İran Şiraz Persepolis

iran.persepolis.34
İran Şiraz Persepolis

Yeri

Muhteşem kalıntılar, Şiraz şehrinin 70 km güneydoğusundadır. Tahran şehrinin ise 850 km. güneyinde, Merhamet dağındadır.

Önemi

Yunanlılar buraya Perslerin şehri anlamına gelen “Persepolis” adını vermişlerdir. Çünkü, antik şehri gezerken, şunu unutmamak gerekir, dünyanın bu en büyük ve ilk imparatorluğunu kuran İranlılar, buradan çıkıp Anadolu’yu ele geçirdikten sonra Yunanistan’a Atina şehrine kadar gitmişler, Atina şehrini yakıp yıkmışlardır.

MÖ 6’ncı yüzyıl sonlarında kurulmuş ve Pers İmparatorluğuna başkentlik yapmıştır. Yani antik dünyanın en büyük gücü olan Pers imparatorluğunun tören başkentidir.

Susa, Ecbatana ve Babylon, Ahemenis isimli krallar, buradan büyük bir imparatorluğu yönettiler. 125.000 metre karelik alanı kapsayan şehir kalıntılarında: çarpıcı yazıtlar, eşsiz mimari ve Lübnan sedir ve Hint tik ağacından yapılmış ahşap sütunlar dikkati çeker.

Pers imparatorluğunun başkenti Persepolis; 2005 yılında BBC tarafından dünyanın 80 hazinesinden biri olarak seçilmiştir. 1979 yılında ise UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

iran.persepolis.33
İran Şiraz Persepolis

Kuruluşu ve Takip eden süreç

MÖ.515 yılından itibaren Darius I döneminde yapımına başlanan şehir, yaklaşık 150 yılda halefleri tarafından tamamlanmış ve önceleri, bir şehir olmaktan öte, bir  tören yeri olarak kullanılmıştır.

Her yıl 21 Mart tarihinde, Darius tarafından kurulan farklı satraplık yani valiliklerin temsilcileri, İran yeni yılını (Nevruz) kutlamak için, en iyi hediyelerle birlikte, Persepolis şehrine gelirlermiş.

Persepolis oymalarında: Bactrians, Babilliler, Fenikeliler, Etiyopyalılar, Hintliler ve Arabların altın ve fildişi gibi değerli hediyeleri görülmektedir.

Soylular tarafından yönetilen heyetler: muhteşem tören kompleksine Milletler kapısı ve ardındaki 14 metre yükseklikteki, çift dönüşlü merdivenle çıkarlardı. Bu merdiven, iki dev taş boğa tarafından korunurdu. Ardından dört sütunlu büyük bir salona ulaşılırdı.

Kapının batı ve doğu girişlerinin yanında, iki çift, insan başlı kanatlı aslan heykeli bulunur ve bunlar üç dilde Xerxes ismiyle anılırdı.

Büyük salona giren heyetler, krala hürmetlerini sunmak için beklerken, siyah mermer banklara otururlardı. Askeri yetkililer, hediye taşıyanları, Apadana Sarayına doğru yönlendirirdi.

iran.persepolis.11
İran Şiraz Persepolis Saray Kompleksi
iran.persepolis.3
İran Şiraz Persepolis Saray Kompleksi

Saray Kompleksi

Bu bölümde, saray kompleksinin mimarisi ve onun bina ve süsleme kabartmaları ilgi çekmektedir.

Sarayın giriş kapısında, çivi yazısı ile “Ahura Mazda her şeyi yarattı. Kserkses’i de her şeyi yönetmesi ve halkı mutlu etmesi için kral yaptı” yazılıdır.

Güney yüze oyulmuş bir yazıt: Darius’un, Büyük Persepolis kurucusu olduğunu kanıtlamaktadır. Saray inşaatı, MÖ.518 yılında başlamıştır. Yapı: boşlukların molozlarla doldurulması ile sağlanan geniş bir platform üzerine, kayalık dağın kesilmesiyle yapılmıştır.

Persepoliste bulunan Eski Farsça ve Elam yazılı tabletlere göre: Darius’un saraylarının bu etkileyici kompleks yapısı, planlıdır. Sadece hükümetin yaşadığı bir yer olmaktan öte, öncelikli olarak bir gösteri yeri ve resepsiyonlar ve festivaller için muhteşem bir merkez olarak Achaemenian kralları ve imparatorları tarafından kullanılmıştır.

Darius, yeterince uzun yaşamamış, planların sadece küçük bir bölümünü görebilmiştir. Bir temel kitabeye göre, onun parlak ve görkemli fikirleri oğlu ve halefi Serhas tarafından takip edilmiştir. Bu kitabeye göre “Babam Darius tahttan gittiğinde Ahuramazda lütufla ben kral oldum. Ben kral olduktan sonra ….. yaptım ve diğer işler ekledi. “

Yani sonuç olarak Persepolis çoğunlukla Xerxes eseridir.

iran.persepolis.5
İran Şiraz Persepolis Apadana
İran.persepolis.2
İran Şiraz Persepolis Apadana

Apadana

Darius tarafından başlatılmış ve Xerxes tarafından tamamlanmıştır. En büyük ve en görkemli yapı, krallar tarafından ağırlıklı olarak büyük resepsiyonlarda kullanılmıştır. Darius, heyetleri burada karşılardı.

Günümüzde, onun 20 metre yükseklikteki 72 sütunundan 13 tanesi, kuzey ve doğu bölgesinde iki anıtsal merdiveni görülmektedir. Sarayın dört köşesinde dışa bakacak şekilde dört kule vardı. 2000 yıl önce yapılan devasa sütunlar hala dimdik ayaktadır.

Sarayın cephesi, kabartma bezeliydi ve ölümsüzler olarak bilinen kralın elit muhafızlarının görüntüleriyle süslüydü.

Asker ve korumalar, atlar, kraliyet ileri gelenleri, Ahameniş ve Medler ile Yılbaşı festivallerini ve Ahameniş imparatorluğuna gelen uluslararası temsilci alaylarını gösteren kabartmalarla bezenmiştir. Bunlar kendi sadakat göstergesi olarak krallara haraç olarak hediyeler taşır.

Bu hediyeler, delegelerin kendi ülkelerinden gümüş ve altın damarlı vazolar, silah, dokuma kumaşları, takı ve hayvanlardır. Sahnelerin genel düzeni, tekrarlayan görüntüler şeklindedir. Giysiler, başlıklar, saç stilleri ve her heyetin kendi ayırt edici karakterlerini vermekte, sakal tasarımlarında belirgin farklılıklar görülmektedir.

Apadana sarayındaki kabul salonu, çok renkli halılarla kaplıydı ve duvarlar güzel çiniler ve süslemelerle dekore edilmişti.

iran.persepolis.7
İran Şiraz Persepolis Taht Salonu

Taht Salonu

Apadana’dan sonra, Persepolis bölümünün ikinci büyük binasıdır.

Bina Xerxes tarafından başlatılmış ve MÖ 5’nci yüzyıl başlarında oğlu Artahşasta I tarafından tamamlanmıştır.

Aynı zamanda “Yüz kolon Salonu” olarak adlandırılır. Kolonlar çift başlı, siyah mermerden yapılmış boğa heykelleriyle süslüdür.

Onun taht ve kralın görüntülerini taşıyan 8 taş kapısı vardır.

Güney ve kuzeyde taht sahneleri kabartmaları ve doğu-batı bölümünde canavarlar ile mücadele eden krallar resmedildiği sahnelerle dekore edilmiştir.

Buna ek olarak yapının kuzey revak bölümü iki taş boğa ile çevrilidir.

4600 metre karelik alana yapılan taht salonu, karmaşık ve ağırbaşlı yüzlerce askeri yetkiliyi ağırlamıştır. Öte yandan, taht salonu her şeyden önce bir depo olarak yani hazinenin korunması için görev yaptı.

Zaten, ülkede bulunan diğer buluntularda da, genellikle taht salonuna bitişik odalar ve galeriler, kraliyet hazinelerinin korunduğu ve sergilendiği yerler olarak öne çıktı.

 

Hazine

Taht Salonuna bitişik bir silah deposu olarak ve özellikle Achaemenian krallarının bir kraliyet deposu olarak görev yapan bölümdür. Burada saklanan muazzam servet, uluslar arası ganimet ve yılbaşı ve bayram nedeniyle gelen yıllık haraçlardan oluşmaktadır.

Taht salonu bitmeden, en geniş oda hazine için kullanılmıştır. İki büyük taş kabartma, burayı hazine olarak tasdik etmektedir.

Bunlar tahtına oturmuş Darius I tasviri, kralın arkasında devlet yetkilileri, Veliaht Prens Xerxes durur vaziyette, önde saygılarını sunmak için bekleyen kişiler.

iran.persepolis.1
İran Şiraz Persepolis Darius’un Sarayı

Darius’un Sarayı

12 sütün, 3 küçük merdiven ve merkez salonun çatı desteği. Bu merdivenler üzerinde, kaplı yemekler, hayvan ve yiyecek taşıyan adamlar, görevliler kralın masasına hizmet ederken betimlenmiştir.

Doğu ve batı bölümde, resmi elbiseli kralı ve görevlileri gösteren kabartmalar vardır. Kuzey ve güney kapı üzerinde, canavarlar ile mücadele eden kral betimleniyor.

Saray, güneş ışınları pencerelerden parıldadığında görüntüleri yansıtan parlak taşlarla kaplıydı. 2250 metre karelik alana yayılan saray, İskender tarafından yakılmış ve bu nedenle çoğu hasara uğrayan ilk saraydır.

Sarayın güney tarafından, kraliyet bayanlarının ikamet ettiği Kraliçe Sarayı vardır. Onu batı kanadı, 1930’larda ortaya çıkarılmış ve şimdi Persepolis Müzesi olarak kullanılmaktadır.

 

Xesxes Sarayı

Neredeyse iki katlı, Darius’un kadar büyük, doğu ve batısında iki büyük kapı olan yapıdır. Taş kapı kasaları ve pencerelerde çok benzer dekoratif özellikler görülür.

Canavarlar ile kralın mücadelesini gösteren motifler yerine burada farklı motifler kullanılmıştır. Bu saraydaki tüm kabartmalar, Darius sarayına nazaran daha az korunarak günümüze ulaşmıştır.

Konsey Salonu

Kraliyet konutuna erişim güzel bir merdiven vasıtası ile olur.

iran.persepolis.9
İran Şiraz Persepolis Xerxes Kapısı
iran.persepolis.tüm milletler kapısı.1
İran Şiraz Persepolis Xerxes Kapısı
iran.persepolis.tüm milletler kapısı.2
İran Şiraz Persepolis Xerxes Kapısı

Xerxes Kapısı-Milletler Kapısı

İranlılar buraya “Taht-ı Cemşid” diyorlar. Perslerde aslan güç, kartal özgürlük, boğa dostluk ve insan aklı simgelermiş.

Baharda, Persepolis’te yaşayanların tümü, bu tören yerine geliyorlar ve çevresinde çadırlar kurarak, Saray tarafından kabullenmelerini bekliyorlarmış.

Komşu devletler de elçi gönderirler ve elçiler burada dostluğu  temsil eden boğalarla karşılanırmış. Uğurlanırken ise, aklı simgeleyen insan başlı boğa ile uğurlanırlarmış.

