Aksaray Güzelyurt

Aksaray Güzelyurt

Tarih meraklılarının mutlaka gidip görmesi gereken bir yer. Tam bir tarih cenneti.

Aksaray Güzelyurt

ULAŞIM

Güzelyurt, Aksaray il merkezine, 35 km. uzaklıktadır. Güzelyurt-Niğde arası uzaklık: 80 km. Güzelyurt-Nevşehir arası uzaklık: 70 km.

Aksaray Güzelyurt tarihi

TARİHİ

Günümüzde, Yüksek kilise olarak bilinen “Analipsis Tepesi” ve çevresinde yapılan araştırmalarda, bol miktarda bulunan işlenmiş obsidiyen (volkanik cam) taş baltaları ve seramik parçaları: bölgede, Kalkolitik çağda, insanların yaşadıklarının belirtisidir.

İlçe toprakları üzerinde: MÖ.2000’lerden itibaren, Hititler yaşamıştır. Bunun izleri ise: Sivrihisar geçidi yolu üzerindeki “Kulaklı Tepe” kale kalıntısı ve Analipsis Tepedeki kilisenin üzerinde oturduğu duvardan anlaşılmaktadır. Mamasun baraj gölü çevresinde de, Hitit kabartma ve yazıtları bulunmaktadır.

Takip eden tarihi süreçte, bölgede Pers egemenliği görülür. Persler, bölge insanını çok etkilerler ve bunun sonucunda, Büyük İskender’in bölgeyi işgali sırasında, bölge insanı, İskender’e boyun eğmez ve Pers soylularından birini, kral olarak kabul ederler. MÖ.332 yılında Kapadokya Krallığını kurarlar.

Bölge: MÖ.17 yılında, Romalılar tarafından ele geçirilir. Bu dönemde: köle durumunda bulunan halk arasındaki St. Paul’un bölgeye getirdiği Hıristiyanlık, hızla yayılmaya başlar. İlk yıllarda tepki görse de, zamanla, imparatorluk tarafından resmi din olarak kabul edilinceye kadar, bu dine inananlar, Güzelyurt ve çevresinde, Ihlara Vadisi, Soğanlı gibi yerlerde saklanırlar.

Güzelyurtlu Gregorius Teologos ve Kayserili Basilus: birlikte ortaya koydukları fikirler ile, zaman içinde Ortodoks mezhebinin kurucusu olurlar. Buna bağlı olarak da, ilk manastır hayatı, Güzelyurt’ta yaşanmaya başlanır. Bu dönemde, Bizans imparatoru Teodosius tarafından, bölgede, 385 yılında, Gregorius Teologos adında bir kilise yaptırılır.

12.yüzyılda,

Selçuklular yörede hakim olurlar. Ancak, Selçuklular toprağı işlemeyi iyi bilen yerel Rumların buradan göçmelerini engellemek için, kendilerine bazı imtiyazlar tanırlar. Böylece: Müslüman ve Hıristiyan halk, birlikte yaşamaya başlar. Bu durum: özellikle: Belisırma’da bulunan “St.Georges” yani “Kırk Damaltı” kilisesinde bulunan, Türk kıyafetleri içinde resmedilmiş, Sultan II. Mesut resminden anlaşılmaktadır.

Bölge: 1470 yılında Osmanlı hakimiyetine girer. Takip eden süreçte ise, benim en çok ilgimi çeken şu oldu. 1924 yılındaki mübadeleden hemen önceki yıllarda: burada bulunan kilise idaresi, Osmanlı devletinden aldığı özel izinle: “para” bastırır. Bu paraların üzerinde: Aziz Gregorius”un resimleri bulunur. Bu para: yörede, hem Rumlar ve hem de Türkler tarafından kullanılır.

Evet

1924 yılı mübadele dönemi ve Rumlar bölgeyi terk ederler. Ancak: Yunanistan-Kavala yakınlarında, “Nea Kalvari” isimli, yeni bir köy kurarlar ve Güzelyurt bölgesindeki kilisenin aynısını, orada inşa ederler.

Buradan, yanlarında götürdükleri kutsal eşyaları da, orada teşhir edecek bir müze kurarlar. Bunların yöreden ayrılması sonucu, Yunanistan’dan ülkemize gelen vatandaşlarımız ise, Rumlardan kalan evlere yerleştirilmişlerdir.

1989 yılında, yöre, ilçe olur. İlçede ve Manastır vadisinde, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma, kayalara oyulmuş, 50 civarında kilise bulunmaktadır. Ayrıca: 3 yer altı şehri ve bir kaya cami var. İlçe merkezindeki evler ise: yarı kayadan oyma, cepheleri işlemeli ve muhtemelen 100-200 yıllıktır.

Bu evler: yöredeki taş ustaları  tarafından: kesme taşlardan, 7-8 metre yüksekliğinde yapılmıştır. Bunların en çarpıcı özellikleri: doğal havalandırmalarıdır. Bu havalandırmalar: klima görevi görürler. Kapı girişleri ve tavanlar işlemelidir. İç mekanların yüksekliği: 5-6 metre civarındadır. Alt katlarında: mahzen, hayvan barınağı, ibadethane ve taş fırın bulunmaktadır.

İlçenin eski sokaklarında dolaşırken: mimari güzellikleri görebilirsiniz.

Aksaray Güzelyurt

GENEL

İlçe, Hasandağı eteklerinde kurulmuştur. Deniz seviyesinden 1485 metre yüksekliktedir. Bu yükselti ile, yörede tamamen bir yayla havası hüküm sürmektedir.

Bu iklim etkisiyle, yörede pek çok bitki yetiştirilmektedir.

Günümüzde, ilçe halkı, geçimini: tarımcılık, hayvancılık ve büyük şehirlerde ve yurt dışında inşaatçılık yaparak sağlamaktadırlar.

NE YENİR-NE İÇİLİR

İlçede: özellikle “Gelveri ekmeği” ve “Pekmez” tadına bakmalısınız. Hatta: pekmez satın alabilirsiniz.

Aksaray Güzelyurt Ne Satın Alınır

NE SATIN ALINIR

Güzelyurt ilçesinde: çini imalathanelerinin satış reyonlarından, el yapımı çini tabaklar satın alabilirsiniz.

Aksaray Güzelyurt Gezilecek Yerler

GEZİLECEK YERLER

Aksaray Güzelyurt Hotel Karballa-Kızlar Manastırı

HOTEL KARBALLA (KIZLAR MANASTIRI) 

1856 yılında, yörede yaşayan Hıristiyanlar tarafından, okul olarak yapılmıştır. 1924 yılındaki mübadeleden sonra ise, İlkokul ve Jandarma Karakolu olarak kullanılmıştır. Daha sonra ise, 1989 yılında: Yıldız Üniversitesi tarafından restore edilerek turizmin hizmetine verilmiş ve otel olarak kullanılmaya başlanmıştır. Yapım tekniği açısından: yazın sıcaklarda, odalar, klima varmış gibi serin, kışın ise ılık olmaktadır.

Aksaray Güzelyurt Kilise Camii-Aziz Gegorius Kilisesi-Küçük Ayasofya

KİLİSE CAMİİ (AZİZ GEGORİUS KİLİSESİ-KÜÇÜK AYASOFYA)

MÖ.17.yüzyılda: bölge, Roma imparatorluğu topraklarına katılır. Bu dönemde: kral gücündeki dini liderlerin yani rahiplerin yönetimi, MS. 2’nci yüzyıla kadar sürer. Bu dönemde: köle durumunda bulunan halk arasında, Hz. İsa’nın havarilerinden, St. Paul’un yöreye getirdiği Hıristiyanlık hızla yayılmaya başlar.

Ancak, ilk yıllarda, Bizans idaresi tarafından büyük tepki gören Hıristiyanlık, resmi din olarak kabul edilinceye kadar, bu dini kişisel olarak kabul eden insanlar büyük sıkıntılar çekerler. Bu insanlar: Güzelyurt ve çevresi, Ihlara vadisi ve soğanlı gibi yerlere yerleşerek saklanırlar. 329 yılında, Güzelyurt’ta, Arianzos denilen bir çiftlikte doğan Gregorius Teologos, zaman içinde Ortodoks mezhebinin kurucusu durumuna gelir ve ilk manastır hayatı “Güzelyurt” yöresinde başlar ve Hıristiyanlık, Anadolu’da yayılmaya başlar.

Takip eden tarihi süreçte, ilçe merkezinde, Aşağı mahallede: Bizans İmparatoru Teodoslus tarafından, MS.385 yılında bir kilise yaptırılmıştır. Bu bilgi: kilisenin üç kapısından birinin üzerinde bulunan kitabedeki yazıttan anlaşılmıştır. Bu kitabede: “Bu haç, Bizans İmparatoru Theodoslus tarafından inşa edilmiştir. İmparator Gregorios Nazianzo ile de kutsal hacın bir parçasını kiliseye hediye etmiştir.” Yazmaktadır. Aslında, başka yazılar da var ama bunlar okunamamış.

