Kocaeli Kandıra Kefken Kerpe

Kocaeli Kandıra Kefken Kerpe

Ankara-İstanbul arasındaki, Tem Otoyolundan, Kandıra gişelerinden çıkın. Otoyol, Kandıra gişeleriyle, Kandıra arası: 35 km. Oradan “Kefken” tabelalarını takip ederek ilerlediğinizde, 20 km. sonra Kefken’e ulaşırsınız.

Kandıra-Kefken arası: 20 km. İzmit-Kandıra arasındaki yol mükemmel. Hani, ünlü cezaevi de bu yol üzerinde, sağ yanda kalıyor. Kandıra üzerinden geçerken; buraya has, manda-inek sütü karışımı yoğurt almayı unutmayın.

İstanbul-Şile-Ağva arasındaki yoldan da gelinebilir. Ancak, uygun ve rahat bir yol değil. Önermiyorum. İstanbul’dan gelecek olanlar, Tem Otoyolundan Kandıra gişelerinden çıkarak, yine aynı şekilde Kefken’e ulaşabilirler.

Ankara üzerinden gelecek olanlar için bir alternatif yol daha var. Adapazarı-Kaynarca-Kandıra yolu. Bu yol kötü değil, kullanılabilir. Yine otobandan gelirken Adapazarı’ndan çıkın, Kaynarca ve Kandıra istikametinde, tabelaları takip ederek Kefken’e ulaşabilirsiniz.

Şöyle ki; Adapazarı-Kandıra arası mesafe: 67 km. Kefken’e ulaşmak için, otoyol üzerindeki bağlantılara, diğer şehirlerin uzaklıkları ise; Ankara-Adapazarı: 305 km., Ankara-İzmit; 342 km. ve İstanbul-İzmit; 111 km.

GENEL

Kocaeli Kandıra Kefken Kerpe:  en önemli özellikleri neler? İstanbul’a çok yakın. Bu yüzden, özellikle İstanbullular tarafından tercih ediliyor. Birçok ünlü İstanbullunun burada villaları bulunuyor.

Ayrıca: Kerpe’de bir askeri kamp, İstanbul-Beyoğlu Belediyesi’nin gençlik kampı gibi sosyal tesisler de vardır. Kerpe’deki askeri kamp çok büyük değil. Ama: konum olarak mükemmel bir yerde. Yüksek bir yamacın hemen başında. Muhteşem bir deniz ve denizin gökyüzü ile birleştiği nokta, çizgi.

Burada kalanlar denize girmek için hemen yan taraftan merdivenlerde deniz kıyısına iniyorlar. Yani: denize girmek biraz meşakkatli. Yine de: buranın kalma yerleri ve restoran bölümünün manzarasının tadına doymak mümkün değil. Küçük bir kamp. Gürültü, patırtı olmayan bir ortam düşleyenler, sessizlik düşleyenler için ideal bir yer.

Bakmayın denizi için merdivenlerden inmek ve çıkmak gerekiyor dedim ama, temiz ve güzel bir denizi var. İşte, askeri kamp böyle.

Evet; Kefken, güzel bir yer. Yeryüzü şekilleri, burada ilginç oluşumlar, tepeler ortaya çıkarmış. Bu tepelerin en yükseği, 400 metrelik Baba Tepe. Kefken-Kandıra yolu üzerinde.

Kışın 1500 kişi olan nüfus, yazın gelmesiyle 20 bin kişiye çıkıyor. Gerek turistler ve gerekse burada yazlık evi olanlar yazlıkçılar, nüfusu yoğunlaştırıyorlar. Deniz kıyısı; yazlık evlerin adeta istilasına uğramış durumda. Yine de; halka açık plajların bulunuyor olması büyük şans.

Kefken ve balıkçılık? Kefken’in tek geçim kaynağı balıkçılık. Yaz sezonunda ise turizm. Yakalanan balıkların çok küçük bölümü burada tüketiliyor. Büyük bölümü ise; İstanbul, İzmit ve Bursa’ya gönderiliyor.

Ayrıca; buranın meşhur bir deniz ürünü daha var. Ülkemizde pek tanınmasa da, kum midyesi (cikcik). Ülkemizde tanınmıyor ama, dış ülkelere ihraç ediliyor. Özellikle; makarna ve pizza yapımında garnitür olarak kullanılıyormuş.