Apadana kuzeyindeki geniş merdivenden inildiğinde, bu etkileyici kapı görülür. Tüm ziyaretçiler, terasa, bu yolla, bu girişi geçerek gelmek zorundadır. Burası çatısı çan biçimli örtülmüş, dört taş sütunla desteklenen bir geniş oda şeklindedir. Bu odanın iç duvarlarına paralel kapı kesintisi vardır.

Kalın kerpiçten yapılmış yapının dış duvarları, sayısız nişler ile dekore edilmiştir. Üç duvarın her biri, doğu, batı ve güneyde, çok büyük bir taş kapı vardır. Batı girişi devasa bir çift boğa ile korunur. İki boğa, doğu kapısında durur.

Güney kapısında, Xerxes’i anlatan bir yazıt vardır. Tüm kapıların iç köşeleri üzerinde bulunan döndürme cihazları, muhtemelen ahşap ve süslü metal levhalar ile kaplı, iki yapraklı kapılar bulunduğunu işaret ediyor.

Xerxes Harem

Bayanların yaşadığı harem, L şeklinde inşa edilmiştir. Ana kanat güney-kuzey yönünde, batı kanadı ana kanadın güney kısmında ve batıya doğru genişletilmiştir. Ana kanat, kuzeydeki geniş bir avluya bakan revakla büyük bir merkez olarak yerleştirilmiş sütunlu salondur.

Salonun kabartmalarla süslü dört kapısı vardır. Güney kapı üzerinde, Xerxes salona girerken tasvir edilmiştir. O, iki görevli tarafından takip edilir. Biri bir fırça taşıyor, diğeri kralın başının üzerinde bir şemsiye tutuyor.

Doğu kapısı üzerinde, canavarla mücadele eden Xerxes gösteren bir kabartma vardır. Batı kapısı üzerindeki kabartmada, bir aslanla mücadele eden kral görülür. Etkileyici orta kısmın, muhtemelen kraliçe ve beraberindekiler için ayrıldığı düşünülmektedir.

Sütunlu salonun güney ve ana kanat bölümü, iki sıra halinde düzenlenmiş altı daire içerir. Her dairede geniş sütunlu bir oda ve bir ya da bazen iki küçük oda vardır. Batı kanadı, benzer şekilde 16 ek daire içerir.

Harem ana kanadının kuzey kısmında, Meclis salonuna erişimi sağlayan iki merdiven görülür. Harem ana kanat kazıları, Herzfeld tarafından yapılmış ve restorasyon sağlanmıştır. Binanın büyük kısmı, keşif personeli için yaşam alanları olarak hizmet vermiş, ayrıca temizlik, etiketleme ve nesnelerin geri dönüşüm çalışmaları burada yapılmıştır. Son olarak Harem ön restorasyonu ve Persepoliste bulunan nesnelerin sergilenmesi için burası müze haline dönüştürülmüştür.

 

Persepoliste çeşitli yapılar

Güneydoğu köşesine yakın, dağın eteğinde, mütevazi boyutta olan ve garnizon üyelerine belki de esnafa ait olan binalar vardır. Hemen doğusunda bir kerpiç kule, Kuh-i Rahmat dibinde terasın doğu kenarı boyunca uzanan 10 metre kalınlığında duvar ile bağlantılı kuleler görülür.

Kuleli savunma duvarı, yamaç yukarı ve Kuh-i Rahmat sırtlarına doğru uzanır.

Bölgenin güneybatı köşesi, Xerxes sarayının batısı, bir zamanlar Artahşasta’nın I’nci saray sitesi olabilir.

 

Hazine ve diğer keşifler içeriği

Persepolisin güneş altında zengin bir şehir olduğu, onun evlerinin altın ve gümüş zenginliklerle dolu olduğu, Yunan tarihçesi Diodorus tarafından yazılmıştır. Ne yazık ki İskender ve ordusu tarafından şehir yağmalanmış ve yakılmıştır.

Bugüne kadar bulunan sayısız hazine, kraliyet deposundan gelir. Ek nesneler ise, diğer binalardan az sayıda bulunmuştur. Bu buluntuların çoğu : Yunanistan, Mısır ve Hindistan ya da imparatorluğun komşusu diğer ülkelerden gelen haraçlar ve yabancı uluslarla yapılan savaşlardan elde edilen ganimet parçalarıdır. Bazı yerel nesneler, açıkça yabancı kültürel etkileri gösterir.

iran.persepolis.hazine.kil tablet.1
İran Şiraz Persepolis Çivi Yazılı Tabletler

Çivi yazılı tabletler

Yangın ve yağmadan kurtularak günümüze ulaşan nesneler arasında, Persepolisli işçiler hakkında değerli bilgiler sağlayan kil tabletler vardır.

Elam çivi yazısı ve yazılı kil tabletlerin yüzlercesi, bozulmadan hazine enkazı altında ortaya çıkarılmıştır. Bu tabletler, binayı tahrip eden büyük yangın sırasında sıcaktan pişmiş olarak bulunmuştur.

Bu tabletlerden, Mısırdan gelen taş kabartma ve yazıt işçilerini, Karya’dan gelen kuyumcuları ve süs yapımcılarını ve yetenekli işçilerin Persepoliste varlığı öğrenilmektedir. Yine bu tabletlere göre: Persepolisli işçilerin köle olmadığı ve emekleri için para ödendiği yazılıdır.

Bu işçiler arasında bulunan kadınların bazıları kadın denetçi olarak görev yapmış, erkek işçilerin iki katı kadar ödeme almışlar ve özel doğum avantajlarından yararlanmışlardır. Şehrin; 12.000 maaşlı işçi çalışarak 150 yılda tamamlandığı, her ayrıntının düşünüldüğü görülmektedir.

Bazı tabletlerde, Darius veya Xerxes’in saltanatının yıl ve ayları belirtilerek yapılanlar anlatılmıştır. Bazı tabletlerde satış kayıtları, vergi ya da hazineden ödünç ödenen para miktarları yazılıdır.

 

Mühürler

Mühürler, genellikle zamanın Akamanış hükümdarının adını taşımaktadır. Genellikle taştan, silindirik mühürlerde dövüş ya da av sahneleri, hayvanlar arasındaki ritüeller ve kavgalar tasvir edilmiştir. Darius ve Xerxes kraliyet mühürleri, hep vahşi hayvanlar ya da canavarlar, aynı zamanda kraliyet kabartması tasvir ve sahneleri ile yapılan mücadelede muzaffer bir kral tasvir edilir.

iran.persepolis.40
İran Şiraz Persepolis

Çeşitli buluntular

Enkaz altında, yazıtlar, gemilerin parçaları, ritüel nesneler, ağırlıklar ve araçlar bulunmuştur. Son olarak Hazine ve garnizon kesiminde, dövüş donanımlarının yüzlerce örneği, ok uçları, kın ve dizgin süsleri bulunmuştur.

İskender’in adamları çok kapsamlı bir yağma yaptıklarından, takı, çeşitli altın ve gümüş sikkeler ve bazı gümüş düğmelerden sadece birkaç parça bulunmuştur.

Değerli metal kaplar ele geçmemiştir. Ancak birkaç kaymaktaşı kase ve şişe bulunmuş olup, bunların Darius ve Xerxes dönemlerinde Mısır’dan Persepolis’e gönderilen haraç oldukları kanıtlanmıştır. Mısır, döneminde buraya birçok değerli parça ithal edilmiştir.

iran.persepolis.6
İran Şiraz Persepolis Kraliyet Mezarları ve Diğer Anıtlar

Kraliyet Mezarları ve diğer anıtlar

Persepolis’in kuzeybatı bölümünde yaklaşık 4.8 km uzaklıkta, Darius ve ardıllarının anıtsal mezarları, dağın yamacına yapılmış, uçurumlara oyulmuş olarak görülür.

Bu siteye “Nakş-i Rüstem”  denir. Burası bir kutsal alan olmuştur. İlk olarak Darius için büyük bir mezar yeri seçilmiştir. Halefleri, mezarın düzenini kopya etmişlerdir. Mezarın dramatik cephesi, bir haç gibi inşa edilmiştir.

Bir giriş, kaya derinliğine, mezar odasının içine yol açar. Bu cephe üzerindeki panelde bulunan bir sunak önünde, üç basamaklı kaide üzerinde duran kral resmedilmiştir. Onu yukarıda Ahuramazda, Zerdüşt dininin tanrısı kanatlı disk görülür.

Bu sahne, imparatorluğun 28 ulusu temsil eden taht taşıyıcıları tarafından desteklenir. Panallerde kralın silah taşıyıcıları ve İran muhafızları vardır.

Sadece Darius’un mezarında yazıtlar bulunmaktadır. Nakş-ı Rüstemdeki  diğer üç mezarın onun halefleri olan Xerxes, Artaxerxes I ve Darius II’ye atfedilmektedir. Tamamlanmamış bir mezar, belki de son Ahameniş kralı Darius III için yapılmıştır. Nakş-i Rüstemin yaklaşık 2 km güneyde, babası Cyrus’un heybetli mezarı modeli bitmemiş olarak görülür.

 

Makedonların Saldırısı ve şehrin yok olması

Persepolis, güneşin altında zengin bir şehir olarak bilinmektedir. Ancak şehrin güvenliği ve ihtişamı, sadece 200 yıl sürdü. Görkemi kısa ömürlü oldu, saraylar yağmalandı.

MÖ.330 yılında İskender tarafından şehrin büyük bölümü harap edilmiş ve 200 yıllık güzellik ve ihtişamın bütün izleri silinmiş ve yağmalanmıştır. Makedonlar tüm erkekleri öldürmüş ve çok sayıda mobilya ve her türlü değerli nesne dolu evleri yağmalamıştır.

Kadınları ise köle olarak esir almışlar, onları uzaklara götürmüşlerdir. Efsanelere göre: İskender, burada 2.5 ton gümüş bulmuştur.

Plutarkhos’a göre: MÖ.330-331 yıllarında Büyük İskender tarafından yakıldı ve şehrin hazineleri 20.000 katır ve 5000 deve üzerinde götürüldü.

Persepolis kalıntıları, MS.1620 yılına kadar, gömülü kaldı.

İlk arkeolojik araştırmalar, 1931-1934 yılları arasında Chicago Üniversitesinden Prof. Ernst Herzfeld tarafından yapıldı. Kendisi, o tarihte, Şura salonunun küçük merdivenlerini ortaya çıkardı.

Kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.

Alman Filozof Friedrich Hegel, “kalkınma ilkesi Pers tarihi ile başlar, bu nedenle tarihin başlangıcını oluşturur” demiştir.

1971 yılında Şah Rıza Pehlevi, büyük harcamalar yaparak burada bir şölen düzenlemiştir.

Pers imparatorluğunun 2500 kuruluş yılı onuruna davetler verilmiştir. Humeyni döneminde ise, Şiraz valisi, şehri saldırılardan korumak için büyük çaba harcamıştır.

