İsviçre, Cenevre

11.343 kişi okudu!

2018.01.28-1-Cenevre.2.Fıskiye.2a

İsviçre ülkesinde, Zürih şehrinden sonra en kalabalık 2’nci şehirdir. Fransızca konuşulan İsviçre bölgesi olan “Suisse Romande” bölgesinin en büyük şehridir. Şehirlilerin büyük çoğunluğu Fransızca konuşur, tüm bilgiler ve işaretler Fransızcadır.

Şehir: yakınlarındaki Alpin tepeleriyle Jura’nın engebeli arazisi arasında gömülü Rhone’un Cenevre gölünden ayrıldığı koyda, Cenevre gölünün kıyısındadır.

Virgül şeklinde, Avrupa’nın bu en büyük gölünün kıyısında, Cenevre ile birlikte Evian ve Thonon şehirleri de vardır.

Şehrin rakımı 375 metredir. İsviçre’nin önemli bir koridoru olan Alpler ve Jura dağları ve İtalya’ya giden Alp geçer yolların ve Saone-Rhone ekseni boyunca Akdeniz’e giden yolların odak noktasıdır.

Şehrin bir yarısı İsviçre ve diğer yarısı Fransa’dadır ve Fransa kısmı, İsviçre kısmına göre yarı yarıya daha ucuzdur. İsviçre kısmı, dünya üzerinde en pahalı şehirler sıralamasında ilk 10 şehir arasına girer.

Şehir 1920 yılında Amerikan Başkanı Wilson tarafından, Birleşmiş Milletler Cemiyetinin merkezi seçilmiştir. Günümüzde: Birleşmiş Milletler Örgütünün Avrupa kolu ve Kızıl Haç merkezi olması nedeniyle buraya “Barışın Merkezi” denir.

Nestle çikolataları ilk olarak burada üretilmiştir. Francois Cailer tarafından kurulan fabrika, Cenevre şehrindedir.

TARİHİ:

Şehrin ilk kurulduğu yer: gölün çıkışına hakim olan ve kolayca savunulan bir tepeydi. Buradaki yerleşimin: Paleolitik dönemde başladığı ve Neolitik çağda geliştiği bilinmektedir. Şehrin orijinal adı: Celtic öncesi Ligurya halklarına dayanır. MÖ 500 yıllarında, şehir, Allobrog Keltlerinin güçlenmiş bir yerleşimiydi.

Ardından MÖ 58 yılında, Roma imparatoru Julius Caesar ve ordusu, Galya bölgesine doğru ilerlerken, burada Rhone nehri üzerindeki bir köprü yıkılmış ve böylece ilerleyiş engellenmiştir. Yani, şehir çok stratejik bir bölgededir.

MS 379 yılında Cenevre Roma imparatorluğu içinde ve bir piskoposun oturduğu yer olarak biliniyor. Ardından, Alman istilaları ve sonrasında MS 443-534 yılları arasında Burgonya krallığının başkentidir. 888-1032 yılları arasında bir süre Lorraine ve daha sonra yine Burgonya egemenliği görülür. Erken feodal dönemde, şehir Cenevizlilere ait toprakların merkezini oluşturuyordu.

15’nci yüzyılda Savoy hanedanı, devlet başkanlığı statüsüne yükseldi ve piskoposların pahasına, Cenevre’de egemenliği savunmak için büyük çaba harcadı. Çünkü Savoy dükleri: hırslı ve başarılı hükümdarlardı. 1449-1522 yılları arasında, Savoy dükünün aile üyeleri, Cenevre şehrinin piskoposu olarak atandı. 1533 yılında piskopos, şehirden kaçtı ve Cenevreliler, kendilerini bir devlet olarak ilan ettiler. 1536 yılında Cenevreliler, Bern şehri birliklerine ihtiyaç duydukları için, Protestan Bern ile din meselesinde yakınlaşmayı kabul ettiler.

Çünkü: Fransızca konuşan Roma Katolikleri, kendilerini: Almanca konuşan Bernlilere daha yakın hissettiler. Ancak birçoğu: Martin Luther ve Huldrych Zwignli’nin teorilerine yabancıydılar. Bu durum: 1536 yılında şehre gelen John Calvin tarafından çözüldü, halkı Reform edilmiş dinle barıştırdı. Geleneksel kurumları, yeni amaçlar doğrultusunda uyarlayarak Cenevre’nin özerk bir devlet olmasını sağladı. Başarısını, kısmen Protestan Bern birliklerinin varlığına borçluydu. Böylece: şehri, Katolik Savoyards’ın müdahalesi olmadan yeniden organize edebildi.

Calvin: Fransa’da yapılan zulümden kaçan Protestanların şehre gelmesini sağladı ve bu göçmenler şehre: yeni esnaf, endüstri ve servet getirdi. Cenevre: endüstriyel, finansal ve ticari bir metropol oldu. Calvin Akademileri ve seminerler, Avrupa’nın dört bir yanından gelen akademisyenleri cezbetti. Cenevre büyüdükçe ve zenginleştikçe: dini fanatizm öldü.

11-12 Aralık 1602 gecesi, Katolik Savoy Dükü: sürpriz bir saldırıyla Cenevre şehrini yeniden ele geçirmeye çalıştılar, kısa bir çatışma oldu ve şehir halkının müthiş savunması nedeniyle girişim başarısız kaldı. Escalade yani sur kuşatması olarak bilinen bu olay, her yıl Cenevre’de günümüzde de törenlerle anılmaktadır. Bu törenlerde şehir halkı ellerinde meşalelerle yürüyüş yapar ve maskeli balolar düzenlerler.

18’nci yüzyılda şehir refahın zirvesindeydi. Maddi zenginlikler bir sürü kültür ve sanatsal yaratıcılık yarattı. Rousseau’nun doğuş yeri ve Voltaire’nin kutsal alanı olan Cenevre, Avrupa’nın aydınlanma dönemi seçkinlerini buraya çekti ve siyaset biliminin gelişmesine katkı sağladı. 1813 yılında Cenevre, İsviçre Konfederasyonunun bir kantonu oldu.

