İlk insanın yaşadığı düşünülen bir yer olarak öne çıkıyor. Antalya şehrimizi, diğer şehirlere bağlayan ana yol üzerinde bulunması nedeniyle; özellikle tatil sezonlarında, yoğun trafik bulunan bir bölgemiz. Ankara’dan, Antalya’ya giderken: Burdur şehrine ulaştığımda, yolun üçte ikilik bölümünün bittiğinin rahatlığını yaşıyorum. Antalya yolu her ne kadar şehrin dışından geçse de, biraz zamanınız varsa, Burdur şehir merkezine girmenizi ve de özellikle yol üzerinde bulunan “İnsuyu Mağarası” nı mutlaka görmenizi öneriyorum. İnsuyu Mağarası molası, inanın size keyifli bir dinlenme süresi sağlayacaktır. Sonra yine yola devam etmek elbette mümkün. Bu arada, son olarak, Burdur çıkışı ile İsparta yol ayrımı arasında: yol üzerinde, yerel köylerde yaşayan insanlarımızın sattığı ürünleri göreceksiniz. Bunlar elbette satışa sunulmadan çok kısı süre önce, bahçelerden, bağlardan, tarlalardan toplanıp buraya getiriliyor, yani çok taze. Mutlaka alacak birşeyler bulabilirsiniz, bunlara da uğramayı unutmayın.
xxxxxxx
ULAŞIM:
Burdur: Antalya gibi büyük bir tatil merkezini: diğer metropol illere bağlayan önemli bir karayolu üzerinde bulunuyor. Bu yoğun karayolu: şehir merkezinin dışından geçiyor. Bu nedenle: nisbeten rahat. Burdur-Ankara arası uzaklık: 422 km. Burdur-Antalya arası uzaklık: 122 km. Burdur-Isparta arası uzaklık: 51 km. Burdur-İstanbul arası uzaklık: 602 km. Burdur-İzmir arası uzaklık: 374 km. Burdur-Afyonkarahisar arası uzaklık: 170 km. Burdur-Eskişehir arası uzaklık: 302 km.
Burdur’a havayolu ile ulaşmak isterseniz: Isparta Süleyman Demirel Havalimanını kullanabilirsiniz. Buranın, il merkezine uzaklığı: 25 km.dir. Ayrıca: 130 km. uzaklıktaki, Antalya Havalimanı da, bir alternatif olarak düşünülebilir.
TARİH:
Antik dönemde Pisidia olarak adlandırılan bölgede bulunan Burdur şehri: çok eski dönemlerde insan yerleşiminin olduğu bir yer olarak biliniyor.
Yeşilova ilçesinin Başkuyu köyünde bulunan kaya resimlerinde: Paleolitik dönemde, bu bölgede ilk insanın varlığı kesinlikle anlaşılmıştır. Hacılar köyünde yapılan kazılarda ise: MÖ.7000 yıllarında: insanın hayvanı ehlileştirip, köyler kurarak, çanak-çömlek yapmasını öğrendiği, toplayıcılıktan üretime geçerek, belli bir yere bağlandığı görülmüştür. Burada ortaya çıkarılan ana tanrıça figürleri ile boyalı insan yüzlü çanak-çömlekler: dünya arkeolojisinde önemli yer tutuyor.
Bölge: takip eden tarihi süreçte: Frig, Roma, Bergama krallığı ve Bizans egemenliklerini yaşar. Daha sonra ise: Selçuklular, Hamitoğulları ve Osmanlılar görülür. Anadolu’da yayılan Oğuz boyları, muhtemelen, 1075 yıllarında, o zaman “Psidia” denilen bu bölgeye gelerek, yerleşmeye başlarlar. İlk yerleşim yerleri ise: Şekerpınarı-Hamam bendi mevkii olmuştur. Çoğunluğu: Kınalı Aşiretinden olan Türkmenler: en az 2000 çadırdan oluşan bir toplulukla, yerleşim yerleri kurmaya başlarlar.
Antalya ve Denizli’nin Türk hakimiyetine girmesinden sonra, akın akın gelen aşiret ve oymaklar: bilhassa: Kayı, Avşar, Bayındır, Büğdüz, Yazır, Yiva ve diğerlerinin toplamı: 200 bin çadıra ulaşır. Bu Türkmen nüfusunun merkezi de “Burdur” olur.