İran İsfahan

 

İran İsfahan

Günümüzde 2 milyon nüfusu barındırıyor. İsfahan eyaletinin başkentidir. Tahran şehrinin 414 km. güneyindedir. Tahran ve Meşhed şehirlerinden sonra İran’ın üçüncü en büyük şehridir. İran ülkesinde, kuzey güney ve doğu batı yolları buradan geçer ve bir zamanlar dünyanın en büyük şehirlerinden biri olarak bilinir ve tanınır.

Şehir, MÖ. 1200 yıllarında İsapuran adı ile kurulmuştur. Antik dönemde Ortadoğu’da ticaretin en geliştiği yerlerden biridir. Yine geçmişe yönelik bir söylenti olarak “İsfahan nısfh-ı cihan” yani “İsfahan dünyanın yarısı”  denmiştir.

Yine anlatılan bir efsaneye göre, Timur şehri işgal ettikten sonra vergi sorunları nedeniyle, şehirde yaşayan tüm insanları ki, yaklaşık 70 bin kişi olduğu söyleniyor, öldürtür ve kellelerinden kule yaptırır.

Şehrin içinden geçen Zayende Rud nehri, bölgeye ılıman hava ve verimli topraklar sağlamış, böylece tarım ve meyvecilik gelişmiş.

Son bir not: Tahran şehrinin altından büyük bir fay hattı geçmektedir ve deprem korkusu nedeniyle Tahran şehrinin buraya taşınması söz konusudur.

 

Havaalanı

İsfahan havaalanı “İsfahan Shahid Beheshti” olarak bilinmektedir. İslam devriminden önce, askeri bir havaalanı olarak kullanılıyormuş. Tahran ve Meşhed şehirlerine günlük uçuşlar düzenleniyor. Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım taksilerle sağlanıyor. Ancak taksi tutmadan önce, birkaç kişi ile aynı taksiyi paylaşmayı denemeli ve sürücü ile anlaşmalısınız.

İran İsfahan

Turizm

Nısf-ı Cihan (dünyanın yarısı) İsfahan da İmam Camii ve firuze taşlarla işlenmiş Şeyh Lütfullah Camileri görülmelidir. Dünyanın en büyük ikinci meydanı olan Nakş-i Cihan meydanı gezilmelidir. Meydanda kısa bir fayton turu yapılmalıdır.

Ali Kapı Köşkü, Vank Ermeni Katedrali,

Tarihi İsfahan köprüleri görülmelidir.

Toplam 360 km uzunluğu ile şehri ikiye bölün Zayenderud nehri manzarası eşliğinde çay içilmelidir.

 

Ne Yenir

Burada İran’a özgü safranlı dondurmanın tadına mutlaka bakılmalıdır.

 

İran İsfahan

GEZİLECEK YERLER

İran İsfahan Nashsh-e Cihan Meydanı-İmam Meydanı

 

Nashsh-e Cihan Meydanı-İmam Meydanı

Şehrin en büyük meydanlarından birisidir ve dünyada ve İran’da İslam mimarisinin en seçkin örneklerinden birisidir. Bu nedenle 1979 yılında Unesco tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

160 x 500 metre ebatlarıyla Moskova Kızıl meydanın iki katı büyüklüktedir. Yani dünyanın en büyük 2’nci meydanıdır.

Meydanın çevresinde: Mescid-i İmam, Şeyh Lütfulah Camileri, Ali Kapı Sarayı, Kayseriye Çarşısı, Chel Sütun Sarayı, Sallanan Minareler bulunur. Ayrıca havuzlar muhteşem güzeldir.

Meydanda: kuklacılar, fal bakıcıları, farsça beyitler okuyan halk şairleri görebilirsiniz.

Meydana açılan iki sıra dükkanda: el sanatları, mine işli aynalar, örtüler, minderler, nargileler, halıcılar, sedef kakmacılar, antikacılar, minyatür ustaları, gümüşçüler bulunuyor. Dinlenmek için meydanın Ali kapısındaki çıkışta çimleri düşünün zaten akşam saatlerinde, bu bölüm yani çimlerin üstü piknik tarzı dinlenen şehirlileri görebilirsiniz.

Meydan çevresinde gezmek için faytonlar vardır.

İran İsfahan İmam Camisi-Nakş-e Cihan

 

İmam Camisi-Nakş-e Cihan

Meydanın hakim kenarına konuşlanmış İmam Camisi vardır ve en çarpıcı yapılardan birisidir.

Cami, Safeviler döneminde, Şah Abbas tarafından 1598-1638 yılları arasındaki süreçte yapılmıştır. Çünkü Şah Abbas I, saltanatının 24’ncü yılı için bu caminin yapımını 1020 yılında başlatmıştır. Ancak binanın dekorasyonu ve uzantıları halefleri yönetimi sırasında tamamlanmıştır. Baş mimar ve binanın sorumlusu Ostad Ali Ekber İsfahani ve Moheb Ali Beik’tir.

Cami, mimarisi, çini çalışmaları ve taş oymacılığı açısından, 16’ncı yüzyıl başyapıtıdır. Yapının mimarisinde seramik ve tahta oymacılığı işleri üst düzeydedir. Ayrıca yedi renkli çini süslemeleri ve hat yazılarının güzellikleri de görülmeye değerdir. (Yedi renkli çini süslemeleri: bu çini çalışmaları, yeni bir yöntem benimsenerek ve acele renkler seçilerek yapılma yöntemidir)

Böylece bazı bölümlerde yeni tarz ile dekore edilmiş ve eski ve bu süslü çinilerle bazı ışık koşullarına göre farklı bir renk ortaya çıkmaktadır.

Caminin ilginç özelliklerinden birisi de güney bölümünde dev kubbenin ortasında sesin yankılandığı yerdir. Bu akustik özelliklerden sadece 12 tanesi insan kulağı tarafından algılanmaktadır. Bu kubbenin yüksekliği 52 metredir. Minareler ise 42 metre yüksekliğe ulaşır.

İran İsfahan Şeyh Lütfullah Camii

 

Şeyh Lütfullah Camii

İmam meydanının doğusundaki cami Safevi döneminde, Şah Abbas I emriyle yapılmış ve 18 yıllık süreç sonunda 1619 yılında tamamlanmıştır. 16’ncı yüzyılın mimarisi ve çini çalışması harikasıdır. Bu yapının mimarı Ostad Muhammed Rıza İsfahani’dir.

İlk yapıldığında, mekan dini sohbetler, dersler ve kişisel ibadet için yapıldığından minareleri ve avlusu yoktur. Yani sıra dışıdır.

Cami, ismini Lübnan’dan İsfahan şehrine gelen saygın İslam alimi Şeyh Lütfullah’tan almaktadır. (Lübnan’da Şii mezhebinin büyük din adamlarından biridir.) Kendisi, Şah Abbasın eşinin babasıdır ve hukuk alimidir.

Üst kaide iç döşeme çalışmaları süslemeleri, mozaik çinilerle kaplıdır. Caminin mimari ihtişamı açısından yabancı arkeologlar “pek insan eliyle yapılmış bir ürün olarak kabul edilemez” şeklinde yorum yaparlar.

Caminin kubbesi, günbatımında renk değiştirir. Pembe renkli kubbe, ışık koşullarına bağlı olarak krem renge dönüşür. Kapıda, Safeviler döneminden kalma çini süslemeler ilgi çeker. Söylenenlere göre, cami ile Ali Qapu Sarayı arasında bir tünel vardır ve bu tünel, halkın arasına karışmadan namaza katılmak isteyen eski hanedan kadınları tarafından kullanılmıştır.

İran İsfahan Ali Qapu Sarayı

 

Ali Qapu Sarayı

İmam meydanını batısındadır. Safevi dönemi saray mimarisinin eşsiz bir örneğidir. Eşsiz arkaik mimari, Safevi dönemiyle ilgilidir.

Şah Abbas’ın emriyle 1596 yılında yapılmıştır. Meydana hakim bir konumuyla dikkati çeker. Şah Abbas, meydanda yapılan törenleri buradan izliyormuş.

Sarayın katları duvarları ve tavanlarında, değişik süslemeler dikkat çekiyor. Bu süslemelerde, geyik, tilki, tavus kuşu, bülbül ve güvercinler resmedilmiştir. Ancak sarayda herhangi bir mobilya kalmamıştır. 6’ncı kattaki sarayın müzik odası, fars müzik aletleriyle doludur.

5 katlı sarayda, sarayın terası, şehir manzarasını seyretmek için oldukça uygundur ve çıkmayı unutmayınız. Sarayın 6’ncı katı, Şah Abbas II döneminde, bir kraliyet salonu olarak ana binaya ilave edildi.

İran İsfahan Cuma Camii-Mescid-i Cuma-Jameh Mescidi

 

Cuma Camii-Mescid-i Cuma-Jameh Mescidi

İran’da her şehirde Cuma namazları mülki amir tarafından kıldırılıyor ve mülki amir, namazdan sonraki hutbede siyasi ve toplumsal konularda konuşmalar yapıyor.

20 bin metrekarelik alana kurulu bu cami, İran’ın en büyük camilerinden biridir. Asıl caminin çıkan bir yangında yok olması nedeniyle 1121 yılında tekrar inşa edilmiştir. Ancak Selçuklu, Moğol ve Safavi dönemlerinde bir takım değişikliklere uğramış ve eklentiler yapılmış. Faal olan bu camiye turistler 5000 riyal (yarım dolar) ile bilet alarak girebiliyorlar. Kapalı alanı oluşturan yüksek sütunlar, havalandırma sistemi muhteşem.

Caminin içindeki kubbelerden birinin adı “Nizamül Mülk Kubbesi” dir. Cami geniş bir avlu, tonoz ve kubbeleriyle, mihrap bölümündeki hafif sivrileştirilen anıtsal kubbe ile, kendisinden sonra gelecek olan Selçuklu yapılarına örnek teşkil etmiştir. Evet, Cuma cami, İran’da İslam sonrası dönemin tarihsel eserlerinden biridir. Camide ayrı mimari farklı stiller, şiir ve nesir hatları görülebilir. İran’da İslam sonrası dönemin sanatsal başyapıtlarının en güzelidir.

Caminin hemen yanı başında kuş pazarı var. Zaten seslerden anlaşılıyor. Bu küçük pazarda güvercinden horozlara ve daha birçok kuşa kadar her türlü kuşa rastlamak mümkün.

Cami, 2012 yılında Unesco tarafından Dünya Kültür Mirası Listesine dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

 

Çehar Bağ

Şehrin büyümesine yön verecek şekilde tanzim edilen geniş ve uzun bir cadde, her iki tarafı ağaçlandırılmış ve Cehar Bağ olarak isimlendirilmiştir. İsminden de anlaşılacağı üzere ağaçlarla sarılmış bir caddedir. Bu cadde ile, eski şehrin tarihi dokusu, yeni şehre bağlanmıştır.

 

Chahar Bagh Okulu-Madar-e Şah

Kral annenin okulu olarak da bilinir. Safevi döneminin son mimari şaheseridir. Bu okul 1116-1126 yılları arasında Şah Sultan Hossain Safevi döneminde inşa edilmiştir. Çini çalışması açısından, Chahar Bagh Okulu benzersiz bir binaya dönüşmüştür. Çini eserlerin çeşitli türlerini içerir. Aslında okul “İsfahan Fayansları Müzesi” olarak da bilinir. Binanın yapılış amacı, üç asır önce en lüks yolcu konaklamaları için büyük bir kervansaraydır. Bu Kervansaray son zamanlarda İran’da en ünlü lüks otel yani Abbasi Otel olarak yeniden inşa edilmiştir. Bu otel mimari yapısı ile dünyada muhteşem ve benzersizdir.

