Adana, Karaisalı

15.176 kişi okudu!


Bayrampaşa kervansarayı ve Alman köprüsü gibi tarihi özellik taşıyan yerler ile öne çıkan bir yöre.

ULAŞIM:

İl merkezine 47 km. uzaklıktadır.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

GENEL:
İlçenin, 8 km. kuzey batısında Milvan Kale, 17 km. batısında 1912 yılında Almanlar tarafından yapılan Alman Köprüsü, 12 km. güneyinde Altınova Köyü yakınlarında tarihi İpek Yolu güzergahında, Kesiri Han, önemli tarihi eserlerdir. Yerköprü mesiresi yeri ve Kızıldağ Yaylası, görülmeye değer yerlerdir.

xxxxxxxxxxxxxxxxxxx

TARİHİ:
Tarihi, Roma dönemine kadar uzanan ilçenin, o dönemdeki adı: Midilli’dir. Türkler Anadolu’ya geldikten sonra, ilçenin ismi bir dönem: Çeceli olarak da kullanılmıştır. Kentin ismi: Ramazanoğullarından, Kara İsa Bey’e atfen verilmiştir.

1481-1496 yılları arasında, bölgede Memlük Sultanı Kayt, hüküm sürer. Yavuz Sultan Selim’in, Memlüklüler’i yenmesinden sonra, Ramazanoğulları’nın egemenliği görülür. Çeceli, yani Karaisalı, 1835 yılında kaza olur.

Buranın, en önemli özelliklerinden biri: Kurtuluş savaşından önce işgal görülmemiş olmasıdır. İşgalden kaçanlar, burada toplanmıştır. O yıllarda yani 1 Nisan 1920 tarihinde, bizzat, Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle, Milli Mücadele, buradan başlatılmıştır.

xxxxxxxxxxxxxxxxxx

GEZİLECEK YERLER:

MİLVAN KALESİ:
Karakılıç köyü yakınlarında bulunmaktadır. Çakıt nehri kıyısında, dağlara arkasını vermiştir. Önünden, kervan yolu geçer. Roma dönemine aittir.
Karaisalı yöresinde, Adana Valisi Mustafa Paşa’nın Menemenci aşiretinden “haraç alma” isteğinden dolayı, 1815 yılında, Milvan kale’de, 7 ay süren savaş çıktı. Menemenci aşiret beyleri, Vali’ye haraç vermedi ve kendilerini savundular. Menemenci’nin önde gelen kavgacıları, kale eteklerinde çok sayıda, Osmanlı askerini öldürdü.


KESİRE HANI:
Altınova köyü yakınlarındaki tarihi ipek yolu üzerinde bulunmaktadır. Bayrampaşa kervansarayı olarak da anılır. Çakıt ırmağının kıyısında ve bahar mevsimiyle birlikte boy atarak yeşeren buğday tarlalarının arasında görülen duvarları ile, kare şeklini andıran tarihi yapıya bakanlar, onun için “Kesrik Han” ismini vermişlerdir. Eski İran hükümdarlarından Kisra’nın ismine atfen yaptırılan muhteşem bir anıtsal yapı olduğu düşünülüyor. Ancak: tarihi han’ın adı “Bayrampaşa Kervansarayı” veya belgelerdeki ismiyle “Çakıt Hanı” dır.

