizen Area Transit (CAT) otobüsleri ile sağlanmaktadır. Havaalanı içinde, birinci katta, çok sayıda araba kiralama şirketleri bulunmaktadır.
Bu şehirde: bence araba kiralamayı düşünün. Çünkü: şehir içinde, toplu ulaşım aracı, metro, tramvay gibi bir toplu ulaşım aracı sistemi bulunmuyor. Hatta: yoğunluktan taksi bile bulmakta zorlanabilirsiniz. Ancak: otellerin kendi aralarında kurdukları, kısa raylı sistemler var. Oteller arasındaki yolculuk, bu raylı sistemler aracılığı ile sağlanıyor, ama dediğim gibi, şehir içinde bir yerden bir yere ulaşmak için, taksiden başka alternatif yok ki, bazen taksi bile bulmak çok güç. Bu yüzden, araba kiralamanızı öneririm.

GECE HAYATI:
Las Vegas şehrinde, bilindiği gibi muhteşem hareketli bir gece hayatı yaşanmaktadır. Hatta: kumarhanelerde saat ve pencere bulunmaz. Çünkü: işletmeler, müşterilerinin günün hangi saatinde olduğunu bilmelerini istemezler, canlılık hiç durmaksızın sürer.
Hatta, kumarhanelerde, kumar oynamasanız bile, gösterileri izlerseniz, birinci sınıf eğlence programları mutlaka ilginizi çekecektir.
Evet, şehirdeki son derece renkli ve canlı gece-eğlence hayatı: ağırlıklı olarak “Strip” civarında bulunan barlar, gece kulüpleri ve casinolarda sürüyor. O kadar çok eğlence mekanı var ki, seçimi siz yapacaksınız. Ama birkaç öneri isterseniz: ceasar palace içindeki pure, encore içindeki xs olabilir. “xs” bayağı büyük bir yer ve aşırı kalabalık olması keyifli olmuyor. Ceasar’ın gece kulübünü öneririm. Bu arada, gece kulüplerine gitmek isterseniz, önceden gidip, kapıdaki listeye isim yazdırmakta yarar var. Aksi halde, girememe durumu oluyor. Özellikle: üstünüz başınız, kılık kıyafetiniz ve yanınızda bayan olmasına dikkat ediyorlar. Yanınızda bayan yoksa, büyük olasılıkla giremiyorsunuz. Ama, yine gece kulüpleri yakınlarında, bir arada bulunan bayanlara gidip, derdinizi anlattığınızda, sizinle birlikte içeriye girmeyi kabul edebiliyorlar.
Gece hayatı dedim de: Las Vegas’ta gece hayatı yalnızca kumar değil. Buraya yolunuz düşerse, mutlaka ve mutlaka, şovlardan birini veya birkaçını izleyin. Özellikle “Cirque du Soleil, Madison, Pepe” şovlarından birini izlemenizi öneririm.
Evet, Las Vegas sokaklarında gece olduğunda: Meksikalılar, ellerinde gayet güzel hatun resimleriyle, sizlere o hatunu pazarlamaya çalışıyorlar, ancak bu resimlere sakın aldanmayın. Ayrıca: yine zencilerin “koko-koko” diyerek dolaştıklarını ve uyuşturucu sattıklarını göreceksiniz. Bunlara da aldırmayın. Hatta: sizi “Striptiz kulüplerine” sokmak için, kolunuzdan tutup çekiştirenler olacak, hayır bunlara da bakmayın. Siz: yalnızca güzel bir ayakkabı (asla spor ayakkabısı olmamalı) ve güzel bir kıyafet giyinin ve kaliteli yerlerde bulunun ki, bu şehirde yaşayan güzel hatunlara mutlaka sahip olabilirsiniz.