 

Çehel Sütün Sarayı-40 Sütun Sarayı

Yapımına Şah Abbas döneminde başlanan saray, 1646 yılında bir resepsiyon sarayı olarak tamamlanmıştır.

67.000 metre karelik bir alanı kapsar. Çehel bağının ortasında bulunması nedeniyle bu ismi almıştır. Sarayın bahçesindeki yüksek ağaçlar ve önündeki büyük havuz dikkat çekiyor. Özellikle sarayın önündeki havuza yansıyan görüntü nedeniyle, saray 40 sütunlu saray olarak da anılıyor. Aslında sarayın selvi ağacından yapılmış, ahşap 20 sütunu var ama bunların suya yansımış hali değerlendirilerek böyle bir isim verilmiştir.

Sarayın duvarlarında, ellerinde şarap kadehleriyle raks eden kadınları izleyen Safevi hükümdarlarının saray eğlenceleri görülmektedir. Yüksek sütunlar, duvarlardaki zengin minyatürler ve işlemeli tavan ve duvarlar muhteşem güzelliktedir. Buranın bir duvarında: Osmanlı-İran ilişkilerinde Yavuz Sultan Selim’in Şah İsmail’i Çaldıran (1514) da yenilgiye uğratmasını işleyen sahne duvara işlenmiştir. Bu görüntü, hemen sarayın girişindedir.

Saray, 1705 yılında yanmış ve yeniden yapılmıştır. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

 

Haşt Beheşth Sarayı

Burası Safevi hükümdarlarının son olarak yaşadıkları saraydır. İsmi 7 cennet anlamına gelmektedir. Süleyman Şah zamanında 1599 yılında yapılmıştır. Ancak yıllar içinde harap olmuştur. Günümüzde zemin katta sadece küçük bir bölümü ayakta kalmıştır. Ancak tarihi saray, hala değerli ve ilginç bir anıttır. İslam devriminden sonra çevresine park yapılmıştır.

 

Vank Katedrali

Şah Abbas döneminde buraya göç ettirilen Ermeniler tarafından 1600’lü yıllarda yapılmış bir Ermeni kilisesidir.

Ermeniler için oldukça önemliymiş. Çünkü İsfahan şehrinde oldukça önemli bir Ermeni nüfus yaşıyormuş. İran’ın Ermenistan ile iyi ilişkileri var. Katedralin giriş, diğer yerlere göre oldukça pahalı. 30.000 riyal yani 3 dolar.

Kompleksin içinde ayrıca müze, kütüphane, eğitim alanları var. Katedralin ve müzenin içinde fotoğraf çekimi yasak. Katedralin iç duvarları muhteşem resimlerle kaplı, çok iyi korunmuştur. Ancak yapının iç duvarlarında genellikle İtalyan sanatkarlar çalıştığından, yapı Floransa kiliselerine benzerlik gösterir. Ayrıca Safevi dönemi süsleme sanatı minyatür, kuşlar ve çiçeklerde görülür.

Müzede ise Ermeni tarihi ve yaşantısıyla ilgili eşyalar, kitaplar vs var. Bir de soykırım bölümü yapılmış.

 

Sallanan Minareler-Manar Jomban-Shaking Minarets

Giriş ücreti 5000 riyal. İsfahan merkezinin 7 km batısındadır.

İçerisi sürekli kalabalıktır. Manar Jomban, 14 yüzyılda Abu Abdullah’ın türbesi olarak yapılmıştır.

Üzerinde taş işleme kitabesiyle mezar gibi duruyor. Minareler ise 17 yüzyılda eklenmiş. Özelliği, daha doğrusu kalabalığın beklediği durum: 19 metrelik minarelere çan bağlanmış, görevli minarelerden birine girip minareyi sarsmaya başlayınca, diğer minare de buna uygun şekilde sallanıyor. Bütün bu kalabalık ise bunu mucizevi bir olay olarak kaydediyor.

İran İsfahan Ateshkadeh-ye Esfahan

Ateshkadeh-ye Esfahan

Sallanan minarelerin 2 km batısındadır.

1400 yıllık bir ateş tapınağı, Sasaniler tarafından yapılmış. Tam tepedeki devasa bir taş kadeh içinde, Zerdüşt inancı gereği 24 saat ateş yanıyormuş.

Deniz seviyesinden 1600 metre yükseklikteki bu tapınağın zorlu bir çıkışı ve inişi var. Ancak manzarası buna değer. Ancak tapınak günümüzde harabe haldedir. Dünyanın en eski tapınaklarından birisi olduğu öne sürülen yapıda, sadece birkaç kalıntı günümüze ulaşmıştır.

 

Hekim Camii

1000 yıl önce yapıldığı söylenen bu caminin dış görünüşü yıkık dursa da içi son derece güzel korunmuş ve faal.

 

Ali Mescit

48 metre yüksekliğindeki devasa minaresi birçok yerden görülüyor. Minare 1522 yılında Safaviler tarafından yapılmış. Ancak orijinali yıkıldı tekrar inşa edildi deniliyor.

 

Harun Vilayet Mozolesi

Hemen Ali Mescit karşısındadır. Burada hemen girişte Humeyni ve Hamaney’in mozaik resimleri görülüyor.

 

ÇARŞILAR

Şehir gümüş telkâriler ve metal işleriyle tanınır.

Alışveriş yapmak isteyenler, İmam meydanında caddeye bakmayan dükkanları tercih etmelidirler, böylece Tahran ve Shiraz şehirlerine nazaran daha ucuz mallar bulabilirler.

 

Bazaar İsfahan

17’nci yüzyıldan kalan çarşı, Ortadoğu ve İran’da en eski çarşılardan biri olarak bilinir. Çarşı eski ve yeni şehir bölgelerini birbirine bağlayan, tonozlu 2 km lik cadde boyunca uzanır. Kuzey bölümde eski şehir ve Nakş-ı Cihan meydanı vardır. Ana girişi, şehrin ve hatta İran’ın en eski camisi olan Jameh Camisi (Cuma Camisi) bölümündendir. Zaten Nakş-ı Cihan meydanının tüm çevresinde, Farsça el sanatları satılan çarşılar, tezgahlar bulunmaktadır.

 

Qeysarie Çarşısı

İmam meydanının kuzey tarafındadır. Bu çarşı genelde halı ve kilim satanların bulunduğu bir çarşıdır. Çarşı, Safevi döneminin ticaret merkezinde kuruludur. Nakş-i Cihan meydanının kuzey tarafında 1620 yılında inşa edilmiştir. Çarşı içinde ayrıca pek çok tarihi bina vardır. Çarşı her biri belirli bir ticaret veya ürün konusunda uzmanlaşmış çeşitli koridorlara ayrılmıştır.

 

Bazar-e Bozorg

1600 lü yıllarda Şah Abbas tarafından inşa edilen bu dev çarşıda yok yok.

 

KÖPRÜLER

Şehirde, Zagros dağlarından doğan Zayande nehri, batıdan doğuya doğru akar ve genellikle kurur. Kış mevsiminde donmasıyla meşhurdur. Söylenenlere göre, burada yılbaşı sayılan nevruz zamanlarında, sadece iki hafta süreyle su veriliyormuş. Nehir yatağının bilhassa yazın kuruyor olması, son yıllarda protestolara sebep oluyormuş. Çünkü bu durumun bir sebebi de hükümetin sanayi birimlerini desteklemek için suyun akışını değiştirmesiymiş.

 

Pol-e Chubi köprüsü-Siose pol köprüsü

Nehrin yukarı tarafındaki köprü şehrin en popüler yerlerinin başındadır. Köprünün kemerleri altında şarkı söyleyen, gazel okuyan insanlara rastlayabilirsiniz.

Başlangıçta, muhtemelen Selçuklular döneminde, 12’nci yüzyılda nehrin kuzey kısmında, saray bahçelerinin ihtiyacını karşılamak için su kemeri olarak yapılmıştır.

Daha sonra ise Şah Abbas yönetimi sırasında, Safevi Şahı Abbas döneminde Şah’ın en şanlı komutanlarından Allah Verdi Han’ın gözetiminde 33 kemerli köprüye dönüştürülmüştür.

295 metre uzunluğundaki köprü, şehrin en uzun köprüsüdür. Genişliği 14 metredir. Seo-se Farsçada 33 anlamına gelir. Pol ise köprü anlamındadır. Köprü: meşhur Çağar Bağ caddesi ile dışarıdan getirilen Ermeni ustaların yaşadığı Yeni Colfa mahallelerini birbirine bağlamak için inşa edilmiştir. Halen bir Ermeni mahallesi olarak kabul edilen Yeni Colfa, pek çok başka tarihi eserin yanı sıra dört asırlık Vank Katedraline de ev sahipliği yapar.

Köprüde yürümek muhteşem bir keyiftir. Özellikle köprünün ayağındaki çayhaneye mutlaka uğramalısınız.

 

Pol-e Khaju köprüsü-Shanrestan

Daha yukarıda, 24 kemerli, 123 metre uzunluğunda ve 12 metre genişliğinde, 1650 yılında Şah Abbas II tarafından yapılmıştır. 2 katlıdır. Burası aynı zamanda bir bent kapağı olarak görev yapmaktadır.

Köprünün üst tarafında yayaların kullandığı kemerli bir yol vardır. Yolun ortasındaki ana şeritte ise, eskiden atlar ve at arabaları geçermiş. Köprünün orta kısmında çini ve sanatsal işlerle süslenmiş teras benzeri yapıda ise, eskiden şahlar oturur manzaranın tadını çıkarırmış. Onlarca oda benzeri bölmeden oluşan alt kat ise yerel yöneticiler tarafından kullanılırmış.

Yerel yöneticiler, merasim günlerinde yapılan kürek yarışlarını buradan seyredermiş.

Köprünün batı ayağındaki merdivenler ise, sosyal etkinliklerde ve buluşma noktası olarak kullanılırmış. Pol-e Khaju köprüsü, yapımından 350 yıl geçmesine rağmen, hala cıvıl cıvıl bir yerdir.

 

İran Tahran

iran.genel.6
İran Tahran

 

Şehirde, ana caddenin iki yanında, ikişer sıra ağaç bulunuyor. Ağaçların aralarında ise su kanalları yerleştirilmiş. Böylece hem doğal bir sulama, hem de şehirdeki kalabalık insan topluluğunun kulaklarına gelen su sesi yaratılmış.

Şehrin görüntüsünde, hemen arkada yer alan dağlar ilgi çekiyor.

Hazar denizinin 100 km güneyindeki şehir, çölün ortası ve şehrin arkası anlamına gelen Tahran ismini almıştır.

12.5 milyon nüfusu olan şehir, daha küçük bir alana sıkışmış durumda.