16.yüzyıla kadar: Burdur’da, önemli olaylar olmamıştır. 1522 yılında, Burdur Tirkemiş İlçesi: merkezi durumdadır. Bu dönemde şehir eskiye nazaran daha da gelişir. 16. yüzyıl sonuna doğru, şehir biraz daha büyür. Ekonomi canlanır.
Osmanlı Devleti: 1914 yılında, I. Dünya Savaşına katılınca, bütün yurtta seferberlik ilan edilir. Ancak, aynı yıl içinde, Burdur’da, büyük bir deprem olur ve yaklaşık 4000 kişi ölür ve şehrin önemli dini yapıları, bu deprem sonucunda tamamen yıkılır.
Her iki felaket birleşir ve Burdurlular, birkaç yıl, bu kötü şartlar altında yaşamışlardır. Kurtuluş mücadelesinde: Burdur’lu Kuva-i Milliyecilerin ve Demirci Mehmet Efe’nin: Yunanlılara karşı, Nazille cephesindeki çarpışmalarda, büyük yararlılıkları görülür. Nazilli cephesinde, 400’e yakın Burdur’lu gönüllü hayatını kaybetmiştir. 1920’de toplanan, Büyük Millet Meclisi’ne, Burdur’dan ünlü kişiler katılmıştır. Bu milletvekillerinin en ünlüsü ise: İstiklal Marşı’nın yazarı: Şair Mehmet Akif Ersoy’dur.
Şehir: 1923 yılında, İl olarak yerini alır.
xxxxxxx
BURDUR İSMİNİN KÖKENİ:
Burdur şehrini: Türkmen boylarından, Kınalı Oymağı mensubları kurmuştur. Bunlar: bu bölgede, konaklama yeri ararken: burayı görürler ve bölgenin güzelliği karşısında “Cennet buradadır” derler. “Burada Dur” sözü; zamanla, hece düşmesine uğrar ve “Burdur”a dönüşür.
GENEL:
Akdeniz bölgesinin iç kısımlarında, Göller yöresi adı verilen bölgede bulunmaktadır.
İklim: kışları soğuk ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak geçer.
İlde, çok sayıda göl ve orta boy akarsu bulunmaktadır.
Türkiye’nin önemli göllerinden biri olan Burdur Gölü, her türlü su sporları için elverişlidir. İlin diğer önemli gölü: Salda Gölüdür.
İl arazisinin: % 60’ı dağlık ve geri kalan bölgeler ise: yayla, ova ve engebelidir. Topraklar: genel olarak, killi ve kireçli bir yapıya sahiptir. İlin genel yüksekliği: ortalama, 1000 metredir.
Nüfus yapısı incelendiğinde: İl’in nüfus yoğunluğunun, her zaman ülke standartlarının altında kaldığı görülür. Çevre illere göçler sonucunda, nüfus artış hızı, önemli oranda azalmaktadır.
xxxxxxxx
BURDUR ASKERLİK YERİ:
Burdur denildiğinde: şehrin en büyük özelliklerinden birisi de: burada bulunan askeri eğitim birliğidir. Bu birlikte: yurt dışında çalışan ve dövizli askerlik hizmeti yapan askerlerimizin, kısa süreli eğitimleri verilmektedir. Bu gurbetçi insanlarımız: kısa süreli askerlik eğitimlerini, Burdur şehrinde bulunan bu askeri birlikte yaparlar. Tatil günlerinde, şehir içinde, çarşı iznine çıktıklarında veya yakınlarının kendilerini ziyaretlerinde, şehirde yoğunluk ve değişik bir hava yaşanır. Şehirdeki yaşam: bunların ve yakınlarının, gerek konaklama, gerek beslenme ve gerekse diğer ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yönlenmiştir.
xxxxxxxx
MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ;
2006 yılında yayınlanan kanunla kurulmuştur. Üniversite bünyesinde: Burdur Eğitim Fakültesi, Burdur Sağlık Yüksekoukulu, Burdur Meslek Yüksekokulu, Bucak Hikmet Tolunay Meslek Yüksekokulu, Gölhisar Meslek Yüksekokulu, Bucak Emin Gülmez Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu, Ağlasun Meslek Yüksekokulu, Burdur Veteriner Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü var.
Evet, Üniversite: bugün lisanüstü düzeyde eğitim veren 3 Enstitü, lisans düzeyinde eğitim veren 3 Fakülte ve 2 Yüksekokul, ön lisans düzeyinde eğitim veren 6 Meslek Yüksekokulu, 6 Araştırma Merkezi, Rektörlüğe bağlı: 6 birim var.