STRİP:
Burası, şehrin merkezi gibi bilinen, havaalanına 10-15 dakika uzaklıkta, otellerin ve casinoların bulunduğu bir yerdir. Ama, şehrin en hareketli bölgesidir. Bu cadde üzerinde bulunan oteller tarafından: dünyanın birçok önemli anıtı ve bölgesi burada canlandırılmıştır. Örneğin: Paris şehrinin Eiffel kulesi, Venedik kanalları ve hatta gondolları, Mısır pirametleri.
Evet, yaklaşık 7 km. lik bu bulvar: gece boyunca hareketlenir ve bu cadde üzerinde bulunan dünyanın en ünlü otellerinin oda sayısı: 62.000 civarındadır. Yani, dünyada en fazla otel odasının bulunduğu şehirdir. Sahara ve Tropicana Avenue arasında bulunan bu bölgedeki otellerde ünlü komedyenler ve şarkıcılar sahne almaktadırlar.

DOWNTOWN-FREMONT EXPERİENCE:
Burada, ilk kurulan casinolar bulunmaktadır. Ama, özellikle geceleri, burada düzenlenen ışık gösterileri görülmeye değerdir. Ayrıca, burada şehrin striptiz kulüpleri bulunuyor.
Burası, şehrin iş bölgesidir. Burada: tarihi binalar, kültür merkezleri, oteller, iş gökdelenleri ve devlet kurumları bulunmaktadır.

Fremont Street:
Burada, şehrin birçok otel ve casinosu bulunmaktadır. Son derece hareketlidir. 2 milyondan fazla ışık ve ses sistemiyle, burası, dünyanın en büyük ses-video sistemli gece şovlarına sahne olmaktadır.

 

Art District:
Burada, stüdyolar, sanat galerileri ve mağazalar bulunmaktadır. Yani, şehrin sanatsal faaliyetleri burada yürütülmektedir.

 

Senfoni Park:
Burası, ABD ülkesindeki en büyük kentsel dönüşüm projesinin yürütüldüğü bir alandır. Yani, Las Vegas şehri burada yeniden geliştiriliyor.

 

Smith Center:
Senfoni Park içinde, 5 dönümlük alanda kurulmuş bir tiyatro tesisidir. 2012 tarihinde hizmete girmiştir. Burada: Las Vegas Filarmoni orkestrası ve Nevada Bale Tiyatrosu gösteriler sunmaktadır.
Yapının 17 katlı kulesinde, 47 çan bulunur.

 

Lied Discovery Çocuk Müzesi-LDCM:
Eylül 1990 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır. Çocuklara ve ailelere hizmet veren önemli eğitim kurumlarından birisidir. Burada, çocuklar, okul gezisi programların katılıyorlar ve okul müfredatlarını geliştiriyorlarmış.

Mob Müzesi:
Burası: ilginç bir müzedir. Burada: organize suç ve kolluk kuvvetlerine ait objeler sergilenmektedir. 2012 yılında açılan müzenin ikinci katında, 1950-1951 yılları arasında düzenlenen organize suç duruşması canlandırılıyor. Müzede: ziyaretçiler gerçek bir elektrikli sandalye görebiliyorlar. Birinci katta, hediyelik eşya dükkanı var.

 

Doğa Tarihi Müzesi:
Müze, 16 Temmuz 1991 tarihinde açılmıştır. Müzede sergilenenler: dinazorlar, deniz yaşamı canlılarıdır. Ayrıca: Luxor Otel ve Casino tarafından bağışlanan, Mısır hazineleri de sergilenmektedir. Müzeye giriş ücretlidir. Yetişkinler 10 dolar, çocuklar 5 dolardır. Müzenin koleksiyonları arasında görebileceğiniz diğer objeler şunlardır: gerçek bir yünlü mamut dişi, bir köpekbalığı çene kemiği ve daha birçok yabani hayvan kopyası.

 

Las Vegas Premium Outlet:
Burası, şehrin en büyük alışveriş merkezlerinden birisidir. Ağustos 2003 tarihinde açılan merkez, 2008 yılında genişletilmiş ve 2011 yılında restore edilmiştir.