Şehrin daha yüksek olan kuzey kısmında zenginler yaşıyor, güney ise geniş halk tabakasının yaşadığı yer olarak dikkat çekiyor.

iran.genel.1
İran Tahran
iran.genel.8
İran Tahran

 

Tahranda İklim

Elbruz dağı, nemli akımlar ve enlem, bu faktörler Tahran ikliminde etkili rol oynar. Elbruz dağı, Tahranda havayı ılımlı yapar. Kuzey Tahran’da hava orta ve dağlık ve ovalarda ise yarı kuraktır. Soğuk sezonu genellikle Aralık ayında başlar.

Ancak dağlık bölgelerde daha önce başlar. Soğuk sezon 3-4 ay sürer. Mart ayı ortasında, hava sıcak olmaya başlar. Nisan ayı sonlarında ve Mayıs ortalarında hava oldukça sıcaktır. Yani hızlı bir tempoda sıcaklık artmaya başlar.

Sıcaklık en fazla: Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarındadır ve 34-36 derece civarındadır. En soğuk aylar: Ocak, Şubat aylarıdır ve sıcaklık 8-10 derecedir. Isı, genellikle sıfırın altına pek düşmez.

 

Dil

İran’da Farsça konuşan bir ülke olmasına rağmen Arap alfabesi kullanılır.

Çıkış anlamında “huruç”, yasak anlamında “memnü” kelimeleri oldukça fazla kullanılır. İngilizce bilen çok az, kaldığınız yerin mutlaka kartını alın, ulaşmak istediğinizde şoföre verirsiniz, çünkü yer adlarının birçoğu Arap harfleriyle yazılı.

 

Ulaşım

İstanbul-Tahran arası otobüs ulaşımı, yaklaşık 42-44 saat kadar sürüyor ve ücreti 35-50 dolar civarındadır. Sınırda çok sorun çıkarmıyorlar. Van’dan yaklaşık 3.5 saat sonra, İran şehri Khoy’a ulaşılıyor. Buradan Tahran ulaşımı, yaklaşık 11 saat sürüyor.

Otobüs, Erzincan-Erzurum-Ağrı-Doğubayazıt-Gürbulak sınır kapısı-Bazirgan-Miyaneh-Tebriz-Tahran hattını takip ediyor.

Otobüs yolculuğu biraz uzun olmasına rağmen, trenden daha kısa, ayrıca tren Van gölü üzerinde vapurla karşıya geçiyor. Bu yol üzerinden İran’a gidildiğinde sınırdan sonraki ilk İran şehri Bazurgan şehridir.

Sınırı geçince hemen yanınıza para bozdurmak için ayakçılar geliyor, ama bence paranızı Bazargan veya Tebriz şehirlerinde bozdurun. Çünkü tam değerinde bozduramazsınız.

 

Tren

Türkiye-İran arasındaki demiryolu hattı, Ankara-Tebriz-Tahran arasında sürüyor ve kuşetli vagonlar var. Tren yaklaşık 46 saatte Tebrize ve 58 saatte Tahrana varıyor. Ankara Tebriz arası 35 euro, Ankara Tahran arası ise 45 euro.

 

Uçak ulaşımı ve Havaalanı

İstanbul Tahran arası uçak bileti, 500-700 TL civarındadır.

Şehirde iki tane havaalanı var. Biri İmam Humeyni, diğeri de Mehrabat.

Havaalanı, İstanbul Atatürk Havaalanına göre oldukça küçüktür.

İmam Humeyni Uluslar arası havaalanı, şehir merkezinin 55 km güneybatısındadır.

Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki ulaşım:

Metro saat 5.30-23.00 arasında çalışır. Şehir merkezine ulaşmak için tek olasılık taksilerdir. Sürücüler ABD doları kabul ederler. Şehir merkezine ulaşım, trafik olmadığında 45 dakika sürer. Ancak trafik olduğunda yolculuk süresi 90 dakikaya kadar çıkabilir. Taksi ile pazarlık yapmanızı öneririm.

iran.tahran.jomeh çarşı.3
İran Tahran İnsanlar

İnsanlar

Tahran da halkın neredeyse yarısı Türk tür. Çünkü çok fazla sayıda Azeri veya Türkmen asıllı Türk vardır. Bu durum, İran’da gayet rahat dolaşmanıza ve birçok sorununuzu halletmenizi sağlıyor.

Halk yardımsever, özellikle Türk olduğunuzu duyduklarında, herhangi bir antipatik davranış veya söz görmedim, duymadım.

Sadece ülkeye sokulması yasak olan içki, uyuşturucu gibi maddeleri yanınızda bulundurmayın, bir de ülkedeki gezileriniz sırasında kadınların özellikle başını örtmesi ve kapalı giysiler giymesi, erkeklerin ise yine şort, terlik gibi giysiler kullanmamaları uygun olur.

 

İklim

Tahran iklim olarak Gaziantep veya Urfa ya benzer. Hava kurak, boz ve boş bir toprak. Güneş sert şekilde sıcaklığını hissettirir.

 

Şehir içi ulaşım

Taksiler sarı ve yeşil renkli. Yeşiller kadın şöförlü ve sadece kadınlara hizmet veriyor. Taksiye binmeden önce mutlaka pazarlık yapın.

 

Ne yenir

Tahranın en meşhur restoranı Ali Ghapoo restoranıdır. Restoran Gandi Jonobi Ave adresindedir.

iran.tahran genel.
İran Tahran

 

GEZİLECEK YERLERİ

Tahran sadece 2 asırlık şehir olmasına rağmen, eşsiz müzelerinde İran’ın eski ve en değerli mirası bulunur. Tahran’ın müzeleri, dünyanın en iyileri arasında yer alır.

iran.tahran.valiasr caddesi.1
İran Tahran Valiasır Caddesi

Valiasr Caddesi

Bu ağaçlarla çevrili cadde, Tahran şehir merkezinde, batı ve doğu bölümünü böler. Orta doğunun en uzun caddesidir. Toplam uzunluğu 20 km kadardır. Tahran şehrinin kuzey ve güney ucunu birbirine bağlar.

Şehrin ana alışveriş caddesidir. Aynı zamanda, sabahın erken saatlerinden geç saatlere kadar her saat trafiğin yoğunluğu ile bilinir.

Cadde ilk olarak Rıza Şah Pehlevi tarafından yapılmış ve Pehlevi Caddesi olarak anılmıştır. 1979 yılındaki İslam devriminden sonra caddenin ismi değiştirilmiştir. Valiasr, 12 Şii imamından biridir. Cadde boyunca: sayısız dükkan, restoranlar, kültür merkezleri vardır. Bunlar arasında öne çıkanlar: lüks takı ve aksesuar mağazaları, Rolex, Tag Huer gibi markalar bulunur. Ayrıca cadde boyunca, farklı dönemlere ait tarihi evler ve siteler vardır.

iran.tahran.mellat park.1
İran Tahran Mellat Park
iran.tahran.mellat park.6
İran Tahran Mellat Park

 

Mellat Park

Şehrin en büyük rekreasyon alanlarından biridir. 1979 devrimi öncesinde, Shahanshahi Park olarak tanınır. Park: Valiasr caddesine bitişik, Elburz dağlarının eteğindedir.

Park içinde: kafeler ve küçük bir kuş kafesi olarak bilinen piknik ve dinlenme yeri vardır. Ayrıca yürüyüş yolları ve gölgelikler bulunur.

Park alanında, 120 türde ağaç, çalı ve meyve ağaçları bulunmaktadır. Ayrıca İran ünlü insanlarının heykelleri parkta çeşitli yerlere yerleştirilmiştir. Onlar özellikle büyük merdiven yanında görülür.

Mellat Park: 1886-1888 döneminde inşa edilen, ilk Pers demiryolunda kullanılan buhar gücüyle çalışan bir lokomotif vardır. Bu lokomotif, 1887 yılında Belçika’da yapılmış ve demiryolunda devreye alınmıştır.

Mellat Park: Tahran şehrinin ilk müzikal havuzuna ev sahipliği yapmaktadır. Geceleri birçok aile, buradaki eğlenceli görüntüleri izlerler.

iran.tahran.mellat sinema.1
İran Tahran Mellat Sinema Kompleksi

Mellat Sinema Kompleksi

9 Kasım 2008 tarihinde açılan kompleks, parkın güneybatı kesiminde 6000 metre karelik alanı kapsamaktadır. Burada 4 tiyatro salonu ve 4 sinema salonu vardır.

 

Tahran Demiryolu İstasyonu

Cadde boyunda yer alan Tahran Demiryolu İstasyonu, ilk tescilli tarihi bölgedir. İstasyon: Tahran Ermeni mezarlığına defnedilen Karim Taherzadeh Behzad tarafından inşa edilmiştir. Tasarımında antik Pers mimarisinden esinlenilmiştir.

iran.tahran.milat kulesi.2
İran Tahran Milat Kulesi
iran.tahran.milat kulesi.1
İran Tahran Milat Kulesi

 

 Milat Kulesi-Borj-e Milad

Dünyanın en yüksek 6.  Ve Ortadoğu’nun ise 1. Kulesidir. Yapı olarak dünyanın en uzun 16. Yapısıdır. Toronto şehrindeki CN kulesi ile benzerlik taşımaktadır.

Tahran uluslararası iletişim merkezinin bir parçası olarak yapılmıştır. Kulenin büyük bir deprenme dayanacak şekilde inşa edildiği iddia ediliyor.

Hemen hemen şehirde her yerden görülür. Kule gerek girişi, gerek galerileri ve gerekse çarşısı ile çok güzel. Gezme alanı kontrollü, çıkış ise kalabalık değil, yani gezmeye değer.

Gözlem salonu için biletler önceden rezervasyon yaptırılarak alınır. 2 hatta 3 tür bilet satılıyor.

Yükseklik 435 metredir. Yani Paris şehrindeki Eyfel kulesinin 1.5 katıdır. Kulenin anten kısmı, 40 katlı bir binaya eşit yüksekliktedir. Kulenin tepesinde çalışan işçilerin, zaman zaman -37 derece sıcaklıkta çalıştıkları söyleniyor.

2000 yılında yapımına başlanan kule, 2007 yılında tamamlanmış ve 2008 yılında hizmete girmiştir. 12 katlıdır. Yani dünyanın en büyük kule yapısıdır. Kulenin ayak bölümünde de 6 katlı bir yapı var.

Kulenin kafası, 25.000 ton ağırlığındadır. Kulenin tepesinde 4 aşamalı anten direği 120 metredir. Alt bölümde ortak kullanıcıların telekominikasyon antenleri bulunurken, üç üst katta ise İran İslam Cumhuriyeti radyo ve televizyon organizasyonlarının antenleri vardır.

Kulenin 313 metresine kadar asansörle çıkılabiliyor. Ama asansörün muhteşem hızına şaşıracaksınız. Asansörler saniyede 7 metre hızla yükseliyorlar. 3 farklı bölümde, 6 asansör bulunuyor. Dördüncü tarafta ise bir acil merdiveni var.

Kulede çevreyi izlemek için kapalı ve üstü açık salonlar, VIP restoran, döner restoran, kafeterya, sanat galerisi bölümleri bulunuyor.

Seyir terasının hemen altındaki balmumu müzesini gezebilirsiniz. Burada İran geçmişindeki ünlü kişilerin balmumu heykelleri sergileniyor.

