Osmanlının Rumeli’de kurduğu ilk yerleşim yeri ve dünyanın en uzun taş köprüsünün bulunduğu ve bu özellikleriyle öne çıkan bir ilçe.
ULAŞIM:
Edirne il merkezine uzaklık: 64 km. dir. Yunanistan sınırına ise, yalnızca 6 km. uzaklıkta. Çevresindeki diğer ilçelerle olan uzaklıklar ise şöyle: Uzunköprü-Havsa arası uzaklık: 25 km. Uzunköprü-Keşan arası uzaklık ise: 49 km.
xxxxxxxxxxxx
TARİHİ:
İlçeye, bölgenin çoğu yerinde olduğu gibi, ilk kez Traklar yerleşmiştir. Persler, Makedonyalılar, Romalılar, Bizanslılar derken, 14.yüzyılda, Osmanlılar egemenliği ele geçirirler.
Sultan II.Murat: Osmanlıların Avrupa’ya yöneldikleri akınlarda, gereksinim duydukları, 1200 metre uzunluğundaki, ilçeye ismini veren köprüyü yaptırmıştır. Köprünün yanında, bir külliye yaptırmış, Anadolu’dan getirttiği Türk göçmenleri buraya yerleştirmiştir. Bunlarla ilgili yazılı kayıt, Sultan II.Murad’ın vakfıyesinde yazılıdır. Şöyle yazar “ Orasını konaklanacak düzenli bir yer haline getirdi. 174 yüksek kemer üzerine uzatılmış eşsiz bir köprü yaptırdı ki, cihana örnek oldu. Köprünün bir başında Ergene adı ile anılan bir kasaba kondurdu”.
1873 yılında, Uzunköprü’den demiryolu geçer. 1920 yılında ise, Yunanlıların işgali görülür. İki yıllık bu işgal sonunda, 1922 yılında biter.
xxxxxxxxxxx
GENEL:
Sultan II.Murat, yaptırdığı köprünün (Cisr-i Ergene), hemen yanında, bir kasaba kurulmasını emreder. Bu kasaba: Cisr-i Ergene ve Kasr-ı Ergene isimlerini aldıktan sonra, Ergene olarak anılmış ve son olarak Cumhuriyet döneminde, Uzunköprü ismini almıştır.
Edirne’nin en büyük ilçesidir. Hayvancılık, özellikle manda, koyun ve keçi besiciliği öne çıkar. Bunlara bağlı olarak: mandıralarda peynir yapılmaktadır. Bunun dışında, Ergene ovasının bereketli topraklarında: çeltik, ayçiçeği ve buğday üretimi yapılıyor. Ancak: bu arada Ergene nehrinden söz etmek gerek. Çünkü: özellikle, son yıllarda, Trakya bölgesinde kontrolsüz gelişen sanayi ve bunun sonucu çevre problemleri, Ergene nehrini kullanılmaz hale getirmiş. Öyle ki: Ergene nehri, sanayi atıklarından dolayı, hergün farklı renkte akar olmuş. Nehrin kokusu ise, tam bir felaket.
xxxxxxxxxx
NE YENİR:
Uzunköprü yöresinde: özellikle önerebileceğim yiyecekler: ördek etinden yapılan akıtma, közlenmiş biber, patlıcan ve domatesten yapılan mamzana, pazlama ve bir tatlı çeşidi olan zerde.
xxxxxxxxxx
NE SATIN ALINIR.
Uzunköprü’den: baldo pirinç, ayçiçeği yağı alabilirsiniz.