Kefken’de pazar günleri halk pazarı kuruluyor. Pazar günleri Kefken’de olur iseniz, bu pazar yerine mutlaka gidin. Çünkü buranın yerel pazarında, gerçekten buraya özgü, başka yerde görüp bulamayacağınız değişik sebzeler bulmanız mümkün.

Her yıl 1 Temmuz tarihinde, yine bulunduğunuz yerlerde göremeyeceğiniz bir bayram kutlaması var. Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlanıyor. Kefken limanında tören düzenleniyor.

Peki, Kefken’de iklim durumu ve hava şartları nedir? Nisan’da poyraz rüzgarları esmeye başlar ve aralıksız 6 ay sürer. Yani; yazın sıcağından bunalanlar için ideal bir hava. Ağustos ortalarında yağmur geçişleri olur.

Sonra, yine ılık ve yazdan kalma günler hakim. Özellikle; Kefken’e gitmeyi düşünenler, hava nasıl diye tedirgin olmamalı. Eylül ve Ekim aylarında bile, burada çok güzel, yazdan kalma havaları bulmak, rastlamak mümkün.

Son olarak; buraya denize girmeye geldiğinizde, Karadeniz’in kendine has özelliklerinden biraz bahsetmek istiyorum. Sonuçta, yazı içinde, bazı plajların ve koyların denizinin sığ olduğunu yazıyoruz. Ama; gerçek şu ki, Karadeniz ilginç bir deniz.

Kocaeli Kandıra Kefken Kerpe: Karadeniz’in dalgası bir başka oluyor. Tedbirli olmanız gerek, fazla açılmamak gerek. En sakin gününde bile, deniz dibi hareketleri, özellikle yüzme bilmeyen veya az bilen insanlar için, büyük felaketlerle sonuçlanan kazalara neden olabiliyor.

Fırtınalı havalarda, dalgalar, deniz dibindeki kumları taşıyorlar ve deniz tabanında, elbette bakıldığında görülmeyen veya görülse bile sürekli yer değiştirmesi nedeniyle yeri belli olmayan, topuk denilen, yükseltiler oluşuyor. Bunların yerini bellemek mümkün değil, çünkü sürekli yer değiştiriyor.

Dipte oluşan bu topukların önü sığ, arkası ise yani birkaç metre ötesi ise, ayağınızı attığınızda denizin dibini bulmak mümkün değilcesine, derin.

Elbette; düz ve sığ bir denizde yürüdüğünüzü düşünürken, bir adım attığınızda, denizin ortasında birden kendinizi boşlukta buluyorsunuz, yüzme bilen insanlar bile panik ve şok yaşayabiliyor. Sakin olunmadığı takdirde ise, sonuç felaket. Artık, yüzme bilmeyeni siz düşünün. Sonuçta; denizde asla fazla açılmamak ve yalnız yüzmemek gerek.

NE YENİR

Kocaeli Kandıra Kefken Kerpe:  geldiğinizde, hani her gittiğiniz bölgenin yöresel lezzetlerini tatmak adına, ne yenir, ne içilir diye düşünebilirsiniz. Evet; Kefken’de ne yenir?

Kefken’de, özellikle, liman kenarında, küçük balık restoranı bulabilirsiniz. Kesin olan şu ki, balıklar taze ve lezzetli. Burada; balık yemeniz gerek. Ancak; balık restoranlarında, kesinlikle fiyat menüsüne bakmadan sakın sipariş vermeyin, aksi halde, büyük fiyatlarla karşılaşma şansınız yüksek. Aslında burası balıkçı kasabası.

Yani; Ankara veya İstanbul’daki bir balık restoranında ödenen fiyatların, burada da istenmesi çok saçma. Sonuçta, biraz önce de söylediğim gibi, burası bir balıkçı kasabası.

Ayrıca; Kapri’nin mükemmel manzarasında, çayınızı yudumlarken gözleme yemenizi öneririm. Bu manzara gerçekten mükemmel. Özellikle de bu keyfi gün batımına denk getirin.

GEZİ ROTASI

Kefken’de nereler gezilir, nerelere gidilir? Gezilecek yerler hakkında, kısa bilgiler aşağıda. Tercihinize ve buradaki kalış zamanınıza göre, kendinize bir gezi rotası yapabilirsiniz.