1861 yılında modern Cenevre’nin kurucusu olan Kanton demiryolları hatları açıldı, Cenevre bankası kuruldu ve her şeyden önce kentin dış surları yıkılarak yaygın kentsel genişleme imkanı sağlandı.

1864 yılında savaş esirlerinin korunması için Kızıl Haç kuruldu ve Cenevre sözleşmesi imzalandı. 1919 yılında ise Milletler Cemiyeti, şehirde kuruldu.

2’nci Dünya Savaşı sonrası dönemde: Cenevre, uluslar arası örgütler ve şirketler şehrin merkezinde kurulunca sürekli ekonomik büyüme yaşandı. Ancak 1980 ve 90’ların başlarında, bazı uluslar arası örgütlerin gerilemesiyle birlikte, şehir durgunlaşmaya başladı ve 1990’ların büyük bölümünde, şehir ekonomisi İsviçre’nin geri kalan bölgelerinin gerisinde kaldı ve bugün de, işsizlik oranı, ülke içinde en yüksek olan yerdir. 1990’ların sonlarında ekonomi düzelmeye başladı.

 

İKLİM:

Cenevre iklimi ılımandır. Kışlar serindir ve gece don görülür. Yazlarında ise hoş bir sıcaklık vardır. Yağış yeterlidir ve nispeten yıl boyuna yayılmaktadır. Sonbahar nemli geçer. Yaz aylarında birçok kişi, Leman gölünde yüzmenin keyfini yaşar. Ben burada bulunduğum Şubat ayında, hava pek fazla soğuk değildi ve yağış yoktu, ama Şubat ayında gölde yüzen kişileri gördüğümde şaşırdım.

cenevre.bayrak.1

PARA:

Cenevre şehrinde, İsviçre’nin diğer şehirlerinde olduğu gibi İsviçre Frangı kullanılıyor. Ancak Euro da kabul ediyorlar. Fakat: Euro gerçekte franktan % 10 kadar daha az değerde olmasına rağmen, çoğu yerde frank ve euro’yu bire bir kabul ediyorlar. Euro verirseniz, para üstünü frank olarak veriyorlar. Yani: burada alışveriş yaparsanız, bence kredi kartı kullanın.

 

CENEVRE FESTİVALİ-FETES DE GENEVE:

Şehirdeki festival, 1 Ağustos günü olan “Ulusal Bayram” ve 8 Ağustos günü olan “Konfederasyona katılım günü” etkinlikleri birleştirilerek kutlanıyor. Özellikle 7 Ağustos gecesi yapılan havai fişek gösterilerinin, gerçekten muhteşem olduğu söyleniyor. Yaklaşık 1 saat süren bu gösterilerin Avustralya Sdney şehrindeki yılbaşı kutlamaları kadar gösterişli olduğu ve müzik eşliğinde havai fişeklerin tam bir görsellik yarattığı belirtiliyor. Bu gösterileri izlemek için, bu tarihte, şehre akın akın turist geliyor.

CENEVRE ÜNİVERSİTESİ:

1559 yılında John Calvin tarafından kurulmuştur. Günümüzde 13 bin öğrencisi vardır. Dünyanın en iyi üniversitelerinden birisi olarak kabul edilmektedir.

 

 

TURİZM:

Dünyanın en küçük metropolü olan şehrin sembolü “Jet d’eau”dur ve Cenevre gölündeki bu fiskiye 140 metre yüksekliğe su püskürtmektedir. Gölün sağ kıyısında büyük oteller ve birçok restoran bulunur. Şehrin kalbi alışveriş ve ticaret bölgesi olan eski şehir, sol sahil şeridindedir. St Peter katedrali bulunduğu tepeden şehre hakimdir, ancak şehrin eski merkezi olan Place du Bourg de Four, şehrin en eski meydanıdır. Göl kıyısında gezinti yerleri, sayısız park, eski şehirdeki canlı yan sokaklar ve şık mağazalar görülür. En iyi korunan sokaklardan birisi, Jean-Jacques Rousseau’nun doğduğu Grand-Rue’dir. Gölün her iki kıyısı arasındaki yolculuk: “mouettes” denen bir tür su taksileriyle yapılır.

Kültürel açıdan bakıldığında, İsviçre’nin en batısındaki bu şehirde, çok şey vardır. Uluslar arası sanatçılar, Grand Theatre ve Cenevre Opera Evi’nde ve “Musee İnternational de horlogerie” de mücevher değerindeki saatlerin koleksiyonunu görmek mümkündür.

 

CAMDAN TRENLE YOLCULUK:

Özel bir demiryolu şirketi tarafından işletilen “Panaromik Ekspres Tren” yolculuğu: şehre yaklaşık 1 saat uzaklıktaki “Montreaux” şehrinden başlıyor ve 2 saat sürüyor. Yani: bu yolculuğa çıkmadan önce, Montreaux şehrini gezme fırsatınız da oluyor. Belki şansınız olursa, buradaki gezinizde, muhteşem bir “caz konseri” de izleyebilirsiniz.

 

NE YENİR:
Şehirde yöresel lezzetleri tatmak isterseniz: çikolata ve raclette peyniri denenmelidir. En iyi pizza “Luigia” da yenir. En meşhur çikolata dükkanı: Rue de Rive sokağındaki “Auer Chocolatier” dir. Buradan kendinizi tadımlık 100 gram çikolata alın, ama daha fazla almak istiyorsanız, mutlaka marketleri tercih etmelisiniz.
Cenevre şehrinde en ünlü yöresel lezzet nedir derseniz, size “fondü” önerilir. Eritilmiş peynir ve bir yığın ekmekle yapılan fondü: birçok yerde vardır ama en iyileri Les Armures denen restoranda yapılır. Le Gruyerien restoran da, iyi bir fondü yemek için idealdir.