Osmanlı Padişahı, 4.Murat; İran’a hükmeden Sefavi hükümdarlarının, Osmanlıya bağlı Bağdat şehrini ele geçirmeleri üzerine, sefere karar verir. İstanbul’dan yola çıkan ordunun, Eskişehir-Konya üzerinden, Toros geçitlerine varması ve oradan da Gülek Boğazını aşarak, Adana’ya ulaşması sırasında, konaklama yerlerine ihtiyaç duyulur. Karaisalı sınırları içinde kalan, Çakıt suyu kıyısındaki araziye, ordunun konaklaması için kervansaray yaptırılmasına başlanır. Osmanlı ordusu, menzillerde dura-kalka, Gülek Boğazına ulaşır. Daha sonra ise, yeni yaptırılan kervansaray’a ulaşılır. Sadrazam Bayram Paşa, kendi servetini de ortaya koyarak, kervansarayı tamamlattırır. Ordu, kervansarayda durakladıktan sonra, oradan ayrılarak Çukurova’ya ve Adana’ya ulaşır. Bayram Paşa’da, Padişah ile birlikte sefere katılmaktadır. Ancak: Urfa yakınlarında vefat eder. Bu arada dikkat çekici bir husus var. Uydu görüntüleri, kervansaray’ın matematikteki kesir şekline uygun olarak kare veya dikdörtgen olarak yapıldığını göstermektedir. Kesir görünümünden dolayı da bu isim verilmiştir.
Zaman içinde, Bayrampaşa kervansaray’ına: hac ve tüccar kervanları uğrar. 1.Dünya Savaşı öncesinde, Gülek Boğazına uzanan şose/toprak yolun açılması ve yine aynı yıllarda, Almanların Toros tünellerinin yapımına başlaması sonucu, kervan devri de sona ermiştir. Bayrampaşa kervansarayı, kendi haline bırakılır. Taşları sökülür, ev yapımında kullanılır. O kadar görkemli bir bina idi ki, ne kadar taş alınırsa alınsın, bitecek gibi değildi. Şimdi, yolunuz, Karaisalı sınırları içinde kalan Çakıt suyunun geçtiği, Altınova köyüne uğrarsa; birden bire, karşınıza çıkacak olan bir zamanların Bayrampaşa kervansarayının, ayakta kalma savaşı veren haline bakarak, burada bir tarihin yaşandığını düşünebilirsiniz.


KEÇİ KALESİ:
İlçenin, 40 km. kuzeydoğusunda, Etekli köyünde bulunmaktadır. Romalıların yaptığı tahmin edilmektedir. Oldukça yüksek ve etrafında bulunan zindan, yanık kale ve tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Kalenin önündeki düzlükte bulunan kuyunun, Kapuzdan akan akarsuya kadar indiğine inanılmaktadır. Hatta bu kuyunun: Keçi kalesinin aşağısındaki akarsuyun kenarında ve Barakdağı Köyü tarafından bulunan Yanıkkale ile yeraltından bağlantılı bir yol olarak da kullanıldığı söylenir.


VARDA (ALMAN) KÖPRÜSÜ:
Hacıkırı köyü yakınlarındadır. Yöre halkı tarafından, “Koca Köprü” diye anılıyor. Adana’ya uzaklığı, karayolu ile: 63 km. dir. Yaklaşık 100 metre yüksekliğindedir. Uzunluğu ise: 210 metredir. Yerden, orta ayak yüksekliği: 93 metredir. Köprü ayakları: çelik mesnet türü olup dış kaplaması, taş örme tekniğiyle yapılmıştır.

1903 yılında, Almanlar tarafından yapılmış, 1912 yılında hizmete açılmış, kendine özgü tasarımıyla dikkati çeker. Beş yıllık yapım sürecinde, 21 işçi ve bir mühendis, çeşitli nedenlerle ölmüştür. Kargir köprü türünde, 3 ana açıklık, 4 ana ayak üzerine kuruludur. Köprü ayakları bakımı için, dört adet ayağın içinde, bakım merdivenleri mevcuttur. Köprü üzerindeki demir yolu: 1220 metre yarıçaplı bir kurpla düzenlenmiştir. Buradaki dever miktarı 85 km. hıza göre 47 mm.dir.

Köprü: Hicaz ve Bağdat demiryolu olarak da bilinir. Köprü, taş yapı olduğu için “Taş köprü” diye de anılır.

Hatta, yapımı sırasında yaşanan müessif bir olayın gelişimi sırasındaki bir ifadenin değişimi ile, günümüze “Vardo köprüsü” ismiyle de bilinir. Görülmeye değer bir tren köprüsüdür.

“Adana, Karaisalı” üzerine 5 yorum

  1. adanalyım ve adanayı çok seviyorum sitenizi bende çok beğendim özellikle yumurtalık ve karataşın denizlerini

  2. Leyla hanım,
    Nazik yorumunuz için teşekkürler, bu tür güzel yorumlar, bana inanın güç veriyor. Sizlerden tek ricam, bir dakika zamanınızı ayırıp, sitedeki reklamlardan birini tıklayarak okumanız, ilginize çok teşekkürler.
    Orhan Meral

  3. tarihten gelen yapılarla oldum olasi heyecan duyan bir insaat mühendisi olarak karaisalidaki tarihi eserleri görmek icin ekim ayinin ortalarinda adanaya gelecegim…simdiden heyecanlandim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.