En üst katta sergi salonları var. Burada birçok kişi kendi el işlerini satıyor. Bunların fiyatları nispeten daha ucuz. Diğer bir sergi salonunda ise farklı ülkelerdeki kulelerin minyatürleri ve Tahran belediyesine hediye edilen eşyalar sergileniyor.

Ülkenin en pahalı restoranlarından biri buradadır ve yerden 390 metre yükseklikte döner restorandır. Döner restoranda yemekler açık büfe, yani istediğiniz kadar alıp istediğiniz kadar restoranda kalabiliyorsunuz.

Ancak yemekler çok iyi değil. Girişteki fast food lokantasında cheesburger denemenizi öneririm. Yine ilk terasta semaver çay içmelisiniz, çünkü genelde içilen sallama çaya göre daha lezzetli.

Evet, tüm Tahran ayaklarınızın altında, muhteşem güzel bir restoran var. Alışveriş imkanları da var ama pahalı. Gezi planınızda Şiraz ve İsfahan varsa, oradan daha ucuz bulurum diye burayı geçmeyin, burası oralardan daha ucuz.

En alt katta sergi var görmenizi öneririm.

iran.tahran.imam humeyni mezarı.1
İran Tahran Ayetullah Humeyni Türbesi

Ayetullah Humeyni Türbesi

Tahran-Kum karayolu üzerinde, şehrin güney tarafındandır, ücretsiz gezilebilir.

Devasa geniş bir alan üzerine kurulmuş komplekste mozole, eğitim yeri, ibadet yeri var.

Polisin yoğun kontrollerinden sonra mezar yerine ulaşılıyor.

İmam Humeyni, İran İslam Cumhuriyetinin kurucusunun son dinlenme yeri buradadır. Türbenin, Humeyni 91 yaşında öldüğü için 91 metrelik kuleleri vardır.

İç salon 100 metre uzunluğundadır. Humeyni’nin yattığı yer, camekanlı bir alan. Yanında ise çok genç yaşta ölen ve çok sevdiği oğlunun mezarı var. Açık alanda bulunan mezarlar ise eşi ve yakınlarına ait.

Mezarların hemen karşısında Humeyni ve oğlunun büyük boy resimleri görülüyor. Buranın yakınlarında, İran-Irak savaşında (1990-1998) hayatını kaybeden yaklaşık 200.000 kişinin mezarı bulunan “Behişt-i Zehra” mezarlığı vardır.

Her yıl 4 Haziran günü, yüzbinlerce insan burayı ziyaret ediyor.

iran.tahran.ulusal müze.8
İran Tahran İran Ulusal Müzesi
iran.tahran.ulusal müze.7
İran Tahran İran Ulusal Müzesi
iran.tahran.ulusal müze.6
İran Tahran İran Ulusal Müzesi
iran.tahran.ulusal müze.5
İran Tahran İran Ulusal Müzesi

 

İran ulusal müzesi-Antik İran Müzesi

Tir Ave ve Emam Humenyi Ave üzerindedir.

Bu 60 yaşındaki müze, İran’ın en büyük arkeoloji ve tarih müzesidir.

Müze iki bina, Antik İran Müze ve İslami dönemlere ait müzeden oluşur.

Müze binası 1928 yılında, Fransız mimar Andre Godard tarafından tasarlanmış, art deco tarzında tuğla ile büyük eyvan girişli olarak Sasani mimari stilleri karıştırılarak yapılmış, Tahran’da çekici, modern yapılardan biridir.

Müze, 1937 yılında açılmıştır. İran’ın ilk müzesidir. Müze 300.000 eserle ülkenin bin yıllık uzun geçmişini kaydeder.

Müzede: çoğunlukla Persepolis, İsmail Abad, Sus, Rey ve Tureng Tappeh kazılarında bulunan seramik, taş figürler ve oymalar da dahil muhteşem bir koleksiyon bulunmaktadır. Burada: fildişi, altın, gümüş ve mermerden yapılmış İran’ın sikke ve mühürlerine ait muhteşem bir koleksiyon bulunuyor. (Giriş bileti satın alırken, eserler hakkında İngilizce broşür istemeyi unutmayın)

İki katlı bina Sasani ve Arsakid stilleri anımsatır.

Ana bina: Sasani dönemi öncesi çanak-çömleklerine ev sahipliği yapar.

Susa, Chogha Zambil ve Persepolis’ten gelen Akamenid dönem süslemeleri, Elam eserleri görülebilir.

Susa’da ele geçen buluntular arasında çift kanatlı, efsanevi yaratıklar ile dekore edilmiş, kanatlı aslan taş, bazı hayvan şekilleri ve kaplar, renkli sırlı tuğlalar vardır. 1901 yılında Susa’da bulunan Hammurabi Babil Kanununa ait stel bir kopya da sergilenmektedir.

Bunun orijinali Paris Louvre müzesindedir. Persepolis adlı sergide, muhteşem bir insan başlı heykel, bir çivi yazılı kitabe, Apadana Sarayı merkez salonunda sırlı çini ve çarpıcı bir friz ilgi çeker.

Ayrıca vitrinde Darius I zamanından kalan, ünlü bir yazıt görülür. Ayrıca yine burada: bir boğa başlı heykel, oyma merdiven, sadece bir hafta önce oyulmuş gibi görünen bir oturan köpek heykeli, dört çivi yazılı tablet vardır.

Müzede ayrıca: İslam döneminin ilk yılların ait hazineler sergilenir. Bunlar: namaz odası, cami, Kur anı Kerim el yazması kopyalarıdır. Diğer el yazması kitaplar, Firdevs’in, Nizami Sadi ve Hafız’ın şiirsel eserleridir.

Binanın yüzü, zeminler gibi çömlek, cam, minyatür, halı, metal gravürler ve hat gibi İran sanatsal grafikleriyle süslüdür.

Müzede bulunan “Tuz man”(Zencan) : doğal olarak 2000 yıldır bir tuz madeninde mumyalanmış bir prens olarak görülür. MÖ.3. yüzyılda yaşamış bu madenci tuzlu bir ortamda kaldığından günümüze kadar gelebilmiş. Beyaz sakallı kafası, bacak derisi ve ayağındaki çizmeleriyle, sanki buzdolabından yeni çıkmış gibi. Onun giysileri ve mücevherleri hala sağlamdır.

Müzenin arkasında bir avlu içinde küçük bir kafe vardır.

iran.tahran.rıza abbasi müzesi.1
İran Tahran Rıza Abbasi Müzesi

Rıza Abbasi Müzesi

892.Şeriati Ave. Adresindedir.

Adını 16’ncı yüzyıl Pers minyatürcüsü Rıza Abbasi’den almıştır. Müzenin ana koleksiyonu: el yazmaları, takı, kil, metal el işleri ve cilalı tabloları içerir. Ayrıca geçici sergiler düzenlenir. İranlı yazar Sadık Hikayet’in kimi tartışmalı eserleri burada sergileniyor.

Müzenin koleksiyonlarında: Kaçar dönemi sonuna tekabül eden, 20’nci yüzyılın başları ve MÖ.2000 yılı arasındaki döneme ait parçalar vardır. Ziyaretçiler, bu zaman aralığına ait sanat, kültür ve teknolojik gelişmeleri gözlemleyebilirler.

Müzede sergilenen nesneler arasında: seramik ve metal nesneler, tekstil ve İslam dönemine ait lake boyama, tarih öncesi çağlardan itibaren pişmiş toprak, metal ve taştan yapılmış eserler bulunmaktadır.

Diğer eserler, İslami dönem sanatı ve teknoloji ve hat eserleri yanı sıra İslam öncesi dönemden tuval ve kağıt, el yazmaları ve takı ve resimler vardır.

iran.tahran.iran sinema müzesi.1
İran Tahran İran Sinema Müzesi

İran Sinema Müzesi

Valiasr Ave adresindedir.

İran sinemasının 100 yıllık geçmişi vardır. Müzede bu geçmişe ait hatıra posterler, ekipman ve fotoğraflar sergileniyor. Müzede günde birkaç kez İran filmleri gösterilir ve İran klasik filmlerinin DVD leri satılır.

 

Züccaciye ve Seramik Müzesi-Abgineh

Si Tir St. Adresindedir. 7000 metrekarelik alanı kapsayan bina, 1953 yılına kadar Qavam tarafından kullanıldı.

İran’ın bu ünlü müzesi, birkaç salon, atölyeler ve kütüphane içerir. El sanatları porselenler, cam atölyeleri ve kristaller, üç bölümde yer alıyor.

Müzede MÖ 4000 yılından gelen kil kaplar ile başlayan ve ayrıntılı, modern cam ile biten, İran cam ve seramik eserleri kronolojik olarak sıralanmış ve sergilenmektedir. Sekizgen bina, müzeye dönüştürülmeden önce, 1970’lerin ortasına kadar Mısır Büyükelçiliği olarak kullanılmıştır. Onun eski hayatının lüks özelliklerini korumaktadır. Bunlar yaldızlı duvar süslemeleri, avizeler ve bir maun merdiven ve geniş bahçelerdir.

iran.tahran.jomeh çarşı.2
İran Tahran Cuma Pazarı

 

Jomeh Çarşı-Cuma pazarı

Sa’di Metro İstasyonuna yakın Jomhuri caddesindedir.

İran ve Orta Asya’dan gelen satıcılar tarafından, Cuma saat 9-16 arasında kurulur. Çok kalabalık olduğundan mümkün olduğunca erken saatte gitmelisiniz.

Pazar, Jomhuriye Eslami Ave ve Ferdosi St köşesinde yakın bir otopark ve alışveriş merkezine bitişiktir.

Tahran’ın Jomeh Çarşısı, büyük bir çeşitlilik sunar. Otoparkın üst katları özellikle pazarlık yapmayı sevenler için idealdir. Burada: müzik aletleri, hançer, giyim, cam, r esim, halı, antika gibi nesneler bulup satın alabilirsiniz.

iran.tahran.kapalı çarşı.0
İran Tahran Kapalı Çarşı

Kapalıçarşı-Bazar Bozorg-e Tahran-Büyük Pazar

Tahran şehrinin güneyindedir. Tarihsel bir pazardır. Alan olarak, dünyanın en büyük çarşısı olduğu söylenmektedir.

İran ekonomisinin can damarıdır.

Birçok koridor uzunluğu 10 km den fazladır. Birkaç girişi vardır. Çarşı alanı içinde: camiler, pansiyonlar, bankalar ve güney Tahran bölgesinin yangın istasyonu vardır. Çoğu satıcılar, benzer malları satanlar, farklı koridorlar oluşturmuş ve bir araya gelmişlerdir. Özellikle takı ve halı bölümleri ilgi çeker.

İhtiyacınız olan hemen her şey burada gayet ucuz olarak bulunur. Ancak pazarlık yapmayı unutmayın, mutlaka pazarlık yapın.

iran.tahran.tajrish çarşı.1
İran Tahran Tajrish Çarşı

Tajrish Çarşı

Kuzey Tahran’daki Tajrish çarşı, öğleden sonra alışveriş için ideal bir yerdir. Burada taze meyve ve sebze yanı sıra, geleneksel İran tatlıları satan canlı merkezi bölüm, geleneksel el sanatları ve turistik mallar satan seyyar satıcılar vardır. Ayrıca: kebap restoranı ve çayevi ilgi çeker.

iran.tahran.gülistan sarayı.3
İran Tahran Gülistan Sarayı
iran.tahran.gülistan sarayı.2
İran Tahran Gülistan Sarayı

 

Gülistan Sarayı-Rose Garden- Golestan Sarayı-Unesco 2013

Sarayın her bölümü için ayrı bilet satıyorlar.  Tamamı için 5 bilet alınıyor ve toplam 20 000 yani 2 dolar. Sarayın belli bölümlerinde fotoğraf çekilmiyor.