 

Relais de I’Entrecote:
Burası şehirde dünyaca ünlü bir restorandır. Rue du Rhone bölgesindeki bu restoranda, çeşit yok, menü tek ve sabittir. Menüde sadece: cevizli salata, özel soslu et ve ev yapımı tadında patates kızartması vardır. Ancak: buraya girebilmek gerçekten sıkıntılı, kapıda uzunca bir kuyruk var ve bir süre beklemek gerekiyor. Salata ile başlayan yemekte, küçük tabak içinde harika patates kızartması ve eşliğinde et yemeği yani antrikot geliyor. Eti özel kılan: tarifi gizli tutulan, tereyağı ve hardallı sostur. Porsiyon küçük görünse de aynısından bir tane daha gelir. Yanında menüdeki bir kırmızı şarap alabilirsiniz. Ardından içi dondurmalı profiterol yemelisiniz. Tüm bunlar muhtemelen size 55-65 frank arasında bir fiyata gelir, şarap almazsanız 40-45 frank olur.

 

ALIŞVERİŞ:

Akşam saat 21.00’den sonra açık yer bulamazsınız, her yer kapalıdır. Özellikle: Pazar günleri bu şehirde bulunursanız, su dahi alacak açık yer bulmak mümkün değildir. Pazar günleri şehirde sadece: restoranlar ve bir kısım kafe açıktır. Ancak, özellikle belirtmek isterim ki: Starbucks ve Mc Donalt yorgunluk çıkarmak ve bir şeyler içip atıştırmak isteyenler için tek çare yerleridir. Ama fiyatlara dikkat, Sturbacks kafede, 1 elmanın fiyatı 2.5 euro.

2018.01.28-1-Cenevre.20.Starbucks kafe hesap pusulası.1

Peki şehirde ne satın alınabilir? Malum burası çikolata, çakı ve saat ülkesinin büyük bir şehridir ve birçok internet sitesi bunları satın alabilirsiniz demektedir. Bence hayır, bu şehirde bunları satın almak için yüklüce ödeme yapmanız gerekir. Belki “Swatch” saat satın alabilirsiniz, ama unutmayın, ülkemizde de var ve inanın aynı fiyat ve belki de daha ucuz, burada sadece farklı modeller görebilirsiniz, yoksa fiyatları ucuz değil.

Birkaç alışveriş mekanı:

Plain Palasi: Burada hafta sonlarında bitpazarı kuruluyor. Pazarda: küpeler, boncuklu çantalar, plaklar, değerli kitaplar ve saatler bulmak mümkündür.

Rue de Rhone: Şehrin alışveriş yönünden en hareketli ve popüler caddesidir.

General Guisan: Gölün paralelinde kalan bu şık alışveriş caddesinde birçok markanın satıldığı mağazalar bulunur. Bu caddeyi dik kesen Place du Port sokağı da aynı şekilde bolca mağaza bulunan yerdir. Özellikle “Roleks” ürünleri satılan binanın burada bulunması, buraya anlam kazandırıyor.

Sürekli olarak Cenevre’nin pahalı bir şehir olduğundan söz ettim. Doğrudur, siz de bu şehri ziyaret ederseniz, ürün fiyatlarının çok yüksek olduğunu göreceksiniz. Ancak, Cumartesi sabahları, İsviçre’nin en büyük ve en iyi bitpazarı, Plaine de Plainpalais denen yerde kuruluyor. Burada: yüzlerce tezgahta: klasik kıyafetler, ikinci el oyuncaklar, takılar, büyük mobilyalar bulup satın almak mümkündür. Burayı gezerken yorgunluk atmak isterseniz, 1930’ların ortamı canlandırılan Remor cafesine giderek dondurma yemenizi öneririm.

Son bir not: eğer Pazar günü şehirde iseniz, her yer kapalı olduğu için tek alternatif: metro merkez istasyonunun bulunduğu yeri deneyin, orada birçok mağaza ve dükkan, yemek yeri açıktır ve ihtiyaçlarınızı temin edebilirsiniz.

 

ÇİKOLATA:

Cenevre, dünyanın en iyi çikolatalarını bulup satın alabileceğiniz bir yer olarak önem kazanıyor. Şehir merkezinde: Rohr, Factiories veya Stetler denilen yerlerde, kahverengi altın yaratılıyor. Ayrıca: birçok kişi tarafından bilinen ve tanınan Nestle çikolataları fabrikası, Francois Cailler tarafından bu şehirde kurulmuştur. Ayrıca, Cenevre şehrine has: Suchard, Tobler ve Lint markalı çikolatalar, dünyanın en tanınmış tatlı isimleri arasında anılmaktadır. Jean Tobler tarafından üretilen “Toblerone”: 1867 yılından bu yana üretimi sürdürmektedir. Ülkedeki ilk çikolata fabrikası ise, biraz önce de söylediğim gibi 1819 yılında Cailler tarafından Vevey (günümüzdeki adıyla Nestle) tarafından kurulmuştur. 2004 yılında ülkede 149 bin ton çikolata üretilmiş ve bunun % 55’lik bölümü ülke dışına satılmıştır.

 

GECE HAYATI:

Cenevre şehrinde Paris, Londra, Amsterdam şehirlerinde olduğu gibi hareketli ve eğlenceli bir gece hayatı beklemeyin. Çünkü burası çılgınlıklardan uzak, düzenli yaşamaktan hoşlanan, gürültü yerine kaliteyi ve lüksü tercih eden insanların şehridir. Gece kulüpleri her ne kadar az olsa da özellikle Le Baroque ve Club B düşünülebilir, bunlar son derece kaliteli, güzel ama pahalı mekanlardır.

