genel.0.eb

Asya, Özbekistan, Taşkent

Share on FacebookTweet about this on TwitterEmail this to someonePrint this page

Taşkent şehri, sonradan kurulduğu için Buhara ve Semerkant kadar gezilecek fazla yeri yoktur. Özbekistan ülkesinin doğusunda bulunan şehir: Orta Asya’da nüfus bakımından en yoğun şehirlerden birisidir. 1966 yılındaki depremden sonra yeniden inşa edilmiştir.

Şehrin nüfusu: 2.150.000 kişidir ve bu şehri ziyaret etmek isterseniz özellikle İlkbahar ve Sonbahar dönemlerinde gitmelisiniz.

Taşkent: Orta Asya’da yeraltı tren istasyonu hattının bulunduğu tek şehirdir. Ancak istasyonların her biri Özbek sanatçılar tarafından tasarlanmış ve özgün sanat çalışmaları ile dekore edilmiştir.

Gelelim ulaşıma: Buhara ve Taşkent arasındaki uzaklık 320 km dir ve bu uzaklık otobüs ile 4.5 saatlik yolculuk yapmak gerektirir. Öte yandan hızlı tren kullanarak bu yolculuğu 1.5 yapmanız da mümkündür.

  

Orta Asya Türk tarihindeki yeri düşünüldüğünde, Taşkent şehrine vardığınızda ilk izlenim hayal kırıklığı olacaktır. Ancak, Sovyet mimarisinin yarattığı soğuk havayı atlattıktan sonra, şehrin günümüzde de bozulmamış çok sayıda mimari yapısının bulunduğunu ve Özbekistan ülkesinin kozmopolik 21. yüzyıl başkentinde olduğunuzu hissedeceksiniz.

Taşkent: bütün İpek yolu şehirleri gibi romantik ve çalkantılı bir tarihe sahiptir. 8. yüzyılda Arap işgaliyle başlayan ve önemli bir ticaret ve kültür merkezi olana kadar devam eden süreç: Cengiz Han ve Moğol akıncılar tarafından yerle bir edilme ve Timur yönetiminde yeniden eski zenginliğine kavuşma ve Orta Asya’nın en zengin şehri haline gelme şeklinde süregelmiştir.

Şehir: 19. yüzyılda Çarlık Rusya’sının eline geçmiş ve şehrin doğusunda Avrupai bir bölge oluşturulmuştur. Ancak, şehrin neredeyse tamamı, gerek 1917 Rus devrimi ardından ve gerekse 1966 yılındaki büyük deprem sonucunda tamamen yıkılmıştır.

Günümüzde, Sovyet planlamacıların bu yıkımların ardından dokunmadan bıraktıkları tarihi şehrin kalıntıları: şehrin batısında camiler, medreseler ve kerpiç evler şeklinde görülebilmektedir. Burakhan Medresesi ve Kaffal Şaşı Türbesi ve iki caminin bulunduğu “Hazreti İmam Meydanı”, 16. yüzyıldan kalmadır. Ayrıca 9. yüzyıldan kalma çarşıda, 2000 yıldan bu yana faaliyet gösteren, büyük “Eski Cuva” çarşısı ilgi çekmektedir. 15. yüzyıldan kalma cami ve 16. yüzyıldan kalma Kukeldaş Medresesi de gezilmelidir. Ayrıca: Abdul kasım medresesi, Chorsu pazarı da ilgi çeker.

Şehirde yöresel lezzetlerden tatmak isterseniz: samsa böreği öneririm. Bizim talaş böreğine benzemekle birlikte kıymalısı ve peynirlisi bulunmaktadır. Ancak yerin altında tandır kuyusu gibi bir yerde yapıyorlar, bu ilginçtir.

Son bir not: eğer yıldızlı bir gecede gökyüzünün derinliklerini görmek isterseniz, burada bu mümkündür. Çünkü: havada düşük gaz içeriği bulunmaktadır ve bu durum, bu şehri dünya üzerindeki ender şehirlerden biri haline getirmiştir.

Tarih:
1966 yılında Taşkent şehrinde büyük bir deprem olmuş ve 300.000 kişi evsiz kalmış ve ardından Taşkent yeniden inşa edilmiş. Bunun için tüm Rusya daki birçok işsiz Taşkent e gelmiş ve şehrin yeniden inşasında çalışmışlar. Bu arada 38 km lik bir metro ağı kurulmuş ve ilk metro burada ortaya çıkmış.
Metroda kosmonavtlar istasyonunu mutlaka görün. Buranın gerçekten ilginç mimarisi ilgi çekiyor.
Amir Timur müzesine gidin.
Amir Timur, bugünkü Özbekistan topraklarında 1300 yılında kendi adıyla büyük bir imparatorluk kurmuştur. 1402 Ankara savaşında Osmanlı topraklarının da bir kısmını imparatorluğuna katmıştır. Orta asya da birçok medrese ve kütüphane yaptırmış, özellikle semerkant a pek çok sanat eseri yaptırarak örnek ve zengin bir şehir haline getirmiştir.
Müzeden sonra alayski pazarına gidin. Burada fındık, fıstık, sebze, meyve çeşitleri çok bol.
Akşam broadway dedikleri istiklal caddesinde gezinti yapın, ressamların yaptıkları resimlere bakın.
Akşam yemeği için bahar restorana gidin (ahunbabaeva str adresindedir) yemekler çok ilginç değil ama restoranın atmosferi ilgi çekicidir. Canlı müzik var.
Yemek esnasında Özbek kızların dans gösterileri yapılıyor. Hem Özbek hem de rus danslarından oluşan şov yaklaşık 1.5 saat sürmektedir.

        

ŞEHİR MERKEZİNDE GEZİLECEK YERLER:

  

Taşkent Havaalanı:
Burası günümüzde rahat beklemek için her türlü şeyle donatılmış, 4000 metre uzunluğunda iki pisti olan modern bir uluslar arası havaalanıdır. Alan 2001 yılında yenilenmiştir. Ana terminalin kapasitesi saatte 1000 yolcudur. Merkez terminal dışında 4 uçak otoparkı bulunur. Bunun dışında özel otobüsler ile uçaklar ve terminal arasında yolcular taşınır.

 

Taşkent Sanat Merkezi-Plaza:
Taşkent Amir Temur caddesindedir.
Burada: şehrin turizm özellikleriyle ilgili bilgi, belge ve fotoğraflar bulabilir ve ayrıca hediyelik eşyalar satın alabilirsiniz. Ayrıca: Özbek amatör ve halk sanatları ustaları, yaptıkları seramik, halı, resim, ahşap oyma, takı, dokuma ürünleri vb benzeri ulusal el sanatlarını burada sergiler ve satarlar. Zaten, burada birçok sanat okulu da bulunuyor. Buranın bir diğer özelliği ise, güzel manzarasıdır.