Aksaray Güzelyurt kilise

Kilise yapısı

385 yılından sonra, önemli değişiklikler geçirmiştir. En önemli değişiklik ise, 1835 yılında olur. Kilisenin onarımı için büyük baskılar yapan Rumlar, aynı yıl, İstanbul’dan, Sultan’dan ferman çıkarttırırlar. Bu onarım da: kilise yapısı, Yunan Haçı şekli değiştirilerek, 3 nefli ve kubbeli, bazilika tipine geçilmiştir.

Bahçenin kuzeyinde: kilise misafirhanesi var. Bu yapıda: kilise heyeti toplanır ve bölgenin sorunlarını görüşürlermiş. Bölgenin ileri gelenleri, buradan geçtiklerinde, bu misafirhane de ağırlanırlarmış. Misafirhanenin alt katında: buğday ve yağ depoları ile, bahçesinde fırın bulunmaktadır. Doğuda ise, kilise papazlarının oturdukları ev bulunuyor. Güney doğuda: 35 basamaklı bir merdivenle inilen, yer altı suyu yani “Ayazması” var.

Takip eden tarihi süreçte

Selçuklular, toprağı işlemeyi bilen Rumların başka yerlere göçünü önlemek için, bazı imtiyazlar tanırlar. Böylece: Müslüman ve Hıristiyan halk, birlikte yaşamaya başlarlar. Bu kilisede bulunan bir freskte: bölgenin, o dönemdeki Beylerbeyi olana Basil Güyaüyakupos: Türk kıyafetleri içinde resmedilmiştir. Freskin kitabesinde ise: Sultan II. Mesud için: “ Çok yüksek ve asil bir sultan” olarak söz edilmektedir.

1924 yılına gelindiğinde ise, 15.5 asır süresince kilise olarak hizmet veren yapının, camiye çevrildiği görülür. Çan kulesi (15 metre yüksekliğindedir): tuğla ile örülerek, minareye dönüştürülür. Dış cephede, başkaca herhangi bir değişiklik yapılmaz. İç kısımdaki freskler ve duvar süsleri olan bezemelerin üstü ise: kireç badana ile boyanarak kapatılmıştır. Kilisenin malzemeleri (çanı, kandilleri, avizeleri, cam bardaklar, İsa-Meryem-Üç Baş Rahip-Vaftizci Yahya ikonları, kutsal haç parçaları gibi) ise: Rumlar tarafından, giderken, yanlarında götürülmüştür.

Aksaray Güzelyurt Ahmatlı kilisesi

AHMATLI KİLİSE

Kilise caminin kuzey batısında, kaya oyma bir kilisedir. Birbirine simetrik iki neften oluşan kilisenin girişi, güney duvarındaki kapıdan sağlanmaktadır. Ancak, buranın üstüne kayalar düştüğü için, günümüzde bu giriş kullanılmamaktadır. Nefler, birbirlerine, ortadaki duvarın doğusundaki yuvarlak kemerli, iki kapı ile bağlanmaktadır.

Kilisedeki freskolar: kubbe ve kısmen de apsiste bulunmaktadır. Tonoz yanlarında, iki sıra halindeki freskolar, konuludur. Ancak: gerek is ve gerekse atılan taşlardan, bu freskolar oldukça yıpranmıştır.

Aksaray Güzelyurt Sivişli-Aziz Anargiros kilisesi

SİVİŞLİ (AZİZ ANARGİROS) KİLİSESİ

İlçe merkezinde: Aşağı Mahallededir.

Kubbesi ve 4 sütunu ile, kayaya oyulmuştur. Giriş bölümünde: çömlek pişirme fırınları ve onun hemen üstünde hastane olarak kullanılan yer bulunmaktadır. Burada: Aziz Anargiros Bayramında gelen hacılar ve hastalar karşılanır, 1 Kasım günü, burada bulunan hastalara, sabahlara kadar dua edilirmiş. Bunlardan iyileşenlere: Azizler tarafından şifa verildiğine inanılırmış. Hastanenin hemen üstünde: kayadan oyma kilise binası ve bunun güney kısmında ise, kayadan oyma papaz odası var.

Burada: 1877 yılından kalma duvar resimlerini görebilirsiniz. Kilise yapısı: mübadele sonucu, Rumların bölgeyi terk etmelerinden sonra: bir süre çömlek atölyesi olarak kullanılmıştır. Kilisenin üzerindeki tepeden, bölgeden panoramik manzarasını seyredebilirsiniz. Zaten, günümüzde, Vatikan’dan buraya gelip hacı olan Hıristiyanlar var. Bunlar, özellikle 1 Kasım günü burayı ziyaret ediyorlar.

Aksaray Güzelyurt Yüksek Kilise-Analipsis Kilisesi

YÜKSEK KİLİSE (ANALİPSİS KİLİSESİ) 

İlçenin batısında, Silla Vadisinin güneyinde, Analipsis Tepesi var. Bu tepede: Bizans döneminde, küçük bir kilise varmış. 1895 yılında: Başrahip İoannes Ieimonidis, Rusya-Odessa kentinde oturan Gelverililerden yani Güzelyurtlulardan topladığı para ile: bu tepeye, büyük bir kilise olan “Analipsis” kilisesini yaptırır.

Kilise yapısı: Manastır binası ve kilise binası olmak üzere, 2 bölümden oluşmaktadır. Doğal ve yüksek bir kaya üzerinde bulunan binaların çevresi: yer yer taş duvarlarla çevrilmiştir. Kilise ile manastır binalarının arasında ise, su toplama sarnıcı ve toplantı yeri var. Bu toplantı yeri: aynı zamanda, muhteşem bir seyir terası gibi.

Kilise: tek nefli ve dikdörtgen planlıdır. Kaya oyma ve taş duvar karışımıdır. Çatı örtüsü, taştır. Kilisenin giriş kapısı: batı duvarındadır. Giriş kapısının üzerindeki kitabede, yapılış tarihi olarak: 1894 yazılıdır.

Manastır Binası: dikdörtgen şekildedir. Bina, 2 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm: giriş kapısı, uzun bir koridor ve 5 oda ile 1 toplantı salonundan oluşmaktadır. Kinci bölüm ise: güneydoğu duvarındaki giriş kapısı, bir koridor ve bu koridora bağlı iki odadan oluşmaktadır. İki kat arasındaki döşeme, ahşaptır.

Kilise yapısı: taş ustası Ionnis Panteleımonidis tarafından yapılmıştır. Ayrıca, seyir terası olarak kullanılan avluda, daha önceki yıllarda bulunan ve kapalı olan tünel, 2002 yılında, Müze Müdürlüğü tarafından temizlenmeye başlanmıştır. Yörede: çok sayıda, obsidiyen’den yapılmış aletler bulunmuştur. Yani, burada, Neolitik dönemde de, bir yerleşim bulunduğu sanılmaktadır. 2006 yılında ise, bölge, Bakanlar Kurulu tarafından Sit alanı ilan edilerek, koruma altına alınmıştır.

Aksaray Güzelyurt Kızıl Kilise-Cafalar kilisesi

KIZIL KİLİSE (CAFALAR KİLİSE)

Sivrihisar-Niğde istikametinde, Güzelyurt ilçe merkezine 6 km. uzaklıkta Sivrihisar köyü yöresindedir.

Kilise: 6.yüzyılda, traşit taşından yapılmıştır. Sekizgen üzerine kurulmuş kubbesi, haç şeklindeki yapısıyla güzel bir mimari sunmaktadır.

10.yüzyıldan kalma ve hala iyi durumdaki freskleri görülmelidir. Yapıldığı dönemden sonra değişikliğe uğramamış nadir yapılardan biridir. Yani, bütün Kapadokya yöresinde, taştan yapılmış kiliseler arasındaki en güzel örnektir. Fresklerinde: İncil’den sahneler ve havarilerin portreleri var.

Aziz Gregorius, yaşamının son günlerini, bu kilise yakınlarındaki çiftliğinde geçirmiştir.

ILISU KASABASI

İlçe merkezine 10 km. uzaklıktadır. Melendiz ırmağının kıyısına kurulmuştur. Burada: Varvara isimli bir azize adanmış kaplıcalar bulunmaktadır. Müslüman ve Hıristiyan halk: hastalarını iyi etmek için bu kaplıcaya getirirlermiş.

Burada, Roma döneminden kalma bir “Roma hamamı” bulunuyor. Bu antik Roma hamamı, klasik Türk hamamı mimari özelliklerini taşıyor.

Günümüzde de, dinlenmek için ideal bir yer.

ÇANLI KİLİSE

Güzelyurt-Aksaray istikametinde olup, ilçe merkezine 25 km. uzaklıktadır. Çeltek köyüne ise 2 km. uzaklıkta bulunan kilise: tuğla ve taştan yapılmıştır. Yapı içinde: yüksek kaliteli freskler bulunmaktadır ve bunlar 11.yüzyıldan kalmadır.