GEZİLECEK YERLER: 

2018.01.28-1-Cenevre.4.Leman gölü.2a   2018.01.28-1-Cenevre.4.Leman gölü.10b   2018.01.28-1-Cenevre.4.Leman gölü.13a   2018.01.28-1-Cenevre.4.Leman gölü.14a

2018.01.28-1-Cenevre.5.Leman gölü.Fener.1a   2018.01.28-1-Cenevre.6.Leman gölü.3b  2018.01.28-1-Cenevre.6.Leman gölü.3bb   2018.01.28-1-Cenevre.6.Leman gölü.3c

2018.01.28-1-Cenevre.13.Leman gölü gün batımı.1d

LE MANS GÖLÜ-LEMAN GÖLÜ:

 

Yazılı kaynaklara göre, gölün ilk ismi, Roma döneminde: Lacus Lemannus’dur. Antik Yunan dönemindeki ismi “Limenos Limme” dir ve “Limanın gölü” anlamına gelir. Günümüzde ise: Fransızca “le lac Leman” veya “Leman” olarak isimlendirilir. Bazen de “Le lac de Geneve” diye isimlendirilir. İngilizce de göl daha çok “Cenevre gölü” olarak bilinir.

Bir tip buzul gölüdür. Batı Avrupa’daki en büyük göllerden bir tanesidir. Toplam alanı: 7.975 kilometre karedir. Maksimum uzunluk: 73 km ve maksimum genişlik: 14 km.dir. Ortalama derinlik: 154 metredir. Maksimum derinlik: 310 metredir. Göl: İsviçre ve Fransa arasında paylaşılmış olup, gölün çevresindeki yerleşim yerleri: İsviçre (Cenevre, Lozan, Montreux, Vevey) ve Fransa (Evian, Thonon) Yani: gölün % 40 kadarı İsviçre’ye ve % 60 kadarı Fransa’ya aittir. Gölün en büyük özelliklerinden bir tanesi de, burayı tercih eden sanatçılardır. Audrey Hepburn, Charlie Chaplin ve Sophia Loren gibi unutulmaz isimler, yıllardır popüler bir tatil yeri olarak burayı tercih etmişlerdir. Hepburn ve Chaplin, buranın kalıcı sakinleri arasına katılmışlardır.

Leman gölünün en keyifli yanı: göldeki kuyular, bir anlamda eğitilmiş bu kuğular, insanlara çekinmeden yaklaşıyorlar ve gerek kuğular ve gerekse martılar insanlar tarafından beslenmeye çok alışmışlar, martılar onlara atacağınız ekmek parçalarını havada yakalıyorlar, tam bir İstanbul vapurlarındaki görüntü, gerçekten güzel, Leman gölü kıyısında gezinti düşündüğünüzde yanınıza mutlaka birkaç parça ekmek almayı unutmayın, gerçekten güzel görüntüler ortaya çıkıyor, çevreniz kuğular ve martılarla doluyor.

2018.01.28-1-Cenevre.15.Leman gölü kıyısı seyyar tuvaletler

Son bir not: gölün çevresindeki yürüyüş yollarında, portatif tuvaletler bulunuyor, ücret ödemeden kullanılan bu tuvaletleri kullandığınızda, nasıl temiz olduklarını göreceksiniz.

cenevre.bains des.1

Bains des Paquis:

Şehirde, Rive Drote bölgesinin Paquis Nations semtindedir. Buradaki plaj, ilk önce 1872 yılında inşa edilmiş ve 1890 yılında halkın hizmetine açılmıştır. Günümüzde burada: güneşlenmek için bir bölüm, iki hamam, iki sauna ve bir restoran, su sporları merkezi vardır. Fiyatlar nispeten makuldür. Göl kıyısında, kumluk küçük bir alan var, hemen arkada ise soyunma kabinleri bulunuyor. Burada, tüm yıl boyunca: sauna, masaj ve ucuz öğle yemeği gibi etkinlikler vardır. Otel bünyesinde, La Buvette des Bains denen restoranda sunulan uygun fiyatlı ancak lezzetli yemekler (özellikle peynir fondü ve salataları) gayet güzeldir. Tesis, restoranlar hariç: 11 Mayıs-16 Eylül tarihleri arasında açıktır.

 

2018.01.28-1-Cenevre.2.Fıskiye.5a   2018.01.28-1-Cenevre.2.Fıskiye.6c   2018.01.28-1-Cenevre.2.Fıskıye.1b   2018.01.28-1-Cenevre.2.Fıskıye.1d

2018.01.28-1-Cenevre.7.Leman gölü kıyısı.1a   2018.01.28-1-Cenevre.7.Leman gölü kıyısı.2a  2018.01.28-1-Cenevre.13.Leman gölü gün batımı.1a

Jet d’Eau-Su fiskiyesi:

Şehrin en ünlü yerlerinden biridir. Cenevre şehrinin simgesidir.

Cenevre gölünün: Rhone’ye boşaldığı yerdedir. Şehir genelinde ve havadan, Cenevre’ye 10 km yükseklikte uçarken bile görülür.

1886 yılı başlarında bir Cenevre şirketi, zamanın zanaatkarlarının makinaları için, su pompaladı ve bu su basınç altında dağıtılıyordu. Akşam, talebin düşmesi nedeniyle, boru içindeki basıncı düşürmek için La Coulouvreniere’deki pompa evinin sonunda bir delik yapıldı ve su, bu delikten birkaç metre yüksekliğe kadar yükselerek dışarı akmaya ve basınç dengelenmeye başladı. Yani: bir emniyet valfı olarak kullanılıyordu. 1891 yılında, elektrikli aydınlatma yapılınca; Federal Jimnastik Şenlikleri ve İsviçre Konfederasyonunun kuruluşunun 600 yıl dönümü kutlamaları için: limana su jeti yani fıskiyesi yapılmasına karar verildi. Böylece fiskiye, günümüzdeki yerine taşındı ve bu tarihte yüksekliği 90 metreydi. Ancak, 1930 yılına kadar düzenli aydınlatma yapılamadı. 1951 yılında, şehir suyu değil göl suyunu pompalaması için, kısmen batık bir pompa istasyonu kuruldu.