      

Barak Han Medresesi:
Medrese Shaybanid hanedanı döneminde Ulugbek torunu Taşkent valisi Barak Han (1529-1563) tarafından yaptırılmıştır. İnşaat çalışmalarında Semerkant ve Buharalı ustalar çalışmışlardır. Medresenin yan duvarlarında kufi yazısı ile “Allah Büyüktür” ve “Allah Ebedidir” yazılıdır.
Medresede: Hz. Osman’ın dünyaca ünlü Kuran’ı bulunmaktadır ki, bu dünya üzerinde ceylan derisi üzerine yazılmış en büyük iki Kuran’dan birisidir. Diğeri İstanbul’dadır. Bu kuran: 7. yüzyılda yazılmış, kutsal İslam kitabının başlıca kaynağıdır. 353 sayfa ve çok büyük boyutu ile, el yazması olarak Medine, Şam ve Bağdaş şehirlerinde hazırlanmıştır. Şam şehrinde bulunduğunda Timur tarafından alınarak, buraya yani Orta Asya’ya getirilmiştir. Rus devriminden önce, Saint Petersburg şehrine gönderilmiş ve daha sonra Özbekistan’a geri iade edilmiştir.
Evet, bir efsaneye göre: Hz. Osman bu Kuran’ı okurken öldürülmüştür. Geyik derisi üzerinde kanı lekeleri bulunmaktadır. Öldürüldükten sonra Medine şehrinde muhafaza edilmiştir. Daha sonra ise Şam ve Bağdat şehirlerinde bulunmuştur. Ancak farklı dini hareketler ve mezhepler ve dikkatsiz katipler tarafından bozulmuş, hatta kendisinin kötü niyetli olduğu iddia edilerek, kutsal olarak seçilen parçalar inkar edilmiştir. Buraya gelen bu kutsal kitap, Semerkant şehrinde: önce Bibi hanım türbesi bahçesinde bunun için yapılan dev mermer kürsüde bulundurulmuş, daha sonra ise Amir Timur torunu Ulugbek tarafından Şeyh Khodja Akhrar camisine konulması emredilmiştir. 1868 yılında Semerkant şehri Rus imparatorluğu askerleri tarafından işgal edilince, Zerafshan ilçe başkanı Abramov: bu eşsiz el yazmasını 100 altın ruble ödeyerek satın almış ve ardından bir yıl sonra St Petersburg imparatorluk halk kütüphanesine bağışlamıştır. Burada: Rus bilim adamları kitabı araştırmışlar ve bunun gerçekten İran topraklarında, 7. ve 8. yüzyıllarda yazılmış olabileceği sonucuna varmışlardır. Aralık 1917 tarihinde Petrograd ulusal ilçesi bölgesel Müslümanlar kongresi: kutsal emaneti geri istedi ve kitap, Rusya Müslüman konseyine teslim edildi ve 1924 yılında Taşkent şehrine geri gönderildi. Ardından ise Semerkant şehrinde, Khodja Akhrar camisine götürüldü. 1941 yılında, Özbekistan Halkları Tarihi Müzesine gönderildi.
Evet: bu kutsal emanetin nasıl bulunduğu konusunda söylenenler şunlardır: Büyük ihtimalle 1393 yılında Amir Timur birliklerinin işgali sırasında bulunmuştur. Başka bir efsaneye göre ise: 15. yüzyılda Şeyh Khodja Akhrar başkanlığındaki tasavvuf topluluğunda iken: Moğol istilaları nedeniyle bölgede sıkıntı yaşanması üzerine bir derviş tarafından ele geçirilince, Kaffal Shashi tarafından Bağdaş şehrine getirildi.
Medrese 1997 ve 2007 yıllarında restore edilmiştir.

        

Alay Bazaar:
Burası büyük ipek yolu üzerinde oriental bir markettir. Evet Alay Bazaar: Taşkent şehrinin en eski kapalı çarşılarından birisidir. Çarşı: muhtemelen 12. ve 13. yüzyıllar arasındaki bir dönemde Doğu Türkistan’a giden ticaret yolu üzerinde Fergana vadisinde kurulmuştur. İlk kurulduğunda çoğunlukla et ve canlı hayvan ticareti yapılıyordu. Rusya işgal döneminde, çarşı eski şehrin bir sınırı olarak görülmüştür. 19. yüzyılda ise halk arasında en çok ziyaret edilen yer haline gelmiştir. Ancak, çarşı son dönemlerde modernize edilmiştir. Burada: yöreye özgü tatlılar, meyve ve diğer gıdaları bulup satın alabilirsiniz. Ayrıca, gümüş ve altın takılar da satılır.

     

Emir Timur Meydanı:
Taşkent şehir merkezindeki bu meydanın öyküsü: 19.yüzyılda Rus imparatorluğu döneminde, Taşkent şehri Türkistan askeri komutanlığının merkezi iken başlamıştır. Yani 1882 yılında M.Chernyaev’in emriyle kurulmuştur.
Meydanda: kadın-erkek spor salonu, normal bir okul, devlet bankası binaları bulunmaktadır. Ayrıca: meydan çevresi oteller, Hukuk fakültesi, Emir Timur Müzesi ve Forumlar Sarayı yani Taşkent şehrinin en görkemli mimari yapılarıyla çevrilidir.

     

Emir Timur Heykeli:
Meydanın en ilgi çeken objesi: Emir Timur heykelidir. Heykel meydanın sağ bölümündedir. 14. yüzyılda Hindistan’dan Akdeniz’e kadar 27 ülkeden oluşan büyük bir imparatorluk kuran Emir Timur onuruna bu heykel yapılmıştır. Heykeltıraş İlkhom Jabbarov tarafından yapılan bronz anıtta, Emir Timur at üzerinde geleneksel kıyafeti ile görülmektedir. Anıt üzerinde, Emir Timur’un ünlü sözü “Güç adalet ise” dört dilde yazılmıştır.
Anıtın çevresinde küçük bir park bulunmaktadır.

Forumlar Sarayı:
2009 yılında yapılmıştır. Burada önemli devlet ve uluslar arası etkinlikler düzenlenmektedir. Yapı, yalnızca mimarisi ile değil, aynı zamanda boyutu ile de etkileyicidir. Yüzölçümü yaklaşık 10 bin m karedir. Yapının dışı, görkemli sütunlarla süslüdür, ancak saray mimarisinin en etkileyici yeri, kubbesidir. Kubbe 48 metre yüksekliğe ulaşır ve kubbenin doruğu “leylek” figürleri ile süslenmiştir.

Hukuk Fakültesi:
Amir Timur meydanının karşısındaki bu yapı, 19. yüzyıla ait tarihsel bir yapıdır. Yapı Türkistan valisi Kaufman’ın emriyle yapılmıştır. Ancak yapıldıktan sonra uzun süre kadın spor salonu olarak kullanılmıştır. Sovyet döneminde ise, burası “Taşkent Devlet Üniversitesi” olmuştur. Yapının sağ yanı “Tarih Fakültesi” ve sol yanı ise “Hukuk Fakültesi” olmuştur. Bağımsızlık ilanından sonra ise, yapı “Hukuk Fakültesi” olmuştur.