Bu kilisede: Hıristiyanlar tarafından: Hz. İsa’nın “Göğe çıkma” yortusu kutlanmaktadır. Çevresinde, çok sayıda kayadan oyma kilise ve manastır bulunmaktadır. Kiliseden, 1995 yılında, 3 adet mumya çıkarılmıştır.

VİRANŞEHİR YAPILARI

Aksaray Güzelyurt Helvadere Köyü ve Antik Nora Kenti

HELVADERE KÖYÜ VE ANTİK NORA KENTİ

Helvadere köyü, Hasandağı eteklerinde kurulmuştur. İlçe merkezine, 25 km. uzaklıktadır. Hasandağı’nın, kuzey eteğinde, 1350 metre rakımda kurulmuştur. Buraya gittiğinizde, gölet çevresindeki tesislerde, mutlaka alabalık yemelisiniz.

Evet, köyün üzerinde: Roma imparatoru Justinyen tarafından yaptırılmış olan Nora isimli bir garnizon şehri bulunmaktadır. Bu antik şehir, inanılmaz büyüklükteki taşlardan yaptırılmıştır.

Günümüzde, Nora kenti çevresinde: Sarıgöl kilisesi, Yardıbaş kilisesi, Süt kilisesi, Bozboyun kilisesi, Tepe kilisesi, Çukurkent kilisesi, Kale kilisesi ve Selçuklulardan kalma “Karahan” görülmeye değer tarihi güzellikler olarak öne çıkmaktadır. Bunlar: Bizans dönemine aittir.

Burada: planlı yol ağı yoktur. Savunma amaçlı kurulmuş bir yerleşim yeridir. Temsili yapı olarak, yalnız yukarıda sözünü ettiğim kiliseler kalmıştır. Bu kiliselerin hepsi, haç planlıdır. Bazilikaları bulunmamaktadır. Tarihlenebilen en eski yapı, MS.7.yüzyıla aittir.

YARDIBAŞ KİLİSESİ

Viranşehir’in 1 km. güneybatısında: Karbeyaz oteli yakınındadır. Haç  planlıdır. 5.yüzyılda yapılmıştır.

SÜT KİLİSESİ

Viranşehir’in 1 km. batısındadır. Haç planlıdır. 5.yüzyılda yapılmıştır.

VİRANŞEHİR KİLİSESİ

Viranşehir’de, Hasandağı yakınındadır. Haç planlıdır. 5’nci yüzyılda yapılmıştır.

Aksaray Güzelyurt Manastır Vadisi

MANASTIR VADİSİ

İlçe sınırları içinde, 4-5 km. uzunluğunda bir vadidir. Burayı: yaklaşık 2.5 saatlik bir yürüyüş ile gezebilirsiniz. Burada: yapıldıkları dönemin özelliklerini taşıyan, 28 kaya oyma kilise ve yer altı şehri bulunmaktadır. Bu özellikleriyle, küçük bir “Ihlara” görünümü vermektedir.

Buradaki kaya oymalarda: ön cephe yaratılarak, kabartma süslemelere yer verilmiş ve böylece anıtsal bir görüntü yaratılmaya çalışılmıştır.  Hıristiyanlık dininde, manastır yaşamının, ilk kez burada, 3. ve 4’ncü yüzyıllarda başladığı tespit edilmiştir.

YER ALTI ŞEHRİ

İlçeye bağlı, Manastır vadisi girişindedir. Bizans dönemi yapısıdır. Giriş kısmında: hayvan barınağı var. Yan duvarlarında: kaya oyma yemlikler ve bağlama yerleri görülüyor. Buradan başlayan tünel, küçük bir mekana ulaşıyor. Üst katta ise: ahır var ve merdiven ile ulaşılıyor.

Ayrıca, dışarıdan giriş te mümkün. Bu mekanda, taş merdivenlere çıkıldığında: kapak bulunan üst bölümde, gözetleme yeri var. Gözetleme yerinden, yukarıya doğru devam eden tünelde, sürekli su akıyor ve bu yüzden, bu tünelden ilerleme imkanı yok.

KULUK ALİNİN EVİ- YER ALTI ŞEHRİ

Manastır vadisi girişindedir. Bizans dönemi yapısıdır. 3 katlıdır. Ancak, bir kısmı kapalıdır. Girişte, genişçe bir yer ve sonra, ikinci bir yere geçiliyor. Burada: tandır duvarı nişleri ve mutfak var.

Mutfak duvarlarında ise, çeşitli malzemeler için nişler açılmış. İkinci mekandan aşağıya, asansör bir merdivenle iniliyor. Buradaki duvarlarda da, küçük nişler bulunuyor. Duvar dibinde ise, derin bir su kuyusu var.

Aksaray Güzelyurt Kalburlu Kilise-St Epthemios kilisesi

KALBURLU KİLİSE (ST.EPTHEMİOS KİLİSESİ)

Manastır vadisi içinde, büyük bir kaya kütlesine oyulmuş ve çok sayıda mekanın merkezi durumundadır.

Giriş kapısı üzerinde: kabartma tekniğiyle yapılmış haçlardan oluşan, zengin bir mimari bezeme görülüyor. Kilise yapısı: 690 yılında, Aziz Simeon tarafından yaptırılmıştır. Güney nefin, batı duvarındaki niş içinde: bir vaftiz teknesi var.

YALNIZ KİLİSE

Manastır vadisi girişindedir. Apsis kısmının iki yanında: dikdörtgen çerçeveler içine alınmış, 4 portre bulunmaktadır. Beyaz sıva üzerinde: siyah sıva ile yapılan boyamalar, yerel bir ustanın elinden çıkmıştır. Ancak, portrelerden sadece üçü tanınabilecek durumdadır.

Aksaray Güzelyurt Kaya Camii

KAYA CAMİSİ

Manastır Vadisinin, kuzeyindeki kayalıklar üzerinde bulunmaktadır.

Kitabesi bulunmadığından, kim tarafından ve hangi yıl yapıldığı bilinmemektedir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, yöreye yerleşen ilk Müslümanlar tarafından yapılmış olabileceği görüşü hakimdir. Tek bir kaya bloku oyularak yapılmıştır. Bir ana mekandan ve okuldan oluşmaktadır.

Tonoz tavanlı, son cemaat yeri yapılırken, ön bölümdeki meyilli kayalar, bir duvar gibi düzeltilmiştir. Bu duvara ise: mihrap ve kandiller oyulmuştur. Yan taraftaki okul ile cami arasında, küçük bir pencere var. Bu pencere: cemaatin çok olduğu günlerde, okulun da cami olarak kullanıldığını gösteriyor.

Çünkü, imamın sesi buradan duyulabiliyor. Caminin minaresi ise: 90 cm. çapındaki bir oyuk şeklinde yapılmıştır. Cami yanındaki küçük okulu da gezebilirsiniz. Tavanı düz olan okul yapısının içinde: bir ocak ve oturmak için kaya sedir var. Kaya duvarlarda ise, oyuklar var. Pencerelerden, Manastır vadisinin muhteşem manzarasını, mutlaka izleyin.

ÇÖMLEKLİ KİLİSE

Tek neflidir. Güzelyurt yöresinde, içinde freskleri en iyi korunmuş kilise yapısıdır. 9. ve 10.yüzyıllara tarihlenmektedir. Kilisenin ana giriş kapısı üstünde, kubbe ve apsisinde: freskler görülmektedir. Giriş kapısı üzerindeki fresklerde: bu tabakanın üzeri, beyaz boya ile boyanmış ve kiremit rengi boya ile haç motifleri çizilmiştir. Kubbede ise, güneyde: Meryem’e müjde ve İsa’nın doğumu ve kralların secdesi betimlenmiştir. Kuzeyde ise: Yahuda’nın ihaneti ve Çarmıhta İsa betimlenmiştir.

GÖZYAŞI YER ALTI ŞEHRİ

Göz kayası mevkiindedir. Bizans döneminde yapılmıştır.

Giriş iki türlüdür.
  1. Büyük kaya bloğu üzerinden, kaya merdiven kullanılarak girilir.
  2. Zeminden, düz bir girişin son kısmı kullanılarak girilir, ancak bu bölümdeki basamaklar yıkılmış durumdadır. Zemin girişi ise, kayaların çökmesi sonucu tam belli değildir.

Şehrin derinliği: 20 metredir. Girişteki tünel: 20 metre uzunlukta ve 2.5 metre genişlikte ve 3 metre yüksekliktedir. Ancak, koridor zemini kaygan ve çok dik olduğundan, ilerlemek mümkün olmamaktadır. Belediye tarafından bu bölümde temizlik çalışmaları sürdürülmektedir. Göz kayasının en üst bölümünde, bir değirmen olduğu söyleniyor.

Aksaray Güzelyurt Ziga Kaplıcaları

ZİGA KAPLICALARI

İlçenin, Yaprak Hisar köyünde, Ihlara vadisinin yanındadır. Bölge: kaynak kirlenmesinin önlenmesi için, yapılaşmaya kapatılmıştır. Yani, Bakanlar kurulu tarafından, koruma altına alınmıştır. Sular: köyün arkasındaki düzlükten, birkaç yerden çıkıyor.