Günümüzde: yuvarlak bir kartere emilen su, saniyede 500 litre su, iki pompa ile 140 metrelik yani 40 katlı bir bina yüksekliğine kadar püskürtülür. Saatte 200 km hızla yükselir. Suyu bu yüksekliğe atmak için 16 ton ağırlığındaki iki güçlü motorlu pompa kullanılıyor. Herhangi bir anda, havada 7000 litre su vardır. 2003 yılından bu yana: don olayı veya özellikle kuvvetli rüzgar olmadığında, tüm gün boyu çalıştırılıyor. Yalnız, burada yine bir not belirtmek istiyorum, Şubat 2018 tarihinde şehirdeydim, fiskiye sabah saatlerinde açıktı ve hava güneşli yani pek soğuk olmamasına rağmen, saat 14.00 gibi fiskiye kapatıldı ve sonra bir daha açılmadı. Sebebini bilmiyorum.

Ayrıca: bahar dönemlerinde, akşamları 21 ışıklı bir aydınlatma da yapılıyor.

Gölün sol kanadında bir taş iskele yolu ile fıskiyenin bulunduğu yere ulaşılıyor, ancak rüzgar hafif bir yön değiştirdiğinde, burayı ziyaret edenler ıslanıyorlar. Hatta: bazen rüzgar, su damlalarını, diğer tarafta, en iyi bakış açısı olarak kabul edilen “Paquis banyoları” na kadar ulaştırıyor.

   2018.01.28-1-Cenevre.9.Leman gölü Alp dağlarının görüntüsü.1b

Mont Blanck Köprüsü:

Şehrin iki yakasını, bu etkileyici köprü birbirine bağlıyor. Köprüden, gölün daralarak güçlü bir nehre dönüştüğü yer olarak görülüyor. Köprünün altına izlerseniz, suyun korkunç hızla aktığını görebiliyorsunuz. Sağ kıyıda: Fransa Alplerinin en yüksek noktası olan Mont Blanck tepesi görülebiliyor. (Tabii sis olmaması şartıyla) Köprünün sonunda mağazalar, oteller ve restoranlar bulunuyor. Burası Old Town yani eski şehrin başlangıcıdır. Köprüden geçerek diğer yakaya yani “Cite” bölgesine ulaşılır. Burada: geniş bulvarlar, büyük oteller, şık mağazalar ve lüks alışveriş merkezleri vardır. Cite bölgesinin en gözde yapısı “Musee D’Arth” dır.

Köprünün batısında Rousseau adası vardır. Bu adaya geçmek için, bir diğer köprü olan Bergues köprüsü yürüyerek geçilebilir.

İlle Rousseau Adası:

Burada: ünlü filozof Jean-Jacques Rousseau’nun (1834 yılında Pradier tarafından yapılmıştır) göle bakan bir heykeli bulunuyor. Adaya, şehir yerlileri “İle” adını vermişlerdir. Ada: nehri ikiye ayırırır. 1219 yılında, adada bir şato inşa edilmiştir, ancak günümüze bu yapının sadece gözetleme kulesi kalmıştır. Ada’da uyuşturucu satıcıları olduğu söyleniyor, bunları görünce şaşırmayın. Çünkü bağlantı köprülerinden polis geldiğini görünce, tedbir alıyorlar, dolayısıyla bu ada onlar için gayet müsaittir, yani gitmenizi pek önermiyorum.

2018.01.28-1-Cenevre.4.Leman gölü.15f

Cenevre Gölünde Tekne Gezisi-CGN:

Cenevre gölündeki tekne gezilerinin başlangıç iskeleleri: İngiliz bahçesi boyunca uzanan sahildedir. Lüks butiklerle kaplı Rue du Rhöne: kuyumcular, saat yapımcıları, moda tasarımcıları ve alışveriş yapmak için gözde birçok mekanla doludur.

 

 

OLD TOWN-ESKİ ŞEHİR:

Güzel binalar ve bu eski binalarda bulunan cafe ve restoranlar görülür. Burada: Reform Müzesi ve Belediye Binası bulunur. Ayrıca katedral vardır.

   2018.01.27-5-Cenevre.6.Katedral.1a   2018.01.27-5-Cenevre.6.Katedral.2a

Büyük Katedral-Cathedrale Saint Pierre:

Tarihi şehir bölgesinin en yüksek yerindedir. 2009 yılında UNESCO tarafından “Dünya Kültür Mirası Listesi” ne dahil edilerek koruma altına alınmıştır.

Burası pagan döneminden bu yana ibadet yeri olarak kullanılmaktadır. Katedral’in bulunduğu yerde yapılan arkeolojik araştırmalarda: aynı yerde 8 ile 10’ncu yüzyıllar arasında, iki dini yapı bulunduğu ve 12’nci yüzyılda bu iki dini yapının büyütüldüğü, birinin kamusal ayinler ve diğerinin ise kilise öğretileri için kullanıldığı anlaşılmıştır.

Bu durum: yani katedral öncesinde kilise kalıntıları, 4’ncü yüzyıldan kalma eski binanın altında gizli olduğu görülebilir. Katedralin altındaki zemin, tepenin işgalinin Hıristiyanlık öncesi dönemden çok daha geriye gittiğini kanıtlamaktadır. Burada: kuyular, buğday işleme alanları, kültürel binalar ve Celtic Allobroge kabilesine ait mezarlar tespit edilmiştir.

Katedralin inşasının ilk aşaması, 1160 yılına dayanır ve tamamlanması yaklaşık bir yüz yıl sürer. Birçok kez restore edilmiş ve yeniden inşa edilmiştir. Özellikle, geçirilen yangın sonrasında, günümüzdeki Romanesk, Gotik ve Neoklasik stillerin bir araya getirildiği bina oluşturuldu.