Doğal olarak, buraya günübirlik geldiyseniz, bazı seçimlerde bulunmanız gerekecek. Ama özellikle; pembe kayaları görün derim.

KEFKEN SAHİLİ

Kefken’in kumsalında yürümek gerçekten büyük bir keyif. Kumsalın yakınlarına kadar, aracınız ile gitmeniz mümkün. Kumsalın batı ucunda, değişik kaya şekilleri ve denize uzanan küçük yarıklar var. Bunları da mutlaka gezin, görün.

Burada elbette denize girmek mümkün. Buranın denizinde hiç deniz anası bulunmaması, bu konudan hoşnut olmayanlar için avantaj. Ama, yazın sıcak günlerinde, burası öyle yoğunki, şemsiye bulmak imkansız gibi.

Bu durumda, güneşin altında kalanlar, sıkıntılı bir bronzlaşma dönemi başlangıcı yaşıyorlar, tedbirli olmanızda yarar var.

KEFKEN LİMANI

Kefken merkezinde. Balıkçılığın kalbi burada atıyor. Akşam saatleri yaklaştığında, renk renk balıkçı tekneleri, limana geliyor. Ağlarını tamir eden balıkçıları izlemek, onları limanda görmek mümkün. Bu sıcak kanlı insanlarla sohbet edin.

KAPRİ

Merkeze çok yakın. Kefken’in doğusunda. Özellikle; yüzme bilenlerin tercih ettiği bir yer. Yüzmek için kaya blokların içinde, küçük localar var. Palet ve şnolkerle dalmak mümkün. Yüzmenin yanında, gün batımının izlenebileceği güzel bir yer.

PEMBE KAYALAR

Evet, Kefken’in en orijinal ve güzel yeri. Cebeci istikametinde, yani doğuda. Mutlaka gidip görmelisiniz. Burada, ilginç bir jeolojik yapı var. Kayalar suyun içinde yumuşak iken, sudan çıkarıldıklarında, bir süre sonra sertleşiyorlar.

Bu özelliklerinden dolayı, Osmanlılar döneminde, buradan parça parça kesilen kayalar, deniz yolu ile, İstanbul’a götürülmüş ve birçok cami ve diğer tür yapı inşaatlarında kullanılmış.

Özellikle; gün batımında, güneş bu kayaların üzerine vurduğunda, tam bir renk cümbüşü izlemek mümkün.

NİHAT ERİM TEPESİ

Merhum başbakan Nihat Erim’in ismi verilen bir yükselti. Kefken’in her tarafına hakim bir noktada. Buradan denizi izlemek çok güzel. Ayrıca; gün batımı ve gece gökyüzü, yıldızlar da muhteşem izleniyor. Olursa, buraya da zaman ayırın.

KUMCAĞIZ KOYU

Kefken’e yürüyerek 5 dakika, Kerpe’ye ise 10 dakika uzaklıkta. Kumcağız koyunu görmeden, buradan ayrılmayın. Plajı çok güzel. 1.5 km. uzunluğunda. Plajın ortasında, plajı ortadan ikiye bölen bir dere akıyor.

Kumcağız deresi. Bu dere, plajın arkasından kıvrılarak dolanıp buraya geliyor. Derenin plajın arkasında kalan bölümünde, amatör balıkçılar, büyük bir keyfle balık tutabiliyorlar. Meraklı iseniz, oltanızı ve yem olarak birazcık ekmek içini, yanınıza almayı unutmayın.

Denizi, sahili, kumu ve havasıyla, Türkiye’nin sayılı turistik yöreleriyle boy ölçüşebilecek güzellikteki buranın denizinde, 500 m. ilerleseniz de, derinlik yok, yani sığ. Temiz bir deniz. Ama; maalesef ilgi ve bakım yok. Özellikle: cumartesi ve pazar günlerinden sonra, günübirlikçiler ayrıldığında, bölgede, arkalarında büyük çöp yığınları bırakıyorlar.

Buraya yakın: Maliye Bakanlığının bir dinlenme tesisi ve Orman Bakanlığının Orman İçi Çadır kampı var. Bu çadır kampı; çadırlı kamping, çadırlı tatil yapmak isteyenler için, mükemmel bir imkan.