GEZİLECEK YERLER:
ERGENE KÖPRÜSÜ:
Uzunköprü’nün bugün bulunduğu yerde, tarihi süreç içinde, geçmişte: Ergene nehrinin bataklıkları ve ormanlık arazilerin bulunduğu biliniyor. Avrupa’ya sefer yapan Osmanlı ordusunun toplanma yeri olan Edirne: ve bu merkeze geçiş güzergahı olan bu elverişsiz arazi: bir çok sıkıntılara neden oluyordu. Özellikle: daha önce, ordunun geçişi için yapılan köprüler: Ergene nehrinin kabarması sonucu yıkılıyordu. Ayrıca: ormanlık ve bataklık bu arazide: bölgenin tüm hırsız ve yol kesen eşkiyası barınıyordu. Tüm bunlara bir çözüm bulmak amacı ile: buraya büyük bir köprü yapılması ve köprünün de korunması için bir kasaba kurulmasına karar verildi. Sonuçta: Osmanlıların Rumeli’de kurdukları ilk yerleşim yeri ortaya çıkmış oldu. Osmanlının son dönemlerinde “Uzunköprü” adını alacak bu kasaba, o dönemlerde, uzun süre “Cisr-i Ergene” olarak anıldı.
Kasaba kuruldu. Sultan II.Murat tarafından, kasabaya, Muradiye Camisi ve bir de hamam yaptırıldı. Daha önce söylediğim gibi: Burası, Osmanlının, Avrupa kıtasında kurduğu ilk yerleşim yeridir. Diğer yerleşim yerleri, daha önce varolan ve fetihlerle ele geçirilen yerlerdi.
Evet: gelelim köprüye. İnşaatı 4 yıl sürdü. Dünyanın en uzun taş köprüsü olarak tarihe yazıldı. Mimarı: Musliiddin. Uzunluğu: 1200 metre, kemer sayısı: 174 civarında. Kemerlerin bazıları sivri, bazıları yuvarlak. Köprünün yüksekliği ve genişliği, yer yer değişiyor. Özellikle: genişliği, Cumhuriyet döneminde yapılan onarımlarda arttırılmış.
II.MURAT KÜLLİYESİ:
Burada, tek minareli ve çatılı Muradiye camisi var. Bu cami: Sultan II.Murad zamanında, 1443 yılında yapılmış. Dikdörtgene yakın, 22×19 metre ebatlarındadır. Cami: 1621 yılında, Sultan II.Osman zamanında onarılmıştır. Yapılan onarımlar sonucu, ilk yapıldığı özelliklerinden uzaklaşmış ve üzeri çatı ile örtülmüştür. Moloz taştan yapılmış olan caminin yüksekliği: 5.70 metre olup, bu yükseklik diğer camilere göre çok alçaktır. Bu nedenle: pencereleri: üst örtü saçaklarına kadar dayanmaktadır. Saçakların geniş oluşu da, camiye daha alçak göstermektedir.
Caminin duvarına bitişik olan minaresi, kesme taştandır. Dikdörtgen bir kaide üzerinde, Türk üçgenleri ile gövdeye geçmektedir. Minare gövdesi, yuvarlak ve tek şerefelidir.
Bu camiye ilave olarak: Sultan II.Beyazıt zamanında, Mimar Hayrettin tarafından, Halise Hatun Camisi yapılmıştır. Bu camiyi; Hacı İbrahim Ağa, eşi Halise Hatun adına, 18.yüzyılın ilk yarısında yaptırılmıştır. Dikdörtgen planlı, ahşap çatılı bir yapıdır. Mimari yönden bir özelliği yok. Bunun da nedeni, çeşitli dönemlerde caminin yenilenerek onarılmış olmasıdır.
Ayrıca: külliyenin bir vakfı olan Çifte Hamam var.
DEMOKRASİ ANITI:
Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşlarından Mazhar Müfit Kansu: Uzunköprü’de kaymakamlık yaparken yaptırdığı bir anıt. Türkiye’de demokrasiye geçişi sembolize ediyor. Ama, bu yöndeki ilk anıt olma özelliğini taşıyor. 11 Aralık 1908 tarihinde büyük bir törenle açılmış.
Anıtın altında bir çeşme var. Buna, halk: Hürriyet Çeşmesi deniliyor.












Yorum
benim istediğim bilgi bu değil amayinde teşekkürler