Alman ressam Konrad Witz: 1444 yılında Cenevre katedraline ait “Mucizevi Balık Taslağı” içeren bir sunak parçasının resmini çizdi ve bu resim halen “Musee d’Art-d’Histoire” dedir.

Burası başlangıçta Katolik iken sonradan bir Protestan kilisesi olmuştur. 16’ncı yüzyılın ortalarında, Reformasyonun ortaya çıkışı sonucu, binanın iç kısmı boşaltıldı. Boyalı süslemeler kayboldu ve sadece vitray pencereler korundu.

cenevre.katedral calvin sandalyesi.1

Protestan reformasyon liderlerinden biri olan John Calvin’in kilisesi olarak kabul edilir. Kilisenin içinde: Calvin’in kullandığı ahşap bir sandalye vardır.

18’nci yüzyılın ortalarında ortaçağ cepheye klasik sütunların eklenmesiyle mevcut neoklasik tarzı ortaya çıktı ve yapının inşaası tamamlanmıştır.

Sade ve yalın vitray süslemeleri ilgi çeker. İç yapısında, parlak mumu andıran avizeler, birbirinden güzel tarihi şapel kalıntıları görülebilir.

Katedralin kuzey kulesinin 157 basamaklı tepesine çıkıldığında şehrin ve gölün üzerinde uzanan görkemli panaroma görülür. Hava güzel olduğunda: Mont Black görülür.

Dokuz çanın en büyüğü, aynı kuleye 1407 yılında yerleştirilmiş olup, buna “Clemenecy” denir ve 6 ton ağırlığındadır.

Günümüzde burada: hem Alman ve hem de Fransız Protestan ibadetçiler için iki dilde hizmet verilmektedir. Burayı ziyaret ederseniz, katedralin altındaki arkeolojik alanı da gezmenizi öneririm. Özellikle yapının arka bölümünü görün, çünkü burası büyük sütunları ile pagan dönemi tapınaklarını andırmaktadır.

 

Musee İnternational De La Reforme-Uluslar arası Reform Müzesi:

Katedralle aynı yerdedir. Müzede: el yazmaları, nadir kitaplar, gravürler, resimler, Reformasyon ve Cenevre arasındaki manevi unsurlar ve kültürel bağlar sergileniyor. Ayrıca: sinema ve müzik odası vardır. Burada çocuklar için gösteriler düzenleniyor. Gezide: katedralin arkeolojik sit alanı olan alt bölümü de görülebiliyor ki, burayı mutlaka görmenizi öneririm. Gerek ilginçliği ve gerekse müzecilik-sergileme anlamında muhteşem güzel bir yer.

Maison Tavel-Tarihi Cenevre Müzesi:

Uluslar arası Reform Müzesinin hemen yanındaki burası: şehirde günümüze ulaşan en eski binadır. 1334 yılında, bina yangında tahrip olsa da daha sonra aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir.

Yapı: bodrumdan çatı katına kadar, şehir tarihi ve Cenevre ev hayatına ayrılmıştır. 14 ve 19’ncu yüzyıllar arasındaki eserlerden oluşan, kalıcı sergileri ziyaret etmek mümkündür. Bu sergilerde: çeşitli nesneler, çizimler, gravürler, fotoğraflar, paralar, mobilyalar ve gümüş koleksiyonları bulunuyor.

 

Les Armules:

Tarihi Cenevre Müzesinin karşısındadır. Burası “Cephanelik” olarak bilinir. Kemerlerin altında 17 ve 18’nci yüzyıldan kalma toplar görülür. 1949 yılında yapılan üç duvar mozaiğinde, Cenevre tarihinin önemli olayları betimlenmiştir.

 

Hotel De Ville-Belediye Binası:

Les Armules’in hemen karşısındadır.

Burası: kanton yönetiminin merkezidir. Yani, şehrin politik kalbidir. Burada: ahşap ve muhteşem freskler ve konseyin toplandığı salon muhteşemdir. Bu salonda: birçok anlaşmanın imzalanmış olması, ayrı bir önem taşıyor. Özellikle 1872 yılında Amerika ve İngiltere arasındaki çatışmalarda, burada, hakemlik yapılmıştır. 1864 yılındaki “Cenevre Sözleşmesi” yine burada imzalanmıştır. Bu sözleşme ile: savaş esirlerinin statüsü ve hakları belirlenmiştir. 15 Kasım 1920 tarihinde ise, Birleşmiş Milletler kuruluş anlaşması, burada imzalanmıştır. Buranın Rönesans dönemi avlusunda yaz aylarında konserler düzenleniyor.

ŞEHRİN ULUSLAR ARASI BÖLGESİ:

Burada: Ariana Park merkezinde, bir zamanlar Milletler Cemiyeti merkezi olan “Palais Des Nations” bulunuyor.

cenevre.birleşmiş milletler merkezi.1   cenevre.palais de nations.1

Milletler Sarayı-Palais Des Nations:

Parc de I’Ariana’nın merkezindedir.

1929-1936 yılları arasında inşa edilmiş ve Milletler Cemiyetinin genel merkezi olarak kullanılmıştır. 1973 yılında yapılan eklentiler sonucu, günümüzdeki görünümüne kavuşmuştur.

2’nci Dünya Savaşından sonra topluluk dağılınca, bina yeni kurulan Birleşmiş Milletlerin Avrupa koltuğu için kullanılmaya başlandı. Yani, Birleşmiş Milletlerin büyük merkezi New York şehrinde ve ikinci büyük merkezi burasıdır ve Paris şehrindeki Versailles Sarayı kadar büyüktür. Yapıda: 34 konferans salonu ve 2800 ofis vardır.