Aksaray Güzelyurt Ziga Kaplıcaları

Burada, günümüzde bir tesis var. Tesis: 4 yıldızlı ve 200 yataklı.

Kaplıca suyu: 47 derece sıcaklıkta çıkıyor. Mineral bakımından oldukça zengin ve romatizmal hastalıklara iyi geldiği söyleniyor. Ayrıca: metabolizma bozuklukları, göz rahatsızlıkları ve kadın hastalıklarına da iyi geliyormuş. En önemli özelliklerinin başında: suyun iyot ve bromca zengin olmasıdır.

Aksaray Güzelyurt Belisırma Bölgesi Yapıları

BELİSIRMA BÖLGESİ YAPILARI

Belisırma köyü, Güzelyurt ilçesine bağlıdır. Burası: Aksaray il merkezine 42 km. ve Güzelyurt ilçe merkezine ise, 11 km. uzaklıktadır. Ancak, yolu kötü. Güzelyurt-Belisırma köyü arasındaki yol, felaket.

Köy: Ihlara vadisinin tam ortasında bulunuyor ve içinden Melendiz çayı geçiyor. Bölgeye gelen turistler, özellikle Ihlara vadisini gezerken, yemek ihtiyaçlarını, Belisırma köyündeki 4 restorandan karşılıyorlar. Yaz döneminde: Melendiz çayı üzerinde kurulan masalarda, muhteşem güzel yemek yemek mümkün. Akarsuyun üzerinde kurulan şark köşesinde dinlenin, suyun serinletici etkisini yaşayın.

Size önerebileceğim yemek: fırında balık. Her şey iyi güzel, ama bu köy: her ne kadar turistik olarak öne çıksa da, gerekli birkaç basit tedbir bile alınmamış. Yani: bir başı-boşluk var ve bunu hemen hissedeceksiniz.

Tabii, bu arada, yörede bulunan kaya oyma kiliseleri de ziyaret etmek mümkün. Ancak, birçok kilise bulunmasına rağmen, ben bunlardan, sadece ziyaret edebilecekleriniz ve hatta ziyaret etmenizi önereceklerimi anlatacağım.

Bu bölümdeki kiliseler, Bizans tipindedir. Ancak, küçük ayrıntılar dışında, daha doğudan gelen örnekler gösterilse de, genellikle üslup Bizans’tır.

KARAGEDİK KİLİSESİ (SAİNT ERMOLAOS KİLİSESİ) 

Melendiz çayının doğusundadır. Bu kilise yapısının en büyük özelliği: yörede yapılan bütün kiliselerin kayaya oyularak yapılmış olmasına rağmen, bu kilise: taşlar ile örülerek yapılmıştır.

10.yüzyılda yapılmıştır. Dik kayaya yaslanmış ve otlarla örtülmüş bir tepe üzerindedir. Bizans üslubuyla yapılmıştır.

Belisırma Rumları: bu kilise yapısına: Saint Ermolaos ismini vermişlerdir.

Büyük bir kilisedir. Yapı: Çanlı kiliseyi andırmaktadır. Kilise: üzerinde bulunan bir kayanın koparak düşmesi sonucu, büyük oranda çökmüş durumdadır.

Yapı duvarlarında, az da olsa bir kısım fireskler görülmektedir. Bunlarda işlenen konular: St. Georgenin şehit edilmesi. Bu freskten, bir kısım resim günümüze ulaşmıştır. Özellikle: St. George’nin: kralın huzurunda ve işkence çarkı, güneydoğudaki hücrelerin duvarlarında görülmektedir. Ancak, resimlerdeki sanat seviyesi, fazla yüksek değildir.

AZİZ GEORGİOS KİLİSESİ-KIRK DAMALTI KİLİSESİ

Melendiz çayının batı kıyısındadır. Bahattin Samanlığı kilisesinden, Ihlara beldesine doğru, vadiyi takip ederek yürürseniz, 10 dakikalık bir yürüyüş sonunda, buraya ulaşabilirsiniz. Yani, kilise, Belisırma köyü merkezine, yaklaşık 1 km. uzaklıktadır.

Bölgedeki en yüksek kilisedir. Vadi tabanından oldukça yüksekte, kayaların içine oyularak yapılmıştır. İstanbul’daki Ayasofya’dan daha eski, Küçük Ayasofya olarak da bilinmektedir. İnanç turizminin merkezlerinden biridir.

1283-1295 yılları arasında; Amirarzes Basileios ve eşi Tamara tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Giriş kısmını oluşturan bölüm, kayaların bir bölümünün kopması sonucu, tahrip olmuştur. Apsis kısmı, sonradan yıkılmıştır. Giriş kısmı yıkıldığı için, bugün yapıya, bu apsis kısmından giriliyor. Kilisenin tavanı düz. Altıgen plana sahiptir.

Kilise: cenaze törenleri için kullanılmıştır. Yapıldığı dönemde, en çok ziyaret edilen bölge kiliselerinden biridir. Zemin içinde oyulmuş, birçok mezar bulunmaktadır. Ancak, günümüzde, kilisenin içi yer yer toprakla dolu olduğundan, bu mezarların sayısı tam olarak bilinemiyor.

Kilisenin Yunanca kitabesi, yapının tüm çevresini dolanmaktadır.

Kilisedeki fresklerde işlenen konular: İncil’de hikaye edilen konulardır. Ancak, tüm bunların yanında: daha önce sözünü ettiğim gibi, bu kilisede: Selçuklu Sultanı II. Mesud’un resmi tasvir edilmiştir. Çünkü: kilisenin yapıldığı dönem, Anadolu Selçuklu Devletinin, bölgede egemen olduğu dönemdir.

Kilisenin yapılışında, Selçuklu Sultanı II. Mesud’un ordusunda görev yapan, yukarıda isimlerinden söz ettiğim Hıristiyan bir komutan ve eşinin, önemli katkılarının bulunduğu sanılmaktadır. Bu kişiler: kiliseyi “Aziz Georgios”a adamışlardır. Bu olayın  resmedildiği, adak sunma sahnesi, kilisenin en güzel freskleri arasındadır.

Ayrıca, burada, biraz önce sözünü ettiğim, Sultan figürünün bulunması da, ortaya muhteşem bir güzellik çıkarıyor. Tüm bunların yanında: fresklerde görülen atların kuyrukları “Türk usulü” bağlanmış. Türk tarzı giysiler ve giysilerde kullanılan motifler, Türk kültür tarihinin o dönemi yansıtan örnekleri olması açısından öne çıkıyor.

Evet, bu resimleri yani freskleri mutlaka görün, çünkü yeryüzünde, kilise içinde, bu tür bir resim, tek, yalnız burada görülebiliyor.

BAHATTİN SAMANLIĞI KİLİSESİ

Melendiz çayının batısındadır. Direkli kiliseden, Ihlara yönüne doğru, vadiyi takip ettiğinizde, 50 metre kadar ileridedir.

10.yüzyılda yapılmıştır. Kiliseye: yöre halkı tarafından, burayı samanlık olarak kullanan kişinin adı verilmiştir. Irmağın batı yakasında, Belisırma köyü karşısındaki kayalıklara oyulmuştur.

Tek koridoru bulunan bir kilisedir. Kuzey ve batı yan duvarlarına oyulmuş, birer hücre ve güney duvara oyulmuş, 3 hücre var. Kubbesi: beşik çatı şeklindedir. Freskler biraz kararmış olmasına rağmen, yine de iyi korunmuş durumdadır. Bunların: 10.yüzyıl ortasından itibaren, 11.yüzyıl başına kadar olan dönemde yapıldığı tahmin edilmektedir.

Kilisedeki firesklerde işlenen konular: Müjde, ziyaret, su deneyi, doğum, üç müneccimin tapınması, Yusuf’un rüyası, mabede takdim, son akşam yemeği, ihanet, İsa çarmıhta, anastasis.

Aksaray Güzelyurt Direkli Kilise

DİREKLİ KİLİSE

Bahattin Samanlığı kilisesinin, 50 metre kuzeyinde, Melendiz çayın batı kısmındadır. Köyün karşısındaki kayalara oyulmuştur.

Yörede, yapılış tarihi tespit edilebilen ender kiliselerdendir. 976-1025 yılları arasında yapıldığı öğrenilmiştir. Merkezi kubbe ve 3 mihraptan oluşan kilise, haç şeklindedir ve 6 direk üstüne oturmaktadır.

Bu direkler nedeniyle, yapıya “Direkli kilise” ismi verilmiştir. Freskler, oldukça tahrip edilmiş durumdadır. Cenaze törenlerinin yapıldığı bölümde, sadece birkaç geometrik desen kalmıştır. Bu süslemelerin: 726-843 yılları arasında, İkonoklasm döneminde yapıldığı düşünülmektedir.