KEFKEN ÇEVRESİ

Kefken’in doğusunda Cebeci ve batısında ise Kerpe köyleri var. Cebeci’nin hemen karşısında ise, Kefken adasını görmek mümkün.

KEFKEN ADASI

Cebeci sahiline, tekne ile 5 dakika uzaklıkta. Karadeniz’de, tarihi özelliği olan ve insanların yaşadıkları tek ada. Ama, burası SİT alanı olarak ilan edilmiş ve ziyaretçiler ile günübirlikçilerin adaya çıkmalarına izin verilmiyor.

Kim tarafından? Burada konuşlanmış ve 24 saat görev yapan, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma görevlileri tarafından. Yine de, adaya ait birkaç kısa bilgi vereyim. Uzaktan adaya baktığınızda, 14 metre yüksekliğindeki feneri göreceksiniz. Bu fener halen faal.

Karadeniz’in azgın dalgalarından korunmak isteyen gemiler, buraya sığınıyorlarmış. Ayrıca, yardıma ihtiyacı olan gemilere de, burada yerleşik ekip tarafından, 24 saat hizmet verilmekteymiş. Adada, ayrıca Cenevizlilerden kalma tarihi bir kale ve su kuyularının bulunduğu söylenmekte.

KERPE

Buraya girerken, çam ağaçlarının oluşturduğu orman içindeki asfalt yoldan ilerliyorsunuz. Karadeniz kıyısında, son derece doğal güzellikleri olan küçük bir kıyı kasabası. Masmavi deniziyle sırtını çam ormanlarına dayamış şirin bir köy.
Burası; Kandıra’ya 7-8 km. ve İzmit’e ise 50 km. uzaklıkta. Buraya; Kandıra üzerinden gideceksiniz.

Yolu güzel. Doğal bir limanı var. Büyük kaya blokları oluşturmuş. Merkeze indiğinizde, güzel bir koy ile karşılaşıyorsunuz. Aynen, kağıt gibi yüzeyi olan bir deniz. Hiç dalga yok. Yani, doğal limanın kapatmış olması nedeniyle, bu koyda, Karadeniz’in hırçın dalgalarını görmek mümkün değil.

Ayrıca; derinlik te yok, sığ. Su 150 m. ileride bile, bazı yerlerde, boyu geçmeyecek ölçüde sığ. Ancak, tüm bu güzelliklerin yanında, deniz suyunun soğuk olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Yani; özellikle çocuklar sığ denizden hoşlanıyor, ama soğuk su, biraz ürpermeye neden oluyor.

Koyun hemen çevresinde kumsal ve arkada, alışveriş yerleri var. Fazla büyük değil. Bu dükkanların arkasındaki yolu takip ederek ilerlediğinizde ise, Kerpe’nin meşhur kaya bloklarının bulunduğu yere varacaksınız. Burada; deniz kıyısı ve kıyıya yakın yerlerde, büyük kaya blokları var.

Gençler, bu kaya bloklarına tırmanıyorlar ve oradan denize, aynı bir asansör misali, balıklama atlıyorlar. Bu tehlikeli ve zor şov, elbette çevrede toplananlar tarafından merak ve heyecanla izleniyor. Gerçekten, bu kaya blokları o kadar dik ki, çıkılması çok zor, ama bu gençler çıkıyorlar ve oradan denize atladıktan sonra, bu zorlu çıkışı yineliyorlar.

Evet, burayı da görmelisiniz. Belki denize atlayan gençlere tesadüf edemessiniz, ama kaya bloklarının doğal yapısı ilginizi çekecektir.

Burada her şey güzel de, kalınacak yerler sınırlı. Meskun mahallerin çoğu, yazlıkçıların evleri, yani yılın büyük bölümünde boş. Yalnızca bir iki pansiyon var. Gitmeden önce, kalma düşüncesinde iseniz, mutlaka buralardan yer ayırtmalısınız.

Kalma denince, burada, askeri personel ve ailelerinin yararlanabildiği bir askeri kamp var. Tam tepede. Muhteşem bir manzaraya hakim bölgede. Önü gayet yüksek ve sanırım denize girmek için, doğu yönünde, merdivenlerle inilen kovanağzı plajını kullanıyorlar.

Evet, kovanağzı plajının yarısı, kullanım için askeriyeye tahsis edilmiş. Diğer yarısı ise halka açık. Küçük olmasına rağmen, ilgi çeken bir plaj.