            

Amir Timur Müzesi:
Pazartesi günleri hariç her gün açıktır ve saat: 10.00-17.00 arasında gezilebilir.
Müze 2006 yılında bugünkü yerinde: Amir Timur’un 660. yıldönümünde kurulmuştur. Müzenin görkemli binası, oryantal mimari tarzında güzel bir yapı örneğidir. Yuvarlak yapı, tepesinde büyük mavi bir kubbe ile süslenmiştir. Binanın çevresinin tamamında zarif sütunlar ilgi çeker. Müzenin pencereleri kemerli nişler şeklindedir. Binanın cephesi ise zengin dekore edilmiştir.
Müzede bölgenin geçmişi hakkında yaklaşık 3000 nesne bulunduğu söyleniyor. Bunlar arasında önem kazananlar şunlardır: benzersiz el yazması kitaplar, silahlar, eski giysiler, mutfak eşyaları ve çeşitli sikkeler. Timur dönemine ait askeri giysiler, müzik aletleri, Ulugbek astronomi aletleri de mutlaka görülmelidir.
Ayrıca, dönemin yaşam ve faaliyetlerine ait tablolar ve tarihi belgeler de görülebilir. Ama özellikle müzede, minyatür tarzında büyük bir duvar resmi dikkati çeker. Bu resim “Büyük Timur-Büyük Yaratıcı” adı altında 1996 yılında Özbek sanatçı gurubu tarafından yapılmış ve onun doğumundan ölümüne kadar olan hayatı yansıtılmaktadır. Burayı ziyaret ederseniz, zemin kattaki merkez salonda bulunan Osmanlı dönemine ait “Kur-an” ı mutlaka görmenizi öneririm.

 

Taşkent Saat Kulesi:
Meydanda bulunan en önemli mimari anıttır. 1947 yılında yapılan anıt, Taşkent şehrinin sembolü olmuştur. Taşkentlilerden biri, mesleği saatçi olarak savaşa katıldığında Almanlara ait Allenstein şehrinde ünlü saat mekanizmasını geliştirmiştir ve bu anıt onun adına atfedilmiştir. Yapının dışı: ünlü Özbek usta Shirin Muradov tarafından dekore edilmiştir.

 

Eğlence Merkezi:
Emir Timur meydanı yakınlarında: şehir hayatında çok popüler olan bir sinema-tiyatro ve eğlence merkezi bulunmaktadır.

     

Taşkent Sanat Galerisi:
Büyük Turon str adresindedir. Pazartesi hariç hergün açıktır ve saat: 11.00-17.00 arasında ziyaret edebilirsiniz.
2004 yılı Ağustos ayında açılan galeri, şehir merkezinde bağımsızlık meydanı yakınındadır. Ancak galerideki sanat koleksiyonu 1994 yılında toplanmaya başlamıştır. 3500 m karelik alana yapılan galeride 15 oda bulunur. Bunların yanı sıra, konferans salonu, küçük bir sinema salonu, kütüphane ve stüdyo bulunmaktadır. Ayrıca küçük bir kafeterya ve hediyelik eşya dükkanı da bulunur.
Galeride: 20. yüzyıl boyunca Özbek sanatçıların yaptıkları resimleri görebilirsiniz. Ayrıca, galeri sıkça yabancı sanatçıların eserlerinin geçici sergilerine ve diğer kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapmaktadır.

    

Uygulamalı Sanatlar Merkezi-Ebul Kasım Medresesi:
Burası, Özbekistan’da büyük ilgi gören geleneksel el sanatlarını (ganch oyma, maden oymacılığı, altın dikiş-nakış gibi) geliştirmek için kurulmuştur. Burada bir dizi sergiler, festivaller ve etkinlikler düzenlenir.
Merkezin bulunduğu bina: 19. yüzyılın ortalarında Abulkasym Eshan tarafından yaptırılmıştır. Kendisi: 19. yüzyılın ikinci yarısında, Ruslara karşı ayaklanmalar sırasında kent sakinlerini korumuş ve bu yüzden bilge ve aydın bir insan olarak kent sakinlerinden saygı görmektedir.
Medresenin buraya inşa edilmesi hakkında bir efsane bulunmaktadır. Söylenenlere göre: Peygamberimizin sakalının birkaç tüyü, burada saklanmıştır. Bu yüzden, medrese bu kutsal yere inşa edilmiştir. Zamanla, bu kutsal medrese “Muyi Mubarek Hanaka” camisi olmuştur. Evet medrese dikdörtgen avlusu ile tipik bir ortaçağ yapısıdır. İki katlı bina çevresinde öğrenci odaları ve öğrenme odaları yani derslikler bulunur.
Medrese: Rus işgali sırasında bir sur olarak kullanılmış, bağımsızlığın ardından Ruslar ile kentliler arasındaki barış antlaşması burada imzalanmıştır. Günümüzde bina uygulamalı sanatlar ulusal merkezine ev sahipliği yapmaktadır.

Chorsu Bazaar:
Çarşı, yüz yıldan fazla geçmişe sahip olmasına rağmen, hep aynı yerde yani Juva ana meydanında bulunmuştur. Sıcak ve kuru Asya iklimi sonucu ısı ve tozdan korunmak için çarşı büyük kubbeli binalar şeklinde yapılmıştır. Günümüzde mavi kubbe ila taçlandırılmış ticaret salonları eşsiz ve aynı zamanda karmaşıktır. Çarşının orta kısmı neredeyse 300-350 metre çapında, oryantal süs desenli ana muhteşem kubbe ile kapalıdır.
Evet, çarşı üç katlıdır ve bir asansör bulunur. Dükkanlar orta ve üst katlardadır. Burayı ziyaret ederseniz: taze meyveler, kurutulmuş meyveler, ekmek, taze et (özellikle at etinden yapılmış sosis), kehribarlı sarı pilav, kokulu ızgara et, sıcak çorba tadabilirsiniz. Öte yandan, burada el sanatı ürünleri ve hediyelik eşya satan dükkanlar da bulunur.

              

Hast İmam Meydanı:
Burası Taşkent şehrinin dini merkezidir. Burası: 1966 yılındaki büyük depremde yıkılan saz ve çamur evlerin bulunduğu bir mahalledir.
Meydan: Taşkent şehrinde, ünlü bilim adamı, Kur’an ve hadis bilgini, şair ve sanatkar Hazrati İmam türbesinin yanındadır.
Meydanda bulunan anıtlar ve yapılar şunlardır: Barak Han Medresesi, Tilla Şeyh Camii, İmam Buhari medresesi, İslam Enstitüsü. Öte yandan, Orta Asya Müslümanlarının ruhani lideri müftü de, burada yerleşiktir. Ayrıca zengin bir kütüphane vardır. Halife Osman’ın ünlü Kuran’ı burada muhafaza edilmiştir.
Meydanda bulunan “Hz İmam Camisi” 16. yüzyıl mimari tarzında, 2007 yılında inşa edilmiştir. Farklı ülkelerden getirilen birçok egzotik ağaç, çalılar ve çiçekler, kompleksin topraklarına dikilmiştir. Bahar, yaz ve sonbahar döneminde, burada leylekler görülür. Geceleri yapılar özel olarak aydınlatılırlar ve burada oryantal bir masalımsı hava oluşturulur.