Öğrenci sayısı: 14.500 ve görevli sayısı ise: 803. Bu rakamlar ile, yeni kurulan Üniversiteler arasında, önemli bir yere gelmiştir.
xxxxx
KONAKLAMA (Tel kod: 248):
Grand Özeren 4.Yıldız Özgür Mah.Açık Pazar yanı. 2337754
Atam Otel 3.Yıldız Özgür Mah.İnönü Bulvarı.No.81 2344498
Altın Otel .. Özgür Mah.İnönü Bulvarı.No.81 2332362
Serenler Otel .. Atatürk Mah.Boyacıoğlu C.No.2 2429300
Hoşafçı Oteli .. Özgür Mah.Gazi C.No.127 2341924
Özeren 1.Otel .. Özgür Mah.Gazi C.No.51 2339607
Özeren 2.Otel .. Konak Mah.İstasyon C.No.24 2337723
Anadolu Otel ve Pansiyon .. Merkezde 2332362
Çağdaş Pansiyon .. Merkezde 2429206
Engürlü Pansiyon .. Merkezde 2333167
Gözde Kız Pansiyonu .. Merkezde 2346465
Hakan Otel .. Merkezde 2529768
Arısoy Otel .. Merkezde 2344700
Okur Pansiyon .. Merkezde 2337877
Pansiyon 2000 .. Merkezde 2332060
Semizler Pansiyon .. Merkezde 2123750
Sertaç Pansiyon .. Merkezde 2337667
Seymen Apart .. Merkezde 2331273
Öğretmen Evi .. Merkezde 2333634
Şeker Pansiyon .. Merkezde 2326699
xxxxxxxxx
RESTORANLAR:
Özsarı Kebap Salonu Merkez 2331608
Toros Aile Lokantası Merkez 2335752
Emniyet Lokantası Merkez 2123862
Ege Lokantası Merkez 2334292
Burdur Restoran Merkez 2123235
Sönmez Pide ve Kebap Merkez 2337686
Küçükkaya Restoran Merkez 2528788
Şehir Lokantası Merkez 2124495
NE YENİR:
İl merkezinde, yukarı Pazar semtinde üretilen “Ceviz ezmesi”ni mutlaka tatmanızı önereceğim. Ezmenin tadı, uzun süre damağınızdan gitmeyecek güzellikte. İrmik ve dövülmüş cevizden yapılıyor.
Bunun dışında: “Burdur şiş” bir kebap olarak tercih edebilirsiniz. Burdur’un her tarafında bunu görebilirsiniz. Et, tuz ve karabiberden başka bir şey katılmayan kıyma: ufak şişlere geçirildikten sonra, pişirilip pide arasında servis yapılıyor.
xxxxxxx
NE SATIN ALINIR:
Bakırcılar çarşısından, işlenerek süslenmiş bakır hediyelik eşyalardan satın alabilirsiniz. Ayrıca: Burdur Alacası denilen ve tamamen el tazgahlarında dokunan kumaşlar, gerek kendiniz ve gerekse yakınlarınız için iyi bir hediyelik olarak düşünülebilir.
Bunun dışında: özellikle tarım arazisi az olan ve şehirde oturanların rağbet ettiği başlıca geçim kaynağı: halıcılıktır. Belli günlerde, halı pazarı kurulur. Halılar: bu pazarda, üretici ile tüketicinin karşılıklı buluşması şeklinde: satışa sunulur. Ancak: makine halıcılığının getirdiği ucuz işçilik: el halıcılığına darbe vurmuştur.
Yine de: Burdur’un, Antalya’ya yakın olan bölgelerinde (özellikle. Kocaaliler) turistlere yönelik, kök boyalarının kullanıldığı, küçük ebatta halılar dokunuyor. Bunun dışında: Burdur bölgesinden, bu tür bir hediyelik almak isterseniz: geleneksel Türk motifleri taşıyan kilimlerin yanı sıra: heybe, Tuz Torbası, Kur’an Çantası, Seccade, Sofa Altı ve Divan Yastığı satın alabilirsiniz. Burdur’da dokunan kilimlerin içinde, en ünlüsü: Yeşilova kilimleridir.
GEZİLECEK YERLER:
ULU CAMİ:
Şehir merkezindedir. Pazar mahallesinde, bir tepe üzerinde. 1294 yılında, Felekküddin Dündar Bey tarafından yaptırıldığı biliniyor. Tamamen harap olan cami: 1747 yılında, Çelik Mehmet Paşa tarafından, yeniden yaptırılmıştır.