Burası her yıl 25 bin diplomatı ağırlamaktadır. Burayı ziyaret ederseniz, büyük toplantıların yapıldığı “Assambly Hall” görebilirsiniz. Sarayın duvarlarında sanat eserleri bulunuyor. Özellikle: İnsan Hakları ve Uygarlıklar İttifakı Salonunun kubbesi yani tavanı görülmelidir.  Buradaki resim ünlü İspanyol ressam Miquel Barcelo tarafından yapılmıştır. Ancak giriş ücretlidir ve giriş için pasaport gereklidir.

Burada bir müze vardır.

Musee International De La Croix-Rouge Et Du Croissant-Rouge:

Burada: 1863 yılında Henry Dunant tarafından, Cenevre şehrinde kurulan “Kızılhaç” ın tarihine ait sergi görülüyor. Bu sergide: Kızılhaç’ın ne denli önemli işlere el attığının reklamı yapılıyor. Günümüze kadar olan Kızılhaç etkinlikleri: 1863 dramatik hikaye, belgeler, fotoğraflar, filmler, çoklu slayt gösterileri ile anlatılıyor.

cenevre.kırık sandalye.1

Kırık Sandalye-Broken Chair Sculpture:

BM binasının bulunduğu Nations meydanındadır.

Sadece üçayak üzerinde durun, 21’nci yüzyılın en sembolik eserlerinden biridir. Savaş sırasında bir mayın nedeniyle ayağını kaybeden kişinin durumunu ifade eder. 1997 yılında kara mayını kurbanlarının anısına Daniel Berset tarafından yapılmıştır. Boyu 12 metredir. Ağırlığı 5.5 tondur.

YEŞİL ALANLAR VE PARKLAR:

 

ENGLİSH GARDEN-İNGİLİZ BAHÇESİ-JARDİN ANGLEİS:

Leman gölünün kıyısında, halka açık bir park alanıdır. 1854 yılında yapılmış olup, şehrin en eski parkıdır. Su fıskiyesine, lüks mağazalara ve Eski şehir bölümüne yakın bu bahçe şehrin en işlek parklarından biridir. Güneşli günlerde: koşucular, patenciler ve bisiklete binenlerle doludur. Birçok aile, ağaçların gölgesinde yürümeye gelirler. Limana, sağa ve su jetine bakan turistler için çok püpüler bir yerdir. Yaz aylarında Cenevre Festivali de dahil olmak üzere, her yıl çeşitli etkinlikler burada düzenlenir. Bahçenin kıyısında ise, bazı yerlere çalışan gezi tekneleri vardır, bu teknelerin bazıları gölün Fransa kıyılarına kadar gidebiliyor.

 

cenevre.çiçek saati.1     2018.01.27-5-Cenevre.4.Çiçek saati.1b

Çiçek Saati:

Jardin Anglais’in köşesinde bulunan bu saat, ilk olarak 1955 yılında 6500 çiçek ve bitki kullanılarak şehrin bahçevanları tarafından düzenlenmiştir. Çiçek düzenlemeleri mevsimlere göre değişir. Çiçek saati sadece güzel değil aynı zamanda hassastır.

4 metre çapındaki bu saat: uydu verileriyle çalışmaktadır yani gayet hassastır ve bu özelliği ile İsviçre malı saatlerin hassasiyetini kanıtlamaktadır. Saatin zarif tasarımlı ve orjinaline benzer kadranları, Patek Philippe firması tarafından bağışlanmıştır. Saatin bir başka özelliği de: saniye gösteren kadran, dünyanın en uzunudur, uzunluk 2.5 metredir.

12 binden fazla bitkiden oluşan yeni çiçek konsepti: Cenevre şehri Yeşillikler Bölümünden gelen ağaç yetiştirme uzmanları tarafından özenle kurulmuştur. Burada: bitkilerin hayatta kalması ve güneşin tam olarak etkili olması için gerekli olan bir sulama sistemi de kuruludur. Saatin çiçek dekorasyonu, yılda 5 kere yenilenir. Son bir not: çiçek saatini saldırılardan korumak için bir alarm cihazı vardır ve doğrudan merkeze bağlıdır. Zaten site, bahçecilik açısından yüksek gözetim altındadır.

cenevre.park des bastions.2   

Parc Des Bastions:

Place de Neuve’nin yanında bulunan bu park, güzel bir anıttan diğerine yürüyerek gidilebilen, ağaçlarla kaplı keyifli bir yer olarak önem kazanmaktadır.

Eski şehrin altındaki bu yemyeşil alan, şehrin merkezindedir. Parkın çevresinde: dünyaca ünlü Reform duvarı ve Palais Eynard (şehir yönetim merkezi) ve eski bir üniversite binası bulunur. Parkın yan tarafında ise: satranç ve dama oyunları oynanan bölüm bulunuyor.

      cenevre.reform duvarı.1

Reform Duvarı-Parc des Bastions-Monument de la Reformation:

Cenevre Üniversitesi bahçesindeki Parcom des Bastions’un merkezinde bulunan duvar: 1909 yılında, Jean Calvin’in 400’ncü yıldönümü ve Cenevre Akademisinin kuruluşunun 350’nci yıldönümünde Cenevre Üniversitesi için yapılmıştır. Anıt 1917 yılında ziyarete açılmıştır.

Anıt için proje yarışması düzenlenmiş ve 71 proje arasından, 4 İsviçreli mimarın bu eseri yarışmayı kazanmıştır. Heykeller: iki Fransız heykeltıraş tarafından yapılmıştır.

Anıt, önlerinde devlet adamlarının, öncülerin ve reformatörlerin koruyucularının 5 metre yükseklikteki heykelleri olan engebeli ve süstü taş kabartmadan oluşmuştur. 100 metre uzunluğundaki kabartmaların önünde 100 metre uzunlukta hendek anımsatan gölet bulunur.