Evet; Kefken ve Kerpe, böyle. Gezin, görün, umarım beğeneceksiniz. Bir kez daha gitmek mi, onun yanıtını da siz vereceksiniz. Ama, buraya gelirken unutmamanız gereken şu. Burada; eğlence yok.

Burası denizin güzelliğiyle öne çıkan bir yer. Sessizlik ve sakinlik arayanlar için ideal bir yer. Özellikle, yazın sıcak günlerinde, güney tatil yörelerinde insanlar güneşin ve nemin olumsuz etkileriyle yoğrulurken, burada, gerçekten nem olmadan ve nispeten daha serin ve rahat bir tatil yapmanız, denize girmeniz mümkün. Tercihlerinizi buna göre değerlendirmelisiniz.

İyi tatiller.

Kocaeli Kandıra Kefken Kerpe

Kocaeli Kandıra

Kocaeli Kandıra

Kandıra’da bir tam gün bulundum. Küçük bir yer, gezilecek yer olarak elbette: kuzeydeki Kefken, muhteşem doğal güzelliğiyle öne çıkıyor. Peki, ilçe içinde ne var derseniz, ben bunu oralı dostlarıma söylediğimde, beni bir hindi çiftliğine götürdüler.

Burada: büyük hindi çiftlikleri var. Ayrıca: belki sizler de, benimle hemfikir olacaksınız ki, Mustafa Kandıralı isimli bir müzik sanatçımız, burası ile özdeşmiş durumdadır.

Kocaeli Kandıra

ULAŞIM

Kandıra’ya, 3 ayrı yönden ulaşmak mümkündür. TEM Otoyolundan, Kandıra sapağına ayrılarak, 35 km. sonra, İlçeye ulaşmak mümkün. Ancak: özellikle tatil günlerinde, Kandıra yolunda, İstanbul ve Kocaeli plakalı araçların yoğunluğu o kadar fazla olur ki, ilerlemek çok zor.

Kandıra’nın il merkezine uzaklığı: 42 km. Kandıra-Adapazarı arası uzaklık: 45 km. Kandıra-Ağva arasındaki uzaklık: 38 km.

TARİHİ

Osmanlı döneminde: İstanbul’un ihtiyacı olan: odun kömürü, tomruk ve tahta buradan karşılanırmış. Milli Mücadele sırasında, I. Dünya savaşında, bölge işgale uğrar. 1918 yılında İngilizler, 1920 yılında ise Yunanlılar bölgeyi işgal eder.

Kocaeli Kandıra

GENEL

Karadeniz sahilinde bulunan bir ilçemiz, ancak ilçe merkezi içeride kalıyor. Sahildeki bölümleri, temiz deniz nedeniyle, özellikle yaz sezonunda büyük turist yoğunluğu alıyor. Kocaeli’nin, Karadeniz kıyısındaki tek ilçesidir. Kıyıda 52 km. lik sahil şeridi vardır.

Ekonomisi: tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri: buğday, mısır, ayçiçeği, şekerpancarı ve yulaf. Ayrıca: elma, üzüm, fasulye ve armut yetiştiriliyor. İlçenin arazisinde küçük tepecikler yoğunluktadır. İlçenin deniz seviyesinden yüksekliği 75 metredir. İlçenin iklimi: Karadeniz ve Marmara iklimlerinin etkisi altındadır.

Yazın yağışlar genellikle düzensiz olup, kuzeyden gelen sert rüzgarları, kıyı boyunca uzanan dağlar engeller. Kış, genellikle fazla sert geçmez, yağışlar genellikle yağmur şeklindedir. Kar yağışı azdır. İlçe, ormanlık alanlar bakımından zengindir. Kıyı şeridi boyunca, ormanlık alanlar uzanmaktadır. Genel olarak çam türleri yoğundur.

Kocaeli Kandıra

KANDIRA BEZİ

Kandıra bezi, dayanıklılığı ile biliniyor. İlk kez, Romalılar döneminde dokunmaya başlamıştır. Romalıların “Çalı yırtmaz” dedikleri, çift katlı kandıra bezi: o dönemde, özellikle “yelkenlerde” kullanılmıştır. Ayrıca: nem çekme özelliği nedeniyle, Mısır’da, mumyalama işlemlerinde bile, kandıra bezinin kullanıldığı söyleniyor.