Cami daha sonra: 1914 yılındaki büyük depremde yıkılmış ve 1919-1922 yılları arasında, halkın yardımları ile, ahşap-karkas olarak yeniden yaptırılmıştır. Mülkiyeti: Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir.
Yapı: kesme, blok taşlardan yapılmıştır. Ahşap tavanlı ve kiremit çatılıdır. Kuzey, doğu ve batısında, üç girişi var. Mihrap ve minberi: mermerden yapılmıştır. Kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerinde, iki minaresi bulunuyor. Bunlar: silindire yakın, çokgen gövdelidir.
SAAT KULESİ:
İl merkezinde, Pazar mahallesindedir. 1936 yılında yapılmıştır. Ulu caminin: 10 metre kuzeyindedir. Yapı: kesme taşlardan yapılmıştır. Kare planlıdır. Yükseklik: 30 metredir. Tepe noktasına: merdivenle çıkılır. Yapının: dördüncü katına: her biri şehrin, dört yanına bakan, dört büyük saat var. Saatlerin üzerinde ise; dört pencereli ve piramidal çatısı olan bir oda bulunuyor. En altında: dükkan olarak kullanılan bir yer var.
BURDUR MÜZESİ;
İl merkezinde, Özgür Mahallesindedir. (248-2331042) Pazartesi günleri kapalıdır.
Burdur Müzesi: günümüzde, 58.000 üzerindeki eser sayısı ile, ülkemizin ilk 10 müzesi arasında bulunmaktadır. Yapı: özellikle 2001 yılında, çevresinde bulunan yerlerin kamulaştırılması ile genişletilmiş ve modern müzecilik anlayışı egemen bir sergileme yöntemi geliştirilmiştir.
Müzede: gezip görebileceğiniz, 3 bölüm var.
1. Bahçe Bölümü: Burada açık teşhir yapılmaktadır. Bahçede: Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait: heykeller, steller, çeşitli mimari unsurlar, lahit ve lahit kapakları, yazıt parçaları, yüksek kabartmalar sergileniyor.
2. Heykel Salonu: Bu salonda: özellikle, Sagalassos antik kentinde yapılan kazılar sonucu ortaya çıkarılan heykeller sergileniyor. Sanat değerleri yüksek olan bu heykeller: Büyük ve Küçük Athena, Hygieia, Leto, Apollon, Nemesis, Dionysos, Aphrodite ve giyimli kadın heykeli. Ayrıca: girişte, yine Sagalassos antik kenti kazılarında çıkarılan, günlük kullanım eşyaları sergileniyor.
3. Küçük Eserler Salonu: Müzenin ikinci katındadır. Burada: çeşitli dönemlere ait: pişmiş toprak, boyalı ve boyasız kaplar, Ana Tanrıça Figürleri, taş ve bronz balta ve diğer aletler, süs eşyaları, makyaj malzemeleri, riton kaplar, damga ve silindir mühür, kandil ve kalıpları, madeni tanrı ve diğer tasvirli figürler, bronz atlet heykeli, sikkeler ve Sagalassos antik kentinde ortaya çıkarılan ve her biri birbirinden güzel, muhteşem heykeller, burada sergileniyor.
TAŞ ODA ETNOĞRAFYA MÜZESİ:
İl merkezinde, Pazar mahallesinde. 17.yüzyıl, Osmanlı sivil mimarlık örneklerinden biridir. Adını: kesme taştan yapılmış, baş oda’dan almıştır. Yapılış tarihi ve yaptıran hakkında, net bilgiler yok.
Yapı: bir bahçe içinde, iki katlıdır. Alt katı: kesme taştan, üst katı kerpiçten yapılmıştır. Yapıda: ahşap malzeme ye çokca yer verilmiştir. İkinci kattaki bütün kapılar, sofaya açılır. Sofa çıkışında: sağda, başoda var. Baş oda: çok iyi korunmuştur. Girişinde yüklük ve dolaplar, davlumbazlı ocak bulunuyor. Mankenler ile, yapı içinde, eski dönem yaşam biçimi canlandırılmış.
BAKİR BEY KONAĞI:
İl merkezinde, Değirmenler Mahallesindedir. 17.yüzyıl, sivil Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerindendir. 1988 yılında, Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmiştir. Koca Oda, adı ile de bilinir. Bilinen en eski tapu kaydı: 1830 yılına ve Reşit Bey üzerinedir.