Kilisenin içindeki kapıdan: keşişlerin türbelerine ve kilise görevlilerinin kaldıkları yerlere geçilmektedir. Kilise üstündeki sütunlarda: ikişer sıra halinde resimler var. Bu resimlerde: Azizlerin ve Havarilerin iki taraflarında, kitabeler görülüyor.

BATKIN (AÇIKEL AĞA) KİLİSE

Melendiz çayının batısındadır. Yürüyerek ulaşabilirsiniz. Manzara terasının üzerinde bulunan kaya bloğunun tam altındadır. Yapı: 8’nci yüzyıla aittir. İçindeki freskler tahrip edilmiş. Görülmeye değer herhangi bir özelliği yok. Yani, gitmenize gerek yok.

Aksaray Güzelyurt Ala Kilise ve Bezirhane

ALA KİLİSE VE BEZİRHANE

Melendiz çayının doğu kenarında, köyün kuzeyinde ve vadinin doğu yamacındadır. Güzelyurt ilçesine giden yol üzerinde, sağ taraftadır. Kayaya oyulmuş bir kilisedir. Manastır şeklinde yapılmış olan yapı, haç planlıdır. Merkezi bir kubbesi var.

11.yüzyılda, bölgede Hıristiyanlığın serbest kalmasından sonra yapılmıştır. Cephesinin üst kısmında: Havarilerin ve Azizlerin resimleri var. Kilisenin freskleri büyük ölçüde tahrip olmuştur. Bunlarda işlenen konular ise: doğum, Anastasis, Kudüs’e giriş, Mısır, Meryem’in takdis edilmesi. Ancak, bunlar da, yoğun is tabakası ile kaplıdır.

Kiliseye bağlı bölümlerden birinde, sonradan yapılmış bir “Bezirhane” bulunmaktadır. Anadolu’da, elektriğin olmadığı dönemlerde, aydınlatma için “bezir çırası” kullanılmaktaydı.

Bu yörelerde de yoğun olarak kullanılan beziryağı: bezirhane denilen bu tür işletmelerde: keten, zeyrek ve ızgın tohumlarının ezilmesiyle elde ediliyordu. Burgularla hasırlar arasında otları sıkar, küpe akıtır, sonra da elde ettikleri bu yağı, lambalarda yakarlarmış.

Zaten: Kapadokya’nın tümünde, birçok bezirhane yapısı görülmektedir. Bunun sonucu olarak, bu bölgede, bezir yağı üretiminin, insanların ihtiyacı üzerinde, ticari amaç güdülerek yapıldığını da gündeme getiriyor.

Ancak: gazyağının ortaya çıkması sonucu, 20.yüzyıl başlarından itibaren, beziryağı ve bezirhanelere olan gereksinim bitmiştir. Ancak, bezir yağı üretiminin revaçta olduğu dönemlerde, Müslümanlık sonrasında, yöredeki çoğu kilisede, bezir yağı üretiminin yaygın olduğu görülmektedir.

Kıbrıs Güzelyurt

güzelyurt.3
Kıbrıs Güzelyurt

Girne’den çıkışta, batı yönünde devam ettiğinizde, bir süre sonra sahilden ayrılıp, güneye iniyorsunuz ve Çamlıbel’i geçince, Güzelyurt karşınıza çıkıyor. Deniz kıyısında değil, daha içte.
Adanın kuzeybatısında.

Güzelyurt; adını hak edecek güzelliklere sahip. Verimli topraklar üzerinde kurulmuş ve adanın başlıca narenciye üretim merkezlerinden biri. Turunçgil bahçeleriyle çevrili. Burada: portakal, greyfurt, karpuz, kavun ve çeşitli sebzeler yetiştiriliyor.

Turunçgillerin büyük çoğunluğu: ihraç edilmekte. Bir kısmı ise; meyve suyu yapılarak, ada içinde tüketiliyor ve ihraç ediliyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesinin, KKTC Kampusu; Güzelyurt sınırları içindeki; Kalkanlı kasabasında.

güzelyurt.1
Kıbrıs Güzelyurt

GÜZELYURT GEZİLECEK YERLER

DOĞA VE ARKEOLOJİ MÜZESİ

KKTC de açılan, ilk arkeoloji müzesidir. Müze binası: 1974 Barış Harekatı’ndan önce, Metropolit olarak kullanılıyordu. 1974 yılında, Eski Eserler ve Müzeler Dairesine tahsis edilen binada; tadilat ve düzenlemeler yapılmış.

1979 yılında; müze olarak hizmete açılmış. .
Yapı: 2 katlı. Alt katta: doğa bölümü var. Burada: Kıbrıs’ta görülen: yerli ve göçmen kuş çeşitleri, böcekler, yılanlar, Akdeniz’de yaşayan balık türleri ve Kıbrıs’ın jeolojik yapısında mevcut olan taş çeşitleri sergileniyor.

Üst katta yer alan arkeoloji bölümünde ise: eski eserler, kronolojik sıra ile sergileniyor. “Tumba Tu Skuru” buluntuları ve “Artemis Heykeli”; müzenin en önemli eserleri. Artemis heykeli:68 cm. boyunda ve Efes’te bulunan Artemis heykelleriyle; gerek malzeme ve gerekse şekil bakımından büyük benzerlik gösteriyor.

Çok memeli oluşu, bolluk ve bereketi simgeliyor. Bu heykel, iki adet geyik heykelciği ile birlikte; 1980 yılında, Salamis’te, tesadüfen, bir turist tarafından, denizden çıkarılmış. Yapımı: MS.2’nci yüzyıla tarihleniyor.

TREN İSTASYONU

Kıbrıs’ta kullanılan ilk trenler; Güzelyurt Festival Alanında sergileniyor. Bunlar: Kıbrıs’ın ilk trenleri. Lefkoşa-Güzelyurt girişindeki anayolun; her iki yanında yer alan tren istasyonu binaları; İngilizler döneminde yapılmış. Günümüzde: Festival Parkında bulunan lokomotif ile birlikte; birer tarihi eser olarak sergileniyor. Ancak; tren istasyonu binalarının restore edilmesine ihtiyaç var. Gittiğinizde, biraz harap olduğunu göreceksiniz.

ATATÜRK ANITI

Güzelyurt Kaymakamlığı önünde. 1973 yılında; Öğretmen Feriha Coşkun’un; büyük çabası ve girişimleri ile, Nazilli’de yaptırılmış. 1974 yılında, Adaya getirilen anıt: Baf’da hazırlanan kaidesi üzerine konar.

Ancak; Barış Harekatı sonucunda yapılan nüfus mübadelesi sonucu: Baf’da yaşayan Türkler, Güzelyurt’a gelince; Atatürk Anıtı da Baf’tan alınarak, Güzelyurt’a getirilmiş. Güzelyurt’ta bulunan Rumlara ait bir heykel ise; Rumlara gönderilmiş. Heykelin böyle bir hikayesi var. 1999 yılında, kaidesi ve çevresinde yapılan düzenlemeler ile, yeni bir çehre kazandırılmış olup, törenler burada yapılıyor.

MAMAS MANASTIRI-KİLİSESİ 

Aziz Mamas: Kıbrıs’ın en tanınmış azizlerinden biri. İkonlarda; aslana bindirilmiş ve kollarında, kuzu ile tasvir edilmiş. Yerel efsaneye göre: “St. Mamas; Güzelyurt yakınlarındaki bir mağarada yaşayan fakir biriymiş. Dönemin, Bizanslı dükü: yayınladığı bir bildiriyle, herkesin vergi ödemesini ister. Mamas; sosyal yaşam içinde yer almadığı için bunu kabul etmez. Bunu duyan dük; azizin tutuklanıp cezalandırılmasını ister.

Askerler: aziz Mamas’ı tutuklarlar ve birlikte Lefkoşa’ya doğru ormanda ilerlerken; karşılarına, aniden: o güne kadar Kıbrıs’ta görülmeyen bir aslan çıkar. Aslan; önde giden kuzuyu parçalamak ister. Ancak; aziz Mamas; elini kaldırır ve aslan sakinleşir. Aziz: kuzuyu koluna alır, bir katır gibi aslanın sırtına biner ve Bizans dükünün huzuruna; bu şekilde çıkar. Dük; gördükleri karşısında çok şaşırır ve Aziz Mamas’ı, ömrü boyunca vergiden muaf tutar. Adada, onun adına adanmış 14 kilise bulunduğu söylenmekte.

Evet; bu manastır, esasen antik ikon sergisiyle ünlü.

Orijinal kilise

Bizans yapımı. Ancak; çeşitli dönemlerde yenilenmiş. Orta Çağda; gotik stilde, hatırı sayılır derecede önemli ve güzel duruma getirilmiş. Osmanlılar döneminde ise, 1725 yılında; tamamıyla yeniden yapılmış, büyük ve merkezi bir kubbe eklenmiş.

İlk yapılan gotik tarzlı binadan ise; çok az bir bölüm günümüze ulaşmış. Bunlar; kuzey ve güneydeki giriş kısımları, sütunlar; batı penceresindeki iki mermer sütun ve azizin lahdinin bulunduğu kemerli kısım. Bütün bunlar; 15’nci yüzyıldan kalmış.