 

Neonopolis:
Fremont Street Experience köşesinde bulunmaktadır. Alışveriş merkezi, ismiyle orantılı olarak, 3 km. lik neon ışıklarını içermektedir.

 

Cowtown Gitarlar:
Eğer gitar meraklısı iseniz, buraya yolunuz düştüğünde, bölgenin en ünlü gitar satış yeri olan burayı mutlaka görmenizi öneririm.
Dükkanda: Kuzey Amerika’nın en büyük klasik gitar koleksiyonu bulunmaktadır. Müşterilerinin başında Carlos Santana gelmektedir ki, siz artık gitarların kalitesini düşünün.

 

ŞEHİRDE GEZİLECEK DİĞER YERLER:

OTO KOLEKSİYONU:
Las Vegas Blvd. Üzerinde, eski İmparatorluk sarayındadır. Giriş ücretlidir, yetişkinler: 8.95 dolar, çocuklar 4 dolardır. Aslında: bu imparatorluk sarayı denilen yer, bir otel haline getirilmiş ve bunun 5. katında: yarış arabaları ve klasik arabalardan oluşan, 300 otomobil sergileniyor. Sergi sürekli değişmektedir, yani kalıcı bir koleksiyon yok. Görebileceğiniz arabalar arasında: Ferrari, Korvet, İmpala, Volswagen, Betle, askeri araçlar var.
Buraya yolunuz düşerse, hediyelik eşya dükkanı var, orayı atlamayın.

ETHEL M. ÇİKOLATA FABRİKASI VE BOTANİK KAKTÜS BAHÇELERİ:
Her gün açıktır ve giriş ücretsizdir. Strip’ten 10 km. uzaklıktadır.
Burada, bahçede dolaşırken size sıcak çikolata ikram ediliyor, buna ödediğiniz 4.95 doların tümü, hayır kurumlarına veriliyormuş. Buranın satış yerinden: değişik paketler içinde, birçok çeşit çikolata satın alabiliyorsunuz. Çikolata fabrikası deyip geçmeyin, burası yılda 1 milyon kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Kaktüs bahçesinde, ışık oyunları yapmışlar.

MADAME TUSSAUDS MÜZESİ:
Las Vegas Bulvarı üzerindedir. Giriş ücretlidir. Yetişkinler 25.95 dolar, çocuklar 15.95 dolardır.
Burada tamamen gerçek bir görünüm sunan balmumu kopyaları ile, en sevdiğiniz süperstar ile bir fotoğraf çektirebilirsiniz. 30.000 m karelik müze alanında, her ünlü ile yakın ve kişisel birliktelik mümkün. Hatta, balmumu heykellere dokunabiliyorsunuz. Ama, bazı heykellerin özel durumları var. Örneğin: Jenifer Lopez’in balmumu heykelinin arkasına dokunursanız, yüzü kızarıyor.

TİTANİC ARTİFACT SERGİSİ:
Giriş ücretlidir. Yetişkinler 28 dolardır.
1997 yılında çevrilen Titanik filminden sanırım buraya bu objeleri aktarmışlar. Ünlü gemiden, yaklaşık 300 obje, burada sergileniyor. Tur sırasında, rehberler, Titanik yolcularının kişisel hikayelerini ziyaretçilere anlatıyorlar. Bazı hikayeler trajik, bazıları ise romantik sonla bitiyor. Burada, yolcuların kişisel eşyaları da görülüyor.
Evet, Amerika’da birçok yerde olduğu gibi, burada da, hediyelik eşya dükkanı var. Bu dükkandan: doldurulmuş hayvanlar, tişortlar, şapkalar, bardaklar, anahtarlıklar satın alabilirsiniz.