Hazrati İmam Kompleksi:
Bilgin imam Qaffal kül-Shashi yani Khazrati (Khasti) imamın burada gömülü olduğu söyleniyor ve o yüzden bu ismi almıştır. Burası: yöre insanı tarafından kutsal olarak kabul edilmektedir. Kompleks: şehirde çok sayıda ev ve binalar arasında gizli kalmış iken, 2007 yılında tamamen restore edilmiştir.

            

Bağımsızlık Meydanı-Mustakilik Maydoni:
Meydan şehir merkezindedir ve Taşkent sakinleri için popüler bir dinlenme yeridir. Şehrin en güzel havuzları buradadır.
1865 yılında meydan yakınlarında Hokand Han’ın sarayı bulunmaktadır. 1865 yılında Hokand Hanlığı tasfiye edilince buraya Rus idaresi ve Türkistan genel valisi için bir ikametgah yapılmasına karar verildi. Daha sonra geniş bir bahçe içinde, bu rezidans “Beyaz Saray” seçildi.
Sovyet döneminde: meydan “Lenin Meydanı” için seçildi ve meydanın merkezine “Lenin Anıtı” dikildi. Yapılan havuzlar ile meydan bu dönemde hızla gelişmeye başladı. 1991 yılında bağımsızlık ilan edilince, Lenin meydanının ismi “Bağımsızlık Meydanı” yani “Mustakilik Maydonu” olarak değiştirildi. Lenin anıtı yerine, bir “Bağımsızlık Anıtı” dikildi.
Günümüzde: 1 Eylül tarihindeki “Özbekistan Bağımsızlık Günü” ve 1 Ocak tarihindeki “Yeni Yıl” kutlamaları burada düzenlenmektedir. Meydanda: müzisyenler, palyaçolar, dansçılar sürekli bulunur. Yeni yıl kutlamalarında ise, buraya “Yeni yıl ağacı” yerleştirilir.
Meydanın merkezinde: huzur ve sessizliği sembolize eden ve leylek heykelleri bulunan 16 mermer sütunlu bir köprü görülür. Yeşil bölgeler ve bunların her iki tarafında uzanan havuzlar, Bağımsızlık Anıtına kadar uzanır. “Anavatan Sembolü Anne” heykeli de, kucağında bir bebek tutan kadın figürü olarak burada görülebilir.
Evet, bu büyük ve popüler meydan 12 hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Bu alanda: hükümet yapıları ve idari kuruluşların binaları bulunur.

Özbek Senato Binası:
Bağımsızlık anıtının güneyindedir. Ancak 2003 yılında Özbek Meclisi yeni binasına taşınmış ve burası “Ali Şir Nevai” kütüphanesi olmuştur. Yapı; klasik tarzda inşa edilmiştir. Merkezi giriş, revaklı sütunlarla süslenmiştir.
Senato binasının hemen karşısında: hükümet binaları ve kamu daireleri bulunur. Bir binada ise, Özbekistan Bakanlar kabinesi bulunur.

  

Park:
Meydanın merkezindeki sütun dizisinin diğer tarafında, idare binaları karşısındadır. Bu park alanında Dünya Savaşında ölen askerler anısına anıt bulunmaktadır. Sokağın her iki yanında, ahşap oyma sütunlarla desteklenmiş galeriler görülür. Bu galerilerde: II. Dünya savaşında vatanı için ölen Özbekistanlıların isimlerinin yazılı olduğu kitaplar bulunur. Sokak önünde ise, sönmez bir alev ve matemli anne figürü görülür. Bu matemli anneye, her yıl 9 Mayıs tarihinde çiçekler bırakılır. Park alanının sınırlarında, Ankhor nehir kanalı boyunca ise şehirdeki bankaların tümü sıralanmıştır.

     

Cuma Camii-Hoca Akhrar Camii:
Şehirdeki ilk Cuma camisi, şehrin antik merkezinde (shakhristan) en yüksek noktada 819 yılında kurulmuştur. Bu yüksek konumu nedeniyle: devrim öncesinde çevresindeki tek ve iki katlı evler nedeniyle bütün şehirden görülebilmektedir.
Ancak farklı dönemlerde restore edilerek günümüze kadar tamamen değişmiştir. Özellikle: 1868 depreminin ardından cami 20 yıl tahrip olmuş şekilde bırakılmış ve 1888 yılında restorasyonu için Rus imparatoru tarafından para tahsis edilmiştir. Ancak, Sovyet döneminde camiye el konulmuş ve Milli Eğitim Bakanlığı için bir idare binası olarak kullanılmıştır.
Caminin ismi: ortaçağ dönemi tasavvuf liderlerinden Hoca Akhrar’dan gelmektedir. Cami: doğu yönüne açık bir kubbe ve kemer açıklığı ile, kutsal kabe’yi temsil sembolize eden küp formunda inşa edilmiştir.

  

Kaffal-Shashi Türbesi:
Kaffal Shashi: bu bölgede doğmuştur. O bir İslam alimi, şair ve mistikdir. 16. yüzyılda inşa edilen türbesi, Müslümanlar için popüler bir ziyaret yeri haline gelmiştir. Türbenin giriş kısmının yüksekliği 12 metredir. Giriş “Kuran”dan alınan bir alıntı ile dekore edilmiştir. Bu yazı “bu yazıtı okuyacak herkes benim için dua etsin” dir. Türbenin sağ girişinde yerleştirilen bölümde, Kaffal Shashinin öğrencileri ve takipçilerinin mezarları bulunmaktadır.

           

Kukeldash Medresesi:
Burası şehrin tarihi bölümündedir. 1587-1591 yılları arasında ünlü devlet adamı Kul-baba Kukeldash tarafından yaptırılmıştır.
Kendisi Taşkent vezirinin süt kardeşidir ve bu lakabın kelime anlamı “Kukeldash” olarak geçmektedir. Böylece: Derviş han, Taşkent vezirinin üvey kardeşi olmuştur. Medrese 18. yüzyılda tüccarlar için kervansaray olarak kullanılmıştır. 19. yüzyılda ise Hokand hanları için bir kale görevi yapmıştır. 1865 yılına kadar medrese, kamu infaz alanı olarak kullanılmıştır. İnsanların ahlakını güçlendirmek amacıyla sadakatsız bulunan eşler, taşlarla kaplı zeminde cezalandırılmışlardır.
Günümüzde restore edilen medrese, medrese işlevini sürdürmektedir ve burada yaşayan öğrenciler bulunmaktadır. Yapının dekorasyon ve yazıtlarının büyük kısmı kaybolmuştur.