İkonastatis: iki devrin ve stilin karışımı. Burada yer alan gotik başlıklı dört mermer sütun ve mermer paneller; 1500’lü yıllara tarihleniyor. Bu paneller: Venediklilerin; adada bulunan en güzel ve küçük sanat eserleri.

Üzüm ve meşe motifleriyle, yüksek kabartma şeklinde dekore edilmiş ve köşelere; Venedik armaları yerleştirilmiş. İkonasist’in; ahşap işçiliği, koyu mavi ve altın renkli boyası; 16’ncı yüzyılın muhteşem örnekleri.

Solundaki kutsal girişte yer alan iki kapı ile atlar üzerindeki boyalı gölgeler de; aynı dönemden kalma. Azizin; Bizans döneminden kalan mermer lahdi; bir kemer altında ve duvar içine yerleştirilmiş. İçeriden ve dışarıdan görülebiliyor. Batı kapısı üzerindeki yazılarda: 1738 yılında, Fransız konsülü M. Porey’in ve 1753 yılında, Moskova’dan bir kişinin yapmış oldukları ziyaretler yazılı.

TUMBA TU SKURU

Güzelyurt-Girne karayolunda, ama yolun batısında ve Güzelyurt’un birkaç kilometre kuzeyinde. Geç Bronz Çağına ait bir yerleşim yeri. 1971-1974 yılları arasında, Prof. Emily T. Vermeule başkanlığındaki, Harvard Üniversitesi ve Boston Güzel Sanatlar Müzesi tarafından yapılan kazılarda çıkarılan eserler; Güzelyurt Arkeoloji ve Doğa Müzesinde sergileniyor.

2017.08.26-20.Mavi köşk.2b
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk

MAVİ KÖŞK

Kıbrıs ziyaretçileri tarafından mutlaka gezilen, Kıbrıs’ı ziyaret edecek kişileri mutlaka gezip görmesini önereceğim bir yer olarak önem kazanmaktadır. Burayı mutlaka görmelisiniz.

Mavi Köşk: Girne-Güzelyurt dağ yolu üzerinde, Ortadoğu Teknik Üniversitesi kampüsü yakınlarında, Çamlıbel köyünde, askeri birlik sınırları içindedir.

Tabelalar takip edilerek buraya ulaşıldığında, askeri bölge kapısında, kimlik belgelerinin nöbetçi askere verilmesi gerekiyor. Ardından, yine kısa bir yolculuktan sonra Mavi Köşk’e ulaşılıyor.

Genel kurallar

Mavi köşk, 39’ncu Mekanize Piyade Tümen Karargah ve Karargah Bölüğü sorumluluğunda işletilen bir ibret müzesidir. Köşke giriş ücretlidir. Ancak nakit para kabul edilmiyor, giriş ücreti kredi kartından çekiliyor.

Köşk: Pazartesi günleri hariç, her gün saat: 09.00-18.00 arasında ziyarete açıktır. Köşkteki gezi, askerlik hizmetini yapan görevlilerin rehberliği nezaretinde yapılmaktadır. Sunum yaklaşık 35-40 dakika sürmektedir.

Köşk içinde, fotoğraf ve video çekimi yasaktır. Ayrıca: eşyaları dokunmak ve koltuklara oturmak ta yasaktır. Üst kata çıkarken, galoş giyilmesi gerekiyor.

Mavi Köşk hakkında genel bilgi

Mavi Köşk: 1957 yılında İtalyan asıllı Rum Paulo Paolides tarafından yaptırılmıştır.

İki kat üzerine, 16 bölümden oluşan köşk, 20’nci yüzyıl modern döneme ait betonarme teknikle yapılmış bir binadır. O dönem şartlarında, böyle muhteşem bir mimari gerçekten göz kamaştırıyor.

Doğu ve Batı mimari usluplarının karışımıyla yapılan köşk, Kıbrıs’ta dönemin Türk ve Rum mimari özellikleri dışında İtalyan ve Akdeniz bölgesi mimari özelliklerini taşımaktadır. Cephelerdeki kapı ve pencerelerin basık kemerli alınlıkları, İslam mimarisinin bir örneğini sunmaktadır.

Köşkün eski sahibi Paolides, o dönemde Kıbrıs Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu olan ve daha sonra Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı da yapan Makarios’un avukatıdır.

Kendisi aynı zamanda bir esnaf görünmesine rağmen, masun insanların kanları karşılığı servet sahibi olan o dönemde, bölgenin ve Ortadoğu’nun en büyük silah kaçakçısıdır ve iyi paralar kazanmıştır. Denizden gelen kaçak silahlar önce bu eve gelir, buradan da adanın her tarafına sevk edilirdi. Bir zamanlar, Kıbrıs adasında yaşayan Türklerin tüm katledilme planlarının bu köşkte yapıldığı söyleniyor.

Dönemin birçok ünlü insanı burayı ziyaret etmiştir.

Köşkün eski sahibi Paolides: 1986 yılında İtalya’da bir mafya toplantısında zehirlenerek öldürülmüştür. Ölmeden önce uzun süre, mobilyaların bakımı için buraya para gönderdiği söylenmektedir.

Köşkü gezerken göreceğiniz gibi, o dönemde Kıbrıs Türkleri, Rum baskısı altında sefalet içinde yaşarken, kendisi bu köşkte sefa ve lüks içinde yaşamıştır.

2017.08.26-20.Mavi köşk.4a.Süt havuzu
Kıbrıs Güzelyurt  Maviköşk Süt Banyosu

Köşkün gezilmesi

Köşkün gezilmesinde, tur müzik bölümünden başlıyor. Burada: Paolides’in anılarını yazdığı masa ve sandalyesi, duvarda asılı üç tablo, ikinci tablonun altındaki radyo pikap ve 1953 İngiltere yapımı piyano ve sehpası orijinaldir. Ayrıca İtalyan el işlemeli fayanslar ve girişteki akordeon kapı da o dönemden kalmadır.

Sol tarafta görülen mavi fayanslı havuz: kadınların cildine ve güzelliğine iyi geldiği söylenen süt banyosunun yapıldığı yerdir. Dönemin ünlülerinden Sofia Loren’in, buraya gelerek köşkte bir gece kaldığı ve süt banyosu yaptığı söylenmektedir. Sofia Loren’in, halen Kapalı Maraş bölgesinde bir adet yazlık evi bulunmaktadır.

Gezimize devam ediyoruz.

Odada, yarım silindir şeklindeki vitrin içindeki gümüş işlemeli likör takımı orijinaldir. Vitrin kapakları rokoko sanat anlayışı ile yapılmıştır. Sol taraftaki kabartma yağlı boya tablo orijinaldir. Yağlı boya tablonun özelliği: gökyüzünün bölümleri ve diğer kabartmalı kısımlar, ressamın kendi parmak ucu darbeleriyle yapılmış olmasıdır.

Üst kısımda bulunan ışıklandırma ve klima sistemleri yine o dönemden kalmadır. Köşkün bütün bölümlerinde: merkezi olarak tasarlanan aynı klima sistemi çalışmaktadır. 1957 yılı yapımı Westinghouse marka merkezi klima sistemi hala çalışır durumdaymış.

2017.08.26-20.Mavi köşk.5a
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Çalışma Odası
2017.08.26-20.Mavi köşk.9a.perdeler
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Çalışma Odası perdeler

Çalışma Odası

Çalışma odasında, kütüphane olarak kullanılan bölümdeki kitaplar orijinaldir. Üstü ceylan deresi kaplı masa, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’un hediyesidir.

Masanın arkasında bulunan koltuk ise, uzaktan bakıldığında çok rahat gibi görünmesine rağmen, kişi üzerine oturduktan 2-2.5 saat sonra beton gibi sertleşerek, üzerindeki kişinin rehavete kapılmasını engeller, çalışmasını ve konsantre olmasını sağlar.

Koltuğa bu özelliği veren şey: yapımında kullanılan özel bir deniz süngeridir. Arkadaki kırmızı dolapta bulunan bronz melek heykeli, orman manzaralı tablo ve marjinal biblolar orijinaldir.

Burada: köşkün eski sahibi Paolidis’in duvarda bir siyah beyaz fotoğrafı görülüyor. Bu fotoğraf orijinaldir ve köşkün diğer yerlerindeki benzeri fotoğraflar bu fotoğraftan çoğaltılarak kopyalanmıştır. Bu fotoğraf incelendiğinde görüldüğü gibi, kendisi 155-160 cm boylarında, minyon tipli bir kişidir.

Köşkteki tek orijinal perdeler buradadır. Bunlar üç kat elyaftan yapılmıştır ve bu sayede: dışarıdan gelen ses, ışık ve ısı minimuma indirgenmekte, içeride daha rahat bir çalışma ortamı yaratılmaktadır. Buradaki perdeler açıldığında: havuzun sesi gelmekte, perdeler kapatıldığında ise, ses kesilmektedir.

2017.08.26-20.Mavi köşk.11a
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Üst Kat

Üst Kat

Ayakkabılara galoş takılarak merdivenlerden üst kata çıkılıyor. Burada bir ayna var, aynanın özelliği çerçevesinin tek parça halinde gül ağacından yapılmış olmasıdır. Yukarı çıktığınızda görülen üç adet tablo o dönemden kalmadır. Sağ tarafta bulunan iki tablo, çini mürekkebinden yapılmıştır.

Üst katta bulunan odaların hepsi ayrı renklerde boyanmıştır.

2017.08.26-20.Mavi köşk.22a
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Kırmızı Oda

Kırmızı Oda

Dönemin mafya toplantıları ve kanlı eylem planları bu odada yapılmıştır. Her türlü toplantı, bu odada bulunan ve üzeri timsah derisi kaplı masada yapılmakta ve son kararlar her zaman Paolidis tarafından alınmaktaydı. Masanın arkasında, duvar kenarındaki Paulidis’in koltuğu görülmektedir. Toplantıları buradan yönetmesinin sebebi, arkasından gelebilecek saldırılara karşı korunmadır.

Odada bulanan koltuk takımı ve sehpalar yine o dönemden kalmadır. Koltuklar, sadece bir defaya mahsus olarak orijinaline yakın tadilat görmüştür. Karşı duvarda asılı tablo ise Yunan savaş kahramanı Aşil’e aittir. Bu tabloda: Truva savaşından önemli bir an betimlenmiştir. Arkadaki tablo ise köşkün en değerli tablosu olan Azize Maria yani Meryem Ana tablosudur.

Bu tablo: 1971 yılında Magosa Sen Barnabas kilisesinden iki papaz tarafından yapılmıştır. Tablonun iki önemli özelliği söz konusudur. Bunlardan birincisi: Azize Maria’nın halesinin som altından, gerdanlığının ise altın suyundan yapılmış olmasıdır. İkinci özellik ise: sizler odanın neresinde olursanız olun, Azize Maria’nın gözleri, elleri, dizleri ve ayakuçları, sizi takip ediyor olacaktır. Oda içinde bulunduğunuz konumu değiştirerek bu durumu görebilirsiniz.

2017.08.26-20.Mavi köşk.26a.Mavi oda.1a
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Mavi Oda

Mavi Oda

Dönemin misafirlerinin konakladığı odadır. Perdeler, yatak örtüsü ve iki adet abajur dışındaki bütün eşyalar orijinaldir. Karşıdaki duvarda bulunan mavi girinti, odanın ibadet bölümüdür.

İçindeki ayna ise, Paulidis tarafından Uzakdoğu’dan özel olarak getirtilmiştir. Aynı dokuz boğumlu olduğundan karşısında kendine bakan kişi, arkasındaki bütün alanı çepeçevre görebilmektedir.

2017.08.26-20.Mavi köşk.27.Kasa.1
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Kasa

Bu odadan çıktığınızda, hemen duvarda bir kasa görülmektedir. Bu kasa, yine Paulidis’e ait olup, 1977 yılında Türkiye’den gelen özel bir heyet tarafından açtırılmıştır. Kasanın içinde 20 Paund ve bir adet altın anahtar bulunmuştur.

Anahtar, köşkün her yerinde denenmiş olmasına rağmen, her hangi bir uygun kullanım yeri bulunmamıştır. Ancak altın anahtarla ilgili teori: o dönemde mafya liderleri arasında gücü simgeleyen bir hediye olarak birbirlerine alınıp verildiğidir.

2017.08.26-20.Mavi köşk.31d
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Yeşil Oda

Yeşil Oda

Dinlenme odası olarak kullanılan yerdir. Ortadaki masa ve sandalyeler, koltuk takımı, konsol, vitrin ve vitrin içindeki likör takımı, köşedeki çini işlemeli vazo, duvardaki tablolar ve televizyon ö dönemden kalmadır. Televizyonun özelliği: uzaktan bakıldığında her ne kadar çok parçalı olarak görülse de aslında tamamı tek parçadan oluşan özel bir seri üretimdir.

Ayrıca: Kıbrıs’a gelen ilk siyah-beyaz televizyondur. Televizyonun üzerinde bulunan, kara kalem çalışma ise, Hıristiyan resim sanatının önemli örneklerinden olan Hz. İsa’nın son akşam yemeğinden küçük bir parçadır. Hz. İsa, burada havarilerine, güneş doğup-batmadan, içinizden biri bana ihanet edecek demektedir ve havarilerin şaşkınlıkları yüzlerine yansıtılmıştır.

Arka köşede bulunan tekli koltuklar ise; inceltilmiş yay ve kuş tüyü kullanılarak yapılmış stres koltuğudur. Paulidis, bu odaya gelir, bu koltuklarda 15-20 dakika dinlenir, uykusu gelince yatak odasına geçerdi.

2017.08.26-20.Mavi köşk.28a.Yatak odası.1c
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Yatak Odası
2017.08.26-20.Mavi köşk.29a.Banyo.1a
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Yatak Odası
2017.08.26-20.Mavi köşk.29a.Banyo.1e
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Banyo

Yatak Odası

Yatak odası olarak kullanılan bu odada, karşılıklı konumlandırılan pencerelerden, güneşin doğuşu ve batışı izlenebilmektedir. Perdeler ve yatak örtüsü dışındaki bütün her şey orijinaldir. Yatağın çok büyük olduğu dikkatinizi çekecektir. Söylentilere göre, Paolidis bu yatakta aynı anda birkaç kişi ile birlikte yatıyormuş. Arkadaki duvarda asılı iki adet İtalya Cenova manzaralı tablo, gravür baskıdır. Sol tarafta bulunan masanın kapağı yukarı doğru kaldırıldığında, bir makyaj masası olarak kullanılıyor.

Banyo bölümünde: Paulidis’e ait iki adet bornoz ve bir çift terlik bulunmaktadır. Yatağın arkasındaki bölüm: bazı kaynaklarda bir kaçış tüneli olarak geçmektedir. Ancak gerçekte burası klimadır ve su tesisatı vardır. Ancak, elbette köşkte bir kaçış tüneli bulunmaktaydı, sadece tünelin giriş yeri burası değildir. 1974 yılında Türk askeri adaya çıktığında, Paulidis, bahçede bulunduğu söylenen bir kaçış tüneli kullanarak, yakındaki bir İngiliz köyüne kaçmış ve oradan da adayı terk etmiştir. Kaçarken, izini kaybettirmek için kaçtığı tüneli patlattığı söyleniyor.

2017.08.26-20.Mavi köşk.34.Sarı oda.1
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Sarı Oda

Sarı Oda

Burası, misafir çocukların konakladığı odadır. Perdeler ve yatak örtüsü dışındaki bütün eşyalar orijinaldir. Dışarıdan bakıldığında her ne kadar köşkle birlikte inşa edildiği düşünülse de, aslında bu oda sonradan eklenmiş bir deprem odasıdır.

Bunu, duvarlardaki ve tavandaki esneme paylarından anlıyoruz. Bu deprem odası sistemine, lokasyon sistemi denilmekteydi. Herhangi bir sarsıntı anında, bu oda, köşkten çok küçük bir miktar ayrılmaktaydı.

Paulidis, bekardı ve çocuğu yoktu. Buna rağmen çocuklara karşı, ilgisinin ve sevgisinin üst düzeyde olduğu bilinmekteydi. Ancak bu ilgi ve sevgi hoşgörülü ve babacan, şevkatli bir tavırla düşünülmezdi. Kendisinin bir çocuk istismarcısı olduğu hakkında kuvvetli iddialar vardır.

Paulides: çocuk yatak odası, banyosu ve oyun odasındaki bütün eşyaları minyatür olarak dizayn ettirmiş ve giriş kısmında bulunan mavi kulplu dolaplara erkek çocuklarının, eflatun kulplu dolaplara ise kız çocuklarının çeşitli kıyafetlerini koydurmuştu.

Koridor

Üst kat koridorunda bulunan konsol ve aynanın çerçevesi gül ağacından yapılmıştır. Konsol üzerinde bulunan bronz balerin heykeli: dengeyi temsil ediyordu. Konsol üzerinde, ne şekilde konulursa konulsun dengede kalabiliyordu. Heykelin o dönemdeki kullanım amacı: bir deprem habercisi olmasıydı.

Heykel konsol üzerine dik konumda yerleştirilir, herhangi bir sarsıntı durumunda öne doğru devrilerek, çok yüksek bir ses çıkarır ve bu ses, gerek konsolun akustik yapısı ve gerekse köşkün merkezi konumundan dolayı, köşkün her yerinden rahatlıkla duyulabilirdi. Sesi duyan üst kattaki misafirler sarı odaya, alt kattaki misafirler ise bahçeye kaçarak depremden korunuyorlardı.

2017.08.26-20.Mavi köşk.38c
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Teras Bölümü
2017.08.26-20.Mavi köşk.38f
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Teras Bölümü

Teras Bölümü

Köşkün en güzel bölümüdür. Burada da, pençeler özel konumlandırılmış, güneşin doğuşu ve batışı izlenebilmektedir. Köşelerdeki testiler, koltuk takımı, sehpalar, çini işlemeli vazo, iki adet İran halısı, köşelerdeki biblolar, tavandaki avize orijinaldir. Bibloların özelliği: o dönemde köşke gelen misafirlere konyak ikramı yapılıyor olmasıydı.

Eğer gelen misafir kadın ise erkek figürlü biblodan, gelen misafir erkek ise kadın figürlü biblodan konyak ikramı yapılıyordu. Bibloların üstünde bulunan “Metaksa” yazısı, halen Yunanistan’da faaliyette bulunan bir içki firmasının eşantiyonudur.

2017.08.26-20.Mavi köşk.38h
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Yemek Bölümü

Yemek Bölümü

Burada görülen ceviz ağacından yapılmış sandalyeler, duvardaki tablolar, zigon sehpalar, içki dolabı ve çıkış bölümündeki mini bar o dönemden kalmadır.

Zigon sehpaların üzerindeki figürler, fildişi kabartma ve sedef işlemedir. Bu figürler o dönemde köşke gelen misafirleri temsil etmekte olup, eğer gelen misafir gurubu dört kişilik bir gurup ise, dört figürlü sehpa, üç kişilik gurup ise üç figürlü sehpa ile ikram ve servis yapılıyordu. Toplamda on adet figür görülür ve buna bağlı olarak teras bölümünde, on kişilik bir oturma gurubu bulunmaktadır.

İçki dolabının özelliği ise, üzerindeki kabartma bölümlerin bukelamun derisinden yapılmış olmasıdır. İtalya’dan gelen özel solüsyonu kullanıldığında bu kabartmalı kısımlar mevsimlere göre renk değiştirdiği söyleniyor.

İlkbahar aylarında yeşil, sonbahar aylarında sarı, yazın kırmızı ve kışın beyaz renk alırdı. Ancak: son solüyon 1986 yılının sonbahar aylarında kullanılmış ve kabartma bölümler sarı renkler ağırlıklı olarak kalmış ve günümüze ulaşmıştır. İtalya’dan gelen solüsyon daha sonraki tarihlerde gelmediğinde, sarı renkli olarak kalmıştır.

Çıkış bölümünde bulunan mini bar ise, herhangi bir elektronik bağlantı olmamasına rağmen, termos mantığı ile çalışmaktadır. İçine yerleştirilen aynaların yansıtma özelliği sayesinde, içine konulan içecek sıcak ise sıcak kalmakta, soğuk ise soğuk kalmaktadır.

Tura alt kata inerek devam ediyoruz. Bu bölümde, galoşlar çıkarılıyor ve alt katta, sağ bölüme geçiliyor.

Yemekhane Bölümü

Burada: karşılıklı olarak duvarlarda bulunan mavi girintiler, Akdeniz mimarisinde niş adı verilen ve odaya estetik ve derinlik vermek için yapılan bölümlerdir. Karşı taraftaki duvarlarda ise metallerden burçlar yapılmıştır.

Sırasıyla: boğa, iki adet karşılıklı başak, sağ bölümde ikizler, sol arkada oğlak ve yine arkada başak burcu işaretleri görülmektedir. Başak burcunun ağırlıklı olarak kullanılmasının sebebi: Paulidis’in başak burcu olmasıdır. Diğer figürlerin de yakın arkadaşları veya aile bireylerinin burçları olduğu düşünülmektedir.

Tabanda bulunan mozaikli bölüm, köşkün inşaatı sırasında İtalya’dan özel olarak getirilmiş ve tek tek elle kaplanmıştır.

2017.08.26-20.Mavi köşk.41a
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Taverna Bölümü

Taverna Bölümü

Ahşap kapıdan geçilerek taverna bölümü olarak kullanılan yere ulaşılıyor.

Burası: Rumların porselen tabak kırarak sirtaki yaptıkları bölümdür. Buradaki: 1970 yılı Hollanda yapımı piyano, meşhur Kıbrıs kebabının pişirildiği fırın ve arkada, av hayvanlarının pişirildiği mekanizma orijinaldir. Mekanizma halen çalışır durumdadır. Üst kısımda bulunan üzümler, gerçekçi olarak görülmeleri için özel olarak yapılmış, dallar ise ince geyik derisindendir.

Porselen tabakların bir kısmı orijinaldir. Masaların renkleri, üst katta bulunan oda renkleriyle aynıdır. Kırmızı masalarda dönemin Mayfa liderleri, sarı masalarda çocuklar ve mavi masalarda diğer misafirler ağırlanırdı. Köşkte kalan misafirlerin, kaldıkları odanın rengi olan masalardan başka masalarda oturmalarına izin verilmezdi. Dolayısı ile, herhangi bir kalabalık durumunda: evin içindeki düzen ve asayiş sağlanıyordu.

Ayrıca çıkış bölümünde bulunan altı adet şarap fıçısı da o dönemden kalmadır.

2017.08.26-20.Mavi köşk.44a
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Bahçe-Aslanlı Küp

Bahçe-Aslanlı Küp

Taverna odasından çıkınca, büyük ve açık havuz ve aslanlı bir küp görülmektedir. Aslan, birçok kültürde olduğu gibi burada da gücü ve kudreti temsil etmektedir. Küpün içinde bulunan şarap, arkadaki özel bir devir-daim motoru sayesinde, aslanın ağzından tekrar küpün içine akmaktaydı. Bu sayede havuz veya taverna bölümünde eğlenen misafirler, eğlencelerine ara vermeden kadehlerine şarap dolduruyorlardı.

Tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen 22-23 Aralık 1963 tarihinde; 400’e yakın Kıbrıslı Türk’ün katledildiği, aralarında Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın eşi ve üç çocuğunun öldürüldüğü gece de, Paulidis ve arkadaşları, olaydan haberdar buradaki lüks yaşamlarının 6’ncı yılını kutluyorlardı.

2017.08.26-20.Mavi köşk.47c
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Seyir Mevkii

Seyir Mevkii

Seyir tepesi: aşağıdaki vadinin tümünü ve iki tepe arasında kalan limanı görecek şekilde konumlandırılmıştır. Bir silah kaçakçısı olan Paulidis: gemilerle limana getirttiği silahları, eşeklerle köşke taşıtır ve buradan, dönemin anti Türk terör örgütlerine pazarlardı. Sevkiyatın güvenliği için buraya bir mevzi kazdırmış ve içine silahlı iki muhafız yerleştirmişti.

1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında bir gurup Türk askeri, köşkün altındaki ovaya paraşütle inince, Paulidis’in korumalığını yapan Rum askerlerinin açtığı ateş sonucu, çok sayıda Türk askeri (100 kadar olduğu söyleniyor) şehit olmuştur. Bu yüzden, köşkün altındaki bölgeye “Kanlı vadi” denilmektedir.

Karşıdaki beyaz bölüm ise, köşkün en büyük günah çıkarma yeridir.

Bu arada: burada köşkün bir başka büyük özelliği de gündeme geliyor. Aşağıdaki vadinin neresinden bakılırsa bakılsın, köşk görülmezdir.

Köşkün kuş bakışı görüntüsü ise, silah biçimindedir. Hatta yine bir iddiaya göre: Paulidis, köşkün yerinin kimseler tarafından bilinmemesi için, mimarı öldürtmüştür.

2017.08.26-20.Mavi köşk.48a
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Yankılı Taş

Yankılı Taş

Burada: yüzünüz köşke dönük olarak konuştuğunuzda, ses yankılanarak geri gelmektedir. Bunun sebebi: üzerinde bulunulan ve mavi boya ile işaret edilen siyah mermer taşın altında, yaklaşık sekiz metre boşluk olması, kenarlarının yarım ay şeklinde düzenlenmiş olmasıdır.

Kendisi duruşmalardan önce, burada sesini dinleyerek motive olduktan sonra mahkeme salonlarına giderdi. Mahkeme heyetini etkilemek için konuşmasını nasıl yapacağını, ses tonunu dinleyerek belirliyordu.

2017.08.26-20.Mavi köşk.49a
Kıbrıs Güzelyurt Maviköşk Dilek Havuzu

Dilek Havuzu

Dilek havuzunun çevresinin bir göz şeklinde olması, içindeki mermerlerin mavi olması, su ile doldurulduğunda nazar boncuğunu simgelemesinin istenmesidir. O dönemde köşke gelen misafirler, ellerine bir bozuk para alıp dilek tutarlardı.

Bozuk parayı, yüzlerini köşke döndükten sonra sol omuzlarının yani kalplerinin üzerinden dilek havuzuna atarlar, para tura gelmesi durumunda dileklerinin tutacağına inanırlardı.

Evet: köşkün gezisi bitti. Köşkün bahçesinde, yine askerler tarafından işletilen büfeden bir şeyler alıp yorgunluk giderebilirsiniz.