Konak: iki katlı bir yapıdır. Alt katta: ahır, ambar gibi odalar var. Üst kata, taş merdivenle çıkılıyor. Üst katın: bahçeye ve ara sokağa bakan, geniş bir eyvanı var. Eyvanın tavanı çıtalarla süslüdür.
Eyvanın doğu kısmında: selamlık yani Baş oda bulunuyor. Konağın en göz alıcı odası: bu odadır. Başoda: kapısından başlayarak, pencere, vitray pencereleri, dolap kapakları ve üstündeki nişleri, davlumbaz, pencere üzerinde dolaşan pervazlar, yüklük kapakları, dört tarafı çeviren koltuk silmeleri, tavan ve tavan göbekleri altın ve gümüş varakla ve kalem işi boyalarla süslenmiş. Bu süslemeler, ender rastlanan güzellikten.
ÇELİK BAŞ KONAĞI:
İl merkezinde, Değirmenler mahallesindedir. Erken Cumhuriyet dönemine ait bir yapıdır. 2 katlıdır. Alt kat: taş ve st kat ise: ahşap-kagir. İkinci kat: cumbalıdır. Girişte: genişçe bir sofa bulunuyor. Odaların hepsi, bu sofaya açılıyor. Birinci katta: 5 ve ikinci katta ise, 6 oda var.
Bina: çok sayıda pencere ile ışıklandırılmıştır. Konağın birinci katı: Sergi Salonu ve ikinci katı ise, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü hizmet binası olarak kullanılmaktadır.
İNSUYU MAĞARASI:
Burdur-Antalya karayolunun 13.km.dedir. Anayoldan: 900 metre sapılarak ulaşılır. Ulaşım: rahat ve kolaydır. Buralardan geçerken, gerek dinlenmeniz açısından ve gerekse değişik bir ortam görmek açısından: mutlaka kısa bir mola verin, mutlaka hoşnut kalacaksınız.
Ülkemizde: turizme açılan ilk mağaradır. 1965 yılında, turizme açıldığı zaman: bu dehlizlerde, küçüklü-büyüklü 9 adet göl varmış ve bu göller arasında, kesintisiz bir bağlantı ile, belirgin bir akış vardı. Ancak: Burdur Merkezinin su ihtiyacı ve civardaki tarım arazilerinin sulanması nedeniyle: yer altı suları sürekli pompalanmakta ve bunun sonucunda mağara içindeki göller ve mağaradaki damlalar zamanla yok olmuş. Bunun sonucunda: mağaranın doğal yapısı bozulmaktadır. Şu anda gezilebilen yerin, en uç noktasında bulunan “Koca Göl” suyunun, 2 metreye yakın alçalması sonucu, mağaranın ikinci bölümüne bağlanan galerisi, açığa çıkmıştır. Ancak: 2004 yılında, yağışlar sonucu: su seviyesinde yükselme olmuş ve mağarada, yeniden gölcükler oluşmuştur.
Mağaranın uzunluğu: 597 metredir. Mağara içinde: serin ve temiz hava bulunuyor. Ayrıca, mağara içinde akan derenin suyunun: şeker ve mide hastalıklarına iyi geldiği söyleniyor. Bu su: karbonatlı maden suyudur. Mağara çevresinde, Özel İdare Müdürlüğü tarafından kurulmuş, konaklama tesisi var. Mağara: Kültür Bakanlığı tarafından, 1976 yılında, I. Derece Doğal Sit alanı olarak tescil edilmiştir.
BURDUR GÖLÜ:
Şehir merkezine 4 km. uzaklıktadır. Antalya karayolunda ilerlerken, hemen sağ yanınızda kalıyor ve uzaktan görebiliyorsunuz. Tektonik bir göldür. Gölün batı kesimi boyunca fay hattı uzanıyor ve bu yüzden kıyı kesimi çizgisi çok dar. Bu dar bölgede, göl birden derinleşiyor.
Suyu oldukça tuzlu. Ülkemizin en derin göllerinden biri. Derinlik: bazı yerlerde, 100 metreyi buluyor. Aynı zamanda, giderek kuruyan ve kirlenen göllerimizden biri. Gölü besleyen dere ve çaylar üzerinde yapılan barajlar ve son yıllarda bölgede yaşanan aşırı kuraklık; gölün su seviyesinin düşmesine neden oluyor. Kapalı bir havuz şeklinde olan göl’ün: akıntısı yok.