         

Uygulamalı Sanatlar Müzesi:
Yakkasaray ilçesinde, Rakatboshi adresindedir.
Hergün saat 09.00-21.00 arasında açıktır.
Uygulamalı sanatlar müzesi: Özbekistanlı sanatçıların eserlerini ilk olarak 1927 yılında “I.Taşkent Sergisi”nde sergilemiştir. Başlangıçta el sanatları müzesi olarak adlandırılmasına rağmen, 1997 yılında devlet statüsü verilmiş ve bugünkü adını almıştır.
Müzede: el yapımı nakış, başlıklar, takı, halı ve 19. yüzyılın başından itibaren günümüze kadar olan sürece ait diğer işçilik örnekleri sergilenmektedir. Müzede yaklaşık 7 bin nesne bulunduğu söylenmektedir.
Müze, bir zamanlar Rus diplomat Alexander Polovtsev’e ait bir sarayda yer almaktadır. 19. yüzyılda yapılan bina, mimari ve dekoratif sanatlar için bir örnektir. Zengin süslemeler dikkat çeker. Dekoratif alçı süslemeler yanında, ahşap oymacılık ve boyama işleri, Özbek ustalara aittir. Dünya savaşında savaş mahkumları, bu binada teslim edilmiştir. Rus devriminin ardından 20. yüzyılın başında ise bina yetimhane olarak kullanılmıştır.

Müze 3 guruba ayrılmaktadır.
1.Eski gelenekler ve okullara ilişkin uygulanan sanat eserleri.
2.Geleneksel esnaf yöntemleri esas alınarak, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren oluşturulan işler.
3.Modern sanat gelişiminin temelinde, renkli süslerle bezenmiş modern sanat eserleri.
Evet müzeden: Özbek ustaları tarafından yapılan resim, grafik, porselen, halı, nakış, kumaş, takı, sikkeler, vernikli minyatür hediyelik eşyalar satın alabileceğiniz bir de hediyelik eşya dükkanı bulunuyor.

        

Sanat Müzesi:
Movarounnakhr str adresindedir.
Salı günü hariç hergün açıktır ve saat 10.00-17.00 arasında ziyaret edilebilir.
Özbekistan Devlet Sanat Müzesi: 1918 yılında kurulan bir fon tarafından bir kısım eserin toplanmasıyla oluşmuştur. Bu 100 eser içinde Prens Romanov ve diğer özel koleksiyonlardan elde edilen Rus ve Batı Avrupalı ustaların heykelleri, tabloları, çizimleri ve porselenler bulunmaktadır. Müze 1935 yılında devlet müzesi statüsünü kazanmıştır. Müzenin ilk sergisi, Prens Romanov’un eski sarayı olan “Halk House” da açılmıştır. 1974 yılında orası yıkılınca, müze burada ziyarete açılmıştır. Müzenin bu yeni binası: dış cephesi alüminyum levhalar ile kaplı metaller ile karelere bölünmüş ve mimar olarak Abdulov, Nikiforov ve Rosemblum görev yapmışlardır. Bina büyük bir küp şeklindedir ve bu tasarım o zamanlar için pek alışılmış değildir.
Binanın alt kısmı ve girişi: cilalı gri mermer ile dekore edilmiştir. Konforlu iç mekan aydınlatmasında, parlak güneş ışığı yoğun olarak kullanılır.
Evet, bu müzede: Özbekistan güzel sanatlar tarihinin yüzyıldan fazla geçmişinin yolu gösterilmektedir. Ayrıca: Özbekistan antik ve erken Ortaçağ sanatı, mimari dekorasyon, nakış, halı, kumaş, bakır ürünleri, altın nakış, takı ve benzeri değerli sergiler bulunmaktadır. Doğu sanatı: Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve İran sanat eserlerini içerir. Bu koleksiyonlarda: bronz, porselen, fildişi, ahşap oymalar, müzik aletleri, halı, heykeller bulunur.
Müze, ayrıca 15-20. yüzyıllar arasındaki döneme ait Rus sanat eserlerinin zengin bir koleksiyonuna da sahiptir. Özellikle: I.Nikitin, F.Kükrer, D.Levitzky, V.Borovikovsky gibi sanatçıların resimleri ilgi çeker.
Müzede, Batı Avrupa İtalyan, İspanyol, Alman, Hollanda, Flemen, Fransa ve İngiliz güzel sanatlarına ait de çeşitli eserler bulunmaktadır.

     

Jeoloji Müzesi:
Mirabad ilçesinde Shevchenko str adresindedir.
Pazar günü kapalıdır, diğer günlerde saat 09.00-17.00 arasında ziyaret edilebilir.
Jeoloji m üzesi, Taşkent şehrinde eşsiz ve benzersiz bir kültür tesisidir. 1988 yılında açılmıştır ve burada değerli taşlar, mineraller, arkeolojik ve paleontolojik buluntular sergilenmektedir. Bunlar, Özbekistan’ın doğal kaynaklarının zenginliğini temsil eder.
Müzede yaklaşık 50 bin nesne bulunduğu söyleniyor. Nesneler: kayalar, mineraller ve arkeolojik buluntular şeklinde bölümlere ayrılıyor ve toplam 12 salonda görüşe sunuluyor.

Televizyon Kulesi:
Kule, Orta Asya’nın en yüksek yapısıdır. Toplam 375 metre yüksekliktedir. İnşaat 1979 yılında başlamış ve 1981 yılında tamamlanmıştır. 9 büyüklüğünde depreme dayanacak şekilde yapılmıştır. Kule kafesi: gövde binasını sabitleyecek şekilde ve hafiflik hissi veren üç eğimli bölüm ile desteklenmiştir. Kulenin 220 metre yükseklikteki bölümü: uydu tv, hücresel ve çağrı iletimi için kullanılmaktadır. Kuleden 5 televizyon ve 4 radyo yayını yapılmaktadır. Ayrıca meteroloji istasyonu görevi görür. Kule: 3 yüksek hızlı asansör ile donatılmıştır. Bunların yükselme hızı, saniyede 4 metredir.
Kulenin lobisi: Buharbaev tarafından yapılan Floransa ve Roma tarzındaki bir mozaik pano ile süslüdür. İki tane döner restoran vardır. Bunlardan: 150 metre yükseklikte mavi salon bulunur. Her salonda 60 koltuk vardır. Bu restoranlar Özbek ve ayrıca Avrupa mutfağı yemek kültürü ürünlerini sunarlar.
Eğer şehrin muhteşem manzarasını izlemek isterseniz, gözlem güvertesine çıkmalısınız. Giriş parası ödeyerek asansöre binin ve 100 metrelik bölümdeki seyir alanına çıkın. Orada dünyadaki diğer uzun kulelerin maketlerini görebilirsiniz. Ayrıca her taraf cam olduğu için şehrin panaromik manzarasını izleyebilirsiniz. Aslında en tepeye de çıkılıyor. Küçük bir ücret daha ödeyerek en tepeye de çıkabilirsiniz. Oradan manzara daha muhteşem görülüyor ancak aynı zamanda ürkütücüdür. Hem çok yüksek, hem açık alan. Ayrıca ayak basılan yer kapalı değil, metal borular üzerinde yürünüyor.