Duvarlı bir parkın içinde yer alan yapılar topluluğudur. Başlangıçta Şah Abbas zamanında (1588-1629) inşa edilmiştir. Safevi hanedanının Arg yani kale sitesindedir.

Kompleks 17 saray, müze ve salonlardan oluşur.

1779 yılında iktidara gelen Kaçar ailesinden Ağa Muhammed Kaçar han, Tahran’ı başkent yapar ve burayı yaptırarak ikametgah olarak kullanır. O dönemde, saray yapısı, Tahran Tarihi Arg yani kalesinin çamur ve sazdan yapılan  duvarları içindeki kraliyet binaları gurubundan birisidir.

Onun bahçesi, şehrin kalbinde serinlik ve huzur vahasıdır.

19 yüzyıl başlarında Fatih Ali Şah tarafından yapımına başlanan saray, devlet işleri ve resmikabuller için kullanılmış. Nasrettin Şah, Avrupa’ya gidip döndükten sonra Fransız mimarisine hayran kalır ve onun zamanında yapılan ilavelerle Avrupa ve Rus etkileri görülür.

Ancak binaların çoğunun iç görkemi, Kaçar hanedanının, Avrupa’nın kraliyet binaları ve kendi sanatlarının karışımı bir mimari stili çağrıştırır.

Kerim Han’ın mermer tahtı da bu saraydadır.

Bu güzel bir bahçe çevresindeki büyük binalardan oluşur. Görkemli bir saraydır.

Tahran şehrinin en örgütlü müzelerinden birisidir ve taş işleri, metal işleri, müzik aletleri, silah, çömlekçilik, gelinlik modelleri gibi İran yaşamının temel orijinalliğini oluşturan her şeyi sunan 30 bölümden oluşmaktadır.

Duvar süslemeleri, aynalı işlemeleri mükemmeldir.

Taler-e Ainen (Hall of Mirror), kendi duvarlarını kaplayan muhteşem ayna çalışmaları ile ünlüdür.

Burada İran vitray, mozaik, çini ve resim sanatının güzel örneklerini görebilirsiniz. Ayrıca, Kaçar krallarına verilen resim ve hediyeler de sergilenmektedir.

Bahçede bir havuz bulunur. Ayrıca ekilen alanların çevresinde inşa edilen sarayın en karakteristik özelliği, zengin süslemeleridir ve bunlar 19. Yüzyıla aittir. Bu güzel örnek, günümüze kadar İranlı sanatçılar ve mimarlar için ilham kaynağı olmuştur.

Stil olarak, geleneksel Pers el sanatları ve 18. Yüzyıl mimarisi ve teknolojik unsurlarını birleştirir. Sarayın mevcut durumu, 400 yıllık süreçte yapılan inşaat ve tadilat sonucudur. En son, mevcut görüntüsü, 1865 yılında Mimar Navai tarafından yapılmıştır.

Saray 1930 yılında İran Ulusal Miras Koruma Kanununa göre ulusal bir anıt olarak sınıflandırılarak koruma altına alınmıştır.

 

National Jewels Müzesi-Ulusal Mücevher Müzesi

Firdevsi Ave adresindedir. İran Ulusal Bankası bodrum katındadır. Hemen önünde Alman ve Türk Büyükelçilik binaları vardır.

İran’daki en bilinen müzelerden biridir.

Burada muhteşem bir ihtişam göreceksiniz.

Buradaki taşların yüzlerce yıllık geçmişi var ve bu taşların birçok savaşa sebep olduğu söyleniyor.

Burada 37 vitrinden oluşan bölümde dünyanın en değerli takı koleksiyonu sergilenir.

Sergilenen objelerin büyük çoğunluğu Şah Pehlevi tarafından İran Merkez Bankasına transfer edilmiştir. Bunların aynı zamanda ülkenin para sistemini desteklediği söyleniyor.

Ahamenişler zamanından beri toplanan İran hazinesi, burada küçük bir salonda sergileniyor. Dünyanın en değerli koleksiyonlarından biridir. Müzenin bazı küçük mücevherleri, 1979 devriminde çalınmış, ama çoğu bozulmadan kalmıştır.

Bu hazine Afgan işgali sırasında, Hindistan a kaçırılmış. Nadir Şah zamanında ise bir kısmı geri alınmış. Şahın tacı daha önce de Sasani imparatoru tarafından kullanılmış.

Hindistan’ı istila etmemesi karşılığında, Nadir Şah’a hediye edilen “Derya-e Nur” elması, 38×25 mm boyutlarında, 181 grat ağırlığında, dünyanın en büyük pembe elması olarak biliniyor. Diğer hediyelerin birçoğu Safevi krallara verilmiştir.

Bunlardan müzede sadece biraz önce sözünü ettiğim Derya-e Nur elması, Peacock tahtı ve Jeweland Globe kalmıştır. Ayrıca Kaçar ve Pehlevi krallarının taçları da sergilenmektedir.

Kaçar hükümdarının tavus tahtı, Nadir Şah’ın kalkanı, 500 karatlık Samara Lali, devekuşu yumurtasından yapılmış nargile, müzenin en değerli parçalarıdır. 34 kg ağırlığındaki altın ve 51.366 değerli taşla süslenmiş altın küre de ilgi çeker. Dünyanın er büyük, kesilmemiş yakutu da burada sergileniyor. Ayrıca Highlights koleksiyonunda, mücevher kaplı yemek tabakları da ilgi çekmektedir.

Hafta için sadece 3 gün, ikişer saat açıktır.

 

iran.tahran.çağdaş sanatlar müzesi.1
İran Tahran Çağdaş Sanatlar Müzesi

Tahran Çağdaş Sanat Müzesi-TMOCA

Beton müze binası, Kuzey Kargar caddesindedir. Laleh Parkının batı tarafında olan bu müzede, çağdaş sanatın en ünlü eserleri sergilenir.

Giriş ücretlidir. Giriş ücreti 10.000 riyal yani 1 dolardır.

Müzenin binası ilgi çekmektedir. Özellikle çatıdan kaldırılan tepeye dikkat çekilir. Burası, güneşin iç mekanın ortasına girmesine izin verir. .Böylece çöl şehirlerindeki konutların serin yer altı sığınaklarının bir örneği gibidir.

Müzede, modern İranlı sanatçıların resimlerinin ilginç bir koleksiyonu vardır. Ayrıca; Avrupa ve ABD dışında, değerli Batılı modern sanatın en büyük koleksiyonu olduğu düşünülmektedir.

Merkezi salon ve çevresindeki labirent koridorlarda modern İran sanatı boyunca üretilen eserler sergileniyor. Onları izlemek için rahat koltuklar bulunuyor.

Müzenin koleksiyonunda ayrıca: Jackson Pollock, Francis Bacon, Andy Warhol, Edvard Munch, Rene Magrite ve Mark Rothkonun gibi sanatçıların eserleri de bulunuyor.

Hatta, biraz önce söylediğim gibi, Avrupa ve ABD dışında, çağdaş sanatın en güzel koleksiyonunun burada bulunduğu söyleniyor. Bunların çoğu ve özellikle Van Gogh, Pablo Picasso, Dali, Monet ve Andy Warhold gibi sanatçıların eserlerinin, eski imparatoriçe Farah Diba tarafından toplandığı söyleniyor.

Bu eserlerin 1970’lerde Farah Diba tarafından satın alınan eserlerin, tahmini değerinin 2.5 milyar sterlin olduğu söyleniyor.

Ancak milyonlarca dolarlık bu eserler müzede sergilenmiyor, depolardaki kasalarda muhafaza ediliyor, müzede günümüzde kaligrafi sergisi var ama bu kaligrafi sergisi de son derece ilgi çekici.

 

Sadabat Sarayı

Tahran’ın kuzeyindedir.

Sarayın bahçesi oldukça büyüktür. Sarayın bahçesinde eski Amerikan arabalarıyla gezinti yapılıyor.

54 odalı bu şatafatlı sarayın girişinde, bahçede mermer basamakların solunda, inanılmaz boyutta bir Şah heykeli varmış, Humeyni devrimi sırasında yıkılmış. Geride kalan devasa çizmelerini görebilirsiniz. Heykelin üst kısmı yok.

İran Pehlevi hanedanı tarafından 110 hektarlık bir alanda inşa edilmiş bir saraydır.

Saadabat Sarayının birleşik parçalarının bulunduğu müze ziyaret edilebilir, İran’ın zengin tarihi görülebilir.

Saadabat Saray Kompleksi içinde yer alan “Beyaz Saray” baba Rıza Şah tarafından yaptırılmış ve 1920’lerde kendisi burada yaşamıştır.

Daha sonra kendisi Yeşil Saraya geçer, oğlu Şah Muhammed Rıza Pehlevi 1970’lerde taşınarak bu sarayda yaşamıştır. İran Devriminden sonra saray müze haline getirilmiştir.

İki katlı sarayın salonları ve odaları gösterişten uzaktır.

Genellikle sarı ve yeşil renklerin hakim olduğu, geniş koltuklar, çiçekli perdeler, zarif vitrinlerle sade yaşamın bir göstergesi gibidir.

iran.tahran.niavaran sarayı.2
İran Tahran Niavaran Sarayı
iran.tahran.niavaran sarayı.0
İran Tahran Niavaran Sarayı

 

Niavaran Sarayı

Tahran şehrinin kuzey kesiminde yer alan ve 9000 metre karelik alanı kaplayan bir komplekstir. Birkaç bina ve müze vardır.

Saray, 1968 yılında tamamlanmış ve Muhammed Rıza Pehlevi tarafından birincil ikametgah olarak kullanılmıştır. İran Devrimine kadar imparatorluk ailesi burada ikamet etmiştir. Ana saray, 1958 yılında İranlı mimar Mohsen Foroughi tarafından tasarlandı ve 1967 yılında tamamlandı.

Halen komplekste: beş müze (Niavaran Sarayı Müzesi, Ahmet Shahi Pavyonu, Sahebqaraniyeh Sarayı, Cihan Nama Müze ve özel kütüphanesi) ve Mavi Salon, Özel Sinema, Cihan Nama Galerisi ve Niavaran Bahçesi vardır.

iran.tahran.halı müzesi.2
İran Tahran Halı Müzesi

 

Halı Müzesi-Laleh Parkı

Lahey parkının üst kısmındadır. Dr Fatemi bölgesindedir. Laleh parkında çağdaş sanat müzesine komşudur. (5 dakika yürüme mesafesindedir) Tahran şehrinin en çok ziyaret edilen müzelerinden biridir. Çünkü İran’da 2500 yıldır halı dokunmaktadır.

Giriş ücretlidir. Ücret 25.000 riyaldir.

1970’li yıllarda İran Kraliçesi Farah Diba tarafından tasarlanan müze, 3400 metre karelik alanı kapsayan iki galeriden oluşur. Müze 1978 yılında kurulmuştur.