NEW YORK-NEW YORK ROLLER COASTER:
Biniş ücreti, kişi başı 14 dolar, iki kez üst üste binmek isterseniz, ikinci kez 7 dolardır. Tüm gün binmek isterseniz, 25 dolardır. Tropicana Ave kavşağı üzerindedir.
Buna binerseniz, Strip bölgesinin muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz. Roller Coaster’in güzergahında: New York limanı ve 150 metrelik özgürlük anıtı modeli, Manhattan bölgesinin popüler binalarından birkaçının modeli bulunuyor. Daha da ilginci, roller coaster binek arabaları, New York taksileri gibi dizayn edilmiştir. Saatte 67 km. hıza kadar ulaşılıyor. 144 metre yüksekliğe çıkılıyor.

BUFFALO BİLL TURBO DROP:
Biniş ücretlidir, yetişkin 8 dolar, tam gün 30 dolardır.
Oturduğunuz da bacaklarınız aşağıya sarkıyor. Altınızda hiçbirşey yok, boşluk var. 45 saniyelik bir süre boyunca, 180 metrelik yüksekliğe çıkıyorsunuz. Zirveye çıktığınızda, çevrenin nefes kesen manzarasını izleyebiliyorsunuz. Ancak, aniden serbest düşüş ile dibe iniyorsunuz. Dibe yakın, hava yastığı üzerinde, birkaç kez aşağı-yukarı sıçranıyor.
Evet, yalnızca bir dakika süren bu heyecanı yaşamanızı öneririm.

MİRAGE VOLKAN:
Her akşam, saat: 18.00 ile 23.00 arasında çalıştırılmaktadır ve giriş ücretsizdir. Mirage otel-casino arazisinde, Flamingo ve Bahar doğa yolu arasında Strip üzerindedir.
1989 yılında açılmış yanardağ, açılışından bu yana popüler bir mekan haline gelmiştir. 1996 yılında: su, ışık ve ses efektleri eklenmiş ve 8 Aralık 2008 tarihinde halkın ziyaretine açılmıştır.

 

CİRCUS CİRCUS ADVENTUREDOME:
Biniş ücretlidir, ücret 5-8 dolardır.
Adventuredome, 23 Ağustos 1993 tarihinde açılmış, bir kapalı tema parkıdır. Park: 200 metre yüksekliğinde ve tamamen cam 8.615 bölge tarafından çevrelenmiştir. Her bölmedeki cam ağırlığı, 300’den fazla kg. ağırlığındadır. Bu ölçüler dikkate alındığında, burası, Amerika’nın en büyük kapalı tema parkıdır. Park alanı içinde: minyatür golf, çarpışan arabalar, atari salonları, palyaço gösterileri ve diğer eğlence aktiviteleri bulunuyor. Cam kaplama nedeniyle doğal aydınlatma yapıldığından, ziyaretçiler kendilerini açık havada hissediyorlar.

Sling Shot:
Bir daire içinde 12 koltuk bulunuyor. Koltuklara oturduğunuzda, ayaklarınız aşağıya sallanıyor. Araç: hiç beklemediğiniz bir anda, büyük bir hızla, 100 metre yüksekliğe çıkıyor. Bu hızlı çıkış, yürekleri ağza getiriyor.

Canyon Blaster:
Keskin virajlarla dolu bir parkurda, çift döngülü, çift burgulu kapalı lunapark treniyle ilerliyorsunuz. Ancak, saatte 55 km. hıza ulaşıyor. Yolculuğun bir kısmı, karanlık bir ortamda sürdürülüyor. Bu karanlık ortamda, binenleri bekleyenler ise, korkunç ucubeler, evet çığlık çığlığa bir yolculuk isterseniz, işte size bir fırsat.

Disk O’Ride:
Tüm koltukları dışa dönük bir disk: bir ray sistemi üzerinde hızla ilerliyor. Bu sırada, yüksek enerjili disko müziği ortamı hareketlendiriyor.

Runner:
Islak ve vahşi bir macera yaşamak isteyenler bunu tercih ediyorlar. 60 metrelik bir açıdan, suların içine dalıyorsunuz ve sırılsıklam oluyorsunuz. Personelden bir ceket isteyebiliyorsunuz. Çünkü, şehirde ıslak ıslak dolaşmak keyifli değil.