              

Tarih Müzesi:
Raşidov Avenue adresindedir.
Özbekistan Tarihi Devlet Müzesi: şehir merkezinde Raşidov caddesindedir. Pazartesi günü kapalı müze, diğer günlerde saat 10.00-17.00 arasında ziyaret edilebilir.
Müze 136 yıl önce kurulmuş, Orta Asya’nın en eski müzelerinden birisidir. Bina 4 katlıdır.
Birinci katta: Periyodik aralıklarla düzenlenen çeşitli temalı modern sergiler bulunmaktadır. Ayrıca 50 kişilik sinema ve konferans salonu bulunur.
İkinci katta: eski çağlardan itibaren Timur dönemine kadar olan Özbekistan tarihi anlatılmaktadır. Burada: Orta Asya’da o zamanlardaki bilim, şiir, ticaret ve bayındırlık araçları, aynalar, takılar, ev eşyaları görülmektedir. Bu bölümde 2003 yılında Özbek sanatçı Alisher Alimkulova tarafından yapılan parlak renkli duvar ilgi çekmektedir.
Müzenin en değerli eseri: Sel-Ungur mağarasında bulunan ilkel insanın kalıntılarıdır. Özbek arkeologlar 90’dan fazla mağarada araştırma yapmışlardır ve bunların en ünlüsü “Selengur” mağarasıdır. Buradaki ilk insanın, günümüzden 1.5 milyon yıl önce yaşadığı anlaşılmıştır. Çünkü bu mağarada, 1985 yılında bilim adamları tarafından “Neandertal” insan kalıntısı bulunmuştur.
Ayrıca, Fergana vadisinde bulunan ve MÖ.2 bin yıllarına tarihlenen iki taş yılan heykeli, 6-8. yüzyıllara tarihlenen Buhara valilerinin saray dekoru ve Afrosiab yerleşim yerinde bulunan 8.yüzyıla ait duvar resmi, 10.yüzyıldan kalma Oburdon köyünde bulunan ahşap sütun oymadır.
Müzenin Budist dönemi bölümünde: Fayaz-Mayor Budist tapınak kompleksinde 1969 yılında bulunan ve üçlü olarak adlandırılan: “iki keşiş” (1 ile 4. yüzyıllar arasına tarihlenmektedir) ve Buda antik heykelidir.
Müzenin para koleksiyonu da ilgi çeker. Bu koleksiyonda bulunan paralar: MÖ.5. yüzyıl ile 19. yüzyıl arasındaki dönemi kapsamaktadır. Bunlar arasında: Akhaemenids sikkeleri, Büyük İskender sikkeleri, Yunan Baktria kralları sikkeleri özel öneme sahiptir. Ayrıca: Samaniler, Karahanlılar, Cengiz Han dönemi, Timur dönemi ve ortaçağın diğer hanedanlarına ait sikkeler de bulunur.
Dördüncü katta: 19. ve 20. yüzyıl nesneleri bulunur. Bunlar arasında, ilk tiyatro biletleri, filmler, fotoğraflar ve gazeteler bulunur. Ayrıca Özbek güreş ve tenis şampiyonlarının madalyaları da burada sergilenmektedir. Ayrıca 8848 metre yükseklikteki Everest Tepesi zirvesine 22 Mayıs 1998 tarihinde Özbek bayrağını diken dağcılar da burada anılmaktadırlar.
Müze altında bulunan hediyelik eşya dükkanından: nakış, halı, minyatür ve seramik el sanatı ürünleri satın alabilirsiniz.

         

Demiryolları Technics Müzesi:
Turkiston Str adresindedir.
Pazartesi ve Salı günü hariç açıktır ve saat 09.00-21.00 arasında gezilebilmektedir. Kendi türünün dünyadaki ilginç örneklerinden birisidir.
Müze, Özbekistan’da demiryollarının yüzüncü yılı anısına, 1989 yılında açılmıştır. Açık havada müzede buhar ve dizel motorlu lokomotifler sergilenmektedir. Bu lokomotifler, uzun zaman önce ülke genelinde faaliyet sürdürmüşlerdir. Müzede 18 dizel ve 3 elektrikli lokomotif müze ziyaretçilerine tanıtılıyor.
Müzenin en ilginç yanı: hem yetişkinler hem de çocuklar için kullanılan çocuk demiryolu gezi trenidir. Bu tren ile ziyaretçiler yaklaşık 1 km lik parkurda tur yapmaktadırlar.

         

Zulüm ve Baskıların Kanıtı Müzesi-Memorial Shahidlar Hotirası:
Taşkent Tv kulesi yakınlarında, Amir Temur str adresindedir.
Müze: baskılar ve zulümler sonucu öldürülen veya hapsedilen insanların anısına, küçük bir park alanında kurulmuş ve 2002 yılında ziyarete açılmıştır. Aynı gün yani 31 Ağustos günü “Politik Baskı Kurbanlarını Anma Günü” olarak kutlanmaktadır.
Rus imparatorluğu, Orta Asya’da sömürge faaliyetlerini sürdürürken, 1860’lı yıllarda kendi topraklarında özgürlük için mücadele eden halk ayaklanması ile karşılaştılar. Ekim devriminden sonra ise, bağımsız bir Özbekistan için oluşan umutlar, Stalin rejimi döneminde en kanlı şekilde bastırıldı. Onbinlerce insan tutuklandı ve bunların büyük bölümü kamplarda öldü.
Müzede: bütün bu tarihsel olaylar, mahkumların yaşadığı kamplar ve cezaevi maketleri bulunmaktadır. Sergilerde ayrıca fotoğraflar, belgeler, kişilerin eşyaları da görülür. Ayrıca; vatana ihanet etmekle suçlananları tutuklamaya gelen, İçişleri Halk komiserliğinin bir aracı da sergilenmektedir.
Burası, Özbekler tarafından kutsal olarak kabul edilir. Çünkü adalet ve bağımsızlık için savaşan atalarının anısına yapılmıştır ve özellikle genç kuşakları eğitmek için kullanılır. Özbeklere göre, siyasi ve ekonomik reformları yapmak, demokratik bir devlet kurmak, dünya güçleriyle eşit durmak için; parlak ve karanlık tarihin sayfalarını analiz etmek ve geçmişten gerekli dersleri almak gerekir. Müzede, her kayıp ruh bir dikilitaş şeklinde betimlenmiştir. Ayrıca yine bu park alanında acı çeken insanların belleklerinin muhafazası için bol miktarda çiçek ekilidir.