Merkezi gurupta, dört büyük vaiz temsilcinin görülür. Bunlar: William Farel, John Calvin, Theodore Beza ve John Knox’dur. Hepsi “Cenevre kıyafetinden” giymişler ve ellerinde İncil tutarlar. Bunlar Protestanlığın 450 yıllık tarihinde büyük önem taşıyan kişilerdir.

Anıtın tam karşısındaki yapı, Calvin’in kurduğu “Teoloji Akademisi”nden doğan “Cenevre Üniversitesi” merkez binasıdır. Cenevre Üniversitesi 1559 yılından bu yana eğitim vermektedir.

Parktan ayrılırken: görkemli Place de Neuve’yi ve çeşitli sanat yerlerini görmeyi unutmayın.

 

JARDİN DES ALPES BAHÇESİ:

Bu bahçe: Quai des Mont-Black üzerindedir.

cenevre.burunsviç anıtı.1

Brunswick Anıtı:

Seçkin dil bilimci ve müzisyen Brunswick Dükü Charles d’Este-Gulep: 1804 yılında doğmuş ve 1830 yılında ülkeden kovulmuştur. Paris şehrine yerleşmiş ve orada büyük bir servet edinmiştir. 1873 yılında ise Cenevre şehrinde ölmüş, ancak servetini; bu mozolenin yapılması şartıyla Cenevre şehrine bırakmıştır.

Bu servetiyle Büyük Tiyatro yapılmıştır.

Mozole yani anıt: Jardin Des Alpes bahçesindedir. Bahçenin girişinin iki tarafında, iki taş aslan bekçi olarak durmaktadır. Anıtın bulunduğu eğimli zemin kat, süslüdür. Arkasında, ağaçlar dikilmiş yeşil bir alan, dikdörtgen bir havuz ve küçük bir köşk uzanır

MÜZELER

Musee D’Hıstoire Naturalle-Doğa Tarihi Müzesi:

Burası muhteşem büyük bir yerdir, galerilerinin uzunluğunun 2 kilometre olduğu söyleniyor. Bu galerilerde gezerek, yaklaşık 3000 tür canlı görülebilir. Özellikle: kuş sesleri mükemmeldir. Yılda yaklaşık 200 civarında ziyaretçi tarafından geziliyor.

Zemin katta: bölgesel yaban hayatı, 1’nci katta: memeliler ve kuş dünyası, 2’nci katta: kurbağalar, sürüngenler, böcekler ve diğerleri, 3’ncü katta: insanlık tarihinin jeolojisi ve 4’ncü katta ise İsviçre jeolojisi sergileniyor.

cenevre.musee de art.1    cenevre.sanat ve tarih müzesi.1

Musees D’Art Et D’Histoire-Sanat ve Tarih Müzesi:

İsviçre ülkesinin en büyük üç müzesinden birisidir. 1903-1910 yılları arasında yapılmış ve 1910 yılında ziyarete açılmıştır.

Müzede, yaklaşık 6500 nesne: uygulandığı sanatlara, güzel sanatlara ve arkeolojiye ayrılmış koleksiyonlar olarak sergilenmektedir. Müzede: Flemenk, Flaman, Fransız ve İsviçreli sanatçıların eserleri bulunuyor. En  değerli eser: 1444 yılında Konrad Witz tarafından yapılan “Altar Panosu” dur. İsa’yı Cenevre Limanında su üstünde yürürken betimleyen, La Peche Miraculeuse (Balıkların Mucizesi) tablosu da ilgi çeker. Ayrıca: İsviçreli sanatçı Jean-Etienne Liotard’ın geniş koleksiyonu görülebilir. Müzede her yıl: Picasso’dan Akhenaton’tan Roger Pfund’a kadar bir dizi geçici sergiler açılıyor.

 

cenevre.patek philip müzesi.1   cenevre.patek philip müzesi.2

Patek Phılıppe Museum:

Bu müzede 500 yıllık saat yapımı yolculuğuna çıkmak mümkündür. Müze: Plainpalais bölgesinin merkezindedir. 2001 yılında kurulan markanın usta saatçileri burada en prestijli eserlerini sergiliyorlar. Ziyaretçiler: Cenevre, İsviçre ve Avrupa’da yaratılan 16 ve 19’ncu yüzyıllara ait olağanüstü saat koleksiyonu, müzikli otomobil ve minyatürlere hayran kalıyorlar. Özellikle 16’ncı yüzyıldan kalma saat örnekleri ilgi çekiyor. Müze, tamamen saatçilik konularına ayrılmış bir kütüphaneye de sahiptir.

cenevre.maison des r.1

 

ŞEHİRDE GEZİLECEK DİĞER YERLER:

 

Neuve Meydanı-Place Neuve:

Tarihi dokusu öne çıkıyor. Burada: Rath Müzesi, Büyük Tiyatro, Cenevre Müzik Konservatuarı ve Victoria Konser Salonu binaları vardır. Ayrıca: at üzerindeki General Guillaume Henri Dufour heykeli bulunuyor. Kendisi: 1787-1875 yılları arasında yaşamıştır.

 

Maıson De Rousseau Le Lıtterature-MRL:

Rousseau, dünyaca ünlü bir Cenevre vatandaşıdır. 1712 yılında Cenevre şehrinde dünyaya gelen hümanist, filozof, yazar ve müzisyen Jean-Jacques Rousseau: erken yaşlarında burada yaşıyordu. Günümüzde 40 yıllık olan evi: halka açık fikirleri, tartışmalar ve edebi toplantıların mekanı haline gelmiştir.

 

Grand Theatre, Conservatoire De Musique:

Burası şehrin ilk opera binasıdır. Görkemli yapı, resmen 1876 yılında açılmıştır. Ancak 1951 yılında bir yangın sonucu tahrip olmuş ve onarım sonucu 1962 yılında yeniden açılmıştır. Fransızca tiyatro, opera ve dans gösterileri burada düzenleniyor. Aynı zamanda burası bir “Müzik Okulu” dur.