Besin maddeleri yönünden de, hayli zengin olan Burdur Gölünün 100 e yakın kuş türünü ve 300 bine yakın su kuşunu barındırdığı tahmin ediliyor. Bu nedenle; gölün çevresindeki kuş gözlemi için, park ve küçük gözlemevleri yapılmış.
Dünyada nesli tükenmekte olan “Dik kuyruk” ördeklerine ev sahipliği yapmaktadır. Endemik kuş türlerinin barınma alanı olan Burdur Gölü, uluslar arası öneme sahip, sulak bir alandır. Burada: 85 tür kuş yaşıyor.
SALDA GÖLÜ:
Yeşilova ilçe merkezine: 4 km. uzaklıktadır. Burdur’dan, Yeşilova, Tefenni yönünde gitmek gerekiyor. Yeşilova’yı 5 km. geçtikten sonra, Salda gölü karşınıza çıkıyor.
Bir krater gölüdür. Türkiye’nin en temiz ve derin gölüdür. Derinlik: 184 metredir. Kıyıdan 50-60 metre gidildikçe diz boyunu geçmeyen su, birdenbire derinleşir ve dibi bulunmaz olur. Derelerle taşınan suyun, göl tabanındaki obruklarda emilip yer altı sularına dönüştüğü biliniyor.
Suyunun temizliği ve baraklığı ile, Burdur’un en güzel mesire yerlerinden biridir. Berrak görüntüsü ve beyaz kumsallarıyla, gerçekten görülmeye değer bir doğa harikasıdır.
Beyaz kumlar: lületaşı olarak bilinen magnezyum silikat eseridir.
Oldukça yuvarlak bir görünümdedir. İçinde balık yaşayan, suyu tatlı, derin göllerden biridir. Çevresi: ormanlıktır. Bu çevrede: konaklama ve yeme içme tesisleri var. Çadır kurmak da mümkün. Kumsalı: yüzmek için uygundur. Gölde yüzmek isteyenler için, Belediye ve Orman Plajları bulunuyor. Yüzmek isterseniz, anaforlara dikkat etmeniz şart. Göl kıyısında konaklamak isterseniz: 3.Yıldızlı, Salda Karasu Oteli, tercih edebilirsiniz. (258-5723340) Ayrıca: bir alternatif olarak: 2.Yıldızlı, Hotel Berliner de düşünülebilir. (248-6181755) Peki, konaklamak değil de, bir şeyler yemek isterseniz: göl kıyısında mevcut 6-7 restoran bu isteğinizi karşılayabilir. Buralarda: alabalık ya da çoban kavurma yemenizi önerebilirim.
DÜĞER (TYMBRİANASSUS) ANTİK KENTİ:
İl sınırları içinde: merkeze bağlı Düğer köyünde, bilinen en eski yerleşim yeridir. Frig kültürü özelliklerini göstermektedir. Yarışlı Gölünün, doğu kıyısındaki yarımada üzerinde bulunmaktadır.
Bu kentin, muhtemel kuruluş tarihinin, MÖ.6.yüzyıla kadar indiği düşünülmektedir. Burada: resmi arkeolojik kazılar yapılmamıştır. Ancak, kaçak kazılarda bulunan ve yakalanan eserler: Burdur Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. Bulunan eserler arasında: tapınak olduğu sanılan birkaç yapının pişmiş topraktan kaplama levhaları var. Bu levhalar: yapıyı, doğanın yıpratmasından ve yangından koruması için yapılmış. Levhaların üzerinde bulunan: Grifon başlı hayvan figürleri de, dinsel inançlara göre yapıyı kötü ruhlardan korumakta imiş. Dönemin süsleme motifi olarak kullanılan objesi ise: dört yapraklı yonca.



















Yorum
ÇALIŞMANIZ ŞİMDİYE KADAR GÖRDÜKLERİM İÇİNDE EN GÜZELİ OLMUŞ TEBRİK EDİYORUM .TANITIM İÇİN YOK YOK
slm lar siteniz çok güzel olmuş tşk ederim yalnız otel tanıtımlarında etama otel var bu otelin telefon no su bana ait ev telefonudur düzeltilmesini rica ediyorum.çünkü gece gündüz rahatsız ediliyorum .saygılarımla