     

Prens Romanov Sarayı-Former Residence:
Burası 1891 yılında mimarlar Benoit ve Geyntseltmans tarafından Prens Romanov için bir rezidans olarak yapılmıştır. Kendisi İmparator Nicholay I’in torunudur ve 1918 yılında ölümüne kadar burada yaşamıştır. Ancak, ilk gelişi 1877 yılında kraliyet ailesi tarafından buraya sürgün edilmesidir.
Saray: modern tarzda inşa edilmiştir. Zarif bina: zengin oyma ızgaraları, alışılmadık biçimdeki pencereleri, kuleleri ve diğer dekoratif unsurlarıyla dikkat çekmektedir. Ön giriş: bronz geyiklerin ve köpeklerin avlanma sahneleri ile dekore edilmiş bölümden yapılmaktadır. Binanın arka tarafında büyük bir bahçe bulunur. Bahçe: Taşkentli botanikçi ve eczacı Krause tarafından hazırlanmıştır.
Özellikle, sarayın iç dekorasyonu ilgi çeker. Burada özel ikamet salonları, oyma korniş ve altın resimlerle dekore edilmiş, koyu meşe ile kaplanmıştır. Sol yanda: bilardo salonu, kütüphane, yemek salonu, bir sera ve Japon bahçesi bulunur. Binanın kanatlarından birinde: Rus prensi, tuttuğu yaban hayvanlarını barındırdığı bir hayvanat bahçesi bulunmaktadır ve burası Pazar günleri halka açıktır.
Evet Prens Romanov, kaldığı sürede Taşkentliler arasında çok popüler oldu. Şehirde ilk pastane ve ilk sinemanın açılmasına neden oldu. Bozkır sulama kanalları yaptırdı. Şehirde geçirdiği yılların ardından öldüğünde ise, şehre miras: antika ve eşsiz bir kitap koleksiyonu bıraktı.
Ölümünden sonra, bina Özbekistan Sanat Müzesi, Antika Müzesi ve Takılarına ev sahipliği yaptı. 20. yüzyılın sonunda bina restore edildi ve günümüzde Özbekistan Dışişleri Bakanlığı konuk evi olarak kullanılmaktadır.

Astronomi Müzesi;
Astronomicheskaya caddesindedir.
Müze, UNESCO desteğiyle kurulmuştur. Burada “Ulughbek” gözlem evinde yapılan astronomik gözlemlerin süreçleri öğrenilebilir. Müze: bölgede astronomi biliminin gelişimine büyük katkı sağlamıştır.
Müzede: ünlü İngiliz usta James Short’a ait 18.yüzyıldan kalma teleskop ilgi çeker. Ayrıca yine ünlü İngiliz gözlükçü Dollond tarafından yapılan bir reflektör bulunmaktadır. Londralı saatçi Garrison tarafından 18. yüzyılda icat edilen deniz kronometresi, antika hayranlarının ilgisini çekmektedir. Onun bu buluşu, Newton’un önerisiyle İngiliz Parlamentosu tarafından ödüllendirilmiştir. Amsterdam yapımı “Hovyu” isimli saat: 1873-1931 yılları arasında Taşkent Rasathanesi saati olarak görev yapmıştır.
Müzede: en büyük gökbilimcilerin portreleri, gezegenlerin ve yıldızların resimleri, Astronomi Enstitüsü, Maidanak ve Kitab astronomi istasyonları da sergilenmektedir. Astronomi Enstitüsü: Taşkent Astronomi Gözlemevi gibi 1873 yılında kurulmuş ve 1966 yılında Astronomi Enstitüsüne dönüştürülmüştür. Astronomi Enstitüsünde: geçmişte kullanılan astronomi aletlerinin zengin bir koleksiyonu bulunuyor. Bunlar, astronomi biliminin gelişimine tanıklık etmesi açısından önem kazanmaktadır.

Olympic Glory Müzesi:
Raşidov Prospect adresindedir.
Müze toplam 2121 m.karelik alana kurulmuştur. Müzede: uluslar arası olimpik hareket ve sporun gelişimine yaptığı önemli katkılar, ödüller, uluslar arası olimpiyat komitesi ödülleri ve Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov tarafından bağışlanan ödüller sergilenmektedir. Ayrıca: Olimpiyat ve Asya Oyunları, dünya ve kıta şampiyonalarıyla ilgili nadir madalya, kupa, hatıra para, işaretler, meşaleler, hediyelik eşyalar, pul, spor malzemeleri ve giyim, basılı malzemeler sergilenmektedir. Müzenin ana amacı ise olimpiyatlar ve uluslar arası yarışmalarda, Özbek sporcuların başarılarını göstermektir.

Ks Zairov Halk Sağlığı Müzesi:
Istiklal Str. Adresindedir.
Müzenin girişinde, 10-11. yüzyıllardaki en büyük hekimlerden Ebu Ali İbni Sina’nın anıtı görülmektedir. Müze duvarları ise, Özbekistan tıp tarihini anlatan oriental minyatürlerle dekore edilmiştir. Ana salonları: tıp ve hijyen tarihine ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için yapılan çalışmalara ayrılmıştır. En ilginç sergiler: insan anatomik yapısını gösteren bir manken olan bir cam adamdır ve Dresden şehrinden getirilmiştir. Manken, insan vücudunun basit yapısını ziyaretçilere göstermesi açısından ilgi çeker. Model üzerinde iç organları aydınlatmak için ışık bulunmaktadır.

Silahlı Kuvvetler Müzesi:
Ulugbek Str. Adresinde Jasorat Askeri Glory Park bölgesindedir.
Müzede, dünya savaşına katılmış Özbekistan askerlerine adanmış bir sergi bulunur. Uluslar arası işbirliği bölümünde ise, Barış Projeleri ortaklık çerçevesinde uluslar arası askeri tatbikatlar hakkında meteryaller sunulmaktadır.

Özbekistan Doğa Devlet Müzesi:
Almazar İlçesi, Niyazov str adresindedir.
Müzenin ana hedefi: genel biyoloji ve bölgesin doğasının derinlemesine keşfedilmesidir. Müzede 300.000 böcekten oluşan büyük bir koleksiyon bulunur.
Müze 4 bölüme ayrılır. Bunlar: fauna ve flora, jeoloji ve coğrafya, bilimsel ve eğitim dairesi, stok bölümü.
Sergiler arasında dondurulmuş yırtıcı kuşlar görülür kü, bunların kanatları ve pençeleri arasında kurbanları görülmektedir. Mamut fosilleri, aynı zamanda tarih öncesi insanların yaşam düzenini gösterir. İki başlı buzağı ve kuzu, tek gözlü kuzu ilgi çekmektedir.

Qaffal Al-Shashi Mozolesi:
Ünlü ilahiyatçı, bilgin, dilbilimci, hadis alimi, şair Muhammed İbn Ali, Ebu Bekr el-Qaffal el-Shashi (904-976) nün mezarı ve türbesidir. Kendisi özellikle hukuk çalışmaları ile ünlüdür. Buhara, Bağdat, Nişabur ve İslam dünyasının diğer şehirlerinde eğitim görmüştür. Taşkent şehrinin en saygın kişilerinden birisidir. Günümüzde burada görülen modern türbe: 14. yüzyılda inşa edilmiş ve defalarca onarılmıştır. Yapıda: 16. yüzyıldaki onarım çalışmalarını belirten yazıt ve Kuran’dan alıntılar ve Farsça şiir ayetleri, Özbekçe şiirler ilgi çekmektedir.