Kandıra bezi: Şile bezinin atasıdır. Köy evlerinde tezgahlarda dokunup, kadın ve erkekler tarafından giysilerin yapımında kullanılmıştır. Ancak, günümüzde pek kullanılmamaktadır.

Çünkü, günümüzde modern giyim tarzları tercih edilmektedir. Köylerde dokunan kandıra bezleri ise: üzerine eski Türk motifleri işlenerek: çay takımı, peçete, masa örtüsü, ceket, pantolon, yatak çarşafları ve mendil gibi objelerde kullanılmaktadır. 

Ancak, biraz önce de söylediğim gibi: kandıra bezinin, günümüzde kullanımı gittikçe azalmış ve buna bağlı olarak da bezin üretimi durmuştur. Son yıllarda ise, bu bezin yeniden üretimi için, çalışmalar yapılmaktadır.

KANDIRA YOĞURDU

Yörede beslenen manda sütünden üretilmektedir. Özellikle: Akçaova ve Araman köylerinin süt ürünlerinden üretilen yoğurtların lezzetine doymak mümkün değil. Mutlaka denemelisiniz. 

Evet: yoğurtun içinde: üçte iki, manda sütü ve üçte bir oranında inek sütü bulunur. Özel şartlarda ve alüminyum kaplarda mayalanarak yapılır ve aynı kaplarda alıcılara sunulur. Bu yoğurdun öne çıkarılması için: 2000’li yıllardan sonra “Kandıra Kültür Sanat ve Yoğurt Şenlikleri” düzenlenmektedir.

KANDIRA HİNDİSİ

Kandıra yöresinde, siyah renkli hindi yetiştirilmektedir. Burada: 1979 yılında, hindi üretim istasyonu açılmış ve 2002 yılında, maalesef, Tarım Bakanlığı tarafından kapatılmıştır. Bunun üzerine: İl Özel İdaresi tarafından, hindi üretimini teşvik edici çalışmalar yapılmaktadır.

NE YENİR. NE İÇİLİR

Kandıra’da: yazının başında belirttiğim gibi: hindi ve yoğurt meşhur. Yoğurt: içine manda sütü ve keçi sütü katılır ve çatalla yenir.

NE SATIN ALINIR

Burada, buraya has Kandıra bezi üretiliyor. Bu bez, köylerdeki evlerde, tezgahlarda dokunuyor ve üzerine eski Türk motifleri işlenerek, satışa sunuluyor. Satın alabilirsiniz. Bunun dışında, yörede; çeşit çeşit süsleme taşları da var.

Ayrıca: Kandıra’ya giderken, Babadağ mevkiinde, yöresel ürünler satan köylüler göreceksiniz. Bunlardan, bir şeyler satın alabilirsiniz.

Kocaeli Kandıra

GEZİLECEK YERLER

KEFKEN-KERPE-CEBECİ-PEMBE KAYALAR

Kefken, Kerpe, Cebeci ve Pembe kayalar ile ilgili, ayrıntılı yazım: yine bu sitede bulunmaktadır.

Kefken-Kerpe ayrıntılı tanıtım yazıma ulaşmak için.

 

Kocaeli Kandıra Akçakoca Anıt Mezarı

AKÇAKOCA ANIT MEZARI

Kandıra-Kefken yolu üzerinde, Babadağ tepesindedir.

Akçakoca Bey: 1234-1328 yılları arasında yaşamış, Kocaeli fatihi bir zattır. Bu anıt mezarı ise, 1974 yılında yapılmıştır. Anıtın merkezinde, basamakla çıkılan podyum üzerinde, Akçakoca Bey’in mezarı bulunmaktadır.  Anıt mezarın çevresi: tel ile çevrilidir.

Mezarın bulunduğu yere giriş: batı yönündendir. Merdivenlerle çıkılıyor. Şekli: bir tavaya benzetilmiştir. Mezar: mermer taşlarla yapılmış ve süslenmiştir. Kuzey tarafı daha ağaçlıklıdır. Ağaçlık ve gölgelik olan bu kesim: piknik yapanlara ayrılmış ve piknik masaları yerleştirilmiştir.

Ağva tanıtımı.

Adapazarı tanıtımı.