Amaç, bu sanatın tarihsel arka planı ve evrimi hakkında araştırma yapmaktır. Güzel mimarisi ve halı dokuma tezgahına benzeyen cephesi ile İran Halı Müzesi, Tahran Lale Parkın kuzeybatısında yoğun ilgi görmektedir.

Zemin katta galeri kalıcı bir sergi vardır.

Üst kat, geçici sergilere adanmış ve son zamanlarda bir resimli halı koleksiyonu ve Hayat ağacı halısı sergilenmektedir.

Sergilerde 100’den fazla halı vardır. Bunların çoğu 19 veya 20 yüzyıllardan kalmadır. En eski halı örneği: MÖ.500 yılından kalma ve Doğu Türkistan’da bulunan halıdır.

Özellikle bir avuç kadar olan ve 16’ncı yüzyıldan kalma halı ilgi çekmektedir.

1949 yılında, bir arkeolojik kazıda, Sibirya Altay Dağları Pazırık vadisinin buzulları arasında bir halı bulundu. Bu halı Profesör Rudenko gözetimindeki Rus bir gurup arkeolog tarafından bir İskit prensin mezarında bulundu.

Radyokarbon testi sonucunda Pazırık halısının, MÖ.5. yüzyılda dokunmuş olduğu anlaşıldı. Bu halı: 1.83 x 2 metre boyutlarındadır. Gelişmiş dokuma tekniği kullanılmış, 36 simetrik düğümlüdür.

Yani, halı dokuma tekniğinin geçmişinin uzun bir döneme kadar yayıldığını ispat etmektedir. Çoğu uzman, Pazırık halı deneyimi ve tarihinin en az 1000 yıllık bir geçmişi olduğuna inanıyorlar. Bu teoriye göre, İran’da halı dokuma sanatı, en az 3500 yaşındadır.

Halılarda büyük ölçüde avcılık ve yaban hayatı sahneleri işlenmiştir. Müzede pratik halı dokumacılığı teknikleri gösterileri düzenlenmekte olup, tarih ve saatleri hakkında, müze girişinden bilgi alınabilir.

Müzede fotoğraf çekmek serbesttir ama flash yasaktır.

Ayrıca, yine müzede 7000 kitaplık bir kütüphane vardır.

 

Reza Abbasi Müzesi-RAM

Modern dört katlı binada bulunan Tahran’ın en iyi müzelerinden biridir. Müze Eylül 1977 tarihinde açılmış ancak Kasım 1978 tarihinde kapatılmıştır. 1979 yılında iç süslemeleri ve yenilenen sergi alanı ile yeniden açılmıştır. 1984 yılında onarıma alınmış ve 1985 yılında yeniden açılmıştır.

Müzenin koleksiyonları, Kaçar dönemini sonuna tekabül eden 20’nci yüzyıl başlarından geriye doğru 2000 yıllık bir döneme aittir. Ziyaretçiler, bu döneme ait sanat, kültür ve teknolojinin gelişimini görebilirler.

 

iran.tahran.şehir tiyatrosu.2
İran Tahran Şehir Tiyatrosu

 

Tahran Şehir Tiyatrosu-Te’atr e Shahr

Park-e Daneshju içinde, Enghelab ve Valiasr sokaklarının kavşak noktasındadır.

Mimar Ali Sardar Afkhami tarafından yapılan bina 1960’larda tasarlanmış, daha sonra ise genişletilmiştir. Bugünkü görünümü, yani silindirik modernist bina, 1972 yılında açılmıştır. Tiyatro, çeşitli sanat festivalleri ve yerel olarak üretilen eserlerin sergilenmesi için kullanılır. Ana salon 500 seyirci kapasitesi ve döner sahneye sahiptir. Tiyatroyu çevreleyen yerlerde sokak sanatçıları görülür.

iran.tahran.baharestan.1
İran Tahran Baherestan

Baharestan

Tarihi İran parlamento binası, 1906 yılında açılmıştır. Baharestan sarayı ve meydanı, Tahran şehrinin en eski yapılarından biridir. Sarayın kurucusu Mirza Hüseyin Han’dır. Meydanın ortasındaki heykel Ayetullah Modarres’e aittir. Meydanın kuzeyinde, Feteli Şah Negarestan bahçesi görülür. Bu bölgede inşa edilen binalar Tahran Üniversitesine aittir. Ulusal Sanat Müzesi, bu alanın güneyindedir.

 

İmamzade Mescidi

Kuzey Tahrandadır. İmamzade Salih Mescidi ve dibinde bir Pazar bulunuyor. Mescidin içinin tavanı, tamamen küçük cam parçaları ile ustalıkla kaplanmış. İnsanlar içerideki mezarı görmeye değişik yerlerden geliyorlar ve gündelik hayatla ilgili sorunlarını mescitte bulunan mollalara soruyorlar.

Burada dikkatimi çeken diğer bir özellik, ziyaretçiler namaz kılarken alınlarına, yeşil tabelalardaki ufak toprak parçalarını koymaları. Çünkü insanlar topraktan yaratılıp yine toprağa dönecek olduklarını düşünerek, toprak ile temasın olması gerektiğine inanıyorlar. Mescitten çıkarken, geri geri ve selam vererek çıkmak adet.

iran.tahran.azadi anıtı.2
İran Tahran Azadi Özgürlük Anıtı
iran.tahran.azadi anıtı.1
İran Tahran Azadi-Özgürlük Anıtı

 

Azadi (Özgürlük) Anıtı-Freedom Tower

Uzun zamandır Tahran şehrinin sembolü olmuştur.

Buranın eski adı Şah Meydanı imiş. Devrimden sonra değiştirilmiş. Humeyni ile gelen yeni rejimin İran halkına getirdiği özgürlüğü simgeliyor.

Pers imparatorluğunun 2500 yıldönümünü anmak için inşa edilmiştir. Anıtın yapımında tam 2500 adet taş kullanılmıştır.

Sasani ve islam mimarisi unsurlarını birleştirir. Kulenin ana girişi ana tonoz altında bodrum katında Azadi müzesi vardır.

Azadi kulesi Tahran’ın mevcut sembolü kütüphane, çağdaş sanatçıların eserlerini görüntülemek müze ve sanat galerileriyle kültür merkezi vardır.  50 metre boyunda ve Tahran havaalanına gelmeden ziyaretçilerin ilk rastladıkları yerdir.

Bu belirgin şekilli kemer, Mehrabat uluslar arası havaalanı yakınında, şehrin batı kesimindedir.

Azadi kelimesi ulusal bağımsızlık anlamına gelir ve 1971 yılında, Şah Rıza zamanında tamamlanmıştır. İran’ın 2500 yılı anısına yapılmıştır.

3 kat, 45 metre yükseklikteki anıt, Hamedan ilinden getirilen 25.000 tonluk granit bloklardan inşa edilmiştir. Neredeyse 15.000 farklı şekilli bloklar, eşsiz bir şekil oluşturmak için kullanılmıştır.

21 metre yükseklikteki kemer, İslam öncesi temsilcisi Sasani döneminde duaya kaldırılan elleri temsilen işaret eder.

4 asansör veya 286 basamaklı merdiveni çıkarak, kulenin tepesinden muhteşem bir Tahran şehri manzarasını izlemek mümkündür. Bodrum katındaki iki oda, bölünmüş bir müzedir.

Burada ilk seramik ve cam eserler yanı sıra, 1 ve 2 yüzyıllardan kalma bronz eserler sergilenir. İkinci odadaki fotoğraf ve modeller, İran ın farklı bölgelerinden gelen geleneksel yaşamı tasvir eder.

 

REY ŞEHRİ

Tahran’ın hemen güneyinde, adeta Tahran la birleşmiş gibidir.

Büyük Selçuklu Devletinin Tuğrul Bey zamanındaki ilk başkentidir. Selçuklu Devletinin kurucusu Tuğrul Bey in mezarı burada. Mezara “Burc-u Tuğrul” deniyor.

56-3947070-1441829897bf9e59e3702644d1b0173a5902063863
İran Tahran Rey Çarşısı
İran Tahran Rey Çarşısı

 

Rey Çarşısı

Tahran’ın güneyinde yer alan buraya metro ile gidilebilir. Burada genellikle dini mallar (başörtüsü, seccade, Kur-anı Kerimler vb) satılmaktadır. Ama aynı zamanda bazı ıvır zıvırlarda satılmaktadır. Rey şehrini yani bu eski siyasi merkezi ziyaret edenlerin, çarşıya uğramasını öneririm.

 

Tuğrul Bey Kulesi

Muhteşem bir kuledir. İçi boş, tavanı yok. Yaklaşık 100 metreye yakın uzunluğu, 10 metreye yakın genişliğiyle ilk görüldüğünde, içine girildiğinde ihtişamı ve mimari zarafeti ile insanı etkileyen bir yapı. Ses akustiği harika. Tuğrul beyin kabrinin burada olduğu ancak yerinin tam olarak bilinmediği söyleniyor. Yani bir anlamda gizli imiş.

 

Cuma Camii

11 yüzyılda Selçuklu döneminde inşa edilen cami, dünyanın en eski 10 camisinden biri olarak kabul ediliyor.

 

Derband

Tahran şehir merkezindeki kalabalıktan ve yoğunluktan kaçmayı düşünürseniz, burası bir alternatif yaratabiliyor. Bölge, Tahran şehir merkezinin en kuzey ucunda, dağ yamacında kurulmuş bir eğlence ve piknik yeridir.

Dağdan gelen derenin iki yanında birçok lokanta, kebapçı ve çayhane vardır. Dere boyunca sıralanan dükkanların bitiminde ise bir teleferik hattı var, buna binerek Tahran şehrinin muhteşem manzarasını izleyebilirsiniz.

iran.tahran.tochal telecabin.2
İran Tahran Tochal Telekabin

Tochal Telecabin

Tochal bölgesi, Tahran’a bitişik Elbruz dağındadır. Dağın 12 km uzunluğundaki sırt çizgisi vardır. En yüksek zirvesi 3964 metre yükseklikte Tochal zirvesidir.

Bir teleferik, Tahran’dan Tochal kayak merkezi ve bir modern otelin bulunduğu yere çalışır. Teleferik yolu üzerinde 7 istasyon vardır.

Tochal kayak merkezi, 7’nci istasyondadır. İklim ve kar yağışı miktarına bağlı olarak, kayak sezonu genellikle Kasım ayında başlar ve Nisan ya da Haziran ayına kadar devam eder.

Teleferik hattı, 7500 metre uzunluğu ile dünyanın en uzun teleferik hattı olarak bilinir. Proje 1974-1978 yılları arasında tamamlanmıştır. 1900 metre rakımlı, Tahran kuzeyindeki Velenjak vadisinden başlar ve 3740 metre yükseklikteki son istasyonda biter. Teleferik, dağdaki kayak merkezi ve diğer eğlence merkezine erişmek için kullanılır.

Kayak alanı, dünyanın en yüksek dördüncü kayak alanıdır. (3957 metre) Teleferiğin ilk durak istasyonu, kolay bir kayak pistini barındırır. Kayaklar 7’nci istasyondan kiralanır. (günlük 18 dolar)