 

ŞEHİR DIŞINDA GEZİLECEK YERLER:

 

Anbar-bibi Türbesi:
Şehrin Zengi-ata köyündedir. Zangiata mozolesinin güneybatısındaki mezarlıktadır.
15. yüzyılın başında Zengi Ata’nın karısı Kambar-ana için yaptırılmıştır. Ama efsanelerde kendisinden Anbar-bibi diye söz edilir. Bu aziz kadın: kadın ve annelerin koruyucusu olarak kabul edilmektedir. Özbekistan ülkesinin farklı bölgelerinden gelen kadınlar burayı ziyaret ederek: çocuk, esenlik ve refah dilerler.
İki basamaklı mezarın süslemeleri dikkat çeker. Türbe: kesme köşeli ve küçük portalı ile bir küp oda şeklindedir. Üzerinde ise çift küre konik kubbe bulunur.

  

Hodjikent Potroglyphs-Kaya oymaları:
Hodjikent, şehir merkezine 70 km uzaklıktadır ve yüzyıllardır kutsal bir yer olmuştur. Burada nehrin sol kıyısında, sırtın batı yamaçlarında, bir ayazma yakınlarında petroglyphs denilen bir kaya bulunur. Kaya: 12.5 metre yükseklikte ve 18 metre uzunluktadır.
Hodjikent: 1949-1950 yılları arasında Alpybaev tarafından keşfedilmiştir. Burada: MÖ. Bin yıl geriye kadar olan süreçten kaldığı düşünülen 23 kaya oyması bulunmuş ve çalışmalar uzman Khuzhanazarov tarafından devam ettirilmiştir. Efsanelere göre, taşlardan birinde, Hz. Ali’nin atının nal izleri bulunmaktadır. Tüm rakamlar: uçurumun dibinde bulunur. İklim koşulları nedeniyle kaya oymalarının bir kısmı günümüze ulaşmamıştır. Daha az görünür rakamlar, farklı desenleri ile birlikte bulunmuştur. Bunun sebebi oymaların farklı dönemlerde yapılmış olmasıdır. Oymalarda görülenlerden bazıları şunlardır: dağ keçisi, argali, ren geyiği, at, köpek, öküz. Oyma figürleri arasında en ilgi çekeni “üç kadın figürü” dür. Çünkü Orta Asya’da benzeri figür henüz bulunmamıştır.
İnsanlar: sağlık ve çocuklarına dua etmek için ve özellikler kadınlar burayı ziyaret ederler.

Zangiata Türbesi:
Şehir merkezine 15 km uzaklıkta, Zangiata köyündedir. Burada Müslüman Şeyh Ai-Khodja ve eşi toprağa verilmiş ve bu türbe yapılmıştır. Şeyh; 13. yüzyılda yaşamış ve “karanlık baba” olarak bilinmektedir. Çünkü, kendisi esmer tenlidir. Onlar, Orta Asya’da, Sufi Ahmet Yesevi’nin takipçilerinden birisidir.
Türbe, iktidarda iken Timur tarafından inşa ettirilmiştir. Ancak türbe inşa ettirilirken, duvarının sürekli çatladığı görülür. Bunun üzerine, Timur tarafından bir başkası için yaptırılan türbe: Zangiata’ya verilir. Daha sonra 13. yüzyılda medrese ve cami inşa edilerek kompleks tamamlanır. 20. yüzyıl başında bir de minare dikilir.
Türbe, Taşkent şehrinde en çok ziyaret edilen yerlerden birisidir.

        

Bogizagon:
Anıt: Kultepa köyü yakınlarında, Almalyk karayolu yanındadır. Anıtta herhangi bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır. Çünkü yapım tarihi ve kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Ancak anıtın hemen dibinde mezarlık bulunmaktadır. Kurşun kaplı kubbe ilgi çeker.

Kendyktepa:
Burası: Tuyabuguz nehrinin sel bölgesindeki bir adadır. Adanın geçmişi, 2000 yıl geriye kadar gitmektedir. Arkeologlar tarafından 1970-1972 yılları arasında kazılar yapılmıştır.

  

Kulata-Kirk Kyzbulak:
Alan: Kry-Kiz köyünün güneydoğusundadır. Efsaneye göre: köyün kızları, buradaki suda banyo yaparken, köy düşman saldırısına uğrar ve kızlar balığa dönüşürler. O zamandan beri, göl: “Kirk-Kız” olarak tanınır. Günümüzde: göl ve çevresindeki yayla: aileler için favori bir eğlence yeridir. Küçük gölün doğu kesimimde ise, yöre halkının ibadet için kullandığı kutsal yer bulunur.

  

Kolbuloq:
Şehir merkezine 8 km uzaklıktaki bu antik sitede 1963 yılından bu yana araştırmalar yapılmaktadır. Bu araştırmalar sonucunda, burada 90 bin yıl öncesine kadar uzanan 49 kültür tabakası tespit edilmiştir.

  

Korkhona:
Burada: Zerdüştler ve Hıristiyanlar tarafından günahkar ayinleri için kullanılan, üç katlı bir yer altı tapınağı bulunmaktadır ki bu dini yapı 19. yüzyılda cami olarak kullanılmıştır.
Mağara tapınak, 50 metre çapa sahip bir tepenin içindedir. Kuzey ana girişinde, 17 metre uzunluğunda bir salon görülür. Burada bulunan arkeolojik malzemelerin, MS. Bin yıllarına ait olduğu anlaşılmıştır.

Kırmızı Mezar-Qyzyl Mezar:
Uçtepa üzerindeki Taqachi köyünde, Bekabad bölgesine yakın konumdaki bu arkeolojik sitede: 1963 yılında kazı çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmalarda 2500 m karelik kombine üç tepe üzerinde, mezar kalıntıları bulunmuştur. Buluntular ağırlıklı olarak 10-16. yüzyıllar arasından kalmadır. Türbe: Taşkent bölge mimarisinde Zakhiriddin Muhammed Babür dönemine ait tek kalıntıdır.

     

Parpi Ota:
Burası bir mezarlıktır ve yerel halk tarafından kutsal olarak kabul edilir. Yarıktan içeriye girildiğinde, bir kaya parçası ile karşılaşılır ki bu kayaya “Parpi ota” denir. Burası: kısırlık ve kuduz hayvan tarafından ısırılanlar tarafından kuduz tedavisinde kullanılmaktadır. 1983 yılında buradaki yarık ve kaya: militan bir ateist tarafından havaya uçurulmuştur. İbadet, dualar ve yakarışlar şeklinde kayalık sırtın alt kısmında yapılmaktadır.

“Asya, Özbekistan, Taşkent” için bir yorum

  1. Elinize saglık Taşkenti çok güzel özetlemişsiniz:26 haziran 2017 de gidecegiz çok faydalı oldu oralarda neler yapacagım artık belli teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir