Ankara, Çubuk, Karagöl

Share on FacebookTweet about this on TwitterEmail this to someonePrint this page

Tarih: 19 Nisan 2015 ve bir pazar günü: birkaç yıl önce gittiğim, Ankara yakınlarındaki bu doğa cenneti yere yine gitmeye karar verdim ve arabama atlayıp, uzun da olsa kesinlikle sonucunda değeceğini düşündüğüm bir yolculuğa çıktım. Çünkü: burası, dört mevsim farklı güzellikleri barındırıyor. Her iki tarafı: yamaçlarla çevrili, çevresi çam ve dağ kavak ağaçları ile kaplı. Yani, buraya doğal bir terapi alanı denilebilir. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp, kafasını dinlemek isteyenler için ideal bir yer.

ULAŞIM:

Çubuk ilçesi yakınlarında, bir göl. Ankara’ya: 74 km. uzaklıktadır. Ankara-Esenboğa-Çankırı kara yolundan ilerliyorsunuz ve Esenboğa Havaalanına gelmeden önce, sola, Çubuk yönüne sapıyorsunuz. Çubuk ilçesini geçtikten sonra: 29 km. sonra, Karagöl’e ulaşıyorsunuz. Uzun süre “Karagöl” tabelalarını görmek mümkün, yanlızca Çubuk ilçesi içinde ilerlerken kaybolma riskine karşı, Karagöl yolunu sormanızı öneririm, sonrasında yolu bulmak gayet kolay. Gelelim yola: Çubuk ilçesine varana kadar yol gayet güzel, Çubuk ilçe merkezinden sonra ise, yol yine asfalt ama bir hayli çukur var, yani yavaş gitmek gerekiyor ve bu durum yolculuğu biraz sıkıcı hale getiriyor, bu çukurlu yol bir süre sonra, yine gayet güzel bir asfalt olarak karşımıza çıkıyor. Öte yandan: gerek Çubuk ilçe merkezi ve gerekse hemen çıkışında, Karagöl yolcuları için, ünlü “Çubuk Turşuları” satılan mekanlar göreceksiniz. Bu mekanlardan, ülke çapında ünlü Çubuk turşuları satın almanızı öneririm. Hatta: yine bu yol üzerinde, çok büyük bir tavuk-yumurta üretim merkezi ve küçük küçük köy yumurtası satılan mekanlar da bulunuyor. Yani, yolculuk esnasında hızlı gitmek pek anlamlı değil, özellikle turşu almanızı öneririm.

Gelelim mesire yerine. Karagöl mesire yerinin girişi: hemen anayol üzerinde, yani ana yoldan ayrılıp, ara yollarda rezil olmak yok. Mesire yeri girişinde, bir bekçi kulübesi var, daha önce buraya girmek için ücret alındığını biliyorum, ama bu kez sanırım mevsim gelmedi diye ücret alınmadı, daha doğrusu bekçi kulübesi boştu ve ücret ödemeden içeriye girdik. Ücret ödendiğinde ise, araç başına 6 TL, minibüs için 12 TL. ve otobüs için 33 TL. alındığını duydum.

GENEL:

Karagöl: Çubuk ile Kızılcahamam arasında: küçük ve derin bir krater gölüdür. Kavak dağı ile Yıldırım dağı eteklerindedir. 22 hektarlık küçük bir alanı kapsasa da, bu alanda, mor çiğdem çiçeğine bile rastlayabileceğiniz, 50 çeşit bitki türünü barındırıyor.

Gölün çevresi, ormanlarla kaplıdır. Karagöl A tipi mesire yerinde: misafirhane, bekçi evi, kır gazinosu ve tuvalet bulunuyor.

Mesire yeri içinde: tek bir restoran var. Bu restoran: Karagöl yakınlarındaki köyden olan, bir şahıs ve aile fertleri tarafından işletiliyor. Sabah kahvaltısını: bu restoranda: doğal ürünler yiyerek yapabilirsiniz. Öğle yemeğinde ise: et çeşitleri ve alabalık yiyebilirsiniz.

Sıcak havalarda: göl manzaralı bir balkon var, burayı da kullanmak mümkün. Soğuk günlerde ise, ahşap ağırlıklı iç mekanda, yemek yiyebilirsiniz. Restoranın bahçesinde çocuklar için, küçük bir oyun alanı bulunuyor. Restoranın hemen yanında ise: burada konaklamayı düşünenler için; 6 kişilik bir aileyi barındıracak şekilde, bir kulübe var. Göl manzarasını yüksekten gören, sıcak suyu, mutfağı ve buzdolabı bulunan bu mekan: gecelik olarak, isteyenlere kiralanıyor. Ancak: burada kalmayı düşünenler için, elbette gitmeden önce, mutlaka telefonla uygunluk durumunu sormakta yarar var. (Telefon: 0312-8332393) Evet, tüm bunları anlattım ancak bu gidişimde, sanırım sezon açılmadığı için: bu yukarıda sözünü ettiğim tesisler de açık değildi. Restoran kapalı idi ancak girişin biraz ilerisinde, gözleme ve birkaç aperatif satılan küçük bir satış yeri vardı. İnsanlar burada tahta masalara oturup gözleme yiyorlardı. Ayrıca: yine çocuk oyun alanı, özellikle çocuklu ailelerin çocukları için hoş zaman geçirilecek bir ortam oluşturmuş. Öte yandan: Karagöl mesire yerinin en güzel tarafı: çok sayıda çeşme olması ve temiz olduğunu gördüğüm tuvaletlerin bulunması. Yani: mangal yakarken, ziyaretçiler bu çok sayıdaki çeşmeyi rahatlıkla kullanıyorlar ve tuvalet bulunması da büyük imkan.

Göle adını: (Karanlık göl ismini) üzerine yansıyan ağaçların gölgesi veriyor. Gölün hemen kıyısında, göle doğru uzanan ağaçlar güneşli günlerde gölün üzerine gölge yansıtıyorlar ve bu yüzden, göl karanlık görünüyor. Öte yandan: benim şahsi fikrin, her ne kadar bu şekilde bir söylenti olsa da, göl yüzeyi daha çok “yeşil” görünüyor. Çünkü: gölün kıyısında görüleceği üzere, göl çok yosunlu, yeşil yosunlar gölün üzerini tamamen kaplamış gibi bir durum oluşmuş.

Gölün derinliği, yer yer : 80 metreye kadar iniyor. Çünkü: buranın bir krater gölü olduğunu belirtmiştim. Zaten: göl kıyısında sık sık “Gölde yüzmek tehlikeli ve yasaktır” tabelalarını görmeniz mümkün. Kışın, soğuk günlerde: göl yüzeyi donuyor. Tepelerde, yazın bile kar’a rastlanıyor.

Gölün çevresinde: 200 ahşap piknik masası var. Masaların hepsi: göl’e yakın ve göl manzaralı. Gölün hemen kıyısında: görüntüyü etkilemeyen taş duvar dikkat çekiyor, masalar hemen bu duvarın yanında yerleştirilmiş, ancak bu durumun bir sıkıntısı var, göl çevresinde yürüyüş yapmak isteyenler, bu masalara yerleşen ziyaretçiler yüzünden, bazen yürüyüş yolunun  dar bölümlerinde sıkıntı yaşıyorlar.

Mangal keyfi yanı sıra: göl çevresindeki sanırım 800-900 metrelik yolda, doğa yürüyüşü yapmakta mümkün. Ama, biraz önce sözünü ettiğim gibi, bu yürüyüş yolunun bazı bölümlerinde, piknik masaları çekilmiş ve yürüyüş yolunun dar bölümlerinde geçit zorlaşıyor.

Göl: olta balıkçılığı yapmak için de çok uygun. Yetenek ve şansı olanlar: gölde, sazan balıklarını tutabiliyorlar. Sanırım balık tutmayı düşünenlere, özellikle konserve mısır götürmeleri önerilir.

Her şey bir yana; Karagöl bölgesinde mangal yakmak serbest değil, Jandarma müdahale ediyor ve iyi ki de müdahale ediyor. Ayrıca: burada içki içen, birkaç kendini bilmez şahsın attığı naralar, maalesef buranın muhteşem güzelliğine gölge düşürüyor. Hatta: uzaklardan da olsa insanı rahatsız eden silah sesi sanki hiç bitmiyor, birileri sürekli silah atıyor denilebilir. Tabii: mangalla ilgili bu yazdıklarımı görünce şaşırdınız. Nisan 2015 tarihinde gittiğimde, her yanda mangal yakılıyordu, hatta mangalı olmayanlar, 3-4 taş parçasını yan yana getirip, aralarında ateş yakıyorlar ve üstünde, birşeyler pişirmeye çalışıyorlardı. Bu mangal yakma yasağı, sanırım sezonda yani “Haziran-Temmuz-Ağustos” döneminde uygulanıyor. Yoksa, şu an dediğim gibi, her yan mangal idi ve ne jandarma ne de bekçi, hiçbir denetim birimi yoktu.

Umarım: gerek temizlik ve gerekse güvenlik bakımından tedbirler alınır. Çöp yığınlarının oluşması engellenir. Bir de güvenlik personeli görevlendirilir. Karagöl : gerçekten turizm için bulunmaz bir nimet. Evet; mangal belki şu an yani sezon dışı dönem için yakmak serbest ama çöp konusu başlı başına dert, çünkü: insanlar yanlarında getirdikleri sonucunda oluşan çöplerine sahip çıkmıyorlar, bunda piknik alanında bulunan çöp kutularında bulunması gereken çöp poşetlerinin takılı olmaması da önemli, çöp kovaları var, ama bunlara çöp poşetleri takılmamış, sanırım ilgililer buna bir cevap verebilirler. Yine de biz ziyaretçiler, çöplerimizi naylon poşetlere doldurup, uygun çöp alanlarına atma bilincini göstermeliyiz, çünkü sizden sonra burayı temizleyen kimse yok, sadece köpekler: piknikçilerin artıkları yiyecekleri temizlemek için dolanıp duruyorlar, ama insanlara pek zararları olabilecek bir pozisyon yok, gayet uyuşuklar.

En son haberlere göre: Çubuk Belediyesi; Karagöl’ü korumak, bakmak ve işletmek için; Milli Parklar Müdürlüğünden ihale ile, 5 yıllığına almış.

Sonuç olarak: Karagöl: Ankara ya nispeten yakın (merkeze 75-80 km uzaklıkta) bir doğal cennet, sanırım insanlar ya burayı bilmiyorlar ya da yol uzun geliyor, bu yüzden henüz kalabalıklar buraya akmamış, doğanın güzelliği bozulmamış. Yukarıda sözünü ettiğim gibi, burada birçok çeşme var, bir çeşmenin üzerinde yapılış tarihi olarak “1964” yazınını gördüm, yani burası buna bakılırsa 50 yıldır kullanıldığını gösteriyor. Ayrıca: yine gölün kıyısında, tepe yamaçlara tırmanmak için, yine çok eski dönemden kaldığını düşündüğüm taş merdivenler görülüyor. Hatta: ziyaretçiler, bu  taş merdivenleri veya yamaçları kullanarak, yürüyerek arazi yürüyüşü yapıyorlar. Ama ne kadar güvenli olduğu meçhul, yazıda yukarıda sürekli silah seslerinin geldiğini, ağaçlıklı bölgede, görünmediğini düşünen ve değerlendiren birtakım kişinin, sürekli olmasa da sık sık silah attığını ve ortamın silah sesi ile etkilendiğini söylemiştim, yani bu nedenle, bu ağaçlıklı bölgelerde, yamaçlarda, tepelerde yürüyüş ne kadar güvenli olur, sizin takdirinize bırakıyorum.

Öte yandan: zaten burayı ziyaret edenlerin büyük çoğunluğu ellerinde fotoğraf makineleriyle sürekli fotoğraf çekiyorlar. Burada dikkatimi çeken bir diğer durum ise, birçok motor ve motorcunun bulunması, sanırım Ankara veya çevreden, insanlar buraya motorlarına binerek geliyorlar. Bunun dışındakiler, arabaları ile geliyorlar, arabalar için uygun otopark alanı var, bu insanlar gerek tahta piknik masalarını ve gerekse yerleri, kilimlerini sererek kullanıyorlar.

Burayı ziyaret edecekler için bir öneri daha: özellikle Nisan 2015 tarihinde gittiğimde, burada sürekli esen ve insanı rahatsız eden bir rüzgardan söz etmek istiyorum. Bu rüzgar: sürekli ve sert eserek, ziyaretçileri rahatsız edici boyutta, hatta mangal veya semaver yakmak isteyenler bu rüzgardan korunmak için çeşitli alternatifler geliştirmişler, yani bu rüzgarı düşünerek masanızı veya konaklayacağınız alanı seçmeniz gerekiyor.

Evet: Ankara nın çok yakınlarındaki bu doğa cennetini mutlaka ziyaret ediniz, yolculuk sizi yorsa da, mangalınızı ve yiyeceklerinizi alın, bir gün ayırın ve burayı ziyaret edin, inanıyorum ki, hoşunuza gidecek, ortamın görüntüsünün güzelliği ve sessizlik, sakinlik hoşunuza gidecektir. Evet, bu doğa cenneti ile ilgili birçok resim aşağıdadır.

                                     

 

“Ankara, Çubuk, Karagöl” için 32 yorum

  1. Merhaba,
    Öncelikle bu yazıda bir kaç noktayı düzeltmek gerekiyor.
    Gölün çevresinde çam (hangi çam türleri?) ve DAĞ KAVAĞI?(ki böyle bir kavak türü yok!)ağacından bahsediliyor. Yararlı olması bakımından bu türler hakkında kısa bilgiler vermek uygun olacaktır. Göl çevresinde bulunan ağaçların bir çoğu Karaçam (pinus nigra)dır. Bazı kesimlerinde özellikle yüksek kesimlerde Göknarlara rastlamam mümkün. DAĞ KAVAĞI’na gelince söz konusu ağaç TİTREK KAVAK (Populus tremula)tır.

    Gölün krater gölü olması uzmanlar tarafından hala tartışmalı. Bir görüş krater gölü olduğunu bir görüş ise çöküntü gölü olduğunu savunmaktadır. Ayrıca derinliğinin yer yer 80 merteye indiği bilgisi doğru değil.

    Saygılarımla.

    Gürkan ALPSOY

  2. Gürkan Bey
    Karagöl hakkındaki bilgiler içeren yorumunuz için teşekkürler. Önemli olan, yanlızca benim bildiklerim değil. Sizlerin olumlu ve gerçek bilgiler içeren yorumlarınıza herzaman açığız. Verdiğiniz bilgileri okuyucularımla paylaşmaktan onur duyarım. Teşekkürler.
    Orhan Meral

  3. “Her şey bir yana; Karagöl bölgesinde mangal yakmak serbest değil, Jandarma müdahale ediyor ve iyi ki de müdahale ediyor. Ayrıca: burada içki içen, birkaç kendini bilmez şahsın attığı naralar, maalesef buranın muhteşem güzelliğine gölge düşürüyor.”

    Bu yoruma bakarak, kamp yapmaya gittiğimizde orada mangal yakma ve alkollü içecek tüketme şansımız olmayacaktır. Doğrumu ??

  4. Selamlar
    Mangal yakmak ve alkollü içki kullanmak; elbette insanların en doğal hakkı. Ama, siz de kabul edersiniz ki, bazı insanlar bu hakkını kullanırken, başka insanların haklarını engelliyorlar. Mangal yakacağım diye, birçok orman yakmış insan kılıklı varlık yokmu? Peki, ya biraz alkol alıp, çevreye saldırgan bakışlar fırlatan, ses ve davranışlarıyla yaptığı tüm rezillikleri, alkollü içkiye bağlayan varlıklar yokmu?
    Karagöl yöresinde mangal yakmak yasak. Ama, alkollü içki elbette resmen yasak değil. Yanlızca: alkol alıp sapıtmak yasak. Hoşçakalın.

  5. Değerli Doğaseverler,

    Yararlı olabileceğini düşündüğüm bir kaç noktayı sizlere aktarmak istiyorum. Başta “ORMAN SAYILAN” alanlar olmak üzere KORUNAN ALAN statüsüne sahip alanları biraz tanımakta yarar var. Korunan alan deyince aklımıza gelmesi gerek alanların başında 1-Milli Parklar, 2- Tabiat Parkları, 3- Özel Çevre Koruma Alanları (ÖÇKA),4- Ormaniçi Dinlenme Alanları gelmektedir. Bu alanların hepsi kanunlarla ve yönetmeliklerle belirlenmiş kurallara göre yönetilmektedir. Yukarıda bahsi geçen Çubuk-Karagöl, Ormaniçi Dinlenme Alanı sınıfına girmektedir. Bu tür alanlar Orman Bakanlığınının koruması altında olup, vatandaşların kullanımına açık olan yerlerdir. Ancak kullanımı sınırlayıcı bazı kurallar vardır. Ateş yakmamak, çevreyi kirletmemek vd. Karagöl ekolojik olarak tam bir geçiş bölgesinde yer almaktadır. (İç Anadolu-Karadeniz) Bu özelliği de dikkate alındığında bu alanın aslında TAM BİR KORUMA BÖLGESİ ilan edilmesinde yarar var.
    Saygılarımla.
    Gürkan ALPSOY

  6. mangal yakmak serbest degilse niye gidiyim ki baskaları yangın çıkarıyor diye ben niye mangal yakamıyorum gereksiz yasaklar

  7. bundan yaklaşık 1,5-2 yıl önce gittiğimde mangal yakmıştım ve ordaki herkes aynı şekilde mangalını yapıyordu. acaba o zaman yasaktıda bizmi o yasağa uymadık yoksa yeni konulan bir yasakmı?? cvp verirseniz sevinirim

  8. Bu mangal yokma konusunda kafanızdaki düşüncelerin netleşmesi açısından:
    mangal yakmak yasak ama bu yasağı denetleyecek jandarma ekipleri, buraya pek
    sık uğramıyor. Yani, sonuçta yangına karşı gerekli önlemleri alın, içiniz rahat
    olsun yeter.

  9. Merhaba,
    Öncelikle paylaştığınız bu bilgiler için çok teşekkür ederim. Birkaç sorum olacaktı. Karagöl’e 45-50 kişi gitmek istiyoruz. Acaba beraber piknik yapabileceğimiz bir alanı orada bulabilir miyiz? Bir de kullanmak için su alabileceğimiz çeşmeler mevcut mudur? Tabiki bir de wc’nin durumu nasıl? Çok kişi olduğumuz için böyle voleybol tipi oyunlar da oynamak isteriz, böyle alanları burada bulabilir miyiz? Cevap verirseniz çok sevinirim.

  10. benim memleketim orası cok temiz bi havası var istedigin gibi eylenebilirsin şehirden uzak bir gün yaşamak isteyenler için mütiş bir yer grmeniz gerekir

  11. Gerçektenede mukemmel bir yer eskiden girişler ücretliğdi ama artık ücretsiz.Ramazan’dan 1 gün önce gittik Allah’tan sabah 7’de çıkmışız yoksa oturacak yer bulmak çok zor baya kalabalık oluyor. İnanılmaz bir temiz havası var tek kötü yönü yollarının bazı kısımları bozuk olması ama o manzaraya o güzelliğe değer…
    Size tavsiyem mutlaka gidin çok doğal bir ortam var özelliklede köşe yerinden içme suyu akıyor, su sanki buz gibi çok güzel tadı var o suyun altında elinizi 2 dk tutamıyorsunuz, bir defa gittimi mutlaka her yıl gitmek istiyeceğiniz bir yer KARAGÖL …

  12. Gerçektenede mukemmel bir yer eskiden girişler ücretliğdi ama artık ücretsiz.Ramazan’dan 1 gün önce gittik Allah’tan sabah 7’de çıkmışız yoksa oturacak yer bulmak çok zor baya kalabalık oluyor. İnanılmaz bir temiz havası var tek kötü yönü yollarının bazı kısımları bozuk olması ama o manzaraya o güzelliğe değer…
    Size tavsiyem mutlaka gidin çok doğal bir ortam var özelliklede köşe yerinden içme suyu akıyor, su sanki buz gibi çok güzel tadı var o suyun altında elinizi 2 dk tutamıyorsunuz, bir defa gittimi mutlaka her yıl gitmek istiyeceğiniz bir yer KARAGÖL …

  13. Gerçektenede mukemmel bir yer eskiden girişler ücretliğdi ama artık ücretsiz.Ramazan’dan 1 gün önce gittik Allah’tan sabah 7’de çıkmışız yoksa oturacak yer bulmak çok zor baya kalabalık oluyor. İnanılmaz bir temiz havası var tek kötü yönü yollarının bazı kısımları bozuk olması ama o manzaraya o güzelliğe değer…
    Size tavsiyem mutlaka gidin çok doğal bir ortam var özelliklede köşe yerinden içme suyu akıyor, su sanki buz gibi çok güzel tadı var o suyun altında elinizi 2 dk tutamıyorsunuz, bir defa gittimi mutlaka her yıl gitmek istiyeceğiniz bir yer KARAGÖL …

  14. Karagöl faciası,
    Kara göl öyle mükemmeldi ki 3-4 yıl önceye kadar size Ankara da önereceğim en güzel yer diyebilirdim.
    6 ay önce kara göle gittiğimizde ne göreyim. Kapıda giriş ücreti almıyorlar.( Bu yüzden ne bekci var nede işletmeci.) Sanki insanlar içeriyi talan etmiş. Restoran kapanmış. Tuvalet diye bir şey kalmammış. Musluklarına kadar sökülmüş. Gelen tipler mükemmel çöpler her yerde. Balıklara poşet atılyorlar yesin diye. Arabaların müzikleri son ses açılmış. ( Biz kafa dinlemeye giderdik oraya, ruhumuzu dinlendirmeye.) Hiç bir sorumlu bulamadık. Bu neden böyle oldu, işletme neden kapatıldı diye sormaya.
    Ben yaklaşık 1 saat durdum ve geri döndüm. Eskiden tüm günümü orda geçirebilirdim. Yazık etmişler. Böyle bir güzelliğe.
    Umarım düzelmiş halini görebiliriz.

  15. Merhaba,

    Son yazılan yazılara baktığımızda, her nedense doğa, orman, çevre dediğimiz zaman aklımızın bir köşesinde saklı olan MANGAL YAKMA!(neronluk) aklımıza geliyor.Karagöl ve benzeri yerlerde yakılan mangal ateşlerinin dumanlarından çevremizdeki olan bitenden haberimiz olmuyor. Mangal sevdasından kendimizi kurtarıp, bu özellikli ve bulunmaz ortamların farkına varmamız; bu yerlerin bizden sonraki nesillere sağlam bir şekilde aktarılması kanımca daha iyi olur.

  16. o güzel doğaya terkedilmiş açlıktan ağlamiş olmalılar gözyaşlari yüzünü ıslatmış yavru köpekler verdiğim kedi mamasını doyduğu halde diğer kedien kıskanan kedi oraya değil biz yeti ve yeerlilik sahibi tok canlılara hiç yakışmıyor piknikçiler kendilerine yiyecek götürürken onlar için de yanlarına yiyecek alsınlar günlerce aç canlıları biraz doyursalar çok iş başarmış kadar mutlu oalaklardır lütfen denesinler

  17. Biz dun karagole gittik. Çok guzeldi. Golun karsi tarafi bembeyazdi. Cok guzel bir dogaya sahib. Ama ne yazikki kontrol yok. Ayrica Oraya kim birakmissa o zavalli kopekleri acliktan kaburga kemikleri sayiliyor. Ekmek yiyorlar zavallilar. Buyuk bir grup vardi onlar sayesine dun karinlari doydu. Ama bugun ve sonrasi???

  18. Arkadaşlar ailece gelsek içeride mangal yakamıyormuyuz? bilgi alabilir miyim?

  19. Tüm yorumlara çok teşekkür ederim, ben de katkıda bulunmak istedim:

    Biz 2011 de ailece iki defa gittik, yol biraz uzun ve bozuk , ama çekmeye değer, doğa harika, ateş yaktık, semaver yaktık, çeşme buz gibi çok lezzetli, göldeki ördekler güzel, görevliler ağaçları buduyordu, pek maganda göremedik, her yerde rastlayabileceğiniz – farkında olmadan etrafa zarar veren – salak piknikçi tipler mevcut idi, çöp arabası gelip çöp bidonları boşaltıyor, WC idare eder, bol kurbağa var, balık tutmaya çalışan çok, fakat tutabileni göremedik.

  20. muhteşem bir yer. her mevsim başka güzellikte özellikle sonbahar ve yaz… sadece işletme sorunu var yani restoran falan yok wc kötü.. doğa harikası bir yer

  21. Doğa harikası bir yerde,hafta sonumu geçirdiğim için çok mutluyum.Karagölde,mangal yakmak soruyn değil.Girişler ücretsiz.Ayrıca WC’lerde gayet temiz ve bakımlıydı.Suyu ise harika:)Böyle yerlerimizin kıymetini bilelim 🙂

  22. Valla Aradık numarayı ama aradığınız numara kullanılmamaktadır diyor Nasıl bilgi alıcaz…

  23. Gittime pisman oldum. Yol bozuk kucuk bir gol. Dumandan goz gozu gormuyor. Alisveris yapamiyonuz. Para alinmiyor. Ailemi yolda perissan ettim. Oturacak yer yok. İsletme yok. Yok oglu yok

  24. Aracim arazi araciydi yinede yol bozuktu. Hafta sonu olmasindancok kalabalikti. Gol kirli idi. gecmis yorumlara bakmayin ne golde ordek var. Nede sosyal tesis var.

  25. 24 mayısta bizde gitmeyi düşünüyoruz. herkes fikrini belirtmiş ilk yorumlarda gidilesi bi yerken son yorumlarda gitmeden karagölden soğudum son zamanlarda giden arkadaşlar lütfen son haliyle ilgili bilgi verebilirmi? boşuna pazar günümüzü değmeyecek bir yer için mahvetmeyelim

  26. Arkadaşlar Yollar yapıldı çevre düzenlendi. Karagöl Eski haline döndü diyebiliriz. Mutlaka Görün.

  27. Merhabalar. Karagölün son durumu nedir, yakın zamanda giden var mı acaba?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir